Etiket: nikotin

  • Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Dağlı: “Nikotin içeren her ürün zararlıdır”

    Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, nikotin içeren her ürünün zararlı olduğunu söyledi.

    Sağlığa Evet Derneği, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde, halkı tütün ve nikotin içeren bütün ürünlere karşı uyardı.

    Amerikan Toraks Derneği’nin bu Mayıs ayında yapılan kongresinde sunulan en güncel araştırmaların, elektronik sigara ve nikotin içeriğinin önemli sağlık tehditleri oluşturduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Elif Dağlı, bu çalışmaların sonuçlarını şu şekilde özetledi:

    “- Gençlerin elektronik sigaraya tatlandırıcı aromalar nedeniyle başladıkları anlaşılmaktadır.

    – Kronik Obstriktif Akciğer Hastalığında (KOAH) sigaraya bağlı uzun sürede ortaya çıkan tomografi değişikliklerinin elektronik sigara kullanıcılarında erken dönemde başladığı gösterilmiştir.

    – Sigara dumanı, nikotin, elektronik sigara sıvısı, elektronik sigara sıvısı ve nikotin karışımının ayrı ayrı solunum epitel hücrelerinin erken ölümüne yol açtığı kanıtlanmıştır. Elektronik sigara içeriklerinin akciğerde iltihaplanma ve hasara yol açabileceğine karar verilmiştir.

    – Sigara, nargile ve elektronik sigara içicileri ile hiçbirini kullanmayan kişilerin balgamlarında iltihap gösteren kimyasallar ölçülmüştür. Elektronik sigara içicilerinin en yüksek oranda iltihap maddeleri taşıdıkları gösterilmiştir.

    – Sigara dumanına maruz kalanlar ve KOAH’lı hastalarda saptanan iltihabi balgam proteinleri elektronik sigara içicilerinde de saptanmıştır. Elektronik sigara kullananlarda özellikle beyaz kürelerin “nötrofil” grubunun aktifleştiğini gösteren işaretler bulunmuştur.

    – Nikotin içeren elektronik sigaraların burun mukozasında kistik fibrozisli hastalarda görülen tuz denge bozukluklarını meydana getirdiği saptanmıştır. Bu etkilerinin klasik sigaradan daha fazla olduğu görülmüştür.

    – Elektronik sigara sıvı aromalarının, astımlı hayvanlarda farklı derecelerde iltihap oluşturduğunu göstermiştir.

    – Elektronik sigaraya maruz bırakılan farelerin çevresel damarlarında bir saat içinde yüzde 31 daralma olmuştur. Elektronik sigaranın damarlarda işlev bozukluğu yaptığı saptanmıştır.

    – Elektronik sigara buharı, klasik sigara dumanı ve oda havası solutulan farelerin akciğerlerinin mikroskop ile incelenmesinde elektronik sigaranın akciğer dokusuna klasik sigara kadar zarar verdiği saptanmıştır”.

    Prof. Dr. Dağlı, Türkiye’de elektronik sigara yasal olarak satılmamakla birlikte yasa dışı olarak internet yoluyla temin edilebilmekte olduğunu ve destek grupları oluşturulduğunu, ayrıca elektronik sigaraya bağlı sağlık etkilerinin sağlık kuruluşlarına bildirilmemekte olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “Sağlığa Evet Derneği tarafından yapılan bir çalışmada kullanıcılar tarafından oluşturulan bir sosyal medya forumunda tedarikçi firmalardan internet aracılığıyla alışveriş yapıldığı, ürünün kullanımı teşvik edildiği, ev tipi elektronik sigara üretimi tarifleri sunulduğu, sağlık yakınmalarının ve kendi kendine tedavi yöntemlerinin tartışıldığı görülmüştür. Sosyal medya forumda kullanıcılar tarafından beyan edilen hastalık belirtilerinin üç günde başlayıp üç aya kadar devam etmekte olduğu saptanmıştır. En sıklıkla ağız, dudak, boğaz, solunum yolu, diş ve dişeti belirtileri beyan edilmiştir. Daha az sıklıkta rastlanan yakınmalar, gastrointestinal sistem, cilt, sinir sistemi, üriner sisteme ilişkin oldukça dikkat çekici bulgulardır. Yapılan araştırma sağlığı tehdit eden sıvıların yüksek dozda serbestçe satıldığını, internet sitelerinde, açıkça tütün ve nikotin ürünlerinin reklamı ve pazarlanmasının yapıldığını göstermiştir. 4207 sayılı yasanın ihlali anlamına gelen bu durum için idari önlemler gereklidir”.

    Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek ise “2010 yılından itibaren sigara üretimi her geçen yıl bir önceki yıla göre artmıştır. 2016 yılında üretilen ve yurt içi ve dışında satışa sunulan sigara miktarı Ulusal Tütün Kontrol Eylem Planının yapıldığı 2008 yılını dahi aşmıştır” dedi.

    Yakın geçmişte söz konusu eylem planının dünyada ödüller aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Elbek, “Geçmişteki bu ödüllü mücadelenin temelini siyasi iktidarın politik kararlılığı oluşturuyordu. Ancak 2016 itibariyle bu güçlü kararlılığın yıllar içerisinde azalarak yok olduğunu ve bu zayıflığın üretim ve tüketim patlamasına yansıdığını görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Prof. Dr. Elif Dağlı ayrıca, “Derneğimiz tütün ve nikotin ürünlerinin hepsine hayır demekte ve halkımızın akciğerlerine sadece temiz hava solumasını önermektedir. Karar vericilerin zararı azaltıldığı iddia edilen hiç bir ürüne izin vermemelerini ve tütün kontrol mevzuatının uygulamasından ödün vermemelerini halkımız adına istiyoruz“ dedi.

  • Annenin Saçına Bulaşan Nikotin Çocukları Etkiliyor

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, sigara tiryakisi annelerin sigarayı bırakması gerektiğini belirterek, “Sigaradaki nikotin annenin saçında, giysisinde taşınır. Balkonda sigara içmek çocuğu korumaz” dedi.

    Gözde İzmir Hastanesi doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, sigara tiryakisi annelere hayati bir uyarıda bulundu. “Anne ve babanın balkonda sigara içmesi çocuğu nikotinden korumaz” diyen Ergün, sigaradan korunmayan çocukların, ilerlediğinde ölümcül olabilen alt solunum yolu enfeksiyonuna yakalanabileceğini söyledi. Alt solunum yolu enfeksiyonlarının özellikle iki yaş altı çocuklarda küçük hava yollarının iltihabi tıkanıklığı sonucu açığa çıkan bir hastalık olduğunu belirten Ergün, hastalığın mevsimsel olarak özellikle kış ve ilkbahar aylarında sık görüldüğünü söyledi. Hastalık etkeninin çoğu zaman virüs olduğunu anlatan Ergün, “Çocuklarda solunum yolları erişkinlere göre daha dar olduğu için klinik tablo daha ağır seyreder. Özellikle evde sigara içilen ortamlarda bronşiolit tekrarlanma eğilimindedir. Hapşırma ve burun tıkanıklığı ile başlayan tablo 48-72 saat sonra hışıltı ve solunum sıklığına ilerler. Hastalığın şiddetine göre hafif ve orta olarak sınıflandırılır. Tedavi aşamasında destek tedavisi uygulanır. Hastanın oksijenlenmesi sağlanır, beslenmesi ve sıvı verine koyma tedavileri düzenlenir” diye konuştu.

    “ANNE NİKOTİNİ SAÇINDA, BAŞINDA VE KIYAFETLERİNDE TAŞIR”

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sonnaz Ergün, hastaların çoğunun ayaktan tedavi edilebilse de ağır vakaların, beslenemeyen bebeklerin ve 3 aylıktan küçük bebeklerin hastanede yatarak tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti. “Klinik yanıt çok iyi olsa da yüzde bir ölüm oranı bildirilmektedir” diyen Ergün, “Hastalık çok ilerlediğinde solunum yetmezliğine yol açabilir. Bu durum da ölümcül bir risk oluşturabilir. Evde sigarayı balkon veya dışarıda içmek çocuğu nikotinden korumaz. Sigara, çocukların solunum yollarının yapısını bozarak hastalığa davetiye çıkarır. Çocukların kesinlikle sigara içilen ortamlarda bulunmaması gerekiyor. Anne ve babaların sigarayı, evlerinin balkonunda içmesi yeterli olmaz. Nikotin sigara içildikten sonra akciğerlerde taşınarak çocuğu etkileyecektir. Anne, nikotini saçında, başında ve kıyafetinde taşır. Bu yüzden annenin sigarayı evin dışında içmesi koruyucu bir önlem olarak sayılamaz” bilgisini verdi.

  • Light sigaralar daha zararlı

    Doç.Dr. Kemal Macit Hisar, sigarada bağımlılık yapan etken maddenin nikotin olduğunu ‘light’ sigaralarla bunun düşürülmeye çalışıldığını söyledi.

     

    Konya‘da Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Kemal Macit Hisar, sigarada bağımlılık yapan etken maddenin nikotin olduğunu ‘light’ sigaralarla bunun düşürülmeye çalışıldığını söyledi. Doç.Dr. Hisar, “Aslında light sigaralar sağlığa daha fazla zararlı. Çünkü sigaranın içinde zararlı olan 4 bin çeşit madde ekarte edilmiyor. Kişi günlük nikotin miktarını vücudun istediği düzeye ulaştırmak için daha fazla sigara içiyor. Bu durumda da daha fazla zarar görmüş oluyor” dedi.

     

    Doç.Dr. Kemal Macit Hisar, Türkiye’de yasal yollarla üretilen veya getirilen sigaraların laboratuvar bulunmadığı için analizlerinin yapılmadığını anlatırken şöyle dedi:

     

    “Tütünle Mücadele Daire Başkanlığı görevini yürüttüğüm dönem içerisinde bu konuda girişimde bulunmuştuk. Ama başarılı olamadık. Daha sonra Tütün Piyasası Denetleme Kurulu bunu ele aldı. Ama onlar da henüz bir laboratuvar kuramadı. Bu laboratuvarın kurulması hayati bir konu. Yurt dışındaki laboratuvarlarda yapılan analizlerin beyanı üzerine verilen ruhsatlandırmalar sağlıklı değil. Türkiye’de ayrıca analiz edilmesi ve bu analiz sonuçlarının sigara paketlerinin üzerinde ilan edilmesi gerekir. Tütün eylem planı çerçevesinde sigara paketlerinin üzerine caydırıcı olarak sadece fotoğraflar konuldu. Ama sigara içerisinde çok zararlı ve ölümcül maddeler var. Bunların açık açık yazılarak vatandaşın sigara paketinin üzerinde okumasının sağlanması gerekir.”

     

    Sigaraya yapılan zamlar üzerine tiryakilerin kaçak sigara ve tütüne yöneldiğini vurgulayan Doç.Dr. Hisar,Kaçak sigaralar yurt dışından kaçak yollarla giriyor ve ucuz fiyattan satılıyor. Bunlar ruhsatlandırılmadığı için merdiven altı üretiliyor. İçindeki tütün, kullanılan kağıdın kalitesi ve içerisine ne katıldığı belli değil. Bunlar daha zararlı. Ayrıca sigara fiyatları pahalandıkça insanlar tütün içmeye yöneliyor. Bu tütünlerin nerede üretildiği belli değil. İnsanlar sarma makineleri alarak direkt tütün içiyor. Sigara sağlığa zararlı bir madde ama kaçak sigara ve tütün kullanımı ile verilen zarar daha da artıyor diye konuştu.

     

    “AROMALAR SİGARA İÇİMİNİ ARTTIRIYOR”

    Bazı sigaraların çeşitli maddelerle aromalandırılarak içiminin kolaylaştırıldığına dikkat çeken Doç.Dr. Hisar sigaranın içerisinde katrandan, arseniğe, fare zehirinden, asetona kadar bir çok zararlı madde bulunduğunu, bunların yanına katılan aroma, nane gibi ekstra maddeler ile tirşyakilerin daha fazla sigara içmesinin sağlandığını vurguladı.

     

    SİGARAYI BIRAKMAK İÇİN BİTKİSEL İLAÇLARA KANMAYIN

    Sigarayı bıraktırmak için insanlara bitkisel ilaçlar önerildiğine ve bunların da televizyon ve radyolarda sürekli reklamlarının yayınlandığını ifade eden Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Kemal Macit Hisar, şöyle devam etti:

     

    “Bu bitkilerin sağlığa yararları kanıtlanmış değil. Kanıtlanması için bitkideki etken maddenin çıkarılarak deney hayvanlarında uygulanması daha sonra da olumlu sonuçlar alınırsa ruhsatlandırılarak insanlara verilmesi gerekir. Bu kapsamda birçok bitkisel kökenli maddenin sigarayı bıraktırdığı iddia ediliyor. Bu kesinlikle doğru değil. Vatandaşların bunlara itibar etmemesi lazım.”