Etiket: Nöroloji

  • Nöroloji Uzmanı Dr. Yalın: “Migren Hastaları Kendi Kendilerinin Doktoru Olmalı”

    Özel Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, Türk toplumunda çok sık görülen migrenin özellikle genetik ailesel geçiş gösteren bayanları etkileyen bir rahatsızlık olduğunu söyledi. Yalın, migren hastalarının kendi kendilerinin doktoru olması gerektiğini kaydetti.

    Sık sık tekrarlanan baş ağrısı ataklarından oluşan migren rahatsızlığı, sosyal hayatı ve iş hayatını ciddi boyutlarda aksatacak kadar şiddeti olabiliyor. Bu rahatsızlığın özellikle Türk toplumunda çok sık görüldüğünü söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, “Genetik ailesel geçiş gösteren özellikle bayanları etkileyen bir rahatsızlıktır. Bayanlar da yüzde 13 ile yüzde 20 oranında gözüken, hastanın hem sosyal aktivitesini, hem iş gücünü etkileyen şiddetli zonklayıcı, genelde yarım gelen, bulantı kusma yapan ışıktan ve sesten rahatsız edebilen baş ağrısı çeşididir. Migren hastalarımız mutlaka bir nöroloji polikliniğine başvurup migrenin diğer hastalıklardan ayırıcı tanısını yaptırması gerekmektedir. Eğer migren atakları, migren teşhisi almışsa migren atakları çok sık geliyorsa, mutlaka yine bir nöroloji doktoruna gidip profilaktik tedavi dediğimiz koruyucu tedavi dediğimiz ilaçlara başlanması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    “MİGREN HASTALARI KENDİ KENDİLERİNİN DOKTORU OLMALI”

    Migren hastalarının kendi kendilerinin doktoru olması gerektiğini söyleyen Dr. Yalın, “Hastalarımız uykularına çok dikkat etmeleri lazımdır. Hem fazla uyku hem de az uyku iyi gelmez. Ortalama günde 6 ile 7 saat uyku yeterlidir. Migren hastalar saçları ıslak durmamalıdır. Saçlarını kurutmaları gerekmektedir. Kuruturken de çok sıcak değil, ılık bir havayla kurutmaları gerekmektedir. Aynı zamanda parfüm kokuları, hacıyağı kokuları migren hastalığına iyi gelmez. Rüzgara karşı yürümek, klimanın altında durmak, arabada cam açmak ve bu gelen rüzgarın kafaya vurması migren ataklarını başlatabilir. Bayan hastalarımız özellikle de kadın doğuma muayeneye gittiklerinde, ya da doğum kontrol hapı kullanacakların da mutlaka doktora danışmaları gerekmektedir. Migren hastası olduğunu mutlaka söylemeleri gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    MİGREN HASTALARI BESLENMEYE DE DİKKAT ETMELİ

    Migren hastalarının besin konusuna da dikkat etmeleri gerektiğini belirten Dr. Yalın, “Bazı yiyecekleri tüketirken dikkat etmeleri gerekmektedir. Örneğin eskimiş peynirler tulum peynirleri, Konya’da küflü peynir dediğimiz peynirler migren ataklarını başlatabilmektedir. Sucuk, salam, sosis pastırma, turunçgillerden portakal, mandalina, limon, muz, erik, incir, kuru üzüm bütün bunlar baş ağrılarını başlatabilmektedir. Bunun dışında bazı, yine yiyeceklerimiz baklagillerden kuru fasulye, mercimek, maya, donmuş yiyecekler, deniz ve deniz ürünleri, bazı balıklar bunlar baş ağrılarını başlatabilir. Aynı zamanda migren hastalarımızın dışarı çıkarken özellikle güneşe çıkarken, mutlaka güneş gözlüğü takmaları gerekmektedir. Özet olarak migren hastalarımızın hayatı dengeli olacak. Ne ifrat ne tefrit. Ortayı bulmaları gerekmektedir. Kendilerine rahatsızlık veren baş ağrılarını başlatan yiyecekleri, kendileri bulabilir. Onlardan da uzak durmaları gerekmektedir. Eğer ataklar çok sık geliyorsa ayda iki atak ya da geldiği zaman mutlaka bir nöroloji doktoruna başvurmaları gerekmektedir” dedi.

  • Acıbadem Ankara Hastanesi Nöroloji Bölümü Uzmanı Dr. Esra Mıhçıoğlu:

    Acıbadem Ankara Hastanesi Nöroloji Bölümü Uzmanı Dr. Esra Mıhçıoğlu, “Yaş ilerledikçe uyku düzeninde değişimler göze çarpmaktadır. Az uyuma, gün içerisinde birçok kez uyku hali gibi değişimlerin yanı sıra fizyolojik olarak da belirtiler gözlemlenmektedir” dedi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Esra Mıhçıoğlu, yaş ilerledikçe uyku düzeninde değişimlerin göze çarptığını ve az uyuma, gün içerisinde birçok kez uyku hali gibi değişimlerin yanı sıra fizyolojik olarak da belirtiler gözlemlendiğini söyledi.

    “YAŞ İLERLEDİKÇE UYKU PROBLEMLERİ YAŞAMA İHTİMALİ ARTAR”

    Çoğu erişkinin uyandığında tam anlamıyla dinç olmak için yaklaşık 8 saatlik bir uykuya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Mıhçıoğlu, “Bu çoğu 65 yaş ve üzeri erişkin için de geçerlidir. Fakat yaş ilerledikçe uyku problemleri yaşama ihtimali artar. Pek çok faktör tam dinlenmeyi sağlayacak iyi bir uykunun önünde engel oluşturur. Yaşlı erişkinlerin akşamları daha erken saatlerde uykuları gelir veya yatağa gittiklerinde uykuya dalmakta sorun yaşayabilirler. Bütün gece boyunca uykuda kalamayabilirler. Sabah erken saatlerde uyanabilir ve uykuya geri dönmekte sorun yaşayabilirler. Bu problemler yaşlı erişkinleri gün boyu uykusuz bırakabilir” dedi.

    “65 YAŞ ÜSTÜNDE UYKU DÖNGÜSÜ ESKİDEN OLDUĞU GİBİ ÇALIŞMAYABİLİR”

    Mıhçıoğlu, pek çok şeyin uyku problemlerine neden olabileceğini ve bir erişkinin 65 yaşına geldiğinde uyku/uyanıklık döngüsü eskiden olduğu gibi çalışmaya devam etmeyebileceğini kaydederek, “Tütün, alkollü veya kafeinli içki gibi bazı alışkanlıklar uyku problemlerine neden olabilir. Uyku problemleri başka bir hastalık nedeniyle veya var olan bir ağrının kişiyi uykudan alıkoyması nedeniyle olabilir. İlaçlar (tansiyon ilaçları, kolesterolü kontrol eden ilaçlar vb.) da kişiyi uyanık tutabilir. Ayrıca uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu veya periyodik bacak hareket bozukluğu gibi uyku bozuklukları olabilir” dedi.

    “UYKU APNESI GÜNDÜZ SAATLERINDE UYKUSUZLUK BELIRTILERINE NEDEN OLUR”

    Uyku apnesi olan kişilerde solunumun uyku sırasında 10-30 saniye kadar durduğunu hatırlatan Dr. Esra Mıhçıoğlu, şunları söyledi:

    “Sonra bir iç çekme ile tekrar solumaya başlarlar. Bu durum bir gecede yüzlerce kez tekrarlanabilir. Bunun olduğu her an kişi hafifçe uyanır. Uyku apnesi olan kişiler genellikle yüksek sesle horlarlar. Uyku apnesi gündüz saatlerinde uykusuzluk belirtilerine neden olur. Ayrıca hipertansiyon ve kalp hastalarının durumunu ağırlaştırabilir. Uyku apneniz varsa ve fazla kiloluysanız, kilo vermeniz uyku apnenizi hafifletebilir. Yan tarafa yatmak, alkol tüketmemek veya uyku ilaçları kullanmamak da yardımcı olabilir. Uyku apnesi olanların çoğu geceleri hava yollarını açık tutmak üzere özel bir solunum maskesi kullanmak ihtiyacındadır. Buna sürekli pozitif havayolu basıncı (continuous positive airway pressure – CPAP) denir. Bu uyku sırasında normal solunumun devam etmesine yardım edecektir. Uyku apnesi olan bazı kişilerde cerrahi yöntemler yardımcı olabilir.

    Huzursuz bacak sendromu, bacaklardaki zonklama, çekilme, ürperme ve benzeri rahatsızlık verici hisler ve dizginlenemeyen ve bazen de çok güçlü bacaklarını oynatma dürtüsü ile karakterize nörolojik bir hastalıktır. Belirtiler öncelikle kişinin gevşediği veya dinlendiği gece saatlerinde ortaya çıkar ve şiddeti gece boyunca artar. Bacakları hareket ettirmek rahatsızlığı geçirir. Bu problem yaşlı erişkinlerde daha sık görülür ve ciddi uykuya dalma sorununa neden olur. Huzursuz bacak sendromu varsa bacaklara sıcak veya soğuk ped uygulamaları, sıcak veya soğuk banyo yardımcı olabilir. Rahatlama amaçlı egzersiz ve esneme hareketlerinin iyi geldiği bilinmektedir. Yatmadan önce ayak parmakları, ayaklar ve bacakları ovalamak faydalı olabilir. Bazı ilaçlar da bu sorunun çözümünde tercih edilebilir. Bu konuda doktorunuzla görüşmelisiniz.

    Uyku anında çok fazla tekme hareketi periyodik bacak hareketi sendromuna işaret olabilir. Bu problemi yaşayan kişiler uyku sırasında, bacaklarıyla pek çok defa tekme hareketi yaparlar. Partnerleri bu durumdan bahsetmedikçe durumun farkında değillerdir. Uyku kalitesinin bozulmasına ve gündüz uykulu bir hale neden olabilir. Huzursuz bacak sendromu ve periyodik bacak hareketi sendromu beraber görülebilir.”

    Mıhçıoğlu, kaliteli bir uyku için yapılması gerekenleri ise şöyle ifade etti:

    “Her gün aynı saatte yatın ve kalkın. 20 dakikayı aşan şekerlemeler yapmayın. Öğle yemeğinden sonra kafeinli içecek tüketmeyin. Akşamları alkol tüketmeyin. Uykuya dalmanızı kolaylaştırabilirse de gece uykunuzun ortasında uyanmanıza neden olabilir. Uykuya dalmak üzere uzun süre yatakta kalmayın. 30 dakika içinde uykuya dalamamışsanız kalkın ve sessizce okumak veya hafif bir müzik dinlemek gibi başka bir şey yapın. Sonra tekrar uyumayı deneyin. Kullandığınız ilaçlardan herhangi birinin sizi uyanık tutup tutamayacağını doktorunuza sorun. Doktorunuza ağrınız veya başka bir rahatsızlığınızın uyku problemi yaratıp yaratamayacağını sorun. Her gün egzersiz yapmaya çalışın. Egzersiz yaşlı erişkinlerin daha iyi uyumasını sağlayabilir.”

  • Nöroloji Uzmanı Öztürk, Baş Ağrısına Dikkat Çekti

    Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri Nöroloji Uzmanı Dr. Zeki Esat Öztürk, baş ağrısına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

    Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri Nöroloji Uzmanı Dr. Zeki Esat Öztürk, baş ağrısının en sık görülen nörolojik yakınmaların başında geldiğini ifade ederek, “Baş ağrısı tek başına bir belirti olabileceği gibi bazen de önemli bir nörolojik problemin veya sistemik bir hastalığın belirtisi de olabiliyor. Şiddetli, daha önce yaşanmamış baş ağrılarında veya süregelen ağrılarda hekime başvurulması çok önemli” dedi.

    En sık görülen baş ağrıları hakkında da bilgi veren Dr. Öztürk, “Migren, gerilim tipi baş ağrısı ve küme baş ağrısıdır. Diğer baş ağrısı nedenlerinin de ağrı kesicilerin aşırı kullanılmasına bağlı baş ağrıları, kafa içi tümörler, damar yumağı, damar baloncuğu ile ilgili durumlar, beyin-damar hastalıkları, kafa içi veya sistemik enfeksiyonlar, hipertansiyon ve gözle ilgili nedenler, glokom ve kırma kusurlarıdır” diye konuştu.

    Baş ağrılarına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Öztürk, şöyle konuştu: “Ani başlayan şiddetli, inatçı baş ağrıları, daha önce yaşanmamış ölçüde şiddetli baş ağrıları, eşlik eden nörolojik bulguların olması, baş ağrısına ateşin eşlik etmesi, bilinç durumunda, zihinsel yetilerde değişiklik olması, görme keskinliğinde azalma, görme alanında kısıtlanmayla seyreden baş ağrıları, hamilelik ve loğusalık baş ağrıları ve bu gibi durumlarda bir an evvel doktora ya da nöroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.”