Etiket: Nazım

  • Nazım Maviş: “TBMM’de sabaha kadar nöbet tuttuk”

    AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, darbe girişiminin ardından Sinoplularla buluştu.

    Sinop Hükümet Konağı önünde demokrasi nöbeti tutan AK Parti Milletvekili Nazım Maviş, açıklamalarda bulundu. Maviş, “Bugün milletimiz bir tarih yazıyor. 15 Temmuz darbe teşebbüsü milletimizin feraseti, basireti, demokrasiye ve başkumandana olan bağlılığıyla aşınmıştır. TBMM 23 Nisan 1920 de kuruldu. Kurulduğu günden bu yana karşılaşmadığı terör saldırısıyla karşılaştı. 15 Temmuz gecesi ve 16 Temmuz sabaha kadar süreçte TBMM İstiklal harbini yaşadığımız dönemde bile karşılaşmadığımız büyük saldırı ile karşı karşıya kaldı ve TBMM bombalandı. Biz darbe teşebbüsünün anlaşıldığı ilk saatlerden itibaren meclis başkanımızın, Başbakan ve meclis grubumuzun çağrısı üzerine Ankara’da bulunan milletvekillerimiz ile birlikte TBMM’ye koşarak gittik. Çünkü TBMM’yi kapatmak isteyen iradeye karşı yapılacak en haysiyetli duruş TBMM’yi açık tutmaktı. Her darbe TBMM’yi kapatmak, millet iradesini gasp etmek için yapılır. Bu darbede TBMM’yi çalışılmaz bir hale getirmek için yapılmış bir harekettir. Muhalefet milletvekillerimiz CHP grup başkan vekilleri, MHP başkan vekilleri Meclis’e gelerek meclis başkanı başkanlığında meclis açılarak grup başkanlarımız darbeye karşı konuşmalarını yaptı. Demokrasiye karşı kendi parti mensuplarının dik duruş sergilemesini istediler. TBMM‘yi bombalamaları üzere vekillerimiz ile aynı görüş içerisinde olarak TBMM’de demokrasi nöbeti tutmaya başladık. Ne pahasına olursa olsun milletin meclisi çalışacaktır. En güzel tablolardan bir tanesi Türkiye’de belki de ilk defa bütün siyasi partilerin temsilcileri ortak bir şekilde millet iradesini koruyacak irade sergiledik. Burada şunu ifade etmek istiyorum: Gerçekten Meclis Başkanımızın dirayeti ile birlikte bütün milletvekillerimizle hiç uyumadan çok kararlı bir duruş sergilendi. Cumhurbaşkanımız bizi arayarak ‘Ne pahasına olursa olsun TBMM açık kalacak milletin iradesinin tecelligahı olan bu kutsal yapıdan ayrılmayacaksınız, nöbet yerlerinizi terk etmeyeceksiniz’ dedi. Biz de bütün milletvekillerimiz ile bu demokrasi nöbetini tuttuk. Allah’a şükürler olsun TBMM’nin ruhu her zaman ayakta kaldı. TBMM ruhu ile bir bütündür, milletin iradesinin tecelligahıdır. Bu emanete sahip çıkmak bizim namusumuzdur. Ben nöbet sırasında bütün milletvekillerimizi koruyan emniyet mensuplarımıza şükranlarımı arz ediyorum. Bizimle beraber bu nöbeti tutan tüm milletvekili arkadaşlarıma, grup başkanlarıma ve bizi yalnız bırakmayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sinop’ta darbenin başladığı ilk günden itibaren bu milli duruşu sergiledi. Sinop sokakları darbeye karşı onurlu bir yürüyüş sergiledi. TBMM’nin sıfatı gazi meclisti 15 Temmuz gecesi ikinci kez gazi olmuştur. Allah bir daha bu acı tecrübeyi yaşatmasın, alçaklarda hak ettiği cezayı alacaktır. Bugün toprağa verdiğimiz Ayancıklı Ömer Can kardeşimiz daha hukuk fakültesinde bir öğrenciydi. Devletimizi korumak için tankların önünde atılan bombalardan yaralanarak şahadet şerbetini içmiştir. Buradan bütün Sinop’un başı sağ olsun. Ben bu vesile ile aziz milletimize tekrardan şükranlarımızı arz ediyorum” diye konuştu.

  • “Nâzım Hikmet Araştırma Ödülü” Keskiner Ve Güneş’e Verildi

    Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nda verilen “Nâzım Hikmet Araştırma Ödülü”ne “Nâzım’ın Evinde Vera’nın Sofrasında” kitabını birlikte hazırlayan yazar Arif Keskiner ve M. Melih Güneş layık görüldü.

    Tepebaşı Belediyesi tarafından 26-29 Mayıs tarihlerinde düzenlenen programda ödül almaya hak kazanan Keskiner ve Güneş, ödüllerini düzenlenen törende Şiir Buluşması’nın onur konuğu şair Ahmet Telli’nin elinden aldı. Keskiner ve Güneş’in birlikte hazırladıkları “Nâzım’ın Evinde Vera’nın Sofrasında” kitabı; Nâzım Hikmet’in Moskova’daki evini ziyaret etmiş ve karısı Vera Tulyakova Hikmet tarafından ağırlanmış bu konukların yıllar sonra kaleme aldığı anılardan oluşuyor.

    Her yıl Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen şiir buluşmaları kapsamında, Nâzım Hikmet’in şiiri üzerine yapılan edebi araştırmalara verilen ödülü M. Melih Güneş, 2014 yılında da kazanmıştı. “Nâzım’ın Evinde Vera’nın Sofrası’nda” kitabı ve farklı şehirleri gezen sergi, Nâzım Hikmet’in etkilerinin izini sürerek, bunların kaybolmadan belgelenmesini amaçlıyor.

  • “Nazım Ormanında Gündüz Gece” Oyunu Sahnelendi

    Tepebaşı Belediyesi’nin izleyici ile buluşturduğu “Nazım Ormanında Gündüz Gece” adlı oyun Tiyatro Simurg ekibi tarafından sahnelendi.

    Tepebaşı Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyunda Nazım Hikmet’in yaşamı ve dünyasına yolculuğa çıkan izleyici ayrıca 1900’lerde ülkenin yaşadığı o büyük geçiş sürecini de irdeleme fırsatı yakalıyor. Şairin kaleme aldığı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” romanından, büyük yapıtı “Memleketimden İnsan Manzaraları”na dek adeta bir ömrü sığdırdığı o büyük yolculuğu, sahnede izleyiciyle paylaşan Tiyatro Simurg, büyük beğeni aldı.

    Mehmet Esatoğlu’nun yazıp yönettiği oyun İnci Bilaloğlu, İbrahim Karamehmet, Aydan Cömert, Serpil Uyanık, Hale Üstün, Mehmet Esatoğlu tarafından sahnelendi.

  • Arsuz İlçe Belediye Başkanı Nazım Culha Küba’ya Gitti

    Hatay’ın Arsuz İlçe Belediye Başkanı Nazım Culha, Kamu İdarelerini Geliştirme Derneği tarafından belediye başkanlarına yönelik 15-23 Nisan tarihleri arasında düzenlenen, ‘Sağlık ve Tarım Alanlarında Yerel Hizmetlerin Sunulması İnceleme ve Tetkik Programına’ katılmak üzere Küba’ya gitti.

    Tarihi, kültürü ve ticareti ile ünlü olan Küba’nın başkenti Havana’nın yanı sıra Tirinidat ve Varadero kentlerinde gerçekleştirilecek etkinlik ve seminerler arasında, UNESCO tarafından koruma altına alınmış kolonyal şehir merkezi ile UNESCO’nun sit alanları listesinde yer alan Cienfuegos şehri inceleme gezisi ile organik tarım çiftliği ziyareti ve organik tarımla ilgili seminer, tetkik ve inceleme gezisi de bulunuyor.

    15-23 Nisan tarihleri arasında Küba’da olacak olan Başkan Nazım Culha’nın yerine görevine dönünceye kadar belediye meclis üyesi Hasan Eker vekalet edecek.

  • Kılıçdaroğlu, Şişli’de Nazım Hikmet Kültür Ve Sanat Evi Açılışına Katıldı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hukuk devletinin altı oyuluyor. Cezasızlık kültürü yayılıyor, en adi suçlular ortalıkta geziyor. Ne yazık ki dürüst insanların başına gelmeyen kalmıyor’’ dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Sanat Evi’nin açılışına katıldı. Açılış törenine Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz ile çok sayıda davetli katıldı.

    Burada bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, gelecek kuşaklara hizmet edecek bir merkezin açıldığını ifade ederek, ‘’Güzel İstanbul’umuza bu değerli kültür ve sanat evini kazandıranlara hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Bugün içinde bulunduğumuz bu yapı Nazım Hikmet ismine yakışan bir eser. Gelecek kuşaklara hizmet edecek bir merkezde bulunuyoruz” dedi.

    Eğitim, kültür ve sanat alanında hizmet veren vakıf ve dernekler konusunda yetersiz kaldıklarını ifade ederek özeleştiri yapan Kılıçdaroğlu, “Eğitim, kültür ve sanat alanında daha çok vakıf ve dernek gibi kuruluşlara ihtiyacımız var. İçinde yaşadığımız ülkeye ve dünyaya karşı sorumluluğumuzu ancak böyle yerine getirebiliriz. Çocuklarımızı istismar eden yapılara teslim etmemeliyiz, etmeyeceğiz. Ailelerin yoksulluğunu kendi ideolojik formatlamasını yapmak için kullananlara karşı hareketsiz kalmamalıyız. Adalet, insan sevgisi, akıl ve bilime saygı gibi değerleri yok sayan, çocukların temiz kalbini kin, nefret ve düşmanlıkla dolduranlara karşı sivil toplum olarak sessiz kalmamalıyız. Özeleştirimizi de yapalım. Çok uzun zaman bu alanları ihmal ettik. Rahmetli Türkan Saylan’ın öncü hareketinden gereken dersi çıkaramadık. Şimdi yeniden başlamanın, bu alanda irade ve gücümüzü göstermenin tam zamanıdır. Sivil toplum ayağa kalkmalı ve Türkiye’ye karşı olan görevini çok daha büyük bir aşkla yerine getirmelidir” diye konuştu.

    Karaman’da yaşanan olaydan hesap sormanın herkesin görevi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesinden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur. İlk ve orta öğretim düzeyinde yurt ve pansiyon açmak Milli Eğitim Bakanlığının görevleri arasındadır. AK Parti ideolojik nedenlerle bilinçli olarak bu alanda bir boşluk yarattı. Eğitim ve öğretim faaliyetlerini devlet denetim dışına çıkararak eğitim bir anlamda kendi ideolojisine yakın militan yetiştirmeye amaçlayan dernek ve vakıflara teslim etti. Yoksul ailelerin çocukları taşımalı sistem ile şehir ve ilçe merkezlerinde eğitim almaya mecbur bırakıldı. Eğitimine devam etmek isteyen çocuklar belirli vakıf ve kuruluşlara yönlendirildi. Bu vakıf ve kuruluşların yasa dışı faaliyet göstermesine izin verildi. Denetim yapılmadı. Çocuklar bu kuruluşların insafına terk edildi. Türkiye’de binlerce, on binlerce yasadışı yurt ve ev kurdular. Bu ev ve yurtlarda yoksul ailelerin çocuklarını ne olduğu belirsiz insanların insafına terk ettiler. Çocuklar bilerek bu vakıfların kucağına itildi. Denetim mekanizmaları devre dışı bırakıldı. Bugün Karaman’da yaşadığımız olaylar işte bu tablonun doğal sonucudur. Bunun hesabını sormak bu ülkede yaşayan herkesin görevidir. Kimse bu pisliği bir sapığın üstüne atıp duramaz, o sapığa bu imkanı verenler sorumludur. Yasadışı yollarla ev veya yurt açanlar sorumludur. Görevini yerine getirmeyen Milli Eğitim Bakanı sorumludur. Denetim yapmayarak suç işleyen bir kişiye imkan sağlayan yani suçluyu kayıran o bakan bu işten sorumludur. Bütün bunları bilmesine rağmen sessiz kalan Başbakan, evet o da bu işten sorumludur. Bu ülkede yaşayan herkesin görevi de çocuklarımıza yönelen bu vahşetin hesabını sormaktır. Bunun sağı solu yok, şu partisi bu partisi yok. Ahlaklı her insan çocukların yanında durur, ahlaksızlarda hak ettikleri yerde bulunmaya devam ederler. Hepimiz tek vücut olarak bu hesabı sormak, Türkiye’yi bu utançtan kurtarmak zorundayız’’ diye konuştu.

    Akademisyenlerin tutuklanmaları konusunda değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Aydınlar tutuklanıyor, gencecik akademisyenler hapse atılıyor. Gazeteciler hayatlarını mahkeme kapılarında geçiriyor. Tiyatrolar kapanıyor, sanat hayatlarına adeta darbe vuruluyor. Opera, bale adeta yok ediliyor. Hukuk devletini altı oyuluyor. Cezasızlık kültürü yayılıyor, en adi suçlular ortalıkta geziyor. Ne yazık ki dürüst insanların başına gelmeyen kalmıyor’’ dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz günün anlam ve önemine ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na plaket takdim etti.