Etiket: Müslümanın

  • Taşkesenligil: “Dua Müslüman’ın en büyük kılıcıdır”

    Taşkesenligil: “Dua Müslüman’ın en büyük kılıcıdır”

    Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramını nedeniyle bayramlaşma töreni düzenlendi. İl Müdürü Fuat Taşkesenligil, “Bayramlar, birliğimizin ve dirliğimizin harcıdır. Bu gece Kadir Gecesi, Müslümanlar için dua edelim, dua müminin kılıcıdır” dedi.

    Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından bu gece idrak edeceğimiz Kadir Gecesi ve Salı günü kutlayacağımız Ramazan Bayramı nedeniyle bayramlaşma töreni düzenlendi. Bayramlaşma töreni oldukça samimi bir havada gerçekleşti. GSİM Hizmet Binası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen bayramlaşma törenine Gençlik ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil, şube ve ilçe müdürleri ile kurum çalışanları katıldı.

    GSİM çalışanlarının Mübarek Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramını tebrik eden Gençlik ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil, bayramların birlik beraberlik ve dayanışmanın en büyük örneği olduğunu söyledi.

    Özellikle Kadir Gecesisinin bin aydan daha hayırlı olduğuna işaret eden Taşkesenligil, “Bu gece Müslümanlar için ülkemiz ve Erzurumumuz için hepimiz dua edelim. Çünkü dua müminin kılıcıdır” dedi.

    ÖMRÜNÜZ RAMAZAN, AHİRETİNİZ BAYRAM GİBİ OLSUN

    Gerek Milli, gerekse dini bayramların Türk milletinin birlik beraberliğini pekiştiren en önemli unsurlar olduğunu söyleyen Taşkesenligil, manevi günlerin ülkemizin birliği ve dirliğinin temeline atılmış en önemli harç olduğuna işaret etti. Taşkesenligil, “Birlik ve beraberliğe, kardeşliğe ve kaynaşmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bu önemli ve anlamlı günlerin değerini çok iyi bilmeliyiz ve geleneklerimizi yaşatmalıyız. Bu vesile ile tüm İslam Aleminin Mübarek Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Ömrünüz Ramazan ayı ahiretiniz ise bayram gibi olsun” dedi.

    Ramazan ayında özellikle kadınlara büyük sorumluluklar düştüğüne işaret eden Taşkesenligil, “Biz erkekler bir iş yapıyoruz. Ama kadınlarımız Ramazan ayında bizlere yemek yapıp yetiştirmek gibi gayelerinin dışında bir de çocuk bakıyorlar. Onun için kadınlarımızın bayramını özellikle tebrik ediyorum. Çünkü Ramazan ayında en çok onlar çalıştı” dedi.

  • Egemen Bağış: “İslam dünyası bu tuzağa düşüyor. Müslümanın Müslümana yaptığını büyük üzüntüyle takip ediyoruz”

    Darülaceze’de bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen iftara ev sahipliği yapan Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen Bağış, İslam coğrafyalarında yaşananlarla ilgili, “Şu Ramazan gününde Müslümanın Müslümana yaptığını hep beraber çok büyük üzüntüyle takip ediyoruz” dedi.

    Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen Bağış ile eşi Beyhan Bağış tarafından geleneksel olarak düzenlenen Darülaceze iftarının 13’üncüsü gerçekleştirildi. Şişli’deki Darülaceze Binası’nda düzenlenen iftara Bağış çiftinin yanı sıra Darülaceze Başkanı Hasan Cebeci, Oya Başar, Feryal Gülman, Şafak Sezer, Demet Şener, İclal Aydın, İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın ile iş, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim ile dini temsilciler katıldı. Etkinlik, Antakya Medeniyetler Korosu’nun sahne almasıyla başladı. Ardından ezanın okunmasıyla Darülaceze sakinleri ve davetliler hep birlikte oruçlarını açtı. Bağış çifti iftarda, Darülaceze sakinleriyle yakından ilgilendi.

    Sultan II. Abdülhamid Han tarafından kurulan kimsesiz, engelli ve bakıma muhtaç insanlar gibi birçok insanın ömürlerini huzur içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla hizmet veren Darülaceze’de gerçekleşen iftarla, vatandaşlar farklı insanlarla bir araya gelme imkanı da yakalamış oldu.

    “Amip gibi bölünerek çoğalıyoruz”

    Darülaceze’de yaşayan kişilerin çevrelerinde farklı insanlar görmeye ve onlarla sohbet etmeye ihtiyaçları olduğunu dile getiren Egemen Bağış, “4 yıldır Türkiye’nin bu geleneklerini, huzurunu bozmak için aşağılık akıl olarak nitelendirdiğim dış güçler ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Sadece Türkiye’nin değil, İslam coğrafyasının tamamına huzursuzluk vermek için ellerinden geleni seferber ediyorlar. Şu Ramazan gününde Müslümanın Müslümana yaptığını hep beraber çok büyük üzüntüyle takip ediyoruz. Maalesef İslam dünyası bu tuzağa düşüyor. Amip gibi bölünerek çoğalıyoruz. Ama artık bir olmamızın bu coğrafyada farklılıkların zenginlik olduğunu görerek hep birlikte güçlü olmamızın vakti geldi. O yüzden bu zenginliğimizin, birliğimizin, beraberliğimizin kıymetini bilmemiz lazım. Ülkemizi bölüp bizi yok etmek isteyenlere adeta başaramayacaksınız diye haykırıyor bu tablo” diye konuştu.

    “Çok güzel bir organizasyon burası çok önemli bir yer”

    Darülaceze’de düzenlenen iftara katılmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Oya Başar, “Çok güzel bir organizasyon burası çok önemli bir yer. Burada birlikte olmak onlarla bu mutluluğu paylaşmak, yaşlılarımız bizleri görünce mutlu oluyor, bizler onları mutlu oluyoruz. Birlikte hele ki iftar sofrasını paylaşmak çok daha hoş. Birisini mutlu etmek onu gülümsetmek ne kadar önemli bir şey değil mi?” ifadelerini kullandı.

    “Burada çalışanlar da elinden gelen gayreti gösteriyorlar”

    Bu tür etkinliklerin kendileri için moral kaynağı olduğunu ve farklı insanları görmekten dolayı çok sevinçli olduğunu söyleyen Darülaceze sakini Hasan Tuna, “Bugünkü iftar çok güzel oldu. Allah razı olsun. Her şeyi çok beğeniyoruz, burada çalışanlar da elinden gelen gayreti gösteriyorlar, bizim için değişiklik oldu” dedi.

  • İHH Genel Başkanı Yıldırım: “Müslüman Müslümanın Kardeşidir”

    İHH ve çeşitli STK’ların işbirliğiyle organize edilen ’Diriliş Buluşmaları’ isimli konferans serisinin ikincisi Malatya’da gerçekleştirildi. Konferansta konuşan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Bizler yeni bir diriliş, yeni bir nefes için, gerekirse canımızı Şam’a adayabilmek düşüncesiyle bir araya geldik” dedi.

    İHH İnsani Yardım Vakfı, Sahn-ı Seman İslami İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi, Sosyal Doku Vakfı, Siyer Vakfı, İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nin (İFAM) işbirliğiyle organize edilen ’Diriliş Buluşmaları’ konferans serisinin ikincisi Malatya Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapıldı.

    Kur’an-ı Kerim’in okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, birlik, beraberlik ve kardeşliğin önemini vurgulayarak, “Bizler alimlerimize güveniyoruz, insanlarımıza güveniyoruz. Hangi mektepten, hangi mezhepten olursa olsun bu alimlerimiz bir araya gelip halkı da arkasına alarak Allah’ın izniyle Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu için Kudüs’e gidecek yolu açar inşallah diyoruz. Onun için bu hocalarımızdan rica ettik. Bu halkın önüne birlik ve beraberlik içerisinde aynı hedefler doğrultusunda olduğumuzu gösterin dedik. Allah kendilerinden razı olsun” diye konuştu.

    “NE YAZIK Kİ ŞAM’DA ÖLÜYORUZ”

    Uzun yıllardır sohbet halkalarında yer aldığını ifade eden Yıldırım, “Burada iyi niyetle yola çıktık, çok değerli hocalarımızla bir araya geldik, çok uzun yıllardır gençliğimizden bugüne kadar sohbet halkalarında bulunduk, bugün ise bu sohbetler artık spor salonlarında yapılır, televizyonlarda naklen verilir hale geldi. Şimdi bakın bu salonu dolduran sizler en az hocalarımız kadar bütün dünyada seyredenlere umut veriyorsunuz. Allah sizlerden razı olsun. Genç iken konuştuğumuz her şeyi bugün yaşıyoruz. Ne yazık ki Şam’da ölüyoruz, Bağdat’ta sürünüyoruz, dünyanın her tarafından ya göç ediyoruz ya ölüyoruz, yeni bir diriliş yeni bir nefes için birbirimizden farkımızın olduğunu söyleyerek nefesimizden bir parçayı Kudüs’e verebilmek, gerekirse malımızı, canımızı Şam’a adayabilmek düşüncesiyle bir araya geldik. Bakın Müslüman Müslümanın kardeşidir ve Yüce Allah bizi, bizden yardım bekleyen çocukları, kadınlarımızı kurtaracak kadar dost eyler inşallah. Hep beraber Kudüs’te, özgürce Mescid-i Aksa’da namaz kılarız inşallah” şeklinde konuştu.

    KESKİN: “50 YILDIR FİLİSTİN SÖZÜNÜ İŞİTİYORUZ”

    Malatya’nın kanaat önderlerinden Ramazan Keskin de konuşmasında, 50 yıldır Filistin sözünü işittiğini ve 47 senedir Filistin için bir bütün olarak haykırdıklarını ifade etti. Keskin, “Ben inanıyorum ki sizdeki bu cesaret Mescid-i Aksa’yı da, Mescid-i Haram’ı da, Emeviye Camii’ni de, Bağdat’ı da kurtaracaktır” dedi. İlahiyatçı yazar Mehmet Alptekin de konuşmasında, alimlerin bozulmaması gerektiğine değindi. Altepkin, “Alimler, İslam’ı ve İ’la-yı Kelimetullah’ı dünyaya hakim kılmak göreviyle yaşamak zorundadırlar. Alimler bozulursa emirler bozulur, emirler bozulursa halk da bozulur” ifadelerini kullandı.

    BALKANLIOĞLU: “MESCİD-İ AKSA MÜBAREK KILINMIŞTIR”

    Kudüs’ten programa canlı olarak bağlanan Abdülmetin Balkanlıoğlu da, “Ümmeti Muhammed’in kanayan yaralarından birisi olan Mescid-i Aksa’dan hepinizi selamlıyorum. İsra Suresi’nde de belirtildiği üzere Mescid-i Aksa mübarek kılınmıştır. Mescid-i Aksa bir imân sorunudur. Ey Müslümanlar zalimleri asla mutlu etmeyin! Müslümanları mutlu edin!” diye konuştu.

    ŞENOCAK: “EY AMERİKA SEN YIKILACAKSIN”

    İFAM bünyesinde İslami eğitim faaliyetlerini sürdüren İhsan Şenocak ise, “Kudüs sokaklarında yalnız başına direnen kadınlar diyor ki Allah var” diyerek konuşmasına başladı. Şenocak, “Ey Amerika! Sen Özgürlük Anıtı’nı dikiyor; ama dünyaya köleliği taşıyorsun. Yıkılacaksın! Ey Mus’ab’ın (r.a.) kardeşleri; ırkçılık yapan kim olursa olsun, hangi ırk olursa olsun bu ümmeti böldürmeyeceksiniz. Eğer siz Hz. Ömer (r.a.), Hz. Ebu Ubade (r.a.) olmayı göze alırsanız Kudüs’ün orduları sizin olduğunuz yerde kurulacak, buradan gidecek” ifadelerini kullandı.

    YILDIZ: “BİZ ÜMMET-İ MUHAMMED’İZ”

    Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız ise, “Dinimiz birdir, milletimiz İslam’dır. Müminler olarak buradayız, kıyamete kadar da burada olacağız. Biz biriz, biz ümmet-i Muhammed’iz. Medine’de yaşasak bile içimizden münafık çıkabilir, ama Mekke’nin fethini engellemeyecektir. Ümmet-i Muhammed’in başına örülmüş çoraplar Yahudilerin, Hıristiyanların başına örülse idi dünyada onlardan bir tane kalmazdı” şeklinde konuştu.

    YILDIRIM: “KUDÜS’ÜN YOLU YENİDEN AÇILACAK”

    Siyer Vakfı bünyesinde Siret-i Resul ve Sünnet araştırmalarını sürdüren Muhammed Emin Yıldırım da konuşmasında şunları söyledi:

    “Yarın tarih bizim arkamızdan konuşacaksa ne büyük şereftir ’yaşadığı zamanlarda imanının bedelinin ödendi’ denmesi. Dünyanın evladı değil ahiretin evladı olmuş bir avuç insana ihtiyaç var, bunu yapabilirsek yeniden Selahaddin’ler yetişecek. Camilerimizi mahzun bırakmadığımız gün Kudüs’ün yolu yeniden açılacak bize, buna inanalım. Hz. Muhammed’in gemisinde olmak bu cihanı saadete eriştirecek, bizi o selamet yurduna eriştirecektir.”