Etiket: Nüfusunun

  • Dünya nüfusunun çoğunluğu 2019’dan umutsuz

    Dünya nüfusunun yüzde 28’i 2019’da 2018’e göre daha barışçıl bir yıl beklerken, yüzde 34’ü daha çok sorun yaşanacağına inanıyor. Türkiye’de ise 2019 yılından barış bekleyenlerin oranı yüzde 48, kargaşa yaşanacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 31.

    Uluslararası Araştırma platformu Gallup International tarafından her yılın sonunda, dünya genelinde yapılan “Barış Beklentisi” araştırması sonuçlandı. Türkiye bölümünü Barem Research’ün yürüttüğü araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmada 50 ülkeden ülke nüfuslarını temsil eden toplam 48 bin 755 kişi ile, Türkiye’den ise 1001 kişi ile görüşme sağlandı.

    Sarı Yelekliler hareketi Fransa’yı en çok kargaşa bekleyen ülke yaptı

    Araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 28’i 2018’e göre daha barışçıl bir yıl beklerken, yüzde 34’ü daha çok sorun yaşanacağına inanıyor. Barışa güven; Hindistan, Arnavutluk, Nijerya ve ilginç bir şekilde Pakistan’da parlıyor. Diğer taraftan hafta sonu protestoları ve “Sarı Yelekliler” hareketi Fransa’yı önümüzdeki yıl en çok kargaşa bekleyen ülke (yüzde 70) haline getirdi. Dünya genelinde erkeklerde ve yaş arttıkça kargaşa beklentisinin de artış sergilediği izlendi.

    Dünya geneline kıyasla Türkiye daha barışçıl bir yıl bekliyor

    Türkiye’de ise 2019 yılından barış bekleyenlerin oranı yüzde 48 ile, kargaşa yaşanacağını düşünenlerin oranından (yüzde 31) daha yüksek. Barış beklentisi yaş grupları ve kadın-erkek arasında belirgin olarak farklılık göstermiyor. Ancak eğitim, gelir ve sosyoekonomik statü grubu yükseldikçe azalıyor.

    Araştırma sonuçlarına göre dünya nüfusunun yüzde 39’u 2019 yılının 2018’e göre kendisi için daha iyi geçeceğini düşünürken yüzde 24’ü tersini bekliyor. Daha iyi bir 2019 yılı beklentisi yaşam koşullarına rağmen genel olarak iyimser bir bölge olan Afrika’da, Hindistan’da, AB dışı Avrupa’da, ABD’de ve Latin Amerika’da artıyor. Tam tersi önümüzdeki yıl için Ortadoğu’da, Rusya’da ve bir yere kadar Batı Avrupa’da karamsarlık gözleniyor.

    Araştırmanın yapıldığı 50 ülkenin 35’inde geleneksel olarak yeni yıldan umut hakim iken, bu yıl 15 ülke istisna olarak görünüyor. Bu konuda en iyimser ülkeler Hindistan, Arnavutluk, Meksika, Ermenistan ve Gana iken; en karamsar ülkeler Ürdün, Lübnan, İtalya, Kore ve Hong Kong.

    Zengin ülkeler karamsar, yoksul ülkeler umutlu

    Araştırma sonuçlarına göre AB’nin giderek karamsarlaştığını belirten Gallup International Association Başkanı Kancho Stoychev, “Önceki yıllarda geleneksel olarak dünyanın dört bir yanında insanlar sorunludan çok, daha barışçıl bir yeni yıl beklerdi ve bunun sürekli istisnası Ortadoğu olurdu. Ancak şimdi, bu yüzyılda ilk kez artan sayıda Batı Avrupalı, önümüzdeki yılın daha az barışçıl olmasından korkuyor. İkinci Dünya Savaşını kazanan ülkeler tarafından şekillenen global politik yapı hızla ayrı düşüyor ve Batı Avrupa ulusları bundan sonra olacaklardan ve aynı zamanda güç değişikliğinde söz sahibi olup olmayacaklarından endişeliler. Büyük mücadelenin ekonomik olarak ABD ve Çin, askeri olarak da ABD ve Rusya arasında geçeceğini gösteriyor. Avrupa’nın ise giderek müzakerelerden dışlanmış olduğu görünüyor. Araştırmamıza göre zengin ülkelerde yaşayan insanlar önümüzdeki yıl için daha karamsarlar ve bunun tersi de geçerli. Görünen o ki, eldekini kaybetme korkusu sahip olmama korkusundan daha büyük. AB giderek karamsarlaşıyor ve bunun nedenlerini saymaya bile gerek yok. Rusya aynı şekildeyken, ABD’de 2019 yılından umut son 10 yılın en yüksek seviyesinde. Burada ana dürtü muhtemelen ABD ekonomisinin performansı” dedi.

  • Manisa nüfusunun yüzde 17’si emekli

    Sosyal Güvenlik Haftası nedeniyle bir açıklama yapan SGK Manisa İl Müdürü Yavuz Kurt, “Manisa’da aktif çalışan sigortalı sayımız 405 binin üzerine çıktı. Bu il nüfusunun yüzde 28’i demek. 242 binin üzerinde de emeklimiz mevcut. Yani il nüfusumuzun yüzde 17’side emekli konumunda. Çalışanların emekli vatandaşlarımıza yapılan ödemeleri finanse etme oranı da pozitif bir seyir izliyor” dedi.

    Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Manisa İl Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk ve Milli Egemenlik Anıtı’na çelenk sunuldu. Törene; SGK İl Müdürü Yavuz Kurt, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Genç, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Önal, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Sinan Aktaş, Vergi Dairesi Başkanvekili Ramazan Yaşar, Manisa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı İsmet Taner ve SGK çalışanları katıldı.

    Manisa İstihdam seferberliğinde 9. sırada

    Çelenk sunumunun ardından SGK Manisa İl Müdürü Yavuz Kurt yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan milli istihdam seferberliği kapsamında Manisa’nın 9. olduğunu kaydetti. Kurt, “Açıklanan son verilere göre de Türkiye’de işsizlik 10.8 olarak gerçekleşti. Bu rakam 2017 Ocak ayında “13 seviyelerindeydi. 2017 yılında 1.5 milyon ilave istihdam gerçekleşti. Türkiye ekonomisi de aynı dönemde 7.4 büyüme kaydetti. Yakalanan bu başarı, işverenlerimizin ve vatandaşlarımızın Türk ekonomisine olan güveni ve yatırım kararlılığının bir eseridir. Bu başarının 2018’de de tekrarlanmasını can-ı gönülden diliyorum. İşsizlerimizin iş sahibi olmaları ve sigorta girişlerinin yapılması Kurumumuzun prim gelirlerini de arttırıcı bir etki yapıyor. Böylece, iş imkanı bulan vatandaşlarımız geçimlerini temin ederken, SGK’nın hizmet kalitesini arttırabilmek ve finansal dengelerini sürdürülebilir kılmak mümkün oluyor. İl Müdürlüğü olarak Manisa’mızda yatırım yapan. İstihdam kapısı olan ve primlerini düzenli ödeyen tüm işverenlerimize, esnafımıza teşekkürü bir borç biliyoruz” dedi.

    Manisa’da 405 binin üzerinde aktif çalışan var

    Ülkemizde aktif sigortalıların sayısı işçi, esnaf ve memurlarla birlikte 22 milyonun üzerinde olduğunu vurgulayan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumumuzdan aylık ve gelir alanların sayısı ise 12 milyonu aşmış durumda. İlimizde de aktif çalışan sayımız 405 binin üzerine çıktı. Bu il nüfusunun yüzde 28’i demek. 242 binin üzerinde de emeklimiz mevcut. Yani il nüfusumuzun yüzde 17’side emekli konumunda. Yapılmakta olan yeni yatırımlar, kapasite kullanım oranlarında yaşanan artışlar ve kayıtlı istihdamda her geçen gün elde edilen olumlu gelişmelerle aktif sigortalılarımızın sayısı giderek yükseliyor. Böylelikle, çalışanların emekli vatandaşlarımıza yapılan ödemeleri finanse etme oranı da pozitif bir seyir izliyor.”

    SGK’nın herkesi şemsiyesi altında topladığını belirten Kurt, şunları kaydetti: “SGK, tüm Türkiye’nin güvencesi olan ve idarecilerimizi, köylülerimizi, madencilerimizi, esnafımızı, memurumuzu, bebelerimizi ve dedelerimizi, şehit yakını ve gazilerimizi bir şemsiye altında buluşturan, milletimizin velinimeti olarak adlandırabileceğim dev bir kurum. Kurumumuz 2006 yılında gerçekleştirdiği reformla aradan geçen 12 yıl gibi kısa bir sürede dünyaya model teşkil eden büyük bir dönüşüm gerçekleştirdi. Bundan sonrada çağımızın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde değişime önderlik etmeye devam edeceğiz. Teknolojiden üst seviyede faydalanıyoruz. Kurumumuza kadar gelmeden e-devlet üzerinden emekli aylığı ve kesintileri öğrenebilme, hizmet dökümü alabilme, ilaç ve rapor bilgisi sorgulama, emeklilik başvurusu yapma, adres ve banka değişikliği, borç sorgulama, isteğe bağlı başvurusu, ölüm yardımı talebi, tedavi bilgileri sorgulama gibi 87 farklı konuda hizmet alabilmek mümkün. Emeklilik başvurularını işçilerimizde ortalama 18 gün, esnafımızda ise 10 gün gibi kısa sürelerde sonuçlandırabiliyoruz. Burada da hedefimiz tek tuşla aynı gün emekliliği sağlayabilmek.”

    “Teşvik uygulamaları istihdam maliyetlerini aşağıya çekiyor”

    SGK’nın 10’un üzerindeki teşvik uygulamasıyla iş gücü piyasasının canlanmasına ve istihdam maliyetlerinin aşağıya çekilmesine katkı sağladığına vurgu yapan Kurt, “Teşvikler bu noktada çok etkili sonuçlar doğuruyor. Manisa’da sadece 2018 yılı Mart ayında işçi istihdam eden sanayicimize, küçük ve orta boylu işletmelere ve esnafımıza 48 milyonu aşan tutarda prim teşviki sağlandı. Kadın ve genç işçi istihdamından, araştırma geliştirme faaliyetlerine, engelli istihdamından, imalat ve bilişim sektörlerine kadar çok farklı alanlarda teşvik olanakları bulunuyor. Bu politikanın yeni yatırımlara ve istihdama ilham kaynağı olduğuna inanıyorum. Yapmış olduğumuz analizlerle sağlanan prim teşviklerinden Manisa’da ne kadar yararlanıldığını tespit ediyoruz. Bu imkandan yararlanan işveren sayımızı arttırmak için işverenlerimize ve meslek kuruluşlarına yönelik seminerler düzenliyoruz. Ayrıca, işletmelerin ilgili birimlerinin uygulayıcılarına yönelik birebir eğitim verdiğimiz çalışma gruplarımız var. Bu yıl Mart ayında çıkan 7103 sayılı yasa ile yılbaşından sonuna kadar, imalat sektöründe faaliyet gösteren ve en fazla 3 işçi çalıştıran esnaf işyerlerinde, 2017 yılı ortalama sigortalı sayısının üzerine işe alınacak ilave iki işçinin bir ay ücretini işveren bir aysa devlet ödeyecek. Ücretin karşılandığı ayda prim ve vergi giderleri de devlet tarafından karşılanacak. Bu işçilerin işe başlamadan önce son 3 ay içinde sadece 10 gün çalışmış olmaları, geri kalan sürede işsiz olmaları gerekiyor. Ayrıca, bilişim ve imalat sektöründe faaliyet gösteren işverenlerinde 2017 yılı ortalama sigortalı sayıları üzerine işe aldıkları işçilerden ötürü prim ve vergi giderleri sıfırlanıyor. SGK olarak kayıt dışını sıfırlamak, emekli aylıklarını en kısa sürede bağlamak, her noktada ve her konuda ulaşılabilir, şeffaf ve güler yüzlü hizmet sunmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Türkiye nüfusunun yüzde 12,3’ünü engelliler oluşturuyor

    Zihinsel Engellilerin Eğitimi Rehabilitasyonu ve İstihdamı Derneği, zihinsel engelli çocuklar için el sanatları kermesi düzenledi.

    10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında, Mimarsinan Parkında gerçekleştirilen ve zihinsel engelli çocukların kendi yaptıkları el sanatlarının satışa sunulduğu kermes etkinliğine Vali Yardımcısı Ali Uslanmaz,AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul Ve Yetimleri Derneği Kayseri Şubesi Başkanı Yılmaz Üçkan, Zihinsel Engellilerin Eğitimi Rehabilitasyonu ve İstihdamı Derneği Başkanı Hasan Aykülteli, çok sayıda öğrenci ve ailesi katıldı.

    Etkinlikle ilgili açıklama yapan Dernek Başkanı Aykülteli, Türkiye nüfusunun yüzde 12,3’ünü engelli bireylerin oluşturduğunu söyledi. Söz konusu engelli oranıyla, nüfusun yaklaşık 30 milyonunun engelli sorunlarından doğrudan etkilendiğini belirten Aykülteli, 2002 yılından itibaren sosyal devlet anlayışı doğrultusunda engelliler için bir takım iyileştirmeler yapılmış olsa da,, engelli birey ve ailelerinin ortak sorunları olan eğitim, sağlık, istihdam, erişilebilirlik ve sosyal güvenlik konularında eksikler olduğuna dikkat çekti.

    Engellileri başkalarına bağımlı ve topluma yük olma ezikliğinden kurtaracak en önemli faktörlerden birinin istihdam olduğunu kaydeden Aykülteli, “İstihdamı zor olan ağır engellilerin sosyal güvenlik kapsamında korunmaları ve kendilerine yeterli düzeyde gelir sağlanması gerekmektedir. Evde bakım desteği hususunda hane halkı gelirine bakılmadan engellinin kendi gelirine bakılarak aile bireylerinin eline bakar durumdan çıkarılmalıdır” diye konuştu.

    12’ncisi düzenlenen kermes etkinliği bir gün boyunca açık kalacak.

  • Atalay: “Gayrimenkul sektörü, Türkiye nüfusunun üzerinde büyüyor”

    Gayrimenkul sektörünün ikinci yarıyıl projeksiyonunu çizen ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, sektörün Türkiye nüfus ortalamasının üzerinde büyüdüğünü belirtti. 2016 yılı genelinde satılan 1 milyon 340 bin konutun Türkiye nüfus artış hızından 2.5 katı fazla büyüdüğüne dikkat çeken Atalay, araştırmalarda yer alan rakamların sadece ruhsatlı binalara ait olduğunu gerçek rakamın çok daha yüksek olduğunu söyledi.

    Türkiye’de gayrimenkul sektörünün son 5 yılda ortalama yüzde 3,5 oranında büyüdüğünü söyleyen ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay, 2016 yılında 1 milyon 340 bin yıllık satış rakamına ulaşıldığını belirtti. Atalay, nüfus artış hızının yaklaşık 2,5 katına tekabül eden bu artışın temel sebepleri arasında; kentsel dönüşüm ve rant kazanmış bölgelerdeki yıkılıp yeniden yapılan ruhsatlı binalar bulunmasının da yer aldığını kaydetti.

    Konut satın son yıllarda daha da almanın kolaylaştığını da belirten Atalay, konut satın alma yaşının 35’lere düştüğünü kaydederek eskiden konut alabilmek için belirli bir birikim olması gerekirken son yıllarda bunun değiştiğini söyledi.

    Son yıllarda düşen faizlerin, yükselen vadelerin ve finans gücüne kavuşmuş güçlü müteahhitler tarafından yapılan büyük konut projelerinin sürecin en büyük destekçisi olduğunu belirten Atalay, bu durumun beraberinde sürekli bir fiyat artışını da getirmesine rağmen talebin hız kesmediğini ve konut satın alma yaşının 35, hatta 30’lara kadar düştüğünü kaydetti.

    KDV indirim süresinin uzaması ivmeyi artırır

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Özhan Atalay, “Konut sayısında açıklanan rakamlarda sadece ruhsatlı yapılar esas alınırken ruhsatsız ve kaçak yapılaşma bilinemiyor. Bu yapılar da toplam rakama eklendiğinde sonuç tahminlerin hayli üzerinde seyrediyor. Bu konuda önceki yıllarda ruhsatsız binaların ruhsatlılara oranının 1/3 hatta 1/2’leri bulduğunu biliyoruz. Ancak alınan önlemler ve şehirleşmenin artması ile ruhsatsız bina sayısı hızla düşüyor ve bu da toplam ruhsatlı bina sayılarını fiktif olarak arttırıcı bir etken oluşturuyor. Örneğin kaydı olmayan bir gecekondu yıkılıp yerine bina yapıldığında yok olan gecekondu, istatistiklerde toplam konut sayısını azaltmıyor” dedi.

    Yeni trendin minimalizim üzerine kurgulandığı, yeni yapılan binalarda metrekarelerin düştüğü, gayrimenkul sektöründe arsa başına düşen konut sayısının da arttığını belirten Atalay, eskiden 3+1 100 metrekare ve üstü daireler talep görürken bugün 60 metrekare 1+1 daireler daha çok talep gördüğünü vurguladı.

    2017 yılının da geçmiş yıllara paralel bir çizgide seyrettiğinin altını çizen Atalay, KDV indirimi süresinin uzaması halinde 2017 yılında bir parça duraklamış görünen trendin yeniden hız kazanacağını ve yüzde 3 civarında bir büyüme ivmesi yakalayabileceğini belirtti.

  • Kırklareli Nüfusunun Yüzde 12,4’ü Yaşlı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan istatistik bilgilerine göre, Kırklareli nüfusunun yüzde 12,4’ün yaşlıların oluşturduğu bildirildi.

    Türkiye İstatistik Kurumu Edirne Bölge Müdürlüğü İstatistikle Yaşlılar, 2015 bülteninden yararlanarak “İstatistiklerle Yaşlılar, 2015 Kırklareli İli Özel” konulu bir basın bülteni hazırladı. TÜİK Edirne Bölge Müdür Vekili Kenan Çelebi, “Yaşlılara Saygı Haftası” çerçevesinde yaşlı nüfusa özel olarak hazırlanan bültende, Kırklareli’nin yaşlı nüfusu ve eğitim durumları hakkında ayrıntılı bilgi verildi.

    KIRKLARELİ NÜFUSUNUN YÜZDE 12,4’ÜNÜ YAŞLI NÜFUS OLUŞTURDU

    Yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) 2015 yılında ülkemizde 6 milyon 495 bin 239 kişi olarak belirlendiği, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 8,2 olduğu belirtildi. Açıklamada, “Yaşlı nüfusun yüzde 43,8‘ini erkek nüfus, yüzde 56,2’sini kadın nüfus oluşturdu. Kırklareli ilinde ise yaşlı nüfus 42 bin 906 kişi olup, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 12,4 olmuştur. Yine yaşlı nüfusun yüzde 44,1’ini erkek nüfus, yüzde 55,9’unu kadın nüfus oluşturmuştur. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 18,1 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 16,8 ile Kastamonu ve yüzde 15,7 ile Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 3,1 ile Hakkari ve Şırnak oldu. Bu illeri yüzde 3,6 ile Van ve yüzde 3,7 ile Şanlıurfa izledi. Kırklareli ili yüzde 12,4 yaşlı nüfus oranı ile 81 il arasında 18. sırada yer almıştır” denildi.

    YAŞLI NÜFUS ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İLÇE KOFÇAZ, EN DÜŞÜK OLDUĞU İLÇE LÜLEBURGAZ

    Açıklamada, “Kırklareli iline bağlı 8 ilçe yaşlı nüfuslarına göre incelendiğinde yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ilçenin Kofçaz yüzde 26,9 olduğu görülmüştür. Kofçaz’ı sırasıyla Pehlivanköy yüzde 26,5 Pınarhisar yüzde 18,8, Vize yüzde 17,1, Babaeski yüzde 15,4, Demirköy yüzde 15, Merkez yüzde 11,3 ve Lüleburgaz yüzde 9,5 ilçeleri takip etmiştir” denildi.

    KIRKLARELİ’NDE EĞİTİMLİ YAŞLI NÜFUS ORANI ARTTI

    Kırklareli ilinde eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2013 yılında yaşlı nüfusun yüzde 60,9’u ilkokul mezunu, yüzde 3,8’i ortaokul veya dengi okul mezunu, yüzde 3,4’ü lise veya dengi okul mezunu, yüzde 3,2’si yüksekokul veya fakülte mezunu iken 2014 yılında ilkokul mezunu olanların oranı yüzde 62’ye, ortaokul veya dengi okul mezunu olanların oranı yüzde 4’e, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı yüzde 3,6’ya ve yüksekokul veya fakülte mezunu olanların oranı ise yüzde 3,5’e yükseldiği belirtildi.

    KIRKLARELİ’NDE 2014 YILINDA ÖLÜMLERİN YÜZDE 73,6’SINI YAŞLI NÜFUS GRUBU OLUŞTURDU

    TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ayrıca, “2014 yılında Kırklareli ilinde gerçekleşen ölümler yaş grubuna göre incelendiğinde, en yüksek ölüm oranının yüzde 73,6 ile yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) grubunda olduğu görüldü. Ölümler cinsiyete göre incelendiğinde erkeklerde ölenlerin yüzde 64,6’sını yaşlı erkekler, kadınlarda ise ölenlerin yüzde 85,5’ini yaşlı kadınlar oluşturmuştur” denildi.