Etiket: Niye?

  • 112 çalışanı, ‘Ambulansı niye buraya park ettin’ denilerek darp edildi

    İzmir’in Buca ilçesinde, ambulansı istasyon yakınlarındaki sokak içerisine park eden Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Aytaç Yılmaz, iddialara göre “Ambulansı buraya park etme” diyerek kendisine saldıran kişi ve kişiler tarafından fiziksel şiddete maruz kaldı. Sağlık-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, hayatı riski bulunan çalışana saldıranların savcılıkla serbest kalmasına tepki gösterdi.

    Alınan bilgiye göre, İzmir’in Buca ilçesinde vakadan dönen 112 ambulansı mahalle içerisinde yer alan 112 noktasına yakın bir yere park edildi. Sokak sakinlerinden birkaç kişi, ‘Buraya ambulansı park edemezsin’ diyerek, ATT Aytaç Yılmaz’a önce sözlü sonra da fiziksel şiddet uyguladı. Birden fazla kişinin saldırdığı Yılmaz, kafa travması geçirirken, vücudunda da morluklar oluştu. Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Yılmaz’ın hayati riski olduğu belirtildi.

    “Tutuklu yargılama gelmeden şiddet bitmez”

    Darp edilen 112 çalışanını hastanede ziyaret eden Sağlık Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, her gün bir şiddet olayının yaşandığı Türkiye’de sağlıkçıya şiddetin önüne geçilmesi için acil önlem alınması gerektiğini söyledi. Yaşanan olayı şiddetle kınayan ve darp edilen sağlık çalışanına acil şifalar dileyen Özdemir, “Sağlık çalışanlarına fiziki veya sözel şiddet uygulayanların tutuklu yargılanması sağlanamadığı takdirde sağlıkta şiddetin önüne geçilemez. Darp edilen meslektaşımızın hayati riski bulunmasına rağmen, saldırganların savcılık tarafından ifadeleri alınıp serbest bırakılması üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir konudur. Yaşadığımız şiddet olayı insanlık dışı olup, Hükümetimiz ve Sağlık Bakanlığımızdan caydırıcı yaptırımları hayata geçirmesini istiyoruz”’ dedi.

  • Aladağ yangın faciasında tutuklu sanıklardan, “Niye çekiyorsunuz, terörist mi var” tepkisi

    Adana’nın Aladağ ilçesinde 11’i öğrenci toplam 12 kişinin hayatını kaybettiği kız yurdu yangını faciasıyla ilgili ikinci duruşma Kozan ilçesinde başladı. Aralarında yurt müdürü ve yurdun bağlı bulunduğu dernek yöneticilerinin de olduğu tutuklu 7 sanık duruşma salonuna getirildi. Sanıklardan birisi kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, “Ne çekiyorsunuz, karşınızda terörist mi var? Çekin çekin iyi çekin” diyerek tepki gösterdi.

    29 Kasım 2016’da ortaokulda okuyan kız öğrencilerinin kaldığı özel kız öğrenci yurdunda, elektrik sisteminin kısa devre yapması sonucu yangın çıktı. Yangında 10 öğrenci, 1 çocuk ile 1 eğitmen yaşamını yitirdi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında yurt müdürü Cumali Genç, yurt çalışanı Mahmut Deniz, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç tutuklandı. Sanıkların bazıları ara kararla tahliye edilip, itiraz üzerine tekrar tutuklandı.

    Yangın faciasıyla ilgili ilk duruşma geçen 30 Mayıs tarihinde Kozan Adliyesi’ndeki yer darlığı sebebiyle Kozan Ticaret Odası’nın konferans salonunda görüldü. 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesine karar verilmişti.

    Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması ailelerin de katılımıyla başladı. Duruşma öncesi tutuklu 7 sanık ise yoğun güvenlik önlemleri altında duruşmanın görüleceği Kozan Ticaret Odası’na getirildi. Bu sırada tutuklu bir sanık ise kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, “Ne çekiyorsunuz, karşınızda terörist mi var? Çekin çekin iyi çekin” diyerek tepki gösterdi.

    Mahkemeye Sosyal Haklar Derneği üyeleri ile birlikte ellerinde “Adalet mücadelemiz başka canlar yanmasın diyedir. Aladağ’ı unutma unutturma” pankartı ve yangında hayatını kaybeden çocuklarının isimlerinin bulunduğu dövizleri taşıyarak aileler de katıldı.

    Kozan Adalet Sarayı önünde basın açıklaması düzenleyen, yangında kızı hayatını kaybeden Zeliha Avcı’nın annesi Sultan Avcı, “Sofulu Mahallesi Muhtarı Adem Aktaş bize davamızdan geri çekmemiz için para teklif etti. Dilekçe yazdırın dedi. Güvencemiz yok korkuyoruz. Adalet istiyoruz” diye konuştu. Soma maden faciasında yakınlarını kaybeden Elmas Kaya ise, “Buradaki insanların da benim gibi evlatlarını kaybettikleri için acılarını paylaşmak için Manisa Soma’dan geldim” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu da duruşmaya katıldı. Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan Fevzioğlu, “Türkiye Barolar Birliği olarak bu davaya sonuna kadar müdahil olacağız. Yangın zaten benzin dökülerek çıkmadı. Fakat çok fazla ihmal var. Biz bunu biliyoruz ve şikayetçiyiz” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ey Kılıçdaroğlu darbe gecesi niye bırakıp kaçtın”

    Çorum’da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirerek, “Ey Kılıçdaroğlu darbe gecesi niye bırakıp kaçtın” dedi.

    Abide Meydanı’nda halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’nun gazetelerinde daha önce ‘Türkiye’de darbe olursa tankın üzerine ilk ben çıkarım’ dediğini hatırlatarak, “Bugün gazeteleri okudunuz mu. TV’de gördünüz demi. Bütün görüntülerle VIP’den nasıl kaçtığını gösteriyor. Saat 23.15’te kaçıyor. Bende yaklaşık 03.30 gibi Yeşilköy’e iniyorum. Şimdi o programda diyor ki Sayın Cumhurbaşkanının koruma müdürleri haber verseydi ben havalimanında kendilerini beklerdim diyor. Ey Kılıçdaroğlu, ben tüm millete çağrı yaptım. Milleti meydanlara davet ettim. Yüzbinler meydanlara döküldü. Senin geldiğin havalimanında on binler vardı. Sen niye kaçıp gittin. Bakırköy Belediye Başkanının evine gideceğine vatandaşlarla birlikte olsaydın. Niye kaçıp gittin. Bu iş yürek ister yürek. Ben açıklamaları yaptım. Darbeye karşıyım dedim. İyi ki dedin ha. Kapının arkasından darbeye karşıyım dedi. Ne olur dersen. Vatandaşlarla birlikte olacaktın. Niye kaçıp gittin. Yenikapı’ya davet ettim. Olumsuz cevap geldi. O kadar sıkıştırdılar ki son gün evet geldi. Hani Yenikapı ruhu diyoruz ya sonradan açıklamalar yaptı. Ben Yenikapı ruhunu paylaşmıyorum dedi. Çünkü senin dünyanda böyle bir birlik, dayanışma ruhu yok ki. İşte bu ruh burada. İşte biz burada şuanda Çorum Alevisi’yle, Sünnisi’yle, Türküyle, Kürdü’yle biriz, beraberiz, kardeşiz ve hep birlikte Türkiye’yiz. Bir sıkıntı var mı. Bitti. Biz sizi Allah için seviyoruz. Darbeciler, hainler sadece sizlerin kahraman evlatlarının kanına girmedi. Benimde canımdan, yüreğimden bir parça kopardılar. Buradan bir kez daha bir hilal uğruna batan güneşlerimiz olan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah onları Peygamber Efendimize komşu eylesin. Şehitlerimizin ailelerine, mevladan sabrı cemil niyaz ediyorum” dedi.

    Teröristlerin inlerinin başlarına çökertildiğini anlatan Erdoğan, “Polis teşkilatının tüm şehitlerine rahmet diliyorum. Gazilere şifalar diliyorum. Emniyet Teşkilatı’nın 172. yıldönümüyle kutladığımız haftamızın polislerimize olan şükran duygularımızı ifade etmemize vesile oluyor. Mahallemizin asayişinin sağlanmasından, dağlarda terörle mücadeleye kadar ülkenin huzuru ve bekası için gece gündüz görev başında olan polislerimizin haftalarını tebrik ediyorum. Cudi’de, Gabar’da, Bestlaredere’de güvenlik güçlerimiz artık teröristlerin inlerine girdiler. O inleri çökerttiler. Şuanda teröristler kaçacak delik arıyor. Bizde napıyoruz, kovalıyoruz. Sonuna kadar bunları kovalayacağız. Bu ülkenin huzuru ve refahı için ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu.

    “Meclisten idam kararı gelirse onaylarım”

    İdam talebi hakkında da açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdam için 16 Nisan bir dönüm noktası. Kılıçdaroğlu, idama ben evet diyorum diyor. Sayın Bahçeli’nin bu konuda kararı kesin. Sayın Yıldırım’ın kanatide kesin. Meclisten bu karar bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Tereddüt etmem. Bu şehitlerin katillerini affetme yetkimiz yok. Gereğini yaparız” dedi.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe girişimine yönelik “kontrollü darbe” yönündeki açıklamalarını da sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kılıçdardoğlu, çıkmış utanmadan 15 Temmuz’a kontrollü darbe diyor. Tabi bütün bu tepkiler karşısında da geri adım atıyor. Ben bunu ilk defa söylemedim diyerek güye kendini savunuyor. Çıkıp 80 milyondan özür dilemek yerine suç bastırmaya çalışıyor. Delikanlıca hatasını kabullenmek varken yeni hezeyanların peşine takılıyor. Bu zat resmen milletle alay geçiyor. Ya nasıl bir adamsın. İnsanda biraz yüz olur. O gece anını ortaya koyan bu millete karşı biraz mesuliyet olur. O gece gözünü kırpmadan ölüme koşan şehit ve gazilere karşı saygın olur. Sen kaçtın kurtuldun. Ama ey Kılıçdaroğlu bak Tayyip Erdoğan tüm ailesiyle, vatandaşlarıyla birlikte Yeşilköy’de tüm helikopterler ve F-16’lar üzerimizden geçerken oturduk operasyonu yürüttük. Ertesi gün öğleye doğru bu iş bitirildi. 29 gün sabahlara kadar millet meydanlardan kopmadı. Ana muhalefet partisinin görevi FETÖ’nun safsatalarına borazanlık yapmak mı? CHP’nin misyonu 15 Temmuz gecesi suçüstü yakalanan FETÖ’nun katillerini aklamak mı. Utanmadan TV programında her şey ortada açık net. Dürüst ol” şeklinde konuştu.

    Kılıçdaroğlu’nun “Cumhurbaşkanı ve Başbakan darbe operasyonunu örtmeye çalışıyor” yönündeki sözlerini de eleştiren Erdoğan, “Ey Kılıçdaroğlu, şu anda binlerce generalinden tut, subaylarına, astsubaylarına, polisine varıncaya kadar tüm devlet dairelerindeki üst düzey memurundan alt düzey memurunu bunları tutuklayıp cezaevine atan kim. Biz yürütme olarak yaptık. Yargı da kararını verdi. Hukuk süreci işliyor. Bundan sonraki süreç yargıya ait. Yargı ne gerekiyorsa onu yapacak. Bunları görmüyor musun. Biz karakterli insanlarız. Biz milletin faydası neyi gerektiriyorsa onu yaptık. Bunlar freni patlamış kamyon gibi. Nereye gittiklerini bilmiyorlar. Diyet borçlarını ödemek için bir gün FETÖ’cü oluyorlar, diğer gün terör örgütüyle arkadaşlık yapıyorlar. Bu zat söylediklerinden sonra şehit ailelerinin, gazilerin yüzüne nasıl yapacak. Hangi yüzle onların karşısına çıkacak. İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmayana nasihat kar etmezmiş. Bunlara ne söylersek söyleyelim idrakleri açılmıyor” dedi.

  • Başbakan Başdanışmanı Şen: “Niye evet dediğini evet diyen biliyor ama niye hayır dediğini hayır diyen bilmiyor”

    Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Genel Başkanı ve Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen, hayırcıların çift direksiyonlu bir Türkiye istediğini söyledi.

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından Bitlis’in Tatvan ilçesinde organize edilen programa katılan Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Genel Başkanı ve Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen, Cumhurbaşkanlığı sistemi ve gündemdeki konularla ilgili açıklamada bulundu.

    TÜGVA ev sahipliğinde Tatvan ilçesindeki özel bir restorantta verilen akşam yemeğinde STK temsilcileri ve TÜGVA üyeleriyle bir araya gelen Mustafa Şen, TÜGVA’ya pozitif ayrımcılık yapılmasını isteyerek, yeni cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili; “Olay şu; Türkiye çift direksiyonlu bir arabaya benziyor. Çünkü onun böyle olmasını istediler. Araba koleksiyonerlerinde bile böyle bir araba yok. Ama istiyorlar ki ülke böyle olsun. Hayır cephesindeki arkadaşlarıma sesleniyorum, kaç milyonsa hepsine sesleniyorum. Bir tanesi desin ki “Ben aldım, evimin önünde var çift direksiyonlu bir araba ve biz sabah kalkıyoruz eşim bir tarafta ben bir tarafta öyle gidiyoruz. Tek arabada iki direksiyon gidiyoruz” desin bir tanesi. Ya da bir tanesi desin ki “Biz ortak çift direksiyonlu bir araba aldık her sabah onunla gidiyoruz işe, iş görüşmesine filan.” Desin bir tanesi, yok böyle. Peki kendine öyle bir araba almıyorsun da madem neden ülkenin öyle olmasını istiyorsun.” Dedi.

    “NEYE KARŞI ÇIKTIKLARINI BİLMİYORLAR”

    Konuşmasının devamında CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve hayırcıları eleştiren Şen, “Fakat son birkaç gündür anladık ki aslında ne dediklerini de bilmiyorlar. Neye karşı çıktıklarını bilmedikleri gibi neyi savunduklarını da bilmiyorlar. Peki delilleri ne delilleri Kemal Kılıçdaroğlu. Sayın Kılıçdaroğlu ne dedi; “Şimdi dedi ben merak ediyorum.” Ben de neyi merak ettiğini merak ediyorum. Acaba ne merak ediyordur. Diyor ki Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu; “E bu yeni sistemde, Cumhurbaşkanı bir partiden, başbakan bir partiden olursa ne yapacağız.” Günaydın, günaydın ne yapacağız. Kalkacağız, abdest alacağız, iki rekat namaz kılacağız, bir kahve içeceğiz, sonra bir tane kahve daha içeceğiz, sonra kırk tane daha içeceğiz ve uyancağıza abi. Çünkü akşam sekiz şişe rakı içmişizdir muhtemelen. Ancak 40 fincan kahveyle, bir abdest, bir boy abdesti soğuk suyla oda tabiî ki ve bir iki rekat namazla ancak uyanabilir, ayılabiliriz. Yahu biz beş senedir ne anlatıyoruz. 2012’den beri bu mevzu konuşuluyor. Deniliyor ki bu yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminde başbakan olmayacak, yürütmeyi cumhurbaşkanı yürütecek, cumhurbaşkanı yardımcıları olacak. Bu kadar konuştuk, tartıştık bakın.” Diye konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU İÇİN 23 NİSANLARDA”

    Evet diyenlerin neden evet dediğini bildiğini ancak hayır diyenlerin neden hayır dediğini bilmediğini öne süren Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen, “Niye evet dediğini evet diyen biliyor. Ama neden hayır dediğini hayır diyen bilmiyor. Evet diyen neyi savunduğunu biliyor, neye karşı çıktığını da biliyor. Ama hayır diyen neye karşı çıktığını da, neyi savunduğunu da bilmiyor. Şimdi sırf Kemal bey için bir şey yapacağız. Kemal Kılıçdaroğlu için 23 Nisanlarda olur ya, öyle bir şey yapacağız. Senede bir gün ne yapalım.” Şeklinde konuştu.

    “TEPEMİZİ KESMEYE ÇALIŞANLARIN KAFASINI KESERİZ”

    Batının Türkiye’nin alıp başını gitmesinden korktuğuna dikkat çeken Mustafa Şen, şöyle konuştu: “Kıymetli dostlarım vesayet, bu sistem öyle bir kuruldu ki, Türkiye alıp başını gitmesin. Bunun adına çörçil; “kökünü sula, tepesini buda” demişler. Kökünü sulayacaksın Türkiye’nin kurumayacak, tepesini sürekli keseceksin fazla büyümeyecek. Ama diyorum ki şimdi; “Geldiğimiz süreçte bu büyük Türkiye’nin hiç birinizin suyuna ihtiyacı yok, hepinizi o suda boğacağız. Çünkü siz milyonlarca insanı öldürdünüz, katlettiniz. O döktüğünüz kanda boğulacaksınız. Onun zamanı çok uzak değil. Bizim kimsenin suyuna ihtiyacımız yok. Ve kimsenin de tepemizi kesmesine müsaade edeceğimiz yoktur. Kafasını keseriz onun. Kafasını keseriz bir daha Türkiye’nin tepesini kesmeye kalkanın. Biz böyle bir Türkiye istiyoruz. Bu nedenle referandum çok çok önem arz etmektedir.”

    Programın devamında ise, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Bitlis Temsilcisi Cihat Veysel Aki ise TÜGVA’nın Bitlis’te ki faaliyetlerinden bahsetti.

    Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy ise, Cihannüma Genel Başkanı ve Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen’in yeni sistemi çok güzel anlattığını belirterek, yeni sistemin Türkiye’yi iki başlılıktan kurtaracağını ifade etti.

    Düzenlenen toplantıya Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Erdal Necip Yardım, Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy, Ahlat Belediye Başkanı Mümtaz Çoban, Ahlat Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu, Mutki Kaymakamı Mehmet Kılıç, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Dağdağan, Ak Parti Bitlis İl Başkanı Nesrullah Tanglay, BİGİAD Bitlis şube Başkanı Cengiz Şahin, Bitlis İHH Başkanı Muzaffer Taşcan, STK temsilcileri, TÜGVA üyeleri ve davetliler katıldı.

  • Kablo hırsızlığından tutuklanan genç: “Ben şarkıcıyım, beni niye çekiyorsunuz?”

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde kablo hırsızlığı suçundan tutuklanan genç, cezaevine götürülürken kendisin çeken basın mensuplarına, “Ben şarkıcıyım, beni niye çekiyorsunuz?” dedi.

    Edinilen bilgiye göre, Mahmudiye Mahallesi Şen Sokak numara 16 adresindeki elektrikçi dükkanına Eylül ayında hırsızlık amacıyla giren 17 yaşındaki H.B., aynı iş yerine önceki gün yine girdi. Hırsızlık olayında H.B., piyasa değeri 25 bin lira olan elektrik kablolarını çaldı. İş yeri sahibi M.S.’nin haber vermesi üzerine olay yerine gelen emniyet ekipleri, hırsızlık zanlısının yakalanması için çalışma başlattı. Bugün Sinanbey Mahallesi’nde yakalanan H.B., emniyetteki ifadesinde çaldığı kabloları Alanyurt yolu üzerinde hurdacılık yapan H.B.’ye sattığını itiraf etti. Adliyeye sevk edilen H.B., çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Zanlı, cezaevine götürülürken görüntü alan basın mensuplarına “Ben şarkıcıyım. Beni niye çekiyorsunuz?” dedi.

    H.B.’nin hırsızlık suçundan birçok dosyası olduğu öğrenilirken, çalınan kabloları satın alan hurdacı hakkında ise hırsızlık malını satın almaktan işlem yapıldı. Çalınan kablolar sahibine teslim edildi.