Etiket: Mutabakat

  • TSE ile Botsvana Standartlar Bürosu arasında Mutabakat Zaptı İmzalandı

    Türk Standartlar Enstitüsü ile Botsvana Standartlar Bürosu arasında standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarında işbirliği protokolü imzalandı.

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Türk Standartları Enstitüsü Gebze Kalite Kampüsü’nde Botsvana Standartlar Bürosu arasında standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarında işbirliği protokolü imzalandı. TSE Gebze Kalite Kampüsü 2. Beyazıd Han toplantı salonunda gerçekleştirilen protokol imza törenine TSE Başkanı Sebahittin Korkmaz ile Botsvana Standartlar Bürosu (BOBS) Genel Müdürü Masego Marobela ve iki tarafından heyetleri katıldı.

    Protokol imza töreni öncesinde konuşan TSE Başkanı Sebahittin Korkmaz, “TSE dış politikalar gereği doğrudan Afrika ile bağ kurmak isteyen gerek arz gerek ülkelerin standart kuruluşları ile işbirliği yapmak isteyen bir politikaya sahibiz. Bu anlamda ARSO ile yaptığımız anlaşma doğrultusunda Afrika ülkeleri ile de ikili işbirliği anlaşma yapmakta büyük onur duyuyoruz önem veriyoruz. TSE uzun yıllardır standardizasyon alanında çalışan ve çok geniş kapsamlı uygunluk değerlendirmesi yapan bir kurumdur. Bu anlamda da uluslararası kuruluşlarda da gerek konsey üyeliği gerekse üyelik anlamında birçok üyelikleri vardır. Avrupa Birliği standardizasyon kuruluşlarının tam üyeliğini de yürütüyoruz. İslam ülkeleri standardizasyon ve metroloji enstitümüz ile faaliyette bulunmaktayız. 32 üyeli bu kuruluşun başkanlığını yürütmekteyiz. 12 üyeden oluşan BASB’ın üyesi ve başkanlık ve sekretaryalığını yürütmekteyiz. Dünyada birçok ülkede temsilciliğimiz var. 15 ülkede 22 çözüm ortağımız var. Uluslararası tecrübelerimizi Botsvana ile paylaşmaktan büyük memnunluk duyacağız. Bu anlamda ekonomik ve ticari hayatımıza katkıda bulunmaktan büyük memnunluk duyacağız ve bu memorandum bunu sağlayacak diye düşünüyoruz. Bu tür memorandumlardan sonra hemen aksiyona geçecek bir ekip oluşturmak arzusundayız” dedi.

    TSE Başkanı Sebahittin Korkmaz’ın ardından konuşan Botsvana Standartlar Bürosu Genel Müdürü Masego Marobela, “1997 yılında kurulduk ve bu yönde imzalayacağımız mütabakat zaptı ile de TSE’den çok şey öğreneceğimizi umuyoruz. En son Haziran ayında yapılan ARSO Genel Kurulunda konseye seçildik. Güney Afrika Kalkınma Topluluğu çerçevesinde kurulan programlar ile faaliyetlerimiz yürütmekteyiz. SADEK’te 15 üyemiz var ve bunun merkezi Botsvana’da. SADEK programında standardizasyon ve uygunluk değerlendirmede oldukça etkili rol almaktayız. Her ne kadar 1997 yılında kurulsak da çok hızlı geliştiğimiz başkaları da söylüyor çünkü başka kuruluşların hatalarına bakıp bunlardan kaçınarak kendimizi geliştirmeye önem verdik. Öğrenmenin yaşı yoktur. TSE’den karşılıklı birçok şey öğrenerek kendimizi geliştirmeye çalışacağız. Bu mutabakata iki tarafından ortak karar vermesinden çok memnunuz. İki ülke arasındaki ticaret hacmini arttırmayı biz de çok istiyoruz. İki enstitü bu konuda kritik rol oynayacak. Özellikle mütabakat zaptındaki bir maddeden çok memnunluk duyuyoruz. Bu maddeye göre Botsvana’ya gelecek olan mallarda TSE’nin gözetim işlemlerinin yapılması bizi çok memnun edecek. TSE’nin deney ve gözetim hizmetlerini kolaylaştıracak olması iki tarafın ticaret hacminin büyümesine de yardımcı olacak” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarında işbirliği protokolü her iki enstitünün başkanları tarafından imzalandı. Program karşılıklı hediye takdimi ile sona erdi.

    Öte yandan imzalanan mutabakat zaptı, standardizasyon, belgelendirme hizmetleri, muayene ve deney, metroloji ve kalibrasyon faaliyetleri, karşılıklı bilgi ve uzman değişimi konularını içeriyor. Ayrıca, protokol ile TSE, BOBS’un talep etmesi halinde, İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) tarafından kabul edilen OIC/SMIIC standartlarını temel alarak helal belgelendirme hizmetleri sağlayacak.

  • CHP’nin Tavrı Anayasa Mutabakat Komisyonu’nu Dağıttı

    TBMM Başkanı İsmail Kahraman, görüş birliği ve mutabakat ilkesi ile hareket eden Anayasa Mutabakat Komisyonu’nun CHP’nin tutumu nedeniyle görevini yerine getiremez duruma geldiğini belirterek, siyasi parti liderlerine çağrıda bulundu. Kahraman, CHP’nin de bu çağrıya olumlu cevap vermesini temenni ettiğini kaydederek, “Çalışmalar diğer üç partinin; AK Parti, HDP ve MHP ile de devam edebilir” dedi.

    Anayasa Mutabakat Komisyonu’nun üçüncü toplantısında dağılmasından sonra Meclis’te düzenlediği basın toplantısında konuşan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Anayasa Mutabakat Komisyonu’nda CHP’li üyelerin komisyonun kuruluş gayesi dışında ek görevler yüklenilmesi talebinde bulunduğunu belirterek, komisyonun görüş birliği ve mutabakat ilkesi ile hareket ettiği için CHP’nin bu tutumu nedeniyle görevini yerine getiremez duruma geldiğini söyledi. Kahraman, “4 siyasi partinin genel başkanlarına yeni bir anayasa yapma yönünde çalışmaların kaldığı yerden devamı konusunda çağrıda bulunuyorum. CHP’nin de bu çağrıya olumlu cevap vermesini temenni ediyorum. Çalışmalar diğer üç partinin; AK Parti, HDP ve MHP ile de devam edebilir” dedi.

    “Bu komisyondan şahsımın ve kamuoyunun beklentisi, Türkiye’mizin geleceğini çoğulcu demokrasi esaslarına uygun, insan hak ve hürriyetlerine saygılı ve öznesi insan olan, insana hizmet için teşkilatlandırılan kuvvetli, kudretli, üniter yapıda bir hukuk devleti yapılanmasını ortaya koyacak yeni bir anayasayı oluşturmaktı” ifadelerini kullanan Meclis Başkanı Kahraman, komisyonun ilk iki toplantısında gündemin komisyonun çalışma usullerinin belirlenmesine ilişkin olduğunu kaydetti.

    “KOMİSYONUMUZ GÖREVİNİ YERİNE GETİREMEZ DURUMA GELDİ”

    “Komisyonun adı ve görevine ilişkin birinci ve ikinci maddelerin müzakeresinde esasa geçilemeden toplantı sona erdi” ifadelerini kullanan Kahraman, 24 dönem Anayasa Uzlaşma Komisyonu tarafından ele alınan ve birincisi “Komisyonun adı TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’dur”, ikincisi ise “Komisyonun görevi anayasa yapım sürecini yönetmek ve anayasa taslak metnini hazırlamaktır” şeklinde olan ilk iki maddenin müzakeresi esnasında CHP’nin komisyonun kuruluş gayesi dışında ek görevler yüklenilmesi talebinde bulunduğunu kaydetti. Kahraman, “Komisyonun adı ve görevi konusunda üç siyasi parti birbirine yakın bir çizgiye gelmişken, CHP’nin sayın üyeleri farklı kanaat belirtti ve bu konulardan taviz vermeyeceklerinin altını çizdi. Bu konular, darbe hukukunun tasfiyesi, ilk dört maddenin müzakere dahi edilememesi ve parlamenter sistem dışında başka bir hükümet sistemi önerisinin asla gündeme getirilemeyeceği hususlarıydı. Bundan öte komisyonun isminin behemehâl ‘Türkiye’yi Darbe Hukukundan Arındırma Komisyonu’ olmasını şartlardan birisi olarak öne sürdüler. Darbe mevzuatının tasfiyesi bütün partilerin ortak kanaati olmakla beraber anayasa yapma hedefi ile oluşturulmuş bir komisyonda bulunmuş olmamız dolayısıyla ve baştan itibaren görüş birliği ve mutabakat ilkesi ile hareket etmek durumunda olduğu için komisyonumuz görevini yerine getiremez duruma geldi. Yüce Meclisimizin görevi meseleleri çözmek, bu anlamda demokratik ve sivil bir anayasayı yapmaktır. Çözüm üretmek ve zorlukların üstesinden gelmek durumundayız. Çözümde görev alamayanlar ve almayanlar sorunun bir parçası olurlar” diye konuştu.

    SİYASİ PARTİ GENEL BAŞKANLARINA ÇAĞRI

    Meclis’te grubu bulunan 4 siyasi partinin genel başkanlarına çağrıda bulunan Meclis Başkanı Kahraman, “İnanıyorum ki, ortak aklı harekete geçirerek anayasa yapım süreci yeniden ele alınacak ve başarı ile bitirilecektir. Bu sebeple 4 siyasi partinin genel başkanlarına yeni bir anayasa yapma yönünde çalışmaların kaldığı yerden devamı konusunda çağrıda bulunuyorum. CHP’nin de bu çağrıya olumlu cevap vermesini temenni ediyorum. Çalışmalar diğer üç parti; AK Parti, HDP ve MHP ile de devam edebilir. Milletimize karşı yeni bir anayasa yapma sözü veren partilerin bu çağrıya müspet cevap vereceklerine inanıyorum” şeklinde konuştu.

    “BİR PARTİ ÇEKİLDİĞİ HALDE TEKRAR DEVAM ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

    Yaptığı açıklamanın ardından gazetecilerin sorularına cevap veren Kahraman, 26. Dönemin anayasa yapma görevini yerine getireceğine inandığını belirtti. Yaptığı çağrıya verilecek cevaplara bağlı olarak zamanın kıymetli bir hazine olduğunu söyleyen Kahraman, komisyonun dağılmasına ilişkin, “Komisyonun usulündeyiz, esasa geçmedik ve 2011’deki çalışmalardaki çalışma esaslarının üzerinden gidiyoruz. Oy birliği gerekiyor bütün kararlarda. Bu dönemin mutabakat komisyonunun çalışmaları nasıl olacak konusunda da yine bir oy birliği lazım. Bir parti çekildiği halde tekrar devam etmek mümkün değil. Zira buna göre toplanıldı. Bir partinin çekilmesi halinde komisyon düşüyor” açıklamasında bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta kendisine yaptığı ziyaretin sorulması üzerine Kahraman, “Değerli Cumhurbaşkanımız beni iade-i ziyarette bulundu. Herhangi bir gündeme dair konular mevzu bahis değil. Bir nezaket ziyaretiydi” ifadelerini kullanırken, 4 siyasi parti liderine nasıl çağrı yapacağının sorulması üzerine, “Çağrımı şuanda yapıyorum. Davet ediyorum, mektup olabilir, görüşme olabilir, her türlü çalışma temas yolları harekete geçmelidir. Mesele bütün Meclis’in meselesidir” dedi.

    Meclis Başkanı Kahraman, bir gazetecinin “CHP’nin tavrı değişmezse ne olacak?” sorusuna “Ben gayret edeceğim” diyerek cevap verdi. Kahraman, “1876 Anayasası ilk anayasadır, o zamandan itibaren topluma dayalı Meclis’in yaptığı bir anayasa yok, 1921 hariç. Benim gönlüm ister ki, bu anayasa farklı, milli, sivil ve Meclis’in yapacağı bir anayasa olacak. En yetkili kurumda şuanda Meclis. Milletin seçtiği ve seçim beyannamelerinde partilerin ‘ben anayasa yapacağım’ diye vaat ettiği, o niyetle gelmiş insanlar var” diye konuştu.

    Toplantıda başkanlık sistemi üzerine bir tartışma yaşandığı iddialarına ilişkin Kahraman, “Henüz usuller konuşulurken bitti, esasa geçilmedi. Hükümet şekli ne olacak, parlamenter mi, yarı başkanlık mı, başkanlık mı olacak, o idareye, sisteme sıra geldiğinde konuşulacak bir işti. Ama CHP’nin ileri sürdüğü şartlardan birisi de parlamenter sistem üzerinden yürünerek gidilmesi ve parlamenter sistem dışında bir sistemi kabul etmeyecekleri istikametindeydi. Esasa geçilmeden usulde mesele kapatılmış oldu, esasa giremedik. Siyasi partilerin şöyle bir ifadesi var CHP dışında, ‘sistem üzerinde konuşuruz, müzakere ederiz.’ Parlamenter sistem, tek şekli yok. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi, çeşitli tatbikatlar var, onlara sıra geldiğinde konuşuruz. Komisyonun ismi noktasında, darbe hukukundan arındırma konusunda oldu esas kopuş. Darbeler dediğimiz 1960, 1980 darbesidir. Bu iki darbe sırasında çıkan kanunlar var. Antidemokratik kanunlar var. Bunların dökümü yapılması lazım, mevzuatın bunlardan arındırılması lazım. 2011 yılındaki uzlaşma komisyonunda AK Parti temsilcisi bir milletvekilinin verdiği rakam var, 688 kanun, 90 kanun hükmünde kararname, yani toplam 758 kanun ele alınacak. Her biri 10 madde olsa demek ki 7 bin gibi bir madde ele alınacak. Bu, bu komisyonun işi değil, tıkar anayasayı. Başka çalışma yapılmalıdır. Bu talep doğrudur, bunun için çalışma yapılmalıdır, artı Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, içtüzük ele alınmalıdır. Bütün bunların ele alınması anayasa ortaya çıkmalıdır ki, ona aykırı hükümler olmasın. Temeli olmayan bir binanın ikinci katını düşünemezsiniz. Benim temennim sadece yeni anayasa değil, ona bağlı olarak diğer mevzuatında düzeltilmesidir. Esas ana temel anayasanın düzenlenmesidir. İnşallah olur. 2011 yılında kurulan komisyon 25 ay çalıştı, fevkalade bir dokümana sahibiz” şeklinde konuştu.

    “BÖYLE DEDİKTEN SONRA BUNUN DAHA DİPLOMASİSİ YOK Kİ”

    Yeni anayasanın yapılmasının şart olduğunu her partinin seçim beyannamesinde bildirdiğini ve bu iradeyi hayata geçirecek hamleyi beklediğini söyleyen Kahraman, dört siyasi parti dışında, üç ya da iki partili bir anayasa çalışması yapılıp yapılamayacağı şeklindeki soruya, “Onların cevabının muhtevasını bilmek lazım” şeklinde cevap verdi. Toplantının dağılması yerine bir diplomasi yürütülerek komisyonun dağılmasının engellenebilmesi yolunun sorulması üzerine Kahraman, “Ben şu soruyu sordum, ‘bir tabir var siyasette, meseleyi yetkili kurullarımızda görüşeceğiz, Sizler isterseniz, bir toplantı daha yapalım, yetkili kurullarınıza gidin.’ Cevap şu oldu, ‘Biz yetkiliyiz, partimiz tarafından yetkilendirildik ve yetkili kurul olarak burada konuşuyoruz.’ Böyle dedikten sonra bunun daha diplomasisi yok ki. Temennimi ifade etmek isterim, ana muhalefet partisinin de olduğu bir çalışma olsun, dört siyasi parti bunu çıkartsın. Ben temennimi ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.