Etiket: Neler

  • Galibiyetin mimarı Aboubakar: “Neler yapabileceğimizi gösterdik”

    Galibiyetin mimarı Aboubakar: “Neler yapabileceğimizi gösterdik”

    Fenerbahçe karşısında alınan 4-3’lük galibiyette attığı 2 golle 3 puanın mimarlarından olan Vincent Aboubakar, maçın ardından “11’e 10 neler yapabileceğimizi gösterdik” dedi.

    Fenerbahçe ile oynanan derbi maçta Beşiktaş’ın 4 ve 20. dakikalarda attığı gollerde imzası bulunan ve 4-3’lük galibiyetin mimarlarından olan Vincent Aboubakar, karşılaşmanın ardından kulübün yayın organına konuştu. Takım ruhuna dikkat çeken yıldız futbolcu, “Takım ruhu ön plandaydı. İyi bir oyun ortaya koyduk. Başakşehir maçında aldığımız galibiyetle özgüvenimiz daha da yükseldi. Bugün 11’e 10 neler yapabileceğimizi gösterdik. Bu maç bizim için çok önemliydi” açıklamasında bulundu.

  • Tunç Soyer 18 ayda neler yaptığını anlattı

    Tunç Soyer 18 ayda neler yaptığını anlattı

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, göreve seçildiği 31 Mart 2019’dan bugüne uzanan 550 günün hikâyesini anlattı. “Başka bir hayat mümkün” diyerek çıktıkları yolda kararlılıkla yürüdüklerini belirten Soyer, 2026 yılındaki Botanik Exposu’nun İzmir’de yapılacağının müjdesini de verdi.

    31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde yüzde 58’in üzerindeki oy oranıyla tarihi bir başarı elde eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, görevdeki ilk 550 gününün değerlendirmesini kentin farklı kesimlerinden temsilcilerin davet edildiği bir toplantıyla yaptı. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde “İzmir’de Başka Bir Hayat Mümkün” başlığıyla düzenlenen toplantı pandemi önlemleri nedeniyle seyreltilmiş oturma düzeniyle yapıldı. Başkan Soyer, 9 ana başlık altında yaptığı sunumda hayata geçirilen demokratik yerel yönetim uygulamalarını, tarımı kalkındırmaya yönelik çalışmaları, yoksulluğu ve eşitsizliği azaltmaya, istihdamı geliştirmeye yönelik sosyal projeleri, doğa dostu icraatları, ulaşım alanında atılan adımları, pandemi sürecindeki dayanışma odaklı kriz yönetim modelini, kentsel altyapı yatırımlarını, kültür ve sanat alanındaki çalışmalarla İzmir’i dünya kenti haline getirmeyi hedefleyen atılımları anlattı.

    Demokrasinin 550 günü

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, seçim kampanyası sürecinde “üç cemre” başlığı altında özetlediği İzmir vizyonuna atıfta bulunarak başladığı sunumda seçimin ardından en az oyu aldığı Kiraz’ın Dokuzlar köyüne ziyaretini hatırlattı. İzmir’deki temel çıkış noktalarının şehrin yerelden kalkınma mücadelesini büyütmek, refahı artırmak ve adil dağılımı sağlamak olduğunun altını çizen Başkan Soyer şunları kaydetti:

    “İzmir’de bir kent koalisyonu kuracağız ve herkesi dinleyeceğiz demiştik. Bu vaadimizi yerine getirirken, İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarıyla ve meslek odalarıyla düzenli toplantılar yapıyoruz. Her kesimin taleplerini dinleyerek politikalar üretiyoruz. Merkeze uzak mahallelerimize gidip muhtarlarla toplantılar düzenliyoruz. Seçimlerde vaat ettiğimiz gibi, Seyyar Makam aracıyla Belediye bürokratlarımızla birlikte özellikle arka mahallelere gidiyoruz. Muhtarlara ve vatandaşa dokunma imkanı buluyoruz, talepleri yerinde dinleyip sorunları hızla çözmek için hemen belediye ekiplerimizi yönlendiriyoruz.”

    İzmir’de başka bir tarım

    Başkan Tunç Soyer, geride kalan 550 günlük sürede İzmir tarımını çeşitlendirmek ve ürünlerin satışını desteklemek için birçok adım attıklarını belirterek şunları kaydetti:

    “Köylerin mahalle statüsüne geçmesiyle, Türkiye tarımı toplumun hiçbir kesiminin inkar edemeyeceği bir düzeyde zarar gördü, örselendi. Biz, hem bu büyük adaletsizliğe son vermek, hem de İzmir ekonomisine güç kazandırmak için başka bir tarım mümkün diyoruz.”

    Başka Bir Tarım Mümkün vizyonunun, dört temel ilkeye dayandığını belirten Başkan Soyer, şöyle konuştu:

    “Birincisi yerli tohuma ve yerli hayvan ırklarına sahip çıkmak. İkinci ilkemiz, ürünlerimizi işlemek ve katma değerini yükseltmek, markalaştırmak. Üçüncüsü bir araya gelerek güçlenmek, yani kooperatifleşmek. Çünkü küçük üreticinin hayatta kalabilmesi için bir araya gelmesi ve haklarını birlikte savunması şart. Son konumuz ise ürünü, ulusal ve uluslararası piyasada pazarlamak. Bu noktada Belediye şirketimiz İZFAŞ, yaşamsal bir önem taşıyor. Markalaşma, e-ticaret ve ihracat konularında tecrübesi olmayan küçük üreticilerimizi, fuarlarımız ile dünyaya açıyoruz.”

    35 özel tasarımlı park geliyor

    Başkan Soyer, doğaya dair politikalar üretmenin ve uygulamanın yerel yönetimlerin de asli görevlerinden biri kabul edildiğini belirterek bu kapsamda yaptıkları çalışmaları ise söyle özetledi: “Yaşayan Parklar adını verdiğimiz çok özel 35 parkı, şehrin çeperindeki Meles Vadisi, Gediz Deltası, Yamanlar Dağı ve Yarımada’da Olivelo Alanı’ndan başlamak üzere tüm il geneline yayıyoruz.”

    Kişi başına 30 metrekare yeşil alan

    Yeni stratejik planla yeşil altyapıyı, yeşil alanların artırılmasını, en temel altyapı önceliklerinden biri kabul ettiklerini dile getiren Soyer, “Bu doğrultuda, İzmir’de kişi başına düşen yeşil alan miktarını iki kat arttırmak; 16 metrekareden 30 metrekareye çıkarmak için tüm teknik çalışmaları tamamladık. Avrupa Kalkınma Bankası’ndan alınan hibeyle hazırladığımız Yeşil Şehir Eylem Planımız, bu yılın sonunda Belediye Meclisimize sunulacak ve yeşil altyapıyla ilgili pek çok yatırımımızı da hızlandıracak” dedi.

    Arka sıradakiler için “Acil Çözüm”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, her türlü ayrımcılık ve nefret söylemiyle mücadele ederek bir arada yaşamı teşvik ettiklerini, barış ve insan hakları kültürünün şehrin her köşesine yayılmasını sağlamak amacıyla Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü’nü kurduklarını söyledi. Değişimin sırrının İzmir’in arka mahallelerindeki sorunları görmek ve dinlemek olduğunun altını çizen Soyer, “Arka mahallelerdeki sorunları yerinde tespit edip ihtiyaçlarına kısa sürede cevap verebilmek için Acil Çözüm ekipleri oluşturduk. Ekiplerimizle birlikte bu mahallelere gidip dinliyoruz ve sorunları en hızlı şekilde çözüyoruz. Acil çözüm ekibi, hem belediyenin iş yapma hızını artırıyor, hem de tüm İzmirliler arasındaki bağları güçlendiriyor” diye konuştu.

    Ulaşımda dev adımlar

    Başkan Soyer, yüzde 12’lik kısmı tamamlanmış halde devraldıkları Narlıdere Metro inşaatını 125 Milyon Euro yatırım ile yüzde 65 tamamlanma oranına getirdiklerini belirterek şunları kaydetti:

    “Sadece kendi kaynaklarımızla 11,2 km metroyu söz verildiği tarihte, vaktinde bitireceğiz. Temmuzda Metro tünelini açıp bitirmiş olacağız. Türkiye tarihinin en uygun maliyetiyle, en hızlı inşa edilen bu metroyu 2022’de İzmirlilerin kullanımına sunacağız. Uzun zamandır mücadelesini verdiğimiz ve İzmir tarihinin en büyük yatırım projesi olan Buca Metrosu’nu hayata geçirme yolunda çok ilerledik. İlk iş olarak uluslararası finans kuruluşlarından yatırım fırsatları doğurmak için yoğun bir çalışmaya girdik. Çiğli Tramvay hattımızın yapım ihalesini iki hafta içinde, 5 Kasım 2020’de gerçekleştiriyoruz. 11 kilometrelik Çiğli Tramvayı, Karşıyaka Tramvayı’nın devamı niteliğinde ve 14 istasyondan oluşuyor. Çiğli tramvayı 2023 yılında hizmete girecek. İzmir’i, demir ağlarla örüyoruz. Otobüs filosunun üçte birini yeniledik. 451 yeni otobüs aldık. Bu alımla ülke genelinde 2020’de tek kalemde gerçekleşen en büyük otobüs ihalesine imza attık. Avrupa’nın en genç deniz filosuna sahip olan İZDENİZ, yeni gemilerle güçlenmeye devam ediyor. Ağustos ayında sefere başlayan Fethi Sekin Arabalı Vapuru’ndan sonra Uğur Mumcu Arabalı Vapuru da filoya dahil olmak için gün sayıyor. İzmir Bisiklet ve Yaya Eylem Planı’nı hayata geçiriyoruz. İzmir’de kent içi bisiklet altyapısını güçlendiriyor, bisikleti toplu taşıma araçlarıyla entegre ediyoruz.”

    Kriz belediyeciliği

    Göreve gelir gelmez Toplum Sağlığı Dairesi Başkanlığı’nı kurduklarını söyleyen Başkan Soyer, pandemi koşullarına göre çok hızlı bir kurumsal yenilenmeyi hayata geçirerek Türkiye’de örneği olmayan bu uygulamaya “Kriz Belediyeciliği” adını verdiklerini dile getirdi. Başkan Soyer, pandemi başlar başlamaz doktorlardan, sağlıkçılardan, akademisyenlerden oluşan bir bilim kurulu kurduklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Halkın Bakkalı’nı, Askıda Kitap’ı, Askıda Fatura’yı tüm İzmirlilerle birlikte hayata geçirdik. Pandemi döneminde uzaktan eğitimde; evinde internet ve bilgisayarı olmayan öğrencilerimiz için belediyemiz imkânlarını seferber etti. Belediye tesislerimizi eğitim merkezlerine dönüştürdük. Ayrıca interneti olmayan 20 bin öğrenciye 4 GB internet, 3 bin öğrenciye de tablet dağıtıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Covid-19 salgınıyla mücadelede vatandaşların maskeye ücretsiz erişimini kolaylaştırmak için, maskematik uygulamasını başlatan ilk belediye oldu. Pandemide ürettiğimiz çözümlerle sadece Türkiye’ye değil dünyaya da ilham verdik.”

    Yaşam kalitesi artıyor

    Seçim kampanyası döneminde dile getirdiği rekor asfalt yılları yaşanacağına yönelik söylemini hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, “Hem ana arterlerde hem kent içindeki caddelerde çok özenli bir çalışma yürütüyoruz. İZBETON ekiplerimiz trafik yoğunluğunun büyük ölçüde azaldığı salgın sürecinde kentin dört bir yanında asfalt serimi, parke kaplama, kilit taş döşeme işlerini yoğunlaştırdı. Türkiye’de en fazla köy yolu yapan belediyeyiz” dedi. Başkan Soyer, Yeni Otogar projesinin uluslararası bir mimari proje yarışmasıyla belirlendiğini sözlerine ekledi.

    Dünya kenti İzmir

    Kent refahını artırmak için, İzmir’in iade-i itibarının peşine düştüklerini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, “Dünya ile kurduğumuz bağ sayesinde hem ekonomik, hem kültürel, hem sosyal alışverişlerimizi artırıp İzmir’de daha zengin bir hayat inşa ediyoruz” dedi. Başkan Soyer, hem turizm hem de ekonomik ilişkiler için kurulan Moskova ve Brüksel ofislerinin işlemlerinin tamamlandığını belirterek şunları kaydetti: “Çin, ABD ve Almanya tanıtım ve ekonomik işbirliği ofislerimiz de pandeminin yatışması ile hayata geçecek. Böylece İzmir’e hem turist hem yatırım çekeceğiz. Dünya’nın en önemli kültür etkinliklerinden birisi olan Dünya Belediyeler Birliği Kültür Zirvesini 2021 yılında İzmir’de düzenleyeceğiz. Dünya’nın önde gelen kültür üreticileri, sanatçıları, kanaat önderleri İzmir’e gelecekler, kentimizi kültürümüzü tanıyacaklar.”

    2026 Botanik EXPO’su İzmir’de

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’in dünyaya tanıtılması açısından büyük önem taşıyan bir haberi de ilk kez toplantıda duyurdu. Soyer, “2026 Botanik EXPO’sunu İzmir’de düzenleyeceğiz. Botanik Expo kentimizdeki süs bitkileri sektörünü ateşlerken, kentimizin hem kalkınmasına hem de uluslararası tanınırlığına büyük katkı yapacak. Botanik Expo, 2030 Dünya Expo’suna giden yolda önemli bir kilometre taşı olacak” dedi.

    Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eşi Neptün Soyer, kızları Duygu ve Defne’nin yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, CHP Parti Meclisi (PM) üyeleri Rıfat Nalbantoğlu ve Devrim Barış Çelik, CHP İzmir milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Atilla Sertel ve Mahir Polat, CHP İl Başkanı Deniz Yücel, İyi Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar, Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Mustafa Erduran, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, ilçe belediye başkanları, fahri konsoloslar, meslek örgütlerinin ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, İzmir’deki üniversitelerin rektörleri ve iş insanları katıldı.

    550 Gün Sergisi 31 Aralık’a kadar ziyaret edilebilir

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in sunumunun ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 31 Mart 2019 tarihinden bu yana öne çıkan projelerinin kronolojik olarak sıralandığı sergi gezildi. Fotoğraf, görsel ve videoların bulunduğu 550 Gün Sergisi, 31 Aralık 2020 tarihine kadar ziyarete açık olacak.

  • Sarıgöl’de ’Jeotermal ile neler yaşayacağız’ sempozyumu

    Sarıgöl ve çevresinde üzüm bağları içerisinde jeotermal enerji alanlarının kurulmasının çevreye vereceği zararlar konusunda üzüm üreticilerini bilgilendirme amaçlı ’Jeotermal ile neler yaşayacağız’ konulu sempozyum düzenlendi.

    Sarıgöl Belediyesi düğün salonunda düzenlenen sempozyuma Aydın Ziraat Mühendisler Odası Şube Başkanı Mehmet Nedim Barış, Germencik Çevre ve Doğa Olayları Derneği sözcüsü Dr. Metin Aydın, Aydın Barosu Çevre Komisyon Başkanı Av. İsmail Türkbay, Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar konuşmacı olarak katılırken, Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Müjgan Şenay, yönetim kurulu üyesi ve eski başkan İbrahim Demran ve üzüm üreticileri katıldı.

    Sempozyumun yönetimini Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve odanın eski başkanlarından İbrahim Demran’ın yaptığı sempozyumda şehit olan 8 Mehmetçik için saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu.

    Sempozyumda konuşan Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, “Bizler enerjiye karşı değiliz ama çevreye verdiği zararlara karşıyız. Çevremizde Alaşehir, Aydın’ın Germencik, Denizli’nin Buharkent ilçelerinde çevreye verdiği zararları Sarıgöl çiftçilerinin de yaşamamasını istiyoruz. Bu nedenle bilgilendirme sempozyumu düzenledik. İleride Manisa’nın tüm milletvekillerini de davet edeceğiz” dedi.

    Sempozyumda konuşma yapan Aydın Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Mehmet Nedim Barış ise, “Biz bu sıkıntıyı 20 yıldır çekmekteyiz. İnşallah sizler çekmezsiniz. Türkiye’nin en çok katma değer veren bölgelerinde yaşamaktayız. İthal etmediğimiz hiçbir ürün yok. Öyle bir duruma geldik ki, kendi ürünlerimizi üretemez duruma geldik. Anayasamızın 56. maddesi çok açık incelenmesi gerek” dedi.

    Barış, video eşliğinde jeotermal enerjinin Aydın-Germencik ilçesinde verdiği zararları izleterek anlatımlarını sürdürdü. Barış, doğada 1 santimetre verimli toprağın 150 yılda oluştuğunu, bunun bir defada yok edildiğini savundu. Barış, “Türkiye’de kaçak elektrik oranı yüzde 26. Bu kaçak enerjinin yarısı önlenebilse jeotermal enerjilere gerek kalmaz” diye konuştu. Barış, konuşmasında jeotermal santrallerini çevreye gürültü kirliliği verdiğini de belirterek, “Yakında bu gürültü 115 desibel, uzaklaştıkça da 70-80 desibele düşmekte” diye konuştu. Barış, jeotermal santrallerinin çevreye verdiği kimyasal kirliliklerin bor ve arsenik gibi ağır kimyasallar olduğunu da sözlerine ekledi.

    “Derelere akıtılıyor”

    Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın, jeotermal santrallerin çevreye ve insan sağlığına verdiği zararlar konusuna değinerek, “Santrallerden dumanların çıkması ve bu dumanların çevrede nem oranının yükselmesine dolayısı ile ürünlerde zarar verdiği bilinmekte. Akışkan maddeler derelere, nehirlere, hatta kanalizasyonlara bırakılıyor. Bu nedenle kuşların, balıkların ölümleri ile karşılaşmaktayız. Yerin 2000-2500 metre derinliğinden akışkanlar çıkmakta bunların nereye akıtıldığı malum. Kontrolü yapılmıyor. Bu bölgelerde bor artışı daha çok görülmekte. Alaşehir’de topraklarda ise 300 kat bor miktarı olduğu alanda sağlıklı üzüm üretimi yapılabilir mi? Jeotermal santralleri hastalık yapmakta bu nedenle çocuklarımızı ve geleceğimizi sahip çıkalım” dedi.

    Diğer konuşmacılar da yaptıkları konuşmalarda jeotermal santrallerinin hukuki boyutlarını ve çevreye verdiği zararlar hakkında açıklamalarda bulunarak üzüm üreticilerini bilgilendirdi.

  • Wikipedia erişim engelinin arkasında neler var?

    Türkiye’yi teröre destek veren ülkeler arasında gösteren ve “ülkede iç savaş var” linkini kullanan Wikipedia’ya 29 Nisan’da konan, erişim engeli devam ederken, FETÖ’nün siteye hatırı sayılır miktarda bağışlar yaptığına dair bilgiler de var.

    Wikipedia’ya erişimin engellenmesinin başlıca 3 nedeni var: Birincisi Türkiye’yi teröre, özellikle de DEAŞ’a destek veren ülkeler arasında göstermesi, ikincisi ülkede iç savaş yaşanıyor linkini çeşitli yerlerde kullanması, üçüncüsü Türkiye’yi diktatörlükle yönetilen ülkeler arasında göstermesi.

    İşte bu yanlış bilgileri düzeltmeye çalışan editörleri engelleyen, bazılarını yasaklayan, hatta kovan ve 29 Nisan’dan bu yana Türkiye’de erişim engeli bulunan internet ansiklopedisi Wikipedia’ya erişimin neden engellendiği soruları hala güncelliğini korurken, konuya ilişkin yeni bilgiler de gün yüzüne çıkmaya başladı.

    Wikipedia’ya FETÖ’den hatırı sayılır bağış

    “Özgür ansiklopedi” olarak bilinen Wikipedia, reklam almıyor ama bağışlara açık. Aslında bütün gelirini bağışlardan sağlıyor. Özellikle 17-25 Aralık’ın ardından Türkiye aleyhine hem yurt içinde hem de yurt dışında her türlü yıkıcı faaliyette bulunan FETÖ’nün böyle bir fırsatı kaçırmadığı ve siteye hatırı sayılır bağışlarda bulunduğu bilinen bir gerçek. Bunun yanı sıra sitenin özellikle İngilizce içerik sağlayan sayfalarında FETÖ’nün etkinliği dikkat çeken bir diğer nokta. Öte yandan, söz konusu site Türk ekonomisine yönelik de algı yönetimi yaparken, birçok Türk siyasetçinin fotoğraflarını en kötüleriyle değiştiriyor.

    Wikipedia, Türkiye’nin adımlarını görmezden geldi

    Türkiye’nin Wikipedia’dan dört talepte bulunduğu ancak Amerika merkezli kuruluşun bunlara yanıt vermediği belirtiliyor. Türkiye, Wikipedia’dan yaklaşık 6 aydır söz konusu içeriklerin kaldırılması için çalışma yürüttü. Ancak site, erişim yasağı gelene kadar bu adımları dikkate almadı. Wikipedia, erişim engelinden sonra sadece “kendi kendine darbe yapan liderler” içeriğini kaldırdı o kadar. Türkiye’nin Wikipedia’dan kaldırılmasın talep ettiği diğer maddeler; “İngilizce sayfasında DEAŞ’a destek veren ülkeler” arasında göstermesi, “ülkede iç savaş var” linkini kullanması ve Türkiye’yi “diktatörlükle yönetilen ülkeler” arasına yerleştirmesi. Bu içeriklerin de kaldırılması talep edilirken, içeriklerin kaldırılması durumunda sitenin yeniden erişime açılacağı belirtildi.

    Wikipedia erişim engeliyle ne kaybetti

    Türkiye 80 milyon nüfusa sahip bir ülke ve büyük bir trafikten oldu. Çünkü bu şirketlerin değerlerini tık sayıları ve trafiği belirliyor. Buna ek olarak Türkiye, Wikipedia’ya yapılan bağışları doğrudan durdurdu. Bu durum da siteyi yöneten Vakıf yöneticilerini endişelendiriyor.

  • ’Dijital Sahnede Neler Oluyor?’ Konferansı 24 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleşecek

    Asseco SEE tarafından düzenlenen Türkiye, finans liderleri ile Bilgi ve İletişim Teknolojileri uzmanlarını bir araya getirecek ’Dijital Sahnede Neler Oluyor’ konferansı 24 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenecek.

    Asseco SEE tarafından düzenlenen ’Dijital Sahnede Neler Oluyor’ konferansı 24 Mayıs 2017 tarihinde İstanbul’da Point Hotel Barbaros’ta gerçekleşecek. Asseco SEE (Asseco Güneydoğu Avrupa) Türkiye, finans liderleri ile Bilgi ve İletişim Teknolojileri uzmanlarını bir araya getirerek güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar, tehditler (swot) analizi beraberinde olmak üzere dijitalleşme kavramı çerçevesinde piyasa trendlerini, zorlukları ve yenilikçi çözümleri ele alacak. İnternet üzerinde dijital kişi ve işlemlerin doğrulanmasına yönelik piyasanın önemli bulut çözüm şirketi ThreatMetrix, the Digital Identity Company, etkinliğe platin sponsor olarak katkıda bulunuyor.

    Yapılan açıklamada, Avrupa’nın altıncı en büyük BT şirketi olan Asseco SEE, dijitalleşme kavramı çerçevesinde teknik uzmanlığını paylaşıp müşteri vaka inceleme değerlendirmelerinde bulunacak. Sektörün önde gelen profesyonelleri, teknik bilgilerini, deneyimlerini ve görüşleriniana ve paralel oturumlarda katılımcılar ile paylaşacaklar.

    Konuya ilişkin açıklamada bulunan ThreatMetrix Saha Operasyonları Kıdemli Başkan Yardımcısı Pascal Podvin, “Dünya genelindeki işletmeler, dijital dönüşümün ortasında yer alıyor ve bu da yeni kazançlar ve uzun vadeli tüketici sadakati anlamında muazzam fırsatları beraberinde getiriyor. Türkiye’deki kilit nitelikteki ortağımız Asseco SEE’nin etkinliğini destekleyecek olmaktan memnuniyet duyuyoruz ve ThreatMetrix’in en yeni teknolojik inovasyonlarını sunmayı da sabırsızlıkla bekliyorum. Dijital Kimlik Ağımız kanalıyla dünya çapındaki işletmelerle çalışarak dijital tüketiciye güven sağlıyor, dijital dönüşüme olanak tanıyor, müşteri deneyimini geliştiriyor ve siber suçların önüne geçiyoruz” dedi.

    “Önde gelen çözümleriyle Türkiye’de bir fikir lideri”

    Asseco SEE Ülke Müdürü Hatice Ayas, “Türkiye, bankacılık ve e-ticaret teknolojileri alanında oldukça gelişmiş bir ülkedir. Asseco SEE olarak ürettiğimiz çözümler ve birlikte çalıştığımız iş ortakları sayesinde Türkiye’nin bu pozisiyonuna katkıda bulunuyor olmaktan gurur duyuyoruz. Güvenliğin çok kritik bir öneme sahip olduğu dijital dünyada, dijital kimlik ve güvenlik alanlarında lider bir konuma sahip olan ThreatMetrix ile yaptığımız iş ortaklığı bizi rakiplerimizden ayırıyor ve pozisyonumuzu güçlendiriyor ” şeklinde konuştu.