Etiket: Müslüman

  • Rus Kadın Aşkı Uğruna Müslüman Oldu

    Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde yaşayan Rus uyruklu Olga Titova, aşık olduğu Türk genç uğruna Müslüman oldu.

    Türk genci Arif Sami Ay ile rehberlik yaptığı Antalya’nın Alanya ilçesinde tanışarak evlenmeye karar veren 38 yaşındaki Rus uyruklu Olga Titova, nikah öncesi Müslümanlığı kabul ederek Oya adını aldı. Olga Titova için Hisarcık Müftülüğü’nde ihtida töreni düzenlendi. Rus Titova, Müftü Mustafa Arda rehberliğinde kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. Törende Olga Titova’nın eşi Arif Sami Ay ile eşinin ailesi de hazır bulundu.

    Müftü Mustafa Arda, eşlerin İslamiyet’i seçmek ve evlenmek suretiyle hayatlarının en önemli kararlarından ikisini vermiş olduklarını söyledi. Amenerrasulü ayetini okuyarak Türkçe mealini açıklayan Müftü Arda, eşlerin imam nikahını da kıyarak dua ettikten sonra Oya adını alan Olga Titova’ya mealli Kuran-ı Kerim, İslam İlmihali ve Temel Dini Bilgiler Kitabı hediye etti.

    Müslüman olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Olga Titova, “Çok sevdiğim eşimle evlenecek olmam nedeniyle İslamiyet’i araştırdım ve Müslüman olmaya karar verdim. İslamiyet’i seçmemde eşim ve ailesinin telkinleri de etkili oldu. Kur’an-ı Kerim’i ve Müslümanlığın şartlarını iyice öğrenmem lazım. Bu konuda eşimin ve kayınvalidemin bana yardımcı olacaklarından eminim” diye konuştu.

    Oya adını alan Olga Titova’nın eşi Arif Sami Ay, “Ben ve eşim birlikte olan insanların aynı düşünceleri paylaşmaları ve aynı yolda yürümeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle eşim Müslümanlığı kabul edeceğini söyleyerek bizden destek istedi. Bizler İslamiyet’i anlattıkça daha çok hoşuna gitti ve bunun sonucunda İslamiyet’i seçti. Biz de kendisine her türlü yardımı yapacağız inşallah” dedi.

  • Londra’ya İlk Müslüman Belediye Başkanı

    İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan belediye başkanlığı seçimlerini Müslüman olan Sadık Khan kazandı. Khan, Londra’nın ilk Müslüman Belediye Başkanı oldu.

    Geçtiğimiz perşembe günü İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’da parlamento ve İngiltere’de belediye başkanlığı seçimleri gerçekleştirildi. Halkın sabahın erken saatlerinde sandık başına gittiği seçimleri Müslüman Sadık Khan kazandı. Khan. böylece Londra’nın ilk Müslüman Belediye Başkanı oldu. İşçi Partisi adayı Sadık Khan aldığı yüzde 57 oy işle, oyların yüzde 43’ünü alan Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith’i geride bırakmayı başardı. Seçimden zaferle çıkmayı başaran Khan, Londra’da Muhafazakar Parti dönemine de son verdi.

    Khan sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, aldığı sonuçlardan memnun olduğunu kaydederek, “Londra bugün korkunun yerine umudu, bölünme yerine de dayanışmayı seçti. Bir daha böyle birsert bir seçim yapmak zorunda kalmayacağımızı umuyorum. Korku, bizim daha güvende olmamızı sağlamaz sadece bizi daha güçsüz yapar” dedi.

  • (Özel Haber) Vietnamlı Ateist Genç Bursa’da Müslüman Oldu

    Vietnamlı ateist bir genç, Sigapur’da tanıştığı Türk gençleri sayesinde İslamiyeti tanıyarak Müslüman oldu.

    Vietnam’da yaşayan öğrenci Do Tuan Anh, Bursa İl Müftülüsü Prof Dr. Mehmet Emin Ay’ın makamında yapılan ihtida merasimi ile kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. Müslümanlığa geçtiği için mutlu olduğunu belirten Do Tuan Anh, ismini de ’Fatih’ olarak değiştirdi. Do Tuan Anh’ın ihtida merasimine Emir Sultan Vakfı yetkilileri iştirak etti. Anh, “Ailem, basının İslamiyeti kötülemesinden dolayı Müslümanlara yaklaşmamam konusunda bana tembihlerde bulunuyordu. Vitenam’dan Singapur’a okumak için geldim. Burada Türk sınıf arkadaşım Metin ile tanıştım. Metin’deki güzel ahlakı görerek Müslüman olamaya karar verdim” dedi.

  • Dr.Savaş Eğilmez: “Müslümandan Terörist Olmaz”

    Atatürk Üniversitesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr.Savaş Eğilmez, “Terörün farklı grup ve devletler dahil farklı teşkilatlar tarafından kullanılan küresel bir olgu olduğu ya unutuluyor, ya da bilerek göz ardı ediliyor.” dedi.
    DAİŞ ve benzeri terör gruplarının İslamofobiyi yaygınlaştırıp, kuvvetlendirdiği tartışılmaz bir gerçek olduğunu ifade eden Dr.Savaş Eğilmez, “Bu tür örgütlerin faaliyetleri, Batı’da, İslam’ın aşırılık ve terörizmle özdeşleştirilmesine sebep oluyor. Tabi burada terörün farklı grup ve devletler dahil farklı teşkilatlar tarafından kullanılan küresel bir olgu olduğu ya unutuluyor, ya da bilerek göz ardı ediliyor. Bunula beraber Müslümanların çok büyük bir bölümü de bu tür yapılara ve onların faaliyetlerine yüksek sesle itiraz edip, güçlü tepkiler koyuyorlar. Buna rağmen özellikle Avrupa kıtasında, DAİŞ tarafından son dönemde geçekleştirilen terör olaylarının kimler tarafından yapıldığı sorusunun kamuoyundaki kesin cevabı “Müslümanlar yaptı” dır. Ama bunların arasından herhangi biri, bu terör olaylarını yaşatanların bireysel olarak gerçekte Müslüman olup olmadıklarını, daha doğrusu nasıl bir yaşam tarzı içerisinde olduğunu araştırma ve öğrenme çabası içerisine girmiyor. “ diye konuştu.
    Kendilerini patlatan, masum insanları öldüren bu teröristlerin eylemlerinden önceki hayatlarında kimlerle, nerelerde ve nasıl yaşadıkları, o insanların taşıdıkları isimlerden ve mensup oldukları ailelerden daha büyük bir öneme sahip olduğunu kaydeden Dr.Savaş Eğilmez, şöyle konuştu:
    “Geçtiğimiz yılın Kasım ayında Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirilen silahlı ve bombalı terör saldırılarında onlarca kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştı. Bu saldırılardan sonrada kıta Avrupa’sın da var olan İslamofobi biraz daha güçlenip, Müslümanlara karşı tepkiler daha da artmaya başladı. Ama yine kimse bu saldırganların özel hayatıyla ilgilenme gereği duymadı ve kolay yolu seçip Müslümanları suçlamayı tercih etti.
    Bu saldırıları gerçekleştirenlerden İbrahim ve Salah Abdeslam kardeşlerin yaşam tarzları, Müslümanlığın ortaya koyduğu ilklerle bağdaşmayan bir durum arz ediyor.
    Bu iki kardeşi yakından tanıyanların anlattıklarına göre, bu insanlar saldırıdan kısa süre öncesine kadar gece kulüplerinden çıkmayan, aşırı derecede ve sürekli alkol alan, uyuşturucu kullanan, kumar oynayan gençlerdi. Hatta kardeşlerden Salah’ın çok defa gay barlarda görüldüğü ifade edilmektedir.
    İslamiyet’in hiçbir değerini üzerinde taşımayan bu insanlar, yaşam tarzlarından dolayı rahatlıkla Hristiyan arkadaşlar edinebilirken, çevrelerindeki Müslümanlar tarafından kınanırken, terör saldırısına alet olduklarında sırf İslam dinine mensup bir anne babaya sahip oldukları ve İslami isimler taşıdıkları için anında Müslüman teröristler diye ilan ediliyorlar.
    Şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki, gerçek bir Müslümanın herhangi bir canlıya zarar vermesi mümkün değildir. Öyleyse bu durumda bu teröristlerin ismen de olsa mensup oldukları dinin sorgulanması yerine, bunları terör eylemlerine iten yaşamları ve psikolojik durumları incelenmelidir.
    Eğer o teröristler gerçekten Müslüman olsalardı, kimse onları teröre alet edemezdi.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Müslüman Ülkelere Kosova Tepkisi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kosova’nın devlet olarak tanınmasıyla ilgili diplomatik adımların derhal atılması gerektiğini belirterek, “Kosova’yı devlet olarak hala tanımayan İslam ülkelerinin olması beni üzüyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi kapsamında İİT Genel Sekreteri İyad Emin Medeni’yle birlikte İstanbul Kongre Merkezi’nde ortak basın toplantısı yaptı. Toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da yer aldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ortak basın toplantısında Müslümanların sıkıntılarına ve zirvede alınan kararlara değindi.

    “ KADIN YAPILANMASI KONUSUNDA DA ADIM ATALIM”

    Erdoğan, kadın noktasına teşkilatlanma olmadığını belirterek, “ Bir de kadın noktasında teşkilatlanma yok. Bu teklifi görüştüğüm liderlerle de paylaştım. Bir kadın yapılanması konusunda da adım atalım. Bir de kadın kolları olsun. Müslüman kadınlar kendi sorunlarını uluslararası bir çok toplantılarda ortaya koysunlar. Kadın yaklaşımını onlar bizzat ortaya koysun. Bunu bırakalım bizzat kadınlar kendileri yaptın. Liderler bu konuda olumlu beyanlarda bulundular. Kadın kolları diye teşkilatın bünyesinde böyle bir birim olmasını önemsiyorum” dedi.

    “MERKEZİ İSTANBUL OLAN BİR TAHKİM MERKEZİ KURULMALI”

    Burada açıklama yapan Erdoğan, “Kızılaylarımızın ortak bir çatı etrafında buluşarak, dünyanın en etkili yardım kuruluşu haline dönüşmesi gerektiği görüşümüzü ifade ettik. Şu anda 56 İslam ülkesinin olduğu İİT’nin ortak bir Kızılayı yok. Her ülkenin kendine has Kızılay veya farklı isimler altında bu tür kuruluşları var. Ama diyorum ki niçin böyle bir yardım kuruluşunu İİT ortak bir kuruluş haline getirmesin. Bu ortak kuruluş haline gelirse inanıyorum ki herhangi bir İslam veya gayrimüslim hangi ülkede olursa olsun elini uzattığı zaman çok daha güçlü uzatacaktır, yardım eli oralara daha güçlü gidecektir diye düşünüyorum. Zirve sırasında üye ülkelere sunduğumuz bir diğer hususta, merkezi İstanbul olan bir tahkim merkezi kurulmasıdır. Tüm bunların hayata geçirilmesi yönünde tüm adımların suratle atılacağını belirtmek isterim. Avrupa Kıtası’nda yaşayan Müslümanlar için “Avrupa Müslüman Grubu” teşkilat bünyesinde yer almalı.”diye konuştu.

    “KOSOVA’YI DEVLET OLARAK HALA TANIMAYAN İSLAM ÜLKELERİNİN OLMASI BENİ ÜZÜYOR”

    Karadağ sorunuyla ilgili de konuşan Erdoğan, “Azerbaycanlı kardeşlerimizin, uzun yıllardır Ermeni işgalinde bulunan ve yaklaşık 25 yıldır, Birleşmiş Milletler’in (BM) Azerbaycanlı kardeşlerimizin lehinde vermiş olduğu karara rağmen, kurulan Minsk üçlüsüyle, Amerika, Rusya, Fransa, 25 yıldır çözüme kavuşturulamayan Karabağ meselesini ki Karabağ’da verdikleri mücadeleyi desteklediğimizi tekraren ifade ediyorum ama bu Minsk üçlüsünün bunu sonuçlandırmamasını ben anlayamıyorum. Diplomatik adımlar derhal atılmalı. Kosova’yı devlet olarak hala tanımayan İslam ülkelerinin olması beni üzüyor” şeklinde konuştu.

    “MÜSLÜMANLARIN MESELESİNİ MÜSLÜMANLARIN ÇÖZMESİ LAZIM”

    “Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım. İslam ülkelerinde olanlara dikkat edin. Birliğe, beraberliğe, barışa, sonuca ulaşan hiçbir ülke yok. Yapılan ne biliyor musunuz? O ülkede petrol var mı, var. Zenginlikler var mı, var. Onun üzerine gidilmektedir. Görüyorsunuz Irak’ı, Libya’yı. Libya’daki olayların olduğu dönemlerde gelişmiş ülkelerin banklarında olan para 170 milyar dolardır. Kalan paranın 30-40 bin dolar olduğunu öğrendim. Zaten istediğin zamanda o parayı çekme imkanına sahip değilsin. Afrika’da da aynı sıkıntılar var” ifadesini kullandı.