Etiket: Nisan’dan

  • Kurtulmuş: “Türkiye, 16 Nisan’dan sonra yoluna koşar adım devam edecektir”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Pazar günü oylayacağımız ve evet diyerek millet tarafından kabul edilecek olan bu anayasa değişikliğinin de bu kadar tarihi bir önemi vardır. Türkiye hem yeni bir hükümet modeline kavuşacak, hem de bu evetle birlikte sırtındaki bütün yükleri bir kenara bırakıp yoluna koşar adım devam edecektir. 16 Nisan Türkiye için bereketli, uğurlu olsun” dedi.

    Memur- Sen Konfederasyonu tarafından 81 il ve 100 ilçede başlatılan ‘Memur-Sen’e Davet, Tercih Evet’ buluşmalarının son toplantısı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.

    ‘Memur-Sen’e Davet, Tercih Evet’ buluşmasına Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Memur-Sen İstanbul Temsilcisi Durali Baki’nin yanı sıra çok sayıda sendika üyesi katıldı. Buluşmanın açılış konuşmasını yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Memur-Sen ailesi olarak, üyemizin sosyal haklarını, ekonomik durumunu ve onun hak ve menfaatlerini korumak, kollamak, büyütmek, onun hak ettiği payı büyütmek ve onun hak ettiği payı almak için mücadele ederken ulusal anlamda ülkenin korku tünelinden çıkması, vesayetten kurtulması, 82 model askeri anayasayla asgari demokrasi olur, böyle bir demokrasiyi kabul etmiyoruz. Ham demokrasi değil, tam demokrasi diyerek mücadele vermesi, ülkede demokrasinin korku tünelinden çıkarken teneffüs imkanı yakalaması için ter döken, vesayete karşı direnen milletin ve milli iradenin yanında yer alan duruşuyla, konum alışıyla bu ülkeye katma değer üretirken evrensel anlamda dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa o bizim mücavir alanımızın içindedir. Nerede bir insan haksızlığa uğruyorsa o bizim sorumluluk alanımızın içerisindedir yaklaşımıyla, gözyaşı ve alın terinin rengi dünyanın her yerinde aynıdır. Ten rengimiz farklı olabilir ama dünyanın her yerinde kan rengimiz aynı. Mazlumun ve mağdurun dini sorulmaz, emeğin ideolojisi olmaz, emek mücadelesinin ideolojisi olmaz diyerek bütün mazlum ve mağdurlar için sesini ve sözünü yükselten, nöbet tutan ve kamu vicdanını, toplum vicdanını temsil eden bir kitleyiz” ifadelerini kullandı.

    İki aydır sadece emek için değil ’evet’ için de çalıştıklarını ifade eden Yalçın, “Ülke kritik bir eşiğe doğru giderken, sayılı saatler kalırken bu teşkilatın bir başkasının yorumuna ihtiyaç duymaksızın, olanları doğru okumak, olaylara karşı doğru tavır almak ve yola çıkmak gibi bir sorumluluğu vardı ki, Cumhurbaşkanımız henüz maddeleri onaylamamışken, Memur-Sen ailesi bunun ne anlama geldiğini bilerek iki ay önce 16 Şubat’ta kararını açıklayarak, 2 ay sadece emek için değil, hararetle evet için çalışacağız deyip sefere çıkmış, besmele çekmiş ve yüz binlerle buluşmuş bir teşkilattır. Onun için bu teşkilatın bütün liderlerini huzurunuzda yürekten kutluyorum” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin 16 Nisan’dan sonra yoluna koşar adım devam edeceğini vurgulayan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, “Türkiye tarihi bir dönüm noktasından geçiyor. 2007’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde parlamentoda cumhurbaşkanını milletvekillerine seçtirmeyen o vesayetçi düzenin yaptıklarına nasıl halk oylamasıyla millet el koydu, ’bundan sonra cumhurbaşkanını biz seçeceğiz’ dediyse ve cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin Türkiye’de milli iradenin gelişmesi bakımından ne kadar büyük önemi varsa, bu tarihi dönemeçte pazar günü oylayacağımız ve evet diyerek millet tarafından kabul edilecek olan bu anayasa değişikliğinin de bu kadar tarihi bir önemi vardır. Türkiye hem yeni bir hükümet modeline kavuşacak, hem de bu evetle birlikte sırtındaki bütün yükleri bir kenara bırakıp yoluna koşar adım devam edecektir. Şimdiden bereketli olmasını, uğurlu olmasını temenni ediyoruz, 16 Nisan Türkiye için bereketli, uğurlu olsun” diye konuştu.

    Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın ’tek adam’ eleştirisini hatırlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

    “O kadar anlamsız argümanlar geliştirdiler ki, acziyetlerini ortaya koyuyor. Bunların içinde en akıllılarından birisi olan eski genel başkanları dedi ki, ’tek adama bu kadar yetki fazla.’ ’Beşer şaşar, peygamber olsa haşa şaşar’ dedi. Haşayı da o söylemedi, biz söylüyoruz. Ya arkadaş, bu memlekette niye Cumhuriyet Halk Partisi’nin, cumhurbaşkanının seçilmekten ümidini kestiği buradan anlaşılıyor.”

    Türk milletinin emperyalistleri ve emperyalistlerin uşaklarını denize dökeceğini belirten Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Arkasından hızını alamadı bir başkası çıktı. Dedi ki; ’16 Nisan’dan sonra evet diyenleri denize dökeceğiz’ dedi. Bu memleketin lügatında denize dökmek tabiri var. Muhtemelen başka hiçbir memleketin lügatında denize dökmek diye bir tabir yoktur. Çünkü denize dökme tecrübesi yoktur. Bu millet denize döker mi döker, kimi döker, emperyalistleri döker, emperyalistlerin uşaklarını denize döker. 15 Temmuz’da olduğu gibi İstanbul’da, Ankara’da, Türkiye’nin her yerinde emperyalistlerin uşaklarının, kölelerinin karşısına çıkar, yumruklarıyla göğüslerini siper ederek tankları, uçakları durdurur.”

    Eyalet sistemi tartışmalarına da değinen Kurtulmuş, “Dün akşamdan itibaren sürdürülen bir başka tartışmanın bazı çevrelerce nasıl rotasından saptırıldığını gördüğümüz için şu uyarıyı da yapmak mecburiyetindeyiz. Türkiye’de bazı çevreler anayasa değişiklik teklifinin içerisinde eyalet sistemiyle ilgili bir teklif varmış gibi konuyu saptıracak ve evet noktasına gelmiş olan insanların zihinlerinde şüpheler uyandıracak, bazı sözleri özellikle sosyal medya üzerinden yayıyorlar. Çok açık söylüyorum, Türkiye’de AK Parti’nin anayasa çalışmalarının hepsini başından itibaren bilen birisi olarak söylüyorum, AK Parti’nin anayasa çalışmalarının hiçbirinde bir eyalet sistemi konusu gelmediği gibi hiçbir metninde böyle bir çalışma söz konusu olmamıştır, olmayacaktır” dedi.

    ‘Memur-Sen’e Davet, Tercih Evet’ buluşması yapılan konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

  • AB Bakanı Çelik: “16 Nisan’dan sonra Türkiye’yi ziyaret için sıraya girecekler”

    Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, “Referandumda güçlü bir evetin çıkması durumunda Türkiye’nin aleyhine konuşanlar Türkiye’yi ziyaret etmek için sıraya girecekler” dedi.

    Bakan Çelik, Adana’nın Yüreğir ilçesinde düzenlendiği mitinge cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine “hayır” diyen muhalefetin, milletin iradesini zayıflatan mevcut sistemin devamından yana olduğunu ifade etti.

    Türkiye’nin koalisyon tehlikesiyle baş başa kalmaması için bu sistem değişikliğini istediklerini anlatan Bakan Çelik, “Normalde bu sistem içinde, hiçbir şekilde siyasi iktidar yetkisi olmadığı halde, siyasi iktidara kavuşma ihtimali olmadığı halde CHP neden bu sistemin devamından yana? çünkü yeni sistem değişikliği gerçekleştiği taktirde, Türkiye’de halkın oyu, siyasi iktidarı inşa etme ve hükümeti kurma açısından daha etkili hale gelecek. Bundan sonra sizlerin sandığa vurduğu mühür hükümetleri daha kuvvetli belirleyecek, devletin yönetilmesinde daha etkili olacak. İşte onun için CHP’nin yöneticileri, halkın iradesinden ve güçlenmesinden korktukları için halkın iradesinin güçlenmesi halinde onlara herhangi bir siyasi iktidar kapısının açılmayacağını bildikleri için onlar da bu mevcut sisteme, bütün çarpıklıklarına rağmen statükoya sarılıyorlar” diye konuştu.

    “Bunlar rejim istismarı partileri”

    Sistemden kaynaklanan problemleri geride bırakacaklarının altını çizen Bakan Çelik şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle halkın iradesi daha güçlü şekilde hükümete yansıtılacak. 16 Nisan’dan sonra ’evet’ oylarıyla hayata geçecek sistemde, sizin iradeniz, oylarınız, hükümetin kurulmasında ve devletin yönetilmesinde daha büyük bir güce sahip olacak.”

    Rejim değişikliği tartışmalarına değinen Çelik, asıl rejim değişikliğinin darbelerle yapıldığını vurgulayarak, “Türkiye’nin başarısının sırrı, vatandaşın iradesinin sandığa güçlü şekilde yansıması ve siyasi istikrar olduğundandır.

    “Milletin iradesi demek, güçlü hükümet, güçlü Türkiye demektir. Onun için, artık sistemden kaynaklanan problemleri geride bırakacağız. 15 yıldır sizlerin verdiği destekle, büyük fedakarlıkla Türkiye’de siyasi istikrar gerçekleştiği için ’istikrar riske girmez, istikrar bir krizle karşı karşıya kalmaz’ diye düşünülüyordu. Ama gördük ki 7 Haziran seçimlerinden sonra yine koalisyon ihtimali ortaya çıktı. Yine istikrar tehlikeye girdi. Demek ki vatandaşın iradesi istikrarı ne kadar inşa ederse etsin, sistemden kaynaklanan problemlerin de giderilmesi gerekiyor. Hayır diyen siyasi partiler özellikle CHP bunun bir rejim değişikliği olduğunda ısrar ediyor. Ancak bu bir hükümet sistemi değişikliğidir. Bunlar rejim istismarı partileri” dedi.

    16 Nisan akşamı güçlü bir evetin çıkmasının önemine değinen Bakan Çelik, şunları kaydetti:

    “Avrupa devletleri her bir elden Türkiye’de hayır çıkması için çalışıyor. Şimdi Türkiye’nin aleyhine konuşanlar 16 Nisan günü güçlü bir evet çıktığında Türkiye’yi ziyaret etmek için sıraya girecekler. 16 Nisan’dan sonra inşallah evetler sisteme güçlü bir şekilde darbesini vurduğunda milletin iradesine, sizlerin iradesine, bütün dünya gördüğünde diyecekler ki bu millet kendi geleceğiyle ilgili bu sisteme karar verdi. Bundan sonrasında Türkiye’de işler daha hızlı, daha etkili ve daha güçlü bir şekilde gerçekleşecek. Türkiye’nin geleceği daha parlak olacak. O yüzden yatırım yapmak isteyenler 16 Nisan’dan sonra evetler çıktığı zaman Türkiye’ye akın akın gelecekler.”

    Bakan Çelik’e Adana AK Parti İl Başkanı Fikret Yeni, ilçe başkanları ve partililer eşlik etti. Bakan Çelik konuşmasının ardından vatandaşın yanına giderek onlarla sohbet etti. Bakan Çelik, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Bakan Çelik’in elinden tutmak isteyen vatandaşlar birbiriyle yarıştı. Bakan Çelik’in miting yaptığı alan ve çevresinde hem özel harekat hem sivil hem de Bakan Çelik’in korumaları geniş güvenlik önlemleri aldı.

  • AK Parti’li Pektaş: “Hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacağız”

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, evetçileri denize dökmeyi kafasına koyan, ‘eğer hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacaklarını söyledi.

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, Gümüşhane Belediye Başkanlığının hibe araç hizmete alma töreninde yaptığı konuşmada, Gümüşhane’nin son yıllarda modern bir şehir olma yolunda çok önemli adımlar attığını söyledi. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Koalisyonlar da istikrarlı olabilir” sözüne de cevap veren Pektaş, “Bugüne kadar Türkiye’de kurulan koalisyonların hangisi istikrar vadetti. Bütün koalisyonlar ülkemizi geri götürdü. Yeni sistemin iki ana özelliği var. Birisi güçlü istikrar. Yani çift başlı yönetimden çıkıyoruz, tek başlı bir yönetim anlayışına geliyoruz. Başbakanla cumhurbaşkanının görevleri birleştiriliyor, bütün yetkiler cumhurbaşkanında toparlanıyor. Artık yeni sistemde güç kaçağı olmayacak. Güçsüz iktidarlar, koalisyonlar ve azınlık hükümetleri dönemi bu sistemle bitiyor. Bundan sonra hükümeti medya, dış güçler veya demokrasi dışı güçler belirlemeyecek, bundan sonra hükümeti doğrudan milletimiz belirleyecek. Biz buna doğrudan demokrasi diyoruz, tam demokrasi diyoruz. Bundan sonra 5 yılda bir kesintisiz ve güçlü bir yönetim olacak. Hizmetler daha hızlı olacak, daha hızlı karar alınan ve ekonominin fırlayıp gittiği bir döneme gireceğiz. Artık evetçileri denize dökmeyi kafasına koyan, ‘eğer hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş kadar sevineceğiz’ diyen zihniyeti de inşallah 16 Nisan’dan sonra siyaset müzesine koyacağız” dedi.

    “Sadece 80 milyon değil, 100 milyonlarca mazlum, 1,5 milyarlık İslam alemi bizi bekliyor”

    Türk milletinin bugüne kadar yanlış yapan hiçbir siyasetçiyi affetmediğini, bundan sonra da affetmeyeceğini kaydeden Pektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yürekten inanıyorum ki Gümüşhane rekor bir oyla güçlü Türkiye’ye destek verecek, büyük Türkiye’nin önünü açacak. Sadece 80 milyon değil, 100 milyonlarca mazlum, 1,5 milyarlık İslam alemi bizi bekliyor. Dünyanın bütün başkentleri de 16 Nisan’da yapılacak referandumu bekliyor. Bazı başkentler mateme, yasa boğulacak ama bazı başkentler ise mutluluğa koşacak. Biz o kardeşlerimize, İslam alemine mahcup olmamak için 16 Nisan’da da hem Türkiye’den güçlü bir evet çıkacak hem de Gümüşhanemizden rekor bir oy çıkacak.”

    “Gümüşhane’de merkezi hükümetimizin 100’den fazla şantiyesi var ve nüfus başına en fazla yatırım alan ilk il”

    Pektaş, “Tarım projelerinden ulaşım projelerine, istihdam projelerinden turizm projelerine kadar onlarca projeyi aynı anda yürütüyoruz. Şuanda 35 baraj ve göletimizin inşaatları devam ediyor, bazıları bitti. Bu yıl 8 tane daha ihale ediyoruz. Seneye de 8 tane daha derken etüt ve planlamalarını yaptığımız baraj ve gölet sayımız 70 olacak. İnşallah 600 bin dönümden fazla araziyi tamamen kapalı, basınçlı, modern bir şekilde sulayarak hayvancılığımızı geliştireceğiz. Çiftçilerimizin gelirlerini artırıcı, refahını yükseltici işleri bir bir gerçekleştireceğiz. Çevre yolu bu yıl bitiyor, Zigana’nın temelini geçtiğimiz ay Başbakanımız attı. Vauk Dağı’na 7 bin 400 metrelik çift tüplü tünel ihalesi yapıldı. Bayburt-Gümüşhane arası 8 kilometre kısalarak 68 kilometreye düşecek. Haftaya Pirahmet-Kelkit yolu duble yol olarak ihale ediliyor. Orada da 7 kilometrelik bir tünel var. Sorsalar ki Zigana, Vauk, Pekün tünelleri aynı anda yapılacak inanır mıydınız? Bunların hepsi aynı anda yürüyor. İnşallah 2 aya kadar havaalanımızın da temelini atıyoruz. Gümüşhane’nin çevre illeriyle mesafesi gittikçe kısalıyor. Bu da şehrimizi ulaşım noktasında kilit konumuna getiriyor. Valimizin riyasetinde İl Özel İdaremiz gece gündüz çalışıyor. Neredeyse bütün köylerimiz şantiye halinde. Başta Gümüşhane, ilçe ve belde belediyelerimiz olmak üzere destansı hizmetler yapıyor. Gümüşhane’de merkezi hükümetimizin 100’den fazla şantiyesi var ve nüfus başına en fazla yatırım alan ilk il. Bütün bunlar güçlü yönetim ve iktidarla oluyor. İnşallah 16 Nisan’da sizlerin de desteğiyle bu güçlü iktidarı ve güçlü istikrarı kalıcı hale getirmek istiyoruz” dedi.

  • Bakan Tüfenkci: “16 Nisan’dan sonra Türkiye şaha kalkacak”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Bizi sistemin boşluklarıyla, sistemin arızalarıyla uğraştırmaya çalıştılar ama biz bir yandan şeytan taşlarken bir yandan da Kabe’yi tavaf ettik, hizmet ettik sizlere. İnşallah 16 Nisan’dan sonra Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet dediğinizde Türkiye şaha kalkacak” dedi.

    Bakan Tüfenkci, Adana’nın Yüreğir ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. 16 Nisan’da yapılacak referandumda vatandaşlardan evet oyu isteyen Bakan Tüfenkci, “Geleceğimizi oylamak için, irademizi oylamak için hep beraber 16 Nisan’da sandığa gidiyoruz ve evet diyoruz” dedi.

    AK Parti olarak Türkiye’yi 2002’den bu yana her alanda tam 3 kat büyüttüklerini aktaran Bakan Tüfenkci, “Biz istiyoruz ki Türkiye 11 bin dolarlardaki kişi başı milli gelirleri 25 bin dolarlara çıkartsın. İstiyoruz ki işimizi büyütelim, aşımızı büyütelim, Adana’yı büyütelim, Yüreğir’i büyütelim. Bunun için de 16 Nisan’da evet demeye var mıyız?” diye konuştu.

    Gençlere meclisin yolunu da açtıklarını ifade eden Bülent Tüfenkci, “Gençlerin önü açılırsa meclisin hepsi gençlerden olacak diyorlar. Gençlerin enerjisiyle tecrübe birleştiğinde Türkiye şaha kalkacak. Gençlerimiz 15 Temmuz’da terörle mücadelede bu vatan için, bu bayrak için, bu millet için, ezanımız için, namusumuz için, vatanımız için canlarını vermediler mi? Verdiler. Bu vatan için canını veren neden mecliste temsil edilmesin? Netice itibarıyla gençler sizlerin oylarıyla seçilecek. Beğenmediğiniz hiçbir gence de yol vermezsiniz. Neticede bu sistem tek millet istiyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan istiyor. Bunun için de inşallah 16 Nisan’da hep beraber evet diyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Dertlerinizin iş, aş ve yarınlar olduğunu kaydeden Bakan Tüfenkci, “Her yıl 1 milyondan fazla insanımız yeni iş bekliyor bizden. Onlara iş bulalım, esnafımızı, tüccarımızı, işçimizi, çiftçimizi büyütelim, ihracatçımızı büyütelim. Biz istiyoruz ki Türkiye daha da hızlansın. Etkin yönetimler gelsin. Biz istiyoruz ki Türkiye’de bürokratik engeller kalksın, vatandaş birinci sınıf vatandaş olsun. Bunun için, demokrasiyi, hukuku, özgürlüğü güçlendirmek için Cumhurbaşkanlığı sistemine evet diyoruz. Biz istiyoruz ki bir daha bu ülkede çukur siyaseti olmazın. Biz istiyoruz ki bu ülkede terör saldırıları dursun. Biz istiyoruz ki PKK ile de DAEŞ ile de FETÖ ile DHKPC ile bir yandan mücadele ederken bir yandan da ülkeyi, ekonomiyi ve sizleri büyütelim. Bunun için sistemi değiştirmek istiyoruz. Bu coğrafya ucuz bir coğrafya değil. Eğer bu coğrafyada, Anadolu’da yaşamak istiyorsak güçlü hükümetler, güçlü meclisler, güçlü yönetimler, güçlü liderler olması lazım. Bunun için Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet diyoruz” ifadelerini kullandı.

    Koalisyon yönetimlerinin ülkede istikrar sağlamadığını anlatan Tüfenkci, şöyle devam etti:

    “Bu ülkede provokasyonlar, manipülasyonlar olmasın istiyorsak Cumhurbaşkanlığı sistemine evet diyoruz. Gençlerimize iş bulalım. Bir daha bu ülke terör belalarıyla ulaşmasın. Daha müreffeh bir hayat için, daha güzel yarınlar için, birlik-beraberlik ve uzlaşma için hep beraber 16 Nisan’da evet diyoruz. Hayır diyenler de ’geleceğiniz için hayır diyin’ diyor. Bu sistem iyiyse, bu sistem güzelse benim neden esnafım, niye gencim ’bana iş, aş bulun’ diyor? Bizim daha fazla üretmemiz, istihdam sağlamamız için bu sistemi değiştirmemiz lazım. AK Parti olarak 15 yıldır tek başımıza iktidarız ve Allah’ın izniyle sizlerden her seçimde güvenoyu alarak çıkıyoruz ama biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de kişi başı milli gelir 3 bin dolarlardaydı. Şimdi 11 bin dolarlara çıkarttık. Bu yeter mi? Yetmez. Bizim insanımıza Türkiye’de kişi başı milli gelirler niçin 20 bin dolarlar, 25 bin dolarlar olmasın? Biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de ihracat 33 milyar dolardı. Şimdi 150 milyar dolar. Yeter mi bu Türkiye’ye? Yetmez. Biz istiyoruz ki ihracatı 500 milyar dolara çıkaralım. Bunun için de hızlanmak lazım. Dünyayla rekabet edebilmek lazım. Bunun için cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiyoruz.”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, darbe dönemlerini de hatırlatarak şunları söyledi:

    “Bu sistemin kaymağını yiyenler devam etsin diyorlar. Yeni bir sisteme geçmemiz lazım. Bu sistemi değiştirmemiz lazım. İnsanımıza ekmek, iş, aş bulmamız lazım. Kadınlarımızı, gençlerimizi, çiftçimizi, esnafımızı daha da büyütmemiz lazım. Onun için de evet diyoruz. Eski sistemden yana olanlar hayır diyor. Tuzu kurular hayır diyor. Ama benim köylüm, esnafım, gencim, ’değişsin artık bu sistem’ diyor. ’Bu sistem tek adamlık, diktatörlük getiriyor’ diyorlar. Size soruyorum, hangi tek adam kendini yargıyla, sandıkla sınırlar? Hangi tek adam kendini 2 dönemle sınırlar. Onun için bu sistem tek şahsa değil, bu sistem milletin geleceğine dair bir sistemdir. Biz istiyoruz ki bu millet tek hakim olsun. Söz ve karar da milletin olsun istiyoruz. Birileri ’milletin dediği olmasın’ diye hayır diyor. İstiyorlar ki eski sistem devam etsin. Sizler yetkiyi verdiğinizde, Ankara’ya gittiğinizde vesayet odakları başlarına çöksün, ’Adanalının dediği değil, bizim dediğimiz olsun’ diyorlar. Biz istiyoruz ki 15 Temmuz’da darbeye hayır diyen Adanalı milli iradeye evet desin. Bazıları bu sistemde diyor ki ’meclis güçsüz olsun, yargı güçsüz olsun, ekonomi güçsüz olsun’ istiyorlar ki her an provokasyonla manipülasyonla ekonomiyi çökertelim diyorlar ama biz istiyoruz ki ekonomimiz de yargımız da güçlü olsun.”

    15 yıldır tek başına iktidarda bulunduklarını hatırlatan Tüfenkci, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Sistemi sağlamlaştıralım. Bizi engellemeye çalıştılar. Bizi sistemin boşluklarıyla, sistemin arızalarıyla uğraştırmaya çalıştılar ama biz bir yandan şeytan taşlarken bir yandan da Kabe’yi tavaf ettik, hizmet ettik sizlere. İnşallah 16 Nisan’dan sonra Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet dediğinizde Türkiye şaha kalkacak. Yargının bağımsızlığı da yetmez, tarafsız olmasını sağlayacağız. Kim niye endişe duyar? Eğer yargı taraf tutacaksa bu ülkede, milletten yana taraf tutması gerekir. Anayasa değişikliğinde yargının taraftar olmasından rahatsız olup ’hayır’ diyorlar. Niye diyorlar? Çünkü o hayırcılar bugüne kadar iktidar olmadıkları halde yargı eliyle iktidarmış gibi davranıyorlar da onun için. Bu ülkede 28 şubatları hatırlıyorsunuz. Her gün Anayasa Mahkemesi Başkanı, Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı telefonlara, gazetelere çıkar toplum mühendisliği yapardı. Biz istiyoruz ki bundan sonra herkes işini yapsın.”

  • Bakan Çavuşoğlu: “CHP Antalya’da yerleşik Rus vatandaşlara ’16 Nisan’dan sonra sizi zorla Müslüman yapacaklar’ demiş”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP’nin Antalya’da gerçekleştirdiği referandum çalışmalarında Türk vatandaşı olan Rusları, ’Müslümanlıkla’ korkuttuğunu söyledi.

    Referandum çalışmalarını Antalya’da sürdüren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası binasında Antalya Sivil Düşünce Platformu’nun düzenlemiş olduğu “Anayasa Değişikliğini Konuşuyor” adlı panele katıldı. AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, Sivil Düşünce Platformu Başkanı Hidayet Gültekin ve Platform üyelerinin katıldığı panelde konuşan Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Antalya’daki referandum çalışmalarını eleştirerek, “Muhtarlıklar kalkıyor diyorlar, anayasada muhtarlar var. Dahasını da söyleyeyim, burada Türk vatandaşlığı alıp yaşayan Ruslar var, onlara gidip ‘16 Nisan’dan sonra sizi zorla kapatıp, Müslüman yapacaklar’ demişler. İki tane oy alacağım diye ne yalan söylüyorsun, onları korkutuyorsun” dedi.

    Yeni anayasa hakkında bilgiler veren ve referandumu sürecini değerlendiren Çavuşoğlu, hayati bir referandum öncesi CHP’nin Antalya’daki çalışmalarını eleştirdi. Çavuşoğlu CHP’lilerin Türk vatandaşı olan Rus vatandaşlarına giderek, ‘Müslümanlıkla’ korkuttuğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partililerin referandum çalışmaları kapsamında Türk vatandaşı olup Antalya’da yaşayan Rus vatandaşlara, “16 Nisan’dan sonra sizi zorla bir yere kapatıp Müslüman yapacaklar” dediklerini öne sürdü.

    “Ne olacak şimdi?”

    Çavuşoğlu, “Burada Türkiye vatandaşlığı alan Ruslar var, onlara gitmişler CHP’liler, ‘16 Nisan’dan sonra sizi zorla Müslüman yapacaklar’ demişler. Şaka gibi geliyor dimi? Partiye gelmişler, konsolos da gelmiş böyle bir şey var mı diye. Bugün gidip o Ruslara yok öyle bir şey diyeceğiz. Türkiye’nin imajını da bozuyor. Yalan söylüyorsun. Gidiyorsun iki tane oy alacağım diye, burada huzur içerisinde yaşayan insanlara onları korkutuyorsun. Ne olacak şimdi? Bu dürüstlüğe sığar mı? Bu insanlar Rusya ile Türkiye arasında kriz olduğu dönemler de bile rahatça yaşadılar. Biz de gittik onları ziyaret ettik hem Antalya’da hem Alanya’da. Biz bunları aşarız, siz hiç merak etmeyiz, Türk milletine emanetsiniz dedik. Bunu her zaman da dile getirdik” dedi.

    Ortak Bakanlar Kurulu zirvesinin toplumsal bir platformda Rus bir kadının konuşmasıyla Rusya- Türkiye krizindeki hassas yapıyı ortaya koyduğunu belirten Çavuşoğlu, “Oradaki platformdan bir bayan çıkıp dedi ki ‘Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun gidip de Ruslara orada güven vermesi, gerçekten unutmayacağımız bir jestti’ dedi. Demek ki hassas. Ne gidip yalan söylüyorsun, sizi zorla Müslüman yapacaklar diye. Bizim atalarımız böyle mi yapmış? Bizim atalarımız, cihan imparatoruydu. Gittiği yerlerde zorla insanların dinini mi değiştirdi, dilini mi değiştirdi. Bağımsızlıklarını kazandıktan sonra hepsi diniyle, diliyle, kültürüyle yaşadı. Elbette karşılıklı kültürel iletişim olabilir ama diniyle, diliyle her şeyiyle bağımsızlığını kazandılar. Bizim ecdadımızın hoşgörüsünü yaşatmak bizim boynumuzun borcudur” diye konuştu.