Etiket: Nöbetinde

  • (ÖZEL HABER) Son İstiklal gazisinin kızları da demokrasi nöbetinde

    Türkiye’nin İstiklal Savaşı’nın son vefat eden gazisi Yakup Satar’ın kızları Bedriye Kalaş ve Zekiye Tali, günlerdir devam eden ‘Demokrasi Nöbeti’ne katılarak vatana ve demokrasiye sahip çıktı.

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün darbe girişimine tepki için 81 kentin meydanlarında olduğu gibi Eskişehir’de de vatandaşlar darbe girişimini günlerdir protesto ediyor. Valilik Meydanı’nda bir araya gelen binlerce vatandaş arasında, İstiklal Savaşı gazilerinden olan ve 110 yaşında hayatını kaybeden Eskişehirli Yakup Satar’ın kızları 84 yaşındaki Zekiye Tali ve 74 yaşındaki Bedriye Kalaş da bulunuyor. ’Son Gazi’nin kızları, günlerdir meydanları boş bırakmayarak tıpkı babaları gibi vatanı en iyi şekilde savunmaya devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve dillerinde dualarla devletine sahip çıkan ikili, Türk milletinin hiçbir zaman bölünemeyeceği mesajları verdi.

    “Babamın sözleri dolayısıyla biz de buradayız”

    İHA’ya açıklamalarda bulunan Son Gazi Yakup Satar’ın kızı Bedriye Kalaş, darbe girişiminde bulunanları kınadıklarını bildirdi. Babasının daima birlik ve beraberlik içerisinde yaşanması gerektiğini söylediğini ifade eden Kalaş, “Babamla gurur duyuyorum. Onunla iftihar ediyorum. Bütün şehitlere rahmet, bütün gazilerimize acil şifalar diliyorum. Şehit kızı, gazi kızı olmak çok güzel bir şey kalan yavrulara da mutlu bir ömür diliyorum. Babam son nefesine kadar bize daima, ‘Birlik olun, beraber olun çünkü biz bu vatanı çok zor şartlarda kazandık. Hiçbir zaman bölünüp parçalanmayın, düşmanlara fırsat vermeyin.’ diyordu. Onun için biz de şimdi buradayız” dedi.

    “Babam bu vatanın çok zor kazanıldığını söylüyordu”

    Darbeyi gerçekleştiren hainlere söyleyecek kelime bulamadığını ve hakkını hiçbir zaman helal etmeyeceğini belirten Kalaş, birliğe ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan zamanlar olduğunu aktardı. Babasının kendilerine anlattıklarından da bahseden Kalaş şunları söyledi;

    “Babam bu vatanın çok zor kazanıldığını söylüyordu. Babamın 1915’ten 1922’ye hep savaşta geçmiş ömrü. İki kurşun arasında kaldığını anlatıyordu. Düşman siperiyle Türk siperi arasında kalmış, ‘Kurşunların biri bir kulağımın, biri bir kulağımın dibinden geçiyordu. Ama ben birliğime ulaştım’ diyordu. ‘Şimdi teslim olursam bana eziyet ederler tek kurşunla öleyim, bu vatan için öleyim diye düşmana göğsümü siper ettim’ dedi. Kolundan yaralanmış fakat kurtulmuş. 15 gün yaralı koluyla savaşmış. Allah bir daha bize o günleri yaşatmasın.”

    Babasının her zaman bu milletin bölünmemesi için uğraştığını ifade eden Zekiye Tali ise, vatan için her zaman ölmeye hazır olduklarını dile getirdi. Son Gazi Yakup Satar’da, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında birçok cephede savaşmış ve kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibiydi.

  • Kilis’te demokrasi nöbetinde vatandaşlar ilahilerle duygulandı

    Kilis’te demokrasi nöbetinin 26. gününde vatandaşlar din görevlileri tarafından okunan ilahileri dinledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine meydanlara inen vatandaşlar, demokrasi nöbetinin 26. gününde de meydanları doldurdu. Türk bayraklarını ellerine alan Kilisliler, okunan ilahilere de hep birlikte eşlik etti.

    Kızılay Kilis Şubesi tarafından meydana gelenlere ikramlarda bulunulurken, Kilisli Uzman Çavuş Halil İbrahim Kara’nın Siirt’te askeri aracın devrilmesi sonucu şehit olması nedeniyle meydandaki etkinlik iptal edilerek, ilahi okundu.

  • İzmirliler 26 gündür demokrasi nöbetinde

    Tüm yurtta olduğu gibi İzmirli vatandaşlar da darbe girişimine karşı demokrasi nöbetini sabaha kadar sürdürmeye devam ediyor.

    15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimine karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokaklara çıkan vatandaşların demokrasi nöbeti 26. gününde de devam ediyor. Darbe girişimine karşı koymak için meydanlara çıkan ülke sevdalıları, İzmir’de de Konak Meydanı’nı boş bırakmıyor. Güneşin batmasıyla birlikte alanı dolduran binlerce İzmirli, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan demokrasi nöbetinde sık sık darbe karşıtı tezahüratlar attı.

    İzmir Valisi Erol Ayyıldız ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, demokrasi nöbetine her gün olduğu gibi bugün de katıldı. Konak Meydanı’nda toplanan vatandaşlar, ara ara çalan mehter marşları, dombra ve Mustafa Yıldızdoğan’ın “Ölürüm Türkiyem” şarkılarıyla coşuyor. Vatandaşların demokrasi nöbeti, sabahın ilk ışıklarına dek devam edecek.

  • Mersin’de son ’Demokrasi Nöbeti’nde birlik ve beraberlik rüzgarı esti

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından siyasetteki sıcak hava, Mersin’deki son demokrasi nöbetine de yansıdı. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın yanı sıra AK Parti ve MHP milletvekilleri ile belediye başkanları, siyasi parti başkanları, STK’lar ve vatandaşlar tek yürek olarak ’demokrasiye’ sahip çıktı.

    Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan son demokrasi nöbetine Bakan Elvan’ın yanı sıra Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Kadir Yıldız, AK Parti ve MHP milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Burada halka seslenen Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Türkiye’nin 15 Temmuz gecesinde FETÖ terör örgütü tarafından karıştırılmak, bölünmek ve parçalanmak istendiğini söyledi. Bu yapılmak istenenin darbe girişiminin yanı sıra aslında bu milletin evlatlarını saf saf ayırmak, birbirine kırdırmak, Türkiye’yi bölüp, parçalamak olduğunu kaydeden Kocamaz, “Ama Allah hepinizden razı olsun. Ordunun içerindeki bu bir grubun dışında vatanını, milletini seven, bayrağına sahip çıkan, gerek ordudaki subaylarımız gerekse polislerimiz bu yanlış anlayışa ‘dur’ dedi. Ayağa kalktı, sizler de onlara çok büyük destek verdiniz. Sokakları, yolları, meydanları doldurdunuz. Tanklara, toplara ‘dur’ dediniz, şehit, gazi oldunuz ama bu millet, bu vatan ilanihaye kadar var olacak dediniz. İşin en kötü tarafı da bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen hainler, milletin arasına saf inançlı insanlarımızın arasına Allah, kitap, peygamber diyerek girdiler ve o emellerini, Türkiye’yi bir yerlere peşkeş çekmek için kullandılar. Ama herkesin bir hesabı vardı, cenabı Allah’ın hesabı hiç şaşmazdı ve şaşmadı. Onlar şuanda bir yere gittiler ama millet halen meydanlarda dimdik ayakta Allah’ın izniyle” dedi.

    Bu karmaşık ortamda zaman zaman çok dikkatli olunması gerektiğinin de altını çizen Kocamaz, “Bazen yanlış anlamalarda tenzilatlar da olabilir ama biz devletimizin polisine, adliyesine güveniyoruz. Polis ve adliyedeki yanlış adamların temizlendiğini de biliyoruz. Ve diyoruz ki kurunun arasında yaş yanmasın. Daha güzel günlerde, daha coşkulu günlerde bir ve beraber olmak istiyoruz. Sonuna kadar demokrasi, sonsuza kadar cumhuriyet, ne mutlu Türküm diyene” şeklinde konuştu.

    Mersin Valisi Özdemir Çakacak ise 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla vatandaşların meydanlara çıktığını vurgulayarak, “Vatanı için, bayrağı için, demokrasi için, milli irade için meydanlara indik. Hepiniz dik durdunuz. O günlerden beri bu meydanlarda olan aziz hemşehrilerimizin başı daima dik olsun. Sizin başınız dik oldukça, bu milletin başını hiç kimse eğemeyecektir. Allah hepinizden razı olsun, sizler var oldukça bu topraklarda ne FETÖ, ne PKK ne de DEAŞ hiçbir terör örgütü barınamayacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Milletimiz bir bütün olarak ’Türkiye’ dedi”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da bugünün tarihi bir gün olduğunu belirtti. 15 Temmuz’da tüm siyasi partilerinin, sivil toplum kuruluşlarının, yazılı ve görsel basının ve vatandaşların dik bir duruş sergilediğinin altını çizen Elvan, “Eli nasırlı ninelerimiz, dedelerimiz demokrasi direnişi sergiledi. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, yaşlılarımız, engellilerimiz bir bütün olarak Türkiye dediniz. Bir bütün olarak demokrasi, vatan, millet, ay yıldızlı bayrak dediniz. Allah hepinizden razı olsun. 15 Temmuz akşamı haşhaşi başının Pensilvanya’daki terörist başının talimatı ve onun örgütüne mensup o hainlerce darbe girişiminde bulunuldu. Türkiye’mizi yok etmeye çalıştılar. Demokrasimizi ortadan kaldırmaya çalıştılar. Milli birliğimizi, beraberliğimizi yok etme çalıştılar. Ama sizler vatanınıza, milletinize, devletinize, ay yıldızlı bayrağımıza, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktınız” diye konuştu.

    “Türk milleti hiçbir zaman esaret altında yaşamamıştır”

    Türk milletinin hiçbir zaman esaret altında yaşamadığını vurgulayan Elvan, “16 büyük devlet kurduk. Şimdi de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletimiz ile onur ve gurur duyuyoruz.

    Sizler şunu söylediniz. İstiklalden başka yol yok dediniz. ‘Biz hiçbir zaman esaret altında yaşayamayız, bizim atalarımız hiçbir zaman esaret altında yaşamamıştır’ dediniz. Ve Allah’a çok şükür ki FETÖ’cülerin saldırıları karşısında dimdik durdunuz. Sizler Kurtuluş Savaşı’ndaki o ruhu, 15 Temmuz akşamından itibaren tüm Türkiye’ye yaşattınız. Kurtuluş Savaşı’ndaki dönemi hatırlayınız. Milletin yeterli silahı yoktu. Ülkemiz işgal edilmişti, yaşlısı genci, kadını erkeği küreği ile vatanı müdafaa için yola çıktılar. Ülkenin dört bir yanında işgalcileri denize dökmek için mücadele etiler. İşte sizler 15 Temmuz akşamından itibaren o ruhu yaşattınız. Bu bir ikinci istiklal ruhudur. Sizdeki bu azim, kararlılık olduğu sürece karşınıza kim gelirse gelsin, ister FETÖ’cüler, ister onların dış mihrakları, isterse de dış destekçileri gelsin ülkemizi bölemediler, bölemeyecekler” ifadelerini kullandı.

    “FETÖ’cü terör örgütü bizi birbirimizden ayıramaz”

    Bugün tarihi bir gün yaşandığını kaydeden Elvan, “Ne gurur verici bir şey. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Evet millet olarak bir bütünüz artık. Bizi birbirimizden kimse ayıramaz. Alevi, Sünni, Şii veya bir başka düşünceye sahip diye hiçbir mihrak hele hele o FETÖ’cu terör örgütü bizi birbirimizden ayıramaz. Biz biriz, beraberiz, biz birlikte büyük Türkiye’yiyiz. Bugün Cumhuriyet tarihinde bir ilki yaşıyoruz. Siyasi farklılıkları zenginliğe dönüştüğü bir günü yaşıyoruz. Milletimizin bu darbecilere, FETÖ terör örgütüne, onun üst aklına ve onu destekleyen dış mihraklara meydan okuyan bir millet olarak bugün tüm Türkiye’de 81 ilde bir olarak, beraber olarak tüm dünyaya sesleniyoruz. Bu meydanda İstiklal Mücadelesi’nde, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Malazgirt’te, 15 temmuz şehitlerinin ruhu var. Devlet millet olarak kaynaştık ve bu kaynaşmamız bugün doruk noktasına ulaştı. Devlet, millet olarak el ele beraber, bu vatan, millet, ülke, bayrak için her şeyimizi feda edebileceğimizi gösterdik” dedi.

    “Ülkemizi uçurumun eşiğinden hep birlikte sizlerin büyük desteğiyle kurtardık”

    TSK içinde onurlu, devletini, vatanını, bayrağını seven Türk subaylarının da 15 Temmuz’da dik durduğunun belirten Elvan, “Ülkemizi uçurumun eşiğinden hep birlikte sizlerin büyük desteğiyle kurtardık. Yoksa bugün belki bizler olmayacaktık. Belki Türkiye’miz çok karanlık bir sürece girmiş olacaktı. Aslında bu darbecilerin yapmış olduğu darbe girişimi değil aynı zamanda bir işgal hareketidir. Ülkemizi işgal etme girişiminin bir başlangıcıydı ama Allah’a çok şükür milletimizin dik duruşu ile bunu başaramadılar. Bu FETÖ denen örgüt TSK içine sızmış olan bu darbeci zihniyet, bu kanser hücresi olan, ur gibi sinsice yerleşmiş olan bu hainler, çete mensupları, satılmış güruhlar komutanlarından, başbakanlarından, Cumhurbaşkanlarından emir almadılar, o Pensilvanya’daki terörist başından emir aldılar. Bunlar ne Allah’a, ne peygambere iman etmeyip, neye iman ettiler? O Pensilvanya’daki şeytanın sözlerine iman ettiler. Sözde bizleri aldatmaya çalıştılar ama 15 Temmuz akşamı kimin ak kimin kara olduğu ortaya çıktı. Darbeciler duvara çarptılar. Milletimiz, sizler gereken cevabı verdiniz” şeklinde konuştu.

    “Şehitlerimizin elinde ne silah, ne top, ne tüfek vardı”

    15 Temmuz da demokrasi için 239 kişinin şehit olduğunun altını çizen Elvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu şehitlerimizin elinde ne silah, ne top, ne tüfek vardı. Ellerinde kazma da, kürekte yoktu. Ama ellerinde iman gücü, Türkiye sevgisi, vatan sevgisi bayrak aşkı vardı. Bu kardeşlerimiz göğüslerini tanklara, toplara, silahlara siper ettiler. Yeter ki bu millet bu ülke kurtulsun dediler. Biz demokrasi dışında başka hiçbir şeyi kabul etmeyiz dediler ve şehit oldular. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Sizler gerçekten destan yazdınız. Destanı Türk milleti yazdı. Ve o şehitlerimiz gül bahçesine girercesine kara toprağa gömüldüler. Ama onlar yaşıyorlar. Yaşamaya devam ediyorlar. O şahitlerimizi asla unutmayacağız. O şahitlerimiz ile birlikte yaşayacağız. Şuanda darbeciler hapisteler ve bu darbecilere en büyük ceza ne ise verilecekti, hiç tereddüdünüz olmasın. Darbecileri kamu kurum ve kuruluşlarından tasfiye etmek üzere OHAL ilan ettik. OHAL’i sizin için ilan etmedik. Geçmişte millet için OHAL ilan edilirdi. Temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması için ilan edilirdi. Ama bu OHAL o darbecileri, FETÖ’cu satılmış güruhların kökünün kazınması için ilan edildi. Çok sayıda memurun, Türk subayı diyemeyeceğimiz hainlerin görevine son verildi ve bunlar cezaevlerine konuldu. Bunlar en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Hukuk çerçevesinde gereken en ağır ceza bunlara verilecektir. Siz bu hainlere verilmesi gereken en ağır cezanın verilmesini istiyorsunuz. Biz de bu konuda gereken çabayı göstereceğiz. Bunlara en ağır ceza ne ise bunlara vereceğiz. Hiç kaygınız olmasın.”

    “FÖTÜ’cü terörist başı yalvarıyor ama korkunun ecele faydası yoktur”

    Milletin dik duruşunu dünyaya gösterdiğini kaydeden Elvan, “Demokrasi ve Cumhuriyet aşığı olduğumuzu gösterdik. Pensilvanya’da ki terörist başı, haşhaşi başı Türk milletine, Cumhurbaşkanımıza, devletimize, hakaret etti. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırın dedi. Beni Türkiye’ye teslim etmeyin diye yalvardı o köpek. Utanmadan sıkılmadan itiraf etti, Türkiye dışında herkese çalışmış, hizmet etmiş. Ama yıllarca milletimiz içinde sevgi, hoşgörü dediler. Halbuki o sevgi, hoşgörü dedikleri şey vatana, demokrasiye, cumhuriyete, ay yıldızlı bayrağımıza ihanetmiş. Ama FETÖ’cu terörist başı yalvarıyor ama korkunun ecele faydası yoktur. Biz onu istiyoruz. Buradaki FETÖ’culara en ağır cezayı verelim mi? En ağır cezayı vereceğiz. Ama o terörist başı, o haşhaşi başı da şunu bilmelidir ki, eninde sonunda ona da hesap soracağız” diye konuştu.

    “Ordumuz içindeki o hainler temizlendi”

    Türkiye’nin millet olarak bir ordu olduğunu belirten Elvan, “Baş komutanımıza sahip çıktınız, sahip çıkmaya devam edecek misiniz? Allah hepinizden razı olsun. Bizim ordumuz son derece şerefli, onurlu bir ordudur. Ordumuza kara leke sürmeye çalışanlar var. Sakın onlara itibar etmeyin. Ordumuz içerisindeki o hainler temizlendi. Temizleniyor ama ordumuzla, emniyetimizle, polisimizle, askerimizle, hükümetimizle, devletimizle, cumhurbaşkanımızla, milletimizle biz el ele, omuz omuzayız” dedi.

    Öte yandan bayrak sallama yüzünden bir grup kadın arasında kavga çıktı. Kadınlar arasında kısa süreli kavga yaşanırken, araya giren polislerin ardından kavga sona erdi.

  • İzmir’in son demokrasi nöbetinde birlik beraberlik rüzgarı

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından siyasetteki sıcak hava, İzmir’deki son demokrasi nöbetine de yansıdı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın yanı sıra AK Parti ve CHP’li milletvekilleri ile belediye başkanları, siyasi parti il başkanları ve vatandaşlar tek yürek olarak “Demokrasi” dedi.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın katıldığı Konak Meydanı’ndaki son demokrasi nöbetinde AK Parti, CHP’li ve Vatan Parti’li kent yöneticileri birlik ve beraberlik rüzgarı estirdi. Nöbete Bakan Arslan’ın yanı sıra İzmir Valisi Erol Ayyıldız ve eşi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, Vatan Partisi İzmir İl Başkanı Rıfat Mutlu, AK Parti İzmir Milletvekilleri Hamza Dağ, Mahmut Atilla Kaya, Necip Kalkan, İbrahim Turhan ve Kerem Ali Sürekli, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, CHP İzmir Milletvekilleri Ali Yiğit ve Atilla Sertel, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Torbalı Belediye Başkanı Adnan Yaşar Görmez, Selçuk Belediye Başkanı Dahi Zeynel Bakıcı, Menderes Belediye Başkanı Birol Soylu, Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, Ödemiş Belediye Başkanı Mahmut Badem, Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Kiraz Belediye Başkanı Saliha Şengül ve İzmir Ticaret Odası Ekrem Demirtaş ile binlerce vatandaş katıldı.

    Delican, Yüksel ve Mutlu el ele

    Demokrasi nöbeti başladığında tek tek sahneye çıkan AK Parti, CHP’li ve Vatan Parti’li siyasetçiler, yan yana Türk bayrakları salladı. CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel’in ismi anons edildiğinde, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican ile konuşarak birlikte sahneye çıktığı görüldü. Daha sonra AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel ve Vatan Partisi İzmir İl Başkanı Rıfat Mutlu yan yana gelerek vatandaşlara el salladı.

    “Ders verdiniz”

    Demokrasi nöbetinde konuşan Bakan Arslan, “İyi ki varsınız, iyi ki meydanlardasınız. Rabbim hepinizden razı olsun. 23 gündür nöbettesiniz. 23 gündür iradenize sahip çıkıyorsunuz. 23 gündür 81 ilde olduğu gibi ister iç düşmanlara ister dış düşmanlara dersini verdiniz. Bu nöbetin taçlanma noktası. Bugün final noktası. Yenikapı’da Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, parti genel başkanlarımızla birlikte Demokrasi ve Şehitler Mitingi yapıyoruz. 15 Temmuz’da dünyaya ve hainlere verdiğimiz dersin bugün final noktası. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın İzmir’e İzmirlilere selamlarını getirdim. Başbakanımız benim meslektaşım ağabeyim olarak 30 yıldır beraber çalıştığımız Sayın Başbakanımız özellikle ‘İzmir’e sen git, hasbıhal et’ dedi. Allah hepinizden razı olsun. Rabbim bizim de sizin de yar ve yardımcısı olsun” diye konuştu.

    “İradenize sahip çıktınız”

    Halkın yazdığı kahramanlık destanının sonsuza kadar devam edeceğini söyleyen Bakan Arslan, “Benden önceki arkadaşlar günlerdir meydanlardaki arkadaşlar sizin kahramanlıklarınızı anlattı. Kahramanlıklarınız destan olarak sonsuza kadar devam edecek. 15 Temmuz’da hainlerin bu insanların vergisi ile alınmış topu, tankı, silahı, tüfeği insanlarımızın üstüne yönlendirdiği ve gözünü kırpramadan şehit verdiğimiz ortamda önce meydanlara sahip çıktınız, sonra cumhurun başına sahip çıktınız. Hükümetimize sahi çıktınız. Başbakanımıza sahip çıktınız. İradenizin temsilcisi olan TBMM’ye sahip çıktınız” dedi.

    “Bu vatan evlatlarının iman dolu yürek taşıdıklarını beklemiyorlardı”

    “Hiç kimse böyle bir şey beklemiyordu” diyen Bakan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu vatan evlatlarının iman dolu yürek taşıdıklarını beklemiyorlardı. 15-16 yaşındaki gençlerin gazi ve şehit olma pahasına tankların, topların önüne yatabileceklerini beklemiyorlardı. Kurtuluş Savaşı’nda 6 aylık bebeğini emzirip ‘bu bebek annesiz babasız yetişebilir ama vatansız yetişemez’ diyen Nene Hatun’un bugün milyonlarca torunu olan annelerimizi, bacılarımızı, kızlarımızı bilmiyorlardı, beklemiyorlardı. Onlardan Rabbim razı olsun ki o akşam hep biri bir Nene Hatun’du. Her biri Nene Hatun olarak 81 ilde meydanlara, sokaklara, iradelerine sahip çıktılar. Tankların, tüfeklerin, namluların önünde durdular. 15 yaşındaki 16 yaşındaki gençlerin Hasan Tahsin olabileceklerini hesaba katmamışlardı. Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı dinleyebileceklerini, hainliklerine fırsat vermeyeceklerini hesaba katmadılar. Onlara öyle bir ders verdiniz ki soruyorum; bu ders sonsuza kadar unutulabilir mi? Dünya bu dersi unutmayacak. Bu millet olma şuuru sonsuza kadar unutulabilir mi? Sayenizde unutulmayacaktır. Güçlenen, büyüyen 2023’e 2053’e, 2071’e yürüyen Türkiye’nin yolunu kesmek isteyenler millet olma şuurunu, hiç hesaba katmadılar.”

    “Ne yazık ki içimizden hainler çıktı”

    Darbeciler için “Bunların deri neydi? Niye böyle bir deliliğe, hainliğe kalkıştılar? Peygamber ocağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içinde o kıymetli kutsal üniformanın içinde böyle hainliğe kalkıştılar?” diye soran Bakan Arslan, şöyle devam etti:

    “Gençler; ilkokula başlarız, haritayı önümüze koyar coğrafya üzerinde Türkiye’nin köprü olduğunu görürüz. Coğrafya olarak köprüyüz ama eğer o coğrafyanın hakkının vermezsek köprü olmanın hakkını vermezsek neye yarar? Ne zaman ki Recep Tayyip Erdoğan, iş başına geldi ve ‘Anadolu’nun köprü konumunda yaralanacağım’ dedi. Bunlar Recep Tayyip Erdoğan’a ‘dur’ dediler. Türkiye’ye ‘dur’ diyebilirler mi? Bana ‘dur’ diyemezler diyen Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları projeleri yapmaya başladı. ‘Dünyaya o alıştığınız pastadan Türkiye olarak ben de pay kapacağım’ dedi. Pastaya ortak olmak başladı. Kimin adına? Sizin adınıza, Türkiye’deki herkes adına o büyük pastaya ortak olmaya başlayınca dünyayı yönetenler ‘eyvah pasta elimizden gidiyor, gitmemesi için önce Recep Tayyip Erdoğan’ı yok etmemiz lazım, Binali Yıldırım’ı, arkadaşlarınız yok etmemiz lazım’ dediler. En kötüsü; rakipleriniz böyle düşünebilir, önemli olan içimizdeki hainlerin böyle düşünmesi. Ne yazık ki içimizden hainler çıktı. Becerebildiler mi? Sonsuza kadar beceremeyecekler. Bu insanların gözü açıldı. Eskisi gibi değil. Dedi ki; ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın, Binali Yıldırım’ın derdi rantiye değil, onların derdi şantiye. Şantiye olmalı ki bu projeler yürüsün.”

    Siyasi partilere teşekkür

    Konuşmasının sonunda teşekkürlerini sunan Bakan Arslan, siyasi partilere de ayrıca teşekkür etti. Arslan, “Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Siyaset farklı bir şey. ‘Elbette siyasi olarak çekişeceğiz, sandıkta mücadele edeceğiz ama gün birlik olma günü ise biz bu insanların iradesinin tecelli ettiği TBMM’ye bombaların altında sahip çıkacağız’ dediler. Allah onlardan razı olsun. Parti ayrımı yapmadan bütün milletvekilleri bombaların altında oradalardı” dedi.

    “Sizler tarihe damga vurdunuz”

    İzmir Valisi Erol Ayyıldız, kısa bir konuşma yaparak, “Yine nöbetteyiz. Bu nöbet kıyamete kadar devam edecek. Sizlerin valisi olarak sizlere hizmet etmekten onur duyuyorum. Allah sizin eksikliğinizi göstermesin. Sizler tarihe damga vurdunuz. Sizlere hizmet etmek bizim borcumuz” ifadelerini kullandı.

    “Burunlarından fitil fitil getireceğiz”

    AK Parti İzmir Milletvekili Nükhet Hotar da alandaki vatandaşlara şöyle seslendi:

    “Bugün 24. gün ve yine siz buradasın. Allah hepinizden razı olsun. Allah çocuklarınızdan güldürsün. Onlara anlatacakları çok güzel bir hikayeyi yazdınız ve onun başrolündesiniz. Allah hepinizden razı olsun. Benim güzel İzmir’imin güzel insanları bu hain darbecilerden korkar mı? FETÖ’den korkar mı? Onun uzantısı her meslek grubundaki insan görünümlü mahluklardan korkar mı? Onlara en kısa zamanda hadlerini bildirmek için hepimiz söz veriyor muyuz? Bu bizim şehitlerimize borcumuz. Bu bizim gencecik özel harekatçı polislerimize, sivil halkımıza borcumuz. Biz bu borçla ölmek istemiyoruz. İnşallah bu hainlere bir kez daha hesap soracağız, onların bu yaptıklarını burunlarından fitil fitil getireceğiz inşallah. Allah bir daha ülkemize böyle olaylar ilelebet yaşatmasın.”

    “Birbirimize daha fazla sarılacağız”

    Konuşmasına “Hayırlı nöbetler” diyerek başlayan AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, “23 gündür bu meydanda sabahlara kadar beraber nöbet tuttuk. Ben sizin hakkınızı ödeyebilir miyim? Bugün birlik, kardeşlik günü. Demokrasimiz, şehitlerimiz için bugün meydanlardayız. 81 ilde genci yaşlısı hepimiz bir olduk, meydanlara çıktık. Türkiye’nin geleceği için zorbaların darbe ve işgal girişimlerinin imkansız olduğunu göstermek için tek yürek olduk. Yüce Önder Atatürk’ün bize bıraktığı bu cumhuriyet ilelebet ayakta kalacaktır. Darbe girişimine kalkanlar neyi atladılar biliyor musunuz? Bu darbeyi planlarken bu milleti tanımadılar. Bu millet onların şifrelerini bozdu. Ne tank ne tüfek dinledi. Daha fazla özgürlük için birbirimize daha fazla sarılacağız. Biz hep birlikte tek milletiz. Başka vatanımız yok” diye konuştu.

    “Cumhuriyeti üç-beş meczupa teslim etmeyeceğiz”

    CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel de şu ifadeleri kullandı:

    “15 Temmuz’da Türkiye uçurumun kenarından döndü. Hepimiz çok büyük bir tehlike atlattık. Bu tehlikeyi tek yürek olarak atlattık. Darbeyi hep beraber püskürttük. Orada tankların üstüne çıkan, şehit olan 237 demokrasi şehidimizi rahmetle anıyorum, yakınlarına sabır diliyorum. Ulusumuzun başı sağ olsun. O ailelere sahip çıkılması gerektiğine inanıyoruz. Bu ülkeyi başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere onun önderliğinde Kurtuluş Savaşı kahramanlarımız ve bayrağımıza rengini veren şehitlerimiz sokakta bulmadılar. Bu cumhuriyeti al kanları ile kurdular. Biz onların torunları, bugün bu cumhuriyeti üç-beş meczupa, darbeye teslim edecek miyiz? Elbette etmeyeceğiz. Bütün güçlü emperyalist ülkeleri, Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmeye çalıştılar. Teslim almaya çalıştılar. Atalarımız diz çökmediler. Bugün biz onların torunları diz çökecek miyiz? Tabii ki hayır. 23 gündür meydanlardasınız. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ diye haykırdık, ‘adalet’ diye haykırdık, ‘demokrasi’ diye haykırdık. Şimdi bu darbeciler en ağır şekilde yargılanmamladır ancak hukuk çerçevesinde. Devletin kurumlarına sızmış bu darbeciler temizlenmelidir ama bu arada hukuk ve adalet çerçevesinde günahsız insanların başına sıkıntı gelmeden. Burada nasıl tek yürek olduysak parlamentoyu by pass etmeden, yeniden yapılanmayı hep birlikte gerçekleştirmeliyiz. Şimdi özgürlük zamanı. Ülkeyi yeniden yapılandırırken birlikte yapılandıracağız.”

    Yenikapı mitingi izletildi

    AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ise, “Kendi iradesini, kendi karar verme hakkını, sandıkta seçtiği temsilcilerinin kendi temsiliyetini ve milli iradenin tecelligahı olan TBMM’de tecelli eden milli iradeyi korumak için meydanlara inen, direnen herkese selam olsun” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından alana kurulan sinevizyon kanalı ile İstanbul Yenikapı’da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi canlı olarak izletilmeye başlandı. AK Parti İl Başkanı Bülent Delican, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin konuşmaları için, “Bahçeli ve Kılıçdarolu’nu çok fazla alkışlayın. Bugün birlik ve beraberlik günü” dedi.