Etiket: Naklinin

  • Organ naklinin önemi gençlere anlatıldı

    Bursa’da öğrencilere organ bağışının önemi anlatıldı.

    Organ Nakli ve Bağışı Haftası münasebetiyle genç nesilleri bilgilendirmek üzere Acıbadem Bursa Hastanesi hekimleri tarafından birçok okulda öğrencilere yönelik seminer verildi. Organ Nakli Koordinatörü Dr. Salih Gülten, Karaciğer Nakil Merkezi’nden Dr. Hikmet Aktaş ve Böbrek Nakil Merkezi’nden Prof. Dr. Bülent Oktay tarafından organ naklinin önemi genç nesillere aktarıldı. Özel Şahinkaya Koleji, Gürsu Latif Dörtçelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Tan Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri anlatılanları can kulağı ile dinledi.

    Organ naklinin tarihi ve organ yetmezliğinin insan sağlığını nasıl tehdit ettiğini yeni nesle aktarmaya her fırsatta devam edeceklerini bildiren Bülent Oktay, “Türkiye, canlı verici organ naklinde dünyada ilk sıradadır. Kadavradan organ naklinde ise aynı başarının yakalanması için özellikle genç nesillerin bilinçlenmesi gerekmektedir. Organ bağışı ve naklinin yaygınlaşmasında sağlık ekiplerinin eğitimi ve bilgi paylaşımı son derece mühimdir. Organ yetmezliği bir insanın hayatında çok büyük sıkıntı. Tek çaresi ise organ naklidir. Böbrek ameliyatı tabii ki ciddi bir ameliyat, ancak günümüzün şartları ile son derece başarılıdır. Organlarımızı çürütmeyelim, bağışlayalım. Biz bu dünyadan ayrıldıktan sonra başkalarına umut olalım” dedi.

  • Sağlık çalışanlarına organ naklinin önemi anlatıldı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Devlet Hastanesi tarafından Organ Nakli Haftası nedeniyle düzenlenen etkinliklerde sağlık çalışanlarına organ naklinin önemi anlatıldı.

    Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde 3-9 Kasım Organ Nakli Haftası nedeniyle etkinlikler düzenlendi. Etkinlik kapsamında Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi Anestesi Uzmanı Hatice Fidan tarafından hastane çalışanlarına organ naklinin önemi hakkında bilgiler verildi. Fidan konferanstaki konuşmasında “Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine ”Organ Nakli” denir. Canlıdan yada ölüden nakil yapılabilir. Canlıdan nakillerde Organ nakli gereken hastanın eşinin veya kendisinin 4.dereceye kadar akrabalarından nakil yapılabilir. Ücret karşılığı nakil tüm ülkelerde olduğu gibi bizde de yasaktır. Ölüden nakiller ise beyin ölümü tanısı alarak ölen kişilerden yapılır.

    Beyin ölümü tanısı 2 uzman hekimden oluşan heyet tarafından, gerekli bütün tetkikler yapıldıktan sonra saptanır. Koma ve Bitkisel hayat beyin ölümü değildir. Bu hastalarda bazı beyin fonksiyonları çalışmaktadır ve tıbbi destek ile hasta yaşamına yıllarca devam etmektedir.

    Beyin ölümü tüm beyin fonksiyonlarının geri dönülmez şekilde kaybolmasıdır ve mutlak ölümdür. Ancak beyin ölünce kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek bu ölü bedende canlılığını çok kısa bir süre daha devam ettirir. Ancak bu esnada eğer daha önceden gönüllü bağışçı olduysak ve ailemiz izin verirse organlarımız başka bir bedende hem yaşamaya hem yaşatmaya devam eder. Herhangi bir yerde mesela kalp krizi sonucu ölürsek kalbi durmuş kişinin diğer organları da anında öleceği için kullanılamaz hale gelir. Ölen kişi bağışçı olsa bile nakil yapılamaz. Ülkemiz yasalarına göre on sekiz yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Yaşlılar, sigara alkol kullananlar, Hepatit, Aids diyabet ve hipertansiyon gibi ciddi sağlık sorunları olanlar bile organlarını bağışlayabilir. Bağışlanan organ ve dokular Sağlık bakanlığına bağlı Ulusal Koordinasyon Sistemi ile ülkemiz içindeki tıbben acilliği ve doku uyumuna göre en uygun alıcıya nakil edilir. Aileler organ nakli yapılırken yakınlarının vücudunun parçalanacağını zannederler. Hayatı sona ermiş bile olsa; birçok insana hayat vereceği için, sağlık personelinin bu konuya hassasiyeti çok daha fazladır. Bu yüzden de normal bir ameliyat gibi titiz ve özenli bir cerrahi müdahale yapılır, sadece normal bir ameliyat izi olur. Cenaze aynı diğer ölüler gibi tüm bakımları yapıldıktan sonra hasta yakınlarına teslim edilir. Organ bağışının dini yönden sakıncası yoktur. Dünyadaki diğer birçok din de organ ve doku bağışını insani bir yaklaşım olması nedeniyle desteklemekte ve onaylamaktadır. Kuran – ı Kerim’de “Kim bir insana hayat verirse onun tüm insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı” beyan olunmaktadır.( Maide suresi, Ayet 32)Diyanet İşleri Başkanlığının kararı da bu yöndedir. Gönüllü bağışçı olmak için Sağlık Müdürlüklerine veya tüm Hastanelere başvurabilirsiniz. 2018 de ülkemizde yaklaşık 2500 böbrek, 930 karaciğer, 72 kalp, 37 Akciğer nakli yapılarak hastalar sağlığına kavuşturuldu. Ülkemizde aile bağları kuvvetli olduğu için, akrabalar arası nakil yapılıyor. Yaşarken böbreğimizi veriyoruz ama ölünce toprağa gömülmesini tercih ediyoruz başkalarına yaşam şansı vermek elimizdeyken. Ancak asıl amaç ölen insanlardan yapılan nakille hayat kurtarmak olmalı. Ülkemiz, maalesef bu konularda çok geri. Ülkemizde yıllık ölüm sayısı 500.000 kişi iken sadece 2000 kişisi beyin ölümü sonucu ölmekte ve sadece bu 2000 kişinin organları şayet bağışlandıysa başkalarına umut olabilmektedir Şu an en sevdiğiniz kişinin yıllar içinde bekleme listesine girmeyeceğinin garantisi var mı? Hiç beklenmedik bir anda yakınını kaybeden bir kişinin organ bağışı için hızlı karar vermesi zordur. Ancak eğer yakınınız hayatta iken organlarını bağışladığını biliyorsanız bu acılı günde bile organ bağışına destek olabilirsiniz” dedi.

    Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi yönetimi ayrıca organ bağışının önemine dikkat çekmek ve organ bağışını artırmak amacıyla hafta boyunca hizmet içi ve halk eğitimleri, ilçe merkezindeki boardlara afiş asma, Çilek Halk otobüslerine duyurular yayınlama, Özdemir AVM de24-25 Kasımda stant açma, Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde açılan stantta Belediyenin desteğiyle hazırlanan broşür, kupa ve tişörtlerin gönüllü bağışçılara dağıtımı, askeriyeye, Belediye çalışanlarına ve okullara eğitim verme ve ilçenin mülki, idari amirleri ve ileri gelenleri ile kısa videolarının da yer aldığı

    kamu spotlarını hastanede yer alan ekranlarda yayınlama gibi etkinlikler düzenleyecek.

  • Organ naklinin “Yaşam ağacı”

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi girişine sembolik ağaç şeklinde yapılan metal anıta, organları bağışlanan insanlar ile onların bağışlarıyla hayat bulan kişilerin isimleri yazılarak farkındalık oluşturuluyor.

    Türkiye’de yaptığı yüz, rahim, çift kol, böbrek, karaciğer nakilleriyle tüm dünyaya ismini duyuran Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi, toplumda organ nakli noktasında farkındalık oluşturmak amacıyla çalışmalar yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda merkezin girişine sembolik ağaç şeklinde yapılan metal anıta, beyin ölümü gerçekleşen insanların bağışlanan organları ile hayat bulan kişilerin isimleri yazılarak farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor.

    Yaşam ağacı hakkında bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlı, organ nakli merkezini yenilediklerini ve girişine sembolik ağaç şeklinde yapılan metal bir anıt koyduklarını söyledi.

    Bu anıt ile organ bağışının önemine dikkat çekmeye çalıştıklarını vurgulayan Aydınlı, “Ağacın gövdesi ve kökleri organ bağışı yapan insanları, yaprakları ve çiçekleri de organlarıyla hayata tutunan, filiz açan insanları temsil ediyor. Halkımızı bu ağacın gövdesine ve köklerine destek vermeye çağırıyorum” dedi.

    Beyin ölümü hakkında da bazı tartışmaların gereksiz olduğunun altını çizen Aydınlı, “Beyin ölümü tıbben, dinen ve hukuken ölümdür. Bunun bitkisel hayat ile karıştırılmaması lazım. Bitkisel hayatta insanlar yatalak da olsa, hiçbir fonksiyonu da olmasa uzun süre durabilirler. Beyin ölümü ölümdür. Bu insanlara sadece Allah’tan rahmet dileyebiliriz” dedi.

  • Organ Naklinin Geleceği Kocaeli’de Konuşuldu

    Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği tarafından düzenlenen Organ Nakli Sempozyumu’nda hekimler bilgilendirildi.

    Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği, hekimlerin organ nakli ve organ bağışı konusunda bilgilendirilmesi amacıyla bir sempozyum düzenledi. Sempozyuma İstanbul İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Marmara Bölge Koordinasyon Merkezi Başkanı Dr. Ali Demirel, Türk Yoğun Bakım Derneği’nden Doç. Dr. Tuğhan Utku, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Zehra Nur Baykara ve Yaşam Koçu Rana Kaplan eğitim programına konuşmacı olarak katıldı. Sempozyumda Beyin Ölümü Tanısı, Donör Bakımı, Türkiye’de Organ Nakli Konusunda Yasal Durum ve Sağlıkta Liderlik konularında konuşmalar yapıldı.

    “TÜRKİYE ORGAN BAĞIŞINDA AVRUPA’NIN GERİSİNDE”

    Sempozyum ile ilgili açıklama yapan Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanı Op. Dr. Onursal Varlıklı, “Organ bağışı konusunda hem bir farkındalık yaratmak, hem de donör bakımından olan bilinçsizlikleri engellemek amacıyla Türk Yoğun Bakım Derneği’nin değerli hocaları ve Kocaeli Üniversitesi’nin değerli hocalarının katılımı ile Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı olan devlet hastanelerimizde, eğitim ve araştırma hastanelerimizde çalışan hekimlerin bilgilerini güncellemek amacıyla bir sempozyum düzenledik. Ülkemizde organ nakli bekleyen bir çok insanımız, hastamız var. Ancak şu anda bu konuda Avrupa standartlarına göre düşük seviyeli ülke durumundayız” dedi.

    “KOCAELİ’DE GEÇEN YIL 5 KİŞİ ORGAN BAĞIŞLADI”

    Sempozyumun asıl amacının yoğun bakımda çalışan hekimlerin bilgilerini tazelemek ve daha fazla donör çıkarmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Varlıklı, “Geçen sene ulaştığımız donör sayısından daha fazla donör elde etmek amacıyla bu programı gerçekleştiriyoruz. İlimizde 2015 yılında 5 tane donör çıkarabildik. Ondan önceki sene 10 ile 15 arasında bir donör sayımız vardı. Amacımız bunu daha fazla arttırmak ve diğer illerin bir adım önüne geçebilmek. Donör sayısının insanlarımızın bilgilendirilmesi ile artacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Sempozyum daha sonra çeşitli konularda ele alınan sunumlar ve karşılıklı bilgi alışverişi seklinde devam ederek sona erdi.

  • Uğur Acar, Yüz Naklinin 4. Yılında Grip Nedeniyle Hastanede Tedavi Görüyor

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde 21 Ocak 2012 tarihinde Türkiye’de ilk yüz nakli yapılan Uğur Acar, 4’üncü yılını ‘grip’ teşhisiyle kaldırıldığı hastanede geçiriyor.

    Türkiye’de ilk kez Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından 21 Ocak 2012’de yapılan yüz nakliyle tıp tarihine adını yazdıran 23 yaşındaki Uğur Acar, 4. yılını hastanede geçiriyor.

    AÜ’de sözleşmeli personel olarak da çalışan Uğur Acar, yüksek ateş, eklem ağrısı ve solunum sıkıntısı şikayeti nedeniyle geçen pazartesi hastaneye başvurdu. Acar, yapılan muayene ardından ’grip hastalığı’ şüphesiyle AÜ Hastanesi Plastik Cerrahi Kliniği’nde gözetim altına alındı. Steril odada tutulan Acar’ın yanına enfeksiyon riski nedeniyle kimsenin girmesine izin verilmiyor.