Etiket: Nesnelerin

  • Nesnelerin interneti, rekabetçi bir farklılaşma oluşturabilir

    HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar, “Teknoloji, müşterileri mağazalara çekmeye ve perakendecilerin karşı karşıya kaldığı büyüme açıklarını kapatmalarına kesinlikle yardımcı olabilir. Perakende açısından bozucu bir teknoloji olan Nesnelerin İnterneti (IoT), doğru şekilde kullanılırsa rekabetçi bir farklılaşma oluşturabilir” dedi.

    Müşteriler alışveriş tercihleri konusunda daha akıllı oluyorlar ve perakende deneyimine yönelik beklentileri de hızla artıyor. HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar, “online perakendecilik işinin patlaması gerçek, yani ana caddelerde eller taşın altına konuyor ve müşterilerin mağazalara geri dönüşü için özel bir şeyler gerekiyor. Alışveriş şenliklerinde elde edilen en son rakamlar, ana caddelerdeki perakende mağazalarının çoğunun beş yıldır en kötü satış büyümesi ile karşı karşıya kaldığını ve bu kayıpları telafi etmek için yapacak çok şey olduğunu gösteriyor” dedi.

    Teknolojinin, müşterileri mağazalara çekmeye ve perakendecilerin karşı karşıya kaldığı büyüme açıklarını kapatmalarına yardımcı olabileceğinin altını çizen uyar, “Perakende açısından bozucu bir teknoloji olan Nesnelerin İnterneti (IoT), doğru şekilde kullanılırsa rekabetçi bir farklılaşma yaratabilir. Araştırmaya göre, IoT’nin ilk kullanıcıları zaten, iyileştirilmiş müşteri deneyimi (yüzde 81); organizasyon çapında daha iyi görünürlük (yüzde 78) ve artan karlılığı (yüzde 74) içeren kazançlardan yararlanıyorlar” diye konuştu.

    Uyar, “Bu, özellikle normal mağazaları IoT gibi yeniliklerle dijitalleştirmeyi hedefleyen işletmeler için gerçektir. Amazon, tamamen kasasız olan ve müşterilerin satın aldıkları hangi ürünleri sepetlerine koyduklarını algılayan bir kamera ve sensör ağına sahip olan Amazon Go mağazalarıyla bilinmeyene doğru ilk adımını attı” ifadelerini kullandı.

    Uyar IoT teknolojisinin mağaza içi deneyimi ilgi çekici ve etkileyici kılarken, perakendecilerin mağaza içi sunumlarını sürekli olarak yenilemelerine olanak tanıdığının altını çizerek “İnovasyon çeşitli sonuçlar doğurur ve büyük ve küçük normal mağazalarda kopyalanabilir. Büyük depoları ile tanınan Home Depot, müşterilerin büyük mekanlarda gezinmesine yardımcı olmak için lokasyon temelli servisleri kullanıyor. Müşterilerin uygulamaya erişmesini önererek, belirli ürünlerin konumlarını sorgulamak için telefonlarını kullandırtmak ve satış elemanlarının mal satmaya odaklanmasını sağlamak da mümkündür. Özel olarak oluşturulmuş uygulamalar ve beacon teknolojisi, müşterileri daha sonra ürünlerin bulunduğu yere yönlendirmek için mağaza içi bağlantıyı kullanabilirler” şeklinde konuştu.

    Ana caddedeki mağazaların müşterilerini ve sonraki karlarını artırmak için atabilecekleri birkaç pratik adım bulunduğunu aktaran Uyar, bunları şu şekilde sıraladı:

    “Lokasyon temelli servislerle müşteri sayısını artırma

    Perakendecilerin online perakendecilerle rekabet edebilmeleri için mağaza içi dijital deneyim hayati önem taşıyor, ancak üstesinden gelinmesi gereken ilk engel müşterilere içeriye adım attırmaktır. Çoğu müşterinin ellerinde genellikle veri ve konum bilgileri açık olan akıllı telefonların bulunduğu açıktır. Öyleyse, neden onlar için cazip kişiselleştirilmiş canlı teklifler göndererek bunu mağazanın avantajına kullanmıyoruz? Bu, müşterileri mağazanın Wi-Fi ağında oturum açmaya, uygulamayı indirmeye teşvik ederek ve konumlarını tanıyan beacon’ların menzilinde olduklarında onlara bildirim göndererek başarılabilir.

    Dijitale geçerek mağaza işinde derinleşme

    Normal mağazalar, müşterilere özel işbirlikleri, teklifler ve deneyimler önererek, online ve ana caddedeki rakipleriyle rekabet edebilirler.

    Tüketiciler bir kere mağazaya girdiğinde, avantaj, perakendecilerin onların dikkatini yeni ve heyecan verici tekliflerle çekmeleridir. Diğer bir yöntem ise, çalışanların istenen boyutta ürünün ya da malların stokta olup olmadığı bulmak için müşterilere yardımcı olmaları açısından tabletler ile donanmasıdır. Daha büyük mağazalar için bu, çalışanların daha verimli bir şekilde stokları tamamlamasına yardımcı olabilir.

    Bu cihazların satış noktası olarak kullanılması, çalışanların satın alma yolculuğu boyunca müşterileri ile birlikte olmalarına olanak tanıyarak, onları kablolu kasalara bağlı kalmaktan da kurtarabilir.

    İnovasyon için müşteri anlayışının toplanması

    Müşterilerin mağazadaki davranışlarını öğrenmek, tekliflerin ve mağaza düzenlerinin etkinliğinin artırılmasında anahtar rol oynar. Müşteriyi tanımanın bir yolu, perakendecinin mağaza içi uygulamasına erişiyorsa veya bilgi için dokunmatik ekranları kullanıyorsa, oluşturdukları verileri elde etmektir. Bu veriler bir kere analiz edildiğinde, müşterinin ve ilgilendiklerinin bir resmi ortaya çıkar, böylece satış asistanlarının bireysel ihtiyaçlara daha iyi cevap vermeleri sağlanabilir.

    Toplanan veriler, müşterilerin uygulama kullanmaları yoluyla sağlanan bağlamsal bilgileri kullanarak mağazaların fiziksel düzenlerini iyileştirmek için de kullanılabilir. Yüksek trafikli alanlar, satış fiyatı teklifleri ve mevcut yeni mallar hakkında bilgileri yaymak için kullanılabilir. Mağazaların ne kadar meşgul olduğuna dair gerçek zamanlı bilgiler – özellikle alışveriş sezonu boyunca – mağazaların en uygun personel kapasitesine sahip olmasını garantilemek için personel rotasının daha iyi planlanmasını sağlayarak, mağazaların paralarını uzun vadede tasarruf etmesini sağlar.

    2018’de, perakende sektörü yıkıcı olmaya ve tüketicilere benzersiz bir mağaza deneyimi sunmaya odaklanacak. Bu yıllarca konuşuldu ancak mevcut teknoloji bunu şimdi gerçeğe dönüştürebilir.”

  • En kritik finans süreçleri ’Nesnelerin İnterneti’ ile kolaylaşacak

    Nesnelerin İnterneti (IoT) tüketiciler için daha konforlu bir yaşamı, iş dünyası için de uzaktan yönetim ve otomasyon, süreç verimliliği ve yeni gelir modellerini ifade edecek.

    Akıllı telefonlarla başlayan dönüşümün bir sonraki adımını Nesnelerin İnterneti (IoT) oluşturacak. Yüksek enerji verimliliğiyle çalışan, kablosuz iletişim kurabilen ve çok ucuza üretilen bileşenler sayesinde akıllı sensörler ve mikro işlemciler, makinelerin artık sadece birbiriyle değil, bulut üzerinden merkezi sistemlerle de haberleşmesine olanak tanıyor. Onlarca yıldır teknolojik açıdan ’yerinde sayan’, pek çoğunun basit işlevleri bulunan cihazlar bir anda veri üreten ve sonrasında o veriyi raporlayan birer yardımcıya dönüşüyor.

    Akıllı şehirler, Endüstri 4.0 ve yeni nesil ödeme teknolojileri gibi yarının mega sistemlerinin temelinde yatan IoT yaklaşımı, finans başta olmak üzere pek çok sektörde geleneksel iş modellerinin yerini tümüyle yeni çalışma biçimlerinin almasına yol açıyor. IoT çerçevesinde tüm kuralların yeniden belirlendiği yıkıcı bir dönüşüm yaşayan finans sektörü özelinde ’Nesnelerin Fin-terneti’ ile sağlanacak faydalar kritik bir gündem oluşturuyor.

    Araştırma şirketi Gartner bu yıl internete bağlı ’şeylerin’ sayısının 8,4 milyar olacağını, sadece üç yıl içinde ise yaklaşık 25 milyara ulaşacağını öngörüyor. Üstelik bunun küresel ölçekte ekonomiye katkısının 2 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor. Bu nedenle bugünün iş dünyasının, bu dev trende kendini hazırlaması gerekiyor.

    Fintech trendi akıllı cihazlar ile ivme kazanacak

    Fintech (finansal teknolojiler) trendiyle tarihinin en büyük dönüşümüne tanık olan bankacılık ve finans dünyası IoT’nin getirilerini pek çok süreçte faydaya dönüştürüyor. PwC’nin dijital IQ araştırmasına göre akıllı sensörlere yatırım yapan ilk 6 endüstri arasında bulunan finans sektörü; müşterilerine giyilebilir teknolojileri destekleyen ATM deneyimleri sunmaktan, kasada son derece kolay ve hızlı işlem yapmayı sağlayan yeni nesil ödeme teknolojilerine kadar her alanda IoT’den fayda sağlıyor;

    Bu teknoloji sayesinde ödemeler gitgide görünmez hale geliyor. Halen pilot uygulaması devam eden ’Amazon.go’ teknolojisi ile markete girerken telefonunuzda yüklü olan aplikasyonla kendinizi tanıtmanız yeterli hale geliyor. Market raflarından alınan her şey otomatik olarak sanal karta işleniyor, vazgeçilip rafa geri koyulan ürünler düşüyor ve market çıkışında kuyruğa girmeden, kasaya uğramadan, fiziksel bir ödemeye ihtiyaç duymadan marketten çıkıldığı anda alışveriş tutarı sanal karttan çekilerek işlem gerçekleşiyor. ’Just walk out technology’ mottosuyla tanıtılan bu uygulama bugün IOT ve ödemenin birleştiği en güzel örneklerden biri.

    Banka şubelerinde müşteriler artık uygulama üzerinden tanınıyor

    Şubelerde işlem yapmadan önce banka kartı veya kredi kartıyla sıra almak da ’Nesnelerin Fin-terneti’ ile dönüşüme uğrayacak süreçler arasında yer alıyor. Avustralya ve İngiltere gibi ülkelerde çeşitli bankaların şubelerinde devreye aldığı Beacon etiketleri, içeri giren müşteriyi anında tanıyor, bir mesajla karşılıyor ve kişiye özel kampanya ya da teklifleri iletiyor. Benzer şekilde, engelli bir müşteri banka şubesine geldiğinde de yine sistem bunu anında fark ederek, şubedeki yetkili personele bilgilendirmede bulunuyor. Böylelikle her müşteri kendini özel hissedecek şekilde karşılanıyor.

    Her ülke kendi dijital cüzdanı oluşturuyor ve ulaşım ve stadyumlarda ödemeler hız kazanıyor

    Hem mağazalarda hem de on-line alışverişlerde ödeme noktasında büyük kolaylık sağlayan mobil cüzdan teknolojileri hızla gelişirken, devletler ölçeğinde bu teknolojinin benimsenmesi nakitsiz toplum hedeflerine daha çabuk ulaşılmasını sağlıyor.

    Akıllı telefonların yüksek kullanım oranından güç alan ödeme teknolojileri, nakitsiz topluma doğru çok daha hızlı yol almamıza olanak sağlıyor. Ülkelerin kendi mobil cüzdan çözümlerini devreye almaları, vatandaşların da mobil ödeme sistemlerine olan bakışını olumlu yönde etkilerken, bu yönde teşviki de artırıyor.

  • Turkcell, ‘Dar Bant – Nesnelerin İnterneti’ teknolojisini hayata geçirdiğini açıkladı

    Turkcell, hava kirliliği, gaz, sıcaklık ve nem oranlarını gösteren akıllı şehir bileşenleri, NB-IoT (Dar Bant-Nesnelerin İnterneti) denilen yeni bir teknoloji ile 4.5G şebekesi üzerinde çalıştırdığını açıkladı.

    Turkcell, NB-IoT (Dar Bant – Nesnelerin İnterneti) teknolojisini 4.5G şebekesinde test etti. Test sırasında Türkiye’de ilk kez akıllı şehirler için kritik öneme sahip hava kirliliği oranının tespiti edildi. Turkcell, yeni teknolojiyle gaz, sıcaklık ve nem ölçümü gibi 4 farklı durumu 4.5G üzerinden uçtan uca başarıyla ilettiğini bildirdi.

    Şirketten yapılan açıklamada, “İnsanların yanı sıra nesnelerin de internet üzerinden birbirleriyle haberleşmelerini ifade eden IoT (Internet of Things/Nesnelerin İnterneti) teknolojileri üzerine yapılan ve Turkcell Kartal Plaza’da Ericsson ile birlikte gerçekleştirilen çalışmalar sırasında farklı değerleri ölçen sensörler, Dar Bant teknolojisi sayesinde, 4.5G’nin sağladığı düşük gecikme süreleriyle ölçüm sonuçlarını aktarmayı başardı. Sensörler ile toplanıp 4.5G şebekesi ile bulut üzerine iletilen veriler analiz araçlarıyla anlamlı ve faydalı bilgilere dönüşerek sürdürülebilir şehir ortamının sağlanmasına katkı sağlayacak” denildi.

    “2025’de ekonomik değeri 3 trilyonu geçmesi bekleniyor”

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Grup Başkanı Gediz Sezgin, en yeni teknolojileri müşterilerine sunmak için aralıksız çalıştıklarını söyledi. Sezgin, “Akıllı şehir uygulamalarının yanı sıra birçok sektörde yenilikçi çözümleri mümkün kılacak olan Dar Bant – Nesnelerin İnterneti ile yakın gelecekte milyarlarca cihaz birbirleriyle haberleşecek. Hatta 2025 yılında bu teknolojinin yaratacağı ekonomik değerin 3 trilyon doları aşması bekleniyor. Böylesine büyük bir hacim yaratacak teknolojiyi sunmanız için çok güçlü bir 4.5G altyapısına sahip olmanız gerekiyor” dedi.

    Sezgin, “4.5G’nin devreye girmesiyle birlikte yeni teknolojilerin de hızla hayatımıza girdiğini görüyoruz. Bu yeni teknolojilerin en önemlilerinden biri de Dar Bant – Nesnelerin İnterneti (NarrowBand-IoT). Türkiye’de, hem rakiplerimizden farklı olarak 4.5G’de sahip olduğumuz frekanslar hem de geniş kapsamımız sayesinde Dar Bant – Nesnelerin İnterneti teknolojisinde de en iyi hizmeti biz sunacağız. Türkiye’nin Turkcell’i olarak ülkemizi en yeni teknolojilerle buluşturmak sürekli araştırma ve yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmalarımızın bir parçası olarak geçtiğimiz günlerde Türkiye’de gerçek 5G ekipmanlarıyla ilk hız testini gerçekleştirdik. Saniyede 24.7 Gbit hıza ulaşan test, dünyada yapılan ilk 5G testlerinden birisi oldu” diye konuştu.

    Sezgin sözlerini şöyle tamamladı: “Dar Bant Nesnelerin İnterneti ile mevcut 4.5G altyapısı kullanılarak, geniş kapsama, düşük güç tüketimi, yüksek sayıda ve güvenlikte bağlantı yapılabilecek. Birçok sektörde yenilikçi çözümlerin önünü açacak olan bu teknolojiden en çok akıllı şehirlerde yararlanılacak. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla tarımdan ulaşıma, çevreden eğitime sayısız konuda yaşama katkı sağlayacak çözümler üretilecek”.

    Turkcell’den yapılan açıklamada, Dar Bant – Nesnelerin İnterneti teknolojiyle hayatı kolaylaştıracak çözüm örnekleri şöyle sıralandı;

    “Ağırlık sensörüyle çöp konteyner doluluğuna göre çöp toplama

    Sayaç sensörleriyle her türlü sayacın uzaktan takip edilmesi

    Dokunma sensörü ile her türlü dokunmatik uygulamalar

    Parmak izi sensörü ile giriş çıkış kontrolü ve alarm mekanizmaları

    Otopark sensörleriyle otoparklarda önceden yer rezerve etme sayesinde yakıttan ve zamandan tasarruf

    Vücut sensörleriyle bireysel sağlık ve spor aktivite takibi

    Nem ve sıcaklık ölçümüne göre dış ortamlarda örneğin ormanlarda otomatik yangın söndürme

    Nem ölçümüne göre tarım alanlarının otomatik sulanması

    Su kalite sensörü ile tüm su kaynaklarının uzaktan takibi

    Her türlü su ve gaz seviyesinin uzaktan takibi

    Tüm binaların kızılötesi ile ısı takibi yapılarak aşırı ısınma yaşanan binalara önlem alınması

    Tüm şehir aydınlatmasının otomatik kontrolü ile enerji tasarrufu sağlanması ve uzaktan arıza tespiti

    Bina içi sıcaklığa göre ısıtma ve soğutmanın tüm binalarda akıllı hale getirilmesi”

  • SAÜ’de “Nesnelerin İnterneti” konuşuldu

    Sakarya Üniversitesi Sanayi İşbirliği Topluluğu tarafından “Internet of Things” (Nesnelerin İnterneti) adlı bir konferans düzenlendi.

    SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konferans IBM Bilişsel Çözüm Takımı’ndan Zeynep Acartürk, SEDAŞ Dağıtım Direktör Vekili Dr. Ersan Şentürk, NETAŞ Mimarlık ve Proje Yönetimi Ofisi Kıdemli Müdürü Sait Şener ve NETAŞ İnovasyon Mühendisi Ahmet Cezayirli konuşmacı olarak katıldı. Moderatörlüğünü Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Torkul’un yaptığı konferansın açılışında, IBM Bilişsel Çözüm Takımı’ndan Zeynep Acartürk bir sunum yaptı.

    Acartürk, sunumunda IBM’in birkaç senedir bilinmeyen datalar üzerinde çalıştığını, 2020 yılına kadar 29 milyar cihazın birbiriyle bağlantıya geçeceğini ve o dönemde tüm bilinmeyen datanın yüzde 40’ını oluşturacağını düşündüklerini söyledi. Acartürk, “Her şeyin temeli bu data olmaya başladı. Ufak bir araştırma yaptık, buna göre 2019 yılında bu bilinmeyen datanın ve Internet of Things (IoT) denilen ‘Nesnelerin İnterneti’nin ekonomiye katkısının 1.7 trilyon dolar olması bekleniyor. 2025 yılında ise bu rakamın 11 trilyon dolara ulaşacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

    NETAŞ Mimarlık ve Proje Yönetimi Ofisi Kıdemli Müdürü Sait Şener de sunumunda IoT ile gelecek araştırma ve çalışma alanları, Netaş’ın IoT proje örnekleri ve bu konuda dünya genelindeki tipik uygulamalara yer verdi. Şener, “IoT ile akıllı cihazların iş birliği içinde çalışmaları, kendi ihtiyacı olan enerjiyi üretmeleri, akıllı nesneler ve fiziksel dünyada nesneler arasında arama yapılması amaçlanmaktadır” dedi. Netaş’ın IoT projelerine örnek olarak Akıllı Şehir Aydınlatma Platformunu veren Şener, “IoT ile akıllı şehir uygulamasında, yol, cadde, park gibi yerlerde aydınlatma lambaları kontrol ediliyor. Sistem aydınlatmayı sadece ihtiyaç olduğu zaman, ihtiyaç olduğu yerde ve ihtiyaç olduğu kadar yapıyor. Dünya genelinde de akıllı şehir ve çevre, IoT’de başlıca uygulamalar arasında yer alıyor” dedi.

    Etkinlik soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılar adına dikilen fidanların sertifikalarının verilmesiyle son buldu.

  • ’Vodafone Nesnelerin İnterneti Raporu’nun dördüncüsü yayımlandı

    Vodafone Grubu, Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında yapılan global yenilik ve yatırımların incelendiği geleneksel “IoT Barometer Report” araştırmasının dördüncüsünü yayımladı. Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 76’sı IoT teknolojilerinin gelecekteki başarıları açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekerken, 2016 yılı da IoT’nin temel iş süreçlerinin bir parçası haline geldiği yıl olarak öne çıktı.

    Vodafone Grubu, Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında yapılan global yenilik ve yatırımların incelendiği geleneksel ’IoT Barometer Report’ araştırmasının dördüncüsünü yayımladı. Circle Research tarafından Nisan ve Mayıs aylarında bin 100’e yakın şirketle yapılan araştırmaya dahil edilen ülkeler arasında Türkiye de yer aldı. Araştırmaya katılan diğer ülkeler Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Almanya, Hindistan, İrlanda, İtalya, Japonya, Hollanda, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri olarak sıralandı.

    ’Vodafone IoT Barometer’ araştırmasına katılan şirketlerin dörtte üçü, IoT’yi insanların iş ve özel yaşamlarını değiştirecek yeni bir sanayi devrimi olarak nitelendirdi. Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 76’sı, IoT teknolojilerinden yararlanmanın kurumlarının gelecekteki başarısı açısından kritik önem taşıdığına inandığını belirtirken, söz konusu şirketlerin neredeyse yarısı, önümüzdeki 2 yılda milyonlarca cihaz ve sürece bağlantılı şebeke zekasını dahil etmeyi planladıklarını ifade etti. Raporda, 2016 yılının IoT teknolojilerinin temel iş süreçlerinin bir parçası haline geldiği yıl olacağı sonucuna varıldı.

    Nesnelerin İnterneti’nin iş dünyası için önemli fırsatları beraberinde getireceğine işaret eden Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, “Nesnelerin İnterneti’nin gelişimiyle birlikte her sektörde geleneksel iş yapış şekil ve süreçleri kökten değişecek. Nesnelerin İnterneti, çok yakın bir gelecekte, hem bireyler, hem şirketler, hem de nesnelerin saniyede 1 Gigabit’lik yaygın genişbant bağlantı hızından faydalanabileceği ‘Gigabit Toplumu’nun da temelini oluşturacak. Gigabit Toplumu’na dönüşümün, adil ve sürdürülebilir eğitim, çalışma ve yaşam için büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Diğer yandan, Nesnelerin İnterneti tüm dünyada 10 yılda 19 trilyon dolarlık bir ekonomiye hayat verecek. Bağlantı ekonomisi, bu sürede dünyanın Gayri Safi Milli Hasılası’nı tam iki katına çıkarabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Nesnelerin İnterneti’nin Türkiye’de de özel sektörde yaklaşık 170 milyar dolar, kamu sektöründe ise 23 milyar dolar değer yaratması bekleniyor. Kamu kuruluşları, sanayi, internet bağlantılı araçlar, sağlık hizmetleri ve tüketici ürünleri, Nesnelerin İnterneti yatırımlarında öncelikli alanlar olacak. Bu kapsamda, Vodafone Grubu’nun bu yıl dördüncüsünü yayımladığı ‘IoT Barometer’ raporunun, ulaştığı sonuçlar itibariyle Türk iş dünyasının da gelecek yatırımlarına yön verecek önemli bir çalışma olduğuna inanıyoruz”.

    Şirketlerin yüzde63’ünde Nesnelerin İnterneti yatırımının geri dönüşü yüksek oldu

    Rapora göre, Nesnelerin İnterneti alanında yatırım yapan şirketlerin yüzde 89’u son 12 ayda bütçelerini yükseltti. Nesnelerin İnterneti teknolojilerine yatırım yapanların yüzde 63’ü bu yatırımdan ciddi biçimde geri dönüş sağladı. Geçen yılki raporda bu oran yüzde 59 olarak gerçekleşmişti. Diğer yandan, Nesnelerin İnterneti’ne yapılan yatırımlar ortalama BT bütçelerinin yüzde 24’ünü oluşturarak bulut bilişim ya da veri analizi yatırımları ile eşit seviyede gerçekleşti.

    Raporda ayrıca, Nesnelerin İnterneti teknolojilerinin gittikçe daha fazla sayıda şirkette temel iş aksiyonlarının merkezinde yer aldığı da belirtildi. Buna göre, araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 48’i büyük ölçekli kurumsal dönüşüm için Nesnelerin İnterneti teknolojilerinden yararlanıyor. Bu oran, Asya Pasifik bölgesinde yüzde 61’i buluyor. Araştırmaya katılan tüketici elektroniği şirketlerinin yüzde 52’si Nesnelerin İnterneti teknolojilerini bağlantılı evlere yönelik yeni nesil uygulamaların temel bileşeni olarak kullanıyor. Yine, ankete katılan şirketlerin yüzde 46’sı önümüzdeki 2 yılda Nesnelerin İnterneti teknolojilerine dayalı yeni ürün ve servisler geliştirmeyi planladıklarını ifade etti.

    Vodafone, Makineler Arası İletişim (M2M) servislerinde oyunun kurallarını uygulama geliştirme, büyük veri analizi, raporlama ve uçtan uca hizmet anlayışıyla değiştirme hedefiyle Türkiye’de ilk kez uygulama geliştirme imkânı sunan ’Nesnelerin İnterneti Platformu’nu hayata geçirdi. İçinde SIM kart bulunan veya SIM kart bulunmayıp WiFi, lisanssız radyo frekansı gibi farklı telsiz iletişim teknolojilerini destekleyen tüm cihazlar, Vodafone’un yeni platformunda hayat buluyor. Böylece, enerjiden otomotive, sağlıktan tarıma, finanstan perakendeye her sektörde bağlantılı servisleri herhangi bir altyapı yatırımına ihtiyaç duymadan hızla geliştirmek mümkün oluyor. Örneğin, SIM kartlarla bağlantılı hale gelen araçlar için geliştirilen Araç Takip Sistemi’ne ek olarak bakım, ilkyardım, bilgi ve eğlence gibi uygulamalar da bu platformda bir web portali tasarlar gibi kolayca geliştirilebiliyor. Geliştirilen M2M servisleri, Vodafone Türkiye Bulut Teknolojileri Üssü’nde güvenli bir şekilde saklanabiliyor.