Etiket: Necip

  • Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Necip Fazıl’ı Anlattı

    Türk düşüncesi, sanat ve edebiyat dünyasının en önemli isimlerinden, büyük aksiyon adamı ve hüviyetiyle derin izler bırakan Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Yazar Belkıs İbrahimhakkıoğlu’nun anlatımı ile Afife Hatun Kültür Merkezinde anıldı.

    60 yıllık yazı hayatı boyunca başta şiir olmak üzere farklı türlerde ve alanlarda verdiği eserleriyle kültür dünyamıza mührünü vuran Necip Fazıl Kısakürek’in kişiliğini ve şiirlerini ele alan Belkıs İbrahimhakkıoğlu üstad ile olan hatırlarını da anlattı. O dönemin sosyolojik ve siyasi sorunlarından kaynaklanan sorunları göz önüne alarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden İbrahimhakkıoğlu, o dönem insanları ve düşünürlerinin ağır bir yükün altında girdiğini unutmamak gerektiğini belirtti.

    Necip Fazıl ile ilk tanışma hadisesini anlatan İbrahimhakkıoğlu,” İlk tanışıklığımız telefonda oldu. Erenköy’de bir köşkte oturuyordu, telefonda hatlar arası bir kopukluk oldu, ses gelmiyordu ahizeden, “Alo? Kimsiniz?” diye sormuştum. Birden gürledi. “Ben Necip Fazıl’ım sen kimsin ?” dedi. Bende,” Ben Belkıs İbrahimhakkıoğlu Necip Bey” dedim. Telefonu yüzüme kapattı. Koskoca üstada Necip Bey demiştim. Daha sonra beni Ahmet Kabaklı Hoca’ya şikayet etmiş. O anı hiç unutamam” dedi. İbrahimhakkıoğlu, “Üstad’ın evim diye bir şiiri vardır. Son şiirlerini Türk Edebiyatında yayınladı çünkü orada bizim kültürümüzün panoraması, rengimiz, kokumuz, tadımız var. Mekan insan ilişkisinin çok güzel tarifi var. Şehirlerin hayatında o şiirin önemli bir yeri var” dedi.

  • Boluspor Eski Başkanı Necip Çarıkçı Resmen Aday

    PTT 1. Lig takımlarından Boluspor’da 28 Mayıs’ta yapılacak kongre öncesinde eski Başkan Necip Çarıkçı adaylığını açıkladı. Çarıkçı, “Boluspor camiasından özellikle son 15 gündür büyük bir baskı ile aday olmam istendi. Taraftarlarımız basınımız büyük destek veriyor. Mevcut yönetim ile eski yönetimler arasında kopmalar mevcut. Biz yönetim olarak bütün başkanlarımızı kucaklayacağız. Biz birlikte olursak kazanırız” dedi.

    Boluspor eski Başkanı Necip Çarıkçı, 2004 ruhuyla geri gelmek istediklerini ifade ederek, “Taraftarlarımızın, basınımızın ve camianın 2004 ruhunu geri istediklerini biliyoruz. Bizim dönemimiz dahil birçok yönetimden genç ve güçlü bir kadro ile Boluspor’u yönetmeye adayız. İnşallah bizler bu göreve geldiğimiz günden sonra Boluspor’da herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışımız olacak” diye konuştu.

    Çarıkçı, aday olması yönünde camianın büyük baskı yaptığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

    “Boluspor camiasından özellikle son 15 gündür büyük bir baskı ile aday olmam istendi. Taraftarlarımız basınımız büyük destek veriyor. Bugün resmen adaylığımı sizlerin aracılığı ile açıklıyorum. Mevcut yönetim ile eski yönetimler arasında kopmalar mevcut. Biz yönetim olarak bütün başkanlarımızı kucaklayacağız. Biz birlikte olursak kazanırız. Boluspor’un şu anda durumunu biliyorum. Geleceğe yönelik 2 yıllık çalışmamız olacak. Yönetimde yer alacak arkadaşlarımız ile Boluspor’u layık olduğu yere getirmek için bu göreve yeniden büyük bir destekle geldik. Bu destek sonrasında çalışmalarımızı yapacağız. Başarı sabredersek gelecektir.”

    Seçilmesi durumunda kulübün kapılarının herkese açık olacağını söyleyen Necip Çarıkçı, “Boluspor’un kapısı herkese açık olacak. Taraftarlarımız, basınımız herkes şeffaf bir yönetim ile Boluspor’u takip edebilecek. Kırgınlıklar küslükler olmayacak. Eski başkanlarımızı, mevcut yönetimdeki arkadaşlarımızı ve eski idarecileri bir araya getireceğiz” dedi.

  • Boluspor Eski Başkanı Necip Çarıkçı Kongrede Aday Oluyor

    PTT 1. Lig takımlarından Boluspor’da 28 Mayıs’ta yapılacak genel kurul öncesinde eski başkanlardan Necip Çarıkçı’nın aday olacağı ifade edildi.

    Boluspor’da 28 Mayıs Cumartesi günü yapılacak olağan kongre öncesinde hareketlilik başladı. Boluspor eski başkanlarından Bolu Belediyesi Başkan Vekili Necip Çarıkçı, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ile başkan adaylığı için görüştü. Görüşmede Yılmaz’ın Çarıkçı’ya adaylığı için, “Karar senin. Ben Boluspor Başkanı kim olursa desteklerim” dediği öğrenildi. Çarıkçı’nın önümüzdeki günlerde adaylığını açıklaması bekleniyor. Boluspor Başkanı Savaş Abak’ta kongrede tekrar aday olacağını ifade etmişti.

  • Necip Fazıl Kısakürek, Bursa’da Anıldı

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kültür A.Ş. tarafından İbrahim Paşa Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşide büyük üstad, şair ve aksiyon adamı Necip Fazıl Kısakürek konuşuldu.

    Kültür A.Ş. kültür danışmanı şair-yazar, Metin Önal Mengüşoğlu, Eğitimci- Yazar Duran Boz ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Bölümü Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Alaattin Karaca’nın konuşmacı olarak katıldığı söyleşide, ünlü şairin yaşamı, Türk edebiyatına katkıları ve hayata karşı duruşu anlatıldı.

    Etkinliğin başında söz alan Metin Önal Mengüşoğlu, Türkiye’nin edebiyat tarihinde ve yakın geçmişinde Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl’ın önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Mengüşoğlu, Necip Fazıl ve Mehmet Akif’in bu toprağın insanı olmalarının yanı sıra inanç değerlerine sahip çıkan, millete önderlik eden, milli düşünceye mensup şairler olduğunu ifade etti.

    “Necip Fazıl’ın bu ülkede yaşayan milliyetçi, muhafazakâr, ülkücü, İslamcı, tüm kesimler ile yolu mutlaka kesişmiştir” diyen Mengüşoğlu, 68 kuşağı solcularının, komünist idealleri benimseyen gençlerin, bu ideallerin felsefelerini okuyarak benimsemediklerini, İslami felsefeyi benimseyen nesiller arasında da Kur’an, kelam okuyan, din felsefesi yapanların çok az olduğunu söyledi. Mengüşoğlu, “Bizim gençliğimiz döneminde sosyalist, komünist idealleri benimseyenler Nazım Hikmet’ten, Ahmet Arif’ten beslendi. İslami düşünceyi benimseyen nesil ise Necip Fazıl’ı, Mehmet Akif’i okuyarak kendini geliştirdi. O yıllarda Allah adını anmak yasaktı. 1934’lü yıllarda Ömer Rıza Doğrul bir Kuran-ı Kerim Meali hazırlamıştı. Eserin isminde Allah lafzını kullanamadığı için ‘Tanrı Buyruğu’ demek zorunda kalmıştı” diye konuştu.

    Necip Fazıl’ın büyük bir sanatçı, usta bir hatip olduğunu ifade eden Mengüşoğlu, üstadın icra ettiği sanatın, yazdığı şiirlerin her birsinin adeta bir fenomen olduğunu ifade etti. Mengüşoğlu şöyle devam etti :”Necip Fazıl, kusurlarını bile üzerinde şık bir şekilde taşıyan biriydi. Mahkemelerde verdiği ifadelere, savunularına bizzat şahit olmuşumdur. Müthiş hazır cevaptı. Necip Fazıl sahneye çıktığı zaman salonun yüzde 90’ı onu dinlemek için değil seyretmek için gelirdi. Harika bir hatipti. Sunumunda kullandığı beden diliyle birlikte sanki bir aktör gibi tiradlarını, repliklerini süslemeyi iyi bilirdi. Siz, artık bir süre sonra onun ne söylediğine değil nasıl söylediğine bakardınız.”

    Necip Fazıl’ın gençlik yıllarında edindiği kumar alışkanlığı ve bohem yaşam tarzının çok eleştirildiğini, kusurlarının büyük olmasına rağmen, bataklıktan çıkmak için gösterdiği müthiş çabanın örnek alındığını ifade eden Mengüşoğlu “Necip Fazıl, kumarhanelerden, batakhanelerden, kaldırımlardan süratle geçerken kelimenin tam anlamıyla tosladığı Abdülhakim Arvasi sayesinde yolunu değiştirmiş ve farklı bir kulvara yönelmiştir. Ancak sanılmasın ki üstad, Abdülhakim Arvasi’nin önünde dizini kırarak aylarca, yıllarca tedrisat etmiştir” diye konuştu. Allah demenin suç olduğu bir dönemde Necip Fazıl’ın Allahu Ekber diyerek defalarca hapse düşen önemli bir fikir adamı ve önder olduğunu ifade eden Mengüşoğlu, Necip Fazıl’ın çıkardığı “Büyük Doğu” mecmuasının defalarca kapatıldığına dikkat çekti. Mengüşoğlu, “Özellikle genç kardeşlerimin, bu ülkenin nereden nereye geldiğini görmeleri bakımından bunları öğrenmeleri, bu gerçekleri okumaları gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “NECİP FAZIL NAZIM HİKMET’TEN DAHA BATILIDIR”

    Necip Fazıl’ın Bahriye’den okul arkadaşı olan Nazım Hikmet’ten daha batılı (batıcı değil) olduğunu ifade eden Mengüşoğlu, “Yoksulluk edebiyatı yapan, Anadolu köylüsünü anlatan Nazım Hikmet, Necip Fazıl’a göre daha Anadolucu görünür. Nazım Hikmet yaşam tarzı olarak Batıyı benimsemiş olabilir ancak yaşamadan, masa başında kurmaca bir yoksulluk edebiyatı üretmiştir. Necip Fazıl’ın sancıları ise daha hakikidir. Necip Fazıl, gördüğü eğitim ve yaşam deneyimleri ile batının bütün birikimi özümsemiş biridir” şeklinde konuştu.

    “GÜR SESİNDEN ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”

    Eğitimci yazar Duran Boz da, Necip Fazıl’ın aile şeceresine ilişkin önemli bilgiler verdi. Necip Fazıl’ın ailesinin Maraşlı olduğunu ifade eden Boz, Kısakürek´lerin Yavuz Sultan Selim devrine kadar varan mazbut bir şecere içinde, aralarından olgun din büyükleri yetişmiş, Anadolulu bir sülaleden geldiğini söyledi. Necip Fazıl’ın doğum tarihinin kaynaklara göre 1904-1905 olarak gösterildiğini kaydeden Boz, üstadın adının dedesi tarafından verildiğini, 4-5 yaşlarında iken dedesinden okuma yazmayı öğrendiğini kaydetti. Dedesinin vefatı ile derin bir keder yaşayan ve o yıllarda anne ve babasının boşanmalarıyla da sarsılan Necip Fazıl’ın asıl macerasının Bahriye Mektebinde okuduğu yıllarda başladığını ifade eden Boz, “Nazım Hikmet, Necip Fazıl’ın Bahriye’den okul arkadaşıdır. Yahya Kemal Bayatlı, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve önemli İslam âlimlerinden, Diyanet eski reisi Ahmet Hamdi Akseki öğretmenidir” diye konuştu.

    Necip Fazıl’ın Bahriyeli yıllarında şiir yazmaya başladığını ve yazdığı şiirleri Hamdullah Suphi Tanrıöver ile paylaştığını anlatan Boz, ancak Tanrıöver’in nasihati ile Necip Fazıl’ın şiir yazamaya bir süre ara verdiğini ifade etti. Boz şöyle devam etti: “Necip Fazıl’ın tasavvufla ilk teması, Bahriye Mektebi’nde öğrenci iken, edebiyat hocası İbrahim Aşkî Bey’in kendisine okuması için verdiği tasavvufî kaynaklı iki kitapla başlamıştır. Necip Fazıl’ın okuduğu bu kitaplardan ilki, tasavvuf hakkında genel malumatlar veren ve bazı velî menkıbelerini hikâye eden Sarı Abdullah Efendi’nin “Semerâtü’l- Fuad (Gönül Verimleri)” adlı eseri, diğerinin ise Nakşî tarikatının zevk ve hikmetlerini anlatan “Divan-ı Nakşî’ adlı eserdir”

    Necip Fazıl’ın Bahriye son sınıftayken okulu bıraktığını arından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü sınavlarını kazandığını ifade eden Boz, “Üstad, İstanbul Üniversitesi’ne başlamadan yurt dışı bursu için İngilizce sınava girer ve kazanır. Necip Fazıl İngilizce sınavı kazanmasına rağmen aldığı bursla Fransızca konuşulan bir memlekete, Fransa’nın başkenti Paris’e gönderilir ve hayatının en önemli değişikliği burada başlar. Necip Fazıl, Paris’te kaldığı süre zarfında, kumar illetine yakalanır. Gündüzleri uyur, geceler boyu kumar masasından kalkmaz. 7- 8 aylık bir sürenin ardından bursu kesilir ve Türkiye’ye dönmesi istenir” şeklinde konuştu. 1928 yılında “Kaldırımlar” şiiri yayımlanan Necip Fazıl’ın edebiyat dünyasında iyice tanındığını ifade eden Boz, 1932’de “Ben ve Ötesi”, “Ruh Buruntularından Hikâyeler” eserleri ile iyice zirveye yerleştiğini ve bu yıllarda Hollanda Bankası, Osmanlı Bankası ve İş Bankası gibi birçok bankada çalıştığını ifade etti. Necip Fazıl’ın 1965 yılında Büyük Doğu Fikir Kulübü’nü, 1973 yılında Büyük Doğu Yayınları’nı kurduğunu anlatan Boz:” Necip Fazıl’ın kavgasından, gür sesinden öğreneceğimiz çok şey var. Ondaki dikkat bilincini, öfke bilincini, merhamet bilincini toplamamız gerekir. İnsanı sevmenin ve muhabbet etmenin asıl olduğunu da göz önünde bulundurmamız gerekir’’ diye konuştu.

    “NECİP FAZIL HECENİN SON USTA ŞAİRİYDİ”

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Bölümü öğretim üyesi Profesör Doktor Alaattin Karaca ise Necip Fazıl’ı bir şair, bir sanatkâr, bir gazeteci değil bir dava adamı olarak nitelendirmenin daha doğru olacağını söyledi. Prof. Dr. Karaca, “Necip Fazıl üzerine nesnel bir konuşma yapmak genelde zordur. Edebiyat tarihimizde Necip Fazıl gibi bazı şairler üzerinde efsane katmanları vardır. Nasıl Necip Fazıl hakkında söz söylemek ne kadar zor ise, Nazım Hikmet hakkında da aynı durum geçerlidir, çünkü o mavi gözlü bir devdir” ifadelerini kullandı. Necip Fazıl´ın hayatında 3 önemli değişim evresi olduğunu ifade eden Karaca, “Necip Fazıl, “O ve Ben” adlı hatıra kitabında bu devreleri “Onu Tanıyıncaya Kadar”, “Onu Tanıdıktan Sonra”, “O Günden Beri” diye adlandırır. O, dediği, şairin efendisi, mürşidi Abdülhakim Arvasi´dir” diye konuştu. Necip Fazıl’ın toplumsal temalı şiirleri de dâhil birçok şirinin “Ben” merkezli olduğunun altını çizen Karaca, Necip Fazıl için söylenen “Hecenin Son Usta Şairi” benzetmesinin doğru bir tanımlama olduğunu kaydetti. Karaca şöyle devam etti “ 1939 yılından itibaren Necip Fazıl için sanatın manası ve amacı değişmiştir. O Tarihten sonra kendi ifadesi ile Necip Fazıl’a göre sanat Allah’ı aramak olarak evrilmiştir. Önceki dönemlerini ise çelik çomak oynadığı yıllar olarak ifade etmiştir.”

  • Necip Fazıl Ve Nazım Hikmet Şiirleri İle Türkiye’ye Birlik Mesajı Verilecek

    Yalova Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’na yerleştirilen konuşan banklara oturanlar, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet’in şiirlerini dinleyecek.

    Yalova Belediyesi, birlik ve beraberliğe vurgu yapmak için ilginç bir yol belirledi. Belediye Başkanı Vefa Salman, Cumhuriyet Meydanı’na iki ayrı görüşün önemli şairleri Necip Fazıl Kısakürek ve Nazım Hikmet Ran’ın şiirlerini okuyan konuşan bankları yan yana yerleştirdi. Kendisi de bir şair olan Salman, bu hareketiyle bütün Türkiye’ye birlik ve beraberlik mesajı vermek istediklerini dile getirdi. Salman, “Nazım Hikmet Ran ve Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerinin okunduğu bankları bilinçli olarak yan yana koydum. Karşı karşıya da koyabilirdim. Karşı karşıya gelmesinler. Yan yana olsunlar, Türkiye’ye bir mesaj olsun diye yan yana koydurdum. Banka oturanlar, 3 adet Nazım Hikmet’ten, 3 adet de Necip Fazıl’dan şiir dinleyebilecek. Umarım hem hemşerilerim, hem Yalova’ya dışarıdan gelen ziyaretçilerimiz bu banklardan hoşnut kalır” diye konuştu.