Etiket: Müzikle

  • Serada ürünlerini müzikle yetiştiriyor

    Serada ürünlerini müzikle yetiştiriyor

    Sultan Aydın, 3 yıldır göz bebeği gibi baktığı serası sayesinde Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil ediyor. Serasında ürünlerini hiçbir gübre kullanmadan müzikle yetiştiren Aydın, farkındalığını ürünlerinin lezzetiyle sunuyor.

    Zirai veya hayvansal gübre kullanmadan organik tarım faaliyetlerini tüm hızıyla devam eden seracı Sultan Aydın, ürünlerini müzikle yetiştiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organize edilen ‘İklim değişikliği ile mücadelede kadınların rolü’ adlı ülkeler arası istişare toplantısında 9 ayrı ülkede Türkiye’yi temsil edecek.

    Organik tarımına örtü altı seracılıkla başlayan Sultan Aydın, 3 yıl önce almış olduğu 30 bin lira hibe ile sera işine adım attı. Müzikli tarım faaliyetini önce Tarım ve Orman Bakanlığına sunan Aydın, şimdi ise Bakanlığın organize ettiği söyleşi programlarında projesinden söz ettiriyor.

    Bakanlıkça 9 ülkeye gidilmesi planlanan ve ilk ayağının Kırgızistan’da gerçekleştiği söyleşi programında, kadınların seracılık faaliyetlerinden bahsederek, müzikle yetiştirdiği ürünleri tüm dünyaya tanıtan Sultan Aydın, Kırgızistan’da seracılık ile ilgili yapmış olduğu sunumda olumlu tepkiler alarak Türkiye’den söz ettirmeyi başardı.

    Türkiye’nin prestijinin Kırgızistan’da tavan yaptığını söyleyen Sultan Aydın, “Müzikli tarım dediğimizde jüri üyelerinin birbirine şaşkınlıkla baktığını gördüğümüzde, tamam bunu dünyada sadece biz yapmışız diye düşündük” dedi.

    Müzikle yetiştirdiği ürünlerin kalitesinde iddialı olan Aydın, gübresiz yetiştirdiği ürünlerin kalitesinin, her türlü testten geçeceği konusunda da kendine güveniyor. İşini en iyi şekilde yapmak için büyük uğraşlar veren Aydın, Erzurum’da bir salça firması kurup etiket almak istiyor.

    Aydın, ilaçlama yapmadan yetiştirdiği ürünleri hakkında, “Kendi çocuğuma yediriyorum bu yüzden herkes gönül rahatlığıyla yiyebilir” şeklinde konuştu. “Müzik dinletmeden önce 10 ton ürün kaldırdım, müzikle yetiştirdiğim ürünler çok şükür ki 20 ton ağırlığındaydı. Bu sebeple uluslararası platformda Türkiye birincisi seçildim. Kariyer Planlama Fuarı’na kendimi göstermek için geldim. Kırgızistan’da ülkemi temsil ettim, fuardan sonra da Türkmenistan’da ülkemi temsil edeceğim. 9 ayrı ülkede seracılık alanında Türkiye’yi temsil edeceğim. Müziğin gücünü kanıtlayıp tescil almak istiyorum, patent için buradayım” şeklinde konuştu.

    Tarım ve Orman Bakanlığının organize etmiş olduğu ‘İklim değişikliği ile mücadelede kadınların rolü’ adlı ülkeler arası istişare toplantısının gerçekleşeceği, 9 ülke henüz belli olmamakla birlikte, Kırgızistan’da yapılan toplantının ardından, Türkmenistan’da Türkiye’nin temsil edilmesi planlanıyor.

  • Hükümlüler müzikle topluma kazandırıldı

    Denetimli serbestlikten yaralanan hükümlülerin müzikle rehabilitasyonunu ve topluma uyum sağlamalarını amaçlayan “Müzikle Hayata Bir Adım Daha” projesi düzenlenen konserle tamamlandı. Burada konuşan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve Genç Yeşilay Başkanı Mahmud Esad Arar, “4 yılda 38 projeye 1 milyon 800 bin TL destek verdik” dedi.

    Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Sanat Gönüllüleri Eğitim ve Araştırma Derneği ile Yalova Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün ortaklaşa hazırladıkları organize ettikleri “Müzikle Hayata Bir Adım Daha” projesi Yalova Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserle tamamlandı. Konsere Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci, Yalova Belediye Başkan Yardımcısı Jülide Güner, Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve Genç Yeşilay Başkanı Mahmud Esad Arar, Sanat Gönüllüler Eğitim ve Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Kılıç ile çok sayıda davetli katıldı.

    Proje hakkında bilgi veren Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve Genç Yeşilay Başkanı Mahmud Esad Arar, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti kuruluş amacı gençleri rehabilite etmek değil koruyucu faaliyetler yapmak üzerineydi. 3-4 yıllık süreçte biz rehabilitasyon noktasına da girdik ve güzel bir rehabilitasyon modeli oluşturduk. Bu model kapsamında daha önce bağımlılığa bulaşmış gençlerimizi rehabilite ettikten sonra hayata kazandırmak istiyoruz. Bu çerçevede yapılan bir projedir bu da. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, STK’larla, Araştırma Merkezileri ve Üniversitelerle ortaklaşa olarak bu tip projelere de giriyor. Bağımlılıkla mücadele eden kurumlarla etkin bir koordinasyon sağlamak gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda da mali destekler sağlıyoruz. 4 yılda yaklaşık olarak 38 projeye 1 milyon 800 bin TL gibi bir destek verdik. Dolayısıyla da bağımlılıkla mücadele potansiyeli olan kurum ve kuruluşları da harekete geçirmek istiyoruz” dedi.

    Gecede Denetimli Serbestlikten faydalanan hükümlülerin de aralarında yer aldığı korolar sırayla sahneye çıkarak konser verdiler. Gecenin sonunda ise TRT Ankara Radyosu Ses Sanatçısı Gürsoy Babaoğlu sahne alarak parçalarını seslendirdi.

  • Deniz Seki “Zor günlerimde müzikle ayakta kaldım”

    Üç yıl aradan sonra Muğla’nın Bodrum İlçesinde sahne alan Deniz Seki hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ünlü şarkıcı kötü günlerin artık geride kaldığını ifade etti.

    Ünlü sanatçı Deniz Seki Bodrum Antik Tiyatro’da sevenleriyle buluştu. Konserde dünden bugüne hit olmuş şarkıları dışında sahnede söylemekten hoşlandığı şarkılardan da oluşan bir repertuarla sevenlerinin karşısına çıkan Seki, hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Ünlü sanatçı Gülşah Saraçoğlu imzalı sahne kıyafetleri ile de göz kamaştırdı.

    Müzikle ayakta kaldım

    Sahne Öncesinde basın mensupları ile bir araya gelen ve kendisine yöneltilen sorulara samimi yanıtlar veren Deniz Seki uzun bir aradan sonra Bodrum’da konser verdiğini ve Antik tiyatroda ilk konseri olduğunu söyleyerek ‘’Kavuşma konserleri turnemizin Bodrum ayağındayız. Çok heyecanlı ve çok mutluyum. Şarkı söylemeyi çok özlemişim.’’ İfadelerini kullandı. Müzik insanı olduğuna ve zor günlerinde müzikle ayakta kaldığına dikkat çeken başarılı sanatçı, nitekim kötü günlerin geride kaldığını dile getirdi”.

    Deniz Seki’ye Anlamlı Sürpriz

    Kendisini dinlemeye gelen konukları arasında Çağla Şikel, Pınar Altuğ, Ender-Benan Saraç başta olmak üzere bir çok ünlü sima bulunan Deniz Seki’ye ise en büyük sürprizi Pınar Altuğ’un kızı Su Atacan yaptı. Kendi elleri ile ördüğü bilekliği sahne öncesinde Deniz Seki’ye armağan eden Su, hayatında ilk kez izleyeceği konser performansı öncesinde bu konuda ki maharetini gözler önüne sererken, ünlü sanatçı da kendisine hediye edilen ve şans getireceğine inandığı bilekliği sahne boyunca kolunda taşıdı.

    Yeni klibini ilk kez görücüye çıkardı

    Bodrum Antik Tiyatroyu dolduran hayranlarının karşısına Nihat Odabaşı ile çektikleri klip ile çıkan ve çektikleri klibi ilk kez Antik Tiyatro’da kendisini dinlemeye gelen hayranlarına izleten Deniz Seki, ‘’uğur getirir inşallah’’ dedi.

    Duygusal anlar yaşadı

    Sahnede kendisini dinlemeye gelen konuklarını tek tek anons eden başarılı sanatçı, Pınar Altuğ’u anons ederken ‘’yıllanmış arkadaşım’’ ifadesini kullandı. Bir ara gözleri dolu dolu olan Deniz Seki, kardeşinin kayınpederi Naci Muslu’yu ise ‘’benim babam olur kendisi, bizim babamız olmadığı için yıllardır bize babalık yapmıştır’’ sözleri ile izleyicilere tanıttı. Teşekkür konuşması sırasında duygu dolu anlar yaşanmasına sebep olan Seki, bir ara ağlamamak için kendisini zor tuttu. Son derece duygusal olduğu gözlerden kaçmayan Deniz Seki, performansı ve enerjisi ile şarkı araları ve sahne sonunda seyirciler tarafından uzun uzun alkışlandı.

  • Görme engelli çocuklar müzikle hayata tutunuyor

    Çin’in Hubei eyaletinde yer alan Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulu, donanımlı eğitimcileri ile görme engelli çocukların toplumdan uzaklaşmadan, nitelikli bir eğitim almasını sağlamak amacıyla hizmet veriyor. Müzikte bu hizmetlerden birisi oldu.

    Çin’in Hubei eyaletinde yer alan Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulu, Çin’de görme engelli çocukların hayatını kolaylaştırmak ve daha iyi eğitim almalarını sağlamak açısından görme engelli öğrencilere yönelik eğitim hizmeti veriyor. Müzik çalışmaları okuldaki eğitimler arasında yerini aldı. Okulun görme engelliler için çalışmalarını ve eğitimcilerin çabalarını hikayeleştiren Çinli içerik tedarik platformu olan BON Cloud, Çin’den seyahat, eğitim, kültür-sanat, işletme ve teknoloji gibi alanlardan hikayeler içeren yüksek kalite içeriklerin uluslararası yayıncılara ve televizyonculara ulaşmasını sağlıyor.

    Müzik, görme engelli öğrencilerin hayatını değiştirdi

    2011’de Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulunda gönüllü olarak çalışmaya başlayan Zhang Long, görme engeli olan çocuklara eğitim verme konusunda tecrübesi olmamasına rağmen öğrencilerin yaşadıkları zorlukları gördükten sonra hayatını değiştirmeye karar verdi. Öğrencilerin geleceklerinde fark oluşturmaya karar veren eğitimcilerden biri olan Zhan Long, okuldaki öğrencileri müzik ile daha sosyal bireyler yapmak amacıyla birçok çalışma gerçekleştirdi. Okuldaki öğrencilerden 150’sinin sınıfa gelme konusunda isteksiz olduklarını fark etti ve yılmadı. Görme engelli öğrencilerin tek kariyer seçeneğinin Çin’deki görme engelliler tarafından en fazla tercih edilen mesleklerden biri olan masaj terapisti olma düşüncesi onu yıldırmadı.

    Zhang Long, okulda radyo istasyonu ve yetenekli çocuklardan oluşan bir rock grubu kurarak öğrencilerin diğer okullardaki performanslara davet edilmesi sağladı, müzik ile onların hayatlarında farkındalık oluşturdu. Çocuklar da bu yeni yaklaşıma olumlu cevap vererek müzik için saklı olan tutkularını ve yeteneklerini ortaya çıkardı. Geleceğe dair daha umut dolu olan çocukların başarı hikayeleri de peş peşe gelmeye başladı. Okulda eğitim gören öğrencilerden biri olan Gan Wenjun, piyanoya yeteneği olduğunu ispatlayarak ulusal çapta birkaç ödül kazandı. Hatta bu başarısını bir adım daha ileri taşıyarak ünlü piyanist Richard Clayderman’ın konserlerinden birinde de performans sergiledi.

    “Onlara asla görme engelli çocuklar gibi davranmadım”

    Okuldaki başarılı çalışmalarından dolayı öğretmen Zhang Long’a ’Wuhan’daki En Fazla Örnek Alınan Öğretmen’ ve ulusal unvan olan ’Çin’deki En Güzel Öğretmen’ unvanları verildi.

    Ben onlara asla görme engelli çocuklar gibi davranmadım diyen Long, ’’Bu çocukların görememesi önemli değil. Kendilerini ifade etmek için kendi yöntemlerini kullanabilirler. Görme engelli olduklarından dolayı onlar için standartlarımı asla düşürmedim çünkü benim için onlar sadece çocuk. Yaklaşımım işe yaramış gibi görünüyor ve şimdi öğrencilerin öğretmen, profesyonel şarkıcı ve hatta astronot olmak gibi hayalleri var’’ şeklinde konuştu.

    Wuhan Şehri Görme Engelliler Okulu, kuruluşundan beri okul müzik, spor, eğitim ve diğer alanlarda yükselen bir yıldız olarak 500’den fazla çocuğun hayallerinin peşinden gitmesine yardımcı olarak Çin’deki özel eğitimlere katkıda bulundurmayı ve sürdürmeyi hedefliyor.

  • Taburcu olan hastaya müzikle terapi

    Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Medical Park İzmir Hastanesi, taburcu olan hastaların tedavisine yardımcı olmaya yönelik, terapistlerin özel olarak hazırladığı müzik CD’sini hastalarına hediye edecek. Hastalar, CD’de yer alan müzikleri dinleyerek tedavilerine katkı sağlayacak.

    Medical Park İzmir Hastanesi yeni geliştirilen iki projeyi düzenlenen basın lansmanıyla tanıttı. Prof. Dr. Levent Öztürk’ün koordinatörü olduğu “Geçmiş Olsun Projesi” ile taburcu olan hastalara yönelik tedavi amacıyla terapistlerin özel olarak hazırladığı müzik CD’si ile tedavilerine katkı sağlanacak. Hastaneden taburcu olan her hastaya CD’ler hediye edilecek.

    Tanıtım toplantısında konuşan Medical Park İzmir Hastanesi Genel Müdürü Veysi Kubba, “Müzikle dolu iki projemizi sizlerle paylaşmaktan dolayı gurur duyuyoruz. İlk olarak çocuklarımıza müziği sevdirmek ve onların gelişimlerine katkıda bulunmak üzere “Şifa Veren Sesler” korosunu kuruyoruz. Bir sosyal sorumluluk projesi olarak yola çıktığımız bu yolda bir amacımız da müziğin iyileştirici gücünü sizlere çocuklarımızın billur sesinden dinletebilmek. Ayrıca hastanemizden şifa ile taburcu olan hastalarımıza dağıtılmak üzere konunun uzmanları tarafından terapi amaçlı hazırlanan ’Geçmiş Olsun’ CD’lerimizi de tanıtıyoruz. Böylelikle hastalarımızın iyileşme sürecine katkısı olabilecek bir çalışmayı hediye etmeyi planlıyoruz” dedi.

    Müziğin ruhun gıdası olduğunu ifade eden “Geçmiş Olsun Projesi” koordinatörü Prof. Dr. Levent Öztürk, müzikle terapinin geçmişinin uzun yıllara dayandığını, tıp tarihinde de önemli bir yeri olduğunu belirterek, “Farklı makamlar, farklı hastalıkların tedavisine yardımcı olabiliyor. Müzik ruhun gıdasıdır sözünden hareketle hazırladığımız bu projemizden oldukça umutluyuz. Türkiye’de ilk defa bu proje Medical Park İzmir Hastanesinde uygulamaya konuldu” diye konuştu.

    Şifa Veren Sesler Çocuk Korosu

    Hastane tarafından hayata geçirilecek olan bir diğer proje ise İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Ses Sanatçısı Gökçe Eriş önderliğinde kurulacak Şifa Veren Sesler Çocuk Korosu. Bu koroda İzmir’de yaşayan 8-11 yaş arasındaki çocuklardan eleme yapılarak 25 solist ve 5 enstrüman çalabilen çocuğa eğitim verilecek. Oluşturulacak koro, İzmir’in çeşitli bölgelerinde farklı zamanlarda konserler verecek.

    Projenin eylül ayında hayata geçeceğini belirten Şifa Veren Sesler Çocuk Korosu Şefi ve Proje Başkanı Gökçe Eriş, “4 aylık hazırlık aşaması bulunan bu proje 8-11 yaş arasındaki çocukları kapsıyor. İzmir bölgesindeki çocuklar www.sifaverensesler.com adlı internet sitesinden 30 Haziran’a kadar başvurularını yapabilecekler. Başvuruların içinden 25 solist 5 enstrüman çalabilen çocuk seçilecek. Seçmelerin ardından çocuklarımız ile eğitme başlayıp ardından İzmir’in çeşitli bölgelerinde konserler vereceğiz” dedi.

    Konuşmaların ardından Geçmiş Olsun CD’sindeki şarkıları seslendiren Darüşşifa Müzik Araştırma ve Uygulama Topluluğu’nun verdiği mini konser beğeniyle izlendi.