Etiket: ’O

  • Kılıçdaroğlu: “O gece linç edilenler var, takipçisiyim”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe akşamında dışarıya çıkan er ve erbaşlarla ilgili, “Darbe gecesi er ve erbaşlara astsubaylar çıkın dışarı demişler. Şimdi sen komutanları bırakmışsın er ve erbaşları hapse atmışsın. Olmaz, bombalayanı bul getir kardeşim. Meclis’i bombalayanı hapse at. Er ve erbaştan ne istiyorsun. Takipçisiyim. O gece linç edilenler var, takipçisiyim. O erlerin hakkını savunacağım, o erlere sahip çıkacağım. Onların ailelerine sahip çıkacağım. Ben bütün mağdurlara sahip çıkacağım” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa’nın Mudanya ilçesinde Mudanya Mütarekesi’nin 94. yıl dönümü etkinliklerine katıldı. Kılıçdaroğlu’nu Mudanya girişindeki Tepedevrent mevkiinde partililer karşıladı. Araçtan inen Kılıçdaroğlu, partililerle selamlaştıktan sonra konvoy halinde Mudanya Cumhuriyet Meydanı’na geldi. Partililerle birlikte Mütareke Meydanı’na kadar halkı selamlayarak yürüyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Mudanya Mütareke evini gezdi. Kılıçdaroğlu, ardından toplanan kalabalığa hitap etti.

    “Lozan’ın önemini hala kavrayamıyorlar”

    Mudanya’nın sıradan bir ilçe olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Tarihi kökleri var. Lozan sözleşmesinin hangi koşullarda imzalandığını gördük. Burada imzalanan anlaşma Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımıdır. Artık Ankara’yı bütün dünyaya tanımaktır. İnönü geldi, burada oturdu. Lozan’ın önemini hala kavrayamıyorlar. Bilmeyenler var. Lozan’ı öğrenmek isterseniz Atatürk’ün Nutuk kitabının 50 sayfasını okusunlar, o günün şartlarını öğrenirler” diye konuştu.

    “Herkes kendi tarihini bilecek”

    Tarihi bilmenin önemine değinen Kılıçdaroğlu, “Aynı hataları tekrar etmemek için çok önemlidir. Tarihi çok iyi bilirseniz, geleceği çok iyi inşa edersiniz. Tarihi bilgisinden yoksun olanların devletin üst makamlarına oturmaları ayıptır. Herkes kendi tarihini bilecek. Olayı saptırmamak gerekiyor. Doğruları konuşmamız gerekiyor. Bütün bunlar yapılırken 4 kez Yüce Divan’a dosyayı gönderdik. Yolsuzluk iddiaları vardı. Biz yolsuzluklara tahammül edemeyiz dediler. Her kuruşun hesabını vereceğiz bu millete dediler” açıklamasında bulundu.

    “Yaptığına bakmıyor, tarih bilmeden tarihi eleştiriyor”

    “Tarihimizi bileceğiz ki geleceğimizi sağlıklı inşa edelim” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “İnönü’ye biri sormuş, ‘Sen bizi ekmeksiz bıraktın, ekmeği karneye bıraktın’ demiş. İnönü ise, ‘Evet ekmeği karneye bağladım, ama hiçbir çocuğu yetim bırakmadım’ demiş. Onlar savaşın ne olduğunu biliyorlardı. Buyurun bakın Suriye’ye. Süleyman Şah Türbesi’ni bile kaçırdılar. O topraklar bize aitti. Yaptığına bakmıyor, tarih bilmeden tarihi eleştiriyor. Benim ağrıma giden o. Hani bir adam tarihi bilmez, ama bilenden öğrenir. Çağırır tarihçileri, bilgi sahibi olur. Bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır. Öğreneceksin, soracaksın, konuşacaksın.”

    “Liyakatı parti yandaşına teslim edersen birileri gelir böyle darbe yapar”

    Son haftalarda devlette liyakat sistemden söz ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Ben hakim, doktor, dişçi, eczacı olamam. O bölümlerden mezun değilim. Ama ben maliyeciyim. O konuyu bilirim. Liyakat eşi ehline teslim etmektir. Parti yandaşına teslim edersen birileri gelir böyle darbe yapar. Darbe yapar ama darbe fırsatçılığına bizim izin vermemiz gerekir. Biz darbeye karşıyız. Biz tam demokrasiyi savunuyoruz. Gazetecileri, yazarı, çizeri, üniversite hocasını hapse atarsınız bunlar doğru olmaz, bunlar Türkiye üzerine karanlık gölge düşürür. Biz demokrasiyi kimseye anlatamayız. Masum insanlar hapislere atılıyor. CHP mağdurun edebiyatını yapıyor diye söyleniyor. 16 günlük bir çocuğu eğer sen anneden ayırıyorsan ve ben onu dile getiriyorum diye mağdur edebiyatı yapıyor diyorsan, evet ben mağdur edebiyatı yapıyorum. Okulunda derse giden öğretmeni sen kapının önüne koyarsan benim vicdanım el vermiyor. Gazeteciyi hapse atarsan, benim vicdanım el vermiyor. Hapisteki gazetecilerin tamamı belki bir cümle CHP lehine yazmış değil. Ben onların hakkını, demokrasiyi savunuyorum. Demokrasiyi, insan haklarını savunacağız. Benim gibi düşünmüyor diye benim onu hapse atmam doğru olmaz. Farklı düşünceler her zaman zenginliktir.”

    “Er ve erbaştan ne istiyorsun”

    Kılıdaroğlu, kadınların askerlik yapmadığını ama erkeklerin tamamının askerlik yaptığını belirterek, “Komutan ne talep verirse er ve erbaşlar ona uyar. Sürün derler sürünür, yürü der yürür. Darbe gecesi er ve erbaşlara astsubaylar çıkın dışarı demişler. Şimdi sen komutanları bırakmışsın er ve erbaşları hapse atmışsın. Olmaz, bombalayanı bul getir kardeşim. Meclis’i bombalayanı hapse at, er ve erbaştan ne istiyorsun. Takipçisiyim. O gece linç edilenler var, takipçisiyim. O erlerin hakkını savunacağım, o erlere sahip çıkacağım. Onların ailelerine sahip çıkacağım. Ben bütün mağdurlara sahip çıkacağım” şeklinde konuştu.

  • ‘O’ isim kaldırımdan söküldü

    Edirne’de, hakkında yakalama kararı çıkartılan eski milli futbolcu Hakan Şükür’ün ismi kaldırımdan söküldü.

    Edirne’de, 2012 yılında dönemin Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin kararıyla Hollywood kaldırımlarında artistlerin isimlerinin yer alması örnek alınarak, kaldırım yenileme çalışmaları sırasında Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’da forma giyen ve efsane olan futbolcuların isimleri Londra Asfaltı, Talatpaşa Bulvarı üzerinde bulunan kaldırımlara yazılmıştı.

    Şükür’ün ismi kaldırıldı

    Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın, FETÖ operasyonları kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılan eski Milli futbolcu Hakan Şükür’ün isminin yer aldığı Galatasaray kaldırımından, isminin sökülmesi talimatını verdiği öğrenildi. Edirne Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, talimatla parlak metalle kaldırımda sabitlenen Hakan Şükür isminin önce vidalarını söktü ardından da keserle ismi yerinden çıkararak, kaldırımı temizledi. Galatasaray Kulübü’nün yıldız üzerine işlenen logosunun da bulunduğu kaldırım üzerinde Arif Erdem, Hasan Şaş gibi eski yıldız futbolcuların da adı yer alıyor.

    “Hakan Şükür’e yazıklar olsun”

    Edirne Belediye Başkanlığı tarafından alınan kararla Hakan Şükür isminin kaldırımdan sökülmesini desteklediklerini belirten Aydemir Çekiç “Bizler Edirneliler olarak vatana ihanet edene Türkiye Cumhuriyeti’ni bozmaya çalışanlara her zaman karşıyız. Ama Hakan Şükür bu FETÖ’nün içindeyse yazıklar olsun. Türkiye’de bir tane FETÖ’cü kalmayacak. Edirneliler olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı da destekliyoruz” dedi.

    TFF ve Galatasaray Kulübü’de ismini kaldırdı

    Öte yandan, geçtiğimiz günlerde Türkiye Futbol Feredasyonu da tüm milli futbolcuların resimlerinin yer aldığı Futbolcular Müzesi’nden Hakan Şükür’ün resmini kaldırma kararı almıştı. Bir süre önce Galatasaray’ın da hakkında disiplin işlemi başlattığı Şükür ile ilgili Riva Tesisleri’nde milli futbolcunun tüm resimlerini kaldırma kararı alınmıştı.

  • Bakanlığa “O ağaçlar sayılsın” önerisi

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre ülkede 170 milyon ağaçtan 2016-2017 döneminde 600 bin ton zeytinyağı bekliyorduk. Henüz bu rakamlardan eser yok. Bu ağaçların yeniden sayılması gerekiyor. Eğer bu sayı doğruysa verim çok çok düşük demektir” dedi.

    Geçtiğimiz aylarda Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Davut Er, İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kadri Gündeş’in de katıldığı buluşmada, ülkede son dönemlerde iç tüketimin bir hayli düştüğünü anlatan EZZİB Başkanı Davut Er, market tüketiminde yüzde 30 ihracatta ise yüzde 80 azalma olduğunu açıkladı.

    Zeytin ve zeytinyağı sektörünün çok sıkıntılı bir dönem geçirdiğini kaydeden Başkan Er, “Zeytinyağı sektörü dip yaptı. Zeytin ve zeytinyağı, Türkiye için stratejik bir üründür. Hiçbir şeyin üretilemediği, sulu tarımın yapılamadığı bayırlarda bile zeytin oluyor” dedi.

    İspanya’nın zeytinyağı üretiminde dünya lideri olduğunu belirten Er, “İspanya’nın yağları düz. Bizim farklı bölgelerimizde yetişen zeytinlerimizde ayrı ayrı aromalar var. Japonya’dan belli gurmelere tadım yaptırdık. Her seferinde farklı yörelere ait yağ birinci seçildi. Biz bu zenginliği değerlendirmeliyiz” diye konuştu.

    “Dağ, taş Gemlik Zeytini”

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından zeytin üretimini arttırmaya yönelik sağlanan teşviklerin, yeni zeytin türlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini kaydeden Er, “2005’ten itibaren yapılan zeytin desteğinde en ucuz olan Gemlik tipi fidan dağıtılmış. Dağ, taş Gemlik Zeytini doldu. Bazı bölgelerde randıman da vermedi. Adana ve Osmaniye’de bazı ağaçları sökmeye başladılar. Bu tip ağaçlar, iklim açısından da serin yerde yetişiyor” dedi.

    “Ağaçlar yeniden sayılsın”

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre ülkede 170 milyon zeytin ağacının olduğunu açıklayan Er, “170 milyon ağaçtan 2016-2017 döneminde 600 bin ton zeytinyağı bekliyorduk. Henüz bu rakamlardan eser yok. Bu ağaçların yeniden sayılması gerekiyor. Eğer bu sayı doğruysa verim çok çok düşük demektir. Dünyada zeytin ve zeytinyağı üreten ülkeler arasında, halkına bu ürünleri en pahalı tükettiren ülke de Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.

    “Tağşiş cezaları artsın”

    Sektörün sorunlarından bahseden Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kadri Gündeş ise “Çeşitliliği destekleyecek şekilde destek mekanizmalarının ürün bazında oluşturulması, halihazırda zeytinyağına devletçe sağlanan üretici priminin 2,5 TL/Kg’ye, tane zeytinde ise 50 Kuruş/Kg’ye çıkarılması üreticinin arazilerini ve zeytin ağaçlarına daha iyi bakmasına ve verim ve üretim artışını olumlu yönde etkileyecektir” dedi.

    Zeytinyağında tağşişin nitelikli dolandırılıcılık kapsamına alınması, idari para cezasının yanı sıra, ticaretten men ve hapis cezası gibi cezaların getirilmesi gerektiğini savunan Gündeş, “Sadece tağşişi yapanların değil, tağşişli malları satan marketlerin, zincir büyüklüğüne göre değişen ağır idari para cezası ile cezalandırılarak bu alanda caydırıcılığın sağlanmasını bekliyoruz” diye konuştu.

  • Bakan Elvan: “O şerefsizler, o çakallar, o ihanet şebekeleri bunun hesabını verecekler”

    Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, darbe girişiminde bulunan FETÖ mensuplarını ‘çakallar’ ve ‘şerefsizler’ diye niteleyerek, “O şerefsizler, o çakallar, o ihanet şebekeleri bunun hesabını verecekler. Fethullahçı Terör Örgütü’nün ve o çakalların, alçakların, o şerefsizlerin kökünü kazıyacağız. Bundan emin olun” dedi.

    Bakan Elvan, Mersin’e gelerek, Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirdiği darbe girişiminin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla her akşam Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak ‘Demokrasi Nöbeti’ tutan binlerce Mersinli ile buluştu. Mersinlilerin karşısına eşi Zeliha Elvan ile birlikte çıkan Elvan’a, Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin milletvekilleri, oda ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de eşlik etti.

    “Avrupa ülkeleri son derece kötü bir testten geçti”

    Elinde Türk Bayrağı ile vatandaşları selamlayan Elvan, demokrasi için ve milli iradenin tam manasıyla hakim olabilmesi için alanları terk etmeyen halkla gurur duyduklarını söyledi. “O gelişmiş ülkeler, o Avrupa ülkeleri son derece kötü bir testten geçtiler” diyen Elvan, vatandaşların Türkiye’nin, Türk halkının demokrasiye ne kadar bağlı olduğunu, milli iradenin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini belirtti. Ancak, gelişmiş ülkelerin sessiz kaldığını dile getiren Elvan, “Baktılar ki, darbe gerçekleşmiyor, o zaman açıklama yapmaya başladılar. Biz, kimin ne olduğunu biliyoruz ama şundan emin olunuz, bu millet ayakta kalacaktır, bu millet güçlenmeye devam edecektir” diye konuştu.

    “Sizdeki bu güç, bu irada olduktan sonra bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok”

    Vatandaşların coşkulu tezahüratları karşısında, “İşte gerçek millet bu, o çakallar, o teröristler değil. Gerçek irade burada” diyen Elvan, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız, sizlere teşekkürlerini sunuyor. O dik duruşunuz için, o Türkiye nöbeti, demokrasi nöbeti için sizin her birinizin alnından öpüyor, sizlere şükranlarını sunuyor. Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız her zaman dik durdu. Biz de Başbakanımız, Bakanlarımız, hükümetimiz her zaman dik durduk ve dik durmaya devam edeceğiz. Sizdeki bu güç, bu irada olduktan sonra bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok.”

    “O şerefsizler, o çakallar, o ihanet şebekeleri bunun hesabını verecekler”

    Darbe girişiminde bulunan FETÖ mensuplarını ‘çakallar’ ve ‘şerefsizler’ diye niteleyen Elvan, “O darbeci çakallar, o darbeci şerefsizler Mersin’de Valiliğimizi ele geçirmek istediler. Sayın Valimize bir çakal, bir şerefsiz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde büyümüş ama hain olarak büyümüş, devletin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, devletin silahını millete karşı doğrultmuş o çakalın nasıl teslim olduğunu gördünüz. Ama Türk Silahlı Kuvvetleri içinde de şerefli subaylarımız, albaylarımız var. Şerefli subaylarımız bize ve Sayın Valimize şunu söylediler; ‘Biz, Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan yanayız. Biz demokrasiden, milli iradeden yanayız.’ Bir taraftan o değerli komutanlarımız, diğer taraftan Emniyet Müdürümüz ve emniyet mensuplarımız, o çakalı, o şerefsizi teslim aldılar. O şerefsizler, o çakallar, o ihanet şebekeleri bunun hesabını verecekler. Fethullahçı Terör Örgütü’nün ve o çakalların, alçakların, o şerefsizlerin kökünü kazıyacağız. Bundan emin olun” ifadelerini kullandı.

    “Bundan sonra da darbe yapmaya kalkarlarsa bizim asil milletimiz gereken cevabı verecektir”

    Kalabalığın ‘idam isteriz’ şeklinde slogan atması üzerine de Elvan, “Onu da konuşacağız, merak etmeyin. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, hükümetlerimiz, bugüne kadar siz ne dediyseniz biz onu yaptık. Sizin iradeniz başımızın üzerindedir. Ama hiçbir zaman hiç kimse darbe yapamaz bundan sonra. Hiç merak etmeyin, bu milletin gücü, bu milletin iradesi, onların darbe yapmasını engellemiştir, bundan sonra da darbe yapmaya kalkarlarsa bizim asil milletimiz gereken cevabı verecektir. 15 Temmuz akşamı şehitler verdik. O şehitlerimiz demokrasi için, milli iradenin devamı için yola çıktılar ve ‘Ya istiklal ya ölüm’ dediler. ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ dediler, ‘Benim vermiş olduğum oylarla TBMM’ye göndermiş olduğum milletvekilleri, seçmiş olduğum hükümet ancak bu ülkeyi yönetebilir” dediler. O çakallar, o hainler, o şerefsizler ne yaptılar? Türkiye Büyük Millet Meclisimizi bombaladılar. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa. Emniyet teşkilatımızı, Milli İstihbarat Teşkilatımızı, kamu kurumlarımızı bombaladılar. Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımızı öldürmeye teşebbüs ettiler ama başaramadılar, başaramayacaklar. Beş yaşındaki çocuğumuzdan 90 yaşındaki dedemize kadar hepsi burada. Allah sizlerden razı olsun. İşte vatan sevgisi bu. Tüm dünyaya bunu gösterdiniz. Tüm dünya Türk milletinin ne kadar asil, ne kadar güçlü bir millet olduğunu gördü” şeklinde konuştu.

    Halkın bir haftadan bu yana gündüz işinde, akşam ‘Demokrasi Nöbeti’nde olduğunu dile getiren Elvan, “Sayın Cumhurbaşkanımız ‘tamam’ deyinceye kadar devam edeceğimiz bir süreç olacak. Bu meydanları boş bırakmayacağız. Hangi siyasi partiden olursak olalım, vatanını, milletini, ülkesini seven her bir kardeşimiz Cumhuriyet Meydanı’nda olacak. Bu mücadeleyi birlikte sürdüreceğiz. Huzurlarınızda tüm siyasi partilerimize dik duruşları dolayısıyla teşekkür ediyorum. 15 Temmuz akşamı dik bir duruş sergileyen tüm basın dünyamıza teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarımıza ve değerli milletimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    “Olağanüstü Hal’i Fethullahçı Terör Örgütü’nü kökünden kazımak için ilan ettik”

    Dün Olağanüstü Hal ilan ettiklerini anımsatan Elvan, şöyle devam etti: “Olağanüstü Hal’i milletimiz için, iş dünyası için, ekonomi için ilan etmedik. Olağanüstü Hal’i Fethullahçı Terör Örgütü’nü kökünden kazımak için ilan ettik. Şundan emin olun, bu çakallar, bu şerefsizler, bu alçakların her biri teker teker bunun hesabını vermelerinin yanında, bu Fethullahçı Terör Örgütü’nün bu Olağanüstü Hal ile kökünü kazıyacağız. Fitne çıkarmaya çalışanlar var. Aramızda özellikle Fethullahçı Terör Örgütü’nden olanların, kargaşa çıkarmak isteyenler olduğunu biliyoruz. Vatandaşlarımızın gergin bir konuma gelmesi yönünde sosyal medyadan değişik vesilelerle vatandaşlarımızı tedirgin eden beyanatlar yapıyorlar. Bunların hiç birine inanmayın. Bunların her birini teker teker toplayacağız. Siz Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, hükümetimiz ne diyor, ona bakacaksınız. Başka kimseye bakmayacaksınız.”

    “Pensilvanya’daki o terörist başı Türkiye’nin büyümesini engelleyemeyecek”

    Fethullahçı Terör Örgütü’nün kökünü kazır kazımaz Türkiye’nin yine güçlenmeye devam edeceğini vurgulayan Elvan, “Türkiye’nin büyümesini engelleyemeyecekler. Hele hele Pensilvanya’daki o terörist başı hiç mi hiç engelleyemeyecek. Bunların hesabı sorulacak. O uçaklar, tanklar, silahlar bu ülkeyi savunmak için alındı ama o çakallar sizlere karşı kullandılar. Bunun hesabını hep birlikte soracağız. Üç günden bu yana kamu kurumlarındakileri de temizlemeye başladık. Onları bitireceğiz ve Türkiye rahat bir nefes alacak. Türkiye büyümeye devam edecek” diye konuştu.

    Elvan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında halka seslendi. Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce kişi coşkulu tezahüratlarla dev ekrandan Erdoğan’ı izledi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “O meydanlara çıkışınız her şeyi alt üst etmiştir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, askerin darbe girişimi sırasında vatandaşın sokağa çıkmasının herşeyi alt üst ettiğini belirterek, “Bu olaylar Silahlı Kuvvetlerimizin içerisinde bir azınlığı yapmış olduğu eylemlerdir. Yoksa Silahlı Kuvvetlerin kendisi değil. Silahlı Kuvvetlerimizin içinde urdu, şimdi temizleniyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisine destek vermek için Kısıklı’ya gelen binlerce vatandaşa hitap etti. Sabırsızlıkla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşma yapmasını bekleyen halk, “idam istiyoruz” şeklinde slogan attı.

    “Silahlı Kuvvetlerimizin içinde urdu, şimdi temizleniyor”

    Erdoğan, bu olayları TSK içinde azınlık bir grubun yaptığını belirterek, “Bu süreç içerisinde gerçekten bu olaylar Silahlı Kuvvetlerimizin içerisinde bir azınlığı yapmış olduğu eylemlerdir. Yoksa Silahlı Kuvvetlerin kendisi değil. Silahlı Kuvvetlerimizin içinde urdu, şimdi temizleniyor. Yargıya da teşekkür ediyorum. Makamlarına, mevkilerine, rütbelerine bakmadan kim olursa olsun, emniyet teşkilatıyla el ele vermek suretiyle bunları tutukladılar” dedi.

    Cumhurbaşkanı, idam taleplerine karşılık, “Şüphesiz ki her talebin değerlendirilmesi, konuşulması, görüşülmesi demokratik ülkelerde bir haktır. Bunlar parlamento çatısı altında değerlendirilir bunun için de bir yerlerden izin almaya gerek yok” dedi.

    “Dört siyasi parti bir araya gelerek ortak bildiri yayınladı”

    “Bu yapı İstiklal mücadelesi veren TBMM’yi de bombaladı” diyen Erdoğan, “Bu bombaladıkları yerde artık parlamento çalışmalarının duracağını zannediyorlardı. Bugün dört siyasi parti bir araya gelerek ortak bildiri yayınladılar. Parlamento toplantısını yaptı, çok güzel bir bildiri yayınladılar. Biz de bunun altına imzamızı koyarız. Bu olaylar Türkiye’nin yükselişini hazmedemeyen üst akılların operasyonudur” ifadesini kullandı.

    “O meydanlara çıkışınız her şeyi alt üst etmiştir “

    Vatandaşın meydana çıkmasının her şeyi alt üst ettiğini kaydeden Erdoğan, “Bütün mesele sizin ilk andan itibaren meydanlara çıkmanız var ya, o meydanlara çıkışınız her şeyi alt üst etmiştir. Rehavet yok ve hafta boyu biz birlikteliğimizi devam ettirmeliyiz. Gerek başbakanımız, gerek hükümetimiz, gerek devletimizin tüm kurumları çalışmalarını sürdürüyor. Polisimiz verdiği şehitlere rağmen dik durdu. Bu silahlı kuvvetler bizimdir. Bu silahlı kuvvetler paralel yapının değildir. Anayasanın amir hükmü gereğince Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanıyım. Bunların kurslarına, okullarına çocuklarınızı göndermeyin dedim. ’Devletin okullarında sizlere ücretsiz kurslar hazırlıyorum’ dedim. Şu anda binlerce yargı mensubu açığa alındı. HSYK’dan 5 tanesi, AYM’den 2 tanesi şu anda yargı kararlarını süratli bir şekilde veriyor ve bu özgüvenle yarınlara güçlü bir şekilde yürüyeceğiz” dedi.

    “Biz bu ülkeyi 3-5 teröriste teslim etmeyeceğiz”

    Erdoğan, “Bir tek millet. İki tek bayrak. Üç vatan. Dört tek devlet. Biz bu ülkeyi 3-5 teröriste teslim etmeyeceğiz. Güneydoğu’daki terörle mücadeleyi de başaracağız. Bu paralel devlet yapılanmasına da asla bu ülkeyi teslim etmeyeceğiz. Bunlardan temizlenme operasyonu başladı. Temizlenecekler. Şu olay bize Allah’ın büyük bir lutfudur. Kimin ne olduğu çok iyi ortaya çıktı. Bunların üzerine üzerine gitmek suretiyle, takipçiyiz. Pensilvanya’daki terörist başını bize teslim ettiklerinden itibaren çok şey değişecek. Bizim stratejik müttefiğimiz olarak, Amerika Pensilvanya’dakini bize teslim etmesi lazım. Birlikte dik duracağız, eğilmeyeceğiz, sonuna kadar bu işi kovalayacağız” diye konuştu.