Etiket: niğde

  • Niğde Belediyespor İlk Yarıyı 3 Puanla Kapattı

    Spor Toto 3. Lig 3. Gurupta mücadele eden Niğde Belediyespor kendi evinde konuk ettiği Gölcükspor’u 2-1 yendi. İlk yarının son maçını 3 puanla kapatan Belediyespor ligde puanını 36’ya yükselterek ikinci sıradaki yerini korudu.

    5 Şubat Şehir Stadyumunda oynana müsabaka saat: 13.30’da başladı. Soğuk havaya rağmen stadı dolduran taraftarın desteğini de arkasına alan Belediyespor maça iyi başlayan taraf oldu. Belediyespor İbrahim Alan’ın 54 dakikada şık golüyle 1-0 öne geçti. 82. dakikada Gölcükspor Ender’in gölü ile beraberliği yakaladı. 84 dakikada tekrar sahneye çıkan Belediyespor’un golcü isimlerinden İbrahim Alan, Gölcüksporlu oyuncu Aydın’ın kaleciye gönderdiği geri pasın kısa düşmesini affetmeyerek, kaleye gönderdiği sert şutla takımının galibiyetini getiren golü attı.

    İlk yarının son maçını 3 puanla kapatan temsilcimiz Belediyespor gurup lideri Kastamonu’n bu hafta Dersimspor ile 0-0 berabere kalmasıyla aradaki puan farkını 2 puana düşürdü.

  • 6 Asırlık Esere Niğde Belediyesi Sahip Çıktı

    600 yıllık Akmederese’de 12 farklı dernek sosyal ve kültürel etkinliklerini sürdürüyor.

    Niğde Belediyesi, geleceğe yönelik mega projeleri hayata geçirmeye devam ederken, ecdat yadigarı tarihi eserleri de unutmuyor. Atıl vaziyetteki Akmedrese’yi 2 yıl önce Kültür Evi’ne dönüştüren Niğde Belediyesi, 600 yıllık tarihi eseri, yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra, toplum yararına faaliyet gösteren kuruluşlara tahsis etti.

    Anadolu Beylikleri’nden Karamanoğulları Döneminde Karamanoğlu Mehmet Bey’in kardeşi ve Osmanlı Padişahı Çelebi Mehmet’in damadı Alaeddin Bey tarafından 1409 yılında yaptırılan ve günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan Akmedrese, 2013 yılında Niğde Belediyesi tarafından işletilmeye başlandı.

    Niğde Belediyesi Kültür Müdürlüğü, kent merkezindeki 600 yıllık tarihi eser olan Akmedrese ’ nin kapılarını il genelinde faaliyetini sürdüren 12 farklı derneğe açtı. Burada Sanatseverler Derneği, Niğde Gazeteciler ve Yazarlar Derneği, NİFAD, Niğde Kültür ve Sanat Derneği, Türkiye Beyazay Derneği, Yazarlar ve Sanatçılar Birliği, Türk Müziği Korosu Derneği, Adalet ve Hürriyet Harekete Derneği, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Yetiştirme Yurdundan Ayrılan Yurt Çocukları Derneği ve Niğde Anadolu Öğretmen Lisesi Mezunları Derneği gibi toplum yararına kuruluş ve dernekler üyelerine yönelik faaliyetlerde bulunuyor. Klasik Selçuklu medrese mimarisinin geleneğine bağlı olarak oluşturulan Akmedrese’deki dernekler, sosyal ve kültürel aktivitelerini 6 asırlık tarihi eserde yapma imkanı buluyor. Giriş artı bir kattan oluşan ve cephesindeki beyaz mermerler nedeniyle halk arasında Akmedrese adıyla bilinen ve kesme taştan inşa edilen ecdat yadigarı tarihi eser, yerli ve yabancı turistlerin de ilgi odağı oluyor.

    Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, tarım ve sanayi kenti olan Niğde’nin aynı zamanda bir turizm kenti olduğunu belirterek, “Niğde’mizin barındırdığı tarihi ve doğal güzellikleri ile turizme de hizmet etmesi noktasında Niğde Belediyesi olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tarihi eserlerimiz ve doğal güzelliklerimizin tanıtımına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Akmedrese’de 600 yıllık geçmişi ile şehrimizin ortasında çok önemli bir tarihi eserimizdir. Akmedrese’yi belediyemizin Kültür Müdürlüğü’ne bağlı olarak turizme, sanata ve kültür hizmetlerine kazandırmak için 2 yıl önce başlattığımız çalışmalarda önemli bir noktaya geldik. Burada 12 dernek faaliyet sürdürüyor. Ayrıca ebru sanatı gibi, sanatçıların el işi ürünleri ve eserleri de burada sergilenme imkanı buluyor” dedi.

  • Niğde Üniversitesinden Büyük AR-GE Atılımı

    TÜBİTAK, Niğde Üniversitesine akademik ve altyapı olarak güçlü olduğu Enerji, Nanoteknoloji ve Tarımsal Biyoteknoloji alanlarında Ar-Ge Strateji Belgesi Hazırlaması ve Uygulaması konusunda destek verme kararı aldı.

    TÜBİTAK’ın “1000-Üniversitelerin Araştırma ve Geliştirme Potansiyelinin Artırılmasına Yönelik Destek Programı” kapsamında Haziran 2015’te başvuruları tamamlanan “Üniversitelerde Ar-Ge Strateji Belgesi Hazırlatılması ve Uygulatılması” çağrısına üç ana alandan başvuran üniversitemizin her üç proje alanında da başvurusunun desteklenmesine karar verildi.

    Üniversitelerin akademik düzeyleri ve altyapı olanaklarını dikkate alarak, TÜBİTAK tarafından belirlenen alanlarda Türkiye’de ilk beşe girilebileceği öngörülen alanlar belirlenerek, bu alanlarda yapılacak araştırma ve geliştirme faaliyetlerini kapsayacak olan beş yıllık “Ar-Ge Strateji Belgesi” hazırlatılması ve bu belge kapsamında belirtilen çalışmaların uygulamaya geçirilmesini sağlamak olan çağrı sonucu Niğde Üniversitesinin üç proje alanında da başvurusunun desteklenmesine karar verilmesi üniversite camiasında büyük sevinçle karşılandı.

    Niğde Üniversitesinin akademik ve altyapı olarak güçlü olduğu Enerji, Nanoteknoloji ve Tarımsal Biyoteknoloji alanlarında Türkiye’de ilk beşe girilebileceği öngörülerek TÜBİTAK tarafından desteklenen 1000 projesi kapsamında bu alanlarda beş yıllık bir “Ar-Ge Strateji Belgesi” hazırlanmasına başlandı. Bu bağlamda gelecek altı ay içerisinde üniversite kampüsünde Enerji, Nanoteknoloji ve Tarımsal Biyoteknoloji alanlarının tanıtımı ve desteklenmesiyle ilgili akademik ve sanayi odaklı çalıştaylar yapılacak. Ayrıca, gerekli detaylar ve süreç, hazırlanacak olan bir internet sitesinden de ilan edilecek.

    Proje, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Şener’in yöneticiliğinde, Enerji başlıklı alt projesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyhan, Nanoteknoloji başlıklı alt projesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı, NÜNAM öğretim üyesi Doç. Dr. Yeliz Konuklu ve Tarımsal Biyoteknoloji başlıklı alt projesi Tarımsal Genetik Mühendisliği öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Emre Aksoy’un koordinatörlüklerinde dokuz bölümden öğretim üyelerinin katılımı ile sürdürülecek. Proje kapsamında ilk toplantı 20 Kasım 2015 tarihinde Merkezi Araştırma Laboratuvarında gerçekleştirildi.

    Bu destek sonucunda hazırlanacak Ar-Ge Strateji Belgesi’nin kabul edilmesi durumunda Niğde Üniversitesi, TÜBİTAK’ın “1003 – Öncelikli Alanlar Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı” ve “1004 – Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı” programları kapsamında büyük ölçekli proje başvurusu yapma imkânına sahip olacak. Bu nedenle Niğde Üniversitesinin 1000 proje başvurusunun kabul edilmesinin üniversitenin Ar-Ge stratejisinin belirlenmesinde ve sürdürülebilir başarısında büyük önem arz ettiği ifade edildi.

  • Niğde Üniversitesinde “Empatik Tutum Ve Merhamet” Konferansı

    Niğde Üniversitesi, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kulübü aracılığıyla ’Yaşamın Anahtarı: Empatik Tutum ve Merhamet’ konulu bir konferans düzenledi.

    Niğde Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Salon 1299’da gerçekleştirilen ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selahattin Avşaroğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı programa akademik personel ve öğrenciler katıldı.

    Katılımın yoğun olduğu program Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kulübü Başkanı Ünal Kabakçı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Kabakçı, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

    “Küreselleşen dünyamızda, maddi olarak zenginleşmemize ve konforlu bir hayat yaşamamıza rağmen, insanı insan yapan değerlerimiz giderek zayıflamaktadır” diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Avşaroğlu; “ Kültür ve medeniyet denince aslında, öncelikle insanlığın karşı karşıya olduğu maddi-manevi sorunların çözümlenmesi, insan ilişkilerinin nezaket kazanması, kısacası insanın mutlu ve huzurlu bir hayat yaşaması demektir. Yeryüzünde çatışmalar, savaşlar, şiddet ve terör olaylar hızla artıyor. Kan, gözyaşı etrafımızda kol geziyor. İnsan ilişkilerinde sevgi, dostluk, hoşgörü, samimiyet, içtenlik, sıcaklık ve merhamet azalmaya yüz tutuyor. Psikologlara göre insan kendine haz veren şeyleri elde etmek ve elem-acı veren şeylerden kaçınmak için çabalar durur. O halde, elde etme ile mutluluk arasında nasıl bir ilişki vardır? Elde ettiğimiz her şey bizi mutlu ediyor mu? Acaba önce kendimize, sonra insanlığa hatırlatmamız gereken ve hayatımızı yeniden anlamlandıracak, değer katacak ve güzelleştirecek değerler nelerdir? Örneğin büyüklerimize saygı duyarken, niçin böyle yaptığımızı düşünmeyiz ama yapmaya çalışırız. Böylesi bir yaşantıya şahit olduğumuz vakit neler hissediyoruz? İnsan sahip olduğu biyolojik, psikolojik ve sosyolojik değerleri sebebiyle, hem çevresini, hem de kendi kişisel gelişimini değiştirip geliştirme çabasındadır” dedi.

    Sunumunda; “Ahlak felsefesinde ahlaklı olmak, iyilik ve iyiliğe ulaşmak olarak tanımlanır. İnsanın ereği, iyiliktir. O halde iyilik, erdemli olma halidir. Aklın etkinliğinde izlenen eylemin mutluluk verebilmesi için iki uçtan kaçınarak, iyiliği temsil eden orta yolun izlenmesi gerekir. Ancak erdem, işte bu orta yolu, iyiliği bulmakla olur. Örneğin, Cesaret; korkaklıkla-gözü karalık arasında, Cömertlik; savurganlıkla-cimrilik arasında, Ağırbaşlılık (tevazu); utangaçlıkla-pervasızlık arasındaki doğru davranışta kendini gösterir” ifadelerine de yer veren Doç. Dr. Selahattin Avşaroğlu; “ Bireyler bazen acı, keder, tükenmişlik ve başarısızlık gibi olumsuz duyguları yaşayabilirler. Bu durumda öz-anlayış geliştirilerek yaşamdaki olumsuz duygulardan kurtulmak mümkün olabilir. Anlayış, öz-anlayış kavramının temelindedir. Çünkü anlayış, başka insanların üzüntülerine duyarlı olmayı, diğerlerine şefkat göstermeyi, karşımızdaki insanları yargılamadan anlamayı içermektedir. Öz-anlayış, başka insanların ve kendi üzüntülerinden etkilenmeyi ve onlara açık olmayı, aynı zamanda bundan kaçınmadan şefkatle bu üzüntüyü azaltmayı arzulamayı kapsamaktadır. Bunların yanında öz-anlayış kavramı bir insanın ıstıraplarını, yetersizliklerini veya başarısızlıklarını yargılamadan anlamayı da önermektedir” dedi.

    Konuşmasını merhamet ve empati kavramları üzerinde durarak devam ettiren Doç. Dr. Avşaroğlu; “Merhamet, kendinin ve başkalarının sıkıntılı durumlarına karşı derin bir farkındalık, aynı zamanda da sıkıntıyı giderme isteğini ve çabasını içeren temel bir yardımseverlik ve sevecenlik halidir. Empati, diğerlerinin duygularını anlayabilme ve olaylara onların penceresinden bakabilme anlamı taşır. Yardıma ihtiyacı bulunan kişilerin hissettiklerini anlayabilen ve kendisini onların yerine koyabilen birey, bazı yüklerin altına girme pahasına bile olsa onlara yardım etmeye devam eder” dedi.

    Mevlana’nın 7 öğüdüyle konuşmasının bitiren Doç. Dr. Selahattin Avşaroğlu’na, Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Yavuzer tarafından çiçek takdimi yapıldı.

  • Furkan Derneği’nin Niğde Konferansı

    Furkan Vakfı, Türkiye geneli konferanslar zincirine Niğde’yle devam etti. Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin konuşmacı olarak katıldığı konferansa katılım yoğun oldu.

    Kur’an Tilaveti ile başlayan program, “Ölü Dünya Dirilmeyi Bekliyor” adlı şiir dinletisi ile devam etti. Şiir dinletisinin ardından “Neden Allah Hükmetmeli” adlı sinevizyon gösterimi yer aldı. Sinevizyon gösteriminden hemen sonra Grup Furkan, ilahi ve marşlarıyla salondaki coşkuyu artırdı.

    Ön programın ardından Alparslan Kuytul Hocaefendi, “İnsanın Şeytanla Mücadelesi” konulu bir konferans verdi. Kuytul Hocaefendi, insanların söyledikleri fikri ideolojilerin süslü sözler olarak toplumlara sunulduğunu belirterek, “Bu ise şeytanın insanı saptırması için yanlışı süslü göstermesinden ileri gelmektedir.Şeytan, ‘Beni ateşten onu ise topraktan yarattın’ diyerek Allah’a meydan okumuş, üstünlük derecesini madde olarak görmüştür. Bu sebeple yeryüzünde ilk materyalist şeytandır ve bütün materyalistler de şeytanın ahlakı vardır. Şeytan sağdan yaklaşarak hayırlı bir amel yapmak isteyen bir insanı daha az hayırlı bir ameli yapmaya sevk ederek hayra engel olmaya çalışmaktadır” dedi.

    Hocaefendi, konferansın ardından katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Kuytul Hocaefendi, Rus uçağının düşürülmesi konusunda yaptığı açıklamaların internet ortamında bir takım olumsuzluklara sebep olduğunu belirterek, “Ben artık bu tür saldırılara alıştım. Herkes kişiliğinin, ahlakının gereği ne ise onu yapar. Onlar da varsınlar onu yapsınlar. Ben istersem onları mahkemeye dahi verebilirim. Ama ben onları Allah’a havale ediyorum” dedi.

    Hocaefendi, Rus uçağının vurulmasının doğru olmadığını, böyle bir hareketin iyi sonuçlar doğurmayacağını belirterek “Bu gibi durumlarda akl-ı selim ile hareket edilmesi gereklidir” dedi.

    Türk jetleri Suriye tarafından düşürüldüğünde Türkiye’nin sessiz kalmayıp cevap verdiğini hatırlatan Hocaefendi, Rusya’nın da böyle bir olay karşısında cevapsız kalmasını beklemediğini söyledi “Zaten Rusya da sessiz kalmadı. Olayın olduğu gün bizim tırlarımızı vurdular. 7 kişi öldü. Tırların vurulması ve bazı işadamlarının kovulması ileride daha çok önlemler alacaklarını gösteriyor” dedi.

    Hocaefendi, duruma tepki göstermesini eleştirip kendisini ‘Rusya yanlısı’ olmakla itham edenlere karşılık, “Yarın Rusya daha büyük cevaplar verdiğinde, bugün horozlanan insanlar ‘böyle bir hareket’ yanlıştı diye tepki verecektirler. Milli bir mesele olması nedeniyle kimse eleştirmiyor. Rusya taraftarı denilir diye korkuluyor hâlbuki bir Müslüman Rus taraftarı olmaz fakat doğruların konuşulması gerekiyor.

    Kimse doğruları söylemiyor, aslında herkesin de kalbinde ’bu iş yanlış oldu’ düşüncesi var. Buna rağmen ben söylemeyeyim de başkaları söylesin deniliyor. Ben söylüyorum ne olacaksa olsun” dedi.

    Soru-cevapların ardından konferans sona erdi.