Etiket: New

  • Tarihi Harita Boğaziçi Üniversitesi’nin New York Etkinliğine Damga Vurdu

    Boğaziçi Üniversitesi mezunları, akademisyenleri ve Boğaziçi destekçileri New York Public Library’de düzenlenen baloda buluştu. Gecenin onur konuşmalarını her ikisi de Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan PepsiCO Başkan Yardımcısı Ümran Beba ile sanatçı-yazar Gülse Birsel yaptı.

    Boğaziçi Üniversitesi mezunları, akademisyenleri ve New York’un önemli sivil toplum kuruluşlarının STK temsilcilerinden oluşan yaklaşık 300 kişi New York Public Library’de yapılan galada buluştu. Sunuculuğunu Boğaziçi Üniversitesi mezunu Jülide Ateş İskeçeli’nin yaptığı gecenin onur konuşmacıları PepsiCO İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ümran Beba ile sanatçı-yazar Gülse Birsel oldu.

    Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu tarafından gösterilen ve İstanbul haritası ile New York şehir haritalarının çakışması ile oluşan harita gecenin ilgi çeken unsuru oldu.

    New York Public Library arşivlerinden bulunan 1911 tarihli haritada İstanbul ve New York birarada gösteriliyor. Robert Kolej ile ilişkili bir Amerikalı tarafından yapıldığı tahmin edilen çalışmada Wall Street ile Kapalıçarşı, Haliç ile New Jersey tüneli, Boğaziçi Üniversitesi kampüsünün bulunduğu Rumeli Hisarı bölgesi ile Randall’s Island üst üste geliyor. 20. yüzyıl başında yapılmış ve iki ülke arasındaki bağı sembolik olarak gösteren haritaya dikkat çeken Barbarosoğlu, New York ile İstanbul’u birleştirerek fantastik bir mekân oluşturan haritanın iki şehrin silüetlerini buluşturmasıyla, sınırları kaldırdığını ve karşılıklı kültürlerarası ilişkilerin önemini hatırlattığını ifade etti. Geleneksel haritaların benzer dil, kültür ve vizyona sahip olup, daha iyi bir dünya yaratmak için çalışan insanlar için yapay sınırlar oluşturduğunu vurgulayan Barbarosoğlu, Boğaziçi Üniversitesi’nin farklılıkları kucaklayan, çoğulcu ve yeni düşüncelere açık yapısıyla akademik özgürlükleri besleyen bir ‘’mükemmeliyet merkezi’’ olmaya devam edeceğini belirtti.

    Ümran Beba ise yaptığı konuşmada PepsiCO gibi çokuluslu bir şirkette dünyanın dört bir yanında çalışırken Boğaziçi Üniversitesi’nin kendisine sağladığı vizyonun önemini vurgularken, farklı kültürlere ve fikirlere açık olarak tartışmayı ve yeni değerler yaratmayı kampüste öğrendiğini ifade etti. Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde okurken şu an Boğaziçi Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu’nun da kendi hocası olduğunu belirten Beba’yı izleyenler arasında PepsiCO CEO’su Cynthia Trudell de yer aldı.

    Boğaziçi Üniversitesi mezunu Gülse Birsel ise derslerde öğrendiklerinin yanı sıra üniversitenin kendisine hayal kurmayı öğrettiğini söyledi. Boğaziçi olmasaydı yazar ve komedyen olmaya cesaret edemeyeceğini ifade eden Birsel, ‘’Türkiye ve dünya için hayal kurmaya devam etmeli ve bundan vazgeçmemeliyiz’’ dedi.

    Boğaziçi Üniversitesi hafta boyunca yaptığı etkinlik ve temaslarla ABD’de bulunan mezunları ile buluştu. 22 Nisan 2016 günü Columbia Üniversitesi’nde London School of Economics Öğretim Görevlisi Fawaz Gerges ve Columbia Üniversitesi Öğretim Görevlisi Rashid Khalidi’nin katılımıyla yapılan “Günümüz Ortadoğusunu Anlamak” panelini Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Edhem Eldem yönetti.

    Boğaziçi Üniversitesi New York Üniversitesi ile imzaladığı anlaşma ile bu üniversite bünyesinde Kuluçka Merkezi açarak, genç girişimcilere alan sağlayan ilk Türk üniversitesi oldu.

  • Başkan Hazinedar, Dev Projeyi New York’ta Tanıttı

    Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, İstanbul’da bu yıl içinde yapılması planlanan ve özellikle engelli çocukların diğer çocuklarla beraber oynamalarına imkan tanıyacak “Tüm Çocuklar İçin Dünya Barış Parkı’nı New York’ta tanıttı.

    Beşiktaş Belediye Başkanı Av. Murat Hazinedar, yoğun bir görüşme trafiğinde bulunmak için ABD’ye gitti. New York’ta bir dizi temaslarda bulunan Başkan Hazinedar hem kardeş belediye Brooklyn’i ziyaret etti hem de dünyaya örnek olacak projeyi tanıttı.

    New York’ta düzenlenen imza törenine Beşiktaş Belediye Av. Başkanı Murat Hazinedar, Türkiye’nin New York Başkonsolosu Ertan Yalçın, WCPUN Başkanı Sherrill Kazan ve Beşiktaş Belediyesi yetkilileri katıldı. Başkan Hazinedar, törende yaptığı konuşmada, parkın engelli ve yaşlıların tüm ihtiyaçları göz önüne alınarak şekillendirildiğini ve 2017’de tamamlanmasının planlandığını söyledi.

    “YERELDEN ULUSALA VE EVRENSELE BİR MESAJ VERMEMİZ GEREKİYOR”

    Hazinedar, “Beşiktaş belki İstanbul’un kalbi, Türkiye’nin en önemli noktalarından, markalarından bir tanesi, ama sonuçta bizim de yerel yönetici olarak yerelden ulusala ve evrensele bir mesaj vermemiz gerekiyor. Bunu çok da yapıyoruz. Hanuka’dan daha çok ses getirecek bir festivali önümüzdeki ay gerçekleştireceğiz. Müslüman ve Atatürkçü bir belediye başkanı olarak, Müslüman bir ülke olarak ilk kez bizim topraklarımıza 500 yıldır değer katan Yahudi kardeşlerimizin Hanuka Bayramı’nı hem birlikte hem de sokakta kutladık. Bölgede, ülkede ciddi bir barış sorunu var, bu yüzden bu sene barışmak konulu uluslararası bir çiçek festivali yapıyoruz. Dünyadan da önümüzdeki ay yapılacak bu festivale yoğun katılım olacak” dedi.

    Hazinedar WCPUN ile işbirliği yapacakları parkın taslak çizimlerini basına gösterdiği imza töreninde, parkın Beşiktaş’ta yapılacağını, böylelikle tüm çocuklar, ama öncelikle her türlü engelli çocuk için bir oyun parkı projesini hayata geçireceklerini, bu projenin Türkiye’ye örnek ve referans olacağını söyledi.

    WCPUN derneğinin ise bu park projesinin engelliler için yeterli imkan sunulmayan ülkelere tanıtımını yapacağını kaydeden Hazinedar, projenin uluslararası dergi ve yayınlarda örnek olarak yer alacağını ifade ederek, “Belki de bir gün böyle bir park Halep’te de kurulacaktır” dedi.

    Konuşmaların ardından Hazinedar ve Kazan işbirliği protokolünü imzaladı. Başkan Hazinedar, bu tanıtım toplantısının ardından Brooklyn Belediye Başkanı Eric Adams’ı ziyaret ederek belediyeyi gezdi. Brooklyn ile kardeş belediye protokolünü tazeleyerek somut projeler üzerinde istişare yaptılar.

    Hazinedar, ABD’de yoğun bir görüşme trafiği yaşadı. Sırasıyla, Amerikan Yahudi Yardımlaşma Derneği’ni ziyaret etti. Ardından Amerikan Yahudi ortak yardımlaşma komitesi başkanı Mr. Jack Rosen ile kahvaltı da buluştu. Kahvaltıdan sonra Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu’nu ziyaret etti. Daha sonra  da Amerika’da yaşayan Türk Yahudileri ile akşam yemeği yedi.

  • Vodafone Türkiye Ve Kagider, New York’ta “Soma’da Önce Kadın”ı BM Ülkelerine Örnek Uygulama Olarak Anlattı

    Vodafone Türkiye, KAGİDER ve Soma Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen ve 10 ay gibi kısa bir sürede kooperatifleşmeyi başararak bölgedeki 370 kadına sürdürülebilir bir gelir kapısı sunan Soma’da Önce Kadın Projesi, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun 60. Dönem Toplantısı kapsamında “Kırsal Alanda Sürdürülebilir Kalkınma İçin Kadınların Güçlendirilmesi” teması altında tüm dünyaya başarı hikâyesi olarak anlatıldı. Marka işbirlikleriyle “bölgede el işi üretiminin merkezi” olması hedefiyle yoluna devam eden Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nin örnek uygulama olarak ele alındığı toplantıya, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Helen Clark da katıldı.

    “Teknoloji Hayatın Hizmetinde” vizyonuyla kadınların ekonomik ve sosyal hayatta güçlendirilmesi için çalışmalar yürüten Vodafone Türkiye’nin, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Soma Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirdiği Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun 60. Dönem Toplantısı kapsamında “Kırsal Alanda Sürdürülebilir Kalkınma İçin Kadınların Güçlendirilmesi” teması altında dünyaya örnek gösterildi.

    New York’ta gerçekleştirilen toplantı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Helen Clark’ın açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıda, Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt, Vodafone Vakfı Direktörü Andrew Dunnett, International Trade Center Direktörü Arancha Gonzalez ve KAGİDER Başkanı Sanem Oktar da kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ve Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi hakkında kapsamlı bilgiler verdi.

    HELEN CLARK: “KADININ GÜÇLENMESİ İÇİN SOMA’DA ÖNCE KADIN GİBİ KIRSAL ALANI HEDEFLEYEN PROJELERİ YAYGINLAŞTIRMALIYIZ”

    Toplantının açılış konuşmasını Yeni Zelanda’nın eski başbakanı, Birleşmiş Milletler’in en etkili üçüncü ismi ve ilk kadın direktörü olan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Helen Clark yaptı. Helen Clark konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye Vodafone Vakfı ve KAGİDER’e bize bugün ev sahipliği yaptıkları için teşekkür ediyorum. Vodafone Türkiye, KAGİDER işbirliğiyle, kadınların güçlendirilmesi için dijital dünyanın getirdiği olanaklarla yenilikçi ürün ve hizmetler sunuyor. Akıllı telefonlar ve iş bağlantılarının yanı sıra kırsal alanda gerçekleştirilen çalışmalar da çok değerli. Gelişmekte olan ülkelerde kadınlar erkeklere göre her gün 73 dakika daha fazla çalışıyor. Kırsal alanlarda ve daha fakir yerlerde bu açık artıyor. Birçok kadın şehirlere taşınıyor. Erkekler olmadan aileyi geçindirmek zorunda kalıyorlar. Kadınlar, gelişmekte olan ülkelerde tarımsal işgücünün %43’ünü oluşturuyor. Erkeklerle aynı şeyi yapsalar da kaynaklara daha az ulaşıyor, daha az kazanıyorlar. Kadınların yönettiği ve gelirin arttığı ailelerde evdeki tüketim daha çok çocukların yararına oluyor. Fakirlikten, sadece erkeklerin çalışması yoluyla değil, kadınları destekleyerek kurtulabiliriz. Kadınların 2025 yılında işgücüne katılımı erkekler kadar olabilirse, 28 trilyon dolar değerinde daha fazla üretime sahip olacağız. Kadınlar, ekonomik olarak güçlü olduğunda şiddete de daha az maruz kalacaklar. Kadına şiddet sorununun üstesinden gelmek için kadını güçlendirmeliyiz.”

    GÖKHAN ÖĞÜT: “MOBİL TEKNOLOJİLERİN GÜCÜNÜ KADINLARIN POTANSİYELİYLE BULUŞTURARAK ÜLKEMİZE LİG ATLATMAYI AMAÇLIYORUZ”

    Toplantı kapsamında düzenlenen panelde konuşma yapan Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt, Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nin “Kadının güçlendirilmesi yoluyla kırsal alanda sürdürülebilir kalkınma” konusunda Birleşmiş Milletler çatısı altında tüm ülkeler için rol model olmasının, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve kamu işbirliğinin güzel bir örneği olduğunu belirtti. Gökhan Öğüt konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vodafone Türkiye olarak, toplumsal gelişim ve kalkınmanın kadınların sosyal ve ekonomik hayata etkin katılımlarıyla mümkün olacağına inanıyoruz. Araştırmalara göre, önümüzdeki 10 yılda tüm dünyada 1 milyar kadın, işgücüne katılma potansiyeli taşıyor. 2020 itibariyle, istihdam edilme yaşına gelmiş kadınların önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerden çıkacak. Bu kadınlarımızın en büyük yardımcılarından biri ise mobil teknolojiler olacak. Vodafone Önce Kadın Raporu’na göre, yaşamı destekleyen ‘erişim’, ‘eğitim’, ‘sağlık’, ‘güvenlik’, ‘istihdam’ ve ‘yaşlılıkta yalnızlık’ alanlarında mobil iletişim ve genişbant teknolojilerinin entegrasyonuyla yapılacak çalışmaların artması, kadınların hayatına olumlu katkı sağlayacak, kadınlar topluma yılda 6,6 milyar dolar değerinde ekonomik katkıda bulunabilecek. McKinsey’e göre de kadınların tüm potansiyeliyle işgücüne entegre olması, 2025 yılına kadar ekonominin %26 büyümesi anlamına geliyor. Bu rakamlar, ülkelerin gelecekte global rekabette var olabilmesinin güçlü kadınlarla mümkün olacağını ortaya koyuyor. Biz Vodafone olarak, mobil teknolojilerin gücünü kadınların potansiyeliyle buluşturarak ülkemize lig atlatmayı amaçlıyoruz. Bugüne kadar 625 binden fazla kadının yararlandığı Vodafone Önce Kadın Programı kapsamında sürdürülebilir iş ve yaşam modelleri sunarak kadınları güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi de bu programımızın önemli bir parçası. Projeyi hayata geçirirken ‘Bu merkezi güçlendirerek büyüteceğiz, kadınlarımızın el emeği işlerini sürdürülebilir gelir meydana getiren bir iş modeline dönüştüreceğiz’ demiştik. Geldiğimiz noktada bu sözümüzü tutmaktan ve Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nin 10 ay gibi kısa bir sürede kooperatifleşerek kadınlarımız için sürdürülebilir bir gelir modeli haline gelmesinden mutluluk duyuyoruz. Merkezimizin elde ettiği bu başarıyı gören Birleşmiş Milletler’in, projemizi kırsal alanda kadının güçlenmesiyle sürdürülebilir kalkınma oluşturma konusunda tüm dünyaya örnek göstermesi ise mutluluğumuzu perçinleyen ikinci bir unsur oldu. Vodafone olarak, geleceğin kadınlarla birlikte inşa edilmesinin önemine inanıyoruz. Sosyal yatırımlarımızda odak noktalarımızdan biri her zaman kadın olacak. Kadınlarımızın güçlendirilmesine Dijital Dönüşüm ile destek olmaya ve iletişim teknolojilerinin gücüyle dünyada ve Türkiye’de herkese ilham vermeye devam edeceğiz.”

    SANEM OKTAR: “50 KADIN BİR ARAYA GELEREK KOOPERATİF KURDU; BİZ ASLINDA EV KADINLARINDAN GİRİŞİMCİLER OLUŞTURDUK”

    Panelde söz alan KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, şunları kaydetti: “KAGİDER olarak, Birleşmiş Milletler’de kadının güçlenme ilkesi çerçevesinde düzenenlenen çalışmalara katılmak ve bu prensipler doğrultusunda çalışmalarımızı sunmak için buradayız. Derneğimiz, 2011 yılından beri Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nde özel danışmanlık statüsünde Türkiye’de cinsiyet eşitliği konusunda çalışan ilk sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl New York’a gelerek Birleşmiş Milletler çerçevesinde toplantılara katılıyor, doğru ve iyi uygulamaları herkesle paylaşıyoruz. Bu yıl da Türkiye Vodafone Vakfı ile birlikte Aralık 2014’te hayata geçirdiğimiz Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi projesini tanıtıyoruz. 13 Mayıs 2014’te meydana gelen Soma maden faciasının ardından her duyarlı sivil toplum kuruluşu gibi biz de bölgeye gittik, haneleri dolaştık ve neler yapabileceğimize odaklandık. İlk şartımız, ne yaparsak yapalım, bunun ‘sürdürülebilir’ olmasıydı. Kuracağımız modelin çalışılabilir, üretilebilir, ekonomik kazanç sağlayan, kendi kendini yöneten, ölçülebilir ve şeffaf olması gibi kriterleri benimsedik. Soma’da belediye, kaymakamlık ve özel sektörü bir araya getirdik. Mentorluk modelini devreye soktuk. Kurduğumuz modelin lokal değil global olmasını istiyorduk ve bu ihtiyaçlara yanıt verecek bir iş ortağı arayışına girdik. Vodafone Türkiye, çağrımıza hemen cevap verdi. İşbirliğimiz sonucunda Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi hayata geçirildi. Bugün geldiğimiz noktada 50 kadın bir araya gelerek kooperatif kurdu; biz aslında ev kadınlarından girişimciler oluşturduk. Şu anda Türkiye’de 8 milyon 100 bin kadın çalışıyor. Kadın çalışan ve girişimcilerin sayısını artırmak istiyoruz. Kadın girişimcileri güçlendirme ve onlara destek olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlamda, Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi bizim için çok önemli bir proje. Birleşmiş Milletler’de örnek uygulama olarak gösterilmesi sayesinde projemizin globalleşmesi yönünde önemli bir adım atmış olduk.”

    ARANCHA GONZALEZ: “KENDİNE GÜVEN, KAPASİTE VE KREDİBİLİTE ÖNEMLİ”

    Panelistlerden International Trade Center Direktörü Arancha Gonzalez, şunları kaydetti: “Kadınlar için 3K olarak özetlediğimiz ihtiyaçları çok önemli buluyoruz. Bunlar; kendine güven, kapasite ve kredibilitedir. Soma’da Önce Kadın projesinde bu ihtiyaçlar çok güzel ifade edilmiş durumda. Bu projeyle pazar tarafından kabul edilen ürünler de ortaya çıkarılmış. Ne yazık ki şirketler, kadın üreticilerden satın alma yapma konusunda kararlı davranamıyor. Dolayısıyla, kadın için çok dostane olmayan bir iş ortamı var. Şirketlerin satın aldıkları üretimin sadece %1’i kadınlardan temin ediliyor. Bu nedenle, geçen senenin sonunda ‘Aksiyona çağrı’ diye bir slogan ürettik. 2020 yılında 1 milyon kadın girişimci oluşturmayı hedefliyoruz.”

    ANDREW DUNNETT: “KADINLAR MOBİL TEKNOLOJİLERLE KENDİLERİNİ DAHA GÜVENDE HİSSEDİYOR”

    Panelin katılımcılarından Vodafone Vakfı Direktörü Andrew Dunnett ise şöyle konuştu: “Dünyada 300 milyon kadının erkeklerden daha az mobil cihazı var. Aradaki bu farkın kapanması gerekiyor. Benim görevim de Vodafone Vakfı’nın bulunduğu 27 ülkede bununla ilgili çalışmaları yerine getirmek. Örneğin, Mısır’da gerçekleştirdiğimiz bir çalışma sayesinde 300 bin kadın mobil teknolojiler aracılığıyla okuma-yazma öğrendi. Günümüzde Tanzanya’da 100 bin doğumda 4 bin bebek ölümü var. Bu, kabul edilebilir bir durum değil. Şu anda cep telefonları sayesinde çocuk doğurtamıyoruz; ancak, sağlık alanında önemli gelişmeler kaydedebiliyoruz. Ülkede doğumlar çok uzun sürdüğü için kayıplar yaşanıyor. Yaptığımız çalışma sayesinde kadınlar cep telefonları vasıtasıyla haber verebiliyor ve sağlık ekipleri hemen hastaneye ya da kadının bulunduğu yere gidiyor. 30 hastane bu sayede müdahale edebilecek duruma geldi. Bu, 45 yılda sağlanamayan bir gelişme. Mobil teknolojiler sayesinde artık kırsal alanlarda kadınlara hemen ulaşılması ve bu kadınların hastaneye ulaştırılması söz konusu. Kadınlar, artık kendilerini daha güvende hissediyor. Üstelik, bu hizmetleri cep telefonlarına özel program yükleyerek, tek bir tuşa basarak alabiliyorlar.”

    10 AYDA KOOPERATİFLEŞTİ, KADINLARA SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİR OLUŞTURDU

    Soma’da yaşanan maden kazasından sonra eşini ve/veya oğlunu kaybetmiş kadınlar için hayata geçirilen Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nde bugün Vodafone ve KAGİDER gönüllüleri tarafından teknoloji, girişimcilik, el işi gibi konuları içeren 4 ayrı dalda mesleki eğitim veriliyor. Katılımcılara ayrıca psikolojik danışmanlık da sağlanıyor. İki yılda kooperatifleşme hedefiyle faaliyetlerine başlayan Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi, bu hedefine 10 ay gibi kısa bir sürede ulaşarak 370 kadına sürdürülebilir bir gelir kaynağı sunmayı başardı. Bu süreçte Soma’daki kadınların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan merkez kooperatifleşerek sürdürülebilir bir iş modeline dönüştü. Bölgede “el işi üretiminin merkezi” olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Soma’da Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi’nde, marka işbirliklerinin meydana getirdiği talebe uygun üretim de yapılıyor. Bugüne kadar Vodafone ve English Home gibi markalar için el işi üretimi yapılan merkezde halihazırda Dressbest Uniforms & Corporate Wear markası için üniforma üretiliyor.

  • New York’ta Türk Aile Faciası

    New York’a bağlı Middle Island bölgesinde iddiaya göre, karısını bıçaklayarak öldüren bir Türk, ardından kendisini bıçaklayarak intihar etti.

    İddiaya göre, Long Island’ın Middle Island bölgesinde, Fahriye Ugan (54) ve kocası Erdem Gülay’dan (41) haber alamayan yakınları durumu polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler, Fahriye Ugan’ın bıçak darbeleriyle hayatını kaybettiğini belirlerken, yaralı haldeki Erdem Gülay ise kaldırıldığı hastanede öldü.

    İlk tespitlerin ardından yetkililerin yaptığı açıklamalara göre, olayın karı koca arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle olduğu yönünde.

    Suffolk County Dedektif Cinayet büro Teğmen Kevin Beyrer, yaptığı açıklamada olayın, yakınları haber alamayınca Fahriye Ugan’nın bir akrabası haber almak için evine gittiğinde korkunç manzarayla karşılaşınca 911’i arayarak yardım istemesiyle ortaya çıktığını belitti. Beyrer, Middle Island itfaiyesiyle birlikte eve gelen polisin Fahriye Ugan’ı öldüğünü ve kocası Erdem Gülay’ı yaralı olarak bulunduğunu açıkladı. Dedektif Beyrer, Erdem Gülay’ın kendine sapladığı bıçağın darbeleriyle intihar ederek öldüğünün tespit edildiğini belirtti.

    Dedektif Beyrer, 2014 yılı içerisinde evde yaşanan tartışmalar nedeniyle polisin iki kez arandığını, ancak suç teşkil edici bir olay yaşanmadığı için tutuklamanın olmadığını ifade etti.

    Öte yandan eve inceleme yapan yetkililer ilk müdahalede evde yüksek derecede doğalgaz sızıntısı olduğunu belirledi.

    New York polisinin çok yönlü soruşturmasının ardından olayla ilgili detayların ortaya çıkartılacağı açıklandı.

  • Ankara Saldırısı New York’ta Protesto Edildi

    Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu önünde toplanan Türkler, Ankara’da gerçekleştirilen terör saldırısını protesto etti.

    ABD’nin New York kentinde yaşayan Türk vatandaşları, terörü protesto etmek için bir araya geldi. Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu önüne gelen gurup, ellerinde Türk bayraklarıyla saldırılarda hayatını kaybeden şehitler için dua etti ardından saygı duruşunda bulundu. PKK ve terör karşıtı slogan atan gurup, İstiklal Marşını okuyarak birlik mesajı verdi. New York’ta görev yapan Türk ve New York polisinin gözetiminde gerçekleştirilen eylem olaysız sona erdi.