Etiket: navlun

  • Lojistik sektörü navlun desteklerinin devamını bekliyor

    MTSO 41 No’lu Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Bekir Şahin, bazı taşımalarda navlun desteğinin kaldırıldığını hatırlatarak, bu tür desteklere ihtiyaç duyulan bir dönemden geçildiğini söyledi.

    Şahin, sektöre ilişkin yaptığı değerlendirmede, ekonomideki gelişimin özellikle ihracatla ivme kazanacağına dikkat çekerek, ihracatı artıracak her türlü desteğin devam etmesini beklediklerini ifade etti.

    “Yeni bir nakliyeciler sitesi talep ediyoruz”

    Mersin’deki mevcut nakliyeciler sitesinin artık ihtiyaca cevap veremediğini belirten Şahin, bu nedenle en az 500 dönümlük yeni bir arazi üzerine modern bir nakliyeciler sitesine ihtiyaç duyduklarını söyledi. Arazi bulma noktasında ciddi sorunlar yaşandığını hatırlatan Şahin, bu sorunun çözülmesi halinde üst yapı noktasında sektör temsilcilerinin gerekli maddi imkana sahip olduğunu, ofisleri yapabileceklerini bildirdi. Mevcut sitede 150 civarında firmanın faaliyet gösterdiğini ancak yer olması halinde bu rakamın 500 firmaya dahi çıkabileceğini anlatan Şahin, “Aslında talep çok fazla ancak hem yer yok hem de kimse böyle bir ortama yatırım yapmak istemiyor. Herkes daha modern bir site talep ediyor. Böyle modern bir sitenin kurulmasıyla yatırımcı sayısı da kente sağlanacak istihdam da artacaktır. Sonuç olarak Mersin, lojistik sektörü açısından güçlü bir kent ve mevcut site bu güce yakışmıyor” dedi.

    Kurulmasını istedikleri yeni site içerisinde bankalar, restoranlar, tır garajı gibi sosyal donatı alanlarının olması gerektiğine de değinen Şahin, “Böylece yan sektörler adına da yeni istihdam alanları oluşturulacaktır. Bu yatırım yalnız sektör değil, kent adına da önemlidir” ifadelerini kullandı. Bu sitenin konumunun de önem taşıdığına dikkat çeken Şahin, limana yakın olması yanında site içine kadar demiryolu hattı döşenmesinin önemini vurguladı.

    “Demiryolu yatırımlarını önemsiyoruz”

    Öte yandan, uluslararası taşımacılık modları arasında demiryolu taşımacılığının öneminin her geçen gün arttığını kaydeden Şahin, bu taşımacılık türünün hem maliyetlerinin daha uygun olması hem de daha çevreci olması nedeniyle tercih edildiğini belirtti. “Bugün Çin, ülkesinde ürettiği ürünlerini taşımak için dünyanın bir diğer ucuna, Londra’ya kadar demiryolu hattı döşüyor ki, maliyetlerini en aza indirip ürünlerinin satışında rekabetçi yapıya kavuşabilsin” diyen Şahin, Türkiye’den de benzer yatırımlar beklediklerini vurguladı. Yıllardır

    yeni bir demiryolu hattı yapılmadığını kaydeden Şahin, hatların modernize edilmesi, yeni hat ve vagon yatırımları yapılması gerektiğini söyledi. Bu yatırımların yapılması halinde taşıma maliyetlerinin yüzde 50 civarında düşebileceğine işaret eden Şahin, vagon sayısının artması halinde tırların dahi belirli noktalara kadar vagonlarla taşınıp, ardından diğer taşıma modlarına geçiş yapılabileceğini ifade etti. Böylesi bir yatırım durumunda karayollarında da ciddi bir rahatlama oluşacağını dile getiren Şahin, “Hem egzoz gazı salınımı azalacak hem de trafik rahatlayacak, mazot maliyetleri düşecek. Konun değerlendirilmesi sektörümüz adına da ülkenin kazanımları adına da büyük önem taşıyor” diye konuştu.

    “Navlun destekleri devam etmeli”

    İthalat ve ihracatın lojistik sektörüne etkilerine de değinen Bekir Şahin, “Döviz kurlarındaki hareketlilik ihracat adına olumlu bir gelişme gibi gözükmesine rağmen, bölgenin ihracat pazarlarında yaşanan siyasi ve ekonomik sıkıntılar istenen rakamlara ulaşılmasının önüne geçiyor” dedi. Böylesi sıkıntılı bir dönemde 20’ye yakın ürünün üzerindeki navlun desteklerinin kaldırılmasının da ciddi bir sıkıntı oluşturduğunu vurgulayan Şahin, 24 Eylül 2018 tarihinden sonra ihracatı gerçekleştirilen ürünlerden bir bölümünün gümrük tarife navlun desteği kapsamından çıkarıldığını dile getirerek, bu uygulama nedeniyle taşımaların daha da azalmasını beklediklerini anlattı.

    Ekonominin güçlenmesinde dış ticaretin önemli bir rol üstlendiğini hatırlatan Şahin, şöyle devam etti; “Ülkemizin 2023 yılındaki 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilmesi adına her türlü çalışma önem taşıyor. İhracat adına yapılan kısıtlamalar ise bu hedefe yaklaşmayı bir adım daha zorlaştırıyor.”

    Bu dönemde taşıma hizmeti verdikleri başta inşaat ve elektronik olmak üzere birçok sektörün de sıkıntılı günler geçirdiğine değinen Şahin, bu nedenle yalnızca yurtdışı değil, yurtiçi taşımaların da azaldığını, sektör olarak rekabetçi yapılarını güçlendirecek fiyat kolaylıkları ve maliyetleri azaltacak yatırımları beklediklerini söyledi.

  • Yüksek navlun fiyatları ihracatçıyı vurdu

    Türkiye’de son bir yılda yüzde 100 ile yüzde 400 oranlarında artan navlun fiyatları, ihracatçının önünde büyük bir engel oluştururken, Ekonomi Bakanlığı konuya el attı. Bakanlığın, konuya çözüm bulmak amacıyla 5 ilde gerçekleştireceği toplantıların ilki, Bakanlık bürokratlarının katılımıyla Mersin’de yapıldı. AKİB Koordinatör Başkanı Zeki Kıvanç, “Navlun fiyatlarında yaşanan aşırı artış kabul edilemez” dedi.

    İhracatçı firmaların, özellikle son aylarda ihraç yüklemeleri için konteyner bulmakta sıkıntı yaşamaları ve konteyner eksikliğinin gerekçe gösterilmesi nedeniyle navlun fiyatlarının yükselmesi, Akdeniz İhracatçı Birlikleri’ni (AKİB) harekete geçirdi. AKİB Genel Sekreterliğinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve ilgili Bakanlıklara ileterek çözüm istediği konuda, Ekonomi Bakanlığı, Deniz Ticaret Odaları işbirliği ile İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya ve Ankara’da “Lojistik Bilgilendirme Toplantıları” düzenlenmesine karar verdi.

    Kıvanç: “İhracatımız navlun şirketlerinin insafına kaldı”

    Mersin’de bugün gerçekleştirilen toplantı, AKİB ve Mersin Deniz Ticaret Odası işbirliğinde düzenlendi. AKİB’de ihracatçılar, Bakanlık bürokratları ve konteyner armatörleri temsilcilerini bir araya getiren toplantının açış konuşmasını AKİB Koordinatör Başkanı Zeki Kıvanç yaptı. Zorlu geçen bir yılın ardından toparlanmaya başlayan ihracatın en önemli ana damarlarından birinin lojistik olduğunu belirten Kıvanç, “Lojistik konusunda yaşanan sıkıntılar hepimizi derinden etkilemektedir. Halihazırda ihracat yaptığımız pazarlara dahi ürünlerimizi göndermekte zorluk yaşarken, yeni pazarlar bulabilmemiz de bir hayli zorlaşmaktadır. Özellikle global piyasalarda yaşanan çalkantılar ile beraber deniz taşımacılığında önemli bir güç olan Hanjin Shipping firmasının da iflas etmesi ile bu süreçte ihracatımız adeta navlun şirketlerinin insafına kaldı” diye konuştu.

    “Navlun fiyatlarında yaşanan aşırı artış kabul edilemez”

    Sektörde 2009 yılından bu yana devam eden kriz ile beraber özellikle Türkiye ihracatı için çok önemli olan bu gelişmenin ardından navlun fiyatlarında da artışlar yaşanmaya başlandığına dikkat çeken Kıvanç, “Öyle ki, ihracatçımız çoğu günlerde ürettiğini ürünü gönderememeye başladı. Navlun fiyatlarında yaşanan aşırı artış bizce kabul edilemez. 2016 Ekim ayında Mersin’den 200 dolara giden bir konteynerimiz Çin’in Ningbo limanına Nisan 2017 ayında tam bin 10 dolara gitmeye başladı. Yaşanan yüzde 405’lik bu artış Çin’in yansıra Suudi Arabistan, Hindistan, Güney Kore, Namibya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de görülmektedir. Bizim anlamakta güçlük çektiğimiz bir şekilde fiyatlar artmış ve ihracatçılarımız zor durumda kalmışlardır. Taşıyıcı şirketler ekipman yetersizliğini bahane etmeye ve de gelen talepleri geri çevirmeye başlamışlardır. Birçok ihracatçımız, taahhütlerini yerine getirmek ve reklamasyon ödememek adına yüksek navlun bedellerine katlanarak ürünlerini ihraç edebilmek için oldukça büyük bir çaba sarf etmektedir. Bu kadar navlun artışı yetmezmiş gibi, ihraç malının varış noktasına ulaştığını teşvik eden, taşıyıcı tarafından düzenlenecek belde için de acentelerin 40 dolar ücret talep edildiği bilgisi de gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Bu gemiyi beraber terk etmek zorunda kalırız”

    “Bu kadar zor günlerde birbirimize destek olmaz köstek olursak, gün gelir bu gemiyi beraber terk etmek zorunda kalırız” diyen Kıvanç, bölgede faaliyet gösteren sektörlerin oldukça mağdur olduklarını vurguladı. Kıvanç, “İhracatta rekabetin bu kadar yoğun olduğu günümüz dünyasında, firmalarımızın kar marjlarının oldukça düşük ve tek haneli rakamlara gerilediği bugünlerde bu sorun Türkiye’nin ihracatındaki en büyük engellerden biridir. Bu sorunu çözebilmek adına konunun muhatabı tüm paydaşların pozitif bir yaklaşım göstererek beraber hareket etmesini umut ediyoruz. Bu toplantının da çözüm yönünde atılacak bir adım olmasını yürekten diliyorum” şeklinde konuştu.

    Değer: “Sorunu 2016’nın sonundan bu yana takip ediyoruz”

    Ekonomi Bakanlığı Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü Lojistik Dairesi Başkanı Vahap Metin Değer de konteyner sorununa ilişkin ilk toplantının Mersin’de düzenlendiğini söyledi. Sorunu 2016’nın sonundan bu yana takip ettiklerini ifade eden Değer, şunları söyledi: “64 bin ihracatçımız, 240 tane gümrük bölgesine ve ülkeye ihracat yapmakta. Bu çerçevede, konteyner sorunu da bizim için çok önemli bir konu. Öncelikle ihracatçılarımızla konteyner taşımacılığı yapan firmalarımızın bir diyalog halinde bu konuyu sonuçlandıracaklarını düşünüyorum.”

    Aymen: “Navlunda yüzde 100 ile yüzde 400 oranlarına varan, ihracatçımız tarafından altından kalkılamayacak artışlar var”

    TİM Lojistik Konseyi Başkanı Bülent Aymen ise sorunun tüm ihracatçıların ortak sorunu olduğunu belirtti. Özellikle son 4 ayda yaşanan navlun fiyatlarıyla ilgili problemin, Türkiye’nin ihracatını ve ticaretini önemli ölçüde etkilediğini kaydetti. Sadece ihracatta değil ithalatta da çok olumsuz etkisi olduğunu dile getiren Aymen, şöyle devam etti: “Bu büyük bir problem. Tabi bu sadece Türkiye’nin problemi değil. Bu Avrupa’nın da ortak problemi. Özellikle Uzakdoğu, Asya ve Ortadoğu taşımalarında bu problem yoğunlukla yaşanıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, dünyadaki üç büyük firmanın biraz monopolist yapıya gitmeleri. Tabi ki, onların da kendilerine göre haklı nedenleri var. 2008 yılındaki global krizden bu yana bir zarar söz konusu ama bunun bu şekilde uygulanmaya başlanması özellikle Türk ihracatçısı olarak bizi çok yoğun ve kötü bir şekilde etkiliyor. Son bir yıl içinde navlun fiyatları reel hiç bir göstergeyle açıklanamayacak şekilde hızla yukarıya çıktı. Burada hızla yukarıya çekilen fiyatlar derken, yüzde 100 ile yüzde 400 oranlarına varan, hiçbir sebeple açıklanamayacak ve ihracatçımız tarafından altından kalkılamayacak artışlardan bahsediyorum.

    Geçen yıl ihracat verilerinde çok iyi bir yıl yaşanmadığına da dikkat çeken Aymen, “Bu yıl hedefler gerçekten istediğimiz gibi gitmeye başladı. Fakat önümüze bu navlun problemi çıktı. Birçok malda yüzde 10, yüzde 25-30’lara yakın mal bedeli üzerinde navlun bedeli olan sektörler var. Bunları çok önemli ölçüde etkiliyor. Biz gerek AKİB’de gerekse TİM’de hemen her gün bu konuda şikayet alıyoruz. Ekonomi Bakanlığı, konuyla ilgili güçlü bir irade ortaya koydu. Burada Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Rekabet Kurallarına da aykırı bir takım hususlar söz konusu. Bu konuda bizim dışımızda da gelişmeler var. Türkiye’de bu toplantılar yapılmaya başlandı. Ümit ediyorum ki, acenteler merkezlerine bu durumu bildirirler” şeklinde konuştu.

    Ayrıca acentelerle ilgili farklı şikayetler de olduğunu ifade eden Aymen, bunları da Ulaştırma Bakanlığı’na bildirdiklerini, bakanlığın da elinden geleni yaptığını söyledi. Düzenlenen bu toplantının, çözüm sürecinin bir parçası olduğunu vurgulayan Aymen, konunun en kısa sürede çözüme kavuşmasını dileyerek, paydaşlardan çözümcü yaklaşım beklediklerini sözlerine ekledi.

    Daha sonra basına kapalı olarak devam eden toplantıda, Bakanlık bürokratları, ihracatçıların sorunlarını dinledi.

  • Ekonomi Bakanlığı’nın navlun desteği ihracatı artıracak

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nurettin Tarakçıoğlu, Ekonomi Bakanlığı ‘nın verdiği navlun desteğinin ihracatı artıracağını belirterek, “Navlun desteği, özellikle rekabetçi pazarlarda ihracat potansiyelimizi daha ileriye taşıyacak. Henüz yeni uygulamaya geçen bu desteğin geliştirilmesi ile ilgili olarak Bakanlık ile görüşmelerimiz devam edecek” dedi.

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin 2016 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nurettin Tarakçıoğlu, 2016-17 sezonunda sektör adına önemli gelişmeler olduğunu ifade ederek, “Ülke olarak oldukça zor bir yıl geçirmemize rağmen, ihracat yapma koşullarımız oldukça zorlanmasına karşın, ihracatçılarımızın göstermiş olduğu çaba ve performans takdire değer. Bu nedenle ihracatımıza 1 dolar bile katkı sağlamış olan tüm üyelerimizi yürekten kutluyorum. 2016 yılında Genel Sekreterliğimiz’den gerçekleşen toplam ihracat rakamı 10,9 milyar dolardır. Sektörümüzün Türkiye geneli ihracatı 4,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Birliğimizden gerçekleşen ihracat ise yüzde 11 artış ile 604 milyon dolar seviyesindedir” diye konuştu.

    Konteyner tartım işlemlerindeki sıkıntı kalktı

    2016 yılında ihracat sorunlarının yanı sıra, sektörle ilgili bazı sorunlar da yaşadıklarını ve çözme gayretinde olduklarını belirten Tarakçıoğlu, “Mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörlerinde yaşanan sorunlara çözüm getirilebilmesi ve ihracatımızın önündeki engellerin kaldırılması için Ekonomi Bakanlığı, Orman Bakanlığı gibi kurumlarla bir çok görüşmeler gerçekleştirdik. Sene başında ihracatta konteyner tartım işlemlerinde yaşanan sorunlarla ile ilgili olarak, üyelerimizin yaşadıkları sıkıntılar ve öneriler gerekli kurumlara iletildi ve farklı uygulamaların ortadan kaldırılması sağlandı” ifadelerini kullandı.

    “Bakanlığın navlun desteği ihracatı ileriye taşıyacak”

    Sorunların yanında gelişmeler de kaydettiklerini dile getiren Tarakçıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ekonomi Bakanlığımız ihracatçılara verilen mevcut desteklerde ihracatçı lehine düzenlemeler yaptı ve yeni destekler getirdi. Bunlardan, navlun desteğinin özellikle rekabetçi pazarlarda ihracat potansiyelimizi daha ileriye taşıyacağını düşünüyoruz, henüz yeni uygulamaya geçen bu desteğin geliştirilmesi ile ilgili olarak Bakanlık ile görüşmelerimiz devam edecek. İhracatçımıza yönelik olarak yeşil pasaport uygulamasının hayata geçmesi ile birlikte ihracatımızın yaklaşık yarısını gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok noktaya zaman kaybı olmadan ulaşabileceğiz. Ülkemizi 6 kıtada 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye ihracat yaparak, Türk bayrağını tüm dünyada dalgalandıran ihracatçılarımızın, hükumetimizin desteğini güçlü bir şekilde arkalarında görmeleri muhakkak ki ihracatımız üzerinde oldukça olumlu bir etki oluşturacak.”

    Tarakçıoğlu, mobilya ihracatını arttırmak, yabancı pazarlarda İzmir Mobilyasının tasarım ve kalitesini tanıtmak üzere başlatılan Design İzmir projesi kapsamında, Modeko Fuarı ile eşvzamanlı olarak biri Kolombiya’ya yönelik özel heyet olmak üzere iki farklı alım heyeti organize ettiklerini belirterek, önümüzdeki dönem de tanıtım faaliyetlerimizi arttırarak devam ettireceklerinin altını çizdi.

    Ar-Ge ve inovasyon

    Sektörde genel olarak oldukça başarılı bir performans gösterdiklerini vurgulayan Tarakçıoğlu, daha fazla potansiyel olduğuna ve bu nedenle kısa orta ve uzun vadeli yeni hedefler koyulması gerektiğine dikkat çekerek, “Özellikle katma değeri yüksek ürün ihracatı konusunda almamız gereken yol çok önemli. Ar-Ge ve inovasyona daha çok yoğunlaşmalı ve gelişmeleri yakinen takip etmeliyiz” dedi.