Etiket: Müzesi

  • Mardin’e Gastronomi Müzesi ve Uygulama Merkezi

    Mardin Büyükşehir Belediyesinin, Dicle Kalkınma Ajansı’nın (DİKA) Güdümlü Proje desteği kapsamında sundukları “Gastronomi Müzesi ve Uygulama Merkezi” projesi başarılı bulunarak destek almaya hak kazandı.

    DİKA öncülüğünde geliştirilen, Mardin Büyükşehir Belediyesinin uygulayıcısı olduğu “Mardin Gastronomi Müzesi ve Uygulama Merkezi” projesi, ajansın “Güdümlü Proje” desteği kapsamında değerlendirilerek, başarılı bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayının ardından projenin uygulama aşamasına geçilecek. Projenin toplam bütçesi 5 milyon 551 bin lira olup, ajans tarafından 4 milyon 151 bin lira hibe sağlanacağı açıklandı. DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, projenin geliştirilmesinin temel sebebinin, Mardin mutfağında yer alıp zaman içerisinde kaybolma riski taşıyan ya da unutulan yemeklerin günümüze kazandırılması olduğunu söyledi. Altındağ “Projenin amacı Mardin’in özgün yemek kültürünün turizmle bütünleştirilerek UNESCO Şehirler Ağına dahil olan gastronomi alanında kurumsallaşıp kentin sosyal ve ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktır. Mardin’e özgü yöresel yemeklerin tespiti, özgün standartların oluşturulması ve kayıt altına alınarak yemek kültürünün geleceğe aktarılmasıdır. Amacımız Mardin’i ziyaret eden turistlere tarihi bir mekânda yöre mutfağının tanıtımını yapmak ve yemek etkinliği konusunda Mardin’i bir rota noktası olarak turizme kazandırmaktır. Mardin mutfağında yer alan yemeklere ilişkin standart eğitim programlarını kurumsallaştırmak ve hizmet sektörüne nitelikli istihdam arzı oluşturmaktır. Mardin’in gastronomi alanında bilinirliğini artırmaya yönelik etkin tanıtım gerçekleştirmektir. Projeden faydalanacak hedef gruplar, Mardin’e gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, Mardin de yöresel yemek alnında faaliyet gösteren işletmeler, Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm İşletme Yüksek Okulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğrencileri ve Mardin yemek kültürüne ilgi duyan herkestir. Ayrıca kaybolmaya yüz tutmuş yemek kültürünü koruyacak ve bu konuda farkındalık yakalayacak olan Mardin halkı projenin nihai yararlanıcısı olacaktır. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte ‘Gastronomi Mutfak Müzesi ve Uygulama Merkezi’ için belirlenen tarihi konağa yeni bir işlev kazandırılmış olacaktır. Merkezin uygulama aşamasında Gastronomi alanında amaca yönelik eğitimler verilecek. ‘Yemek Atölyesi’ ve ‘Gastronomi Festivali’ gerçekleştirilecektir. Mardin Yemeklerinin tanıtımına yönelik katalog, kitapçık ve film çalışması yapılarak, Mardin’in yemek çeşitliliğine ait arşivleme ve standardizasyon altyapısı kurulacaktır. Böylece sürecin sonunda Mardin, UNESCO şehirler ağına dahil edilecektir” dedi.

  • Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi açıldı

    Tekirdağ’ın tarihi açısından oldukça büyük önem taşıyan ve yaklaşık bin 500 fotoğrafın yer aldığı Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi düzenlenen törenle açıldı. ’Aynı evin çocukları’ Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat ve mübadeleyle Tekirdağ’dan ayrılıp Yunanistan’a yerleşen Dimitrios Mavridis müzenin açılışını yaptı.

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat’ın ev sahipliğinde gerçekleşen açılışa onur konuğu olarak mübadele döneminde Tekirdağ’dan ayrılıp Yunanistan’a yerleşen Dimitrios Mavridis ve ailesi ile AB Parlamento Milletvekili Miltiadis Kyrkos, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, eski Tekirdağ Milletvekili Güneş Gürseler, TESKİ Genel Müdürü İbrahim İçöz, Süleymanpaşa Belediye Meclis üyeleri, CHP Tekirdağ İl Başkanı Mehmet Ali Işıkgör, İl ve ilçe protokolü, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Saygı duruşu, Türk ve Yunan milli marşları okunması ile başlayan törende tarihi binanın müzeye dönüşme hikayesi katılımcılarla paylaşıldı.

    “Çok özel bir ev”

    Sözlerine Mavridis ile yollarının kesişmesiyle başlayan Başkan Eşkinat, “Biz Mavridis’in evini ziyaret ettiğimizde yaşadığımız olağanüstü anı sizlere kelimelerle tarif etmem mümkün değil. Aynı evin çocukları, aynı hissiyatı yaşayarak, birbirlerine sarılarak bir bütün olmanın verdiği güç ile neleri hissettiklerini ancak yaşayarak öğrenebilirler. Bu ev Mavridis ailesinin 1914 yılında yaptırdığı ve 1922 yılında mübadele ile ayrılmak zorunda kaldığı çok özel bir ev. Aynı şekilde benim ailemde kendi topraklarından ayrılıp Türkiye’ye geldiğinde yerleştirildiği ev burası ve biz bugün müzemizi özellikle açmak istedik. Çünkü Dimitrios Mavridis’e doğum günü hediyesi vermek istedik” dedi.

    “Tekirdağ’ın müzeler bölgesi haline gelecek”

    Süleymanpaşa Belediyesi’nin bölgede oluşturmak istediği yapı ile sözlerine devam eden Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, “Bu bölge özel bir bölge. Bu mahallede bugün 3. müzemizi açıyoruz. Müzik Teknolojileri Müzesi ile başlayan arkadan Balaban Müzesi ile devam eden seri bugün Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi ile sürüyor. Arkası da gelecek. Arkamda bulunan 3 adanın kamulaştırma kararı Süleymanpaşa Belediyesi tarafından alındı. Bu adaların iki tarafındaki yollar yayalaştırılıp beton binalar yıkıldıktan sonra iki tane kalan eski eser de restore edilip müze haline getirildikten sonra Tekirdağ’ın müzeler bölgesi haline gelecek” diye konuştu.

    Türk ve Yunan halklarının dostluğu ile ilgili konuşan Eşkinat, “Baktığınız zaman iki toplum aynı coğrafyada yaşamış, yer değiştirmiş, ama o yerlere memleketim, vatanım diyen insanlarız. Bu çok önemli bir şey. Aynı mutfağa, aynı duygulara sahip, aynı coğrafyanın etkilerinde yıllarca beraber ve bir arada yaşamış bu iki topluma bedel ödettirenler birbirlerine düşmandır diye silah aldıranlar utansın. İşte o utancı yıkmak için Dimitrios Mavridis ile beraber yola çıktık. Sadece Türk – Yunan dostluğunu değil, balkanlarda hatta tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi yurtta sulhu cihanda sulhu sağlamak için biz bu dünyada yaşayan çağdaş insanlar olarak kararlıyız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    “Tekirdağ’a ait neredeyse tüm fotoğrafları topladım”

    Tekirdağ’a ilgisinin çok küçük yaşlardan itibaren oluşmaya başladığını belirten Mavridis ise, “Çok küçük yaşlardan beri Tekirdağ için hikayeler dinlemekteydim. Bu bilmediğim yer için zihnimde romantik bir resim canlandırmıştım. Babamın hasretini çektiği bu yerin değerinin farkına vardım ve zihnimde cennet gibi bir yer oluşturdum. Tekirdağ’ın geçmişini ve güncel halini öğrenmek için yoğun bir istek duymaktaydım. 60 yıl önce Atina ve İstanbul’daki fotoğrafçılardan Tekirdağ’ın fotoğraflarını biriktirmeye başladım. Böylece 20. yüzyılın başındaki Tekirdağ’a ait neredeyse tüm fotoğrafları topladım ve babamın o dönemde yaşadığı evi didik didik aradım. 1912 yılında dedem tarafından inşa edilmiş evimiz hayallerimin ve araştırmalarımın ilk sırasında yer alıyordu” dedi.

    “Müze sembolik bir anlam taşısa da kültürleri yakınlaştırmak için önemli bir yere sahip olacak”

    Mavridis konuşmasına fotoğrafların Tekirdağ’a gelişi ile ilgi devam ederek, “Bu tarz koleksiyonların tarihsel ağırlığı özellikle kimlik sorunu yaşayan milletler için büyük öneme sahiptir. Yunanistan böyle bir ülke. Sahip olduğum koleksiyonu insanlıktan mahrum bırakmak istemiyordum. Bu sebeple Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi’nin başkanı bireysel çabalarıyla beni bulduğunda bana böyle bir onur yaşattığı için hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Ayrıca fotoğraf müzesi olarak dedemin inşa ettirdiği, babamın doğduğu ve saygıdeğer belediye başkanı Ekrem Eşkinat’ın da uzun yıllar yaşadığı bu eski evi müzeye dönüştürdüğü için çok teşekkür ederim. İşte bu nedenle de koleksiyonumu Süleymanpaşa Belediyesi’ne armağan ettim. Çünkü bu fotoğraflar oraya ait. Ayrıca İstanbul’dan Tekirdağ adlı kitabımın Türkçe’ye çevrilmesini sağladığı için Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat’a teşekkürlerimi sunarım. Gururluyum. Çünkü gerçekleşmesi için büyük öneme sahip olan bu girişim gerçek oldu. Bu müze sembolik bir anlam taşısa da kültürleri yakınlaştırmak için önemli bir yere sahip olacak” ifadelerini kullandı.

    Katkı veren isimlere plaket verildi

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, eski Tekirdağ Milletvekili Güneş Gürseler, Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun ve AB Parlamento Milletvekili Miltiadis Kyrkos’un da açılış konuşması gerçekleştirdiği programda konuşmaların ardından Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat; Dimitrios Mavridis, AB Parlamento Milletvekili Miltiadis Kyrkos, tarihi fotoğrafların bulunması ve müzenin açılışına katkı veren Eyüp Ataman ve Orhan Çebi’ye plaket takdim etti.

    İbrahim Müteferrika Parkı’nda gerçekleştirilen program hatıra fotoğrafı çekimi ile sona ererken Eski Tekirdağ Müzesi girişinde açılış kurdelesinin kesilmesi ve müzenin hep birlikte gezilmesi ile tören sona erdi.

    Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesinin hikayesi

    1922 yılında Lozan Mübadelesi nedeni ile Tekirdağ’dan Yunanistan’a göç eden Mavridis ailesinin terk ettiği evlerine Selanik’ten gelen Eşkinat ailesi yerleşir. Mübadil olarak yer değiştiren ailelerin bir zamanlar yaşadığı evin çocukları Dimitrios Mavridis ile Ekrem Eşkinat, aslında aynı evin çocuklarıdır. Mavridis’in çocukluk yılları Atina’da geçmiştir. Dimitrios Mavridis babasının ölüm döşeğinde sayıkladığı ‘Tekirdağ’daki evimiz’ sözlerinden etkilenip 50 yıl boyunca Tekirdağ’ı araştırmış, hiç kimsede eşi benzeri olmayan yüzlerce eski Tekirdağ fotoğrafını toplamış, Tekirdağ hakkında 12 kitap yazmıştır. Tekirdağ’daki aile evini yıllarca arayan Mavridis, Tekirdağ gelişlerinden birinde evin fotoğrafını bulmuş, gördüğü gibi evi aramaya başlamış. Bir elindeki fotoğraf bir de eve bakmış. Ekrem Eşkinat ise yıllar sonra Eski Tekirdağ Fotoğraflarını araştırırken, fotoğrafların altındaki imzadan ulaşır Mavridis’e. Eşkinat tarihine ve barışa sahip çıkmak adına hemen harekete geçer. Mavridis’in Atina’daki evine gider. Mavridis’in yaklaşık 1500 Tekirdağ’ın fotoğrafının yer aldığı koleksiyonunu inceler. O ziyaretlerin birinde mübadil olarak yer değiştiren ailelerin aynı evde yaşadıkları ortaya çıkar. Eşkinat Mavridis’e “Bu fotoğrafları bize vermen lazım. Çünkü artık ne ben Türk’üm ne sen Yunan’sın. Biz aynı evin çocuklarıyız.” der. Köşk Süleymanpaşa Belediyesi tarafından müzeye dönüştürülür. Köşkün müze için seçilmesindeki en büyük etken 150 yıllık ve 1500’den fazla Tekirdağ’ın fotoğrafından oluşan dev bir koleksiyonu olan Dimitrios Mavridis’in bu köşkte yaşamış olmasıdır. Mavridis bu paha biçilmez koleksiyonu Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi’ne bağışlamıştır.

  • Mavridis ailesi Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi açılışı için Tekirdağ’a geldi

    Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, 1 Aralık Cumartesi günü açılışı yapılacak Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesine Tekirdağ’ın eski dönemine ait bin 500 fotoğrafını bağışlayan Dimitrios Mavridis ve ailesini misafir etti.

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi Tarihi Belediye Binasında gerçekleşen ziyarette Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat’ın eşi Belgin Eşkinat ve TURSAB Trakya Başkanı Orhan Çebi de yer alırken Dimitrios Mavridis’e oğulları Alexandros Mavridis ve Nikolaos Dorotheos Mavridis, kız kardeşi Christina Ziouvas ve eşi Spyridon Ziouvas, akrabaları Vasiliki Vousvonis, Alexandros Vousvonis, rehabilisti Evangelos İatridis ve asistanı Olha Yabonska eşlik etti.

    “Bu güzel günde aynı evin çocukları olarak birlikte olduğumuz için çok mutluyum”

    Yaklaşık 1 saat süren ziyarette Mavridis’e açılış öncesinde Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi hakkında bilgilendirmede bulunan Başkan Eşkinat; “Evimizin restorasyonunun ardından içinin müzeye dönüşmesi için gerekli çalışmaları da tamamladık. Şu anda her şey hazır ve yarınki açılışı bekliyor. Bu güzel günde aynı evin çocukları olarak birlikte olduğumuz için çok mutluyum” dedi.

    “Türk-Yunan dostluğu adına çok önemli bir gün bizi bekliyor”

    Yapılan çalışmanın Türk-Yunan dostluğuna büyük katkı vereceğine inandığını dile getiren Dimitrios Mavridis, “Henüz müzeyi görme fırsatım olmadı. Yarına açılışta benim için de sürpriz olacak. Türk-Yunan dostluğu adına çok önemli bir gün bizi bekliyor. Ekrem Eşkinat dostluğumuza, komşuluğumuza büyük katkı verecek bir çalışmayı başarıyor. Kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu.

    Öte yandan Başkan Eşkinat, Mavridis’in 1998 yılında yazdığı Tekirdağ için çok önemli bilgilerin yer aldığı ve Süleymanpaşa Belediyesi tarafından Türkçe’ye çevrilen “İstanbul’dan Tekirdağ’a Çağdaş Yunan Kimliğinin Arayışında” kitabını, Mavridis’in özel koleksiyonundan seçilmiş fotoğraflarla oluşturulan posta kartı serisini, Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi hediyeliklerini ve “Basında Mustafa Kemal Atatürk” kitabını hediye etti.

  • Klasik araçlar müzesi gibi fabrika

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, klasik otomobil tutkunu iş adamı Abdullah Ezim, fabrikasının bir bölümünü bu araçlara tahsis etti. 45 klasik aracını fabrikasında tamir eden ve saklayan iş adamının hedefi İnegöl’e bir müze kazandırmak.

    Bugüne kadar 1951 modelden başlayıp 1976 modele kadar 45 otomobil, 2 traktör ve 6 motosikleti olduğunu ifade eden Ezim, klasik otomobil sayısını elinden geldiği kadar artırmaya devam edeceğini belirtti. Ezim, ilçede bir otomobil müzesi kurmayı hedeflediğini ifade etti. Abdullah Ezim, satın aldığı araçlarının yenileme işlemlerinin fabrikasının anında bir atölye kurdu. Burada yılda 3-4 klasik aracı elden geçiren Ezim, “Bazıları ava, bazıları balığa gider, bazıları doğa sporları yapar. Benim de hobim eski arabaları alıp bunları modifiye etmek. Aslına uygun bir şekilde yeniden çalışır hale getirmekten zevk alıyorum. 45’e yakın arabam oldu” dedi.

    Ezim, en eski arabasının 1948 model olduğunu kaydederek, “Arabalarımın en eskisi 1948 model Scor Bayker. Amerikan malı. Arabalarım genelikle Amerikan malı. General Motor’un üretmiş olduğu arabalar. Araçlara yazın genelikle 4-5 ay biniyorum. Şehrimize amatörce de olsa bir müze kavuşturmak istiyorum. Aracları Türkiye’nin çeşitli vilayetlerinden aldım. Fabrikamın bir bölümünü atölye yaptım. Tamirlerini burada yapıyoruz” diye konuştu.

  • Bolu’da, 12 Kasım Deprem Müzesi ziyaret edildi

    Bolu’da, 12 Kasım 1999 depreminde yaşamını kaybeden 48 kişi ’12 Kasım Deprem Müzesi’nde anıldı. Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, “yata mimarinin önemini her zaman gündemimizde tutmalıyız” dedi.

    12 Kasım 1999’da saat 18.57’de merkez üssü Kaynaşlı olan 7.2 büyüklüğündeki depremde Bolu’da 48 kişi yaşamını yitirirken, 353 kişi ise yaralandı. Depremin 19’uncu yıl dönümünde, Yaşamkent Mahallesi’nde oluşturulan, içerisinde hayatını kaybeden vatandaşlarının isimleri ve deprem sonrasını yansıtan fotoğrafların sergilendiği “12 Kasım Deprem Müzesi” ziyaret edildi.

    Ziyarete, Bolu Valisi Ahmet Ümit, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, vatandaşlar ve çeşitli okullardan öğrenciler katıldı.

    “Ülkemiz ve bölgemiz deprem riski taşıyor”

    Deprem müzesi ziyaretinde açıklamalarda bulunan Alaaddin Yılmaz, “Bölge olarak yaşadığımız depremler bir gerçeği de ortaya çıkardı. Ülkemiz ve bölgemiz deprem riski taşıyor. 1999 yılının toplumsal belleğimize acı hatıraları olarak kazınan iki tarih; 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde edindiğimiz tecrübeleri hatırlarımızdan bir an olsun çıkarmamalıyız. Bir deprem ülkesi olarak, depreme dayanıklılık standartlarına uygun yapılaşmanın ve yatay mimarinin önemini her zaman gündemimizde tutmalıyız. Bu acı kayıpları bir daha yaşamamak için yapılarımızı depreme dayanıklı hale getirmek, bilim ve teknolojiyi kullanarak her türlü tedbiri almak ve millet olarak deprem bilinci edinmek, bizlerin her şeyden önce vatandaşlık görevimiz” dedi.

    Bolu Valisi Ahmet Ümit ise, “Deprem doğada mutlaka olan ve olacak olan doğa olayı. Depremle yaşamayı öğrenmek durumundayız. Herkesin bir hakkı var, doğanın da bir hakkı var. gidip de doğanın ‘bana ait’ dediği yere ev yapmamalıyız. Mesala derenin içine ev yaparsak sel onu alıp götürür. Heyelanın olduğu yere ev yaparsak onu götürür. Bilimin, tekniğin, teknolojinin söylediği yerlere müsade ettiği yerlere inşaat yapmak lazım. Bir de bu inşaatları çağın şartlarını kullanarak yapmak gerekiyor” şeklinde konuştu.