Etiket: Nar

  • Binlerce ton nar elde kaldı

    Uçak krizinin ardından Rusya’nın ihracatı durdurması ve ihracatçı firmaların alım yapmaması nar üreticisini sıkıntıya soktu. İhracat sıkıntısı ile birlikte ağaçta kalan narlar sıcaklardan çatladı, ürünler ölü fiyatına tanesi 10 kuruştan satıldı.

    İzmir’in Ödemiş ilçesi ve çevresindeki nar üreticileri, bu yıl yaşanan olumsuzluklar nedeniyle ürünlerini satmakta zorlandı. Üretiminin büyük çoğunluğunun yurt içindeki hallere gönderildiği ilçede, Rusya ile yaşanan uçak krizi nedeniyle özellikle nar ithalatının durdurulması dolayısıyla ürünler elde kaldı.

    Binlerce ton nar dalında kaldı

    Rusya ile ilişkilerin düzelmesi kurtarmadı. Hasat geç yapılınca, ağaçta kalan narlar sıcaklardan çatladı. Üreticiler ise ellerinde kalan narların satışını yapmak istedi ama başarılı olamadı. Tüm bu olumsuzluklara ’kahverengi leke’ olarak bilinen hastalık da eklenince binlerce ton nar dalında kaldı.

    Geçen yıl tanesi 1 TL idi, şimdi 10 kuruş

    Ağaçta kalan ve bölgede yöre halkının tabiriyle ’suluk’ olarak değerlendirilen narlar ise kilogramı 10 kuruşa satılmaya başlandı. Ödemişli nar üreticisi Ersin Balcılar, yaşanan sıkıntıları aktararak, “Narların dallarında kalmasının en büyük nedeni üreticinin pazar bulamaması. Narın dalında kalması hastalıktan değil, ihracatçı girmediğinden, toplanmadığından dolayı oldu. Gazetelerden okuduğumuz bilgilere göre Avrupa, narı analiz garantili istiyor. Biz de ağaçta kalan narımızı suluk olarak değerlendiriyoruz. Şimdi kilosu 10 kuruştan satış yapmak zorunda kaldık. Tarlada kalmasından iyidir mantığı ile hareket ediyoruz” dedi.

  • Nar üreticisini Rus pazarı da sevindiremedi

    Türkiye’nin nar üretiminin yüzde 35’ini karşılayan Antalya’da üreticiler, Rusya ile sebze meyve ihracatındaki kısıtlamaları kaldıran anlaşmanın geç yapılması nedeniyle ürünlerini 3 kat daha ucuza sattıklarından yakındı. Buna rağmen üreticiler, umutlarını gelecek yıla bıraktıklarını kaydetti.

    Tohumları meyve olarak yenilen, gövde-kök, dal ve kabukları tıbbi olarak kullanılan nar, ayrıca çorba, salata başta olmak üzere yemeklerde de nar ekşisi olarak tüketiliyor.

    Türkiye’nin en önemli nar üretim merkezlerinden olan Antalya’nın merkez Döşemealtı ilçesinde, ekim aynın girmesiyle birlikte nar hasadına başlandı. Birinci kalite narlar, tüccarlar tarafından alınırken, çatlak ve küçük narlar çiftçiler tarafından meyve suyu yapımı için gönderiliyor.

    Fiyat düşüklüğünden yakınırken, Rusya ile anlaşma sağlanmadan yaklaşık 20 gün önce ürünlerini tüccara düşük fiyattan sattıklarını belirten üreticiler, Rusya’ya ihracatın açılmasının bu yıl için kendilerine bir fayda getirmeyeceği görüşünde.

    “Rusya’ya ihracat anlaşması geç kaldı”

    İlçede yaşayan 65 yaşındaki Feridun Önal, 18 yıldır nar üreticiliği yaptığını kaydetti.

    İlk senelerde nardan önemli paralar kazandıklarını aktaran Önal, “Bunun ardından herkes bahçesindeki başka ağaçları söküp nar dikti. Her taraf nar olunca fiyatlar düşmeye başladı. Tüccar zamanında fiyat vermiyor. İlk tüccarın fiyatını açıklamasının ardından gelen tüm tüccarlar da aynı fiyatı söylüyor. Sanki ağız birliği yapmışlar gibi. Gelen tüccar da sadece birinci sınıf narı alıyor, diğerlerini almayınca yarı yarıya zarar oluyor” dedi.

    Narın uzun süre dalında bekletilememesinin üretici açısından olumsuz olduğunu dile getiren Önal, “Eylül ayı içinde tüccar bahçeleri gezip fiyat belirler. Ardından 5 Ekim gibi nar hasat edilmeye başlanır. En iyi narı alır, kötüsü bize kalır. Şuanda fiyat 40 ile 70 kuruş arasında değişiyor. Ben narımı tüccara eylül ayının 20’sinde sattım. Şuan toplanıyor. Rusya ile aramızdaki sebze meyve kısıtlaması yeni kalktı. Bundan 15-20 gün önce kalksaydı biz narımızın kilosunu tüccara 1 lira 50 kuruştan verirdik. Pazar açılınca hiç bahçeye gelmeyen tüccarlar daha fazla gelmeye başladı” diye konuştu.

    “Umut seneye”

    Çiftçinin zor durumda olduğunu belirten Önal, ağaçları sökmemeleri halinde umutlarını seneye sakladıklarını belirtti.

    Önal, ilçedeki bazı nar bahçesi sahiplerinin ise ağaçlarını kesip yerine zeytin ağacı dikmeye başladıklarını sözlerine ekledi.

    ” 70 kuruş masraf, 40 kuruş satış”

    10 yıldır nar üretimi yapan 38 yaşındaki Arif Çini, bu yıl narın kilogramını 70 kuruşa malettiklerini fakat 40 kuruştan zor satabildiklerini vurguladı.

    Narın elde kalmaması için ucuz olmasına rağmen tüccara verdiklerini dile getiren Çini, “Rusya ile anlaşma yapıldı ama bizi artık bağlamıyor. O anlaşmadan önce biz narımızı 40 kuruşa satmıştık. Bu yıl bizim için bitti, önümüzdeki yıla bakıyoruz. Bu yıl zarar ettik ama inşallah ihracat sayesinde yeni yılda kar ederiz. Tüketicinin en kaliteli narı yemesi için çalışıyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ağaçlarımızı kesecek değiliz, ümidimizi seneye bıraktık” ifadelerine yer verdi.

    “Hasat süresi çok kısa”

    Nar üreticisi Güngör Daşdiken, narda hasat süresinin en fazla 3 hafta olduğunu belirterek, “Bu yıl üründe verim yüksek ama kalite bazı yerlerde düşük. Yazdaki yüksek hava sıcaklığı etkiledi. Döşemealtı’nın kırmızı narının yerini hiçbir nar tutmaz. İhracat olarak giden bir nar üretiyoruz. Fiyat 40 ile 70 kuruş arasında değişiyor. Toplanan nar soğuk depolarına gidecek, oradan da ihracata gider. Çiftçi kazanmasa da diğer sektörlere Rusya pazarının açılması katkı sağlayacaktır” dedi.

    “Üretim fazla”

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği(BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı, Türkiye’de son 10 yılda nar üretiminde orantısız bir büyüme olduğunu işaret ederek, uyarıların dikkate alınmadığına değindi.

    Üretim rekoltesinin 400 bin tona ulaştığını kaydede Satıcı, “Bizde 2000’li yıllarda 5 bin tona yakın nar ihracatı yaparken bu rakamı son dönemde 100 bin tona çıkardık. İhracatta ciddi artış yakaladık. Ama çok da ötesine geçemiyorsunuz. Mısır ve İspanya gibi önemli rakipleriniz var. Bu üretim fazlası büyük bir problem. İkincisi narda hasat süresinin kısa olması. Ayrıca iklime bağlı olarak aşırı ısınma soğuma yağmur ürün kalitesini etkiliyor” dedi.

    “Rusya pazarı az da olsa etkiler”

    Üretimin fazla olması, kalite düşüklüğü, Rusya’nın talebinin az olması nedeniyle fiyatların diğer yıllara göre aşağıda kaldığına değinen Satıcı, “Nar fiyatları uzun süre böyle devam edecek. Ürünün ancak yüzde 25’ini değerlendirebiliyoruz. İç piyasanın hareketlenmesi gerekiyor. Rusya pazarının açılmasıyla ihracatta az da olsa hareket bekliyoruz. Çünkü narda alışveriş çok önceden bitti. Depo dönemi başladı” ifadelerine yer verdi.

    “Rekolte yüzde 30 yüksek”

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, “Antalya’da yaklaşık 107 bin ton nar üretimi yapılıyor. Nar hasadı şu günlerde başladı. Bu yıl rekoltenin yüzde 30 gibi bir oranda yüksek olması ve daha erkenci çeşitlerin de pazara yüksek tonajda girmesi nedeniyle 50-70 kuruş arasında üretici fiyatı bulmaktadır” dedi.

  • Nar üretimi ikiye katlandı

    Seyhan Ziraat Odası 2. Başkanı Cahit İncefikir, hasadı devam eden nar üretiminin 2010 yılından bu yana ikiye katlandığını belirterek, oluşan fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

    Türkiye’de üretilen 400 bin ton narın yüzde 70’nin Akdeniz kentlerinde yetiştirildiğini kaydeden İncefikir, Adana’da da 40-50 bin ton hasat yapıldığını belirtti. İncefikir, “Adana’da nar üretimimiz var. Ancak üreticiler pazarlama konusunda sıkıntılar yaşıyor. Ayrıca nar Avrupa’da işlenmiş olarak piyasaya sunuluyor. Türkiye’de kişi başına 2,7 kilogram olan nar tüketimi yeterli değil. Tüketimin artırılması, üretimi destekleyecektir” dedi. Türkiye’de nar üretiminde özellikle son 10 yılda dikkat çekici bir gelişme yaşandığını belirten İncefikir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Nar ürünündeki son 10 yılda oluşan üretim patlaması iyi değerlendirilmeli, fiyat istikrarı sağlanmalı, ürün kayıpları azaltılmalı, ihracat artırılmalıdır. Nar’da 2009’da 9,4 milyon dolar olan ihracatımız hızla artarak, 2013’de 111,6 milyon dolara çıkmış, 2014’de 108,4 milyon dolar olmuştur. Talep edilen bir ürün olan narda ihracatın çok daha fazla rakamlara çıkarılabilir. İhracat desteklenmelidir. Soğuk hava depolarının yeterli olmaması da önemli bir sorundur. Narda hasat dönemi (10-15 gün) kısadır. Nar belli bir olgunluğa geldiğinde bekletilmeden hasat edilmesi gerekiyor. Zamanında hasat edilmediğinde meyvede çatlamalar olmakta ve bu durum ürün fiyatının düşmesine yol açmaktadır.”

    Nar yetiştiriciliğinde bahçe bakım ve işçiliği maliyetlerinin yüksek olduğunu belirten İncefikir, “Nar, üretici maliyeti yüksek bir meyvedir. Buna rağmen narın piyasa fiyatı kendi kendine oluşmaktadır. Narda sanayi ve sofralık ayrımı yani sınıflama olmayışı da fiyatı etkilemektedir. Ayrıca, tüccarın alım fiyatını geç açıklaması da ürün fiyatlarının düşmesine neden olmaktadır. Nar üreticisinin beklentisi piyasada oluşan fiyatın maliyetin üstünde olmasıdır. Üretimin devamlılığı için bunun sağlanması şarttır” ifadelerini kullandı.

  • Yılın ilk nar hasadı yapıldı

    Türkiye genelinde yılın ilk nar hasadı Mersin’in Silifke ilçesinde yapıldı. Üretici Cem Ergül’ün 50 dönümlük hicaz narı bahçesinden hasat edilen 3 ton nar kilosu kalitesine göre 2 ila 2.50 lira arasında değişen fiyattan Mersin’e gönderildi.

    Türkiye’de 2016 yılının ilk hicaz narı hasadını Silifke’de başlattıklarını belirten Cem Ergül, “Şu an hasadını yaptığımız ürünümüz hicazın farklı bir cinsidir. Turfanda olan bu ürün burada daha çabuk çıkmaktadır. Güneş ve hava nedeniyle diğer bölgelere nazaran bu narlar erken çıkmaktadır. 50 dönüm arazinden 40 ila 50 ton arası bir ürün bekliyoruz. Hava koşulları kötü gitti. Rekolte düştü. Şu an halde 2 ila 2.50 TL arasında satışa sunuluyor. Fiyatlarda geçen yılla bu yıl arasında herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır” dedi.

    İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkililerinin tavsiyesiyle hicaz narı üretimini gerçekleştirdiğini anlatan Ergül, “Bu narın içinin ve dışının kırmızı ve dayanıklı olması nedeniyle tüccarlar hicaz narını talep ediyor. Bu yıl narlar yüzümüzü güldürmedi. Rusya pazarı açılmasına rağmen Suriye pazarı açık olmadıkça bizim yüzümüz gülmez. Çünkü bizim narlar Suriye’ye gidiyor” diye konuştu.

    Nar kesiminin işçiler tarafından ellerindeki ölçeğe göre yapıldığını belirten Ergül, “Böylelikle yeteri kadar büyüklüğe ulaşmamış narların kesimini gerçekleştirmiyor ve büyümesini bekliyoruz” dedi.

    Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun’dan alınan bilgiye göre ise bu yıl bin 500 dönüm araziden 2 bin ton hicaz narı hasadının yapılacağı, ova kesimlerinde narenciyeye alternatif olarak üretimi yapılan hicaz narının erken hasat edileceğini söyledi.

    Narın C vitamini, demir ve potasyum deposu olduğuna işaret eden Doygun, çiftçilerin, narenciyeye oranla çabuk yetişen, bol ürün veren bir ağaç türü olan hicaz narı ekimine yönlenmeye başladığını söyledi.

    Keben başta olmak üzere Göksu Vadisi köylerinde yoğunlukta bulunan ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca 33 N16 olarak tescilli olan Türkiye’nin tek sofralık narların hasadına ise Ekim ayı sonunda başlanacağını, hasat sezonunun ise Ocak ayına kadar devam edeceğini ifade eden Doygun, bu yıl ilçe genelinde 3 bin dönüm araziden 5-6 bin ton arasında nar hasadının yapılacağını söyledi.

  • Nar bahçesinde uyuşturucu ele geçirildi

    Antalya’nın Aksu ilçesinde nar bahçesi içerisine saklanmış 27 kilo kubar esrar ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren Aksu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, belirlenen adrese uyuşturucu operasyonu yaptı. Operasyon kapsamında nar bahçesi içerinde kurutulmaya bırakılmış 27 kilo kubar esrar ele geçirildi. Jandarma ekipleri uyuşturucuyu kim ya da kimlerin bıraktığını belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor.