Etiket: Mütercimler:

  • Karabük’te Erol Mütercimler hakkında suç duyurusu

    Karabük’te Erol Mütercimler hakkında suç duyurusu

    Karabük Eğitime Destek Platformu tarafından İmam Hatipliler için sarf ettiği sözler nedeniyle Erol Mütercimler hakkında Karabük Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

    Karabük Adliyesine gelen Eğitime Destek Platformu üyeleri, Mitercimler hakkında suç duyurusunda bulundu. Karabük Eğitime Destek Platformu Başkanı Nedim Yılmaz, ülkede muhafazakarlara ve insanların değer verdiği kurumlara karşı sistematik bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya olduklarını söyledi.

    Her gün sosyal medyada ve televizyon ekranlarında birçok insanın değerlerine karşı hakaretler, iftiralar, çarpıtmalar, ithamların bir şekilde yer bulduğunu ifade eden Yılmaz, “Bunları yapan kişi veya örgütlü yapıların yaptıkları yanlarına kar kalıyor. Kendi yandaşlarının yaptığı rezillikler görmezden gelinip üstü kapatılmaya çalışılırken, hedef saptırma gündemi değiştirme anlamında kendi gibi zihniyetteki insanlar üzerinden İslam’a, Müslümanlara ve milletimizin manevi değerlerine saldırıyor, nefret kusuyorlar. Her fırsatta bir açık kapı gözlenip konu İmam Hatip okullarına, bu okulların mezunlarına ve onlara sahip çıkan insanlara getiriliyor. Erol Mütercimler adlı şahıs açık bir şekilde İmam Hatip mezunlarına, mensuplarına, buralarda çocuklarını okutan ailelere ve bu okullara gönül veren milyonlarca insana hakaret etme küstahlığı göstermiştir. Moderatör dahil diğer katılımcıların da müdahil olmamaları ayrıca düşündürücü bir konudur. Erol Mütercimler milyonları rencide eden bir nefret suçu işlemiştir. Görülmektedir ki bu ifadeler, öylesine, anlık, dil sürçmesi, meramını yanlış ifade etme şeklinde ortaya çıkan cümleler değildir. Planlı, bilinçli, yerleşik bir zihniyetin ürünü olarak sarf edilmiş ifadelerdir. Bu cümleleri sarf eden şahıs ve bunların teraneleri 28 Şubat yıllarından günümüze kadar Müslümanlara karşı kinini, nefretini fırsat buldukça dile getirmekten çekinmeyen figürlerdir” dedi.

    Milli ve manevi değerlere karşı her kim kem söz söylüyorsa, her kim nefret tohumları saçıyorsa, her kim düşmanlık ediyorsa bunların karşısında susmayacaklarını ve mücadeleyi en üst perdeden yapacaklarını aktaran Yılmaz, “Bu konu tarafımızca elbette hukuka taşınmıştır. Bilinmelidir ki açtığımız davalar bir başlangıçtır. Bundan sonra kim değerlerimize karşı tahkir edici bir söylemin içerisine girerse hesabını sadece mahkemelerde değil, yükselen sesimizle kamuoyu vicdanında da vereceğini iyi bilmelidir. Ülkesinden, toplumundan ve değerlerinden nefret eden bu zihniyet bugün Erol Mütercimler suretiyle karşımıza çıkmıştır. Belli ki yarın başka bir surette karşımıza çıkacaktır. Ancak bunlarla mücadelemiz sonuna kadar devam edecek, bundan böyle yapanın yanına kar kalmayacaktır. Bu ve bunun gibi zihniyetleri hem halkımızın vicdanlarında hem de hukuk önünde mahkum etmek için elimizle, dilimizle, gönlümüzle, tüm benliğimizle, her daim mücadele edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

  • Ardahanlı: “Mütercimler tüm imam hatip lisesi mezunlarından özür dilemeli”

    Ardahanlı: “Mütercimler tüm imam hatip lisesi mezunlarından özür dilemeli”

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, canlı yayında imam hatip lisesi mezunlarını “cinsi sapıklık, ahlaksızlık ve sahtekarlık” ile suçlayan Dr. Erol Mütercimler’e tepki göstererek “Belirli kesim az sayıda da olsa imam hatip lisesi mezunu ya da dindar kesimden birisinin suç işlemesini özellikle gündemde tutmaktadır. Mütercimler tüm imam hatip lisesi mezunlarından özür dilemelidir” dedi.

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı, Dr. Erol Mütercimler’in imam hatip lisesi mezunlarını hedef alan açıklamasına tepki göstererek “Bireysel ve toplumsal olarak toplumda meydana gelen yozlaşmayı imam hatip lisesi mezunlarına indirgeyerek tüm mezunları ’Bu okullardan mezun olanlar bakın karşımıza ne olarak çıkıyor, sahtekar, cinsi sapık, ahlaksız’ sözleri ile nitelemek binlerce mezunu bulunan bir topluluğu haksız yere itham etmek demektir. Son derece çirkin ve haddi aşan bu açıklamasından dolayı Erol Mütercimler’i kınıyor ve tüm imam hatip lisesi mezunlarından özür dilemeye davet ediyorum” diye konuştu.

    “İmam Hatip Nesli’nin Akiflerin edebini, Necip Fazılların, Sezai Karakoçların imanlı söylemini ve Mehmet Akif İnan’ın mücadelesini devam ettirecek bir nesil” olarak niteleyen Ardahanlı, “Her toplulukta gayri ahlaki özellikler gösteren insanlar olabiliyor. Birisinin yaptığı yanlış nedeni ile bütün bir topluluğu suçlamak o topluluğa karşı bir linç girişimidir. Tüm imam hatip lisesi mezunları ’ahlaksızdır, sapıktır’, ’tüm dindarlar din istismarcısıdır’ gibi toptan insanları suçlamanın ne mantıki, ne de vicdani yanı vardır. Mütercimler’in yaklaşımı suç işleyen herhangi birisi nedeni ile o kişinin mensup olduğu tüm bir şehir halkını o suç ile suçlamakla aynı şeydir. Bunun ne hukukla ne vicdanla ne sosyoloji ile ne psikoloji ile açıklanabilir bir yanı yoktur. Akıldan izandan uzak bir açıklamadır.” ifadelerini kullandı.

    Ardahanlı, toplumumuzda büyük bir kültürel yozlaşma ve ahlaki çöküntü olduğunu belirterek “İstatistiki olarak değerlendirildiğinde belki de ülkemizde en az suç işleyen kesim imam hatip lisesi mezunlarıdır. Ancak medya ve belirli kesim az sayıda da olsa imam hatip lisesi mezunu ya da dindar kesimden birisinin suç işlemesini özellikle gündemde tutarak hatta bu suçu tüm imam hatip mezunları da işliyor gibi gösterme gayretine girerek tüm mezunları suçlayabilmektedir. Yapılan ahlaksızlık veya işlenen suç kim yaparsa yapsın yanlıştır. Biri yaparsa doğru diğeri yaparsa yanlış olmaz. Böyle bir yaklaşım ve bakış açısı son derece sakıncalı ve yanlıştır. Ülke olarak bu bakış açısını değiştirmeliyiz.” şeklinde konuştu.

    Ardahanlı ayrıca Diyanet-Sen olarak gerekli hukuki süreci başlatacaklarını belirterek, Mütercimler hakkında tüm imam hatip lisesi mezunlarını cinsi sapıklık, ahlaksızlık ve sahtekârlıkla itham etmesinden dolayı suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

  • Yazar Erol Mütercimler, Beylikdüzü halkına 30 Ağustos’u anlattı

    Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği programa katılan yazar Erol Mütercimler, Beylikdüzü halkına 30 Ağustos’u anlattı.

    26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 93. Yıldönümü’ne yaklaşırken yazar Erol Mütercimler, Beylikdüzü Belediyesi’nin davetlisi olarak Yaşam Vadisi Sahnesi’ne konuk oldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda yazar Erol Mütercimler, kazanılan tarihi başarılar hakkında bilgiler aktardı. Tarihi zaferi detaylarıyla anlatan Mütercimler, “30 Ağustos, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşudur. 9 Eylül 1922 İzmir’in Kurtuluşu ile tescillenmiştir. 24 Temmuz 1923’ de ise bu gerçeği İngiltere dahil tüm müttefik devletler kabul etmişlerdir” dedi.

  • Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler: “Çanakkale Savaşı’nda Açlık Yoktu, İnternette Dolaşan Menü Savaş Sonrası Döneme Ait”

    Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler, Çanakkale Savaşları sırasında açlık yaşanmadığını, internette dolaşın menünün, savaş sonrası döneme ait olduğunu söyledi.

    Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yılı nedeniyle Haliç Üniversitesi’nde anma etkinliği düzenlendi.

    Haliç Üniversitesi Kağıthane Yerleşkesi’nde gerçekleşen etkinlikte, Çanakkale Savaşı tüm bilinmeyenleriyle anlatıldı. Ardından Haliç Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nin hazırladığı Çanakkale oratoryosu sergilendi.

    Anma töreninde, Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler, Çanakkale Savaşı hakkında bilgi verdi. 18 Mart’ın önemine değinen Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler, “O güne kadar dünya savaş tarihinin görmüş olduğu en büyük donanma Çanakkale Boğazı’na saldırdı. Sabahın ilk ışıklarıyla boğaza giren İngiliz ve Fransız donanmaları akşam saatlerinde artık burayı geçemeyeceklerini anlamışlardı” diye konuştu.

    “İNTERNETTE DOLAŞAN MENÜ SAVAŞ SONRASI DÖNEME AİT”

    Çanakkale Savaşı sırasında açlık olmadığını iddia eden Yrd. Doç. Dr. Mütercimler, “Gelibolu Kara Muharebeleri’nin yapıldığı siperlerde bu süreç boyunca açlık, yokluk, yoksulluk diye bir şey yok. Devlet burada günde beş öğün yemek verdi. Menüler de ortada. Orada bulunan subayların, astsubayların askerlerin hatıratlarına baktığımızda verilen yemek çeşitlerini görebiliriz. O dönemde Osmanlı Devleti 3 büyük mutfak kurdu. Birisi Keşan’a, diğeri savaş alanına yakın. Üçüncü mutfak ise siperlerdedir. Savaş sekiz buçuk ay sürmüş. Öyle gün gelmiş ki bir dakikada 7 asker hayatını kaybetmiş. Biz böyle bir savaştan söz ediyoruz. Bu askerin bu kadar güçle savaşı sürdürebilmesi için karbonhidratla beslenmesi gerekiyor. Açlık aşağıda yani Arap Cephesi’nde, Yemen’de vardi. Hatta öyle bir boyuttaydı ki asker çöl çekirgelerini kavurup yemek zorunda kaldı. İnternette askerlerin yağsız çorba ve hoşaf içtiğine dair bir menü dolaşıyor. Ama bu menünün tarihine bir bakmalılar.Orada yazan tarih Kasım 1917’dir. İnsanlar üstündeki tarihe bile bakmadan buna inanıyorlar. O menüde yazan tarihte savaş yoktu. Çanakkale’de savaş 9 Ocak 1916’da bitmişti” ifadelerini kullandı.

    “BİRLİK VE BERABERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR”

    Bu önemli günde birlik ve berberlik duygusuna vurgu yapan Haliç Üniversitesi Kulüpler Birliği Başkanı Ömer Rasim Şişman da, “’Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde’ diye başlayan bir söz vardır. Bugün gerçekten buna çok ihtiyacımız var. Etkinliğimize gelen genç arkadaşlarımız taraftar atkılarıyla buradalar. Herkes neye inandıysa buraya o şekilde geldi. Hepimiz birlik ve beraberlik içerisindeyiz. Bugün 101. yılında Çanakkale şehitlerimizi anıyoruz” dedi.