Etiket: neşet ertaş

  • Neşet Ertaş’a 69 bin lira ‘Mühür Gözlüm’ cezası

    Ünlü halk müziği sanatçısı Neşet Ertaş’a ‘Mühür Gözlüm’ şarkısının söz yazarı Âşık Ali İzzet Özkan’ın mirasçılarından 69 bin liralık tazminat cezası. ‘Mühür Gözlüm’ şarkısının izinsiz icra edildiği gerekçesiyle Kalan Müzik ve Neşet Ertaş’a açılan davada Yargıtay 69 bin liralık cezayı onadı.

     

    HALK ozanı Âşık Ali İzzet Özkan’ın dizelerine bestelenen ‘Mühür Gözlüm’ şarkısının izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle geçtiğimiz eylül ayında vefat eden Neşet Ertaş ve Kalan Müzik’e açılan maddi tazminat davası sonuçlandı. Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, telif ücretlerinin tahsil edilmiş olması sebebiyle maddi tazminat istemine red kararı verdi. Ancak Âşık Ali İzzet Özkan’ın vârislerinin, yazılı bir sözleşme olmamasından ötürü işleme ve yayma hakkının kendilerinde olduğunu savundukları temyiz itirazları sonucu, karar davacıların lehine bozuldu. 69 bin liralık tazminat istemine bilahare mahkeme tarafından karar verildi ve karar Yargıtay tarafından onandı.

     

     

    ERKAN OĞUR’A DA DAVA

    Âşık Ali İzzet Özkan’ın vârisleri, Sivaslı Âşık Veli’ye ait olduğu bilinen ‘Mecnunum Leylamı Gördüm’ şarkısı için de eserin Âşık Ali İzzet Özkan’a ait olduğu iddiasıyla, bu kez Erkan Oğur ve Kalan Müzik’e bir dava daha açtılar. İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada bilirkişi kurulu, değerlendirme sonucu “eserin sahibinin davacıların murisi Aşık Ali İzzet Özkan olduğunu” bildirdi. Ancak mahkemenin konuyla ilgili MESAM’a (Türkiye Musıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) yazdığı tezkere sonucunu beklemeden karar verdiği iddia ediliyor. Mahkemenin kararı henüz Yargıtay incelemesinde. MESAM’ın söz konusu kararıysa şöyle: “Prof. İlhan Başgöz, Kubilay Dökmetaş ve araştırmacı yazar Ahmet Özdemir’in görüşlerine başvurmak suretiyle, 13 kıtadan oluşan ‘Mecnunum Leylamı Gördüm’ isimli eserin 19’uncu yüzyılda yaşadığı belirtilen Sivaslı Âşık Veli’ye ait olduğu tespit edilmiştir.”

     

     

    Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık

    BAKANLARI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM

    “Telifleri yıllarca ödenmiş, nasıl oluyor da şarkıyı meşhur eden Neşet Ertaş paraya mahkûm ediliyor? Bu dava hukuk fakültelerinde incelenmesi gereken bir dosya. Mahkeme ret verdikten sonra Yargıtay’dan böyle bir karar çıkması, bilirkişilerin konuya ne kadar hâkim olmadığının kanıtıdır. O bilirkişiler neye göre seçiliyor? Takipsizlik kararından sonra onanması bu işin ahbap dost ilişkisiyle halledildiğini gösteriyor. Adalet Bakanlığı’nı ve yeni Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’i göreve çağırıyorum. Biz bu cezayı ödedik. Para hiç mühim değil. Ama Neşet Ertaş’a büyük haksızlık yapıldı. Neşet hasta yatağında bana hep bunu soruyordu, ‘Nasıl olur’ diye kahroluyordu. Çünkü Âşık Ali İzzet Özkan, bu dizeleri 50 yıl önce kendi elleriyle Neşet Ertaş’a ‘nolur bunu bestele’ diyerek vermişti. Neşet Ertaş şarkıyı meşhur etti. Ailelerin biraz bunlara saygılı olması gerekirken, bu işten rant sağlamaya bakıyorlar. Âşık Ali İzzet Özkan çok önemli bir şairdi. Ama ne yazık ki armut dibine düşmüyor.

  • hemi okudum hemi yazdım

    hemi okudum hemi yazdım

    Türkü söyler dillerimiz, ne güzeldir ellerimiz, bağlamada tellerimiz, türkü sever, türkü söyler, Türk’üm diyor ; Neşet Ertaş.

     

     

    Gönül sözünü birçok farklı dilde kullanan tek ozan. Ayağınızın türabı olayım diyen, dinleyicisi önünde özür dileyerek çeketini çıkartmak için izin isteyen bir çelebi efendiliği sergileyen gönül dağı  “ Benim kabem insandır “ diyen gönül hizmetkârı olarak kendisini tanımlamış birisidir.” Göynüm hep seni arıyor, neredesin sen” diyerek!!

     

     

    Türkiye’de yargı bu adil olmayan kararları düzeltmedikçe, intikam duyguları daha da yeşerecek, her mağdur kendi yargı düzenini, her mağrur kendi intikam kuyruğunu uzatarak kuracaktır.

    Ekonomide gaz fren tartışması yapanlar, bindikleri araçların benzin ve diğer masraflarını karşılamadıkları ne kadar açık değil mi? “ Sütü bedava alanlar niye inek satın alsınkii” Akşamcılardan açılımcılara bir öneri; Cemaatlere, tarikatlara, Kur’an kurslarına vs yerlere aktarılan paraların helal olması için, içkiden alınan vergiler neden sıfırlamıyor? Sizi ayık kafada çekemedikleri ne kadarda belli..

     

     

    60 ı aşkın yaşımla ömrümde böyle korku ve kuşkuyla yaşayan bir Türkiye hatırlamıyor ve bende artık korkuyorum! Acaba diyorum bu olup bitenler bile arayacağımız iyi günler mi ? Yazarın yoldaşı, can dostu kalemiyle ses verir ve ses duvarını aşmak için çırpınır ama asla kiralatmaz ve satmaz. Kalemini satanlar var oldukça, satın alan küçük insanlarda çoğalmaktadır.!

    Türkiye üzerine oynanan oyunları okuyamayan yazar, düşünür ve siyasetçi, sahadaki oyunu okuyamayan mağlup teknik direktör gibi değilmidir, sevgili okurlar?

     

     

    Köşesinde saklı kalmış yaşayan bir şairin boyun bağı kadar kirli her şey ! Nasılda haberiniz yok? Eğer yazdıklarımı anlamıyoruz diyorsanız! Söyleyeceklerimi bir harfin içine saklar, bütün harfleri kahraman ilan ederim. Öyle pişmanlıklar biriktirmişim ki avuçlarımda, kavgalarımdan yaralı çıksam da ölmedim. Yürüdüğüm bütün sokaklar bir yangın yeri olsada umutlarımı gömmedim köhne kaldırımlara.

     

    Milletimin halini seyrederken yüreğim hep kanadı, seyredenler hep parası çok göbeği şiş adamlar. Namusunu korumaya çalışan bir kadın gibi, çığlık çığlığa nara atıyorum duymuyor vicdanı kara insan artıkları. Kafada tutmuyorum beni niye anlamıyorsunuz diye.! Herkesin yaşayacak ve sığınacak bir limanı vardır elbet? Benim tek sığınağım ve limanım, sevdam olan ülkümdür.

     

    Umutlarımın ayak seslerini duymak istiyor olmam beni mutlu, çocuklarına çöp bidonlarından yiyecek temin eden yoksulluklarla mücadele de yenik düşenler kahrediyor beni! Hesaplaşmayı sadece kendimle değil, dişlerini uzatarak ısırmak isteyen bu cehaletle hesaplaşmak istediğimdendir.! Yazılarımı yazdığım uykusuz geçen gecelerde öfkelerimle şekillenirken, sevdam ülkümle bezenerek karşınıza çıkarma gayretlerimle, kırsalda ve şehirde yaşayan sabit gelirlileri sefalete sürükleyen zihniyetle mücadele etmenizi öğütlemek ve göstermek içindir.!

     

     

    İktidar sarhoşları, soğuk kış gecelerinde insanlara yorgan, çaresiz yetimlere derman, şu garip vatanımda biraz insan olmak ve yaşamak isteyenlere sahip ol.İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyen atam ve sokakta sarmaş dolaş gençler kadar utanmaz, insanlığın yüzü umurunda olsun.!  Siyasi kanaatlerinizden sıyrılıp, vicdani kararlarınızı açıklayınız lütfen. Baki selamlarımla, Ülkü İle Kalınız.

  • Neşet Ertaş’a veda

    Neşet Ertaş’a veda

    “Bozkırın Tezenesi” lakaplı ünlü ozan Neşet Ertaş, memleketi Kırşehir’de son yolculuğuna uğurlanıyor. Binlerce hemşerisinin yanında sanat ve siyaset dünyasından pek çok isim de düzenlenen cenaze törenine katılıdı. Başbakan’ın da omuz verdiği Ertaş’ın tabutu, “Yalan Dünya” türküsü eşliğinde mezarlığa doğru yola çıkartıldı.

     

    Kırşehir’deki Ahi Evran Camii’nde kılınacak cenaze namazına Başbakan Erdoğan’ın da katılacak olması nedeniyle geniş güvenlik önlemleri alındı. Cenaze namazının kılınacağı cami avlusunda binlerce vatandaştoplanırken, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Orhan Gencebay, Sabahat Akkiraz, Kubat, Oğuz Yılmaz, Bedia Akartürk ve Edip Akbayram da törene katılanlar arasında bulunuyor.

     

    Tedavi gördüğü hastanede dün sabah vefat eden sanatçı Neşet Ertaş‘ın cenazesi, uçakla Esenboğa Havalimanı’na getirildi.

    Ertaş’ın cenazesi uçaktan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Neşet Ertaş’ın oğlu Hüseyin Ertaş, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Kültür Bakanlığı bürokratları ve diğer yetkiler tarafından indirildi.

    Neşet Ertaş’ın oğlu Hüseyin Ertaş, ”Bütün sevenleri sağ olsun, var olsun. O bizden çıktı artık” diye konuştu. Ertaş, gösterilen ilgiden dolayı da teşekkür etti.

     

    Ertaş’ın cenazesi daha sonra karayoluyla memleketi Kırşehir’e götürülmek üzere yola çıkartıldı. Ertaş’ı taşıyan konvoya çok sayıda araç eşlik etti.

    Bağbaşı Mahallesi’nde bulunan Neşet Ertaş’ın baba evinin bulunduğu sokağa taziye çadırı kuruldu. Vatandaşların akınına uğrayan taziye çadırında, ünlü ozanın sevilen türküleri dinlendi.

    Ana cadde ve sokaklardaki birçok iş yerinin camlarına üzerinde ”Ağla sazım, ağlanacak zamandır”, ”Seni unutmayacağız” ve ”Kırşehir öksüz kaldı” yazılı Neşet Ertaş’ın posterleri asıldı.

     

     

    CENAZESİ TOPRAĞA VERİLDİ

    Ünlü halk ozanı Neşet Ertaş’ın cenazesi, toprağa verildi. Binlerce kişinin katılımıyla kılınan cenaze namazı sonrasında halk ozanı Neşet Ertaş’ın cenazesi, yine mezarlıkta binlerce kişinin katılımı ile toprağa verildi. Neşet Ertaş’ın toprağa verilişi sırasında oğlu Hüseyin babasına olan son görevini yerine getirdi.

    Neşet Ertaş’ın toprağa verilmesinden sonra dualar edildi ve vatandaşlar mezarlıktan ayrıldı.

     

     

    ONBİNLERCE KİŞİ UĞURLADI

    Ünlü ozan Neşet Ertaş, son yolculuğuna onbinlerce kişi tarafından uğurladı. Ahi Evran Camii’nde kılınan cenaze namazına katılan onbinlerce insan, büyük ustayı son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Namazdan sonra cenaze aracına konulan Neşet Ertaş’ın cenazesi, eskort eşliğinde şehir meydanından mezarlığa götürüldü. Binlerce kişi “Büyük usta, Neşet Baba, Kırşehir Seninle Gurur Duyuyor” sloganları ile cenazeyi yaklaşık 2 kilometre kadar takip etti.

     

     

    ‘KALBİMİZDE YAŞAYACAKSIN’

    Neşet Ertaş’ın naaşını taşıyan araç, tören alanına gelirken vatandaşlar sevgi gösterilerinde bulundu. Ertaş’ın cenazesi alkışlar eşliğinde musalla taşına konuldu.

    Neşet Ertaş’ın cenaze namazının kılınmasını bekleyen çok sayıda vatandaş, sıcak hava nedeniyle baygınlık geçirdi.

    Tören alanı etrafındaki binalara üzerinde ”Bozkırın tezenesi. Hep kalbimizde yaşayacaksın” yazılı posterleri asıldı.

     

     

    ERDOĞAN: YOLUN AÇIK OLSUN

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan cenaze töreninde konuşma yaptı.

    Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: ”Çok değerli dostumuz, abimiz, kardeşimiz, ozanımız Neşet Ertaş artık musalla taşında. Artık sözü yok. Söyleyeceğini söyledi; ‘Çaldım, söyledim, örnek olacak şeyler söyledim, bir çizgi ortaya koydum, ben de emanet olan nefsimi sahibime teslim ettim ve ona dönüyorum’ diyor.

    Bu birlik ve beraberlik dünyasında üstat mahlas olarak hep garip ifadesini kullanmıştır. Çünkü o bu yalan dünyaya gaip olarak bakıyordu. Hepimiz aslında garibiz. Milyonlar, makamlar hiçbiri önemli değil. Gideceğimiz yer malum. Biz topraktan geldik toprağa gidiyoruz.

    Çeşitli toplantılar vesilesiyle üstatla bir arada olduk. Onun duyguları, Anadolu’nun bir sesi oluşu, bize de farklılıklar sunuyordu. Ve ben artık bu sazın susmasından öte devamını da yetiştirdiklerinden bekliyoruz. Buna çok ihtiyacımız var. Ailesinin, milletimizin başı sağolsun. Burada toplanan cemaatle de ortaya bir gerçek çıkıyor. Seveni çok, yeri de çok faziletli olacak. Yolun açık olsun üstat.”

    Cenaze namazının ardından Ertaş’ın cenazesi mezarlığa doğru yola çıkartıldı. Ünlü ozanın tabutuna Başbakan da omuz verdi.

     

     

  • Neşet Ertaş hayatını kaybetti

    Neşet Ertaş hayatını kaybetti

    Türk Halk Müziği’nin usta ismi Neşet Ertaş, İzmir’de yaklaşık on beş gündür tedavi gördüğü İzmir Medical Park Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

     

    10 Eylül’de özel hastahanenin onkoloji servisinde tedavi gören Ertaş, durumunun ciddileşmesi üzerine iki gün önce yoğun bakıma alınmıştı. Sevenlerini ve ailesini büyük üzüntüye boğan Ertaş’ın ölümüyle ilgilihastane yönetimi 10.30’da basın toplantısı düzenleyecek. Yoğun bakıma alınan sanatçının solunum desteğiyle hayata tutunduğu belirtilirken, usta sanatçının yakalandığı primer hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü kaydedildi.

     

    Türk Halk Müziği sanatçısı, bestecisi, söz yazarı ve yorumcusu Neşet Ertaş, geçtiğimiz günlerde öldüğüne dair haberlerin çıkması üzerine sosyal paylaşım sitesi twitter üzerinden açıklama yaparak, sevenlerine, “Merak etmeyin, iyiyim” demişti.

     

    Neşet Ertaş, 1950’li yılların sonunda İstanbul’a gelerek ilk plağını “Neden Garip Garip Ötersin Bülbül” adı ile babası Muharrem Ertaş’a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip etti. Daha sonra Ankara’ya yerleşen ve burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya’ya giden Ertaş, çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya’da kaldıktan sonra 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştü.

     

    UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi ilan edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüştü.

  • Ünlü sanatçıdan üzücü haber!

    Ünlü sanatçıdan üzücü haber!

    İZMİR’de tedavi gören Türk Halk Müziği’nin usta sesi Neşet Ertaş, durumu ciddileşince servisteki odasından yoğun bakıma alındı.

     

    Yaklaşık iki haftadır İzmir’deki bir özel hastanede tedavi gören Neşet Ertaş’ın sağlık durumu, dün akşam saatlerinde bozuldu. Özel odada kalan, sevenlerinin ayağa kalkması için duacı olduğu Ertaş’ın durumu ciddileşince yoğun bakım servisine kaldırıldı. Ertaş’ın tedavisinin yoğun bakımda devam ettiği, sağlık durumuyla ilgili açıklamanın daha sonra yapılacağı öğrenildi. Ertaş’ın sevenleri ve yakınlarının hastanede bekleyişi sürüyor.