Etiket: Mutlaka

  • Güven: “Türk Birliğinin mutlaka hayat bulması gerekiyor”

    Güven: “Türk Birliğinin mutlaka hayat bulması gerekiyor”

    Palandöken Gelişim Derneği Kadın Komisyonu ilk toplantısını Başkan Av. Kübra Ertugay Güven başkanlığında gerçekleştirdi.

    Kuruluş amaçlarının kadınların toplum hayatındaki önemini bir kez daha vurgulamak olduğunu belirten Güvenli, kadınlarımızın her geçen gün katlanan sorunlarına ortak akılla çözüm sunmak, kendilerini gerçekletirmelerine vesile olmak amacıyla bugün sahada olduklarını belirtti.

    Güvenli ayrıca, uzun zamandan beri kadınlarla ilgili çalışmaların içerisinde olduğunu, Cumhuriyetimizin kuruluşunda büyük pay sahibi olan Türk Kadınının fedakarlık ve inceliğin iz düşümü olduğunu söyledi.

    Medeniyetimizin köşe taşı olan kadınımızın bugün ki durumunu daha iyi seviyelere getirmeyi görev kabul ettiklerini belirten Güvenli, bu konuda yapacakları çalışmaları yakında kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi.

    Kardeş Azerbaycan’ın her zamanki gibi bugün de yanında olduklarını belirten Güvenli, Türk Birliğinin mutlaka hayat bulması gerektiğine de dikkat çekti.

  • Dondurmayı mutlaka su ile tüketin

    Dondurmayı mutlaka su ile tüketin

    Yaz aylarında dondurma tüketiminin artmasıyla beraber boğaz enfeksiyonu sıklığı belirgin oranda arttı. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım dondurmanın su ile beraber tüketildiğinde boğaz enfeksiyonu sıklığının azaldığını belirtti.

    Malum sıcaklarda serinlemek için en çok tercih edilen şüphesiz ki dondurma olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, “Dondurma doğru şekilde tüketildiği takdirde herhangi bir sağlık sorununa neden olmaz. Fakat doğru şekilde tüketilmezse bağışıklığı düşük olan kişiler de boğaz enfeksiyonuna neden olabilir.” dedi.

    Yazın hasta olmamak için ne yapmalıyız ?

    Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, “Dondurma süt, yağ, şeker, protein ve kalsiyum gibi vücut için önemli maddeler içerir, yaz aylarında çocukların vazgeçilmezidir. Tatlı seven insanlar için sağlıklı bir besin kaynağıdır. Doğal meyvelerden yapılan meyveli çeşitleri ile de antioksidan kaynağıdır. İnek sütü alerjisi olanlar ise keçi sütünden üretilen dondurma yiyebilir” diye konuştu.

    Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım dondurmanın nasıl tüketilmesi gerektiği konusunda şunları söyledi; “Kendim Kahramanmaraşlıyım, bizim memlekette dondurma su ile beraber servis edilir. Su ile tüketmek boğaz enfeksiyonu sıklığını azaltıyor. Buna ek olarak dondurma ambalajından çıkarıldıktan sonra hemen tüketilmemeli.Bir miktar beklemek mide ve barsaklar içinde iyi olur.Yine boğazda küçük parçalar ve eriterek yemek boğaz enfeksiyonu olasılığını azaltır.

    Nelere Dikkat etmeliyiz ?

    Dondurmanın fazla miktarda tüketilmesi kilo problemi olanlar için sorun oluşturabilir,

    Tok karna tüketmek daha sağlıklıdır,

    Soğuk su ile tüketmeyin !

    Dondurma yedikten sonra dişlerimizi korumak için ağız yıkanmalı.

    Paketli dondurmalar mutlaka soğuk zincirde korunmuş olmalı ve son tüketim tarihi kontrol edilerek tüketilmeli.

    Boğaz enfeksiyonu sadece dondurma tüketince mi olur ?

    Hayır. Burnu tıkalı kişiler gece boyu ağızdan nefes alır.Ağızdan nefes almak boğazın kurumasına, dişlerin çürümesine, ağızda kötü bir tat hissine neden olarak boğaz enfeksiyonunu artırır.Bağışıklık sistemi zayıf kişiler de yine sürekli boğaz enfeksiyonu geçirir.Uyku apnesi- horlaması olan kişiler gece uykuda tıkanmaya bağlı daha sık hasta olurlar.Sigara içenler ve geniz akıntısı fazla olan kişiler daha sık hastalanır.

    Peki Sık Tekrarlayan Boğaz Enfeksiyonlarının Nedeni Nedir ?

    Ağızdan solunum (ağızdan nefes alıp vermek) en sık nedenlerin başında gelir, burun tıkanıklığı, bağışıklık sisteminin zayıf olması, sigara içmek, antibiyotik direnci, aşırı yorgunluk ve uykusuzluk, stres, fazla soğuk ve sıcak yemek içmek, geniz akıntısı, geniz eti ve burun alerjisi sayılabilir.

    Sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonlarında çözüm nedir ?

    Bir yıl içerisinde 4-5 ten fazla boğaz enfeksiyonu geçirmesi durumunda, erişkin ve çocuklar için ameliyat seçeneği devreye girer. Geçirilen boğaz enfeksiyonu uygun şekilde tedavi edilmez ise bu enfeksiyon kalbe, böbreklere ve eklemlere zarar verebilir. “

  • Vali Memiş: “Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için tabiatın maruz kalabileceği her türlü önlemi mutlaka almak zorundayız”

    Vali Memiş: “Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için tabiatın maruz kalabileceği her türlü önlemi mutlaka almak zorundayız”

    Erzurum Valisi Okay Memiş, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Vali Memiş, “Doğanın korunması ve tahribatın engellenmesi hayati bir önem arz etmektedir. Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için tabiatın maruz kalabileceği her türlü önlemi mutlaka almak zorundayız” dedi.

    5 Haziran tarihinin 1970’li yılların başında dünya genelindeki çevre sorunlarının uluslararası boyutta tartışılır hale gelmesinin ardından, 1972 yılında İsveç’te yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla ’’Dünya Çevre Günü’’ olarak kabul edildiğini anlatan Vali Memiş, “Bu konferansta, BM “Temiz ve Sağlıklı Bir Çevrede Yaşamanın Temel Bir İnsan Hakkı Olduğunu Karar Altına Almıştır.” Anayasamızın 57. maddesinde de “herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” hükmüne yer verilmiştir. Bu bağlamda, yaşadığımız çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak, çevre kirlenmesini önlemek, devlet ve vatandaşlar için anayasal bir ödev olarak düzenlenmiştir.

    Özellikle, geride bıraktığımız yüzyıldaki hızlı sanayileşme ve kentleşme süreci ile hızlı nüfus artışı, önemli çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Çevre sorunları, doğal dengeyi bozan ve insanlığı tehdit eden boyutlarıyla tehlikeli bir nitelik kazanmıştır. Çevre kirlenmesini, insanın doğaya verdiği zarar olarak da tanımlayabiliriz. Kültürümüzde, “Çevreyi; tabiatı, Allah’ın eseri ve emaneti olarak görmemiz” gerektiği belirtilmektedir. Bütün insanların ortak hayat alanı olan çevreyi korumak, kollamak ve muhafaza etmek, kamu yöneticileri başta olmak üzere, herkesin azami özen göstermesi gereken insani bir haslettir” diye konuştu.

    Doğanın korunması ve tahribatın engellenmesi hayati bir önem arz ettiğini dile getiren Vali Memiş, “Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için tabiatın maruz kalabileceği her türlü önlemi mutlaka almak zorundayız. Ekolojik dengenin korunması adına bitki ve hayvan türlerini koruyup, çoğaltmak mecburiyetindeyiz. Unutmayalım ki çevre konusunda atacağımız adımlar çocuklarımızın geleceği için yapacağımız en önemli yatırım ve geleceğimizin güvencesi olacaktır” şeklinde konuştu.

  • Orucunuzu mutlaka ılık su ile açın

    Orucunuzu mutlaka ılık su ile açın

    Diyetisyen Sezen Çetinkaya, orucun mutlaka ılık su ile açılması gerektiğini belirtti.

    İftar saatinde aşırı yememeye dikkat edilmesi konusunda uyaran Diyetisyen Sezen Çetinkaya, “Gidilen davetler, iftar programları sebebi ile yemek çeşitleri, tatlılar, meyveler, çaylar derken uzun süre açlık çekmiş mideye eziyet etmenin size bir faydası olmayacaktır. Tam tersi hazımsızlık, kabızlık, kramp gibi ciddi sindirim problemleri yaşamanıza sebep olacaktır. Yine yoğun baş ağrıları çekmenize de sebep olacaktır” dedi.

    “Orucunuzu mutlaka öncelikle oda ısısında bekletilmiş bir su içerek açın” diyen Diyetisyen Sezen Çetinkaya, “Buz gibi sıvılar ve asitli içeceklerden uzun durun. İftariyelik olarak nitelendirilen (hurma, peynir, zeytin, pastırma) dan tadımlık pideyle yedikten sonra, hafif bir yemek olan çorbayı 1 kase yavaş yavaş tüketin. Ardından 10 dakika gibi kısa bir süre ara verip. Zeytinyağlı bir sebze yemeği, salata, yoğurt ve 1-2 dilim ekmek ile yemeğinizi sonlandırabilirsiniz. Aşırı yağlı, kızartma, ağır et yemekleri, yoğun baharatlı, acılı, tuzlu yemeklerden uzak durunuz .

    Yine iftar ve sahur arasına ekleyeceğiniz ara öğünler önemlidir. Bu sayede yeterli ve dengeli beslenmeniz için gün içerisinde almanız gereken besin guruplarını 2 öğüne sıkıştırmamış olacaksınız. Böylece birden, fazla miktarda yemenizinde önüne geçmiş olacaksınız” şeklinde konuştu.

  • AK Parti’li Turan: “Bu ülkeye yan bakan, PKK’sı, FETÖ’sü, DHKP-C’si kim varsa mutlaka bedelini ödeyecek”

    Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde Lapseki ilçesinde Doğalgaz Hizmete Alım Töreninde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Av. Bülent Turan, “Terörle mücadelemiz dün nasılsa, bu sene de böyle olacak. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Bu ülkeye yan bakan, PKK’sı, FETÖ’sü, DHKP-C’si kim varsa bu milletin huzurunu bozan mutlaka bedelini ödeyecek. Askerimiz, polisimiz kaldığı yerden bu yılda da operasyonlara devam edecek” dedi.

    Lapseki Belediyesi Hizmet Binası önünde gerçekleşen törene Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskeroğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, AK Parti Lapseki İlçe Başkanı Halil Özer ve daire müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

    Tören Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra tören açılış konuşmalarıyla devam etti.

    Yatırımlar devam ettiği sürece birilerinin ülkeyi karıştırmaya, ekonomiyi bozmaya ve terör faaliyetlerine devam edeceğini belirten AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Av. Bülent Turan, “Baştan aşağı söylüyorum. Terörle mücadelemiz dün nasılsa, bu sene de böyle olacak. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Bu ülkeye yan bakan, PKK’sı, FETÖ’sü, DHKP-C’si kim varsa bu milletin huzurunu bozan mutlaka bedelini ödeyecek. Askerimiz, polisimiz kaldığı yerden bu yılda da operasyonlara devam edecek” dedi.

    Dün hiç hak etmediğimiz bir gündemle Çanakkale haberlerde ve sosyal medyada ana gündem oldu diyen Turan, “Cahit Zarifoğlu ki bu medeniyetin en kıymetli yazarlarından biridir. Başımızın tacıdır. Kitaplarını okumaktan özel bir onur duyduğumuz az insandan bir tanesidir. Zarifoğlu’nun Çanakkale’de kitapları yasaklandı diye bir iddia ortaya kondu. Baştan aşağı yalan. Baştan aşağı yanlış. Biz Zarifoğlu’nun kitaplarını yasaklamak bir tarafa, okumak için, okutmak için özel gayret ederiz. Nerede hatırası var, dinleriz. Nerede makalesi, kitabı var, okumak isteriz. Ancak bundan epey bir süre önce 2018 Mayıs’ın da Teknik Liselerde okunması üzerine Milli Eğitim İl Müdürlüğümüz 5 kitap tavsiye etmiş. Olayın bir defa Bakanlıkla, Hükumetle, Başbakanla, Bakan’la alakası zaten yok. Çanakkale’de Teknik Liselerde okunsun diye 5 kitap tavsiye edilmiş. Tavsiye, başka bir şey değil. Satılan yok, dağıtılan yok, alınan yok. Öğrenciye diyor ki, ’Şu 5 kitabı oku’. Okuma kampanyası. Ardından bir şikayet olmuş. Bu kitaplardan bir tanesinde bir siyasi parti eleştiriliyor diye, bunu değil de başka bir kitap tavsiye edelim denmiş. Komisyon bakmış, eyvallah maden öyle bunu değiştirelim deyip, bunu değiştirme kararı almış. İsteyen Zarifoğlu kendi alır, isteyen sendika, isteyen vakıf, isteyen dernek satar, dağıtır baş tacı. Ama Milli Eğitim, Teknik Lise’ye tavsiye ederken onu değil de, bunu okuyun demiş. Mesele bundan ibaret. Dünden beri Çanakkale’de kitap yasak diye bir kampanya var. Sakın ha gaza gelmeyeceğiz. Habersiz, temelsiz, belgesiz hiç bir iddiaya kapı açmayacağız. Dün bu konunun gündem olmasını üzüntüyle izledik. Biz Cahit Zarifoğlu’nun kıymetini bilen insanlarız. Onun ne olduğunu bilen insanlarız. Böyle bir gündem olmasından dolayı da çok müteessir olduk” şeklin konuştu.

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için, ’meşru değildir’ sözleri hakkında açıklamalarda bulunan Turan, “Cumhurbaşkanımız çocukluğundan beri hayatı kamera önünde olan, hep seçimle olan, İlçe Başkanlığı, İl Başkanlığı, Belediye Başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, her dönemde seçimle gelen, herkesin tanıdığı, bildiği bir insan. Gayri meşru demek, kafasının arkasında 28 Şubat’tan kalıntı olan, 27 Nisan’dan kalıntı olan, 15 Temmuz Tiyatro denen kalıntı olan, darbeci zihniyetin seçimlere yönelik yaptığı ithamdır, eleştiridir. Bu milletin oy verdiği, sahip çıktığı herkes başımızın tacıdır. Meşruiyet kürsüde değil, milletin sandığındadır. O yüzden bir daha söylüyorum. Bu tarz polemiklere prim vermeyeceğiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından yapılan dua sonrasında protokol üyelerince ilçede doğalgaz kullanımının başlaması için ateş yakıldı.