Halkların Demokratik Partisi Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin İstanbul’da düzenlediği “Darbelere hayır, demokrasi hemen” adıyla düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Demirtaş, “Böyle bir nesli tankla, topla, savaş uçağıyla teslim alacağını sananlar yanıldılar. Darbeye karşı hukuksal yönde atılacak her adımı parlamentoda desteklemeye hazırız” dedi.
Halkların Demokratik Partisi Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP İstanbul İl Teşkilatının Sultangazi ilçesinde düzenlediği “Darbelere hayır, demokrasi hemen” adıyla düzenlenen halk buluşmasına katıldı. İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi şehir parkında düzenlenen buluşmaya HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra, HDP İstanbul İl eş başkanları, HDP milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.
“Darbeye karşı ilkeli bir tutum sergileyen halk başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum”
“Darbelere hayır, demokrasi hemen” halk buluşmasında partililere seslenen HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’de tarihi bir kırılmanın tarihi bir eşiğin yaşandığı saatlerden geçiyoruz. Bir hafta önce Türkiye toplumu büyük bir badireyi yaralıda olsa atlatmayı başardı. Gözü dönmüş çılgınlaşmış bir askeri cunta halkın silahını halka doğrultarak bir kez daha darbe cunta anlayışını 12 Eylül’ün tekrarını hayata geçirmek istedi. Tabi ki bu gözü dönmüş çılgınlığı yapanlar sivil insanlara, parlamentoya saldırarak korku salacağını ve kısa sürede teslim alacağını düşünmüş olabilir. Türkiye toplumu 7’den 70’e hepsi siyasi partisi düşüncesi ne olursa olsun askeri darbenin cuntanın ne demek olduğunu ya yaşayarak gördü ya da yakın geçmişi büyüklerinden dinleyerek büyüdü. Böyle bir nesli tankla, topla, savaş uçağıyla teslim alacağını sananlar yanıldılar. Darbeye karşı ilkeli bir tutum sergileyen halk başta olmak üzere bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Askeri darbeye ve cuntaya karşı çıkmak demokrat olmak için yeterli değildir diyen Demirtaş, “Türkiye’de veya askeri darbelerin yaşandığı başka ülkelerde topluma kazandırdığı hiçbir şey yoktur. Latin Amerika ülkelerinde Afrika ülkelerinde, Asya ve 3.Dünya ülkelerinde neredeyse son 100 yıl askeri darbe süreçleriyle geçti ve halen birçoğunda askeri cunta ve zihniyeti iş başındadır. Derler ya ’ bir müsibet bin nasihatten iyidir’ bakalım şimdi göreceğiz 1980’den bu yana askeri darbe zihniyetinin cunta anlayışının ve onun yaptığı anayasanın yürürlükte olduğu bir Türkiye’de bir müsibet bin nasihatten daha fazla ders vermiş mi vermemiş mi işte tamda onu göreceğimiz günlerden geçiyoruz. Şüphesiz ki askeri darbenin iyi diyebileceğimiz bir yanı yoktur. Herkes şunu iyi bilmelidir, askeri darbeye ve cuntaya karşı çıkmak demokrat olmak için yeterli değildir. Darbeye karşı çıkmanın yolu, yöntemi darbe tehdidi ve tehlikesi ortadan kalktıktan sonra ortaya konacak tutum asıl demokrat olunup olunmadığını, halktan yana olup olmadığınızı asıl belirleyen odur. Yoksa darbeye sağcısı, solcusu, İslamcısı, laiki, Kürt, Türk, Alevi, Sunni de karşı çıkar. Çıkması da gerekir” ifadelerini kullandı.
“Darbeye karşı hukuksal yönde atılacak her adımı parlamentoda desteklemeye hazırız”
Darbeyle gericilik ilkeleriyle mücadele edilemeyeceğini belirten Demirtaş, “Darbeyle mücadelenin en etkili yolu hukuktur. İnsan haklarıdır. Bugün bizim sarılmamız gereken ilkeler insan hakları ilkeleri demokrasi ilkeleridir. Faşizme, darbeye, cuntaya karşı gericilik ve gericiliğin ilkeleriyle mücadele edilemez. Olağan üstü hal 3 aylığına ilan edilmiş, yetmezse bir 3 ay daha ilave ederiz diyor. Biz hayır oyu verdik ama olağan üstü hal bir hafta bile yürürlükte kalsa aslında darbecilerle mücadele için yeterlidir. Ama deniyor ki 3 ay yetmeyebilir bir 3 ay daha yapabiliriz. Kime karşı kullanıyorsun. Darbeciye karşı, darbe girişiminde bulunanlara karşı hukuk çerçevesinde atacağın her adımı biz parlamentoda desteklemeye hazırız. Getir yasaları çıkaralım” dedi.
“15 Temmuz akşamına kadar yaşananlar yapılan hataları bir bir masaya yatıralım”
Cumhurbaşkanına liderler zirvesini toplaması için çağrı yaptıklarını söyleyen Demirtaş, “Bugün eğer eşitliğe doğru çözüme doğru adımları atmak istiyorsak bu yolun yöntemi bellidir. Cumhurbaşkanına çağrı yaptık. Liderler zirvesi toplayabilirsin, siyasi partilerin hepsinin görüşlerini önerilerini alabilirsin. Geçmişte yaşananlar 15 Temmuz akşamına kadar yaşananlar yapılan hataları bir bir masaya yatıralım. Öfkeyi kini kutuplaşmayı bir kenara bırakalım, toplum bizden artık barış istiyor. Olağan üstü hal uygulaması uzatılmamalı. Devlet içerisinde darbecilerin ayıklanması için belli bir sürece ihtiyaç var. Ama bu olağan üstü hal olmadan da yapılabilir” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından halk buluşması Türkçe ve Kürtçe söylenen şarkılar ve çekilen halaylarla sona erdi.
Şanlıurfa’da nesli tükenmekle karşı karşıya olan ve koruma altına alınan çöl varanı öldürülerek çöpe atıldı.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, çöl varanlarıyla ilgili, “Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan bu tür, Türkiye’de Şanlıurfa ve Şırnak’ta sınırlı bir alanda görülebiliyor. Bu türlerin korunması maksadıyla Bakanlık olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Muş Çevre ve Orman Şube Müdürü Ferzende Saygın ve Malazgirt Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Devrim Yağcı ile birlikte nesli tükenmekte olan toy kuşlarının üreme alanlarını denetlediler.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, nesli tehlike altında olan türler başta olmak üzere Türkiye’deki nadir bitki ve hayvan türlerini etkin bir şekilde korumak için yol haritalarını belirlemeye devam ediyor. Bu çerçevede 2016 yılında 15 tür için koruma eylem planı hazırlanacak.