Etiket: nafaka

  • Antalya’da düğün takılarına nafaka haczi

    Antalya’da üçüncü kez dünya evine giren kişinin düğünündeki takılara, damadın ikinci evliliğinden dünyaya gelen çocuğunun nafakasını ödemediği gerekçesiyle haciz işlemi uygulandı. Düğünde damadın üzerindeki ve takıda toplanan 103 lira 95 kuruş ile alyans yüzük haczedildi.

    Muratpaşa ilçesinde yaşayan Semra Ç., yaklaşık 2,5 yıl evli kaldığı ve bir çocuklarının olduğu araç kiralama şirketi sahibi Mert T’nin(36) nafaka parasını ödemediği iddiasıyla yasal yollara başvurdu.

    Mert T’nin Döşemealtı’nda gerçekleştireceği üçüncü evlilik öncesi, Antalya 16. İcra Dairesi tarafından 50 bin liralık nafaka parasının alınması için icra işlemi başlatıldı.

    İcra Dairesi, düğünün yapılacağı ilçenin emniyet müdürlüğüne bir yazı yazarak, alacaklı vekilin talebi gereği düğün esnasında takılacak takı para ve değerli eşyaların haczi için belirtilen adreste güvenliğin sağlanmasını istedi.

    Düğünün yapılacağı Döşemealtı ilçesindeki bir at çiftliğine polis eşliğinde icra memurları hacze geldi. Damat ve gelin saat 19.30’da davetlilerin alkışları eşliğinde düğünün yapılacağı alana geçti. Yaklaşık 4 saat süren düğünde gelin ve damat masaları dolaştı, tebrikleri kabul etti. Haciz memurları damada üzerinde çıkan ve takıda takılan 103 lira 95 kuruş ve alyans yüzüğü haczetti. Haciz heyetinin takıların az olduğunu söylemesi üzerine, düğün tarafı takıların gelin odasından çalındığını söyledi. Bunun üzerine müşteki avukatları şikayetçi oldu ve polis merkezine gidildi. Verilen ifadelerin ardından taraflar polis merkezinden ayrıldı.

    “Derdimiz para falan değil”

    Müşteki avukatı Erdal Yiğit, yapılan işlem hakkında bilgi verdi.

    Yiğit, “ 3 yıl önce sonuçlanan boşanma davasında takdir edilen nafaka ve tazminatın davalı tarafından ödenmemesi durumudur. Oysa davalının bunu ödeyecek çok fazla gücü var. Ama sırf 1000,1500 lira nafakayı ödememek için bütün şirketlerini kapatıp lüks hayatına devam edip, ondan sonra lüks bir düğün yapıp sağda solda reklam yapmasıdır. Bizim buradaki derdimiz para falan değil. “Çocuğumuzu göstermiyorlar” diye konuşuyorlar. 3 yıldır çocuğunu aramayan bir insan düğününden bir ay önce çocuğunu görmek için icra takibi yapıyor. Çocuk onla görüşmek istemeyince zorla icraya geçiyor. Bunu kendine bahane ediyor. “Ben çocuğumu göremedim, nafaka borcum yok” diyor. Ödediğin nafaka dekontu varsa çıkarsın biz hepsini kabul edeceğiz.”dedi.

    “103 lira 95 kuruş haciz”

    Bugünkü düğünde de yapılan hacizde damadın üzerinden 53 lira 95 kuruş ve düğünde takılan 50 lira olduğunu dile getiren Yiğit, “ Ama ne hikmetse orada takılan takıların hepsi çalınmış. Bizde karakola geldik ifade vereceğiz.” diye konuştu.

  • Nafaka yüzünden baba katili olan genç tutuklandı

    Çanakkale’nin Biga ilçesinde, annesinden 3 yıl önce boşanan babasını nafaka yüzünden bıçaklayarak öldüren genç çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Olay, dün gece saatlerinde, Biga’ya bağlı Yolindi köyünde meydana geldi. Ö.M, annesi Kadriye Keser’den 2015 yılında ayrılan babası Nihat Makas ile köy içinde karşılaştı. Ö.M. (19), iddiaya göre, babasından kendisi için ödediği 100 TL’lik nafakayı 250 TL’ye çıkarmasını istedi. Bunu kabul etmeyen Nihat Makas ile oğlu arasında tartışma çıktı. Genç, üzerindeki bıçağı çıkarıp, babasının kalbine, koltuk altına ve karın bölgesine defalarca sapladı. Nihat Makas 5 bıçak darbesiyle kanlar içinde yere yığılırken, oğlu ise olay yerinden kaçtı.

    Durumu gören vatandaşlar kendi araçlarıyla ağır yaralı olan Nihat Makas’ı hastaneye götürmek üzere yola çıktı. Ambulansla yolda denk gelince yaralı adam ambulansa alındı. Hastane yolunda can veren şahsın babanın cansız bedeni Biga Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Firar eden Ö.M, annesiyle beraber yaşadığı eve saklandı. Jandarma ekiplerini bir süre uğraştırdıktan sonra teslim olan genç, karakolda ifadesinin alınmasının ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

  • Asena Atalay bu kez oğlunun nafaka davası için adliyede

    Beşiktaşlı futbolcu Caner Erkin’in açtığı velayet davası için geçtiğimiz hafta İstanbul Adliye’sine gelen Asena Atalay, bu kez oğlunun nafaka davası için adliyeydi.

    Beşiktaşlı ünlü futbolcu Caner Erkin ile boşanan Asena Atalay, geçtiğimiz hafta oğlunun velayet davası için adliye gelmişti. Atalay bu kez oğlu Çınar Erkin için aylık 50 bin TL, yıllık toplam 600 bin TL’li iştirak nafakası talebiyle açtığı davaya katılmak üzere İstanbul Adliyesi’nde görüntülendi.

    Avukatı Beyza Sındıraç ile İstanbul 12. Aile Mahkemesi’nde görülen davaya katılan Atalay’ın 3 tanığı dinlendi. Davalı Caner Erkin’i ise avukatları temsil etti. Çınar Erkin’in bakıcısı, İngilizce öğretmeni ve piyano öğretmeninin tanık ifadelerinin ardından duruşma ertelendi. Atalay duruşma sonrası açıklama yapmaktan kaçınırken, avukatıyla birlikte adliyeden ayrıldı.

    Asena Atalay boşanma sonrası velayeti kendisine verilen 6 yaşındaki oğlunun genel bakım ve eğitim masraflarının Caner Erkin’in mahkeme kararıyla karşılaması gerektiği ancak Erkin’in bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia etmişti. Atalay bunun üzerine, oğlunun barınma giderleri, sağlık giderleri, özel okul, spor ve müzik eğitimi, gıda masrafı, ulaşım giderleri, bakıcı parası, özel yabancı dil eğitmen, dershane, yurtdışı okul, özel eğitmen, tatil masrafları için aylık 50 bin TL’lik iştirak nafakası davası açmıştı.

  • “Süresiz nafaka, yeni evlilikleri de yıkıyor”

    Türkiye’de toplumun temel taşı aileyi sarsan en önemli unsurların başında gelen boşanma olaylarının en çok erkekleri mağdur ettiği belirtildi. Boşanmış İnsanlar ve Aileler Platformu üyesi Kamil Süren, ülkemizde uygulanmakta olan ‘Ömür Boyu Yoksulluk Nafakası’nın yeni kurulacak evliliklerde en büyük sorun olduğunu belirterek bu sorunun çözülmesini istedi. Bu konuda platform olarak Adalet ve Aile-Sosyal Politikalar Bakanlığı’na seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirten Kamil Süren, “Boşanmış erkekler yuvasının yıkıldığı yetmiyormuş gibi ömür boyu nafaka adı altında borç ödetilerek cezalandırılıyor” dedi.

    Kendisinin de bir zaman önce boşanmak zorunda kalan erkeklerden biri olduğunu ve ömür boyu devam eden yoksulluk nafakasının erkeklerde boşanma sonrası ekonomik bunalım sebebi olduğunu söyleyen Kamil Süren, “Ömür boyu yoksulluk nafakası yeni kurulan evliliklerinin önünde büyük engel oluyor. Belli bir süre tamam da boşanmış bir kadın için erkeğin ömrü boyunca nafaka ödemesi sosyal devlet ilkesine de uyuşmuyor” ifadelerine yer verdi.

    Türkiye’de bazı uygulamalarla erkeğin adeta erkek olduğuna pişman edildiğini ileri süren Boşanmış İnsanlar ve Aileler Platformu Üyesi Kamil Süren, “Kadının tekrar yuva kurması, kendi çalışarak hayatını kazanmak yerine ayrıldığı eşinden ömür boyu yoksulluk nafakası alarak çalışmayan, hazırcı, tembel bir toplum oluşturulmasına neden olmaktadır. Eğer maddi desteğe ihtiyacı olan bir kadın birey olduğu görülüyorsa çalışmaya teşvik edilebilir. Devlet de sosyal devlet olduğuna göre vatandaşına mutlaka destek sağlamalıdır” dedi.

    Şiddetli geçimsizlik nedeniyle kendisinin de yıllar önce eşinden boşanmak zorunda kaldığını ve daha sonra mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürmek için tekrar evlendiğini kaydeden Boşanmış İnsanlar ve Aileler Platformu Üyesi Kamil Süren, “Boşanırken maaşımın 3/2 sine süresiz yoksulluk nafakası olarak mahkeme kararıyla eski eşim almaya hak kazandı. Zira yeniden kurduğum evlilik birlikteliğinde eşim ve bu evlilikten olan ve halen ortaokul eğitimine devam eden kızım ile çok mutlu bir yuvamız olduğu halde ailemin masraflarını karşılayamadığımdan evimde huzur kalmadı. 13 yıldır yoksulluk nafakası ödemekten ailemi geçindiremez oldum. 1950 TL maaşımın 1050 TL’si ayrıldığım eski eşime veriliyor. Bu durumda ben nasıl aile geçindireyim” diyerek devletin boşanmış erkekleri de düşünmesini istediğini söyledi.

    “Madem eşitiz, neden erkek cezalandırılıyor”

    Türkiye’de kadın erkek eşitliği sürekli savunulmasına rağmen pozitif ayrımcılık adı altında erkeğin sürekli ezildiğini de belirten Süren, “Bu sıkıntılar nedeniyle bir şekilde yuvası yıkılmış olan erkekler ikinci bir darbeyi hem de ömür boyu uygulanan yasalar nedeniyle yemektedir. Yaşanan sıkıntılar ve çözüm önerilerini devlet yetkililerimiz isterse her zaman sunmaya hazırız. Erkeğin ayrıldığı kadının hakkı kadın olduğu için savunulurken, ikinci evliliği yapan kadın ise en ağır şekilde cezalandırılmaktadır. Bu cezayı hem ayrılmak zorunda kalan erkek, hem de o erkeğin ikinci evlendiği hanım ve bu hanımdan olan çocukları en ağır şekilde çekmektedir” dedi.