Etiket: Nezlesine

  • Bahar nezlesine dikkat

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Pediatri Ana Bilim Dalı Arş. Gör. Dr. Mehmet Semih Demirtaş, “Bahar nezlesinde önlem alınmayan vakalar ilerlediği takdirde iştahsızlık, yorgunluk, burun tıkanıklığıyla birlikte sinüzit başlangıcı, aşırı sinirlilik ve şiddetli baş ağrısı gibi durumlara yol açabilir” dedi.

    Araştırma Görevlisi Doktor Mehmet Semih Demirtaş, bahar nezlesinin mevsimsel alerjik rinit olarak tanımladıkları alerjik bünyeli kişilerde bahar geçişlerinde görüldüğünü söyledi.

    Bahar nezlesinin bahar aylarında özellikle çiçeklerin açmasıyla ve polenlerin ortaya çıkmasıyla beraber insanlarda sıkça görüldüğüne değinen Demirtaş, “Genelde bulguları sabittir. Ancak hastadan hastaya göre farklılıkta gösterebilir. Genellikle burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, gözde akıntı ve kızarıklık gibi bulgularla karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.

    Demirtaş, bahar nezlesinin tedavisinde genellikle 2-3 yöntem kullanıldığını belirterek, “Bu aşamada öncelikle hastanın herhangi bir polen alerjisi ya da farklı bir alerjisi olup olmadığını anlamak için test uyguluyoruz. Tabi ki alınan önlemlere rağmen hastalığın geçmemesi durumunda anti alerjik ilaçlarımızı belirli periyotlarda hastalarımıza uyguluyoruz” dedi.

    “Soğuk algınlığı ile karıştırılıyor”

    Soğuk algınlığı ve bahar nezlesinin bazen karıştırıldığını dile getiren Demirtaş, “İkisinde de eşdeğer giden bazı bulgular bulunmaktadır. Bundan ötürü de insanlarımız birbirine çok karıştırıyorlar. Soğuk algınlığında burun akıntısı fazla olmakla birlikte ateş de bulunuyor. Semptomlar dediğim gibi birbirine çok benziyor ama aradaki en belirgin fark yüksek ateş ve vücudun fazla kırgın ve zayıf düşmesi diyebiliriz. Önlem alınmayan vakalar ilerlediği takdirde iştahsızlık, yorgunluk, burun tıkanıklığıyla birlikte sinüzit başlangıcı, aşırı sinirlilik ve şiddetli baş ağrısı gibi durumlara yol açabilir. Halkımızın bu durumu ötelememesini ve ivedilikle çözümü mümkün olan doktorlarını başvurmasını önemle talep ederiz” ifadelerine yer verdi.

    “Sabah saatlerinde dışarıya çıkmayı önermiyoruz”

    Bahar nezlesine karşı alınabilecek tedbirlere de değinen Demirtaş, “Özellikle polenlerin en çok olduğu sabah saat 5 ile 10 arasında genellikle dışarıya çıkmayı çok önermiyoruz. Eğer çıkmaları gerekiyorsa ağız ve burunu kapatacak maskeler kullanmayı öneriyoruz. Tabi bu çocuklar için daha zor bir durum olabilir. Ancak bu durumda atkı ve benzeri ağız ve burunu korumayı sağlayabilecek aparatların kullanılmasını öneriyoruz. Yetişkinler için polen zamanı özellikle spor yapılmasını çok önermiyoruz. Özellikle erişkinlerin saçları polen tutma özelliğine sahiptir. Bunun için günlük ya da iki günde bir duş almalarını öneriyoruz. Gözlerde oluşabilecek akıntı, yanma ve kızarmalar için ise gözlük ve şapka takmalarını önerebiliriz. ‘Tabi özellikle bu dönemden önce bir alerjileri var mı?’ diye belirli testleri yaptırmalarında fayda görüyoruz” diye konuştu.

  • Bahar Nezlesine Dikkat

    Kulak, Burun, Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serkan Yağcı, bahar aylarında doğanın hareketlenip, çiçeklerin açmasıyla, ortaya çıkan polenlerin insanlarda mevsimsel alerjik rahatsızlıklara sebep olduğunu söyleyerek, bahar nezlesine yatkınlığı olanların, sabahın erken saatlerinde evlerini havalandırmaları gerektiği uyarısında bulundu.

    Özel Konya Hospital KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serkan Yağçı, bu rahatsızlığın halk arasında, saman nezlesi, bahar nezlesi olarak adlandırıldığını belirterek, “Hastalarımız burun tıkanıklığı, burun kaşıntısı, üst üste beş altı defa hapşırma, göz altlarında morluk, şişme, gözlerde kızarıklık tat ve koku duyularında azalma gibi şikayetlerle bize başvururlar. Bunun temel sebebi çiçek polenleri ev tozu akarları, küf mantarları veya hayvan tüylerine karşı vücudumuzun gösterdiği bir reaksiyondur. Bu reaksiyon kişiden kişiye şiddeti değişmekle beraber alerjene etki süresi ve etkilenen alerjenin miktarına da bağlıdır” dedi.

    Dr. Yağcı, alerjenin etkilenme süresine bağlı olarak şiddetin semptomlarının da arttığını ifade ederek, “Özellikle hastalarımızda burun tıkanıklığına bağlı uyku problemleri buna yönelik iş ve okul başarılarında düşme, burun tıkanıklığının uzun sürmesine bağlı olarak orta kulak iltihapları orta kulakta sıvı birikmesi bazı sinüzit iltihaplarına neden olabildiği gibi astım gibi hastalıkların alt solunum yolları (ASY) hastalıklarının da tetiklenmesine neden olabilir” diye konuştu.

    “ÇOCUKLAR VE GENÇ ERİŞKİNLERDE SIK RASTLANIR”

    Bahar alerjisinin çocuklar ve genç erişkinlerde de çok sık rastlandığını söyleyen Dr. Yağcı, “Özellikle astım hikayesi ve ailesinde alerji öyküsü bulunan hastalarımız daha hassastır. Tanısında hastasından aldığımız öyküyle beraber fizik muayeneyi kullanıyoruz. Bu rahatsızlığın tedavisinde ilk basamak tabii ki alerjen maruziyetinden hastalarımızı korumaktır. Yatkınlığı olan hastalarımıza özellikle bahar aylarında evlerini havalandırmalarını sabahın erken saatlerinde, polenlerin uçuşma zamanının yoğun olduğu sırada havalandırma yapmalarını öneriyoruz. Açık havalarda fazla dolaşmamalarını bahçe işleriyle uğraşmamalarını öneriyoruz. Toz maskesi ve gözlük kullanmaları faydalı olabilir. Özellikle dışarıdan eve geldiğinde, dışarıda üzerimize yapışan polenleri eve taşımama amaçlı duş alınabilir ve elbiseler muhakkak değiştirilmelidir. Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır. Günümüzde de çok yoğun yaygın olarak kullandığımız evimizde ve arabalarımızda klimalara da muhakkak polen filtreleri takılmalıdır. Semptomları çok şiddetli olan hastalarımızda doktor kontrolü altında alerjiye yönelik haplar burun spreyleri ve aşı tedavileri de uygulayabilmekteyiz. Bunun dışında bazı seçtiğimiz vakalarda eğer burun kemiğinde eğrilik burun etlerinin şişliği ya da sinüs problemleri gibi cerrahi tedaviler de önermekteyiz. Ancak burada unutulmaması gereken bir nokta var ki, önerdiğimiz cerrahi tedavi alerji yatkınlığını giderme amaçlı değil bu problem neticesinde oluşabilecek sıkıntıların sıklık ve şiddetini azaltma amaçlıdır” dedi.