Etiket: Nedeni

  • Bebeğinizin huzursuzluğunun nedeni inek sütü alerjisi olabilir

    Özel Ümit Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Gökhan Görünmez, bebeklerde görülen inek sütü alerjisi hakkında bilgi verdi.

    Ailelerin, “Çocuğum yeni doğdu ama sürekli doktora taşınıyoruz” diyerek doktor doktor gezdiğini söyleyen Görünmez, bunun sebebinin inek sütü alerjisi olduğunu söyledi. İnek sütü alerjisinin en sık görülen besin alerjisi olduğunu dile getiren Görünmez, belirtileri hakkında bilgi verdi. Görünmez, bu belirtileri “Bebeğin huzursuz olması, çok gaz sancısı çekmesi, çok kusması, ciltte kaşıntılar, geçmeyen ve tekrarlayan ciltte kuruluk, kabuklanma ve kızarıklık, mukuslu veya kanlı dışkı, tekrarlayan ve geçmeyen pişik ve konak, sebepsiz öksürük, kilo alımında azlık ve sık tekrarlayan ishal inek sütü alerjisinin belirtileridir. İşte bu belirtilerden bir veya birkaçı varsa mutlaka inek sütü alerjisini aklımızın bir köşesinde tutmalı ve bir çocuk hekimine başvurmalıyız” diye anlattı.

    DİYETLE ALERJİDEN KURTULMAK MÜMKÜN

    “Basit bir diyetle bu hastalığın bulgularından çocuğumuzu koruyabiliriz” diyen Görünmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tanıda en önemli detay, ailenin doktora anlatacağı öyküdür. Ayrıca alerji testleri tanıya destek olur. Ancak testler negatif dahi gelse öykü düşündürüyorsa, annenin diyetinden süt ve süt ürünleri içeren tüm besinleri çıkarıp en az 2 hafta bekleriz. Eğer şikayetler geriliyorsa tanımız kesin demektir. 0 durumda annenin diyetine devam etmesini öneririz. Bebek anne sütü almıyorsa özel mamalar verir, normal formül mamaları keseriz. Vakaların büyük çoğunluğunun 1 yaşa yakın dönemde alerjisi geçer. Ancak nadir de olsa 3 yaş ve sonrasına uzayan alerjik vakalar da olabiliyor. Burada önemli nokta doktorunuzla yakın takipte olmanız ve diyete harfi harfine uymanızdır.”

    Bazı ailelerin inek sütü yerine keçi sütü vermeyi düşündüğünü söyleyen Görünmez, “Çapraz reaksiyona neden olacağından dolayı keçi sütü vermek uygun değildir” dedi.

  • Prof. Dr. Kurtoğlu: “İyot eksikliği çocuklarda zeka geriliği nedeni”

    Çocuk Endokrinoloji ve Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, anne karnında başlayan iyot eksikliğinin, bebeklerde zeka geriliğine ve ilerleyen dönemlerde de hiperaktivite problemlerine neden olduğunu belirtti.

    Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, ‘21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, tiroid bezindeki hormon sentezinin ana maddesi olan iyotun eksikliği durumunda, anne karnından başlayan ve ölüme kadar devam eden problemlerin ortaya çıktığını belirtti. İyot eksikliğinin giderilmesi ve önlenmesinin insan sağlığı için olduğu kadar, ülkelerin sağlık harcamalarının azaltılması için de önemli olduğunu kaydeden Kurtoğlu, hamilelikte yeterli iyot alımı olmaması durumunda ortaya çıkabilecek problemlere dair şunları söyledi:

    “Hamile kadınlar gebelik döneminde yeterli derecede iyot almazlarsa hem kendilerinde hem de bebeklerinde bir dizi problem ortaya çıkmaktadır. Erişkin bir kişinin günde 150 mikrogram tuz alması gerekir. Bu oran emzirme ve hamilelik döneminde 250 mikrograma kadar yükselmektedir. Eğer bir anne yetersiz iyot alırsa, kendi tiroid fonksiyonlarında da yetersizlik meydana geldiği gibi, anne karnındaki bebekte de hipotiroidi, düşükler, bebeğin baş çevresinin küçük olması gibi problemler ortaya çıkacaktır. Bebek doğduğunda da aynı şekilde hipotiroidi riski artıyor, yine baş çevreleri küçük oluyor, vücut ağırlıkları düşük oluyor ve bu çocuklar ileride dikkat eksikliği yani hiperaktivite problemi yaşıyor. Bunun dışında yine zeka problemleri, matematik dersinde başarısızlık ya da IQ düşüklüğü problemine yol açıyor. Yine ergenlik döneminde guatr, büyüme geriliği ve bazı sorunlara yol açıyor.”

    Tuz iyot alımı için bir araç

    Söz konusu problemlerin giderilmesi için yeterli derecede iyotlu tuz alımını öneren Kurtoğlu, “Ancak iyotlu tuz alımı derken aşırı tuz alımını kastetmiyoruz. Bütün dünyada günde 3-5 gram oranında tuz alınması öneriliyor. Dolayısıyla insanlara iyotu ulaştırmak için tuzu bir aracı madde olarak kullanıyoruz, yoksa tuz önermiyoruz. Eğer iyotlu tuzdan fakir olan, kaya tuzu, Himalaya tuzu gibi tuzlar alınırsa yeterli derecede iyot alınmamış oluyor. Maalesef bazı sağlıkçı arkadaşlar iyotlu tuz alımını önermemektir. Bu, tamamen yanlıştır. Halkımızın bu şekilde aldatılmaması ve bu uyarılara kulak asmaması gerekir” diye konuştu.

    Kurtoğlu, iyotlu tuz kullanımında dikkat edilmesi gerekenleri, tuzun son kullanım tarihine dikkat etmek, tuzu ağzı kapalı güneş geçirmeyen koyu renkli cam kaplarda saklamak ve piştikten sonra yemeğe eklemek olarak sıraladı.

  • Balık ve kerevitlerin ölüm nedeni oksijensizlik

    Kütahya Porsuk Barajı’ndaki toplu balık ve kerevit ölümlerinin, sudaki oksijenin düşmesinden kaynaklandığı belirtildi.

    Eskişehir DSİ 3. Bölge Müdürlüğü’nün Kütahya Valiliği kanalıyla yaptığı yazılı açıklamada, iklim geçişkenliğinin olduğu dönemlerde su kütlelerinde sıcaklık değişimleriyle katmanlar arasında alt üst olmanın meydana geldiği belirtildi. Baraj tabanında bulunan çamur içindeki organik maddelerin harekete geçmesi ve baraja giriş yapan besleyici kaynaklı etkenler sebebiyle barajlarda bulunan alglerin hızla arttığı belirtilen açıklamada, “Nitekim baraj gölünde Sofça köyü girişinden alınan numunelerde bu çözünmüş oksijen değerinin 0,29 miligram değerine kadar indiği tespit edilmiştir. Canlı yaşam için sınır değer olan 3 miligramın altındaki bu değer suda oksijene bağlı yaşayan canlıların ölümüne sebep olması kuvvetle muhtemeldir. Bu durum ülkemizde özellikle bu mevsimde sıklıkla rastlanılan bir durumdur. Baraj gölünde Sabuncupınar girişinde yapılan ölçümde çözünmüş oksijen değerinin 5,6 miligram olduğu tespit edilmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere baraj gölünde su seviyesinin oldukça sığ olduğu Sofça Köyü girişinde lokal bir dengesizlik yaşanmıştır” denildi.

    24 Eylül günü Kütahya’nın Sofça köyü yakınlarındaki Porsuk Barajı’nda çok sayıda ölü balık ve kerevit karaya vurmuştu. (EFE-Y)

  • Kanlar içinde kalmıştı, nedeni ortaya çıktı

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde sokak ortasında saldırıya uğrayan şahsın, oğlunun işlediği cinsel saldırı suçu yüzünden darp edildiği iddia edildi.

    15 Eylül Cumartesi günü saat 14.30 sıralarında ilçe merkezinin en işlek noktasında meydana gelen olayda A.K. (57), 3 kişinin tekme ve yumruklu saldırısına uğrayarak yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan A.K. tedavi altına alınmıştı. A.K.’nin ruhsal sorunları olduğu belirtilen oğlu B.K.’nin cinsel saldırı suçu üzerine kendisine yapılan uyarılara duyarsız ve ilgisiz kalması nedeniyle 3 kişi tarafından darp edildiği iddia edildi. A.K’nin kendisine saldıran kişilerden şikayetçi olduğu öğrenildi. Öte yandan gözaltına alınan ve savcılığın tutuklamasını talep ettiği B.K’nın psikolog gözetiminden geçmesinin beklendiği öğrenildi.

  • Genç başhekimin ölüm nedeni belirlenemedi

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde, 4 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Başhekim Dr. Serkan Kaydan’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için adli tıpa gönderildi.

    Nazilli’de faaliyet gösteren özel bir hastanenin başhekimliğini yapan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Serkan Kaydan (38), 4 gün önce Nazilli Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak çalışan eşi Pınar Kaydan’ın rutin kontrolü için 9 Eylül Üniversitesi Hastanesine gitti. Burada aniden baş ağrısı ve mide bulantısı şikayeti başlayan Kaydan, Nazilli’ye dönüşünde kontrol için çalıştığı özel hastaneye gitti. Bir ara akciğerinde enfeksiyon da tespit edilen Kaydan, dün gece saat 04.00 sıralarında görevliler tarafından odasında baygın halde bulundu. Yoğun bakıma alınan Kaydan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    4 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Dr. Serkan Kaydan’ın cenazesi kesin ölüm nedeninni belirlenebilmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumuna sevk edildi. Evli ve 2 çocuk babası olan 38 yaşındaki genç Başhekimin otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından memleketi Atça’da son yolculuğa uğurlanacağı öğrenildi.