Etiket: Nurettin

  • Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli: “Milleti kandırıyorlar, yüzleri gülüyor”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Başta Kılıçdaroğlu ve partilileri yeni bir taktik uyguluyorlar. Milleti kandırıyorlar. Yüzleri gülüyor. Kendilerine ne derse desinler küfür bile etseler tebessüm ediyorlar. Avucunuzu yalarsınız” dedi.

    Bir dizi ziyaretler için Adana’ya gelen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, AK Parti’nin Sandık Kurulu toplantısına katıldı. Yüreğir Kültür Merkezi’de düzenlenen toplantı slayt gösterisi ile başladı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti İl Başkanı Fikret Yeni, 16 Nisan’da yapılacak olan seçimin ciddiyetinin Adana İl Örgütü olarak farkında olduklarını belirtti. Yeni, “Bu kadar yoğun çalışma ortamında toplantımıza katılarak bizleri onurlandırdınız. Adana teşkilatları olarak 16 Nisan da yapılacak olan halk oylamasının milletin kararının ne kadar kıymetli olduğunun bilincindeyiz. İstiklal ve istikbal için oyunu kullanacak vatandaşlarımıza biz burada Adana teşkilatları olarak berrak bir bilgiyle yanıltılmadan hür iradeleri ile doğru kararı eveti vermeleri için mücadele edeceğiz” dedi.

    “Sandık demek millet demek”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de, AK Parti Adana İl Teşkilatına güvendiklerini Adana’dan ayrılırken gözünün arkada kalmayacağını söyledi. Canikli, “Biz sandığa gitmeyi sandığı seviyoruz. Sandık demek millet demek. Sandık demek millete saygı duymak demek. Milletin görüşünü almak demek. Onun için bizi biz kez daha milletimize götürdüğü için, milletimize kendimizi anlatma fırsatı verdiği için sandığı seviyoruz. Birileri de sandıktan çok korkuyor. Tüyleri diken diken oluyor. Çokta haksız sayılmazlar. Milletimiz onların ciğerlerini biliyor” diye konuştu.

    “CHP’liler partilerinden utanıyor”

    CHP’nin ‘hayır’ kampanyası yaparken partilerini sakladığını kaydeden Canikli, AK Parti’nin ise ‘evet’ kampanyasını millete kendi partileri ile anlattıklarını belirtti .Canikli, şunları söyledi:

    “Şuanda bir kampanya yürütüyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi modelini milletimizin taktirine sunuyoruz. Görüşlerimizi de AK Parti olarak tüzel kişiliği çerçevesinde milletimize takdim ediyoruz. Samimiyetle ve cesaretle milletimizin karşısına çıkıyoruz ve önerdiğimiz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için evet istiyoruz. Fakat hayır kampanyası yürüten ana muhalefet partisi başta Kılıçdaroğlu olmak üzere partileri ile birlikte bu kampanyayı yürütemiyor. Partilerini saklıyorlar. CHP tüzel kişiliğini kullanarak kampanya yapamıyor. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP’liler partilerinden utanıyor. Utanmasalar partileriyle birlikte bu kampanyayı yürütürler. Bu millet CHP’ye değer vermiyor. Bu millet CHP’yi sevmiyor. Kredibilitesi yok onu biliyorlar. Sayısız kereler seçime girdi sonuçlar ortada 2002’den beri. Milletimiz onlara güvenmiyor.”

    “Kuzu postuna girmekle kuzu olunmaz”

    CHP’nin ’Hayır’ kampanyası için yeni bir strateji uyguladığını anlatan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, CHP’lilerin artık sürekli tebessüm ettiklerini söyledi. CHP’lilere artık küfür bile etseler tebessüm ettiklerini belirten Canikli, “Bu sistemle ilgili tepeden tırnağa gerçek olan belli yalanları milletimize sabırla anlatacağız. Başta Kılıçdaroğlu ve partilileri yeni bir taktik uyguluyorlar. Yüzleri gülüyor. Kendilerine ne derse desinler küfür bile etseler tebessüm ediyorlar. Kendilerini uzlaşmacı, sıcak davranan, güler yüzlü bir kampanya yürüttüklerini zannediyorlar. Zannediyorlar ki bu milleti bu şekilde kandırırız diyorlar. Avucunuzu yalarsınız. Bu millet sizlerin ciğerini biliyor. Bu milleti kandıramazsınız. Kuzu postuna bürünmekle kuzu olunmaz. O postun altında ne olduğunu bu millet çok iyi biliyor” dedi.

    Program sonrası Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’ye hediye takdim edildi.

  • (Özel Haber) ASO Genel Başkanı Nurettin Özdebir:

    ASO Genel Başkanı Nurettin Özdebir, işsizliğin artmasına rağmen işverenlerin kalifiye eleman eksiğine ilişkin, “Meslek lisesinden mezun olanlar alanlarında 3 yıl sigortalı olarak çalışırlarsa askerliklerini bedelli olarak yapsınlar. Meslek lisesi öğrencileri iş başındaki eğitimleri ve çalıştığı süreler dikkate alınarak, atıyorum 15 yıl sonra o alanda gerekli eğitimleri almışsa o kişiye o alanla ilgili mühendislik unvanına kadar resmi unvan verebilmemiz lazım, böylece insanlar hayallerindeki diplomaya kavuşabilmek ve askerliği de bedelli yapabilmek için iş gücüne katılırlar ve imalat sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlara karşı olan cazibe artar” dedi.

    Ankara Sanayi Bölgesi Genel Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’de işsizlik oranının 2016 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,6 puan artarak yüzde 12.1 seviyesinde gerçekleşmesine rağmen işverenlerin kalifiye eleman eksiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “İş arayanların pek çoğu maalesef masa başı işler arıyorlar, üretime katılmak istemiyorlar”

    Özdebir, işsizlik oranının yüzde 12.1’e yükselmesine rağmen işverenin de kalifiye işçi bulamamasına ilişkin, arz ve talep arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğunu belirterek, “İş arayanların pek çoğu maalesef masa başı işler arıyorlar, üretime katılmak istemiyorlar. Burada çok eskiden beri yapılan yanlışlıkların bir sonucu bu, insanlar üretmeye, çalışmaya değil, masa başında iş yapmaya, daha çok hizmet sektörlerine kanalize edildi. En büyük istihdam deposu hizmet sektörüydü ama üretim olmadan katma değer oluşturamayız onun için insanları üretime özendirmemiz lazım. Burada yapılacak önemli şeyler var; bir işçi kavramı maalesef çok erozyona uğramış, çalışmak dinimizce de çok makbul bir ibadet sayılan bir husus ancak çalışanı hakir gösterecek şekilde bir algı oluşturulmuş bunun düzeltilmesi lazım, bunun için mesleki eğitime önem vermemiz lazım. Mesleki eğitime önem veriyoruz ama mesleki eğitimde eğitim alan insanlar kendi alanlarında değil başka alanlarda istihdamı arıyorlar halbuki bir meslek lisesi öğrencisinin devlete maliyetiyle 4 tane düz lise öğrencisini eğitebilmemiz lazım, bunu cazip hale getirebilmemiz için öncelikle meslek liselerini cazip hale getirmemiz lazım, bunun için de ben diyorum ki; meslek lisesinden mezun olanlar alanlarında 3 yıl sigortalı olarak çalışırlarsa askerliklerini bedelli olarak yapsınlar. Bu çok önemli bir teşvik olur özellikle erkekler için. ‘Zenginlerin çocukları bedelli askerlik yapıyor’ a karşı meslek lisesine gidenler dar gelirli ailelerin çocukları genellikle onlara da böyle bir fırsat tanınmış olur. Bu anlamda da bir sosyal adaletin gerçekleştirilmesi açısından önemlidir” şeklinde konuştu.

    “İşçisin sen işçi kal devrinden artık onuruyla, şerefiyle evine ekmek götüren insanlar dememiz lazım”

    İkincisi olarak meslek liselerinin hayat boyu çalışırken kariyer yapabilmelerine imkan sağlanılması gerektiğine vurgu yapan Özdebir, “Yani iş başındaki eğitimler, çalıştığı süreler dikkate alınarak atıyorum 15 yıl sonra o alanda gerekli eğitimleri almışsa o kişiye o alanla ilgili mühendislik unvanına kadar resmi unvan verebilmemiz lazım. O zaman insanlar hayallerindeki o diplomaya kavuşabilmek için askerliği de bedelli yapabilmek için iş gücüne katılırlar ve imalat sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlara karşı olan cazibe artar. Bir taraftan işsizlik var, 4 milyona yakın gencimiz işsizken imalat sanayi ile ilgili alanlarda da eleman bulamıyoruz, bunu cazip hale getirmemiz lazım. İşçisin sen işçi kal devrinden artık onuruyla, şerefiyle evine ekmek götüren insanlar dememiz lazım” değerlendirmesini yaptı.

    “Şartların topyekun düzeleceğine inanıyorum”

    Özdebir, çalışma ortamlarının iyi olmamasına ilişkin de, “Tabii bu işletmelerin imkanlarıyla ilgili ama unutmasınlar ki o iş yerinin patronu da aynı şartlarda çalışıyor, aynı sofrada yemek yiyor, yemeğini onlarla beraber paylaşıyor. Bu anlamda biraz sabırlı olursak, işletmelerimizin büyümesine, verimlilik arttıracak çalışmaları yapabilmelerine imkan sağlayabilirsek bu şartların topyekun düzeleceğine de inanıyorum” ifadesini kullandı.

  • AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar:

    AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılından bugüne kadar geçileceği önemli bir değişim sürecinin arifesindeyiz” dedi.

    Milletvekili Nurettin Yaşar, AK Parti Malatya İl Teşkilatı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelerek, hem Türkiye hem de Malatya gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Türkiye’nin yeni bir evreye geçtiğini kaydeden Yaşar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılından bugüne kadar geçileceği önemli bir değişim sürecinin arifesindeyiz. Kamuoyunda spekülatif bir şeyler olabilir, farklı siyasetçilerin bir şeyi istedikleri gibi yorumlama olabilir. Maalesef Türkiye’deki muhalefet tarzı budur. Biz Türkiye’de yaklaşık 15 yıldan beri kamuoyunda polemikler, gerilimler, sataşmalar daha magazinsel yansısa da temel sorun olarak muhalefet sorunu yaşıyoruz. Muhalefet kendi içerisinde sorun yaşıyor. Muhalefet tarzını dönüştüremediği için bu muhalefetini Türkiye’nin genel gidişatına, Türkiye’nin hareket kabiliyetine sürekli engelleyici bir aktör olarak yansıyor. Daha sağlıklı yapıcı, kendi menfaatine de çalışan yani muhalefetin eksikliği üzerinden siyaset yapmayı muhalefetin yanlışları üzerinden fayda devşirmeyi bizler Türkiye’nin faydası olarak görmüyoruz” diye konuştu.

    “Güç parçalanmasını AK Parti hiç bir zaman istemedi”

    Yaşar, Türkiye’nin obez yapıdan kurtulup, daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını kaydederek, “İlk günden beri AK Parti siyasetinin ana hedefi milli iradenin hâkimiyeti üzerine kurulu, AK Parti siyasetinin temelinde bu var. İktidar parçalanmasını, güç parçalanmasını, gücün farklı ellerde toplanmasını, milli iradenin egemenliği dışında yeni farklı güç alanlarının oluşmasını AK Parti hiçbir zaman istemedi. Mevcut yapı da buna müsaittir. Başından beri hepimizin aklında farklı, derin, karanlık, belirsiz, halkın belirlemediği legal hiyerarşik devlet düzeninde yeri olmayan değişik değişik güç odakları oldu. AK Parti iktidarı dönemince bunlar kademeli olarak, aşamalı olarak her ne kadar geriletilse de, alanları daraltılsa da sistem buna müsait. Bu vesayetçi meşrutiyetin halktan, milletten almayan güç odaklarının, yapılarının her zaman kendilerine alan bulacağı bir sistemden bahsediyoruz. Şu anda detaylara girilebilir, 18 maddenin her maddesi tek tek irdelenebilir, analiz edilebilir bu da yapılıyor. Bu işin uzmanları, uzman olmayanları ki bu dönemde herkes uzman olur. Şu anda televizyonları açtığınız zaman daha önce görmediğiniz bilmediğiniz bir yığın anayasa uzmanı var. Bunlar da işin tekniği ile değil de daha çok polemik tarafıyla ilgili kenarından köşesinden bir parça alıp da onun üzerine akıl yürüten, mantık yürüten ve sonuçta hiçbir fayda elde etmeyen, hiçbir fikir vermeyen sadece bir laf kalabalığı ile işi sulandıran yorumlara dönüyor. İşin esası bu Türkiye’de tek iktidarın oluşmasıdır” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Milletvekili Nurettin Yaşar şunları kaydetti:

    “Türkiye’de şu ana kadar hep parçalı iktidar vardı. Hatta şöyle tasvip edersek bir milli iradenin iktidarı vardı, milletin iktidarı vardı, bir de devletin iktidarı vardı. Şu anda bu teklifle önümüzdeki süreçte hep beraber daha iyi göreceğiz, sahalara da yansıyacak, detaylı görüşülecek, konuşulacak, halk da bilgilendirilecek. Esas temel devletin iktidarı diye, milletin iktidarı diye bir ayrımı ortadan kaldırıp tamamen milletin iktidarına dönük, Cumhurbaşkanı’nı milletin iradesiyle, milletin oyuyla gelen, milletten vekalet alan bir Cumhurbaşkanı ve mecliste milletten vekalet alan meclis. Dolayısıyla milli iradenin dışında bir iradenin olmadığı, milli iradenin her tarafa yansıdığı, yönetimin bütün kademelerine yansıdığı yeni bir hükümet sistemidir. Bu sistem neyi getirecek? Genel çerçeve olarak Türkiye’nin şimdiye kadar obezleşmiş, şişkin, bir türlü dönüştürülemeyen o bürokratik yapısını, obez yapısını daha sağlıklı, daha fit, fazla kilolarından arınmış hantal olmayan aktif, hareketli bir yapıya dönüştürmek, bu da Türkiye’nin kazanımıdır. Ekonomik anlamda, siyasi anlamda, sosyolojik anlamda Türkiye’nin genel bütün alanlarından daha sağlıklı bir toplum daha sağlıklı bir yönetim üretilmesi için daha iyi bir gelecek elde edilebilmesi için daha hızlı hareket için, yıllar önce yapılması gereken bir şeydi. Zararın neresinden dönersek kardır. Şimdi o aşamadayız. Türkiye yeni bir evreye daha hızlı, daha aktif kendi içinde hem uluslararası ilişkiler bağlamında hareket kabiliyeti yüksek, canlı dinamik devlet yapısını, toplum yapısına dönüşecek, bunun arifesindeyiz amacımız budur.”

    “Devleti toplumun iradesi yönetecek”

    Yaşar, devleti toplumun iradesinin yöneteceğini kaydederek, “Meclis üzerine düşeni yaptı Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte AK Parti’nin başlattığı bir süreç, bu sürecin önemli aşamasına geldik. Bundan sonraki referandum öncesi dönemde milletimize daha iyi anlatılacağı görülecek ve inşallah yeni Türkiye’ye şimdiden merhaba diyebiliriz. Değişmeyen tek şey değişimdir. Bizim toplumumuz da kendi ihtiyaçları içerisinde nispeten bu tür değişimlere imza atmıştır. Bu burada bitmez, yarın başka ihtiyaçlarda hasıl olursa başka düzenlemelerde yapılabilir. Toplumun dinamikleri neleri gerektiriyorsa, toplumsal ihtiyacımız, diplomatik ihtiyacımız, ekonomik ihtiyaçlarımız neyi gerektiriyorsa bundan sonra toplumu tepeden belirleyici, toplumu yönlendirici, şekillendirici düzenlemelerden çok toplumun ihtiyacından kaynaklanan, toplumun iradesiyle ihtiyacıyla şekillenen, düzenlemeler olacak. Devleti toplumun iradesi yönetecek. Bunu başından beri AK Parti kademeli olarak sürdürüyor. Bundan sonra da referandumla daha iyi bir aşamaya geçeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Malatya’daki yatırım, çalışma ve projeleri de değerlendiren Yaşar, şunları söyledi:

    “Malatya gündemi ile sanıyorum kuzey çevreyolu sorunu bütün boyutlarıyla bitmiş. Sadece yapım üretim aşamasına gelmiş. Devlet hastanesi yakına faaliyetine başlanacak, onkoloji hastanesinde ise projeler üzerine çalışmalar devam ediyor. Önümüzdeki günlerde Turgut Özal müzesi Cumhurbaşkanlığı bütçesinden karşılanmak üzere, bunun üzerinde çalışmalar yapılıyor. MİAD’ın öncülüğünde araştırma hastanesi alanında konuk evi yapıldı ve yapılan konuk evi yetersiz oldu en az 100 odalı kaliteli nitelikli bir konuk evi miadın girişimi ile yapılacak. Sadece siyasi imkanlarla değil özel imkanlarımızla da Malatya’ya ne katabiliriz bunu gerçekleştirebilmek.”

    Yaşar, bir gazetecinin ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın sahada olacağı süreç AK Parti tarafından mı, yoksa Cumhurbaşkanlığı tarafından mı karşılanacak?’ sorusuna ise “Cumhurbaşkanımız gerek gördüğü zaman Türkiye’nin temel dönüşümüyle ilgili bir yasa konusunda sessiz kalması düşünülemez. Bu konuda halkın iradesinin yönetime yansıması konusunda Cumhurbaşkanımız tarafsız olamaz, cumhurbaşkanımızın tarafı halkının tarafıdır” cevabını verdi.

  • Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli Giresun’da

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Giresun’da katıldığı hastane açılışında yaptığı konuşmada, yedi düvelle içeride ve dışarıda her alanda mücadele verilmesine rağmen millete hizmette hiçbir aksama yaşanmadığını söyledi. Canikli, “Ankara’nın güvenliği El Bab’dan ve Kuzey Irak’tan geçiyor. Oralarda güvenliği sağlayamazsanız, sınırınızı koruyamazsınız” dedi.

    Başbakan Yardımcısı ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, yapımı bir süre önce tamamlanan 150 yataklı Giresun Kadın Doğum Çocuk Hastalıkları ve Eğitim Hastanesi’nin açılış törenine katılmak üzere bugün Giresun’a geldi. Yapımına 3 yıl önce başlanan ve yapımı tamamlanan hastanenin resmi açılışı gerçekleştirildi.

    Düzenlenen açılış törenine Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin yanı sıra Vali Hasan Karahan, AK Parti Giresun Milletvekilleri Cemal Öztürk, Sabri Öztürk ve daire amirleriyle vatandaşlar katıldı.

    Açılış töreninde konuşan Canikli, ülkemiz adına yapılan bütün karalama kampanyalarına rağmen hizmetlerin aksamadan sürdüğünü söyledi. Canikli, “Ülkemizin içerisinde bulunduğu zor durumlar göz önüne alındığında ülkenin her tarafında açılışlar gerçekleştirip tesisler açılıyor. Yatırımlarda millete hizmete gecikme söz konusu olmuyor. İçeride ve dışarıda ekonomimiz zor durumda göstermeye çalışılsa da manzara burada. Lafın önemi yok. Önemli olan ne yapıldığıdır icraattır. Batı’nın kamuoyuna bakacak olursak bir karalama kampanyası gerçekleştiriliyor. Bunların gerçeği yansıtmadığı görülüyor. Türkiye büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin gelişmesini kimse engelleyemeyecektir. Şu anda Doğu ve Güneyduğu’da ahlaksızca bir terör saldırısına karşı milletçe yoğun bir mücadele veriliyor. ’Türk ordusunun Suriye’de ne işi var’ diye soruluyor. Çok işi var Ankara’nın güvenliği El Bab’la eş anlamlı. Oralarda güvenliği sağlayamazsanız Ankara’yı koruyamazsınız. Orada bulunmaya, sınırımızı korumaya devam edeceğiz. Ne kadar şer odakları varsa onları yok etmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Sınırlarımızın güvenliği için verilen mücadeleyi hafife alanları tenkit ediyorum. Türkiye’nin güvenliği El Bab’dan, Kuzey Irak’tan geçiyor. Bugün dünden daha güçlüyüz. Savunma sanayiinde kullanılan araçların birçoğunu artık kendimiz üretiyoruz. Bu çok önemli. Dost bildiklerimizden destek göremedik. Ülkemize her yönden saldırı gerçekleştiriliyor. Ancak ülkemizin birlik, bütünlüğü, selameti için ne yapılması gerekiyorsa bu millet yapmaya devam ediyor. Ekonomimizi zayıflatmak için hamle yapıldı. Cumhurbaşkanımızın milletimize bir çağrısı oldu. Milletimiz Türk parasının kullanılması yönünde üzerine düşeni yaptı. Milletimizin destek vermesi sonucu bu ekonomik saldırı da defedildi. Başka alanlarda da hain saldırılara karşı da duruşunu gösteriyor. Bu milleti yıkabilir misiniz. Siz bu millete diz çöktüremezsiniz. Terör arkasında kimler varsa bunu artık görün. Bu bayrakları indiremez, susturamazsınız. Bütün bu kara propagandaya rağmen bu hizmetler devam ediyor” dedi.

    “FETÖ’nün omurgası kırıldı”

    FETÖ terör örgütüne yönelik mücadelenin devam ettiğini de söyleyen Başbakan Yardımcısı Canikli, “Yedi düvele karşı mücadele ediyoruz. İçeride ve dışarıda terör örgütlerine karşı mücadele diyoruz. Bunlardan biri de FETÖ’dür. Ancak omurgaları kırıldı. Ancak iz bırakmadan hayatiyetini devam ettirenler olabilir. Bunların da açığa çıkartılması için mücadelemiz sürüyor. Onlar da açığa çıkartılacaktır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Önümüzdeki kısa zaman içerisinde kalanlarını da açığa çıkartıp yargıya teslim edeceğiz. Bu milletin birlik beraberliği için başka çaremiz yok” diye konuştu.

    “Türkiye’deki sağlık hizmeti Avrupa’da yok”

    Türkiye’deki sağlık hizmetinin Avrupa’dan ilerde olduğunu da ifade eden Canikli, “Bugün Avrupa’da Türkiye’deki kadar sağlık hizmeti alınamıyor. Eski günler geçti artık. En kaliteli şekilde bu hizmetler gelir seviyesi ne olursa olsun alabiliyor. Avrupa’da bunları göremezsiniz. Avrupa’da parana göre sağlık hizmeti alabiliyorsunuz. Türkiye’deki hastaneler beş yıldızlı oteller gibi” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilen hastane binası gezildi ve incelemelerde bulunuldu. Başbakan Yardımcısı Canikli hastanede tedavi gören hastaları da ziyaret ederek çocuklara oyuncak ve çikolata dağıttı.

  • Büyükşehir’in kültür yatırımı Nurettin Topçu Bilgi Evi açıldı

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin dev kültür yatırımlarından biri olan ve şehrin 14 ayrı noktasında yapımı devam eden Bilgi Evleri Projesi’nin ilki Nurettin Topçu Bilgi Evi Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un katıldığı törenle açıldı.

    Şükrü Paşa Mahallesi’nde yapılan Bilgi Evi’nin açılışına Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç da iştirak etti. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, açılışta yaptığı konuşmada, 15 Temmuz Şehitleri’ni saygı ve minnetle andı. Başkan Sekmen, “Bizler şehrin modernleşmesi noktasında önemli çalışmalara imza atmaya devam ediyoruz. Arzumuz; şehrimizi modern, yaşanabilir ve haz alınabilir bir kent yapmaktadır. Şehrimizi yeniden ayağa kaldırmak için yoğun gayret ediyoruz. Türkiye’nin yüzölçümü noktasında 3’ncü büyük kenti olan 25 bin kilometrekarelik alana sahip şehirde 1600 yerleşim birimine hizmet götürüyoruz” dedi. Bilgi Evi’nin önemine vurgu yapan Sekmen, sözlerine şöyle devam etti: “Bilindiği gibi toplumda en değer verilen şey bilgidir. Bilgi, insanlık için en yararlı olan, iyiliğe götüren bir yardımcı veridir.

    Bilgi; insanlığın tek hazinesidir. Bilgi; geliştirilir, saklanır, kullanılır, çoğaltılır, paylaşılır ve etkinleştirilir. Bir bilgi ve kültür şehri olan Erzurum’da vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçlarına cevap verecek olan Bilgi Evleri Projesi, bilgiye erişimi sağlayan düşünce ile oluşturulmuştur. Bilgi evleri; okuma salonu, muhtarlık ofisi, kapalı otopark, taziye evi, atölyeler, bay ve bayan mescidi, eğitmen salonu, oturma ve dinlenme alanları ve diğer sosyal donatı alanlarından oluşmaktadır. Bugün burada açılışını yapacağımız bilgi evinden il genelinde toplam 14 farklı noktada inşa etmekteyiz. Erzurum’un kalkınma ve yatırım senesi olarak ilan ettiğimiz 2016’yılında söz verdiğimiz projeleri tek tek hayata geçirerek vatandaşlarımızın emrine sunuyoruz. Erzurum ve ilçelerimizde toplam 400 farklı noktada eş zamanlı yürütülen yatırım seferberliğiyle alt ve üstyapıda, kentsel dönüşümde, kentsel tasarımlarda, ulaşımda, çevrede, ekonomide, istihdamda kısacası hayatın her anında ülkemizin en kadim şehri Anadolu’nun önsözünü yeniden ihya ve inşa ediyoruz.”

    “Bilgi Evi’nde Nurettin Topçu gibi nice aydınlar yetişecek”

    Başkan Mehmet Sekmen, konuşmasında Nurettin Topçu’nun büyük bir dava adamı olduğunu hatırlattı. Sekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarihi ve kültürel bir birikime sahip olan kadim şehrimiz, bünyesinde barındırdığı zenginliklerle Anadolu’nun en önemli vilayetlerinden biridir. Erzurum; milli ve manevi ruhu barındıran bir serhat kentidir. İlim ve bilimin beşiği şehrimizin iftihar vesilelerinden biri olan Nurettin Topçu, hayatını İslam ahlakına, İslam davasına adayan Erzurumlu bir aydındır. Bu büyük aydının ismini taşıyan Nurettin Topçu Bilgi Evi, inanıyorum ki tıpkı onun gibi İslam davasına ve milli ruha yön veren nice imanlı gençleri ve nice aydınları yetiştirecektir. Batı hastalığına karşı vicdan sahibi her bir bireyi medeniyetimizin ışığı altında birleştirmeyi kendisine vazife atfeden, hayatı insanlara ahlak dersi vermekle geçmiş bu dava adamı Nurettin Topçu’nun ismi inşallah bu güzel kültür yatırımıyla yaşayacaktır.” AK Parti Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz de, “Başkanımızı Mehmet Sekmen’i kutluyorum. Seçimlerden önce söz verdi. Şimdi bu büyük projenin açılışını yapıyoruz. Benim bir önerim vardı Bakanlar Kurulumuza; Erzurum’u kış sporları ve kış turizmi başkenti yapmak. Türkiye’de altyapısı olan tek il biziz. 2023 ve 2071 hedeflerimize ulaşma noktasında Erzurum’a hızlı trenin geleceği müjdesini bu açılış vesilesiyle ifade ediyorum. 2023’e varmadan gelişmiş iller arasında Erzurum en üst sıralarda yer alacak” diye konuştu. Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu da, “Erzurum milli mücadele ve milli hakimiyette ilk hareketin başladığı en önemli şehirdir. Osmanlı’nın yıkılmaya yüz tuttuğu dönemde Erzurum’dan yakılan ateş Ankara’da yeni bir Cumhuriyeti inşa etti. 15 Temmuz’da o hain hareket Erzurum’da da hüsrana uğradı. O oyunu, o hain hareketi yiğit Dadaşlar o gece bitmeden bozdu. Erzurum tarih ve turizm şehridir. Bu güzel kültür ve turizm yatırımının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Ne yaparsanız yapın artık boş. Bu millet artık uyanmıştır”

    Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Bu milletin ne kadar büyük bir millet olduğunu, devletle milletin iç içe geçip kaynaştığını 15 Temmuz’da gördük. Siz değil, arkanızdaki bütün güçlerle gelin. Siz değil, bütün terör örgütlerini yanınıza alarak gelin, bu millete artık zarar veremeyeceksiniz, zararınız dokunmayacaktır” dedi. “Bu millete karşı kalkan her eli kıracağız ve bu millete, bu devlete, bu ülkeye karşı ortaya konulan her tuzağı Allah’ın izniyle bozacağız” diyen Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Erzurum milli mücadelenin önemli merkezlerinden birisidir. Dadaşlar diyarında olmaktan çok mutluyum. Türkiye, ekonomik ve siyasi olarak güçlenmeye devam ediyor. Artık devletin nabzıyla devletin duyarlılığıyla milletin duyarlılığı üst üste örtüşmüş, devletle millet aynı telden çalar hale gelmiştir. Millete hizmeti, ibadet olarak telakki eden bir kamu anlayışının hâkim olduğunu bu dönemde de aziz milletimiz devletine yine sahip çıkmaktadır. Milletin devletine sahip çıktığının en önemli göstergesi kuşkusuz 15 Temmuz Destanı’dır. O akşam Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Bu bir darbe teşebbüsüdür. Çıkın sokaklara, üç beş çapulcuya bu meydanları bırakmayın’ talimatına uyulmasıyla halk milli iradeye bir kez daha sahip çıkmıştır.”

    Devlet-millet buluşmasının önemi

    Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, konuşmasında Devlet-Millet buluşmasına vurgu yaptı. Kurtulmuş, şu değerlendirmeyi yaptı: “Erzurum’da on binlerce insan gibi Türkiye’nin diğer şehirlerinde de vatandaşlar o gece, kısa sürede sokağa dökülerek vatanına sahip çıktı. Niye oldu bu? Artık millet, devlete, devletin başında olan Cumhurbaşkanına, devleti yönetenlere güveniyor, itimat ediyor, onlar zorda kalsın istemiyor, onlara sahip çıkıyor, devlete, millete sahip çıkıyor. Bu, Türkiye için büyük bir aşamadır. Onun için birilerinin en fazla korktuğu alan da burasıdır. ‘Devletle millet bütünleşirse bu milletin önü tutulmaz. Devletle millet bütünleşirse bu devlet, milletin her bir ferdi için hizmetkâr bir devlet olarak en ücra köşeye kadar gider, hizmetini götürür. Devletle millet bütünleşirse, millet elindeki en küçük imkânı bile yeter ki devlet ayakta dursun’ diyerek devletiyle paylaşır. İşte Türkiye’de kazandığımız en önemli güç budur. Bu gücü asla kaybetmeyeceğiz. 15 Temmuz’da milletimiz tanklara, uçaklara karşı göğsünü siper ederek hem ülkeye hem vatanına hem inancına hem bayrağına hem de cümle âleme, üç-beş tane eşkıyanın artık eski dönemlerde olduğu gibi bu devlete el koyamayacağını gösterdi.”

    “FETÖ’nün algı operasyonları”

    Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, konuşmasında FETÖ Terör Örgütü’nün oluşturduğu algı operasyonuna dikkati çekti. Kurtulmuş, şöyle dedi: “FETÖ şimdi içeride ve dışarıda destekçileriyle Türkiye’ye karşı haince birtakım algı operasyonları yapıyor. Ne yaparsanız yapın artık boş. Bu millet artık uyanmıştır. Bu milletin ne kadar büyük bir millet olduğunu, devletle milletin iç içe geçip kaynaştığını 15 Temmuz’da gördük. Siz değil, arkanızdaki bütün güçlerle gelin. Siz değil, bütün terör örgütlerini yanınıza alarak gelin, bu millete artık zarar veremeyeceksiniz, zararınız dokunmayacaktır. Bu millete karşı kalkan her eli kıracağız ve bu millete, bu devlete, bu ülkeye karşı ortaya konulan her tuzağı Allah’ın izniyle bozacağız.” Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Vali Seyfettin Azizoğlu, AK Parti Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, belediye başkanları ve diğer protokol üyeleriyle birlikte Nurettin Topçu Bilgi Evi’nin açılışı yapıldı. Prof. Dr. Kurtulmuş, açılış sonrası bilgi evini gezerek, atölyelerdeki çalışmaları izledi.