Etiket: nakli

  • Hasta nakli yapan ambulansın çarptığı öğretmen öldü

    Hasta nakli yapan ambulansın çarptığı öğretmen öldü

    Antalya’da yaya geçidinden geçmekte olan bir öğretmen, hasta nakli yapan ambulansın çarpması sonucu hayatını kaybetti.

    Kaza, Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi Batı Çevreyolu üzerinde saat 20.15 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çevre yolundaki yaya geçidini kullanmak isteyen 57 yaşındaki Burhanettin Şirin’e, Kemer’den Antalya’ya hasta nakleden özel bir hastaneye ait 07 KCE 47 plakalı ambulans çarptı. Çarpmanın şiddetiyle yaklaşık 70 metre savrulan Şirin’e, yine ilk müdahaleyi ambulansta bulunan sağlık ekipleri yaptı. Şirin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak olay yerinde yaşamını yitirdi. Ön kısmında büyük çapta maddi hasar oluşan ambulanstaki hasta ise olay yerine çağrılan başka bir ambulansla hastaneye sevk edildi.

    Şirin’in cenazesi polisin incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

  • (Özel) Acil karaciğer nakli bekleyen Yasin iyileşip JÖH olmak istiyor

    İki aylıkken karaciğer ve böbrek hastası olan ve acilen karaciğer nakli olması gereken 10 yaşındaki Yasin Sırkıntı, “İyileşip Jandarma Özel Harekat olmak istiyorum” dedi.

    Kayseri’nin Develi ilçesinde yaşayan 48 yaşındaki Aydın ve 45 yaşındaki Aysel Sırkıntı’nın 10 yaşındaki oğlu Yasin iki aylıkken karaciğer ve böbrek hastası oldu. Diyaliz makinesiyle iki aylıkken tanışan küçük Yasın 10 yıldır diyalize giriyor.

    Hastalığı nedeniyle okula gidemeyen ve evde daha çok bilgisayar başında vakit geçiren Yasin, “Gözlerim çok az görüyor. Büyük yazıları görebiliyorum, küçük yazıları göremiyorum. Bir an önce karaciğer nakli olmak istiyorum. Kanım 0 RH pozitif. Arkadaşlarımla okula gitmek, onlarla koşup oynamak istiyorum” dedi.

    Büyüyünce Jandarma Özel Harekat olmak istediğini söyleyen Yasin, “Jandarma Özel Harekat’ın görevi vatanı korumak. Vatanımı çok seviyorum, onun insanlarını korumaya söz veriyorum” diye konuştu.

    Yasin’in iki aylıkken diyalize girmeye başladığını anlatan anne Aysel Sırkıntı, “10 yıldır diyalize giriyor. Mama yapıyorum, sütlaç yiyor, perhizleri çok. Diyaliz için Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gidiyoruz. Oğlumda karaciğer yetmezliği ve böbrek yetmezliği var. Karaciğer nakli olması lazım acil bir şekilde. Nakil olmayı da 10 yıldır bekliyoruz” dedi.

    Baba Aydın Sırkıntı ise Yasin’e acil karaciğer nakli yapılması gerektiğinin altını çizerek, “Oğlum daha önce bir fıtık ameliyatı oldu. Başka bir ameliyat geçirmedi. Şu anda nakile uygun ve nakil bekliyoruz. 10 yıldan beri karaciğer ve böbrek hastası benim oğlum. Acilen karaciğer nakline ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

  • ’Ömer bebek yaşasın’ diye ilik nakli bekleniyor

    Giresun’da “Fanconi anemisi’ olarak bilinen kemik iliği yetmezliği tedavisi gören 2 yaşındaki Ömer Bahar, ilik nakli olup hayata tutunmak için uygun donör bulunmasını bekliyor.

    Giresun’da Yasemin ve Mustafa Bahar çiftinin çocukları Ömer’e henüz bir yaşını doldurmadan Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde fanconi anemisi, klasik olarak ilerleyici kemik iliği yetmezliği, teşhisi konuldu. Bunun ardından Ömer bebeğe her hafta kan değişimi tedavisi uygulanmaya başlandı. Uygulanan tedavilerin yeterli olmaması üzerine doktorlar, altı ay önce minik Ömer’e ilik nakli yapılması gerektiğine karar verdi.

    Daha önce iki çocuklarını henüz dünyaya gelmeden anne karnında kaybeden Mustafa Bahar, dünyaya gelen çocuğunu ise yaşama tutundurmak için hastanelerde çare aramaya devam ediyor. Eşiyle birlikte ömrünün büyük bölümü hastanelerde geçen, oğlunu yaşatma mücadelesi veren inşaat işçisi Mustafa Bahar (27) donör olmak isteyenlerin Kızılay Kan Merkezi’ne kan vermelerinin yeterli olduğunu söyledi. Baba Bahar, “Henüz 5 aylıkken çocuğumuzun rahatsızlığı için hastaneye gittik. Yapılan tahliller sonucu bizi Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne yolladılar. Burada fanconi anemisi teşhisi konuldu. Bir çok ilaç ve kan değişimi trombosit tedavisi gördü. 6 ay önce Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gönderdiler ve ilik nakli yapılması gerektiği ifade edildi. Bizim bütün yakınlarımızdan tahlil yapıldı, uygun donör bulunamadı. Şimdi ilik nakli için uygun donör bekliyoruz. Herkesin bu konuda kan verir gibi Kızılay Kan Merkezine gitmeleri yeterli olacaktır. 18-50 yaş grubu arasındaki, sağlığı elverişli, bulaşıcı hastalığı olmayan herkes ilik bağışında bulunabilir. Kızılay Kan Merkezi, iliğin uyumlu olup olmadığıyla ilgili geri dönüş yapıyor. Lütfen çocuğumuz ve diğer tüm ilik nakli bekleyen hastalar için insanlar kan bağışında bulunsunlar, kimse bir şey kaybetmez” dedi.

    Anne Yasemin Bahar ise iki çocuğunu kaybetmesinin ardından bu çocuğunun da hastalanması nedeniyle bunalıma girdiği için sinir ve psikolojik tedavi gördüğünü söyledi.

  • Op. Dr. Karaca: “Organ nakli bekleyen hasta sayısı her geçen yıl artıyor”

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, organ nakli bekleyen hasta sayısının her geçen yıl artmakta olduğunu belirterek, karaciğer, böbrek, kalp, ince bağırsak gibi organların yanı sıra, kornea, kollar ve bacakların da bağışlanabileceğini söyledi.

    Konya Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası münasebetiyle organ bağışı hakkında bilgi verdi. Organ nakli bekleyen hasta sayısının her geçen yıl artmakta olduğunu belirten Karaca, “Bu artış ülkemizde de hızla devam etmekte. Bunların nedenleri arasında ise obezite, yanlış beslenme, yaşam tarzları, hipertansiyon ve doğuştan gelen hastalıkları sayabiliyoruz. Hastalarla birlikte ailelerin de yeniden hayata bağlanması ancak organ bağışıyla mümkün olabilmekte bu tür hastalıklarda. İlaçlarla ya da cerrahi olarak tedavi edilemeyen hastalıklarda organ bağışı önemli bu noktada” dedi. Türkiye’de organ bağışındaki yetersizliğin son verilere göre 25 bin civarında bir rakamla telaffuz edildiğini söyleyen Op. Dr. Karaca, “Ülkemizde kadavradan bağış sayısı oldukça az olduğu için genellikle canlıdan canlıya organ bağışı daha sıklıkla uygulanmakta. Bu bağışın artması için de toplumda her bir ferdin bu konuyla ilgili bilgilendirilmesi, en azından bu tür hastaları bir diyaliz merkezine giderek ya da bir onkoloji servisine giderek bu tür hastaları gözleriyle görüp ne gibi problemlerle karşılaştıklarını, daha sonra organ bağışı yapılmış insanları gözlemleyerek aradaki farkı daha iyi kavramaları organ bağışının artırılması konusunda daha efektif olacağını düşünmekteyim” şeklinde konuştu.

    “Organ bağışlamak için de gerekli şartlar ülkemizde oldukça kolaylaştırılmıştır”

    Karaciğer, böbrek, kalp, ince bağırsak gibi organların yanı sıra, kornea, kollar ve bacakların da bağışlanabileceğini kaydeden Karaca, “Hemen hemen her türlü dokumuzu bağışlayabiliriz, organ bağışında kullanılabilir. Her ölünün organı bağışlanabilir mi? Böyle bir şey yok. Biz beyin ölümü, tıbbi ölüm gerçekleşmiş insanların organlarının bağışlanmasını söylüyoruz. Bitkisel hayatla bu karıştırılmamalı. Bitkisel hayatta çünkü insanların dokuları henüz ölmemiştir. Beyin fonksiyon görmüyordur ancak hala yaşıyordur, bitkisel hayatla bu karıştırılmamalı. Tıbbi ölümle bitkisel hayat farklı bir konu. Organ bağışlamak için de gerekli şartlar ülkemizde oldukça kolaylaştırılmıştır. İki tane şahit huzurunda 18 yaşını doldurmuş, aklı yerinde olan her birey organlarını 2 dakika içerisinde bir form doldurarak bağışlayabilir. Diyanet’in 1980 yılında yayınladığı fetvaya dayanarak, dini açıdan da bir problem olmadığını insanlara hatırlatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Organ bağışının tamamen gönüllülük esasına dayanan bir durum olduğunu vurgulayan Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, “Hiç kimse bunun için zorlanamaz. Tamamen kişinin görüp karşıdaki organ yetmezliği olan, hasta olan bir kişiyi görüp, empati yaparak buna karar vermesini en doğru yaklaşım olarak düşünüyoruz. Bu yüzden de az önce belirttiğim gibi insanların bir diyaliz merkezi, onkoloji servislerine giderek oradaki hastaları görüp empati yaparak yaklaşmasının daha efektif olacağını tekrar vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

  • Kayseri Şehir Hastanesinde Yapılmaya Başlanan Kornea Nakli İle Hastalar Sağlığına Kavuşuyor

    Yaklaşık 6 ay önce açılan Kayseri Şehir Hastanesi yapılan başarılı ameliyat ve tedavi yöntemleri ile sık sık adından söz ettirmeyi başarıyor. Göz Hastalıkları Kliniğinde Doç. Dr. Necati Duru, Doç. Dr. Mustafa Ataş, Op. Dr. Melek Ulusoy ve ekipleri tarafından yapılan kornea nakli ile bu başarılara bir yenisi daha eklendi.

    Konu ile ilgili bilgi veren Şehir Hastanesi Göz Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Necati Duru; “Halk arasında göz nakli olarak bilinen kornea nakli, gözün en saydam tabakası olan korneanın verici bir kornea ile değiştirilmesi durumudur. Kornea nakli enfeksiyona bağlı korneada yara dokusu ve yeni damarlanma oluşması, kalıtsal geçiş gösteren bazı kornea distrofileri, travmaya bağlı korneanın saydamlığının ve şeklinin bozulması, ileri derecede keratokonus varlığı gibi durumlarda gerekli görülmektedir. Kayseri Şehir Hastanemizde yapılmaya başlanan kornea nakil ameliyatı bundan sonra rutin olarak hastanemizde uygulanmaya devam edecektir” dedi.

    İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali Ramazan Benli’de yaptığı açıklamada, sağlıkta yaşanan büyük değişim ve dönüşümlerin Şehir Hastaneleri ile birlikte zirveye ulaştığını vurgulayarak; “Bu sene hizmete açtığımız Şehir Hastanemizle birlikte sağlık hizmetlerinde kalite ve konforu bir arada sunarken, uzman hekim kadromuz ve kullanılan son teknolojik cihazlar sayesinde de daha önce Eğitim Araştırma Hastanesinde yapılamayan tedavi ve ameliyatlar Şehir Hastanemizde yapılmaya başlandı. Bunların en son örneği de kornea naklidir. İlimizde Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan kornea nakli bundan böyle Kayseri Şehir Hastanemizde de yapılmaya başlanmıştır. Göz Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Necati Duru ve çalışma arkadaşları Doç. Dr. Mustafa Ataş, Op. Dr. Melek Ulusoy’a emek ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.