Etiket: Nakledildi

  • 36 yıl sonra cenazesi nakledildi

    Almanya’nın Hamburg kentinde 30 Ocak 1982 tarihinde doğan ve Serpil adı verilen bebek, 36 yıl sonra Müslüman mezarlığına defnedildi.

    Sinoplu Adile ve Selamet Altuntaş çiftinin 6 aylık, 650 gram doğan ve 3 gün kuvözde yaşadıktan sonra vefat eden bebekleri, o tarihlerde Müslüman mezarlığı olmadığı için Niendorf Hristiyan mezarlığına defnedilmişti. Altuntaş çifti 25 yıllığına kiralanan mezar yerinin süresinin 2007’de dolduğunu belirterek, “Parasını ödeyerek 10 yıl daha süreyi uzattırdık. Mezarlık yönetiminden 2017 yılı sonlarında yapılan açıklamada bizim mezarlığın olduğu yerlere başka definler yapılacağını belirterek ücretli de olsa sürenin tekrar uzatılmayacağını bize ilettiler. Biz de 2008 yılında yeni bölümü açılan Öjendorf Müslüman mezarlığına nakil ettirmeye karar verdik” dediler.

    Cenaze firması ve mezarlık yönetimleriyle yapılan görüşmeler sonucu 26 Mart’ta nakil işlemleri için randevu verildi. Niendorf mezarlığında cenazeyi almak için giden aile, daha önceden kazılarak hazırlanan mezarda ne kemik, ne de tabut parçalarına rastlamayınca mezarlık yönetimine gittiler. Mezarlık yönetimindeki yetkililer ise cenazenin üzerinden 36 yıl geçtiğini ve 6 aylık bebek olduğu için kemiklerin olmamasının normal olduğunu belirterek, 36 yılda tabutun tahtalarının da çürümüş olmasının gayet doğal olacağını söylediler. Altuntaş çifti mezardan çıkarılan sembolik topraklardan bir kısmını alarak çocuklarının adını yaşatmak üzere Öjendorf Müslüman mezarlığına naklettiler. 25 yıllığına bir mezar yeri kiralayan aile, yakın akrabalarının da katılımıyla defin nakil işlemini gerçekleştirdiler. Diyanet Sultan Ahmet Camii İmamı Mehmet Şefik Orak tarafından okunan dualardan sonra aile mezarlıktan ayrıldı.

    Cenaze firması sahibi Arif Tokiç, bu tür nakil işlerinin senede birkaç defa olduğunu belirterek, “Daha çok Almanya’dan Türkiye’ye nakil işlemi oluyordu. İlk kez bir bebek cenazesini naklettik” dedi.

  • Sırtından alınan kaslar omzuna nakledildi

    Denizli’de, şiddetli omuz ağrısı ve işlev kaybı nedeniyle doktora başvuran hastanın sırtından alınan kaslarla omuzu sağlığına kavuştu.

    Denizli’de yaşayan 57 yaşındaki ev hanımı Nazlı Kara, evin balkonunda temizlik yaptığı sırada ayağı kayarak düştü. Kara’nın omzunda lif kopması meydana geldiği tespit edildi. Çeşitli hastanelere başvuran Kara’ya, fizik tedavi önerisinde bulunuldu. Ancak ağrı nedeniyle kolunda ve elinde güç kaybı yaşamaya başlayan evli ve iki çocuk sahibi Kara, durumuna ilişkin internetten araştırma yaptı. Araştırmanın sonucunda Kara, Özel Denizli Cerrahi Hastanesinde görevli olan Ortopedi ve Travmatoloji Hekimi Doç. Dr. Semih Akkaya’ya başvurdu. Yapılan muayeneler sonucunda Kara’nın ameliyat olması gerektiği belirtildi. Ev hanımı Nazlı Kara, ameliyata alındı. Riskli olduğu belirtilen ameliyatla Kara’nın sırtından alınan kaslar, omzunda kopmuş olan ve deforme olmuş kaslar ile birleştirildi.

    Konu hakkında açıklama yapan Doç. Dr. Semih Akkaya, Nazlı Kara’nın durumunun iyi olduğunu belirtti. Akkaya, “Bu tarz omuz kas yırtıklarında kapalı bir operasyon olan artroskopik ameliyat ile tamir işlemi yapıyorduk. Fakat Nazlı hanımın omuz kaslarında büyük oranda bir erime olduğu ve omzunda bunu sağlayabileceğimiz kas bulunmadığı için bu operasyonu gerçekleştiremedik. Ancak kapalı artroskopik işlemi zedelenmiş kasların olduğu bölgeyi temizlemek için yine kullandık. Ardından arka sırt kaslarından iki tanesini daha önce kaybettiği kaslara transfer ettik. Henüz hastamızı taburcu etmedik ama şu durumda bile sağlığına büyük oranda kavuştuğunu ve omzunu rahatça hareket ettirebildiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda elindeki güç kaybının da yerine gelmeye başladığını eklemeliyiz. Denizli’de bu operasyonu yapan en deneyimli ve donanımlı ekibe sahip olduğumuzu da belirtmek istiyorum” diye konuştu.

  • Alaattin Çakıcı, Kırıkkale’ye nakledildi

    Bolu’da, uzun süredir F Tipi Cezaevinde yatmakta olan Alaattin Çakıcı, geniş güvenlik önlemi altında Kırıkkale F tipi Cezaevi’ne nakledildi.

    Edinilen bilgiye göre, geçen yıl 15 Temmuz tarihinde kaldığı Edirne’den Bolu F Tipi Cezaevi’ne nakledilen Alaattin Çakıcı, dün akşam saatlerinde Kırıkkale F Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Bolu’da kaldığı süre boyunca sağlık sorunları nedeniyle defalarca hastaneye kaldırılan Çakıcı, Mart ayında kaldırıldığı İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde bağırsak fıtığı operasyonu geçirmişti.

  • Başhekimi vurup intihara teşebbüs eden şahıs başka hastaneye nakledildi

    Fırat üniversitesi Hastanesi Başhekim Prof. Dr. Muhammed Said Berilgen’i silahla vurarak ağır yaralan ve ardından intihara teşebbüs eden S.G. başka bir hastaneye nakledildi.

    Olay, saat 11.45 sıralarında Fırat Üniversitesi Hastanesini Başhekimliğinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, medikal işiyle uğraştığı öğrenilen S.G., görüşme bahanesiyle girdiği başhekim Prof. Dr. Muhammed Said Berilgen’i odasında 3 el ateş ederek vurdu. Saldırgan S.G. daha sonra kafasına dayadığı silahı ateşleyerek intihar giriminde bulundu. Silah sesleri üzerine odaya giren görevliler, müdahale ederek Başhekim Berilgen ile saldırganı aynı hastanenin içerisinde bulunan geri döndürme odasına alarak tedaviye başladığı öğrenildi.

    Başhekim Berilgen’in tedavisi aynı hastanede devam ederken, intihara teşebbüs eden S.G. ambulansa alınarak Eğitim ve Araştırma Hastanesine nakledildi.

    Her iki yaralının da durumunun kritik olduğu öğrenildi.

  • Kök hücreden kemik üretildi, çene kemiğine nakledildi

    İstanbul (İHA) – 17 yaşında çene kemiği tümörü teşhisi konulan ve defalarca ameliyat olmasına rağmen hiçbir sonuç alamayan Neslihan Karakışlar’ın, Türk doktorların 7 yıllık çalışması yeniden hayata tutunmasına sebep oldu.

    Karakışlar’a kadavra kemiğine yağdan elde edilen kök hücreleri eklendi ve canlandırıldı üç boyutlu simülasyonla birebir çene kemiği üretilerek nakil yapıldı. Sağlığına kavuşan genç kız, “İyileşeceğime inanıyordum gözüm arkamda kalmadı” dedi. Çalışma çeşitli nedenlerle kemik kaybına uğramış milyonlarca hastaya da umut kapısını araladı.

    Bursa’da 2005 yılında geçirdiği kaba kulak hastalığı sonrasında çene kısmında teşhis edilen tümör sonrasında hayatı kabusa dönen Neslihan Karakışlar, henüz 17 yaşındayken çene kemiği tümörü nedeniyle defalarca bıçak altına yattı, önce alt çene kemiğinin 17 cm’lik kısmını kaybetti ardından leğen kemiğinden alınan parça ile kemik nakli yapıldı ancak enfeksiyon kaptı. Tam umudunu kaybettiği anda “biyokemik” projesi genç kızın yüzünü güldürdü.

    “Gözüm arkamda kalmadı”

    Türk doktorların devrim niteliğindeki çalışmalarının sonucu hayata yeniden tutunan genç kız, düzenlenen basın toplantısıyla yaşadığı süreci anlattı. Sağlığına kavuştuktan sonra geleceğe umutla bakarak evlilik hazırlıkları yapan genç kız, “Herkese canı gönülden tek tek teşekkür ediyorum. 14 yaşında bu hastalıkta tanıştım. Bursa’da tedavi gördüm ama hastalığımın adı ne bilinmiyordu. Mehmet hocam hastalığımı anlattı ve neler yapacağımız anlattı. Hiçbir şekilde gözüm arkamda kalmadı. Ameliyatlara başladık tabi ki aksaklıklar oldu benden kaynaklanan ama hepsini atlattım onların sayesinde ve bugünlere geldim. Önce leğen kemiğinden parça alındı ama o olmadı. Enfeksiyon kaptım ve uzun süre bekledim. Hiç geçmeyecek gibi geçti ama zorlu süreçti. Artık alışmıştık. Bana ilk yeni bir çene kemiği yapılacağını söylediklerinde biraz bekleyeceğimi söylediler ben de kabul ettim. Gözle görünür şekilde bir değişiklik var. Turizmciyim. Artık çalışıyorum ve evlendim de” diye konuştu.

    Gelecek için ilham kaynağı

    Bugüne kadar yalnızca 3 cm’lik kemiklerin nakil edilebildiğini 17 cm’lik geliştirilen bir yarım çenenin doku uyumunu nasıl sağladığını ise operasyonu gerçekleştiren ekip anlattı. Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın’ın çalışmanın da önce hayvanlar üzerinde pilot olarak denendiğini belirterek Dünya’da örneğinin olmadığını belirtti. Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın özellikle doku mühendisliğinin gelecekte bir çok tedavide alternatif sunacağını söyleyerek, “Hayatlarını kaybeden insanların organlarını bağışladığını ve bir de dokularını bağışladıklarını düşünün. Doku bankası gibi ihtiyaç halinde istediğinizde bunu tekrar canlandırmak için hastanın kendi kök hücrelerini kullanarak iskeleye yüklenerek tekrar canlı hale gelen dokulu canlandırıyorsunuz. Bunu karaciğer, kalp, göz de olabilir. Bu gelecek için temeller atılmalı Neslihan’da o ilhamın başlangıcı” diye konuştu.

    Ne yapıldı?

    Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın’ın yapılan operasyon hakkında şu bilgileri verdi: “Dünyada bu örnek ta başına dönecek olursak çene kemiği açısından ilk. 7 yıl uğraştık ve 5 yılda da başarıyı elde ettik. Toplam 12 ameliyat geçirdi Neslihan Karakaşlılar. Şimdi burada hastalıklı bir kemik vardı. Tedavi etmek için de neredeyse çenenin yarısını aldık. O süre içerisinde de leğen kemiğinden aldık fakat başarısızlıkla sonuçlandı. Sonra bu fikirle ilham kaynağı oldu Neslihan’ın başka bir yerinden kemik almadan kadavradan alınan kemikle tekrardan kök hücresiyle canlandırarak çcok şükür başardık. Bence en önemli nokta Neslihan’ın başka bir yerinden parça almadan bu işlemi gerçekleştirdik.

    “İlk insan oldu”

    Prof. Dr. Ercüment Ovalı da kemik kayıplarının önemli bir sorun olduğunu canlı kemik naklinin halen daha uygulanmadığına dikkat çekerek, “Canlı kemik nakli yapılamamakta. Ancak doku mühendisliği ile hastanın sorununa çözüm üretmek istedik. Laboratuvar sürecinde kemiğin üzerinde değişik kanallar açarak yapay damar kanalları açarak hastadan alınan kök hücreleri kemiğin içine yerleştirerek canlanmasını sağlamak istedik. Elde edilen pıhtı kaynağını kemiğin içine yerleştirmek istedik. Dolayısı ile bir araya gelerek ilk insan uygulamasına başladık.”