Etiket: Nesillere

  • Bakan Yılmaz: “15 Temmuz’u nesillere aktarmak eğitimin görevidir”

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 15 Temmuz’un yeni müfredata girmesiyle ilgili, “15 Temmuz’u anlamak ve aktarmak bizim şehitlerimize görevimizdir” dedi.

    Cuma namazını Bolu’da Yurdaer Camii’nde kılan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, namaz sonrası bakanlığın hazırlamış olduğu yeni müfredatla ilgili açıklama yaptı. 15 Temmuz’un yen müfredatta yer almasıyla ilgili konuşan Yılmaz, 15 Temmuz’un bu milletin mili iradesine, hakkına, hukukuna sahip çıkma destanı olduğunu belirterek, “Bu destanın nesilden nesile aktarılması lazım ve kültürü aktarma görevi eğitimdedir. Ancak eğitim dört duvar arasında da değildir. Şimdi müfredatları güncelliyoruz. Çağın ihtiyacı olan bilim neyi söylüyorsa, 21’inci yüzyılda evlatlarımızın neye ihtiyacı varsa, bilgi, beceri, tutum, davranış ve değerlerle yeni bir müfredatı güncelliyoruz. Bu müfredatta, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Türkçe, Din Kültürü ve Ahlak Dersi ve Tarih bölümünde 15 Temmuz’un yer almasını sağlayacağız. Vatandaşlarımızın bize olan önerilerini de dikkate alarak bu destanı nesilden nesile aktaracağız. 15 Temmuz’u anmak, anlamak, anlatmak ve nesilden nesile aktarmak bizim şehitlerimize ve gazilerimize olan borcumuzdur” dedi.

  • Kenan Acıkök: “Tanap, Gelecek Nesillere Bırakılacak Büyük Bir Mirastır”

    EkoAvrasya Girişimciler Kurulu Başkanı Kenan Acıkök, 10 milyar dolarlık yatırım bedeli ile du¨nyanın en bu¨yu¨k enerji projelerinden biri olma özelliğini taşıyan TANAP’ın Azerbaycan doğalgazının Rusya’dan bağımsız Avrupa pazarına ulaşması açısından fevkalade önem taşıyacağını ve TANAP’IN gelecek nesillere bırakılacak olan büyük bir miras olduğunu söyledi.

    İki ülke için son derece büyük önem arz eden Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) Projesinin her yönüyle tartışılıp, konuşulduğu ve gelecek stratejilerinin belirlendiği Ankara’da düzenlenen ’Kardeşlikten Stratejik Ortaklığa Giden Yol: TANAP’ başlıklı uluslararası çalıştay tamamlandı.

    TANAP Projesinin stratejik önemi, istihdam potansiyeli, ekonomik getirileri, operasyonel pozisyonu ve projenin fırsatları ve yaratacağı tehditlerin değerlendirildiği çalıştayda bir konuşma yapan EkoAvrasya Girişimciler Kurulu Başkanı Kenan Acıkök, “Tarihten gelen kardeşlik bağlarının güçlenmesi hususunda iki ülke çok önemli bir projeye imza atmış bulunuyor. Orta vadede uluslararası alanda adından çok bahsedilecek olan TANAP projesi, sadece Azerbaycan ve Türkiye için değil aynı zamanda Avrupa ve Balkan ülkelerinin de enerji güvenliğini sağlayacak bir proje olacaktır. Ekonomik kaygılardan ziyade sosyal sorumluluk adına gerçekleştirilen bu proje gelecek nesillere bırakılacak olan büyük bir mirastır’’ dedi.

    TANAP Projesinin dünya enerji piyasalarında da ses getirecek dev bir proje olduğunu belirten Kenan Acıkök, “10 milyar dolarlık yatırım bedeli ile du¨nyanın en bu¨yu¨k enerji projelerinden biri olma özelliğini taşıyan TANAP, Azerbaycan doğalgazının Rusya’dan bağımsız Avrupa pazarına ulaşması açısından fevkalade önem taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.

    Çalıştaya katılan TBMM Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir’e EkoAvrasya Girişimciler Kurulu Başkanı Kenan Acıkök tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

  • Kasım Alper Özdemir: “TEK Hedefim Şiiri Yeni Nesillere Sevdirebilmek”

    Altıncı şiir kitabı Aşk Yüreğinde Saklı’yı geçtiğimiz aylarda çıkartan Kasım Alper Özdemir, İstanbul’daki okuyucularıyla Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlediği şiir dinletisi ve imza etkinliğinde buluştu.

    Kendi şiirlerinin yanı sıra Mevlana ve Yunus Emre’den şiirleri de bu özel gecede yorumlayan ve genç nesle şiiri sevdirmek için mücadele ettiğini söyleyen Özdemir, dinletiye katılan misafirlere de teşekkür ederek, yeni kitabı Aşk Yüreğinde Saklı’yı imzalı olarak hediye etti.

    Özdemir, iki aylık süreçte Eyüp’te birçok lisede, Bursa, Yozgat, Ordu, Çorum ve Amasya’da yüzlerce kişiyle buluşup yeni kitabını şiir dinletileri sonunda imzaladığını, ilerleyen günlerde yurt içi ve yurt dışındaki programlarının da devam edeceğini söyledi. Özdemir, gecenin sonunda yaptığı açıklamada ise, “Şu zor dönemde ülkemize, devletimize ve bayrağımıza sahip çıkmalıyız. Bizim gidecek başka bir yerimiz yok. Bu gece duamız dünya üzerinde zulüm gören bütün mazlumlara ve şehitlerimize olsun” dedi.

    Gecede konuşan Amasya Ormanözü Derneği Başkanı Murat Elmacı, “Bu özel gecede memleketimizin gururu olan Kasım Alper Özdemir kardeşimizin yanında olduk. Hemşehrileri olarak onu destekliyor, ayrıca Fatih Belediye Başkanımız Mustafa Demir’e de etkinliğe destekleri için teşekkür ediyoruz” dedi.

    Etkinliğe; ADEF Başkanı Saim Diken, Rumeli Balkan Federasyonu Başkan Vekili Ayhan Uygur, Taşova Dernekler Federasyonu Başkanı Mahir Doğru, Amasya Balkan Türkleri Derneği Başkanı Hüseyin Yazıcı ve birçok davetli katıldı.

  • Genetik Bozuklukların Bir Çoğu Tıbbı Genetik Sayesinde Nesillere Aktarımı Önlenebiliyor

    Genetik bozuklukların bir çoğunun nesillere aktarımının ’Tıbbi Genetik’ sayesinde önlenebileceği kaydedildi.

    Konuyla ilgili bilgi veren Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbı Genetik Uzmanı Dr. Şenol Çitli, İnsan DNA’sında meydana gelen hasar sonucu ortaya çıkan bir takım hastalıkların Tıbbi Genetik tarafından incelendiğini ve bu hastalıkların bir çoğunun Tıbbi Genetik sayesinde nesillere aktarımının önlenebileceğini söyledi. Çitli, “Neden kaşlarımızda kıl var da yanaklarımızda yok veya neden iki gözümüz var diye düşündük mü? İnsanların yaratılış şeklini incelediğimizde; böbrek fonksiyonlarından üreme sistemine, zeka düzeyinden sinirlilik, şefkat gibi duygularına kadar vücudumuzdaki her şeyin belirli bir ölçüde olduğu görülmektedir. İnsan bedenindeki bu ölçülü yaratılış belli bir programın sonucudur. Bu program yaratıcı tarafından paketlenip hücre çekirdeğinin içine yerleştirilen ve bilim dünyasında DNA olarak isimlendirilen bir yapıda saklıdır. DNA’nın paketlenmiş şekline kromozom denmektedir. İnsanlarda 46 kromozom mevcut olup (erkekler:46 XY kadınlar:46 XX) her kromozom uzun bir ip merdivenini andıran DNA molekülünden oluşmaktadır. İnsanın çekirdeği durumundaki bu DNA molekülünün insanın yapısal ve fonksiyonel her şeyini kodladığı ve çeşitli mekanizmalar ile insandaki fizyolojik dengeleri hassas biçimde yönlendirdiği bilinmektedir. Bu yapısal ve fonksiyonel mekanizmaların sağlıklı bir biçimde kodlanması insan sağlığının temelini oluşturmaktadır. İnsan DNA sında (çeşitli büyüklüklerde olabilir)meydana gelen hasar sonucu ortaya çıkan hastalıklar genetik hastalıklar bunları inceleyen bilim dalına Tıbbi Genetik denmektedir. Bu hastalıklar kromozomal hastalıklar olabileceği gibi çok daha küçük gen düzeyindeki moleküler hastalıklar da olabilir” dedi.

    “BAYAN HASTADA TESTİS DOKUSU SAPTANDI”

    Bir bayan hastada yaptıkları ayrıntılı incelemede içerisinde rahim, tüpler, yumurtalıklarının olmadığını ve testis dokusunun saptandığını belirten Çitli, “Örnek bir hasta üzerinden gidecek olursak evlilik öncesi polikliniğimize başvuran 18 yaşında bir bayan hasta adet görmeme şikayetlerinden dolayı çok defa doktora gitmiş ve başta hormonlar olarak bir çok ilaç kullanmasına rağmen fayda görmemiş. Hastadan yapılan kromozom analizi sonucu 46 XY olarak saptanmış. (bayan 46XX olmalıdır. Erkek 46XY dir.) yapılan ayrıntılı incelemede hastanın içeride rahim, tüpler, yumurtalıkların olmadığı ve testis dokusunun olduğu saptanmıştır. Fakat dış muayenesi tam bir bayandır. Hasta mutlak anlamda kısır olan kız birey olarak kabul edilip genetik danışması verildi. Tam aksine 4 aylık erkek bebek hastanın yapılan analizinde 46XX olduğu saptandı. İleri genetik araştırma sonucu KAH diye kısaltılan genetik bir hastalık tanısı erkenden konuldu. Hasta çocuk cerrahisine ve çocuk endokrin bölümüne yönlendirilerek vajinoplasti ameliyatı ve hormonal tedavilerle sağlıklı bir kız bebek olarak tedavi edildi. Genetik tanının erkenden konması ne kadar değerli olduğu anlaşılıyor. Yine sık karşılaştığımız bir kromozomal bozukluk olarak ‘dengeli translakasyon taşıyıcısı’ diye adlandırdığımız kromozomal bozukluklarda ise kişide hiçbir şey olmaz ama olası gebeliklerinde büyük ihtimalle düşük yapma veya kısırlık şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu hastalara konulacak erken tanı düşük ve sakat ihtimalini minimize edecektir” diye konuştu.

    “AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ’NE BÖLGEMİZDE DAHA SIK RASTLIYORUZ”

    Bölgede karşılarına en fazla Ailevi Akdeniz Ateşi gibi hastalıkların çıktığını kaydeden Çitli, “Toplumda sık gördüğümüz, çocuklarda doğum sonrası saptanmış fiziksel bozukluklar, zeka gerilikleri, gelişme geriliği ve boy kısalığı, Down sendromu/Patau sendromu/Edwrad sendromu gibi yüzlerce hastalıktan sorumlu olan bu kromozomal durumlarla karşı karşıyayız. Polikliniğimizde en çok gördüğümüz durumlar ise Ailevi Akdeniz Ateşi, Akdeniz Anemisi, kalıtsal trombofili (pıhtılaşma bozuklukları) gibi birçok hastalık genetik geçişli olmakla beraber klinik durum ve ortaya çıkma yaşı değişkendir. Örneğin bir Akdeniz ateşi hastasına erken/doğru tanı koymak hem hastanın karın ağrısı, ateş gibi bulgularla seyreden ataklarını önlemek hem de ataklar sonucu ortaya çıkabilecek olası bir böbrek yetmezliğine tedbir almak açısından çok önemlidir. Böyle hastaların çocuklarına bu hastalığı aktarma ihtimalleri genetik danışma açısından önem arz etmektedir. Eğer hasta isterse etkilenmemiş çocuk sahibi olma imkanları genetik seçme (PGD) ile mümkündür. Bu kapsamda Trabzon ili ve çevre illerde Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak bulunan tek genetik polikliniği ve laboratuvarı Kanuni Eğitim Araştırma Hastanesi bünyesinde bulunmaktadır. Polikliniğimizde rutin hasta muayenesi yapılmakta ve genetik hastalıklara tanı konulmakta olup hastadan gerekli genetik analizler tetkik edilip çıkan sonuçlar güncel bilgiler doğrultusunda genetik danışma eşliğinde hastaya verilmektedir. Ayrıca genetik laboratuvarımızda hastalardan alınan kanlardan DNA izole edilmekte ve hastalığına uygun gen bölgesi en ileri teknolojik donanıma sahip genetik analiz cihazlarıyla analiz edilip mutasyonlar belirlenebilmektedir” şeklinde konuştu.