Etiket: “nasıl

  • Muğla şivesi ile hastaneden nasıl randevu alınır?

    Kamu hastanelerinde poliklinikler önünde yığılmaları önlemek ve yoğunluğu daha az seviyelere düşürmek amacıyla Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ‘Muğla şivesi’ ile hazırladığı tanıtım filmini tanıttı. İki ayrı film tanıtan Genel Sekreterlik, önce Muğla şivesi ile hastaların internet ortamında nasıl randevu alabileceklerini slayt eşliğinde tanıttı.

    Muğla Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğince Yönetmenliğini Kenan Gürbüz’ün yaptığı tanıtım klibinde, Muğla şivesini en iyi konuşan ve dizilerin aranan ismi Gülnihal Demir’in rol aldığı tanıtım filmi yer aldı. 62’sinden sonra şöhreti yakalayan Muğlalı Gülnihal Demir, tanıtım filminde hasta rolünü oynarken, torununun okulda öğretmeni tarafından Merkezi Hekim Randevu Sistemi ile internet ortamında randevu alması ve randevu saatinde hastaneye giderek sıra beklemeden muayene olması temsili olarak canlandırıldı.

    Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin Sağlık Bakanlığı’nca da tanıtım filmi olarak kabul edildiğini belirten Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Rıza Murat Himioğlu, “Merkezi randevu sistemini çalıştırmaya başlarken, çocuklarımızdan destek alarak okullarımız ile birlikte, Milli eğitimimiz ile birlikte proje yapalım istedik. Randevu ile birlikte gelen kişi sayısı arttığı zaman hastanelerdeki kalabalığı engelleyebilirsek, hem hizmet alan kişiler için, hem hizmet veren kişiler için çok daha nezih bir ortam oluşturabileceğiz” dedi.

    MHRS tanıtım toplantısına katılan Muğla Valisi Amir Çiçek, Muğla’da göreve başladığı günden bu yana Kamu Hastaneleri Genel Sekreterinden kaç kişinin hastaneye randevulu sistem ile geldiği konusunda bilgi aldığını söyledi. Vali Çiçek, “Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Murat Bey’den hastaneye gelmeden randevu sistemi ile kaç kişinin veya yüzde kaçının randevulu sistemi kullandığın sordum. Yüzde 25 civarında vatandaşlarımızın randevu sistemini kullandığını söyledi. Bugün bu rakamın yüzde 35’e kadar yükseldiğini söyledi. Yani demek ki her geçen gün artıyor. Bütün insanlarımızın randevu sistemini bilmesine, bilinçlenmesine bağlı. Eğer ne kadara çok o sistemi bilenimiz varsa ona göre o sistemi kullanırız. Hastanelerdeki yakınmaların çoğu hastanelerde zaman harcamaktan. Sağolsun burada tanıtım konusunda çalışan Gülnihal hamın ve diğer vatandaşlarımız var. Biz Muğla için bunu herkese yayalım, herkes bunu görsün. Daha sonra tüm Türkiye’mizde bu yaygınlaşacak” dedi.

  • “Yeni Sanayi Çağında Üretim ve Savunma Sanayisini Nasıl Etkileyecek” toplantısı

    GAZİANTEP (İHA) – Milli Savunma Bakanı Fikri Işık Gaziantep’te “Yeni Sanayi Çağında Üretim ve Savunma Sanayisini Nasıl Etkileyecek” konulu toplantıya katıldı.

    Gaziantep Ticaret Odasında gerçekleşen toplantıya Bakan Işık’ın yanı sıra Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Partili Milletvekilleri Mehmet Erdoğan, Nejat Koçer, iş adamları ve STK meslek komiteleri üyeleri katıldı.

    Ülkede yaşanan istikrarsızlık süreci nedeniyle birçok alanda olduğu gibi savunma sanayisinde de istenen gelişimin ortaya konulamadığına dikkat çeken Bakan Işık, “AK Parti göreve geldiği 2002 yılında savunma sanayisindeki millileşme oranının yüzde 24 oldu. Bu oranın içindeki kalite de düşük ancak şu an bu oran yüzde 60’ların üzerine çıktı. Bu oranla beraber kalitede de artış oldu” dedi.

    Ülkedeki yerli üretim milli piyade tüfeğindeki ilk teslimlerin yapıldığını belirten Bakan Işık, seri üretimlerin devam ettiğini vurgulayarak, “Gemilerini karada yürüten bir milletin torunuyuz ama kendi gemimizi üretmiyoruz. Böyle bir şey olabilir mi? Allah’a çok şükür kendi atak helikopterimizi yaptık. Eylül ayı 2018’de tamamıyla kendi ürettiği ve tasarladığı helikopteri de piyasaya çıkaracağız. İnsansız hava aracını da emniyet teşkilatımıza ve TSK’ya sunduk, başarıyla kullanıyorlar. Artık kendi uçak projesini başlatan bir Türkiye var. Tüm bunları şundan söylüyorum. 14 yıllık süreçte Türkiye boş durmadı. Ama takdir edersiniz ki rekabet ettiğimiz ülkeler son 14 yılda başlamadı bu işe. Birikimleri var. Teknolojinin yardımını da alarak kısa yolları kullanarak rakiplerimizi yakalamanın hesaplarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye her zaman dost eli uzatan ülkedir’’

    Almanya’nın bazı silahların ülkeye girişine yasak getirmesine değinen Bakan Işık, “Önümüze engel çıkarttığı tüm silahları da kısa zamanda üretmeye başlıyoruz. Kötü mal sahibi ev sahibi yapar derler ya bir nevi öyle. Avrupa’nın birçok ülkesinde seçim var. Oralarda Türk karşıtlığı da bu yüzden başladı. Allah’a şükür bu da ülkemizin büyüdüğünün de bir göstergesi. Her şeye rağmen Almanya, bizim NATO müttefikimiz. Seçimi geçirdiklerinde oturup konuşacağız. Bu sıkıntıları aşacağımızı düşünüyorum. Türkiye her zaman dost eli uzatan ülkedir, bu özelliğini sürdürecek” diye konuştu.

    “Gaziantep’in savunma sanayisinde de adından söz ettirecek’’

    Gaziantep’in savunma sanayisinde de adından söz ettirebilecek bir şehir olduğunu belirten Bakan Işık, “6,5 milyar doların üzerinde ihracatı olan Gaziantep birçok sektörlerde dünya markası haline geldi. Bunu uzun süredir bu kentin yöneticileriyle görüşüyoruz. Gaziantep geleneksel üretimdeki başarısını sürdürsün. Önüne çıkacak sorunlara karşı tedbir alarak gelişimini sürdürsün. Öyle bir teknoloji gelişiyor ki o güne kadar prim yapan pek çok teknoloji demode oluyor. Ona bağlı olarak ek çok firma da iflasla karşı karşıya kalıyor. Bunları düşünerek yeni şeyler yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

    “Referandum Türkiye’nin istikrarını teminat altına alma adına önemli’’

    Türkiye’nin çok önemli bir halk oylamasına gittiğini vurgulayan Bakan Işık, “Bu oylama Türkiye’nin istikrarını teminat altına alma adına önemli. Şu an ki sistemimizin sadece adı inanın parlamenter. Bu sistemde normalde cumhurbaşkanı yetkileri azdır ve çoğu yerde ismini bilen bile yoktur. Ama bizdeki sistem Kenan Evren’e göre yapıldığı için yetkisi çok, sorumluluğu yok. İstediğiniz kadar kararname çıkarın cumhurbaşkanı imzalamazsa olmuyor’’ diye konuştu.

  • Bakan Eroğlu: “Haliç’i nasıl temizlediysek Ergene’yi de öyle temizleyeceğiz”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 4 milyon TL değerinde iki yatırımın temel atma merasimine katılmak için geldiği Kırklareli’de, “Haliç’i nasıl temizlediysek, Ergene’yi de temizleyeceğiz” dedi.

    Kırklareli Valiliği’ni ziyaret ederek ildeki programına başlayan Bakan Eroğlu, Vali Esengül Civelek ile bir süre görüştükten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bakan Eroğlu, “Bakanlığın bir temel atma merasimi var; Vize Doğanca Köyü Yerleşim Alanının Köy Deresi Islahı ve Lüleburgaz Emirali Köy Yerleşim Alanının Köy Deresi Islahı olmak üzere 4 milyon TL’lik bir yatırım, ona katılacağız” dedi.

    Kırklareli’nin son 14 yılda yatırım yapılan bir il olduğunu belirten Bakan Eroğlu, “Ben çok iyi hatırlıyorum Kırklareli unutulmuş bir ildi, burada bir yatırım yoktu, daha sonra Başbakanımızın talimatıyla ben burada Trakya Gelişim Projesi’ni (TRAGEP) açıkladım. 2019 yılına kadar bu TRAGEP projesi bitecek. 16 tane içme suyu, 14 tane ileri biyolojik atıksu arıtma tesisi, 114 baraj ve gölet inşa edeceğiz. 139 tane sulama tesisi ve 223 tane dere ıslahı yapacağız ayrıca 992 bin dekar arazide ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve 6 milyon fidanı toprakla buluşturacağız. 63 tane otomatik meteoroloji istasyonu kuracağız. Kırklareli’ye 71 müjde vermişiz 475 milyon TL tutarında, bu sefer de elimiz boş gelmeyelim dedik, dolayısıyla 12 tane müjdeyle geldik 26 milyon TL tutarında. Böylece bu ilimize 83 müjde vermiş olacağız şimdiye kadar toplam maliyet rakamı da 501 milyon TL, yani yarım milyar” ifadelerini kullandı.

    “Haliç’i nasıl temizlediysek, Ergene’yi de temizleyeceğiz”

    Bakan Eroğlu, Ergene Eylem Planı çerçevesinde çalışmaların devam ettiğini anlatarak, “14 tane atıksu arıtma tesisi kuruyoruz, 11 tanesi bitti, 3 tanesi de bu sene bitiyor. Biz sırf Ergene Nehri’nin temizleme çalışmaları kapsamında, 3 milyar 200 milyon TL Orman ve Su İşleri Bakanlığı harcıyor. 800 milyon TL Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı harcıyor. Toplam maliyeti yaklaşık 4 milyar TL. Kirlilik parametresi 800’den şu anda 200’e indi, 4’te bire inmiş. Balıklar görülmeye başlandı yeterli mi değil, daha da güzelleşecek, Haliç’i nasıl temizlediysek Ergene’yi de temizleyeceğiz” diye konuştu.

  • Elvan: “Bu millet kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, milli iradeden rahatsız olanların, milletin vereceği oydan korkanların, iftiralarla yalanlarla anayasa değişikliğiyle ilgili olmayan hususları gündeme getirerek vatandaşın kafasını karıştırmaya çalıştıklarını belirterek “Ama bunlar şunun farkında değil; bu millet kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok” dedi.

    Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan ile Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, bir dizi ziyaret çerçevesinde geldikleri Mersin’de, AK Parti İl Başkanlığında partililerle buluşarak, 16 Nisan’da anayasa değişikliğine ilişkin yapılacak referandumu konuştular.

    Elvan: “Havaalanı yatırımının tamamlanmasıyla birlikte de Mersin turizmde şahlanacak”

    Bakan Elvan, kültür ve turizm alanında son bir yılda önemli gelişmeler kaydettiklerini dile getirerek, hem yatırım boyutuyla hem turizm bölgelerinin Mersin’e kazandırılması amacıyla çalışmaları nihaileştirme aşamasına geldiklerini söyledi. Elvan, “Özellikle havaalanı yatırımının tamamlanmasıyla birlikte de Mersin turizmde şahlanacak. Bu yönde çok yoğun çalışıyoruz ve Mersin artık geçmişte konuşulanları unutacak, turizmde ne kadar canlı bir il olduğunu tüm dünyaya göstereceğiz” diye konuştu.

    Dün Şanlıurfa’da yine hain bölücü terör örgütü tarafından bir saldırı gerçekleştiğini anımsatan Elvan, 11 yaşında bir çocuğun şehit düştüğünü ve yaralılar olduğunu kaydetti. Elvan, “Sizin bu desteğiniz sürdüğü müddetçe inşallah bu teröristleri barındırmayacağız ülkemizde ve bunların kökünü kurutacağız. Hep birlikte kazıyacağız. Bu konuda ne kadar kararlı olduğumuzu sizler çok iyi biliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    Elvan: “Milletin vesayeti dışında Türkiye’de hiçbir vesayetin başını dahi kaldıramayacağı bir yapıyı 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek gerçekleştireceğiz”

    Daha sonra 16 Nisan’da yapılacak referanduma değinen Elvan, 2002 yılında yola çıktıklarında ‘Yeter söz milletin’ dediklerini anımsatarak, şöyle devam etti: “Özellikle AK Parti Hükumetleri vesayet odaklarının ortadan kaldırılması ve milli iradenin tam manasıyla hakim kılınabilmesi için 15 yıllık dönemde çok yoğun bir çaba sarf etti. Vesayet odaklarını önemli ölçüde ortadan kaldırdık. Ama biz şunu arzu ediyoruz; artık milletin vesayeti dışında Türkiye’de hiçbir vesayetin hakim olamayacağı, başını dahi kaldıramayacağı bir yapıyı ortaya koymaya arzu ediyoruz. Bunu da 16 Nisan günü ‘evet’ diyerek gerçekleştireceğiz.”

    Elvan: “Gerçek demokrasi, gerçek güçlü yasama, gerçek güçlü icraat, güçlü yürütme bu düzenlemeyle gelecek”

    Anayasa değişikliğinin karmaşık bir değişiklik olmadığını, son derece basit olduğunu vurgulayan Elvan, “Milli iradeyi, milleti merkeze alıyoruz” diyerek, millet ne derse bundan sonra artık onun olacağını söyledi. Elvan, “Başka kimsenin sözü olmayacak. Vesayeti tamamıyla ortadan kaldıracak olan bir düzenlemeyi hayata geçireceğiz. İnşallah milletimiz destek verdiği müddetçe Türkiye büyümeye ve güçlenmeye devam edecek. Yaptığımız iş basit. Cumhurbaşkanlığı makamı ile Başbakanlık makamını birleştiriyoruz, tek bir yürütmeyi devreye sokuyoruz. O ‘tek adam’ diyenlere sesleniyorum; işte gerçek demokrasi, gerçek güçlü yasama, gerçek güçlü icraat, güçlü yürütme bu düzenlemeyle gelecek. Şimdi şu an Cumhurbaşkanının yapmış olduğu iş ve eylemler nedeniyle, atmış olduğu imza nedeniyle herhangi bir sorumluluğu yok. Tek bir konuda, eğer vatana ihanet söz konusu ise Yüce Divan’a gönderilmesi söz konusu. Ama biz Cumhurbaşkanlığı makamını hem yargıya hem de Meclise hesap verebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamı yaptığı her iş için, her bir icraat için Mecliste hesap verebilecek. Dolayısıyla biz aslında yasamayı, Meclisi daha da güçlendiriyoruz. Kurulacak olan hükümet, kanun tasarısını Meclise teklif edemeyecek. Kanun tasarılarını sizin seçtiğiniz milletvekilleri Mecliste teklif edebilecek ve yasalaştırabilecek. Aslında bizim yapmak istediğimiz düzenleme, yasamayı daha da güçlendiren, yürütmeyi daha da güçlendiren ve yargıyı da adil, bağımsız, tarafsız karar almasını sağlayan ve hızlı işleyen bir mekanizmaya dönüştürebilmek” şeklinde konuştu.

    Elvan: “Bu millet kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok”

    Mevcut sistemde halkın milletvekillerini seçtiğini, Meclisin de hükumeti oluşturduğunu ifade eden Elvan, yeni düzenleme ile ise milletin hükumetini doğrudan seçeceğini söyledi. Meclisle yasama ile yürütmenin icraatının tamamıyla birbirinden ayrılacağını vurgulayan Elvan, şunları söyledi: “Bu seçimi yaparken güçlü bir hükumet ortaya çıkacak. Çünkü bu seçilecek olan hükumet, Cumhurbaşkanı yüzde 50’nin üzerinde oy almak zorunda. Geçmişe baktığımızda yüzde 20 ile Başbakan olan var bu ülkede. Yüzde 20 oy almış ama Başbakan olmuş, yüzde 25 oy almış Başbakan olmuş. Artık bu olmayacak. Ülkenin Başbakanı, Cumhurbaşkanı yüzde 50’nin üzerinde oy almak zorunda. İcraatın başı çok daha güçlü olacak. Kararlar çok daha hızlı bir şekilde alınacak.”

    Aslında yaptıkları şeyin, milli iradenin, gerçek anlamda bu ülkede tesis edilmesi olduğunun altını çizen Elvan, “Ama bu ülkede milli iradeden rahatsız olanlar, milletten korkanlar, milletin vereceği oydan korkanlar, başka yol ve yöntemlere başvurup, iftiralarla yalanlarla anayasa değişikliğiyle ilgili olmayan hususları gündeme getirerek vatandaşımızın kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Ama bunlar şunun farkında değil; bu millet öyle bir millet ki, kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok.”

    Elvan: “Milletimizi gerçek anlamda devletimizin sahibi yapıyoruz”

    Partililerden istekleri olduğunu belirten Elvan, şunları kaydetti: “Biz bugüne kadar hep engelli koşu gerçekleştirdik. Koşmaya çalıştık ama önümüze engel üstüne engeller konuldu. Artık bu anayasa değişikliği ile bu engelleri ortadan kaldıracağız, engelsiz koşuyu gerçekleştireceğiz. Türkiye daha da büyüyecek daha da güçlenecek. Kalıcı bir istikrara kavuşacağız. Eğer biz bugünü düşünseydik belki bu şekilde hareket etmezdik ama biz bugünü düşünmüyoruz. Biz ülkemizin geleceğini düşünüyoruz. Biz bu ülkenin istiklali, istikbali, bekası için yapılması gereken düzenlemeleri hayata geçirmek için çaba sarf ediyoruz. Yoksa bizim hükumetimiz güçlü bir hükumet. Ama yarın bu ülke sıkıntıyla karşı karşıya kalmasın, istikrarsız bir ortam oluşmasın düşüncesiyle bu düzenlemeleri yapıyoruz. Milletimizi gerçek anlamda devletimizin sahibi yapıyoruz.”

    Partililerden, 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumunda güçlü bir şekilde ‘evet’ deme sözü alan Elvan, anayasa değişikliği ile yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılmış olacağını dile getirdi. Artık Meclisten bir hükumet çıkmayacağını vurgulayan Elvan, “Hükumeti doğrudan siz seçeceksiniz ve kimin hükumet olmasını istediğinize siz karar vereceksiniz. Bu da ülkede uzlaşma kültürünü daha da geliştirecektir, insanların birbirleriyle uyum içerisinde olmasını daha da artıracaktır” dedi.

    Elvan: “Tek adam yargıdaki bütün atamaları yapacakmış. Kuyruklu yalan”

    Elvan, değişikliğin yargı boyutuna ilişkin de şunları söyledi: “Vay efendim, tek adam yargıdaki bütün atamaları yapacakmış. Kuyruklu yalan. Yargıçlar, hakimler kimin adına karar veriyor? O imzayı atarken karar aşamasında ne diyorlar? ‘Türk milleti adına karar verilmiştir’ diyorlar. Millet adına karar veriyor. Peki millet adına karar veren bir yargıda atamayı kim yapmalı? Millet yapmalı, milletin temsilcisi yapmalı. Bürokrat, bir başka bürokratı atarsa bu olur mu? İşte bu bir vesayettir. Kim atayacak? Türkiye Büyük Millet Meclisi atayacak, sizin temsilciniz atayacak ve yine sizin seçtiğiniz, Başbakan olarak görmek istediğiniz hükumet atayacak. Yargıda bir başka şey daha yapıyoruz. Yargıda ikili bir yapı var, bir tarafta Askeri Yargıtay var, diğer tarafta da sivillere yönelik icraat gerçekleştiren Yargıtay var. Bunu tek bir çatı altında topluyoruz. Yargıda birliği sağlıyoruz. Türkiye, 16 Nisan akşamından sonra çok daha hızlı bir şekilde büyüyecek, daha hızlı kalkınacak, sadece bölgesinde değil, küresel düzeyde hem gücünü hem de etkinliğini çok daha fazla gösterecektir.”

    Bakan Avcı: “16 Nisan, 15 Temmuz gibi hain girişimlere son darbeyi vuracağımız tarihtir”

    Elvan’ın ardından kürsüye gelen Bakan Avcı ise AK Parti’li gençlerin tezahüratları nedeniyle uzun süre konuşmasına başlayamadı. Gençlere tezahürat konusunda tüyolar veren ve anekdotlar anlatan Avcı, “Slogan işini abartıyoruz. Kendi kendimizle yarışıyoruz. 16 Nisan’a kadar ev ev, kapı kapı dolaşacağız. Enerjimizi, mesajlarımızın ulaşmadığı yerlere ulaştırmak için harcayacağız” ifadelerini kullandı.

    16 Nisan’da yapılacak referandumun, 16 Temmuz’da yarım bıraktıklarını tamamlama hamlesi olduğuna dikkat çeken Avcı, “15 Temmuz’da milletçe niye sokağa çıktıysak, 16 Nisan’da da onun için sandık başına gideceğiz. Türkiye, 15 yıldır örtülü veya açık pek çok saldırıya maruz kaldı. En son 15 Temmuz sadece hain kalkışma değildi, aynı zamanda bir işgal hareketinin ilk adımıydı. Allah muhafaza eğer millet o gece bu hainlere ’dur’ demeseydi, o gece millet Cumhurbaşkanının bir işaretiyle sokağa çıkmasaydı, biz bugün belki bir Türkiye’den bahsedemiyor olacaktık. 16 Nisan işte bu tür hain girişimlere son darbeyi vuracağımız tarihtir. Değişiklik, hükumeti, yürütmeyi güçlendirecek. Milletvekilini, parlamentoyu, Meclisi güçlendirecek. Her birini kendi alanında daha yetkili ve sorumlu kılacak. Bunlar tamam ama asıl bizim burada 16 Nisan günü ’evet’ dememiz Türkiye’ye kurulan tuzaklara son darbeyi vurmak içindir” dedi.

    Avcı: “Avrupa’daki yakınlarınıza, düğünlerini Türkiye’de yapmaları çağrısında bulunun”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, gurbetçilerin tatillerini Türkiye’de geçirmelerine yönelik çağrısını anımsatan Avcı, “Cumhurbaşkanımız bir kampanya başlattı. Yurt dışında yaşayan 5 milyon Türk’e, bunun 3 milyonu Almanya’da, bir çağrıda bulundu, ’Tatillerinizi gelin Türkiye’de geçirin. Sadece kendiniz gelmekle de kalmayın eşinizi, dostunuzu, komşunuzu, iş arkadaşlarınızı da Türkiye’ye davet edin. Onlara Türkiye’yi tanıtın’ dedi. Şimdi Mersin’de de sizin de Almanya’da yakınlarınız var. Bir kerede siz hatırlatın ve onlara bu yaz tatillerini, izinlerini Mersin’de geçirmeleri için siz de çağrıda bulunun. Düğün derneklerini burada yapmaları için onlara çağrıda bulunun. Avrupa’daki Türkler yılda yaklaşık 60 bin düğün yapıyorlar. Bunun için ciddi paralar harcıyorlar, astronomik masraflar yapıyorlar. Cumhurbaşkanımız o açıklamasında buna da işaret etti ve dedi ki ’Önümüzdeki bir kaç yıl Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız, soydaşlarımız da düğünlerini, cemiyetlerini gelsinler memleketlerinde yapsınlar’. Hem burada eşini dostunu görmüş olur hem de yabanda yapacağı harcamalar memlekete kalmış olur. Çünkü biliyorsunuz 2016 yılında özellikle turizm alanında dar boğaz yaşadık bilinen sebeplerden dolayı. İnşallah aşıyoruz, onun önü açılıyor ama Cumhurbaşkanımızın çağrısı bu bakımdan çok önemli. Bunun için de Mersin’in ön almasını bekliyorum. Mersin bunu başarabilecek potansiyele sahiptir” ifadelerini kullandı.

    Elvan ve Avcı, partideki programlarının ardından Mersin’de yapımı devam eden Arkeoloji Müzesi’ne geçerek, inşaatta incelemelerde bulundular. İki Bakana, Vali Özdemir Çakacak da eşlik etti.

  • Advocaat: “Nasıl devam edeceğimizi düşünmeliyiz”

    Spor Toto Süper Lig’in 19. haftasında alt sıralardan kurtulma mücadelesi veren Kayserisporla karşılaşan Fenerbahçe, sahadan 4-1 mağlup ayrıldı. Mücadele sonrası konuşan Teknik Direktör Advocaat, “Fenerbahçe olarak nasıl yola devam edeceğiz düşünmemiz gerekiyor” dedi.

    Maç sonu düzenlenen basın toplantısında konuşan Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, “Biraz farklı bir sonuç oldu bizim için. Fenerbahçe olarak nasıl yola devam edeceğiz düşünmemiz gerekiyor” dedi.

    Sonucun beklediklerinden çok farklı olduğunu söyleyen Advocaat, “Transferde çok fazla isimlerle ilgili konuşmak istemiyorum. Bizim başka oyunculara ihtiyacımız var. Daha kaliteli isimleri getirmeye ihtiyacımız var. Bunu son zamanlarda dile getiriyorum. Ama bence çözüm bu da değil, nasıl açıklayabileceğimizi bilmiyorum. Geçtiğimiz hafta Başakşehir’i yeniyoruz, bu hafta 4-1 mağlup ayrılıyoruz. Kaleye bir şut geliyor geriye düşüyoruz, 1-1’i yakalıyoruz, hiçbir şey yokken 2-1, 3-1 oluyor ve yine güzel bir golle 4-1 oldu. Biraz farklı bir sonuç oldu bizim için. Fenerbahçe olarak nasıl yola devam edeceğiz düşünmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Quaresma’yı takımda görmek isteyip istemediğinin sorulması üzerine Advocaat, “Quaresma ile ilgili bir şey bilmiyorum. 10 numara istemiyorum. Orta sahada çok sayıda aynı kavramda oyuncumuz var. İstediğimiz şu aslında bir tane ofansif orta sahamız olsun, bir tanesi defansif orta sahamız olsun bir tanesi de hücuma yönelik orta sahamız olsun diyorum. Aslında bu işin anahtarı nerede ben biliyorum, bunu basına doğru cevap vermek zor” ifadelerini kullandı.

    Maç sırasında oyuncuların taktik disiplinin dışına çıktıklarını ve yarın onlara neden yaptıklarını soracağını ifade eden Advocaat, “Elinizdeki kadronun özelliklerine göre oyun planı çizer ve ona göre oynarsınız. Bizim takımımız önde basmaya uygun bir takım değil. Normalde bizim oturtmuş olduğumuz bir taktik disiplin var ve bu disiplinin dışında iş yaptılar. Yarın onlara soracağım, neden böyle yaptılar” diye konuştu.