Etiket: neden

  • Stres Ve Hastalıklar Saç Dökülmesine Neden Olabiliyor

    Genetik yatkınlık, stres ve hastalıkların saç dökülmesine yol açabileceği belirtildi.

    Saç Sorunları ve Kozmetik Birimi Koordinatörü Yasemin Gülgör,

    saçların güçlenmesi ve güçlü olması amacıyla uygulanan PRP yönteminin hem kadınlar hem de erkeklerde etkili olduğunu anlattı. Gülgör, saç dökülmelerinin hastalıklara veya dış etmenlere bağlı olabileceğini söyledi. Genellikle genetik sebeplerle saç dökülmesi görüldüğüne dikkat çeken Gülgör, “Ailede saç dökülmesi olması, kişide de dökülme gözükmesi riskini artırıyor. Genetik etmenlerin yanı sıra saçlarımızın en büyük düşmanı; strestir. Saç dökülmesi başka bir hastalık nedeniyle meydana gelebileceği gibi aynı zamanda saça dışarıdan sürülen sağlıksız şekillendirici ürünler de dökülmeye sebebiyet vermektedir” dedi.

    SAÇ DÖKÜLMESİ ENGELLENEBİLİR Mİ?

    Saç dökülmesinden en çok genetik yatkınlığı olan kişilerin korktuğunu ve saçları seyrelmeye başlayanların kendilerine başvurduğunu dile getiren Gülgör, “Saç dökülmesi tamamen engellenir, son bulur’ diye bir şey söyleyemeyiz. Ancak PRP dediğimiz yöntemle seyrelen saçlarınızı güçlendirebilir, daha yoğun bir görünüm elde edebiliriz. Bu yöntem, saç dökülmeleri konusunda endişesi olan kişiler için faydalıdır. Hem kadınlar hem de erkeklerde uygulanabilir” şeklinde konuştu.

    PRP NEDİR?

    Pıhtı hücrelerinden zengin kan demek olan PRP tedavisinde kişinin kendi kanından elde edilen, pıhtı hücreleri ve büyüme faktörlerinden zengin plasma cildi yenilemekte kullanılıyor. PRP, işlemde kişinin kendi kanı kullanıldığı için hiçbir alerji ve kanla bulaşan hastalık riski taşımıyor. İyileşme süreci, içerik dolayısıyla çok kısa olurken uygulama bölgesinde doku gelişimi başlıyor, hasar görmüş zayıf saç folikülleri onarılıyor ve yeni, güçlü saç kılı üremeye başlıyor.

  • GÖÇLERİN NEDENİ İŞ BEKLENTİSİ

    DENEYİMLER PAYLAŞILMALI

    Prof. Dr. Karagöl, “Mezun olduğunuz şehirde iş beklentiniz olmamalı ki o şehirde kalasınız. Sektör yoksa şehirden göçersiniz” dedi.

    Prof. Dr. Karagöl, “Hükümetin çıkaracağı kanunlar olsun veya kritik işlerde önemli görevler üstlendik. Yani işin hep mutfağında olduk. Raporlar hazırladık. Bu deneyimlerimizi artık şehrimizle paylaşmak bizim görevimizdir” dedi.

    AK Parti’den aday adaylığını açıklayan Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, adaylık açıklamaları öncesinde gezi ve incelemelerini sürdürüyor. Erzurum’un tüm ilçelerinde gezmedik köy ve mahalle bırakmayan Karagöl’ün dünkü durağı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik’ti. Başkan Yücelik ile görüş alışverişinde bulunan Karagöl, ekonomik sorunlar üzerinde uzun süre sohbet etme imkanı buldular. ETSO ile birlikte Erzurum’da çeşitli sivil toplum kuruluşları ve basın yayın organlarına da ziyaret gerçekleştiren Karagöl’ün gündeminde göç ve işsizlik vardı.

    KARAGÖL, YOL HARİTASINI VERDİ

    2015 genel seçimleri öncesinde saha çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, teşkilatlardan ve STK’lardan tam not alıyor. Siyaset ve siyasetçinin neler yapması konusunda yol haritası olabilecek açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Karagöl, “Siyasetçi, toplum ile hükümet arasında önemli bir noktada yerini alıyor. Verilen sorumluluğu doğru kullanmalıdır” diye konuştu.

    Yıllardır devletin kritik yerlerinden önemli görevler üstlenen Prof. Dr. Erdal Karagöl Tanas, “Hükümetin çıkaracağı kanunlar olsun veya kritik işlerde önemli görevler üstlendik. Yani işin hep mutfağında olduk. Yurt içinde ve yurt dışında önemli konularda bilgi alışverişinde bulunduk. Raporlar hazırladık. Bu deneyimleri artık şehrimle paylaşmak istiyorum. Tüm altyapısıyla 2023’e kalkınmaya, şahlanmaya hazır bir Erzurum tek görevimizdir” dedi.

     

    “SİYASETÇİ YATIRIMA DESTEK OLMALI”

    Siyasetçi, bölgenin ve bulunduğu ilin kalkınması yönünde özel sektörün ve yatırımcının mutlaka yanında olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, “Siyasetçi, özel sektörün ve kamunun gelmesi halinde devlet ile yatırımcının arasında bir bağ oluşturmalı. Teknik anlamda özel sektörün avantajlı olması yönünde gereken alt yapıyı oluşturmalıdır” dedi.

    “Siyasetçi sorunların çözüm noktasında gelen bilgileri yukarı taşımalı” diyen Prof. Dr. Karagöl, “Siyasetçi sahada olacak ve gelen sesi dinleyip yukarıya taşımalıdır. Böylelikle problemler eritilir, insanların siyasete bakış açısı değişir, siyasette güçlenir. Yetkili kurumlar ve taraflar masada katılımcı olursa, sorunların çözümüne büyük katkı sağlar” şeklinde konuştu.

     

    “SEKTÖR YOKSA ŞEHİRDEN GÖÇERSİNİZ”

    Son yıllarda Erzurum’un çok göç verdiğini ve bunun altında ekonomik sorunlar olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karagöl, “Mezun olduğunuz şehirde iş beklentiniz olmamalı ki o şehirde kalasınız. Sektör yoksa şehirden göçersiniz” dedi.

    Bu bölgeler için özel sektörü tetikleyecek ve bürokrasiyi iyi bilen insanların görev alması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Karagöl, “insanların kalabileceği işgücü ve imkânların sağlanması lazım. Sektörlerde iş gücü gitmemeli, zincir tam tersine işlemesi gerekiyor. Şehre neler yapılması konusunda dışarıda işadamı, akademisyen ve gazeteci var. Bunları da getirip katkıda bulunmak gerekiyor. Bu anlamda Türkiye’ye mal olacak raporlar hazırladık. Ülkemize yapıyoruz, neden Erzurum ve bölge için yapmayalım. Erzurum Türki Cumhuriyetleri’ne en yakın ildir. Hızlı tren, Ovit Tüneli’nin açılması, şehre hareketlilik kazandırır. Yeter ki doğru projeler üretelim” şeklinde konuştu.

  • Saatlerinizi ileri aldınız mı?

    Saatlerinizi ileri aldınız mı?

    Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla her yıl yapılan ileri saat (yaz saati) uygulaması bu gece başladı. Saatinizi ileri almayı unutmayın.

    Bütün yurtta saatler 03.00’ten itibaren bir saat ileri alındı.

     

     

    Yaz saati uygulaması, çalışma saatlerinin günün güneşli bölümüne alınması suretiyle, gün ışığından daha fazla yararlanılması, elektrik enerjisinin aydınlatmada kullanılan bölümünden tasarruf sağlanması amacını taşıyor. Ayrıca, yaz saati uygulamasıyla, akşam saatlerinde en yüksek değerine ulaşan enerji talebinin azaltılması hedefleniyor.

     

     

    Saatler, 27 Ekim 2013 Pazar günü saat 04.00’te tekrar geri alınacak.

  • Netanyahu’dan ‘Neden özür diledik’ açıklaması

    Netanyahu’dan ‘Neden özür diledik’ açıklaması

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye’den özür dilemelerinin ardındaki ana sebebin Suriye’deki durum olduğunu açıkladı.

    Facebook sayfasında konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Netanyahu, “Değişen gerçekler, bölgedeki ülkelerle ilişkilerimizi yeniden ele almamızı gerektirdi. Suriye krizinin sürekli kötüleşmesi en önemli kaygımız.” ifadelerine yer verdi. Suriye’de gelişmiş silahların farklı unsurların eline geçmeye başladığını belirten İsrail başbakanı, “En çok korktuğumuz da kimyasal silahların terör gruplarının eline geçmesidir.” dedi.

    Özellikle Golan Tepeleri’ndeki grupların kendileri için büyük tehdit olduğunu belirten Netanyahu, sınır bölgesini yakından takip ettiklerini ve muhtemel bir gelişmeye karşı cevap vermeye hazır olduklarını ifade etti.

     

     

     

    Türkiye ile ilişkilerin kesilmesinden 3 yıl sonra bu ilişkileri yeniden tesis etmeye karar verdiğini belirten Netanyahu, bu süre içerisinde de krizi sona erdirmek için girişimlerde bulunduklarını belirtti. Netanyahu, “Suriye ile sınıra sahip olan Türkiye ve İsrail’in iletişim halinde olması önemli.” dedi.

     

     

     

    Türkiye ile ilişkilerin kesilmesinden 3 yıl sonra bu sebeple ilişkileri yeniden tesis etmeye karar verdiğini belirten Netanyahu, “ABD başkanının ziyareti sona ererken aramızdaki krizi çözmek için Türkiye başbakanını aramaya karar verdim.” dedi.

     

     

     

    Savunma Bakanı Moşe Ya’alon da Netanyahu’yu hem Türkiye hem de İsrail’in çıkarına olan sağduyulu kararı için kutladı. Eski Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, özür dilenmesini ‘ciddi bir hata’ sözleriyle eleştirmişti.

  • Akdağ neden görevden alındı

    11 yıl aralıksız bakanlık yapan Akdağ, geçen Haziran ayında Sağlık Liderleri Forumu’nda ‘dünyanın en uzun süre Sağlık Bakanlığı yapan ismi’ sıfatıyla Amerika’da onur plaketi almıştı. Akdağ, Bakanlık görevinin ilk yıllarında AK Parti hükümetlerinin her seçimde oy artırmasının en önemli nedenlerinden biri gösterilen ‘sağlık memnuniyetinin’ mimarlarından sayılıyordu.

     

     

    Ancak Sağlıkta Dönüşüm Projesi çerçevesinde attığı adımlarla, özellikle sağlık çalışanlarının, doktorlar, hemşirelerin, eczacıların büyük tepkisini çekti. Uygulamaları nedeniyle, sağlık personeli pekçok kez protesto yürüyüşü, eylemi, grevi yaptı. Akdağ’ın bakanlık döneminde uygulamaya koyduğu ‘tam gün yasası’, ‘performans sistemi’ gibi politikalar, doktorlar başta olmak üzere sağlık çalışanlarının yoğun tepkisini çekti. Yabancı doktor, hemşire ve sağlık uzmanlarının Türkiye’de görev yapmasının önünü açması da ,Türk Tabipler Birliği tarafından yoğun şekilde eleştirilmişti. Akdağ, son dönemde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin artması nedeniyle de eleştiri oklarına maruz kalıyordu.

     

     

    Başbakan Erdoğan’la ters düştüğü konu ise, “grip aşısı” oldu. Sağlık Bakanı Akdağ’ın Türkiye’de büyük bir kampanya haline getirdiği domuz gribi aşısı konusunda gazetecilere ‘ben aşı olmayı düşünmüyorum’ açıklamasını yapan Erdoğan, ardından Bakan Akdağ’a dönüp, “Benim aşı olacağımı söylemişsin çabuk bunu düzelt” diyerek tepki göstermişti. Akdağ, yine domuz gribi aşısı konusunda kendisini eleştiren eski Sağlık Bakanlarından, bir önceki dönemin MHP Milletvekili osman Durmuş ile TBMM’de sonu itişmeye varan tartışma ile de gündeme gelmişti.