Etiket: Niğdede

  • Niğde’de Kaçak İçki Ve Kaçak ET El Kondu

    Niğde Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar neticesinde 30 litre kaçak içki ile 170 kg kaçak ete el kondu. Olaylarla ilgili 2 kişi alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

    Niğde İl Merkezinde KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalarda; T.T. isimli şahsın sürücülüğünü yapmış olduğu araçta ve ikametinde yapılan aramalarda; 55 adet 0,5 Lt’lik pet şişelere ve 1 adet 2,5 Lt’lik kola şişesi içerisine doldurulmuş satışa hazır vaziyette “Boğma Rakı” diye tabir edilen toplam 30 litre rakı ile 2 adet (70 cc) şişe içerisinde içki ele geçirildi.

    Öte yandan KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince Ulukışla ilçesi Çeleme Deresi Mevkii uygulama noktasında M.Y. nin kullandığı kamyonette yapılan aramada; sevk irsaliyesi, mührü ve faturası bulunmayan toplam 170 kg kaçak küçükbaş hayvan eti ele geçirildi.

    Olaylarla ilgili T.T. ve M.Y. isimli şahıslara 5607 SKM suçundan adli işlem uygulanarak serbest bırakıldı.

  • Kasım Ayı İhracat Verileri Niğde’de Açıklandı

    Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM)2015 yılı kasım ayına ilişkin verileri Niğde’de düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, kasım ayında ihracatın bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10.5 düşüşle 11 milyar 437 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini açıkladı.

    Grand Hotel’de düzenlenen toplantıda Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, ihracatın ülke zenginliği anlamına geldiğini ihracat yapmanın da cesaret göstergesi olduğunu vurguladı. Niğde’nin ihracatının arzu edilen noktada olmadığını anlatan Başkan Akdoğan, “Niğde’de tüm sermaye sahibi hemşehrilerimizin üretime yönelik faaliyet yapmaları halinde ihracatta patlama yaşanacağını düşünüyorum. Özellikle teknolojide üretim gerekiyor. İleri teknoloji üretmek ve üretime yönelik yatırım yapmak gerekiyor. Bana göre bu iki durumu gerçekleştirdiğimizde Türkiye’dekinin ihracatı 2023 yılında 500 miyar doların üzerinde olacaktır” dedi.

    Başkan Akdoğan, ihracat verilerinin açıklandığı toplantıda şu ifadelere yer verdi:

    “Sermaye güven ortamını sever ve istikrarı sever. Bir ülkede istikrar ve güven ortamı varsa o ülkeye hem yabancı yatırımcı gelir hem de yine kendi yatırımcımız parasını yatırıma dönüştürür, üretime aktarır ve ülke de bu doğrultuda ihracatını artırır. Türkiye’mizin 2013 yılında IMF’ye olan borçlarını kapatmasıyla birlikte, faizlerde düşüş eğilimi yaşanmaya başladığında bilinçli olarak Gezi Parkı olayları çıkarıldı. Türkiye’nin önünün açılması, dünyadaki saygınlığının artması, yine dünyadaki 10 büyük ekonomi arasına girmesi bilinçli olarak engellenmek istendi. Bunların şu anda yine bir takım olayları desteklediklerini görüyoruz. İnşallah bundan sonra önümüzdeki seçim olmayan 4 yılı iyi değerlendirirsek epey bir yol kat edeceğimize inanıyorum.”

    Kasım ayı ihracat verilerinin açıklandığı toplantıda, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan’a ihracata yaptığı katkılardan dolayı plaket verdi. Toplantıda Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şevket Katırcıoğlu, Ticaret Borsası Başkanı Zafer Uyanık ve Rektör Prof. Dr. Adnan Görür’e de ihracata katkılarından dolayı plaket verildi.

    Toplantıda ayrıca Niğde’de en çok ihracat yapan 5 firmanın temsilcilerine de plaket verildi.

  • Niğde’de “Küresel Sistem, Ortadoğu Ve Türkiye” Konferansı

    Niğde Memur-Sen tarafından “Küresel Sistem, Ortadoğu Ve Türkiye” konferansı düzenlendi. Kültür Merkezinde düzenlenen konferansı ASAM Genel Müdürü, Gazeteci Yazar Ömer Özkaya verdi. Konferansa Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, Niğde İl Genel Meclis Başkanı Mahmut Peşin, Niğde İl Özel Genel Sekreteri Ali Nebol, Niğde Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Yaşar, Niğde Sağlık Müdürü Yılmaz Yücel, Niğde İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Murat Türkmen ve davetliler katıldı.

    Gazeteci Yazar Ömer Özkaya, Bir devletin üçayağı yere basmıyorsa küresel bir güç olamayacağını belirterek: “Şuanda Türkiye bu üçayağını birden kendi imkanlarıyla yere basma çabasında. Yani yukarda akıl merkezi de, resmi ideolojide şu anda Türkiye bir dönüşüm yaşıyor” dedi.

    layt eşliğinde anlatan Özkaya şunları söyledi: “2006 dönemin MİT müsteşarı Erdal Taner Beyin yaptığı bir açıklama vardı. Hatta o zamanlar tartışma konusu olmuştu, nasıl olurda MİT müsteşarı kamuoyuna böyle bir açıklama yapar diye. Özeti şuydu “ eğer biz işletim sisteminde bir düzenlemeye gitmezsek 100. Yılımızı kutlayamaya biliriz.” Gibiydi. Birkaç gündür bu Rus uçağının düşmesinden dolayı, Ruslar bizden domates almayacakmış tavuk siparişlerini de iptal ettiler diye bunlarla ilgili şeyleri tartışarak bir yere varamayız. Bizim bilmemiz gereken devletler niçin nasıl davranırlar. Şimdi o dönemde olduğu gibi hem bu Şam’ı hem de bu Halep’i olmak üzere bu Hama civarına Türkmen yerleştirmişti. Şuanda mücadele de orada yaşanıyor. Birilerinin hayalinde Kuzey Irak’ta bir yapı kurmak var. Fakat o ABD istihbarat belgeleri Kürtler kitabında belgesi var. 1992 tarihinde CAE’e aittir. Orada diyor ki Kuzey Irak’ta bir şeh ilan edilse bile 2 yıldan fazla yaşayamaz. Çünkü, Uluslararası suların çıkışı diyor. Yapılan tüm mücadele Kuzey Irak’ı nasıl Ak Deniz’e çıkartırız.

    Hesap şöyle Suriye’yi 4’e bölmek gibi bir planı var. Suriye’nin Ak Denize çıkan noktasını Rusya diyor ki ben burayı bırakmam. Rusya bu yüzden buraya geldi yerleşti, Ak Deniz’e çıkış noktası burası. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Putin’le görüşmesinden sonra söyledi ya Esat için butik bir devlet düşünülüyor. Dediği Suriye’nin Ak Deniz’e çıkan noktasında küçük Alevi bir devlet kurmak, Suriye’nin aşağısında bir ürzi devleti, Suriye’nin Türkiye Sınırına ise bir kürt devleti, orta kısımda ise bir sünni devleti gibi düşünülüyor, tabi plan böyle.

    Irak’tan Ak Denize çıkış yapması için ya Antakya’nın yada Bayır bucak Türkmenlerinin bulunduğu yer bu projede büyük bir engel. Bu nedenle Esat yönetimi, Rusya ve PYD gibi güçler buradaki Bayır Bucak Türkmenlerine bu sebeple saldırıyorlar”

    Konuşmanın ardından konferans söre -cevap şeklinde devam etti.

  • Niğde’de Öğretmenlerden Tiyatro

    Niğde’de 24 Kasım Öğretmenler Günü çerçevesinde öğretmenleri tarafından “Bir Zamanlar Eğitim” isimli tiyatro gösterisi düzenlendi.

    NESOB’un çok amaçlı salonunda gerçekleşen programda çoğunluğu öğretmenlerden oluşan bir öğretmen kadrosuyla uzun yıllar akıllarda kalacak bir tiyatro oyunu sergilendi.

    Öğretmen Murat Yasin Tekin tarafından yazılan tiyatroda, Özellikle bir okulda günümüz şartlarında olabilecek gerçekçi ve güldürü öğelerinin dikkat çektiği tiyatro eserinde, idareci, öğretmen, hizmetli ve öğrencilerin ilginç diyalogları dikkat çekti. Klasik eğitim anlayışının hakim olduğu okulda, her şey yeni atanan stajyer Ahmet öğretmenle başlar. Matematik öğretmeni Ahmet Bey mesleğine idealist bir başlangıç yapar. Kendi idealleri ve gördükleri arasında sıkışan Ahmet öğretmen bu durumu annesine yazdığı mektuplarla anlatmaya çalışır. Eğitimin sorunlarının okul içerisindeki bazı karakterlerle akıcı bir dille işlendiği oyunun sonu ise seyirciler için tam bir sürpriz olur. Video görüntüleri ve müziklerle zenginleştirilen oyun yaklaşık iki saat sürdü.

    Tiyatro öncesi konuşma yapan Aktif Eğitimciler Sendikası Niğde temsilcisi Muhammet Eryaman , programa katılan misafirlere teşekkür ederken, bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlayarak eğitim temel taşı olan öğretmenlerin her zaman yanında olacaklarını söyledi.

    Sendikalarının henüz iki yıllık bir geçmişinin olmasına rağmen her zaman özgün faaliyetlerin peşinde olduklarını ifade ederek, son iki yılda yapılan sosyal faaliyetlerin bir çok sendikanın yapmış olduğu faaliyetleri ikiye katladığını belirtti.

    Yaptıkları çalışmaları yeterli görmediklerini belirten Muhammet Eryaman, öğretmenlerimizin kişisel mesleki ve kültürel alan da gelişimlerini sağlamak için çalışmalarının ivmesini artıracaklarını belirtti.

    Daha sonra tiyatroyu yazan, yöneten ve oynayan öğretmenlere teşekkür ederken, asıl teşekkürü bu öğretmenlerimizin gece gündüz çalışırken onların evde yokluğunu hissettirmemeye çalışan fedakar eşlerinin hak ettiğini söyledi.

    Konuşmanın ardından Aktif Eğitimciler Sendikasının ülke çapında yapmış olduğu “Okula Can Verenler” adlı yarışmada Niğde birincisi olan Halil Erdoğan’a başkan Muhammet Eryaman tarafından plaket takdim edildi.

    Plaket törenin ardından Aktifsen tiyatro kulübünün hazırladığı tiyatro ile programa katılanlar doyumsuz dakikalar geçirdiler..Bir okula yeni atanan Ahmet öğretmenin başından geçen hadiselerin anlatıldığı tiyatroda seyirciler bir yandan gülerken bir yandan göz yaşlarına hakim olamadılar. 17. sergilenişi ile göz dolduran gösterinin alanında bir öncü olduğu ayrıca belirtildi.

  • Niğde’de Patatesin Bolluğu Üreticiyi Sevindirmedi

    Türkiye’de patates üretiminde birinci sırada yer alan Niğde’de, geçen yıl tarlada 1 liradan satılan patates bu yıl rekoltenin artmasıyla tarlada 40 ila 50 kuruştan alıcı buldu. Patatesin kilosunun pazar tezgahlarında ise 5 liradan 1 liraya kadar düşmesi üreticiyi memnun etmedi.

    Niğdeli üreticiler, patates fiyatlarının istikrarsızlığından yakınarak, “Patates bir yıl iyi kazandırıyor, bir yıl kötü. Patates fiyatlarında istikrar yok. Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bırakıyor” dediler. Patates Üreticisi Celil Demir, “Şu anda aşırı derece patatesin bol olduğunu söyleye bilirim. Fiyatların aşırı derecede düşük olduğunu, maliyetin ortalama 80 kuruş ile 100 kuruş olduğunu tahmin ediyorum. Gördüğünüz gibi dolum ve patatesi 50 kuruştan verdim. Nereden baksan ortalama 40 ve 50 kuruş zararım var. İşini bırakmış adam patates ekmeye gelmiş. Bunlarda olunca üç katı dört katı patates üretimi oldu. Devletimiz, hükümetimiz güçlü acilen buna önlem almaları lazım. İnşallah ihracat olur da en azından çiftçinin elindeki patatesler dökülmeden çıkar” dedi.

    “PATATES FİYATLARINDA İSTİKRARSIZLIK VAR”

    Patates fiyatlarında istikrarsızlığın olduğunu dile getiren diğer bir üreteci Erdem Çalı, “Patateste bir istikrarsızlık var. Geçtiğimiz yıllarda 1 lira fiyatlar olmuştu, şimdi ise 40 ile 60 kuruş arasında fiyatlar değişiyor. Bu fiyat düşümü de patates üreticisi zarara uğratıyor. Patatesin özellikle Türkiye’de tohum girdileri, patates fiyatları düzenlenmesi lazım. Türkiye’nin tükete bileceği kadar ve çiftçinin para kazana bileceği şekilde ekim yapmamız gerekmektedir. Patatesin bize maliyeti 70 ile 80 kuruş, Türkiye’de ise patates verimi ise ortalama 3 ton, bu 3 ton iken biz yüksek tohum maliyetleri ile yüksek gübre maliyetleri ile 70 ile 80 kuruştan aşağı üretemiyoruz. Biz bunu ise 40 ile 60 kuruşa sattığımız için çok zarar ediyoruz. Patateste Türkiye’de istikrarsızlık var. Bir yıl 1 lira 2 lira ediyor, diğer bir yıla ise tam tersi oluyor. Patates bir yıl para ettiği zaman zannediyorlar ki büyük çiftçiler ve zenginler herkes buna yükleniyor. İşini gücünü bırakıp gelen insanlar patatese yükleniyor. Bu yüzdende her tarafta patates ekimi artıyor ve her yer patates oluyor. Önemli olan bizim tohumumuzu Türkiye’de kendimizin üretmesi ve dış ülkelerden tohum almamamız” diye konuştu.

    “BU SENE PATATES DE BOL, EKİM DE BOL”

    Patates Üreticisi Bayram Elmas ise, “Bu sene patates bol, ekim de bol. Tabi tüketici açısından iyi ama tüketici açısından çok zor. Bu sene patates bildiğiniz gibi geçen seneki fiyatının da yarısının altındadır. Bu da maliyetlerin yüksek olduğundan dolayı biz de zarar ediyoruz. Şu anda yetiştirdiğimiz patatesi zararına satıyor. Bunu tüketici ucuza yiyor ama bu sefer de patates üreticisi yok olma aşamasına geliyor. Benim başkalarıyla rekabet etme şansım da yok. Geçen sene sezon sonunda patates fiyatı yükseldi, bunu bütün yayın organları gündeme getirdi” ifadelerini kullandı.

    “ÇİFTÇİLERİN ÜRETTİKLERİ MALLAR ELLERİNDE KALIYOR”

    Ertan Baştürk de, “Bu tür senelerde şirketlerin ekim alanı ve gücünün ve devletin onlara verdiği imkanlarla patates üretiminde çok üst sınırlara çıkılıyor. Bu da bireysel üreticimizin bölgelerde Niğde, Nevşehir ve Ödemiş dolaylarındaki çiftçilerin ürettikleri mallar ellerinde kalıyor. Çünkü onların pazarlama gibi bir sorunu olmuyor. Burada serbest ekonomi piyasası olduğundan dolayı büyük sorunlar çıkıyor. Üretici firmaların hem karşılardan aldıkları vadeli sistem bizim çiftçilere uymuyor. Bu yüzden çiftçilere günü birlik para lazım onlar da vadeye yaygın dayanabildikleri için devletin verdikleri desteklerden dolayı bud a rekabet ortamını sonlandırıyor” şeklinde konuştu.