Etiket: Nazmi

  • Op. Dr. Nazmi Başaran MHP Büyükşehir Belediye başkan aday adaylığını açıkladı

    Op. Dr. Nazmi Başaran düzenlediği basın toplantısında MHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığını açıkladı. Başaran “Sevdamız, memleketimiz Kuvay-i Milliye Şehri Balıkesir’imize hizmet etmeye talip olduk”dedi.

    MHP İl teşkilatında basın toplantısı düzenleyen Op. Dr. Nazmi Başaran düzenlediği basın toplantısında MHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığını açıkladı. Başaran’ın başta ailesi olmak üzere il ve ilçe teşkilatlarından gelen bir çok teşkilat üyesi yalmız bırakmadı. MHP Balıkesir İl Başkanı Orhan Dereli yaptığı açılış konuşmasında teşkilat olarak üretken belediyecilik, bütüncül yaklaşım birlikte yönetim anlayışı ile tüm belediyelere talip olduklarını söyledi. Op. Dr. Nazmi Başaran MHP Genel Merkezine 29.Kasım itibariyle Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığı için başvuru yaptığını belirterek “Sevdamız, memleketimiz Kuvay-i Milliye Şehri Balıkesir’imize hizmet etmeye talip olduk. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli ve genel merkezimizin takdiriyle aday olmamız halinde İnanıyorum ki değerli hemşehrilerimin teveccühüyle bu kutsal görevi devralacağız. Bir hayalim var. Balıkesir’de yaşayan her vatandaşımızın refah içinde yaşayacağı, kalkınmış, her manada örnek bir Balıkesir hayalim var. Temiz, sağlıklı, kötü alışkanlıklardan uzak, zinde, ruhen ve bedenen mutlu ve sağlıklı , her inanç ve görüşten bireylerin huzur içinde bir arada yaşadığı bir toplum hayal ediyorum. Rabbim’in yardımı ve sizlerin teveccühüyle bunu başaracağımıza inanıyorum. Amacımız kimseyi karalamadan, kavga ortamından uzak kalarak, şeffaf, çözüm üreten, hesap verebilen, toplumla iç içe, tertemiz bir belediyecilik anlayışıyla memleketimize hizmet etmek. 29 yıl bu şerefli millete hizmet etmiş bir kardeşiniz olarak ,şimdi de doğup büyüdüğüm şehre hizmet etmeye talibim. Balıkesir’in sorunlarını ,vatandaşımızın dertlerini çok iyi biliyorum. Dersime çok iyi çalıştım. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak, sosyal hayatlarını zenginleştirecek, şehrimize artı değer katacak bir çok projemiz var. Seçim kampanyasına başladığımızda projelerimizi bir bir açıklayacağız”dedi.

    Balıkesir’i Türkiye’nin yeni yüzü yapacağız

    Amaçlarının 20 ilçe dahil olmak üzere 14 bin 272 metrekareye,1 milyon 200 bin vatandaşa eşit hizmet götürerek Balıkesir’i Türkiye’nin yeni yüzü yapmak olduğuna dikkat çeken Başaran “Çünkü bu şehir bunu hak ediyor. Kutlu davamıza, bu şerefli millete gönül vermiş biri olarak çok çalışacağız ve Allah’ın izniyle bunu başaracağız. Esnafımıza, kadınlarımıza, çiftçimize, gençlerimize, öğrencilerimize, bereket kaynağımız yaşlılarımıza, engellilerimize çok daha fazla değer göstererek toplumun her kesimine Allah’ın izniyle ulaşacağız ve sıkıntılarını gidereceğiz. Ayrıca 3 aralık dünya engelliler günü dolayısıyla da birkaç bir şey söylemek istiyorum. Engellilerimizin Cenab-ı Allah’ın bizlere birer emaneti olduğu anlayışıyla hareket edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Evet hepimiz birer engelli adayıyız. Kendimizi onların yerine koyacağız ve ona göre davranacağız. Onlar bizim özürlü değil özel vatandaşlarımız, bizim onlar için yapacağımız her iyi şey bir lütuf değil onların tabii haklarıdır. Biz insanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir anlayışın mensubuyuz. Töremiz nedir? Töremiz insanı yaşat ki devlet yaşasın dır..Bizlerde insanımızı iyi şartlarda yaşatacağız ki devletimizde iyi şartlarda olsun”şeklinde konuştu.

    Hiç kimse sıkıntısıyla yaşamaya mecbur kalmayacak

    Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket edeceklerinin sözünü verdiğini ifade eden Başaran “Hiçbir vatandaşımız sıkıntısıyla yaşamaya mecbur kalmayacak. Vatandaşımızın her ne sorunu olursa bize başvuracak. Bizler vatandaşımızın o sorununu çözmeden onu yollamayacağız. Bununla ilgili projemiz hazır. Sizlere birkaç başlık altında Belediyecilik anlayışımızı aktarmak istiyorum. Kentin sıkıntılarını sahada görüp tespit eden. Dürüst ve şeffaf bir tutumla ve düzenli aralıklarla denetime açık olan Katı atıklardan çevreye zarar vermeden kurtulan, atık su arıtımı ve benzeri konularda kalıcı geri dönüşüm projeleri geliştiren. Bir gününü engelli vatandaşlarla geçirip, onların kentin fiziki yapısından kaynaklanan sorunlarıyla empati kurarak hayatlarını kolaylaştıran projeler gerçekleştiren. Toplu taşıma ve ulaşımda en az 30 yıl sonrasını da hesaba katan projeleri hayata geçiren. Bireylerin geçim sıkıntısı yüzünden göçe zorlanmadığı bir kent hedefleyen. Vatandaşın cebinden alan değil, vatandaşın refahını yükselten. Açtığı çukuru mümkünse o gün kapatan, değilse yurttaşın düşüp can ve mal kaybı olmayacağı makul tedbirleri alan. Vatandaşın Yanına oturup çayını içip derdini paylaşabileceği, ulaşılabilir olmak. Projesini oluştururken kentliyle paylaşan, uygularken fikrini ve olurunu alan, katılımcı olan. Ben bilirim, ben yaparım egosu olmayan, karşısındakini dinleyen, istişare etmeyi bilen, her türlü fikir, görüş, düşünceye ve de vatandaşlar ile çalışanlarına saygısı olan. Makama yakışır, edep ve adabına uygun hareket eden. Toplumun her ferdine saygılı olan. Yapılan her işin arkasında mesleki bilgi ve beceri ile durabilen, yapılan ve yapılacak olan işleri yapboza çevirmeden her türlü detayı değerlendiren, yaparken de ciddi anlamda kontrol mekanizmasını çalıştıran, denetleyen. Kısaca üreten, çalışkan bir belediyecilik anlayışı. Bu vesileyle bir kez daha tüm hemşehrilerimi saygı ve sevgiyle selamlıyor, çıktığımız bu kutlu yolun hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum”şeklinde sözlerini tamamladı.

  • Donanma davasında Hayrettin İmren ve Nazmi Ekici’ye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

    Kocaeli’de görülen Donanma Komutanlığı’ndaki darbe girişimi davasında, eski amiraller Hayrettin İmren ve Nazmi Ekici ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 15 Temmuz darbe girişimine yönelik Donanma Komutanlığı mensuplarının yargılandığı davada eski amiraller Hayrettin İmren ile Nazmi Ekici’ye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

  • Koç Okulu Nazmi Zehra İyibilir Ortaokulu ile buluştu

    Koç Okulu lise öğrencileri, Nazmi Zehra İyibilir Ortaokulu öğrencileri ile sosyal sorumluluk projesi kapsamında Anadolu Eğitim Projesi adı altında buluştular. Proje 18-22 Haziran 2018 tarihleri arasında dans, müzik, resim, tiyatro ve spor alanlarında yapıldı.

    Danışman öğretmenler Ali Bağçeci ve Öznur Altıntaş ile danışman öğrenci İris Çağlayan, amaçlarının çocukları spordan müziğe, danstan resme farklı alanlarda hayatları boyunca kullanıp farklılık oluşturacakları deneyim kazandırmayı amaçladıklarını belirtti. Ayrıca Koç Lisesi Öğrencileri, öğretmen değil, arkadaş olmaya geldiklerini ve harika vakit geçirdiklerini söylediler.

    18 Haziran Pazartesi başlayan etkinlikler 22 Haziran Cuma günü veli ve öğretmenlere öğrencilerin edindikleri kazanımları sunacakları bir gösteri ve sergi ile sona erecek. Menteşe Nazmi Zehra İyibilir Okul Müdürü Nuri Can, okul olarak sadece öğretim yılı içerisinde değil, her zaman, ders içi ve ders dışı etkinliklerle öğrencilerin eğitimi ve gelişimi için çalışmaya devam edeceklerini, 2018/2019 eğitim öğretim yılında da benzer projelere devam edeceklerini belirtti.

  • Nazmi Özkoyuncu üniversitelilerle buluştu

    Gaziantep Medya Platformu Başkanı ve Dolphin Ajans Onursal Başkanı Nazmi Özkoyuncu, Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileriyle buluştu.

    ve 24 yıldır bölgede ulusal reklamcılık yapan ve büyük başarılara imza atan GAMEP Başkanı ve Dolphin Ajans Onursal Başkanı Nazmi Özkoyuncu, Gaziantep Üniversitesi İletişim ve Medya Topluluğu tarafından düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Programda açılış konuşmasını yapan Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Emine Şahin, öğrencilere örnek olacak ve sahada başarılı insanları kampüse davet etmekteki amaçlarının yeni nesli cesaretlendirmek olduğunu ifade etti. Şahin, iş hayatında başarıyı yakalayanların hikayelerine devam edeceklerini vurgulayarak, başarı için tekrar tekrar denemeye devam etmeleri gerektiğini kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Bayram Oğuz Aydın ise “Gaziantep Üniversitesi ile Dolphin Ajans arasında çok özel bir bağ oldu. Dolphin Ajans’ta staj yapan öğrencilerinin çok iyi bir saha eğitimi aldılar. İstanbul ya da Ankara’ ya gitmenize gerek yok. Gaziantep’te işini ulusal yapan bir ajans var, her konuda bu ajanstan yararlanabilirsiniz” şeklinde konuştu.

    Nazmi Özkoyuncu ise konuşmasında, çağın mesleğinin reklamcılık olduğunu söyleyerek, genç iletişimcilere başarı hikayesini anlattı. Genç iletişimcilere ışık tutmaya, her zaman destek olmaya hazır olduklarını belirten Özkoyuncu, “Bu güzel kenti, markalar şehrini İstanbul’a muhtaç etmeyelim, sizin gibi genç iletişimciler yetiştikçe buna ihtiyacımız yok. Büyük bir açığı kapatacağınıza inanıyorum ve sonuna kadar destek olmaya hazırım. Örneğin; reklam senaristleri çıksın aranızdan, iletişimi her yönüyle kavrayan ve işini çok iyi yapan İşinizi severek yapın, mesleğinizin kıymetini bilin. Çağın mesleğini yapmaya hazırlanıyorsunuz, yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı.

    Tercübelerini paylaşmaya devam eden Özkoyuncu, öğrencilere uyarılarda da bulunarak, “İletişim Fakültesi öğrencileri, sizler geleceğimizsiniz. Gelecek olan sizlersiniz. Sizin varlığınızla gurur duyuyor ve çok başarılı işler yapacağınıza inanıyorum. Sizlere tavsiyem bilgi güçtür, hatta silahtır bunun için çok okuyun, labirentte kaybolmayın, büyüklerinize karşı, öğretmenlerinize karşı saygılı olun. Onların bilgisinden, tecrübesinden, donanımından faydalanın fakat korkuyu da üzerinizden atın. Başarının önündeki en büyük engel korkudur” dedi. Özkoyuncu’nun yapımcılığını üstlendiği reklam filmi ve müziklerinden olan Mahmood Coffee reklamları ile Öncü Salça için hazırladığı reklam müziğini salondaki öğrenciler tarafından alışılagelmiş bir şekilde söylenmesi, ajans çalışanlarına duygusal anlar yaşattı. Özkoyuncu, çok güzel vakit geçirdiklerini ifade eden öğrencilerin soru yağmuruna uğradı.

    Program sonunda İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç Dr. Emine Şahin, Özkoyuncu’ya teşekkür plaketi takdim etti. Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi, her ay farklı bir başarı hikayesi organizasyonu ile öğrencilerini buluşturmayı hedefliyor.

  • Güney Görev Grup Eski Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici:

    FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklu olan Güney Görev Grup Eski Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, “Eğer illegal bir yapıda olsaydım Rusya ile olan uçak düşürme krizinde savaş çıkarırdım. Çünkü angajman kuralları yetkisi bendeydi” dedi.

    Kocaeli’de Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görevli 92 kişinin yargılandığı, FETÖ/PDY davasının üçüncü günü devam ediyor. Kandıra Cezaevi yerleşkesi içerisinde kurulan, 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava yoklamanın yapılmasıyla başlandı. Yoklamaların ardından sanıkların savunmalarına geçildi.

    “Darbeden haberim olsaydı bu kadar rahat davranır mıydım?”

    Savunma yapan Güney Görev Grup Eski Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, “Ben bir sürü terfi aldım. Bana bu terfileri verenler şimdi bu davalarda yok. 11 Temmuz günü Ömer Faruk Harmancık beni aradı. Kendisi ile 13 Temmuz günü buluşmak üzere randevulaştık. Ben iznimle ilgili bütün evrakları bildirmiştim. Sıralı amirlerim ve meslektaşlarım benim Gölcük’e ve İstanbul’a gideceğimi biliyorlardı. Donanma Komutanının oğlunun 16 Temmuz’daki düğünü için Fenerbahçe Orduevi’ne gidecektim. Düğünün darbeyle falan alakası yok. 12 Temmuz sabahı kendi aracımla Gölcük’e geldim. Hiçbir eşyamı, beylik tabancamı, pasaportlarımı bile yanıma almadım. Gölcük’te yaşarken çocuklarımızın bakıcılığını yapan bir kadın vardı. İkizlerimizi o kadına bıraktık ve ben de Ankara’ya yola çıktım. Önceden ayarladığımız buluşma için Ömer Faruk Harmancık belirlediğimiz yere gelmedi. Kendisini aradım fakat ulaşamadım. Sabah İstanbul’a döndüm. O gece İstanbul’da kaldım. Sabah karım ve büyük oğlumla alışverişe gittik. Benim darbe faaliyetlerinden haberim olsaydı, bu kadar rahat davranır mıydım? Sonra Gölcük’e çocuklarımızın yanına gittik. Yolda beni Ömer Faruk Harmancık aradı. ’TSK yönetime el koydu’ dedi. Ne olduğunu anlayamadım. Cemal yüzbaşıya ’bir şey öğrenirsen bana haber ver’ dedim. Aksaz’dan beni aradılar. ’gemileri kaldırıyoruz’ dediler. Ben de ’kaldırın’ dedim” diye konuştu.

    “Ben darbe maksatlı hiçbir talimat almadım, vermedim”

    ’Gölcük’e geldiğimde ortalık karışıktı’ diyen Ekici, “Donanma üssünde bütün emniyet tedbirleri alınmıştı. Bu arada daha önceden aramızda husumet olan Hayrettin İmren ile ayaküstü karşılaştım. Daha sonra onla hiç konuşmadım. Askeri lojmanlarda Ayhan Bay’ın evine gittim. Televizyondan gelişmeleri takip ediyordum. Ben darbe maksatlı hiçbir talimat almadım, vermedim. O gece bir daha Hayrettin İmren’i hiç görmedim. Ayhan Bay sıkıyönetim direktiflerinin yazılı olduğu kağıdı getirdi. Ben bunun geçici bir kaos olduğunu düşündüm. Ben hiçbir zaman harp filosu komutanı olarak emir vermedim. Ankara ile telefondan görüştük. Köprüdeki olayları izledim ve ’gemilerin kalkması doğru’ dedim güvenlik için. İlerleyen saatlerde ise, ’bu gemiler niye dönmedi’ diye düşündüm. Ömer Faruk Harmancık’ı aradım ama ulaşamadım. Üsten çıkmak için üs komutanını aradım. Fakat bütün kapılar iş makineleri ile kapalı olduğundan botla çıktık. Ayhan Bay ve Hayrettin İmren de benle geldi. Başiskele’ye geçtik. Daha sonra Ayhan Bay bana ’boş bir ev biliyorum oraya gel’ dedi. Ayhan Bay ve Hayrettin İmren otostopla oradan ayrıldı. Ben de daha sonra taksi ile Ayhan Bay’ın verdiği adresteki eve gittim. Burada hep tek başıma ayrı odada kaldım. Bekir diye biri bize telefon verdi ve bu telefonlardan internete bağlandık” dedi.

    “Eğer illegal bir yapının içinde olsaydım Rusya ile savaş çıkarabilirdim”

    Kaçmak için Hayrettin İmren ve Ayhan Bay konuşuyorlardı diyen Ekici, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ben Ege’yi avucumun içi gibi bilirim. Eğer kaçmak istesem Tuzla’ya mı gelirdim? Kaçmak akıl karı değildi. Darbeden suçlanıyorduk. Eğer kaçarsak casus olacaktık. Benim tanıdığım hiç FETÖ’cü yok. Ben teslim olmak istiyorum dedim. Ortalık biraz yatışsın diye beni beklettiler. Hayrettin İmren bana ’eğer yakalanırsak her şeyi senin üzerine atacağım’ dedi. Ki öyle de yaptı. Ben sadece kod adını basına yakalanmamak için olaylardan sonra kullandım. Ondan önce kod adı falan kullanmadım. Ergenekon ve Balyoz sürecinde zaten herkese vatan haini deniyordu. Ben suçlu olmadığım için teslim olmadım. Ben eğer FETÖ’cü biri olsaydım, FETÖ elbet beni bir göreve gönderirdi. Ben hiç yurt dışında görev yapmadım. Eğer illegal bir yapıda olsaydım Rusya ile olan uçak düşürme krizinde savaş çıkarırdım. Çünkü angajman kuralları yetkisi bendeydi. Benim darbeyle ilgili hiçbir suçum yok. Benim tek suçum Gölcük’ten ayrılmam oldu. O yüzden çok pişmanım.”