Etiket: nesil

  • Bir Nesil Bunlarla Yetişti

    90’lı yıllara damga vurmuş duayen sanatçıların kasetleri, artık arşiv ve koleksiyonlarda. Üretimi duran müzik kasetleri, yerini CD’lere bıraktı.

    Özellikle 80 ve 90’lı yıllarda hemen her ev ve arabada bulunan müzik kasetleri, gelişen teknolojiyle birlikte yerini CD’lere ve MP3’lere bıraktı. Eski değerini yitiren ve bir dönemin efsane olarak tabir ettiği sanatçıların şarkılarının bulunduğu kasetler, sadece kaset koleksiyonu yapanların ilgisini çekebiliyor. Barış Manço, Erkin Koray, Sezen Aksu, Tarkan ve Yonca Evcimik gibi bir dönemin en çok dinlenen sanatçıların kasetleri, raflarda dinleyicisini beklemesine rağmen ilk günkü gibi yeniliğini koruyor. Eskişehir’de kaset satıcılığının son temsilciliğini yapan bir müzik marketinde, arabesk, rock, pop ve özgün müzik gibi tarzlarda eserlerini birçok nesle aktarmış isimlerin kasetleri, piyasaya çıktığı ilk günkü yeniliğini koruyup, raflarda bekliyor.

    “ÇOK FAZLA ARŞİVCİ VAR”

    Konuyla ilgili açıklama yapan müzik Karma Müzik sorumlusu Aynur Alagas, Eskişehir’de kaset üzerine satış yapan başka bir dükkanın olmadığını dile getirdi. Alagas, “Kaset üzerine satış yapan bir biz varız ve biz satış yapıyoruz diyebilirim. Çok fazla arşivci var. Arşiv ve koleksiyon için gelen müşterilerin kasetlere karşı aşırı bir ilgisi var. Rock müziğin, arabesk müziğin ve özgün müziğin ayrı alıcısı oluyor. Bulunabilen tüm kasetlere rağbet yüksek, çeşitli müzik kategorilerinin bulunduğu türler arasında en fazla talebi arabesk ve rock gruplarında görüyoruz. Özellikle lise, üniversite öğrencileri, şimdi arşiv ve koleksiyon yapıyor aynı plaklar gibi yeni yeni meşhur olmaya başladı. Eskişehir piyasasında tek olduğumuz için kişiler, aranılan kasetleri bulabiliyorsa gelip alıyorlar. Bir de hala insanlar kullanıyor bu kasetleri, 2006’dan önce çıkan araçların hepsi kasetçalarlı. Gelen müşterilerin çoğu da arabasının gövdesini değiştirmek istemediği için hala nostalji kasetleri kullanıyorlar. Ayrıca kaset sesini seven çok fazla insan var, bu yüzden de hala bu ürünleri satabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “KASETİ 20 YIL SONRA GETİRİRSENİZ TEKRAR ÇALABİLİRSİNİZ”

    Alagas ayrıca, kasetlerin günümüzdeki çıkarılan CD’lere göre daha dayanıklı olduğunu söyleyerek, “Amerika’da, 90’lı yıllarda rağbet gören kasetleri, sanatçıların CD’leriyle birlikte tekrar piyasaya çıkarma düşüncesi varmış. Kaset üretimi 2006-2007 döneminden itibaren bitmiş ancak, 20-30 yıllık kasetler hala ilk gün ki gibi raflarda. Orijinal bir CD’yi aldığımız zaman çok az kullanıyoruz. Çok çabuk bozuluyor, bu yüzden hafıza kartları çıktı. Kasette ama öyle değil. Araba teybi kaseti bozmadığı müddetçe, kaseti 20 yıl sonra getirirseniz tekrar çalabilirsiniz. Kasette, 10 parça varsa 10’u da çok güzeldi, alanda satanda çok memnundu, kasetini çıkaran ünlü de iyi para kazanıyordu. Şuan piyasadaki ünlü sayısı çok fazla en az yılda bir kez albüm yapıyorlar. Onda da bir veya iki şarkı güzel oluyor. Önceden ise, yeri geliyor 10 parçaya da klip çekiliyordu ve hepsi dinleniyordu” şeklinde konuştu.

    “30 YIL ÖNCEKİ SES KAYDINI ŞU AN ALABİLİYORUM”

    Öte yandan müzik market sorumlusu Aynur Alagas, müşterilerinin özel anlarının kasete kaydedildiği ses kayıtlarını da aktardıklarını belirterek, “Bizim yaptığımız bir şey daha var, annesinin ya da çocuğunun sesini kasete aktarmış olanların ses kayıtlarını aktarıyoruz. Bu da çok farklı bir nostalji, 20-30 yıl önceki ses kaydını ben şuan alabiliyorum. İnsanlar bu nostaljik duyguları tekrar yaşamak istiyorsa müzik marketimize gelebilirler” dedi.

  • Tüpbebek Ve İmplantasyon Öncesi Genetik Tanı Tedavilerinde Yeni Nesil Dizileme Dönemi Başladı

    İmplantasyon Öncesi Genetik Tarama uygulamalarında artık yeni bir dönemin kapıları açıldı. Yeni Nesil Dizileme (NGS) tekniği ile embriyolar sahip oldukları genetik kod düzeyinde incelenebiliyor ve böylece başarısız tüp bebek denemeleri veya erken dönem düşükleri olan çiftlerde daha detaylı bir genetik tarama imkanı doğuyor.

    Tüp bebek tedavisinde başarıyı arttırabilen yeni teknolojik gelişmeler çiftlerin çocuk sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyor. Son günlerde adını sıkça duyduğumuz “Yeni Nesil Dizileme (NGS)” genetik tarama tekniği de bu yeni gelişmelerden biri. Teknik uzun yıllardır tüp bebek tedavilerinde kullanılan “implantasyon öncesi genetik tarama (PGT)” yönteminin ufkunu değiştiren bir teknik ve bu nedenle de çocuk sahibi olma hayali taşıyan çiftlere tüp bebek tedavisi sunan uzmanlar arasında son günlerde sıkça adı geçiyor .

    Konuyla ilgili uzman görüşü belirten Bahçeci Sağlık Grubu Doktorlarından Tüp bebek Laboratuvarları Direktörü Dr. Necati Fındıklı, “Günümüzde embriyoya ait tüm kromozomların (23 çift, 24 farklı kromozom tipi) incelenmesine olanak veren karşılaştırmalı genomik hibridizasyon (kısaca aCGH) tekniği ile gerçekleştirilen implantasyon öncesi tarama uygulamaları, artık yerini genetik şifrenin çok daha detaylı incelenebildiği ’Yeni Nesil Dizileme-Next generation Sequencing’ (NGS) tekniğine bırakıyor” dedi.

    SINIFI GEÇEN EMBRİYOLAR SEÇİLİYOR

    Kısaca PGT adı verilen, tüp bebek tedavilerinde embriyolarında genetik bozukluk riski taşıyan ve bu nedenle çocuk sahibi olma zorluğu çeken çiftlerde sağlıklı embriyoların bulunmasına olanak sağlayan teknikte şimdiye kadar inceleme kromozom adı verilen yapılar üzerinde uygulanıyordu. NGS yöntemi ile artık daha da detaylı bir inceleme yapılabiliyor ve embriyoya ait tüm genetik şifre incelenebiliyor. Böylece genetik tanı uygulamalarında daha kapsamlı ve doğru sonuçlar elde edilebiliyor.

    Yakın gelecekte yöntemin, kısaca aCGH olarak adlandırılan ve embriyodaki tüm kromozomların incelenebildiği genetik tarama tekniğinin yerini alacağı ve ayni anda gen düzeyinde de genetik risk taşıyan embriyoların belirlenmesine imkan sağlayacağı bekleniyor.

    DOĞRU ÇİFTLERDE UYGULANIRSA ŞANS ARTIYOR

    NGS tekniği embriyolarında genetik tarama uygulaması düşünülen çiftlerde sonuçların daha detaylı ve doğru analiz edilmesine izin veren bir teknik olduğunu belirten Fındıklı, “Bu açıdan çocuk sahibi olmak isteyen herkes için uygulanır gibi bir algı yaratmamak gerekiyor. Ayrıca teknik uygulandığında elde edilen sağlıklı embriyoların rahme tutunma oranı da mevcut uygulamalarda elde ettiğimiz şekilde yüzde 70’ler civarında. Klinik gebelik başarısı mevcut sonuçlara göre aCGH yöntemi ile benzer. Dolayısı ile teknik üzerinden biyolojinin izin verdiğinden yüksek oranlar vererek bilgilendirme yapmak doğru değil. Merkezimizde Ocak 2015 tarihinden beri embriyolarında genetik tarama yaptığımız hastalarımızda NGS yöntemi kullanmaktayız” diyerek yöntemin detaylarını anlattı.

    NGS MEVCUT UYGULAMA ŞEKLİ İLE ACGH YÖNTEMİNDEN FARKLI DEĞİL

    Dr. Fındıklı, “Yeni nesil dizileme yani NGS yöntemi getirdiği teknoloji açısından ufkumuzu ciddi olarak açıyor fakat mevcut uygulanma şekli itibariyle aCGH yönteminden farklı değil. NGS ile elde edilen genetik şifre düzeyindeki bilgiler embriyoların kromozomlarının incelenmesi için basitleştiriliyor ve aCGH sonuçları ile benzer bir sonuç sunuyor. Bununla birlikte belli bazı embriyolarda daha detaylı incelemeye olanak verdiğinden sonuçların doğruluğu artabiliyor. Kısacası klinik gebelik oranlarında belirgin bir farklılık beklemiyoruz fakat canlı doğum oranlarında bir miktar farklılık yaratabilir. Bunu da zaman gösterecek” diyerek NGS yönteminin mevcut durumunu ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftler açısından önemini belirtti.

  • Yağmur Mobilya’da İkinci Nesil Görev Başında

    Türk mobilya sektörünün yenilikçi markası Yağmur Mobilya’da ikinci nesil görev başında. İcra Kurulu Başkanı Yağmur Akkulah’ın kızı Çişel Akkulah, Mağazalar Sorumlusu görevine atandı.

    Çocuk yaşlardan itibaren sektörün içinde büyüyen Çişel Akkulah, ABD’deki eğitimini tamamlayarak babasına adeta omuz verdi. Firmanın birçok kademesinde çalışarak deneyim kazanan Çişel Akkulah, mağazalar sorumlusu olarak yaptığı ilk açıklamada, markalarını bugünkü seviyesinden daha yüksek noktalara taşımak için yola çıktığını söyledi.

    “İŞE SERVİSLE GİDİP GELDİM”

    Babasından edindiği alaylı deneyimini eğitimi ile taçlandıran Çişel Akkulah, geçmişi 40 yıla dayanan Yağmur Mobilya’nın yönetim kademesinde olmanın kendisine ayrı bir sorumluluk yüklediğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Babam, iş yerimde patronumdur, beni diğer çalışanlarından ayrı ve özel tutmadı. Ben çalışanların servisiyle iş yerimize gidip geldim. İhracattan muhasebeye hemen her kademede görev alarak, tüm birimlere hakim olmaya çalıştım. Yeni görevim olan Mağazalar Sorumluluğuna atandıktan sonra özel aracımla mağazalarımızı gezmeye başladım. Babamdan aldığım iş tecrübesi ve eğitimimle bayrağımızı en üst noktalarda tutmaya devam edeceğim.”

    TÜRKİYE’NİN HER NOKTASINDA VARIZ

    Yağmur Mobilya olarak, yurt dışı ihracatlarının yanı sıra yurt içinde Türkiye’nin her noktasında bulunduklarını ifade eden Çişel Akkulah, “Şu anda 320 şube ve 19 konsept mağazamız var. Kendi bünyemiz içinde 5 yeni konsept mağaza daha açma hedefimiz var. Yeni iş ortaklarımızla Mart ayı içinde Nizip ile Aydın merkezde ve ilçelerinde konsept mağaza zincirlerimizi artırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    İLKLERİN MAĞAZASI OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    Mobilya sektörünün Türkiye’deki gelişimini de değerlendiren Çişel Akkulah, gümrük vergilerine gelen artışın ithal ürün girişini sınırladığını, bu sayede yurt içi üretimin de tetiklendiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Sektörümüz 2016 yılına olumlu verilerle girdi. Bu yılın mobilyacılar açısından verimli geçeceğini düşünüyorum. Yaklaşan bahar ve ardından yaz aylarıyla birlikte daha hareketli günler yaşanacak. İşimizi seviyor ve her gün daha iyiye hedefimizden şaşmadan yolumuza devam ediyoruz.”

    SON TEKNOLOJİ İLE ÜRETİME DEVAM

    Çişel Akkulah, 4 ayrı üretim tesisi ile kanepe, koltuk takımı, yatak-baza ve modüler mobilya üretiminde günün son teknolojisi cihazlarla üretim yaptıklarını vurgulayarak, “Sektördeki tüm yenilikleri yakından takip ederek, AR-GE çalışmalarımıza bu doğrultuda yön veriyoruz. Yağmur Mobilya kurulduğu günden itibaren ‘ilk’lerin markası oldu ve olmaya devam edecek” dedi.

  • Yeni Nesil Üniversite Yolunda ’Kuluçka Merkezi’ Adımı

    Yeni nesil üniversite vizyonunu benimseyen Kadir Has Üniversitesi tarafından hayata geçirilen İNEO Kuluçka Merkezi, Rektör Prof. Dr. Mustafa Aydın tarafından açıldı.

    Firma kurmak isteyen girişimciler için sorun, çözüm, ürün ve pazar uyumu çerçevesinde iş modeli geliştirme, yasal yer gösterme, hukuki danışmanlık, iş geliştirme, satış, mentorluk, teşvik, hibe, yatırımcı bulma ve patentle yönlendirme desteği ve hizmetlerinin verildiği İNEO Kuluçka Merkezi açıldı. Kadir Has Üniversitesi öğrenci, akademisyen ve mezunlarına önceliğin tanındığı merkezin açılışını Rektör Prof. Dr. Mustafa Aydın yaptı.

    ‘’21’İNCİ YÜZYILDA ÖĞRENCİLER İŞ KURMAK İÇİN FIRSAT ARIYOR’’

    Merkezin açılma nedenlerini hem öğrencilerden gelen talep hem de yeni nesil üniversite olma yolunda atılmak istenen adımlardan biri olarak açıklayan Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Üyesi İsmail Hakkı Polat, ‘’21’inci yüzyıl, öğrencilerin, mezunların sadece çalışmak veya iş bulmak için değil iş kurmak için de fırsat aradıkları bir dünya halini aldı. Dolayısıyla öğrencilerin bizi tetikleyen, motive eden ve ittiren bir yanı var’’ dedi.

    21’inci yüzyıl eğitim modelinin öğrenciyi sınıfa hapseden, teorik bilgi veren ve birkaç laboratuvarda basit uygulamalar gösteren bir model olmadığını vurgulayan Polat, ‘’Üniversitenin hayatın içinde bir yer olması gerekiyor. Bu bakımdan Kuluçka Merkezi’ni iş sürecinin girişimcilik ve yenicilik sürecini baştan sona görebilecekleri bir laboratuvar, bir prototip merkezi olarak kabul etmek lazım’’ diye konuştu.

    ‘’KULUÇKA MERKEZİ YENİ NESİL ÜNİVERSİTE OLMA YOLUNDA ÖNEMLİ BİR ADIM’’

    Kuluçka Merkezi’nin açılmasındaki temel noktanın, Kadir Has Üniversitesi’nin yeni nesil bir üniversite olma vizyonundaki önemli kilometre taşlarından biri olduğunu dile getiren Polat, ‘’Öğrenci, mezun ve akademisyenlerimizin iş sürecinin, iş hayatının içine doğrudan katma değer ürettikleri ve toplumsal fayda sağladıkları yeni bir eğitim modeli planlıyoruz. Kuluçka Merkezi, internet, büyük veri, 3D yazıcı, akıllı şehirler gibi birçok kavramı içinde barındırıyor. Bu merkez, iş, iletişim, gelir modeli, finans, hukuk gibi kavramları içinde bulundurması yönüyle interdisipliner bir yapıya sahip. Aynı zamanda burada, üniversitemizin tüm fakültelerinden öğrenciler, hocalar, mezunlar buraya gelerek interdisipliner projeler üretebilecekler’’ diyerek konuşmasını noktaladı.

    ÖNCELİK TEKNOLOJİ

    Üniversite olarak önceliklerinin teknoloji firmaları olduğunu söyleyen Kadir Has Üniversitesi Girişimcilik Birimi Yöneticisi Erhat Nalbant, “Tekrar edebilir değer üreten, teknoloji üzerine bu değeri kurmuş ve hem Türkiye hem bölge hem de dünyada büyüyebilecek firmalar kurmak hedefindeyiz. Bunun için her türlü girişim fikrine burada destek vermeye çalışıyoruz. Bir işin nasıl görülmesi gerektiği, nasıl bir problemi çözdüğü, nasıl bir çözüm ürettiği, pazarın buna hazır olup olmadığı, pazarın ne kadar büyük olduğu gibi birçok konuda kişinin sahip olduğu fikri incelemesine destek oluyoruz. Asıl önemli olan ise bunu yapabileceklerine inanmaları. Eğer fikirler iyiye gidiyorsa ve elle tutulur bir girişim varsa yasal kısım, finans kısım ve yatırımcı görüşmeleri konusunda kendilerine destek sağlıyoruz. Girişimcinin kendisini çok geliştiremediği ya da dışarıdan iş ortağıyla kendisini geliştirebileceği konularda da yardımcı oluyoruz’’ diye konuştu.

    İLACIN PİYASAYA GİRİŞ SÜRECİNİ KISALTAN PROJE

    Polizom isimli bir projenin mimarlarından olan Kadir Has üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği doktora öğrencisi Serkan Altuntaş, ‘’İlaç tasarımı yazılımları geliştiriyoruz. Amacımız normalde 10 yıl süren ilaç tasarımları yazılımlarının en önemli ayağı olan ilk yılın bir ayın altında bir süreyle tamamlanmasını sağlamak. Bunun için geliştirdiğimiz bir yazılım var ve bu yazılım paralel programlama teknolojilerini kullanarak çok daha kısa sürede sonuçlar üretebiliyor. Projenin son haline gelmesi için en yoğun çalıştığımız dönem Haziran’dı ancak çalışma benim doktora projem kapsamında olduğu için 2 yıllık bir geçmişe sahip. Şuanda ekibimiz 5 kişi, ben ve arkadaşlarım yoğun bir şekilde çalışıyoruz ve bu ürünü en kısa sürede piyasaya çıkarmak için çabalıyoruz’’ ifadelerinde bulundu.

  • Bakan Elitaş’tan Yeni Nesil Yazar Kasa Açıklaması

    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kayseri’ye gelen Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, yen, nesil yazar kasaların kullanımının ertelenmesi ile ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Biz tüketiciler için o imkanlardan biraz daha faydalanmamızı ertelemiş oluyor” dedi.

    Erkilet Havaalanı’na inen Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ı Kayseri Valisi Orhan Düzgün, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve partililer karşıladı. Çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Elitaş, yeni nesi yazar kasaların kullanma zorunluluğunun ertelenmesi ile ilgili, “Yeni nesil yazar kasalar çok önemli işlevleri beraberinde getiriyor. Bu yazar kasaları temin edemeyen müesseseler için olabilir ama biz tüketiciler için o imkanlardan biraz daha faydalanmamızı ertelemiş oluyor. Yazar kasa temininde güçlükler var, birkaç tane firma bu konu ile ilgili faaliyet gösteriyor. İlk olduğu dönemde fiyatları bayağı yüksekti. Sonradan ilgili bakan arkadaşlarımızın müdahaleleriyle fiyatlar biraz daha uygun hale geldi ama şimdi herhalde temin noktasında bir durum var. Bunlardan bir kısmı Nisan 2016’da, bir kısmı Temmuz 2016’da, bir kısmı da herhalde yıl sonu olacak şekilde bir düzenleme yapılmış. En son 10 Ocak 2017 tarihinde 150 binden az hasılatı olanlar yazar kasaya geçmiş olacaklar. Bu yazar kasalar tüketiciler açısından hizmeti daha iyi alabilme imkanı sağlayacak. İnşallah bir daha uzatmaya imkan vermeden 2017’de yazar kasa yürürlüğe girmiş olur” dedi.

    Bakan Elitaş, daha sonra toplantıya katılmak üzere AK Parti İl Başkanlığı’na geçti.