Etiket: ’O

  • (Özel Haber) Dünya’da bir ilk! Kasketiyle, tespihiyle ‘O’ artık ‘motosiklet ağası’

    Edirne’de, bu yıl 5’inci kez düzenlenen Uluslararası Edirne Motosiklet Festivali’nde (Edirne Motofest), dünya çapında bir ilk yaşandı. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası gibi ‘Motosiklet ağası’ seçildi. Motosiklet ağası, Kırkpınar’da kesilen koçun aksine, testere ile motosiklet kesti.

    5. Uluslararası Edirne Motosiklet Festivali’nde, ‘Motosiklet ağası’ seçilerek, Türkiye ve dünyada bir ilke imza atıldı. 656 yıldır kesintisiz olarak sürdürülen, UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer alan tarihin en eski güreş organizasyonu Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, yapılan ağalık koçu ihalesi ve Kırkpınar ağası seçiminin bir benzeri, Edirne Motosiklet Festivali’nde yaşandı.

    İhale geliri Şehit Aileleri Derneği’ne bağışlandı

    Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ağalık ihalesinde uygulanan açık arttırma usulüne benzer bir ihale sistemi de Edirne Motosiklet Festivali Ağalık ihalesinde yaşandı. Motosiklet ağası ihalesine katılan motor tutkunları, Edirne Şehit Aileleri Derneği’ne bağışta bulunmak üzere, ağalık bedeli peylerini sürdü. Motosiklet ağalığını 30 yılı aşkın süredir motosiklet camiasında yer alan ve İstanbul’da yaşayan özel sektörden emekli motosiklet tutkunu Esat Baydar (59) kazandı. Baydar, motosiklet ağalık ihalesini kazanmak için Edirne Şehit Aileleri Derneği’ne yaptığı bağışın bedelini açıklanmamasını istedi.

    Koç yerine motosiklet kesti

    Bu yıl 5’inci kez düzenlenen Uluslararası Edirne Motosiklet Festivali’nde (Edirne Motofest), dünya çapında bir ilk yaşandı. Motosiklet ağalığı ihalesine katılan ve en yüksek rakamı veren 30 yıllık motosikletçi Esat Baydar, Adrianopoli Motosiklet Kulübü Başkanı Mehmet Ramiz Nevrekop tarafından ‘Motosiklet ağası’ ilan edildi. Kırkpınar ağalarının kullandığı gibi kasket ve dev tespih hediye edilen ağa, Kırkpınar ağalarının aksine koç yerine, testere ile hurda bir motosikleti kesti. Ağalık ihalesine yine motosiklet camiasının tanınmış simalarından Kadir Yenipazarlı da katılarak, Edirne Şehit Aileleri Derneği’ne yüklü bir miktarda bağışta bulundu ancak ağalığı kendisinden hem camia anlamında hem de yaşça büyük olan ağabeyi Esat Baydar’a bıraktı.

    “Bu sembolik bir ağalık, ortak paydamız motosiklet”

    5. Uluslararası Edirne Motosiklet Festivali’nde, motosiklet ağası seçilen Esat Baydar, “Bu ağalık sembolik bir ağalık. Yani yanlış anlaşılmasın öyle büyük bir ağalık değil esasında. Bunun amacı bütün motorcuları bir araya getirmek, birleştirmek. Zaten ortak paydamız motosiklet. Motosiklet etrafında birbirimizi kırmadan, kırgınlıkları, dargınlıkları silerek devam etmek” dedi.

    Edirne Şehit Aileleri Derneği Başkanı Faruk Çiftçi de organizasyonda emeği geçen herkese derneği adına çok teşekkür ederek, “Sizleri tebrik ediyoruz. Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak yolu Mustafa Kemal Atatürk ile kesişen herkesle her yolda yürümeye hazırdır. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

    Davul zurna yerine lastik yaktılar

    Edirne’de, bu yıl 5’inci kez düzenlenen Uluslararası Edirne Motosiklet Festivali (Edirne Motofest), geceye katılan motosikletlilerin, şovları ile son buldu. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde ağalık seçiminin ardından yapılan davul zurna eşliğinde selamla yürüyüşü yerine, motor severler seçilen motosiklet ağasını motorları ile yaptıkları şovlarla lastik yakarak kutladı.

  • Bülent Ersoy’dan ‘o yarışmacıya’ sert uyarı

    Popstar 2018 ses yarışmasının jüri üyesi Bülent Ersoy, yarışmanın güçlü ismi Salih Zülüfoğlun’a sert sözler sarf etti. Ersoy, sinirlerine hakim olamayarak Zülüfoğlu, “Ben sağ olduğum müddetçe, nefes aldığım müddetçe, bu tavırla siz birinci olamazsınız. Yaptırmam” ifadelerini kullandı.

    Yarışmanın güçlü ismi Salih Zülüfoğlu, bu hafta sahneye ‘Gençliğe Veda’ isimli şarkıyla çıktı. Jüri üyesi Bülent Ersoy, Zülüfoğlu’na tavırlarına dikkat etmesi yönünde öğüt vererek, “Sahneye çıktığım eser olduğuna kadar ezberlemiş. Bunlar hep benim numaralarım. Benden yapıyor. Yapabilir. Bende Müzeyyen Hanımı taklit etmeye çalışırdım. Ne haddime. Olabilir bu son derece doğal. Ama bu kadar dinyelipte o eseri böyle okuduğunuz vakit ve bunu siz yaparsanız o zaman olmaz. Şapkaları değişiriz. Öyle macun şarkılarda eyvallah. Tamam sesleri çok güzel basıyorsunuz. Sakın zannetmeyin ki bu işin finali belli. Ben oldum. Ben bu işi götüreceğim. Bayrak bende, sakın. Bu tavırla bayrak mayrak değil, asla alamazsınız. Ben sağ olduğum müddetçe, nefes aldığım müddetçe, bu tavırla siz birinci olamazsınız. Yaptırmam” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bizim için teröristin konumu neyse bunların konumu da o”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlık çalışanlarına şiddet konusunda, “Size kalkan elleri affetmek mümkün değil. Bunların teröristten hiçbir farkı yoktur. Bizim için teröristlerin konumu neyse bunların konumu da odur” dedi.

    14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle doktorları ve sağlık çalışanlarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet girişimlerine tepki göstererek, bu tür girişimde bulunanların teröristlerle aynı olduğunu belirtti.

    “Size kalkan elleri affetmek mümkün değil”

    Sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı tebrik ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her an tıp bayramıdır. Hangi an doktora ihtiyacımızın olacağı belli değil, öyleyse her an Tıp Bayramı” diye konuştu.

    Sağlık çalışanlarına şiddet konusunu değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Size kalkan elleri affetmek mümkün değil. Bunların teröristten hiçbir farkı yoktur. Bizim için teröristlerin konumu neyse bunların konumu da odur” şeklinde konuştu.

    Sağlık çalışanlarının Mehmetçik ile birlikte cephede mücadele ettiğinin altını çizen Erdoğan, Çanakkale Savaşı’ndan, Sarıkamış’tan örnekler vererek, “Benim dedem de orada donarak öldü. Sarıkamış’ta karın altından çıkartılan askerlerimizden bazılarının çıplak olduğu görülür. Çünkü ayaklarındaki çarıklar bile yoktu, üstleri de çıplaktı. Tüfekleri, ona sarıymış şekilde donarak şehit olmuşlar. Şimdi elhamdülillah askerlerimiz her türlü koşullardaki donanıma haiz giysileri ile arazideler. Ne gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Çünkü onlar bu vatan için feda-i can ediyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Geri adım yok, sonuna kadar”

    Terör örgütleri ile yurt içinde ve yurt dışında yapılan mücadeleye ilişkin konuşan Erdoğan, “Güneydoğu’da bu teröristler okullarımızı bombaladı, yaktı, hastanelerimizi yaktı, bombaladı, sen tedavi olacaksın, yakınların tedavi olacak, ‘ben Kürtlerin temsilcisiyim’ diyorsun geliyorsun Kürt kardeşimin tedavi olduğu hastaneyi yakıyorsun, Kürt kardeşimin eğitim aldığı okulu yakıyorsun. Bunlar cahil, vahşi. Bunların Afrin’den olanlardan ne farkı var. PYD/YPG, biz hep ne diyoruz, Amerika bak, bunlar PKK’nın ta kendisidir. ‘PKK’ya terör örgütü olarak tanıyorum’ diyorsun ama senin askerin, subayın PYD’ye Amerika’nın kokartını takıyor ve onunla kol kola benim askerime karşı savaşıyor. Geri adım yok, sonuna kadar. Zeytin Dalı Harekatı sırasında görevleri gereği geride kalmaları gerekirken, tüm sorumluluğu üstlenerek, hatta ısrar ederek cephe hattına koşan Yelda hemşiremiz gibi, her biri özveri abidesi çok sayıda acil sağlık personelimiz olduğunu biliyoruz. Çığ altında kalan askerlerimize yardım için gittiği dağda, onları kurtardıktan sonra kendisi 12 saat boyunca mahsur kalan doktor Samet Akar gibi kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. 2015 yılındaki hadiseler sırasında çatışma bölgesinin içinde kalan görev yaptığı hastaneyi terk etmeyen doktor Ömer Faruk Bilen gibi nice kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz” dedi.

    “Bu tür saldırıların failleri yarın hangi yüzle aynı kişilerin önüne şifa aramak için çıkar”

    Sağlık görevlilerine uygulanan şiddete ilişkin konuşan Erdoğan, “Bizi en çok hususlardan birisi de sağlık camiamıza yönelik şiddet ve saldırı haberlerini duymaktır. Geçtiğimiz aylarda Giresun’da görev yaptığı hastanede ruh sağlığı bozuk bir hastası tarafından vurularak şehit edilen doktor Ali Menekşe’ye özellikle Allah’tan rağmen diliyorum. Hiçbir acı, hiçbir mazeret insanlara hizmet vermek için çalışan doktora, sağlık personeline sözlü tacizde bulunulmasını, hele hele fiziki saldırı yapılmasını haklı gösterilemez. Bu tür saldırıların failleri yarın hangi yüzle aynı kişilerin önüne şifa aramak için çıkar. Sağlık çalışanlarımızın daima yanlarında olduğumuzun, onlara yönelik hiçbir saldırıya müsamaha göstermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum” diye konuştu.

    “O zaten üçüncü dünya savaşının ifadesi anlamına gelir”

    Zeytin Dalı Harekatı’nda etkisiz hale getirilen terörist sayısını veren ve Amerika ile koalisyon güçlerini eleştiren Erdoğan, “Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 486’ya çıktı. Afrin’e iyi yaklaştık. Çünkü bizim derdimiz işgal değil, bizim derdimiz bu terör koridorunu teröristlerden tamamen temizlemektir. Temizleyeceğiz ki, bizim sınırlarımız rahat olsun. 911 kilometre sınırımız var, kolay değil. Amerika’nın burada sınırı mı var, koalisyon güçlerinin burada sınırı mı var, ne işlere var burada, niye geliyorlar buraya, kimi korumaya geliyorlar? Suriye zaten şuanda Rusya ile beraber hareket ediyor. Öyleyse koalisyon güçleri kiminler hareket ediyor, söyleyeyim, YPG ve PYD. İlk anlarda 5 bin tır buraya silah getirdiler. 2 bin kargo uçakları ile mühimmat getirdiler. Onların bu kadar silah getirdikleri yere biz Kızılay’ımızla, AFAD’ımızla, Diyanet Vakfı’mızla insani yardım taşıyoruz. Bunları kendilerine söyledik. Sayın Tillerson’a bunu özellikle anlattım, ‘bu silahları buraya kime karşı getiriyorsunuz, bu sınırın ötesinde sadece biz varız, bunları buraya niye getiriyorsunuz?’ İnanır mısınız ses yok. Ama 20 tane üs kurdular buraya. Bu üsler burada niye var. Akla iki şey geliyor, ya Türkiye, ya İran. Herhalde Rusya’ya karşı bu işi kullanacak değil. O zaten üçüncü dünya savaşının ifadesi anlamına gelir. Bunları hep konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

    “Siz doktorlarımızdan da bu konuda yardım istiyorum”

    Başarılı olan doktorların yurt dışında aldıkları eğitimin ardından tekrar ülkelerine dönmesini isteyen Erdoğan, “Buradan bir yerlere sinyal veriyorum. Şükrü hocam, Murat hocam, artık oralarda işiniz bitti, dönün ülkenize” diye konuştu.

    Genç nüfusa dikkat çeken Erdoğan, “Eğer nüfusumuz yaşlanırsa bu millete yazık olur. Bazıları bizim üç çocuk tavsiyemize kendilerince istihza ile yaklaşıyor. Ama nüfusumuz millet olarak zen büyük gücümüzdür, bunu korumak zorundayız. Siz doktorlarımızdan da bu konuda yardım istiyorum. Genç dinamik nüfus, asıl sermaye budur. Bir ekonomistim ben. Ülkelerin kalkınmasında bize ekonomide dört madde sayarlardı; insan, emek, sermaye, üretim. Ben siyasette bunu teke indirdim. Başarının sırrı sadece insandır” şeklinde konuştu.

    Şehir hastanelerine ilişkin konuşan Erdoğan, “Bu benim aşkımdır, şehir hastanelerimiz. Belediye Başkanlığı döneminden bu benim geleceğe yönelik projelerim içindeydi. Elhamdülillah buna başladık. Birinci derecede 30 büyük şehrimizde bunların olması şart. Ondan sonra sıra sıra diğer şehirlerimize bunları küçülterek devam ettirmek. Bu projeyi geleceğin sağlık modeli olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

    Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Kurulu tarafından takip edilen sağlıkta yerli üretim konusunu önemsediklerini kaydeden Erdoğan, “Son zamanlarda atılan ve ilaçta yerlileşme anlayışımızla asla uyuşmayan bir takım adımların da en kısa sürede düzeltileceğini ümit ediyorum. Türkiye yerli ilaç sanayinin önünün kesilmesi pahasına küresel ilaç sektörünün önünü açarak milyarlarca dolarını havaya savuracak bir ülke değildir. İlaç meselesinin yerli bir kara deliğe dönüştürülmesine kesinlikle izin veremeyiz. Kurulumuzun da gayretleri ile bu konuda önümüzdeki dönemde çok önemli adımların atılacağına inanıyorum” açıklamasında bulundu.

    “Bu konuda hükümetimizin programı içinde”

    Sağlık çalışanlarına müjde veren Erdoğan, “İnşallah tüm sağlıkçılarımızın, özellikle de yıpranma payı konusunu Sayın Başbakanımızla paylaştım. Bu konuda hükümetimizin programı içinde. Bir diğer konu da emeklilik ile ilgili sorunların bu paket içinde halli hususunu hükümetimiz yine masaya yatırmış vaziyette” dedi.

    “Vatan söz konusu olduğunda sağlık çalışanları meseleye ‘savaş halk sağlığı sorudur’ diye yaklaşmamıştır”

    Sağlık çalışanlarının milletin bekası söz konusu olduğunda meseleye ‘savaş halk sağlığı sorunudur’ diye yaklaşmadığını söyleyen Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, “Hiçbir sağlık çalışanı vatan savunması, milletin bekası söz konusu olduğunda meseleye ‘savaş halk sağlığı sorudur’ diye yaklaşmamıştır bugüne kadar. Teröre karşı ülke savunması için milli iradenin aldığı kararı tartışılır kılmaya kalkışmak en hafif ifade ile bozgunculuktur” dedi.

    Sağlık çalışanlarına yapılan saldırılara değinen Bakan “Sağlık çalışanlarımıza şiddeti kınıyoruz, kendimize yapılmış sayıyoruz. Daha etkin yasal tedbirleri almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Zeytin Dalı Harekatı’nda görev yapan uzman doktor Eren Usul, kıdemli hekim Prof. Dr. Şükrü Emre programda birer konuşma yaptı.

  • “O Neydi Gı” adlı tiyatro oyunu Akçadağ’da sahnelendi

    Yeşilyurt Belediye Tiyatrosu tarafından hazırlanan “O Neydi Gı” adlı tiyatro oyunu Akçadağ ilçesinde sahnelendi.

    Akçadağ Nitelikli Kalkınma ve Sosyal Dayanışma Derneği’nin (ANKA) daveti üzerine ilçeye gelen Yeşilyurt Belediyesi Tiyatro ekibi, Ömer Konakçı’nın yazıp yönettiği oyunu, Akçadağ öğretmen evi Konferans Salonu’nda Akçadağlı vatandaşların ve öğrencilerin beğenisine sundu.

    İrem Alhan, Nihal İclal Çetin, Taner İstek, Asude Melek Şahin, Mohamed Ahmed ve Abdullah Özkaya’nın sahne aldığı Ömer Konakçı’nın yazıp yönettiği oyunda, yöresel ağız, hikayeler ve Malatya Kültürü kullanılarak güncel yaşamdan kesitler, mizahi bir dille anlatıldı.

    Oyuncuların doğaçlama performansı seyircilere eğlenceli anlar yaşatırken oyunu ANKA Dernek başkanı Ömer İpek, vatandaşlar ve öğrenciler izledi.

    Program sonunda ANKA Dernek başkanı Ömer İpek, oyuncuları tebrik ederek, esnaflar tarafından ikramlarda bulunuldu.

  • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “O canlı bomba konusunda Türkiye tecrübeler yaşadı”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Muğla’da, jandarma ve polisin ortak düzenlediği operasyonda, 7 PKK’lı teröristin yere yatırılıp yarı çıplak halde gözaltına alındığı olaya ilişkin “İki grubun birleştiği bölgede operasyon gerçekleştirdik. Adamın söylediği enteresan, ’Bunlar canlı bomba olma niteliğinde insanlar’. Böyle bir ihbar alıyorsun. Dünyanın hiçbir yerinde elbiselerle tutulmaz” dedi.

    TBMM Genel Kurulu’nda 2018 bütçe görüşmeleri devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi Adana Milletvekili Mera Daniş Beştaş, 4 Ekim’de Muğla’nın Seydikemer ve Ortaca ilçelerinde işkence görüntülerinin ortaya çıktığını iddia ederek Bakan Soylu’ya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

    Bakan Soylu, PKK terör örgütünün Hakkari, Şırnak, İran sınır, Ağrı ve Tendürek hattında bir tertiplenme içine girdiğini söyleyerek, Ege ve Akdeniz’de eylem yapabilecekleri bilgisini aldıklarını ifade etti. Soylu, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin bir bölgesinde terörist yakaladık. Yaklaşık 27 kişilik terörist grubun Lazkiye’de eğitildiğini ve eğitildikten sonra özellikle Türkiye’nin turizm bölgelerine yönelik terör eylemi yapabileceklerini ifade etti ve tek tek isimlerini verdi. Sahil Güvenlik Komutanlığı, jandarma, emniyet, tüm istihbarat yapımız tedbir aldı. Bunların sahile çıkabileceği zamanı gözlemlemeye başladı. İki grubun birleştiği bölgede operasyon gerçekleştirdik. Adamın söylediği enteresan. Bunlar canlı bomba olma niteliğinde insanlar. Böyle bir ihbar alıyorsun. Dünyanın hiçbir yerinde elbiselerle tutulmaz. O canlı bomba konusunda Türkiye tecrübeler yaşadı. Onların hepsi hapiste. Burada arkadaşlarımızın yaptığı tedbirdir. Orada güvenlik kuvvetlerinin aldığı tedbirdir.”