Etiket: Numan

  • AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş:

    Kocaeli Büyükşehir belediyesi tarafından düzenlenen ve 3 gün boyunca devam eden Kartepe Zirvesi’nin kapanış oturumunda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, “Bugün Amerika’nın Afganistan’ı işgali olmasaydı, Afganistan’da önce Taliban sonra El Kaide diye bir örgüt ortaya çıkmayacaktı. Eğer bugün El-Kaide gibi uluslararası bir terör örgütünden bahsediyorsak bunun bir numaralı sebebi Afgan halkının yaşamış olduğu bıkkınlık ve buna karşı gelişen reaksiyonlardır” dedi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kartepe Zirvesi, 3 gün boyunca “Göç, Mültecilik ve İnsanık” teması ile birçok sorunu ele aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımıyla açılışı yapılan zirvenin kapanış oturumu da eski Kültür ve Turizm Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleşti. Göç ve mültecilik konusunda birçok konunun akademisyen, Türk ve yabancı diplomatlar tarafından ele alındığı zirvenin kapanış oturumuna Numan Kurtulmuş’un yanı sıra, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ile çok sayıda davetli yer aldı.

    “Kanayan bir yara var, onu dindirme görevimiz var”

    Zirvenin kapanış oturumunda konuşan Kocaeli Büyükşehir belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Göç insanlık tarihi boyunca ola gelmiştir. Bunlar zalimlerin yönetiminde, ihtiyaçlardan olmuştur. Bundan kaynaklananın onur kırıcı bir yanı yoktur. Bir insan, inancından, namusundan, can korkusundan dolayı, onu büyüdüğü topraklardan kopartmak, onu göçe zorlamak, onu itelemek, insanlık onuruna terstir. Ama bunları yapanlar var. Bunların karşısında duygusuzca davrananlar var. Silahın burada kullanıldığı da görülüyor. Bile bile satıyor, umursamıyor. İnsanlık ölmüş. İnsanın onuru, namusu ayaklar altına alınmış. Hiç umursamayanlar var. Bizim medeniyetimizde muhacirlik olabilir. Ama onun gereği ensarlıktır. Onu kardeşçe kabullenmek vardır. Suriyeliler geldi, Türkiye’nin tavrı da bu oldu. Cumhurbaşkanımız sağ olsun sahiplendi. ‘3 milyon insanı nasıl besleyeceğiz. Türkiye elden gidiyor’ gibi çok ses çıktı. Ama biz bunlara aldırış etmedik. Bizim şehrimizde de 40 bine yakın Suriyeli var. Birçoğu da çalışıp üretiyor. Belediyenin neyine, ‘Büyükşehir kendi işine bakasın’ diyebilirler. Ama kanayan bir yara var, onu dindirme görevimiz var” dedi.

    “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’in yaptığı bütün zulümlere karşı alınacak kararları veto ediyor”

    Daha sonra Konuşan Numan Kurtulmuş, Göç ve mültecilik sorunlarının çözümü için yapılan çözüm yöntemlerindeki anlayışın değişmesi gerektiğini belirterek, “Göçmen meselesini konuşuyoruz, istatistikleri konuşuyoruz, şuradan şu kadar buradan bu kadar gelsin diyoruz. Çözümleri de konuşmaya çok şükür başlıyoruz ama çözelim dendiği zaman dünyanın buna takati yok tam da sorun buradadır. Takati olmamış, olmayan çivisi çıkmış bir dünya sisteminden bahsediyoruz. Büyüsü bozulmuş bir dünya sisteminden bahsediyoruz. Aslında sadece göçmen meselesini değil, dünyanın hiçbir bölgesel ya da küresel sorununu çözemeyen bir dünya sisteminden bahsediyoruz. Göçün bu kadar ağır tehdit haline gelmiş olmasının önemli sebeplerinden birisi de insanlık aleminin takatinin kalmamış olmasıdır. Filistin’de daha dün göz göre göre 5 kişiyi şehit ettiler. Her gün onlarca insan hayatını kaybediyor, her gün bir çok aile Filistin’i terk etmek zorunda kalıyor. Evlerine arazilerine el konuluyor dünya seyrediyor. Konu yüzlerce kez Birleşmiş Milletler’e konu geliyor ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’in yaptığı bütün zulümlere karşı alınacak kararları veto ediyor. Suriye’den bahsediyoruz, orada kimyasal silahlar kullanılıyor diyoruz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne konu geldiği zaman orada da bu sefer Suriye’nin dayısı veto ediyor, Suriye’nin yaptığı zulüm yanına kalıyor” dedi.

    “Her ülke kendi gayrisafi milli hasılasının bir miktarını Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin hesabına yatırsın”

    Ülkelerin mültecilik sorunun ortadan kalkması için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne bağışta bulunması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bu meselenin değiştirilmesi için tekrar dile getiriyoruz; dünya 5’ten büyüktür. Dünya sadece bu 5 ülkenin insafına terk edilemez. Bırakın iç savaşlar, iç çatışmaları dindirmeyi, Birleşmiş Milletler, Mülteci Yüksek Kurulu, Türkiye’nin mülteciler konusundaki çabalarının ne kadar değerli olduğunu bilsin. Hiç olmazsa bu insanların yaralarına biraz olsun mehlem olalım. Uluslararası camia bunun için biraz finansal bütçe ayırsın. Hazır Birleşmiş Milletlerin bir kuruluşu var. Yüksek Komiserlik kuruluşunu biraz desteklesinler. Bu insanlar sokaklarda, denizlerde ölmek zorunda kalmasın. Para verin dese ki para vermezler. Savaşı durdurun desek, durduramazlar. Mültecilere yardım etmezler. Çünkü mülteciler dünyanın bu saygın ve etki belirleyicileri için yabancılardır ve bunun için bu meseleyi kaideye almazlar. Bakın Türkiye, dünyadaki farklı ülkelere İslami yardım konusunda dünya birincisidir. Biz dünyanın zengin ülkelerinden değiliz. Bizden çok zengin ülkeler var. Kişi başına 40 bin, 50 bin dolar mili geliri olan ülkeler var. Hadi gelin Kartepe Zirvesi’nin bildirisine girmesini istediğim şeyi bir kez daha söylüyorum. Mülteci meselesi için vicdanınız sızlıyor mu? Bu inşaların dramı sizleri üzüyor mu? Her ülke kendi gayrisafi milli hasılasının bir miktarını Birleşmiş milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin hesabına yatırsın. Bir takım sadakalarla değil, zenginliklerinizin bir miktarını buraya versin” diye konuştu.

    “Kürt’ü Türk’e Türk’ü Arap’a ve Kürt’e düşman etmek istiyorlar”

    Yaşanan sorunların işgal arzusu sonrasında ortaya çıktığını kaydeden Kurtulmuş, “Bugün dünyada iki tane farklı siyaset çizgisinin mücadele halinde olduğunu söylemek isterim bunlardan birisi, savaş-çatışma ve gerilim yanlıları onlar ordularını buraya yönlendiriyorlar, ordularının buraya gelmesi için gayret sarf ediyorlar, işgalleri teşvik ediyorlar iç savaşlarda vekalet savaşları üzerinden kendi piyonlarıyla bölgeyi yeniden düzenlemeye çalışıyorlar. Bana bir Allah’ın kulu nasıl izah edebilir, DEAŞ denilen örgüt, bir ara 90 bin militana kadar ulaştı. Birbirini hiç tanımayan bu insanları kim nasıl bir araya getirdi nasıl ellerine 10 binlerce dolarlık ölüm silahlarını verdi ve nasıl Ortadoğu coğrafyasında bunları topladı. Hatırlar mısınız bir hafta içinde Suriye’nin en batısından başladılar ‘Allah’u Ekber’ diyerek Musul’a Kerkük’e kadar geldiler. Sonra çok aleyen beyan görüldü ki bu militanları buraya getiren güç Kürt’ü Türk’e Türk’ü Arap’a ve Kürt’e düşman etmek istiyor. Bu militanları buraya getirmek isteyen güç Suriye’yi bölmek Irak’ı paramparça etmek istiyor. Bana kim anlatabilir ki Suriye’de daha bundan 6-7 sene evvel nüfus kağıtları dahi olmayan pasaport almaları dahi çok zor olan Kürt kardeşlerimiz üzerinden PYD-YPG diye bir örgüt kuracaklar ve bu örgüt sınırlar boyunca halkları birbirinden ayıracak bir terör devleti oluşturmaya niyetlenecek. Bu niyet 3-5 tane militanın bir araya gelerek ya da 3-5 tane zeki adamın internet üzerinden haberleşerek ortaya koyduğu bir sonuç değildir” şeklinde konuştu.

    “Amerika’nın Afganistan’ı işgali olmasaydı, Afganistan’da örgüt ortaya çıkmayacaktı”

    Afganistan’da yaşanan terör olaylarının Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’ı işgal etmesinden sonra ortaya çıktığını belirten, AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, “Bugün Amerika’nın Afganistan’ı işgali olmasaydı, Afganistan’da önce Taliban sonra El Kaide diye bir örgüt ortaya çıkmayacaktı. Eğer bugün El-Kaide gibi uluslararası bir terör örgütünden bahsediyorsak bunun bir numaralı sebebi Afgan halkının yaşamış olduğu bıkkınlık ve buna karşı gelişen reaksiyonlardır. Dolayısıyla bu anlamda işgallerin ve dış müdahaleleri ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz. Ayrıca aynı şekilde bölgede yaşananlara bir bakın 90’larda Irak’ın işgaliyle başlayan süreçte maalesef birçok terör örgütünün alt yapısını oluşturan toplumsal gelişmeler sağlamıştır. Örnek olarak söylüyorum asırlar boyunca bir arada yaşayan Kerkük’ü Araplar’ın Türkmenlerin, Sünnilerin ve Şiilerin ne yazık ki işgal sonrası döneminin ortaya çıkardığı desteklenen ayrıştırma süreci sonucu birbirine düşman haline getirilmiştir. Bu işgalin en önemli tahribatlarından birisi özellikle son 25 yıldır bu coğrafyada devam eden işgal ve dış müdahalelerin en temel etkilerinden birisi bölgedeki etnik ve mezhebi ayrıştırma arzusudur” ifadelerini kullandı.

    Karttepe Zirvesi’nin son oturumu Numan Kurtulmuş’un konuşmasının ardından gerçekleştiren hediye takdimi ile sona erdi.

  • Numan Kurtulmuş: “AK Parti olarak bir kere daha tarih yazacağız”

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, yerel seçimlerle ilgili, “31 Mart 2019 seçimlerinde AK Parti olarak bir kere daha Konya’da tarih yazacağız, destan yazacağız, büyük bir zafer kazanacağız” dedi.

    Konya’da partisinin 72. İl Danışma Meclisine katılan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ,yerel seçimlerde AK partinin aday kadrosunun hangi özelliklere sahip olması gerektiğini anlattı. Seçim sonrası Konya’da destan yazacaklarını söyleyen Kurtulmuş, “AK Partinin adaylarının 5 özelliğini söyledim, tevazu sahibi, adalet sahibi, ehliyet sahibi, liyakat sahibi, ve millete sadakat sahibi olacak. Elinize her biriniz büyütecinizi alın kendi ilçenizde lütfen arayın. Biz en iyi insanları kadın, erkek, gençlerden en iyi insanları çıkarmak zorundayız. Ama benim arkadaşım, hısımım, akrabam, köylüm, komşum, beraber siyaset yaptık, şu işte ortaklık yaptık, yok. Milletin içerisinden çıkan en değerli adamları bulup çıkarmak AK Parti Konya teşkilatımızın bu süreçteki bir numaralı vazifesidir. Bu 5 özelliğe sahip adaylarımızı inşallah ortaya çıkaracağız, en güçlü isimleri, kim bir oy fazla alacaksa ve bu özelliklere kim daha fazla sahip, yani kim ehliyetli, kim liyakatli, kim sadakatli kim tevazu ve adalet sahibiyse onlarla yolumuza devam edeceğiz. Bu hareket en büyük siyasi harekettir. Sonunda tevazuyla, sadakatle ve gayretle çalışacağız, azimle çalışacağız. Çünkü biz biliyoruz ki azmettiğiniz zaman sonucunu almak mümkündür. Biz bir şekilde azmettiğimizde daha mütevekkil oluruz. Çünkü biliriz ki gayret bizden, tevfik Allah’tan. Biz koşturacağız, gayret edeceğiz, gereği neyse yerine getireceğiz, üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getireceğiz. Bizden kaynaklanan eksik, yanlış kalmayacak. Safları sıklaştıracağız. Kardeşliğimizi arttıracağız, birliğimizi, dirliğimizi çoğaltacağız, halkımızla daha fazla bütünleşeğiz ve inşallah 31 Mart 2019 seçimlerinde AK Parti olarak bir kere daha Konya’da tarih yazacağız, destan yazacağız, büyük bir zafer kazanacağız” şeklinde konuştu.

    “Türkiye kendi insansız hava aracını üretebilir bir noktaya geldi”

    Numan Kurtulmuş, geçmiş zamanlarda Türkiye’nin gelişmesine müsaade edilmediğini vurguladı. Türkiye’nin artık kendi savunma sanayisini geliştirdiğini ve kendi insansız hava araçlarını kendisinin ürettiğini belirten Kurtulmuş,“Türkiye’nin yakın tarihi aynı zamanda özellikle teknoloji tarihi Türkiye’nin ihanet tarihidir. Birkaç tane noktayı yine geçmişi unutmamanız için söylüyorum. Nuri Demirağ ismini herkes tanıyor. Nuri Demirağ 1940’lı yıllarda tamamıyla Türk mühendisliğinin sonucu olarak yerli uçağımızı yaptık. Yurt dışına satma aşamasındayken ne yazık ki Türkiye’nin karanlık odakları Nuri Demirağ’ın fabrikasını kapattırdı, o uçağı yaptırmadı. Aynı şekilde devrim arabalarını hatırlıyorsunuz. Türkiye 1960’lı yılların başında kendi yerli arabasını yapmışken yine aynı karanlık el Türkiye’nin arabasını yaptırmadı. Yıl 1978, Ankara’da Türk Uçak Sanayi Anonim Şirketi İtalyan Tornedo firmasıyla birlikte Türk savaş uçağını yapacakken İtalyanlar geldi, masanın bir tarafında İtalyanlar oturuyor, karşı tarafta bizimkiler TÜSAŞ yetkilileri, Türkiye’nin karanlık odasından bir telgraf ‘ bu anlaşmayı yapmayacaksınız , masadan kalkın.’ 1978’de Türkiye’de savaş uçağını yaptırmadılar. 2-3 hafta önce İstanbul’da bir Teknofest oldu . Hepimiz çok sevindik. Yüz bin insan izlemiş, Türkiye artık kendi harp sanayini, kendi uçak sanayini, kendi insansız hava araçlarını yapabilir bir noktaya geldi. Biz üç sene insansız hava araçlarını alabilmek için müttefikimiz olan bir ülkenin kapısında bekledik, vermediler. Çünkü biz terörle mücadele ederken maalesef müttefikimiz olan ülke aynı zamanda terörün amcasının oğlu olan öteki taraftaki terör örgütüyle iş birliği yapıyordu. Bize vermediler, iyi ki de, bedeli ağır oldu ama çok şükür şimdi Türkiye kendi insansız hava aracını üretebilir bir noktaya geldi” ifadelerini kullandı.

    AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta ise, “Biz yapabildiklerimizle yapamadıklarımızı önümüze koyup eksiğimiz hatamız neredeyse bunu tamamlamayı göze aldığımız için iktidardayız ve milletin ümidi olduğumuz için bugün iktidardayız bugün buradayız ve bu kadar güçlüyüz. Bu gücünü de milletten alan AK Parti başka hiçbir güce başka hiçbir vesayet odağına bugüne kadar teslim olmadığı gibi bugünden sonra da teslim olmayacaktır. Bizler en alttaki mahalle temsilcimizden başlayarak en üstteki Cumhurbaşkanımızın arasındaki zinciri hiç koparmadan birbirimizle olan birliğimizi beraberliğimizi samimiyetimizi gücümüzü koruduğumuz sürece bu davanın önüne geçebilecek hiçbir güç yoktur” dedi.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Bizde onlardan aldığımız çıtayı daha yükseğe taşımak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bir taraftan da Cumhurbaşkanımızın hedef gösterdiği gönül belediyeciliği için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki şehirleri temiz tutabilirsiniz, asfaltları yenileyebilirsiniz parkları artırabilirsiniz ama yaptığınız hizmetler insanların gönlünde yer bulmuyorsa mutlaka bir eksik kalıyordur. Rahmetli Turgut Cansever’in dediği gibi ‘Şehirleri imar edebilirsiniz. Şehirleri imar ederken nesilleri ihmal ederseniz ihmal ettiğiniz o nesiller imar ettiğiniz şehirleri tahrip eder’ onun için biz bir taraftan şehrin imarı için bir taraftan da neslin ihyası çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.

    AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı da konuşmasında, “381 üyemizle 4bin 600 sandık kurulumuzla bin 200 mahalle üyemizle 31 ilçemizle Türkiye’nin coğrafi olarak en büyük ilinde teşkilat çalışmalarımızı yönetiyoruz. Kurulduğu günden bugüne kadar partimizi bağrına basan millet sevdasıyla yola çıkmış liderimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan her dönem ve her seçimde o desteğini artırarak devam eden aziz hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. 24 haziran seçimlerini geride bıraktık geçtiğimiz danışma meclisi toplantısında değerlendirdik. Yeni bir yerel seçimlere doğru yürüyoruz. Milletten aldığımız o emaneti milletin verdiği o destekle yürüyüşüne devam eden AK Parti yerelde hem ilçe hem büyükşehir belediye başkanlarımızla hükümetimizin kamu kuruluşlarıyla yaptığı yatırımlarla şehrimiz 16 yılda hayallerin ötesinde büyük işleri gerçekleştirdi. Ak kadroların bu davaya olan samimiyeti ve gayreti millete olan gönül yolculuğu bu kutlu yürüyüşe devam edecek inşallah” ifadelerine yer verdi.

  • Şehit Jan. Er Numan Altuntaş’ın mezarı yenilendi

    1994 yılında Batman İli Sason ilçesinde P. Tğm. Cemal Kocaer’in tabancasının kazara ateş alması sonucu şehit olan Jandarma Er Numan Altuntaş’ın mezarı yenilendi.

    Çorum İl Özel İdaresi tarafından şehitlerin mezarlarının yapım, bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor. Yapılan açıklamada, “Sungurlu İlçesi Kula Köyü Paşa Çiftliği Mahallesi Mezarlığı’nda yer alan Şehit Jandarma Er Numan Altuntaş’ın mevcut mezarı yenilenmiştir” ifadesi kullanıldı.

  • Numan Kurtulmuş, Suudi gazeteci hakkında konuştu

    AK Parti Genel Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada, “Cemal Kaşıkçı’nın herhangi bir yerden ortaya çıkmasını bekleriz, temenni ederiz, dua ederiz” dedi.

    Birtakım ziyaretler sebebiyle Eskişehir’e gelen Numan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Kurtulmuş, toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Filistin meselesinin insanlığın ortak meselesi olduğuna değinen Kurtulmuş, “Şimdi önümüzde Menbiç’te bir süreçle karşı karşıyayız. Ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri ile baştan beri yapılan pazarlıklarda verilen sözler bir şekilde yerine gelmemiş, PYD ve YPG ile mücadele tabiri caizse zamana yayılarak sulandırılmıştır. Maalesef İsrail’in Filistin halkına göstermiş olduğu yeni şiddet evresidir. Tamamen bütün rasyonalitesini kaybetmiş, başından itibaren hiçbir insani ve vicdani kaygısı olmayan ama tabiri caizse çıldırmış bir tonda sivil milisleri kullanarak, gerektiğinde kendi askeri gücünü kullanarak, gerektiğinde bomba kullanarak, gerektiğinde sahici mermiler kullanarak Filistin halkına karşı inanılmaz, dayanılmaz bir baskı ve zulüm dönemine geçtiler. Filistin meselesinin insanlığın ortak meselesi olduğunu bir kere daha ifade edip sadece bir gazetecinin kaybolması meselesinden çok daha büyük bir olaydır” diye konuştu.

    “En ufak detaya kadar titizlikle inceliyor”

    Cemal Kaşıkçı hakkında da konuşan Numan Kurtulmuş, “2018 yılının sonunda dünyanın en büyük metropollerinden birisinde yine dünyanın önemli ülkelerinin birisinin konsolosluğu içinde bu olay ortaya çıkıyor. Bizim gençliğimizin çocukluğumuzun soğuk savaş dönemlerini hatırlatan vahim bir olaydır. Bu son derece ürkütücü bir tablodur. Türkiye olarak burada en ufak bir müsammahanın içinde olmayacağımızın bilinmesini bir kere daha ifade etmek isteriz. Her hangi bir bilgi, somutlaşmış net bir bilgi olduğu takdirde bu dünya kamuoyuna paylaşılacaktır. Tabiri caizse İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda ne olup bittiğini dünya nefesini tutmuş birinci haber olarak bunu izliyor. Çünkü benim taşıdığım endişeyi insanların çok büyük bir kısmı taşıyor. Neden, acaba böyle kirli pasaklı casus filmlerine benzer o eski cinayet senaryoları tekrar gündeme getiriliyor. Ümit ederiz ki öyle değildir. Cemal Kaşıkçı’nın herhangi bir yerden ortaya çıkmasını bekleriz, temenni ederiz, dua ederiz. İstihbarat birimlerimiz, ilgili bütün birimlerimiz en ufak detaya kadar titizlikle inceliyor” ifadelerini kullandı.

    Son olarak Orta Doğu’da barış olmadan dünyada barış olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş şunları söyledi;

    “Filistin konusunda Türkiye gerçekten mükemmel bir liderlik ortaya koydu. Biliyorsunuz insan İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak Cumhurbaşkanımızın iki kez İslam İşbirliği Teşkilatı’nı Türkiye’de topladı. Bu anlamda Filistin meselesinde son yıllarda İslam dünyasında yeniden bir ilgi alaka, uyanma başlamıştır. İslam dünyasının hakları arasında zaten tereddütsüz bir şekilde Filistin’e destek vardır. Filistin meselesinin dünya barışının kilidi olduğunu dünyaya çok daha net bir şekilde anlatmamız lazım. Ortadoğu’da barış olmadan dünya barışına kavuşamayız. O kapının kilidi de Filistin meselesidir. Hatta Filistin değil İsrail meselesidir.”

  • Numan Kurtulmuş’tan şehit evi ziyareti

    AK Parti Genel Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, Batman’da el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan askerlerden Jandarma Uzman Çavuş Neşet Gök’ün baba ocağını ziyaret ederek başsağlığı diledi.

    Bir dizi programa katılmak üzere Eskişehir’e gelen Numan Kurtulmuş, bir otelde düzenlenen AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’na katıldı. Daha sonra buradan ayrılan Kurtulmuş, Batman’da el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit düşen Eskişehirli Neşet Gök’ün baba ocağını ziyaret etti. Burada bir süre aile ile sohbet eden Kurtulmuş, daha sonra aile ile birlikte fotoğraf çektirdi. Baba Turan Gök, ziyarette Numan Kurtulmuş ile konuştuğu esnada şehidin kardeşini göstererek, “Abisinin yolundan gidecek. O da abisini takip edecek. Fırsat vermeyeceğiz artık. Onlar bir tanemizi şehit alırlarsa biz bin tane oluruz. Daha çok birlik beraberlik içinde oluruz. Bölemezler hiçbir zaman” ifadelerini kullandı.

    Numan Kurulmuş, daha sonra başsağlığı dileyerek AK Parti İl Binasına gitmek üzere şehit evinden ayrıldı.