Etiket: Noktasında

  • Sınırın sıfır noktasında asayiş uygulaması

    Suriye’nin Rasulayn kentine komşu ve sınıra sıfır noktasında bulunan Ceylanpınar’da asayiş uygulaması yapıldı.

    Türkiye’nin huzur ve güveni için tüm yurtta olduğu gibi Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde de huzur uygulaması gerçekleştirildi. İlçenin dört farklı noktasında gerçekleştirilen uygulamada çok sayıda araç aranırken şüpheli görülen şahısların üst araması yapıldı. Vatandaşlar, yapılan uygulamanın ilçenin huzuru ve asayişi için gerekli olduğunu vurguladı. Bu tür uygulamaların yapılmasının devlete ve güvenlik güçlerine güveni arttırdığını belirten Ahmet Ulucan, “Polis arkadaşların yapmış olduğu uygulamalarda ilçe halkından ricam polis arkadaşlara yardımcı olsunlar. Sonuçta bu tür güvenlik uygulamaları bizim can ve mal güvenliğimiz için yapılmaktadır” diyerek güvenlik güçlerine teşekkür etti.

    Sınır birliklerinin olası saldırılara karşı teyakkuzda olduğu Ceylanpınar’da gerçekleşen asayiş uygulamasına ise ilçede görev yapan tüm polislerin katıldığı öğrenildi.

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal: “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktasında”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal: Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktalarda. Maliye bakanı olarak ben son derece mutluyum. Çünkü bütçe açığı bakımından Türkiye’nin bütçe açığı bugün dünyalarda en iyilerden bir tanesi” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği memleketi Bayburt’ta sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Ağbal yaptığı konuşmada, Çanakkale’de bugün temeli atılan Çanakkale 1915 Köprüsü’nün çok önemli, dünyaca takip edilen projelerden biri olduğunu belirtti.

    Eski Türkiye’de temellerin atıldığını ancak projelerin sonunun bir türlü gelmediğini anımsatan Ağbal şunları kaydetti:

    “Bugün Allah’a şükürler olsun Çanakkale’de o kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Boğazı’nın iki tarafını birbirine bağlayacak dünyaca takip edilen büyük bir projenin temelini atıyoruz. Çanakkale’nin iki yakasını birbirine bağlıyoruz. 2023 hedefimiz bakımından son derece hayati bir proje. Eskiden Türkiye’de temeller atılırdı. 10 yıllarca nasıl oluyorsa o temeller bir türlü bitmezdi. Habire temel atılırdı. Demirel şuraya gitti temel attı. Demirel buraya gitti temel attı. Atıyorsun da kardeşim yani temel atmakla olmuyor ki. Bunları bitirmek lazım. Yıllarca bitirilemeyen Bolu Dağı Tüneli’ni 2006 yılında çok iyi hatırlıyorum bitirebilmek için 15 milyon liraya ihtiyaç var. Ve o yılların sıkıntıları içerisinde büyük bir gayretle o parayı bulduk ve bitirilemeyecek denilen projeye son noktayı vurduk ve hizmete açtık.”

    “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktalarda”

    Türkiye bütçesinin şu anda tarihinin en iyi noktasında olduğunu dile getiren Bakan Ağbal, “Maliye Bakanı olarak ben son derece mutluyum. Çünkü bütçe açığı bakımından Türkiye’nin bütçe açığı bugün dünyalarda en iyilerden bir tanesi. Eskiden gelirdi böyle maliye bakanları, ekonomi bakanları bize sorarlardı söyleyin bakayım sizin ne kadar bütçe açığınız? Ne kadar borcunuz var derlerdi. Bizim maliye bakanları başlarını aşağıya eğerlerdi. İşte milli gelirin yüzde 10’u, milli gelirin yüzde 8’i. İşte borcumuzun milli gelire oranı yüzde 80, 90. Yani batmışız. Bütçe, bütçe olmaktan çıkmış. Faiz ödüyoruz. Hizmet bütçeleri değil faiz bütçeleri yapıyorduk. Şimdi geliyor maliye bakanları batıdan ben soruyorum onlara söyleyin bakalım bütçe açığınız ne? Bi görelim bakalım. Bizim bütçe açığımız yüzde bin. Onlar başlarını aşağıya eğiyor. Onlar diyor ’Valla durumlar kötü, yüzde 3’ler yüzde 5’lerdeyiz.’ Ne kadar borcunu var söyleyin bakalım diyorum. Valla diyorlar 80,90. İşler tersine dönmüş. Ve bütün bu ekonomide kaydettiğimiz başarılarla beraber arka arkaya çok önemli dünya çapında takip edilen projelere imza atıyoruz. Bunlarla hepimiz iftihar ediyoruz. Gurur duyuyoruz. Eskiden yabancı memleketlere gittiğimiz zaman yollarına gıpta ederdik. Hastanelerine gıpta ederdik. Almancılar geldi mi Edirne’den geçti mi böyle burun kıvırırlardı. Şimdi arkadaş ben Almanya’ya gidiyorum ben onlara burun kıvırıyorum. Demek ki doğru işleri yaparsak, milletimize güvenip inanırsak evelallah bu ülke çok daha güzel noktalara gider” dedi.

    16 Nisan’ı iyi okumak gerektiğini vurgulayan bakan Ağbal, “Böyle okumak lazım. Ve bütün bu gelişmeler olurken, herkes bize ne güzel yapıyorsunuz? Bunları daha çok yapın mı dedi. Yok önümüze ne kadar engel varsa koydular. Ne zaman bu millet için bir projeye başlayacak olsak mutlaka bir kriz üretmeye kalktılar” ifadelerini kaydetti.

    “Hatırlayın ordu göreve diyenler kimlerdi? Kimlerdi bunlar? Bugün hayır diyenlerle onlar aynıydı” diyen Ağbal şunları söyledi:

    “Bugün kalkmışlar demokrasiden, millet iradesinden bahsediyorlar. Cumhuriyet mitingi yapıp, ordu göreve diye çağıran siyasi kadrolar hangi siyasi kadrolardı. 2007’de bu ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmak istendi. Millet ilk defa kendi iradesiyle meclisten bir Cumhurbaşkanı çıkarmak istedi. Ve o dönem yine aynı şekilde bir takım vesayet odaklarını, güç odaklarını ön tarafa sürüp onlara televizyon ekranlarından beyanat yaptıranlar kimlerdi? Biz özü sözü bir cumhurbaşkanı istiyoruz diyenler kimlerdi? 367’yi o ucube fikri ortaya atanlar kimlerdi? Bugün şimdi demokrasi havarisi kesildiler. Ve 2007 yılında bu ülkede eşi başörtülü Cumhurbaşkanı istemiyoruz diyecek kadar alçalacak, bu milletin değerlerine meydan okuyacak siyasi kadrolar vardı. O zamanda dedik söz milletin ve millete gittik. Hatırlayın önce seçim kararı aldık, anayasa değişikliği yaptık ve o dönemde de gerçekten Milliyetçi Hareket Partisi’nin liderinin sağduyulu tavrıyla bu ülke Cumhurbaşkanını seçti.”

  • Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş: “Üniversite hastanelerinde personel istihdamı noktasında sıkıntılar var”

    Sağlık çalışanlarının ve üniversite hastanelerin sorunları İstanbul Üniversitesi Hastaneleri Şube Başkanlığı tarafından organize edilen toplantıda konuşuldu. Toplantıya katılan Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Üniversite hastanelerinde özellikle personel istihdamı noktasında sıkıntılar var” dedi.

    İstanbul Üniversitesi Hastaneleri Şube Başkanlığı tarafından sağlık çalışanlarını buluşturan toplantı düzenlendi. Toplantıya, Sağlık- Sen Genel Başkanı Metin Memiş, İstanbul Üniversitesi Hastaneleri Şube Başkanı İsmail Çor, sağlık kurumları yetkilileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Sağlık çalışanlarının problemlerinin giderilmesiyle ilgili yapılacak çalışmalara ilişkin çalışanların görüşlerinin alınmasına imkan veren toplantı, kahvaltı programıyla başladı. Toplantıda sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar, sorunların çözüm yolları ve üniversite hastanelerinin istihdam durumları ve sorunları konuşuldu.

    “Üniversite hastanelerinde özellikle personel istihdamı noktasında sıkıntılar var”

    Sağlık çalışanlarının sorunlarının çözümü için çalışmalar yürüttüklerine dikkat çeken Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Türkiye’de sağlıklı dönüşümle Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde ciddi anlamda bir iyileşme sağlandı, sağlık çalışanlarına yönelik kazanımlar elde edildi. Ama burada özellikle üniversite hastanelerinde çalışan arkadaşlarımızın sorunlarını masaya yatırarak çözüm önerilerini burada paylaşmış olacağız. Üniversite hastanelerinde özellikle personel istihdamı noktasında sıkıntılar var. Üniversite hastanelerindeki istihdam sorununun mutlaka giderilmesi gerekiyor, aynı zamanda ekonomik olarak ciddi sıkıntı içinde biliyoruz. Bu doğrudan çalışanlara yansıyor, bu konuda özellikle üniversitelerin maddi anlamda yeniden yapılandırılması, maddi destek verilmesi gibi konuların da gündeme gelmesi bekleniyor” dedi.

    “Üniversite hastanelerimizin sorunlarını konuştuk, güzel bir toplantı oldu”

    Sağlık çalışanı olarak sorunları olduklarını ifade eden hemşire Hatice Gümüş, “Sağlık çalışanlarının sorunları tabi ki 10 yıl öncesine göre çok azaldı. Bu bizim sendikamız sayesinde oldu. Yıpranma payının alınması gibi sorunlarımız var. Bunlar ilgili sendikamız çalışmaya devam ediyor, bunları birlikte konuşmak için toplandık. Üniversite hastanelerimizin sorunlarını konuştuk, güzel bir toplantı oldu” diye konuştu.

    Sağlık çalışanlarının sorunlarına yönelik çözüm önerilerinin değerlendirildiği toplantı, protokol konuşmalarının ardından sona erdi.

  • (Özel Haber) Köşkerlik mesleği bitme noktasında

    Bir dönemin en önemli meslekleri arasında yer alan köşkerlik, teknoloji karşısında yenilerek, birçok güzel ve soylu meslek gibi yavaş yavaş tarihe karışıyor.

    Suni deriden ayakkabı yapan fabrikaların kurulması, özellikle uzak doğu malı ayakkabıların ülkemize girerek piyasalarda düşük fiyata satılması, köşkerlik mesleğinin bitişini de hızlandırmış durumda.

    Mersin Ayakkabıcılar Odası yönetim kurulu üyesi Ayhan Kuş, köşkerlik zanaatinin son temsilcilerinden biri. Mesleğe çocuk yaşlarda babasının yanında başlayan Kuş, 40 yıldır sürdürdüğü baba mesleğinde artık sona yaklaştıklarını söyledi. Mersin Zafer Çarşısı’nda birkaç metrekare yerde zanaatini icra etmeye çalışan Kuş, köşkerliğin artık yok olma noktasına geldiğini belirterek, “Artık bu meslekte geriden adam gelmiyor. Çünkü insanlar çocuklarını buralara göndermediğinden çırak yetişmiyor. Meslek basit görüldüğünden insanların ilgi alanına girmiyor. Kimse bu mesleği beğenmiyor. Çocuklar şimdi esnafın yanında çırak olarak çalışmak yerine, tatil döneminde zamanını bilgisayar başında geçiriyor” dedi.

    Mesleğin yok olmaya yüz tutmasının nedenlerinden birinin de piyasada artık fabrikasyon, naylon ürünlerin satılıyor olması olduğunu kaydeden Kuş, bugün artık sadece kaliteli ayakkabıların tamir edilebildiğini ifade ederek, “Şu an piyasada 25-30 liraya ayakkabı satılıyor. Bizim tamir fiyatımız zaten bu kadar. En ucuz taban 20-25 lira. Vatandaş bu fiyata gidip yenisini alıyor. Eskiden pençe ve gizli pençe yapardık, sipariş ayakkabı yapardık. Şimdi yapmaya yapmaya kendi mesleğimizi unuttuk. Asıl tamir edilen ayakkabılar kösele ayakkabılar. Onlar da eskisi gibi üretilmiyor. Hep hazır taban kullanılıyor. Artık mesleğimizin dışında farklı tamir yöntemlerine yöneldik. Çanta, valiz, kemer tamiriyle uğraşır olduk. Çeşitlendirerek ekmek parası kazanmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Mersin Zafer Çarşısı’nda eskiden 45-50 tane köşker varken, şu anda bu sayının 10-12’ye düştüğü dile getiren Kuş, “Baktığınız zaman piyasada eskisi gibi ayakkabı tamircisi kalmadı. Biz de baba mesleği olduğu için devam ediyoruz. Bizler de unumuzu eleyip eleğimizi astıktan sonra artık bu mesleği icra edecek hiç kimse olmaz diye düşünüyorum. Çünkü ayakkabı tamirciliği ya da özel ayakkabı dikimi ustası olmaya artık pek sıcak bakılmıyor. Kısacası bizler bu mesleğin son askerleriyiz” ifadelerini kullandı.

    Aslında bu işe her zaman ihtiyaç olacağını, geriden mutlaka adam gelmesi gerektiğini söyleyen Kuş, her ne kadar bu meslek artık çok fazla icra edilmiyor olsa da işlerin beklentinin üstünde olduğunu belirtti. Kuş, şöyle devam etti: “İnsanlar artık mağazalardan pahalı ayakkabılar da alıyor. Zamanla bu ayakkabıların herhangi bir yerinde onarım gerektirecek yırtıklar ya da sökükler oluyor. Vatandaşlar da pahalı olduğu için küçük bir yırtıkta ayakkabıyı komple atmak yerine bizlere getiriyorlar.”

  • ABD Başkan Yardımcısı Biden: “Gülen’i koruma noktasında ABD’nin hiçbir çıkarı yoktur”

    ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesine ilişkin, “Bizim hiç kimseyi kendi talebimizle başka bir ülkeye gönderme yetkimiz yok. Bunu sadece mahkemeler yapabilir. Gülen’i veya herhangi birini koruma noktasında ABD’nin hiçbir çıkarı yoktur. Bu dava da diğer tüm davalarda olduğu gibi Bağımsız Federal Mahkemeler’e gidecek. Şu anda veriler toplanıyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, görüşmelerinin ardından ortak basın açıklaması yapmak için kameraların karşısına geçti. Konuşmayı ilk olarak Joe Biden yaptı. Cesur Türk halkının bu darbe girişiminin karşısında durduğunu belirten Biden, halkın gerçek demokrasiyi korumak için çok uzun zaman çaba sarf ettiğini dile getirdi. Türk halkına ve Türk hükümetine darbeye karşı dik durmalarından dolayı şükranlarını sunduklarını ifade eden Biden, “Bu darbe girişiminde Türkiye’de Meclis bombalandı. Sayın Cumhurbaşkanı, sizin otelinizi de helikopterle birlikte basmaya geldiler ve siz ailenizle birlikte 15 dakika önce ayrılarak kurtuldunuz. Ben şöyle düşünmek istiyorum; bir Amerikan askeri helikopteri başkan ailesi ile tatildeyken oraya gitse, böyle bir şey yapsa ne olurdu diye düşünüyorum. Parlamentonun başkanı da dahil olmak üzere birçok üyesiyle bir araya gelme fırsatı buldum ve aynı şekilde buraya gelirken de bu binanın önüne yapılan saldırıların da izlerini görme fırsatı buldum. Ülkenizdeki birçok kişi, ülkenizin karşı karşıya kaldığı bu krizlere karşı dünyanın reaksiyon vermekte geciktiğini veya dayanışma göstermekte geciktiğini düşünebilir. İşte bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanı ben kişisel olarak buraya gelmek istedim. Başkanımız da benden kişisel olarak buraya gelip kendisini temsil etmemi istedi” diye konuştu.

    Amerika halkı ve Amerika Başkanı adına terör saldırısı sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı dilediklerini kaydeden Biden, “Ben çok açık bir şekilde şunu ortaya koymak istiyorum. ABD, müttefikimiz Türkiye ile birlikte durmaktadır ve Türk halkını desteklemektedir. Bu darbe girişimi Türk halkına yapılmış bir saldırıydı ve bu ülkedeki en önemli değerlere karşıydı. Biz Amerika halkı ve hükümeti olarak müttefiklerimizin her zaman yanındayız ve sizin kişisel olarak verdiğiniz tepkinin de yanındadır. Bir cep telefonu ile bağlanarak halkınıza sokaklara çıkma talimatı verdiniz, teslim olmamalarını istediniz. Bu teröristlere karşı durmaları gerektiğini söylediniz halkınıza ve insanlar kendileri bunları takip ettiler. Gerçekten bunu dünya izledi” ifadelerini kullandı.

    15 Temmuz gecesi halkın tankların önüne geçtiğini vurgulayan Biden, Türk halkının bu cesaretini takdir ettiklerini kaydetti. ABD olarak darbe girişiminin bütün sorumlularının hukukun üstünlüğü çerçevesinde mahkemeye çıkması gerektiğinin altını çizen Biden, “ABD’li uzmanlar şuanda Ankara’da çalışmalar yapıyorlar. Türkiye’nin Gülen’in iade talebine cevap verme noktasında sizin görevlilerinizle birlikte çalışıyorlar ve Türk halkıyla buluşup materyaller toplanıyor. Yakın tarihimize baktığımız zaman ben çok uzun zamandır kongre üyesiyim ve adli komitelerin içerisinde görev yaptım. Bu kadar fazla zamanın bir dosya için harcandığını görmedim. Yeterli verinin toplanıp mahkeme standartlarının karşılanması için çalışılmalar yapılıyor şuan da. Bizim hiç kimseyi kendi talebimizle başka bir ülkeye gönderme yetkimiz yok. Bunu sadece mahkemeler yapabilir. Gülen’i veya herhangi birini koruma noktasında ABD’nin hiçbir çıkarı yoktur. Bu dava da diğer tüm davalarda olduğu gibi Bağımsız Federal Mahkemeler’e gidecek. Şuan da veriler toplanıyor. Türk halkının ABD’den daha büyük bir dostu yoktur” dedi.

    Gaziantep’teki terör saldırısına da değinen Biden, “50’nin üzerinde vatandaş hayatını kaybetti IŞİD saldırısı sonucunda. Halkınız gerçekten IŞİD ve PKK’nın elinde çok büyük sıkıntılar çekti. Ne Amerikan halkı ne de Türk halkı terör eylemine boyun eğecektir. Amerikan halkı sizin yanınızdadır. Barack Obama bu konuyu dile getiren ilk liderlerden biridir. Keşke daha önce gelebilseydim, biraz geç kaldım. Halkınıza imreniyoruz ve bu kadar önemli bir trajedide ayakta duran halka gıpta ile bakıyoruz” şeklinde konuştu.