Etiket: NASA

  • NASA Güneş’e yaklaşacak uyduyu fırlattı

    NASA’nın Güneş’in atmosferine dalış yapacak olan Parker Solar Probe adındaki Güneş inceleme uydusu, Florida’daki Cape Canaveral uzay üssünden fırlatıldı.

    NASA’nın 1.5 milyar dolara mal olan bir otomobil büyüklüğündeki Parker Solar Probe uydusu, “Güneşe Dokunmak” olarak tanımlanan görev için uzaya fırlatıldı. NASA, Parker Probe’un 7 yıl sürecek olan yolculuğu sırasında Güneş’in etrafında 24 tur atacağını açıkladı.

    Güneş yüzeyine 6 milyon 115 bin 500 kilometre yaklaşacak olan Parker Probe, gözlem yaparak yıldız hakkında bilgi toplayacak. Parker Probe, bu uzaklıkta bin 371 derecelik bir ısıya maruz kalmasına rağmen, ısıya dayanıklı zırhı sayesinde 30 derecelik bir ısının etkisinde kalacağı belirtildi.

    Güneş’in atmosferine giriş yapacak ilk uzay aracı olacak Parker Solar Probe’un fırlatacak olan ULA Delta IV’nin dünyadaki en güçlü roket olduğu kaydedildi. NASA’nın bilim adamları, Parker Solar Probe’un Güneş’e her bir yaklaşımında Güneş’in atmosferinin yeni bölgelerinin görüleceğini, onlarca yıldır merak edilen yıldız mekaniği hakkında bilgeler toplayacağını belirtti.

    Parker Solar Probe, Güneş’in taç küre olarak bilinen atmosferinin en dış katmanına girecek olan ilk uzay aracı olacak.

  • NASA güneşe yaklaşacak uyduyu yarın fırlatacak

    NASA’nın 1.5 milyar dolara mal olan bir otomobil büyüklüğündeki Parker Solar Probe ismi verilen Güneş inceleme uydusunun, yarın Cape Canaveral’den Delta IV roketinin üstünde uzaya fırlatılacağı kaydedildi. Uydunun uzayda saatte 430 bin kilometre hızla yol alacağı belirtildi.

    NASA, Parker Probe’un 7 yıl sürecek olan yolculuğu sırasında güneşin etrafında 24 tur atacağını açıkladı. Parker Solar Probe’un Güneş’e her defasında daha da yaklaşması amacıyla Venüs’ün çekim gücünden istifade etmek için Venüs’ün etrafından 7 defa tur atacağı kaydedildi. Parker Probe’un Güneş yüzeyine 6 milyon 115 bin 500 kilometre yaklaşacağı belirtildi.

    Bu durumda, diğer tipik yer çekim desteğinde olduğu gibi Solar Probe’un Güneş’e daha çok yaklaşması için Venüs’ün yan yol hareketini yavaşlatacağı, sonunda Güneş’e yakınlaştığı zaman Parker Solar Probe’un yan yol hızının çoğunu kaybederken Güneş’in çekim gücü sayesinde büyük bir hız kazanacağı ve Güneş’e 6 milyon 115 bin 500 kilometre yaklaşacağı ifade edildi.

    Parker Probe bu seviyede bin 371 derecelik bir ısıya maruz kalmasına rağmen, ısıya dayanıklı zırhı sayesinde 30 derecelik bir ısının etkisinde kalacağı belirtildi.

    Parker Solar Probe’u fırlatacak olan ULA Delta IV’ün dünyadaki en güçlü roket olduğu kaydedildi. NASA, Ula Delta IV Roketinin Mars’a ulaşması için gereken enerjinin 55 katı daha enerjiye ihtiyacı olduğunu belirtti.

    NASA’nın bilim adamları, Parker Solar Probe’un güneşe her bir yaklaşımında güneşin atmosferinin yeni bölgelerinin görüleceğini, onlarca yıldır merak edilen yıldız mekaniği hakkında bilgeler öğrenileceğini belirtti.

    NASA, Dünya ve üstündeki her şeyin Güneş’in yörüngesinde saatte yaklaşık 108 bin kilometre giderken Parker Solar Prob’un bu yörüngeden çıkması için bu akışın tersine doğru fırlatılması gerektiğini belirtti.

  • NASA dünya ikincilerine takdir belgeleri verildi

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) NASA tarafından düzenlenen model uydu yarışmasında (CanSat Competition) dünya ikincisi olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ’Grizu-263’ uzay takımına takdir belgesi verildi.

    BEÜ Mühendislik Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin oluşturduğu ’Grizu-263’ uzay takımı, 8-10 Haziran tarihleri arasında NASA tarafından düzenlenen model uydu yarışmasında 40 üniversiteyi geride bırakarak CanSat Competition 2018’de dünya ikincisi oldu. Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu tarafından dekanlık binası toplantı salonunda dünya ikinciliği elde eden ’Grizu-263’ uzay takımına başarı belgesi verildi. Öğrencilerin çok önemli bir yarışmada kısıtlı bütçeyle derece elde ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Kutoğlu, “Bizleri gururlandırdığınız için sizlere teşekkür ediyoruz. Sizlerin başarısı çok daha anlamlı. Yarıştığınız ekiplerin bütçeleri sizden çok daha fazlaydı. Siz onlardan daha kısıtlı bütçeyle çalıştınız. Bundan dolayı sizi ayrı tebrik ediyorum. Sizlere danışmanlık yapan öğretim görevlilerini kutluyorum. Umarız önümüzdeki senelerde daha çok yarışmada daha çok dereceler alırsınız” dedi.

    “Ara tatillerde memleketlerimize gitmeyerek kütüphanelerde yattık”

    BEÜ Grizu-263 uzay takımı kaptanı Muzaffer Duysal, bir yıl boyunca çok kararlı bir şekilde çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi:

    “Ara tatillerde memleketlerimize gitmeyerek kütüphanelerde yattık. Takım olarak bu başarıya ulaştık. Dünyanın önemli üniversitelerini geride bıraktık. Bunun için gururluyuz. Bize destek verenlere çok teşekkür ediyoruz. Proje bir model uydu yarışması. Uzay ve NASA çalışmaları çok popüler. Bu uyduları lisans öğrencilerine yaptırarak bir adım atmamızı sağlıyor bu proje bize. Bu uydu alanında bir çalışma yapmamızı ve kendimi geliştirmemizi sağlıyor. 14 yıldan beri düzenleniyor. Eleme sürecini geçtik ve 40 üniversite arasında kaldık. Dosya hazırladık. İstenilen görevleri yerine getirdik. Uydudan aldığımız verileri jüriye sunduk. Tasarladığımız model uyduyu model roket yardımıyla 700 metreye fırlattık. Aldığımız puanla ikinci olduk.”

  • NASA astronotlarından uzay yürüyüşü

    NASA’nın iki astronotunun Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) dışında 6,5 saat sürecek uzay yürüyüşü canlı yayınlanıyor.

    Astronotlar Ricky Arnold ve Drew Feustel’in, uzay istasyonunun ’soğutma sistemi donanımını’ yükseltmeyi ve en son iletişim ekipmanlarını kurmayı hedefledikleri bildirildi. Drew Feustel ve Ricky Arnold 6,5 saat sürecek bir uzay yürüyüşüyle, hızlı bir şekilde iki adet boş amonyak pompasının pozisyonlarını değiştirerek Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) harici soğutma sistemini yeniden düzenleyecek.

    İlk uzay yürüyüşü 18 Mart 1965’te Alexei Leonov tarafından gerçekleştirilmiş, yürüyüş yaklaşık 10 dakika sürmüştü. Bir sonraki uzay yürüyüşü ise 3 Haziran 1965’te 23 dakikalık bir süre ile Amerikan astronotu Ed White tarafından gerçekleştirilmişti.

  • Nasa Yöneticisi Sırrı Oğuz: “Mars’a ilk yolculuk 2 yıl gecikebilir”

    Malatya’daki Robocot 2018’e katılan NASA’nın ve Mars programının kadrolu tek Türk yöneticisi Sırrı Oğuz, “Mars’a yolculukta ilk büyük adımı 2021’de atacağız, ancak 2030 hedefinde 2 yıl gecikme yaşayabiliriz” dedi.

    İnönü Üniversitesi tarafından Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD), Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesi’nin desteğiyle üçüncüsü düzenlenen ROBOCOT 2018 Bilim Şenliği’ne bu yıl Avrupa, Amerika, Asya ve Avustralya kıtalarından Türk bilim insanları katıldı.

    NASA, Mıt, Oxford Ve Silikon Vadisinden bilim insanları Malatya’da

    NASA’nın ve Mars programının kadrolu tek Türk yöneticisi Sırrı Oğuz, Japonya Osaka University’den Ayonix kurucusu Sadi Vural, Massachusetts Institute of Technology (MIT) ve Dortmund University of Technology’den Prof. Yılmaz Uygun, İsviçre Fribourg University’den Prof. Dr. Ali Coşkun, Oxford University’den Emre Eren Korkmaz ile Avustralya CSIRO’dan Dr. Hilkat Özgün Robocot Malatya 2018’de bilgi ve birikimlerini gençlerle paylaştı.

    Robocot 2018 için Malatya’ya gelen Sırrı Oğuz, sistem sorumlusu olduğu Orion Projesi ve Mars Programı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Mars’a yolculuğun zamanı geldiğinde yapılacağını belirten Oğuz, “Ancak birçok kişinin sandığı gibi işimiz hiç de kolay değil. Mars’a gidecek aracın insansız uçuşlarını 2021’de başlatarak hazırlık çalışmaları sonrası ilk büyük adımı atacağız. Bu çok önemli bir aşama. Ardından 2022’de ise insanlı uçuşlara geçeceğiz. Ancak uzay aracının hazır olması her şeyi çözmüyor. Mars görevine gidecek astronotlar 6 ay boyunca yer çekimsiz ortamda seyahat edecekler. Yolculuk boyunca radyasyona maruz kalacaklar. Bütün bu sorunların çözümü elbette zaman alıyor. Bu nedenlerle NASA’nın 2030’da öngörülen Mars yolculuğu kanaatimce bir-iki yıllık rötarla ancak 2031 veya 2032’de yapılabilecek” şeklinde konuştu.

    “Türkiye uluslararası uzay çalışmalarında daha aktif olmalı”

    Sırrı Oğuz, Türkiye’yi de bilim için, insanlık için yapılan ve yapılacak projelerde görmek istediğinin altını çizdi. 15 ülkenin ortaklığı ile devam eden Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) projesini hatırlatan Oğuz, “Bu projede yer alan ülkelerin üniversitelerinde uzay çalışmaları ile ilgili çok ciddi bir eğitim veriliyor. Ben Türkiye’nin de bir gün uzay projelerinde aktif olarak yer almasını çok isterim. Bu ülkenin yetiştirdiği bir bilim insanı olarak bilgi ve deneyimlerimi paylaşmaktan da ayrıca büyük onur duyarım “ ifadelerini kullandı.

    “Beyin göçü değil beyin gücü olarak görülmeliyiz”

    Avustralya Hükümeti Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (CSIRO) görevli Dr. Hilkat Özgün ise son günlerde sıkça gündeme gelen ‘beyin göçü’ tartışmalarını değerlendirdi. Bilim insanlarının ve akademisyenlerin yurt dışını tercih etmesini ‘beyin göçü’ yerine ‘beyin gücü’ olarak değerlendirdiğini vurgulayan Özgün, “Bizler yurt dışında edindiğimiz bilgi ve deneyimi ülkemize taşıyoruz. Ben enerji depolama alanında çalışıyorum ve bu konuda TÜBİTAK ile sürekli işbirliği halindeyiz” dedi.

    Avustralya’nın yükseköğrenim için tüm dünyadan öğrencilere kapılarını açtığını hatırlatan Hilkat Özgün, Türkiye’den bu ülkeye öğrenci olarak gidenlerin yüzde 80’inin eğitimi değil, bir şekilde ülkede kalmayı hedeflediklerine dikkat çekti. Özgün, Türkiye’den Avustralya’yı tercih eden öğrencilere ülkedeki eğitim fırsatlarını değerlendirmelerini önerdi.

    Oxford Üniversitesi Öğretim üyelerinden Dr. Emre Korkmaz ise, Türkiye’de eğitimin değerinin henüz tam olarak anlaşılamadığının altını çizdi. Çin, Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok ülkede hükümetlerin Oxford Üniversitesi ile özel işbirliği anlaşmaları yaptığını anlatan Korkmaz, “Bir tarafta böyle örnekler varken diğer tarafta çok zorlu bir süreci geçerek yüksek lisans ya da doktora için Türkiye’den Oxford’a gelen arkadaşlarımız, ülkemizde burs bulmakta zorlanıyorlar. Biz burada onlar için internet üzerinden destek kampanyaları düzenliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Gece atmosferden suyu yakalayıp gündüz kullanacağız”

    Robocot 2018’in konuklarından İsviçre Fribourg Universitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Coşkun ise dünyanın ve Türkiye’nin bir başka sorunu olan küresel iklim değişikliğine dikkat çekti. Türkiye’nin su fakiri bir ülke olduğunu hatırlatan Coşkun, “Gece nemli saatlerde atmosferden etkin bir şekilde suyu yakalayıp gündüz hava ısındığında kullanabileceğimiz bir proje geliştiriyoruz” dedi.

    Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) ve Dortmund University of Technology’den Prof. Yılmaz Uygun da ‘endüstri 4.0’ın bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Prof. Uygun, “Ancak bunun için Türkiye’de yeterli alt yapı, ekosistem yok. Ülkemizi gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda bizim en önemli eksikliğimiz, dezavantajımız olarak öne çıkıyor. Bu nedenle endüstri 4.0’a uygun alt yapıyı oluşturup ardından üretime geçmeliyiz” diye konuştu.