Etiket: Nakille

  • Çapraz nakille gelen mutluluk

    Akdeniz Üniversitesi Organ Nakil Merkezi’nde çapraz nakil sevinci yaşandı. Selma Kırık ve Seher Alıcı ile Hüseyin Alıcı ve Evsan Adıyeke böbreklerini birbirlerine vererek hayata bağlandılar.

    Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’ne farklı zamanlarda nakil için başvuran 49 yaşındaki Selma Kırık, 42 yaşındaki Seher Alıcı’ya, 42 yaşındaki Hüseyin Alıcı ise Selma Kırık’ın kardeşi Evsan Adıyeke’ye böbreğini verdi. Çapraz nakil yöntemiyle böbreklerini birbirine veren aileler, daha önce böyle bir nakil yönteminin olduğunu bilmediklerini ve şu an sağlıklı olarak hayatlarını sürdürdüklerini söyledi. Çapraz nakil ameliyatını Akdeniz Üniversitesi Başhekimi ve Organ Nakil Merkezi Müdürü Bülent Aydınlı ve ekibi gerçekleştirdi.

    Aydınlı: “Yüzde 80 canlı vericili organ nakilleri yapıyoruz”

    Üniversite olarak 35 yıldır organ nakli yaptıklarını ifade eden Akdeniz Üniversitesi Başhekimi ve Organ Nakil Merkezi Müdürü Bülent Aydınlı, “Üniversitenin bütün alt yapısı buna müsait durumda. Organ naklindeki en önemli durumlardan biri de donör azlığı. Ülkemizde kadavradan yani beyin ölümü olan kişilerden yaptığımız organ nakli ameliyatları yüzde 20’sini oluşturuyor. Yüzde 80 canlı vericili organ nakilleri yapıyoruz. Bazen insanların vericilerinin, canlı vericileri de uygun olmuyor. Bizim oldukça geniş bir çapraz nakil havuzumuz var. Kan grubu uyumsuz olduğu zaman nakil yapılmıyor. Biz bu çiftleri ortak bir havuzda birleştiriyoruz ve kendilerine uygun çift bulduğumuz zaman, bunlardan nakil yapabiliyoruz. Hastalar da böyle nakil yapılmış durumdalar. Biz bunlara çapraz nakiller diyoruz. Başka yerler ve illerden gelen, vericileri de uygun olmayan ama başka alıcılara uygun olan vericilere olan hastalarımızı eşleştirdik ve nakil yaptık” dedi.

    Bütün hastalara oldukça geniş bir çapraz nakil havuzlarının olduğunu söylemek istediklerini dile getiren Aydınlı, “Eğer vericilerinizle böyle bir kan grubu sıkıntınız var, uyuşmazlığını varsa bize müracaat ettiğinizde muhakkak ki en iyi şekilde size yardımcı olabiliriz. Böbrek naklinde cinsiyet farkı yok” şeklinde konuştu.

    Bilal: “Türkiye’nin çok değişik merkezlerinden başvuru alıyoruz”

    Amaçlarının bütün hastalara vefat edenlerden organların bağışlanarak nakil yapılmasını sağlamak olduğunu ifade eden Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Koordinasyon Sorumlusu Nilgün Bilal, “Türkiye koşullarında bunu sağlayamadığımız için kendi canlı vericileri uygun olmayanlar içinde bir verici değişim programı dediğimiz çapraz nakil havuzumuz var. Burada yaklaşık 40 çiftimiz var kan grupları uygun olmayan. 20-25 çiftimizde kan grupları dışında başka tıbbi özellikleri uygun olmayan, kendi vericileriyle olmayan verici havuzumuz var. Türkiye’nin çok değişik merkezlerinden başvuru alıyoruz. Onları sürekli eşleştirerek çapraz nakil kurallarına uygun şekilde eşleştirmeye çalışıyoruz. Bunun sonucunda da ortaya çok güzel bir tablo çıkıyor. Hastalarımız hem sağlığına kavuşuyor hem de kocaman bir aile oluyorlar birbirini hiç tanımayan ve başka şehirden gelen insanlar. Ortak bir amaç için burada buluşuyorlar” diye konuştu.

    Hüseyin Alıcı: “Bana yarım insan olacaksın, ne gereği var, sana kim bakacak dediler”

    Üniversiteye 8 Ağustos günü geldiklerini söyleyen 42 yaşındaki Hüseyin Alıcı, “Eşimin böbrek rahatsızlığından dolayı 8 Ağustos günü hastaneye geldik. Kadavra için gelmiştik. Kadavra listesine yazılıp, nakil olmak için. Doktorlarımız bize çapraz nakilden bahsettiler, biz de bu konuda bilgi aldık. Ben bu yaşıma kadar çapraz nakli duymamıştım. Ben de bunun sonucunda kadavradan nakli iptal ettirdim ve buna başvurdum. Önce dedim kendi böbreğim, sonra başkasının böbreği. Yaklaşık 2 ay içerisinde, Cuma günü ameliyat oldum ve şu an buradayım. Hiçbir sıkıntımız yok, her şeyimiz normal. İnanın bugüne kadar bana söylenen o kadar yanlış şey vardı ki böbreğimi vereceğim zaman gelip bana dedi, yarım insan olacaksın, ne gereği var. Sen de yarım olacaksın, sana kim bakacak gibi. Öyle olmadığını burada tamamen gördüm. Kesinlikle ve kesinlikle herkesin böbreğini vermesini tavsiye ederim. Diyalizin ne olduğunu çeken bilir. Eşim 3 yıldır böbrek rahatsızlığı yaşıyordu” dedi.

    Seher Alıcı: “Sezaryandan daha rahattı ameliyat sonrası”

    3 senedir böbrek hastası olduğunu dile getiren 42 yaşındaki Seher Alıcı, “4 aydır diyalize giriyordum. Eşimin de desteğiyle böbrek nakline karar verdik. Böyle bir şey olacağını biz bilmiyorduk. Duymamıştık daha önceden çapraz naklini filan. Kadavra için gelmiştik. Farklı şehirden insanlarla karşılaştık, tanıştık. Şu anda normal bir insanın böbreği gibi benim de böbreğim. Bir sezaryandan daha rahattı ameliyat sonrası. Arkadaşlarla da bağımız oluştu ve ömrümüzün sonuna kadar da görüşeceğiz” dedi.

    Adıyeke: “Diyalize girdiğiniz zaman savaştan çıkmış gibi yorgun oluyorsunuz”

    Seher Alıcı’nın eşi Hüseyin Alıcı’dan böbrek nakledilen 41 yaşındaki Evsan Adıyeke, “2 yıldır diyalize giriyordum. 6 ay önce de ablam Selma Kırık ile normal nakil olmaya geldik. Kanlarımız ve dokular tutmayınca daha sonra çapraz nakil olduğunu öğrendik. Bu şekilde de 8 Ağustos’ta buraya geldik ve işlemleri başlattık. 2 senedir diyalize giriyorum ama diyalize girdiğiniz zaman savaştan çıkmış gibi yorgun oluyorsunuz. Şuan 3 günlük ameliyat olmama rağmen sağlığım çok yerinde. Diğer vatandaşların da hayata bağlayacak şekilde destek vermelerini istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Kırık: “Çok mutluyum”

    Abisi için Seher Alıcı’ya böbreğini veren 49 yaşındaki Selma Kırık, “Kardeşimin rahatsızlığını görünce dayanamıyordum. Çok üzülüyordum. Çok mutluyum. Eşim ve çocuklarım bana destek oldular. Ben daha önce böbreğimi verecektim ama kan gruplarımız uymuyordu. Daha sonra çapraz nakile başvurduk. Ondan da çok mutluyuz. Herkes çok sağlıklı. Ailemize bir aile daha kattığımız içinde çok mutluyuz” diye konuştu.

  • Çapraz Nakille Yeni Hayatlarına Kavuştular

    Antalya’da böbrek hastası Şengül Çaygeçen ile Serdar Aydoğdu, Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde oldukları çapraz nakille sağlıklarına kavuştu.

    Uygun böbrek bulunamaması nedeniyle kadavra listesine yazılan ancak uzun süredir nakil olma umuduyla bekleyen Eskişehirli Şengül Çaygeçen (49) ile Samsunlu Serdar Aydoğdu (31), çapraz nakille yeniden hayat buldu.

    Çapraz nakille birçok böbrek hastasına yeni hayat verebildiklerini söyleyen Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, “Organ naklinde uygun vericileri olan hastalar, şanslı hastalardır. Çapraz nakilde; kan grupları kendi hastalarına uymayan hastalar, aynı şekildeki diğer hastalarla organ bağışı yaparak sağlıklarına kavuşabilirler. Vericilerin uygunluğundan sonraki en önemli aşama yapılan ameliyatların başarısıdır. Bu hastalarımızda başarılı geçen organ nakli ameliyatlarından sonra sağlıklarına kavuştular” dedi.

    Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’ne başvuran Şengül Çaygeçen, “Kaderimde, hayatımda hiç görmediğin birinin böbreğini almak varmış. Eşim, bana böbreğini vermeyi çok istedi. Yapılan testlerde uygunsuzluk ortaya çıktığını öğrenince çok üzülmüştük. Ama şans bize de güldü. Eşim, böbreğini bana veren Şaziye Aydoğdu’nun oğlu Serdar’a böbreğini verdi. Biz artık Aydoğdu ailesiyle akrabayız. Onlar artık kanımız, canımız” şeklinde konuştu.

    SON ÇARENİN BÖBREK NAKLİ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER

    Nakil için Eskişehir’den Antalya’ya gelen Şengül Çaygeçen yıllardır süren böbrek hastalığı mücadelesinden galibiyetle çıkmaktan çok mutlu olduğunu belirterek, “Hastalığımı öğrendiğimde 39 yaşındaydım. Nefes almakta zorlanıyor, ilaç tedavisi görüyordum. Zamanla ilaç tedavisine yanıt vermeyince, diyalize başladım. Bir süre sonra nefes alamaz hatta yatamaz oldum. Hekime tekrar başvurduğumda son çarenin nakil olduğu söylendi. Bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine Antalya’ya geldik. Ancak çapraz nakil hakkında hiçbir fikrimiz yoktu. Yapılan yönlendirmelerde ne olduğunu öğrendik ve çapraz nakil olmak nasip oldu” ifadelerini kullandı.

    YENİDEN HAYAT VERMENİN MUTLULUĞU BAMBAŞKA

    Şengül Çaygeçen’in çiftçilikle uğraşan eşi Mehmet Çaygeçen (53), “Çapraz nakil sonucunda, böbreğim hayatımda hiç tanımadığım birine nakledildi. Aslında bakarsanız bir hayat kurtardım. Genç bir kişiye böbreğimi vermek beni çok mutlu etti. 2 çocuğumuz var, ben böbreğimi vermeseydim onlar vereceklerdi. Eşim, Aydoğdu ailesini telefonuna ‘Can kardeşler’ diye kaydetti. Biz bir aile olduk. Serdar artık bizim oğlumuz. Herkesin böbreklerini bağışlamasını diliyorum. Böbrek nakli gerçekten korkulacak bir ameliyat değil. Hasta bir kişiye yeniden hayat vermenin mutluluğu bambaşka” dedi.

    ÇAYGEÇEN AİLESİYLE BULUŞMAMIZ GERÇEK BİR ŞANS

    Doğuştan idrar kaçağı hastası olduğunu söyleyen Serdar Aydoğdu (31) ise; “5 yaşımdan beri idrar yollarımla ilgili tedavi görüyordum. Zamanla idrar kaçağı böbreklerime zarar verdi. Annem bana böbreğini vermek istedi ama kanımız tutmadığı için verici olamadı. Babam ve ablam da verici olmak istedi ancak ikisinin de kan grubu uymadı. Kadavra listesine ve hatta çapraz nakil listesine İstanbul’da yazıldım. Aslına bakarsanız bizim, Çaygeçen ailesiyle buluşmamız gerçek bir şans. Onların artık hayatımızda büyük bir yeri var” şeklinde konuştu.

    HAYALİMDE AVUKAT OLMAK VAR

    Samsun’dan gelen ve uzun süredir tedavisi nedeniyle işsiz olduğunu belirten Serdar Aydoğdu, “Diyalize gitmenin hayatımıza etkisi çoktu. Diyalize başladığımda ortaokula gidiyordum. Ancak liseyi, diyaliz nedeniyle okuyamadım. Açık liseye yazıldım ama onu bile yürütemedim. Şimdi okumaya niyetim var. Hedefimde üniversite mezunu hayalimdeyse avukat olmak var. Nakilden sonra hayatımda çok şey değişti. Bazen sabah kalkıyorum ve diyalize geç kaldım diye korkuyorum. Diyaliz hayatımda öyle büyük bir yeri kaplıyordu ki hala hayatımda bir engel gibi hissediyorum” dedi.

    BÖBREĞİMİ VERDİM, SAPASAĞLAMIM

    Serdar Aydoğdu’nun annesi Şaziye Aydoğdu (52), “Serdar küçükken idrara çıkamıyor çok ağlıyordu. Sabahlara kadar hiç uyumazdı. Çok hastane, çok hekim gezdik. İdrarın böbreğe kaçmasıyla, diyalize girmek zorunda kaldı. Oğluma böbreğimi vermek istedim, uyumlu olmadı. Kader o ya isteğim çapraz nakille gerçekleşti. Etrafımızdaki insanlardan, ‘Sen de yarım olursun, günah, tek böbreğinin yaşadığı kadar yaşarsın gibi’ tepkiler aldım. Ben iki böbreğimi de versem oğlum kurtulsun istedim. Onlara da bir takım şeyleri anlattım. Kimi inandı kimi de inanmadı. Böbreğimi verdim, sapasağlamım” ifadelerini kullandı.