Etiket: nakli

  • Opr. Dr. Gürer,“börek Nakli Ve Organ Bağışı” Konusunu Anlattı

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Orhan Gürer, ’Böbrek Nakli ve Organ Bağışı’ konulu bir konferans verdi.

    Organ Bağış Haftası nedeniyle düzenlenen konferansta organ bağışının önemi ve tarihçesini anlatan Opr. Dr. Gürer,Türkiye’de kadavradan nakillerin yeterli düzeyde gerçekleşmediğine dikkati çekti. Kadavra organ kısıtlılığının son derece ciddi boyutlarda yaşanması ve özellikle kalp, akciğer, ince bağırsak ve son dönem organ yetmezliği yaşayan hastaların hayatta kalmalarının ancak kadavra nakliyle mümkün olabildiğini belirten Opr. Dr. Gürer, “Ülkemizde gerçekleştirilen karaciğer ve böbrek nakli ameliyatlarındaki sağkalım oranları AB ve ABD ortalamalarının üzerindedir” dedi.Organ bağışı ile gerçekleştirilen organ naklinin çok sayıda cana umut ışığı olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Gürer, “Organ bağışı ekonomiye de çok ciddi bir katkı sağlamaktadır. Örneğin, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle,hemodializ tedavisinde bulunan bir hastanın tedavi maliyeti yılda yaklaşık 30-35 bin TL dolayında.Buda özellikle gelişmekte olan ülkeler için çok ciddi bir kayba neden olmaktadır. Ölümünden sonra ailesinin organ bağışına izin verdiği bir kişinin organları 6-7 kişiye yaşam vermektedir. Tek bir kadavra ve verici 6-7 kişiyi hayata bağlarken, devletimizin önlenen kaybı ise 250-300 bin TL’dir” dedi.

    Türkiye’de böbrek, karaciğer, akciğer, kalp, ince bağırsak, pankreas organlarıyla, kalp kapağı, kornea, kemik, kemik iliği ve derinin nakledilebilen dokular olduğuna vurgu yapan Gürer, “Ülkemizde her yıl organ ihtiyacı artmaktadır. Bu nedenle de halkımızın gerek basın yoluyla, gerekse çeşitli toplantılarla bilgilendirilip organ bağışının teşvik edilmesi gerekmektedir” diye konuştu. Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakillerle pek çok hastanın sağlığına kavuştuğunun altını çizen Opr. Dr. Gürer “Yaşayan her can için mutlaka bir ümit vardır. Yeter ki destek olalım. 18 yaşını geçmiş akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışında bulunabilir” diyerek konuşmasını sürdürdü.

    Opr. Dr. Ahmet Orhan Gürer, konferansının sonunda katılımcıların sorularını yanıtladı.

  • Organ Ve Doku Nakli Bölge Koordinatör Toplantısı

    Organ ve Doku Nakli Samsun Bölge Koordinasyon Merkezi’ne bağlı Samsun, Sinop, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Amasya ve Tokat’ta hastanelerde görevli organ ve doku nakli koordinatörleri ile Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde toplantı düzenlendi.

    Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, Samsun Bölge Koordinasyon Merkezi’ne bağlı 8 ilin yaptığı çalışmalar ve projelerle, organ bağışı ve naklinde önemli başarılara imza attığını, bölge genelinde organ bağışı ve nakli sayısının arttığı ancak hala yeterli seviyede olmadığını, bu toplantılar ile eksiklerin tespit edilip çalışmaların bu yönde devam edeceğini söyledi.

    Toplantıda Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Dr. Mehmet Kazak, organ bağışında bölge olarak neler yapıldığı, neler yapılması gerektiği hakkında koordinatörlerle karşılıklı fikir alışverişinde bulundu.

    OMÜ öğretim üyeleri Doç. Dr. Ahmet Dilek, Doç. Dr. M. Şükrü Paksu ve Prof. Dr. Ömer Faruk Aydın, yoğun bakımlardaki tecrübe ve deneyimlerini paylaştılar, koordinatörlerimizin sorularını cevapladılar. OMÜ Organ ve Doku Nakli Koordinatörleri Öğr. Gör. Aynur Aslan ve Hemşire Birgül Tan kendi deneyimleri ve nakil evraklarındaki aksaklıklar hakkında bilgi verdi.

    Ayın bağışçısı seçilen Ünye Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Hem. Songül Baykal, bu çalışmasını ve başarısını paylaştı.

    Daha sonra bölgedeki organ bağışlarının nasıl artırılacağı, koordinatörlerin bilgi, becerileri ve sıkıntılarını tespit edip sorunların nasıl çözüleceği ile ilgili tecrübe paylaşımı yapıldı.

  • Kayseri Ticaret Odası Ve Erciyes Organ Nakli Vakfı Başkanı Mahmut Hiçyılmaz:

    Kayseri Ticaret Odası ve Erciyes Organ Nakli Vakfı Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, 03-09 Kasım tarihleri arasında kutlanacak olan, “Organ Nakli Haftası” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Hiçyılmaz, “Organ bağışı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Organ bağışı hayat kurtarır, insanlar için yaşam umududur. Bağışlanan her organ, yeni bir hayat demektir” dedi.

    Hiçyılmaz, “Ülkemizde 65.000’e yakın kronik böbrek yetmezliği hastası, diyaliz cihazlarına bağlı olarak yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. 2025 yılında bu rakamın 100 binleri bulacağı söylenmektedir. Diyaliz hizmetleri böbrek hastaları için geçici bir çözüm olup bu hastalar için kesin tedavinin ancak organ nakli ile gerçekleştirilebilmektedir. Kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar ise böyle bir imkâna sahip değillerdir ve uygun organ bulunamadığı takdirde yaşamlarını kısa bir süre içinde kaybetmektedirler” diye konuştu.

    Türkiye’de organ nakli konusunda önemli çalışmalar yapıldığını ancak organ bağışının dünya standartlarının altında kaldığını belirten Hiçyılmaz, “Ülkemizde ve kentimizde çok sayıda insan organ beklemektedir. Toplumumuzda ise organ bağışı konusunda yeterli duyarlılık bulunmamaktadır. Organ bağışına dikkat çekmek ve toplumumuzu bilinçlendirilmesi amacıyla Erciyes Organ Nakli Vakfı olarak çeşitli faaliyetler yürütmekteyiz. Tüm vatandaşlarımızın organ bağışı konusunda hassasiyet göstermesini bekliyor ve vakfımıza destek olmaları çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de 18 yaşını doldurmuş vatandaşların, organ ve dokularını ölümlerinden sonra kullanılmak üzere bağışlamak istediklerinde tüm sağlık kuruluşlarına başvurabileceklerini vurgulayan Hiçyılmaz, “Organ bağışı hastaların umut ışığıdır ve yaşam kalitesinin arttırılmasındaki en önemli faktördür. Organ bekleyen her bir insanımıza umut ışığı olabilmek hepimizin elindedir” şeklinde konuştu.

  • Fahir Özkalemkaş: “İlik Nakli Olan Biri Filmlerdeki Gibi Ertesi Gün Taburcu Edilmez”

    Kemik iliği (kök hücre) nakli yapılan bir hastanın iyileşmesi ve normal yaşamına dönmesi için belli bir tedavi sürecinin olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Fahir Özkalemkaş, “Hasta ve yakınlarına bu sürecin çok iyi anlatılması gerekiyor. Öyle film ya da dizilerdeki gibi hastanın ertesi gün taburcu edilmesi söz konusu olamaz” dedi.

    Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fahir Özkalemkaş, kemik iliği nakli hakkında bilgiler verdi. Toplumda ilik nakli konusunda bilgi eksikliğinin bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Fahir Özkalemkaş, “Nakil işlemi karar, hazırlık, nakil ve sonrası izlem dönemi olmak üzere uzun bir süreçtir. Bunun hasta ve ailesine iyi bir şekilde zaman ayrılarak anlatılması çok önemlidir. Öyle filmlerde, dizilerdeki gibi nakil olup ertesi gün taburcu olunmamaktadır. Asıl izlem gereken nazik günler nakilden sonra başlamaktadır. Bu nedenle, izlemlerin düzenli yapılması yaşamsal önemdedir. Çok çeşitli sorunlarla karşılaşılan ilk yüz günün önemli olup, sonraki takiplerin de bir ya da iki yıl sürebileceği unutulmamalıdır. Hastalar her şey yolunda gittiği taktirde nakil sonrası birinci yılında iş hayatlarına, normal yaşamlarına dönebilmektedir” diye konuştu.

    “İLİK NAKLİ ÖNEMLİ BİR SEÇENEK”

    İlik naklinin hastalık tipine göre farklılık gösterebilen bir tedavi şekli olduğunu kaydeden Özkalemkaş, “Kemik iliği nakli bazı hastalıklarda standart tedavi şeklidir, ilk seçenektir. Bazı kan hastalıklarında ise tedavinin belli döneminde yapılmaktadır. Hastalıkların tipine göre doku uyumlu kardeşten (allojenik nakil denilen) nakil türünde, sağlıklı ilik ile hastalık yok edildiğinde o hasta için kesin çare olmaktadır. Bir grubunda (kişinin kendinden yapılan nakillerde) hastalığı kökünden yok edemese de hastalıksız, ilaçsız, yıllar kazandırıp, yaşam kalitesini arttırmaktadır” şeklinde konuştu.

    Kemoterapiler sonrası nükseden hastalıklarda tam sağlığına kavuşturabilecek tek seçeneğin nakil olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fahir Özkalemkaş, ölümcül olabilecek bir hastalıkta tekrar sağlığın yakalanmasının hastaların ifadeleriyle de ikinci bir yaşam şansı gibi algılandığının altını çizdi. yüzde 60 ile 80 arasında bu şansın bulunmasının önemli bir tedavi seçeneği olduğunu da gösterdiğini belirten Özkalemkaş, iyi bir ekip çalışması, aile-hasta-hekim işbirliği ile bu zorlu sürecin başarı ile atlatılabildiğini sözlerine ekledi.

  • Organ Nakli Koordinatörleri Medıcana Ankara’da Bir Araya Geldi

    Organ nakli sürecinin en önemli aktörleri olan koordinatörlerin olağan çalışma toplantısı Medicana Ankara’da hastanenin Nakil Merkezi ekibinin de katılımıyla gerçekleştirildi.

    Çeşitli illerden sayıları 60’ı aşkın Organ Nakli Koordinatörü, olağan çalışma toplantısını Medicana International Ankara Hastanesi’nde gerçekleştirdi. Programın açılışında konuşan Medicana International Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ulaş Sözener, 2015 yılı itibariyle bin 566 beyin ölümünde organ bağışı konusunda aile izin sayısının sadece 368 olduğunu, yüzde 22-25’lerde olan bağışa dönüşme oranında bir türlü yüzde 30’a ulaşılamadığını vurguladı. Organ nakli koordinatörlerinin nakil sürecinin hayati unsurları olduğunu söyleyen Sözener, organ çıkarımı aşamasında hekimlerin beklentileri konusunda bazı bilgiler verdi. Op. Dr. Sözener, süreçte aynı amaç uğruna zamana karşı adeta bir yarışın yaşandığını ve bu nedenle takımın eksiksiz çalışmasının çok önemli olduğu ifade etti.

    Toplantı, Ankara Bölge Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Dr. Hatice Ayaz Çağatay’ın konuşmasıyla devam etti. Çağatay, organ bağışı ve Kasım ayının ilk haftası kutlanan Organ Bağışı Haftası konularında bir sunum yaptı.