Etiket: Nazik

  • Reyhanlı’daki bombalı saldırının planlayıcısı Yusuf Nazik Ankara Emniyet Müdürlüğüne getirildi

    Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı tarafından Suriye’nin Lazkiye kentinde yapılan operasyonda gözaltına alınan Reyhanlı’daki bombalı saldırının planlayıcısı Yusuf Nazik, sorgulanmak üzere Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirildi.

    Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen ve 5’i çocuk 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının planlayıcısı Yusuf Nazik bulunduğu Suriye’nin Lazkiye kentinde MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandıktan sonra Ankara’da sorguya alındı. Nazik, MİT’teki ön sorgusunun ardından ifadesi alınmak üzere Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirildi.

  • Reyhanlı saldırısının planlayıcısı Yusuf Nazik, Lazkiye’de yakalanarak Türkiye’ye getirildi

    Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Reyhanlı saldırısının planlayıcısı Yusuf Nazik’i, uzun süren takibin ardından Suriye’nin Lazkiye kentinde yakalayıp Türkiye’ye getirdi.

    MİT, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen ve 5’i çocuk 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının planlayıcısı Yusuf Nazik’i, Suriye’nin Lazkiye kentinde tespit etti. Uzun süren bir çalışmayla takibe alınan terörist Yusuf Nazik, Lazkiye şehir merkezinde düzenlenen operasyon sonucu yakalandı. Nazik, Türk Silahlı Kuvvetlerinin de desteğiyle güvenli yollardan Türkiye’ye getirildi ve sorguya alındı. Terörist Nazik’in, rejim tarafından verilen kimlikle ve sağlanan imkanlarla, korumalı bir hayat sürdürdüğü, operasyonda yabancı herhangi bir devletten istihbari ya da lojistik desteğin alınmadığı öğrenildi.

    Reyhanlı saldırısını, Suriye istihbaratından aldığı talimatla gerçekleştirdiğini itiraf eden terörist Nazik, ön sorgusunda, “Reyhanlı patlamasının eylemini ben ve arkadaşlarım yaptık. Suriye istihbaratı emretti ve Türkiye devletinden kaçamadım, pişmanım, beni Suriye’de yakalayıp getirdiler. Suriye’deki arkadaşlarıma sesleniyorum; yol yakınken dönün. Türk devleti bize sahip çıkar. Suriye devletine sesleniyorum; Türkiye devleti çok büyüktür ve bunun hesabını elbet sizden soracak” dedi.

  • Salih Ulutaş : “İnsanları çırıl çıplak soyup sürekli nazik yerlerinden elektrikle işkence yapılıyordu”

    Batman’da devam eden demokrasi nöbetine katılan 62 yaşındaki Salih Ulutaş, darbe dönemlerindeki cuntacıların vatandaşlara yaptığı işkenceleri anlattı.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrasında demokrasi nöbeti tutan Batmanlıların Valilik önündeki nöbetleri devam ediyor.

    İlk günden beri demokrasi nöbetini bırakmayan 62 yaşındaki Salih Ulutaş, 3 darbe gördüğünü ve darbe döneminde 4 buçuk yıl ceza evinde kaldığını ve cuntacıların yaptığı işkenceleri anlattı.

    Haksız yere yapılan bu askeri cunta zulmüne karşı meydanlara indiklerini anlatan Salih Ulutaş, “Ortada bir şey yokken binlerce insanın üzerine roketler, bombalar yağdırıp, tanklarla insanları arabaların altında ezip yok etmeye çalışan böyle bir teşkilattan Allah hakkımızı muhafaza etsin.”dedi.

    “insanları çırıl çıplak soyup sürekli nazik yerlerinden elektrikle işkence yapılıyordu”

    Yıllarca askeri cuntaların memleketin başına neler getirdiğini, ekonominin nasıl kırıldığını ve her 10 yılda bir askeri cuntanın inkılap yapıp sıkı yönetim ilan ederek halkı mağdur ettiğini belirten Ulutaş,28 Şubat darbesinde başında geçenleri şöyle anlattı. “Ben 1954 doğumluyum 28 şubat darbesiyle içeri tıkıldık her türlü işkenceden geçtim.Haksız yere 4 buçuk yıl ceza evinde yattım.Ceza evinde 6 ay boyunca Kuran-ı kerim istedim vermediler.Bizim suçumuz sadece Müslüman olmaktı.Her türlü işkenceye maruz kaldık Allah hakkımızı bırakmasın ve bırakmayacak mahşer gününde onların yakasına yapışıp hakkımız o zalim cuntacılardan isteyeceğiz. Nezarette yere monte edilmiş zincirler vardı ve insanları çırıl çıplak soyup sürekli en nazik noktalarından elektrik ve tazyikli su ile insanlara işkence ediliyordu.Onlar öldürüyordu ama Allah-u Teala öldürmeyince öldürmüyor.Çok fazla işkenceden geçtik Allah hakkımızı bırakmasın”

  • Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil’den TEOG Sınav Sonucu Değerlendirmesi

    Binlerce öğrencinin beklediği 2016 TEOG sınav sonuçları dün açıklandı. Bu aşamadan sonra velilerin ve öğrencilerin hangi adımları izlemeleri gerektiği hakkında bilgi veren Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, “Veliler şimdiden okul araştırmalarına başlasınlar çünkü tercih süreci çok uzun bir süreç olmayacak” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında, 27-28 Nisan ve 14-15 Mayıs tarihlerinde yapılan 8. sınıflar 2. dönem ortak sınavlarının değerlendirmelerinin dün tamamlandığı bildirildi. Veliler öğrencilerin sınav puanlarını E-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden görebilecekler. Bu sınavlar aynı zamanda öğrencilerin yazılı notu olarak da geçeceğinden yıl sonu başarı puanına da etkisi olacak. Tüm sonuçların toplamındaki yerleştirme puanı ise Temmuz ayı başında açıklanacak. Dün açıklanan puanların, puan oluşumunda yaklaşık yüzde 70 oranında etkili olacağını söyleyen Nazik Kösegil, “Öğrencilerin birinci dönem ve ikinci dönem sınav puanlarının ağırlıklı ortalaması 700’e dönüştürülerek bir puan ortaya çıkacak. Bu puana, öğrencilerin 6., 7. ve 8. sınıf yıl sonu başarı puanlarının ortalaması eklenecek ve ikiye bölünecek. Ortaya çıkan puana ‘yerleştirme puanı’ diyeceğiz ve tercih yerleştirmelerinde de bu puanı kullanacağız. Temmuz ayı başında bu puanın da açıklanmasını bekliyoruz” dedi.

    “YERLEŞTİRME PUANI AÇIKLANDIĞINDA TERCİH SÜRECİ ÇOK UZUN BİR SÜREÇ OLMAYACAK”

    Bazı okulların sınav puanına göre öğrenci alacaklarını dile getiren Kösegil, “Özellikle yabancı özel okulların bazıları yerleştirme puanıyla öğrenci alacak bazıları ise sınav puanıyla öğrenci alacak. Hatta Robert Koleji gibi okullar birinci dönem ve ikinci dönem sınav puanlarını farklı oranlayacaklar. Dolayısıyla şu anda yapılması gereken özellikle yabancı okullara başvuru yapacak olan öğrencilerin velilerinin yabancı okulların web sitelerini araştırması ve hangi puana göre öğrenci alacaklarını öğrenmesi gerekiyor. Bu anlamda da araştırmaya girmeleri gerekiyor. Diğer taraftan veliler tahmini puanlama da yapabilirler. Özellikle internet üzerinde puan hesaplayan birçok robot var. Tahmini bir puana göre şu anda yapılması gereken şey okul araştırması yapmak. Çünkü yerleştirme puanı açıklandığında tercih süreci çok uzun bir süreç olmayacak. Velilerin bu süreç içerisinde doğru karar verebilmesi için de bugün itibariyle okul araştırmaları yapmaları, öğrenciye uygun okulu bulmaları ve buna göre de tercih listelerini oluşturmaları gerekecek” açıklamalarında bulundu.

    “ÖĞRENCİYE BASKICI DAVRANMAYIN”

    Dikkat edilmesi gerek en önemli konulardan birinin de öğrencinin psikolojisi olduğuna dikkati çeken Kösegil, açıklamalarına şöyle devam etti: “Diğer taraftan da 2 puanın da açıklanmış olması velilerin çok dikkat etmesi gereken bir husus. Çünkü öğrenciye sınav sonucuyla ilgili baskıcı davranmamak, öğrenciyi desteklememek gerekiyor. Öğrencinin bu başarısından alacağı dersleri olumlu değerlendirerek aslında lise hayatına doğru bir adım atmalarını sağlamaları gerekecek.”

  • Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil:

    Uygulamasına, 30 Nisan’da yapılacak İş Sağlığı ve Güvenliği Sınavı ile başlanacak olan soru kitapçıkları ile cevap kağıtlarının birleştirilmesi ve şu anda ön hazırlık aşamasında olan sınavlarda açık uçlu soruların sorulması çalışmasını değerlendiren Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, iki yeni uygulamanın da olumlu olduğunu ifade etti.

    Şu anda ön çalışma aşamasında olan, sınavlarda açık uçlu soruların sorulması uygulamasını yorumlayan Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, ‘’Açık uçlu sınav soruları uygulamasının faydalı olabilmesi için eğitimin de açık uçlu sorulara cevap vermesi gerekiyor. Çünkü açık uçlu soru demek ezber sisteminden ayrılmak, öğrencilerin kendi yorumlarını görebilmek, bilgisini gerçekten ölçebilmek demek. Dolayısıyla açık uçlu sınav sorularına geçiş çalışması Türkiye için devrim niteliğinde olacaktır’’ ifadelerinde bulundu.

    AÇIK UÇLU SORULAR NASIL OKUNACAK?

    Çoktan seçmeliden açık uçlu sorulara geçilecek olmasının bütün soruların uzun yorumları olacağı, öğrencilerin iki sayfa soru cevabı yazacağını anlamına gelmediğini dile getiren Kösegil, ‘’Açık uçlu soruların her birinin kendilerine ait modelleri var. Bunlardan en uygunu, en doğru şekilde okunabilecek olanı seçilecek. O yüzden böyle bir sıkıntı yaşanmayacak. Öğretmen okuması durumu ise açık uçlu soruların en ileri aşaması. Soruların kontrolü sadece öğretmen okuması ile değil kelimelerin tanımlanmasıyla, öğrencinin verebileceği tüm cevapların çıkartılıp bunlardan birine denk gelmesiyle sağlanabilir. O yüzden şimdilik açıklanan soru tarzı içerisinde sıkıntı olabileceğini sanmıyoruz. Eğer olursa da bir öğretmenin vereceği doğru cevaba göre hareket edilmeyecektir. Çünkü öğretmen okuması, öğretmen cevabı demek birbirinden farklı, birbirini takip eden bilim kurullarının olması ve aslında bir, iki değil çok fazla sayıda öğretmenin işin içinde olduğu bir sınav okuma şekli demek. Şu anda öngörülen de bu değil, daha çok makine üzerinde okuması yapılabilecek olan açık uçlu soruların kullanılması öngörülüyor’’ dedi.

    ‘’ZAMAN KULLANIMI VE DİKKAT AÇISINDAN OLUMLU BİR DEĞİŞİKLİK’’

    30 Nisan’da başlayacak olan optik form ile soru kitapçıklarının birleştirilmesi uygulaması da değerlendiren Nazik Kösegil, ‘’Optik form kullanımı öğrencilerde hem zaman kaybına hem de dikkatsizliğe yol açıyor. Çözülen soruların optik forma geçirilmesinin sıkıntılı bir süreç. Yapılan değişikliğin şu anda, alışkanlıklara bağlı olarak öğrencilerde bir belirsizlik ortaya çıkardığını ifade eden Kösegil, ‘’Çünkü her deneme sınavında ve testlerde optik form kullanıyorlardı. Bir anda bunun kalkacağını düşünmek onlara da ilginç geliyor. Ama sınav mantığı içerisinde düşündüğünüzde sınavda zaman kullanımı ve dikkatin toparlanması anlamında optik formun olmaması daha olumlu olacak’’ diye konuştu.

    ‘’YAPILAN HER DEĞİŞİKLİKTE DOĞRU BİLGİLENDİRME YAPILMALI’’

    Yapılan her değişiklikle ilgili mutlaka doğru bilgilendirme yapılması ve kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Kösegil, ‘İşin uzmanları zaten neyin yapılabilir neyin yapılamaz olduğunu biliyorlar ve buna göre olumlu ya da olumsuz sonuçlar çıkarabiliyorlar. Önemli olan yapılacak değişikliklerle ilgili hem öğrencileri hem de velileri doğru şekilde bilgilendirmek. Bunun yanı sıra öğretmenlere de konuyla ilgili hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi lazım’’ diyerek sözlerini noktaladı.