Etiket: Müsaade

  • Bakan Çelik: “Tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceğiz”

    ŞANLIURFA (İHA) – Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğine üye 49 oda temsilcisiyle sabah kahvaltısında buluşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğine üye 49 oda temsilcisiyle sabah kahvaltısında bir araya gelerek sorunlarını diledi. Toplantıya Bakan Çelik’in yanı sıra Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, İl Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu, Haliliye Belediye Başkanı Fevzi Demirkol, il ve ilçe esnaf ve sanatkar odaları temsilcileri ile kurum amirleri katıldı. Programda oda temsilcileri sorunlarını Bakan Çelik’e iletti.

    Bakan Çelik, toplantı sonrası yaptığı konuşmada, tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini vurgularken Suruç ilçesine hizmet yapılmaması konusunda kayyum atanmadan önceki belediye yönetimini eleştirdi.

    “30 senedir bu bildirileri okudunuz”

    Bakan Çelik konuşmasında, “Hemen valim, büyükşehirle beraber uygulamayı bitirin, biz karayolları programına aldıralım ve Suruç’un çevre yolu sorununu ortadan kaldıralım. Şehirde alt yapı perişan, sular hangi sular belli değil. Bir tane sosyal donatı alanı yok. Bir tane park yok, bir tane restoran yok, insanların misafirlerini götürebileceği bir yer yok. Ne var, kavga var. Ne var, bildiri var. Otuz senedir bu bildirileri okudunuz. Otuz senedir bunları yaptınız. Neticede milleti fakir bırakmaktan başka bir işe yaramadı” dedi.

    “Tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceğiz”

    Tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Bakan Çelik, “Keyfi olarak ben ev yapıyorum, öyle bir şey yok. Belediyelerimiz burada, herkes cezasını çekecek. Bir santim tarım toprağı gidince ancak bin yıl sonra geri getirilebilir. Ne ömür yetebilir buna ne de bir şey. Onun için eğer aç kalmak istemiyorsak, eğer burası ambar şehir olsun diyorsanız bunun yolu tarım arazisini korumaktan geçiyor. Biz de bakan olarak Şanlıurfa’ya bu mührü vuracağız. Sınırlar çizilecek, tarımsa tarım yapılacak. Belediye başkanlarımızla bunları konuşuyoruz. Allah aşkına bu dağın etekleri komple konuta müsait. Konut yapalım gitsin. Manzarası da çok güzel. Şehir orada yerleşsin. Üçüncü, dördüncü derecede verimsiz alanlar var, oraları imara açalım. Niye biz tarım alanlarını imara açıyoruz da tarım alanlarını perişan hale getiriyoruz. İki kardeş ayrılıyor, gidip birinci sınıf tarım arazisinde ev yapıyorlar. Maşallah 8–10 tane de çocuk var. Evlenmeye başlıyorlar orası mahalle oluyor. Elektrik gelsin, yol gelsin, su gelsin, tarım arazisi uçtu gitti. Buna müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Şanlıurfaspor için destek istedi

    Şanlıurfaspor için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini söyleyen Bakan Çelik, “Şanlıurfaspor’un şampiyon olması için ben sizden taşın altına elinizi koymanızı istiyorum. Bakın bunu birkaç kişiye havale ediyorsunuz. Bir de rastgele konuşuyorlar. Yani şurada 5–6 tane futbolcumuz yok. Ha bire taşıma suyla değirmeni döndürmeye çalışıyorlar. Elli keredir söylüyorum, şuraya 5–6 tane futbolcu bulun. Bir milyon gencimiz var bizim. Bunun 500 bini top oynayan gençlik. Bu 500 kişi içerisinde 5 tane genç yok mu. Yetiştirin şunları bir sene iki sene. Koyalım şunları Şanlıurfaspor’un bel kemiği olarak. Etrafına da güzel futbolcular transfer edelim. Böylelikle biz kendi ayaklarımız üzerinde geleceğe taşıyalım. Her defasında 20 futbolcu transfer ediyoruz. Bakanım para, al bakalım. İyi de biz futbolcu değiliz ki. Belki de diyorsunuz ki ne anlatıyorsun, benim derdim ne sen spordan bahsediyorsun ama Şanlıurfaspor önemli. Şanlıurfaspor bugün süper ligde olsa bu şehrin havası değişir. Bu hafta Beşiktaş ile maç var diyelim. Bütün dertler unutulur” şeklinde konuştu.

  • Bakan Işık: “Suriye’de, Rakka’da, Musul’da Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye müsaade etmeyeceğiz”

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Suriye’de, Rakka’da, Musul’da Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye Türkiye olarak müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    SEKA Kağıt Müzesi’nin açılışında konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin Suriye, Rakka ve Musul’da uygulamış olduğu politikaya değinen Bakan Işık, “Suriye’deki atılan her adımdan Türkiye’nin haberi olacak, bilgisi olacak, Türkiye’nin ulusal güvenliğine, savunmasına zarar verecek hiçbir adımın atılmasına Türkiye müsaade etmeyecek. Şuanda bölgedeki bütün oyuncular bunu biliyor. Bu gücümüzü devam ettirmek durumundayız. Suriye’de, Rakka’da, Musul’da Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye Türkiye olarak müsaade etmeyeceğiz. Onun için de gereken tüm tedbirleri aldık, alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. Her seçenek masada şuanda var bundan sonra da olmaya devam edecek. Biz kimsenin toprağında gözü olan bir ülke değiliz. Türkiye bugün Irak’ın da Suriye’nin de en samimi ve en iyi savunan ülkedir. Keşke diğer ülkeler de bizim bu anlayışımızda olsa keşke herkes kendi ülkesinde huzur ve barış içerisinde yaşasa ve bütün ülkeler de bu anlayışta bölgedeki sıkıntıların çözümüne katkı verse ama bizim bu anlayışımız kendi güvenliğimize ve bölgenin esenliğine kayıtsız kalmamız anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin kuruluş felsefesi ‘Yurtta sulh cihanda sulh’dur”

    Türkiye’nin kuruluş felsefesinin barış olduğunu vurgulayan Bakan Işık, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi bellidir. Yurtta sulh cihanda sulh. Gerçi bazı hainler bu güzel, bu anlamlı ifadeyi alıp kendi ihanetlerine kılıf yapmak istediler onları da adalet şimdi gereken cezayı verecek ama biz ’Yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesinin gereğini her anlamda hayata geçirmek için çalışıyoruz. Ziya Paşa’nın şu sözünü de hiç unutmuyoruz; ’Eğer istersen sulh-u salah her daim hazır ol cenge.’ Onun için de bölgemizde güçlü bir silahlı kuvvetlerin olmazsa olmaz olduğunu biliyoruz. Bunun için de her türlü çalışmayı yürütüyoruz. Savunma sanayisinden Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yeniden yapılandırılmasına kadar her türlü çalışmayı da yürütüyoruz” diye konuştu.

    “Önümüzdeki süreçte kod bilmeyen çocuk, okuma-yazma biliyor sayılmayacak”

    SEKA Kağıt Müzesi açılış töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Işık, Bugün SEKA Kağıt müzesinden sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İntel firmamızın birlikte düzenlediği Endüstri 4.0 merkezini gördük. Bir tarafta 1800’lü tarihin teknolojisini, diğer taraftan 2000’li yıllara damga vuran ve önümüzdeki yüzyıla da damga vuracak olan Digital Teknolojileri gördük. Çocuklarımızın daha küçük yaşta, yazılıma, kodlamaya hayat uydurmaları, güçlü birer oyuncu olabilmeleri için, son derece önemli bir hizmetten dolayı, Büyükşehir ve İntel’e teşekkür ediyorum. Sanayi Teknolojisinde çocuklarımızı bugünden geleceğe hazırlamak durumundayız. Bu nokta da özellikle bu Sanayi 4.0, Endüstri 4.0 ve Digital Teknolojilere daha fazla destek vermek durumundayız. Önümüzdeki süreçte kod bilmeyen çocuk, okuma-yazma biliyor sayılmayacak. Dolayısıyla şu anda çocuklarımıza kodlamayı öğretmek, önümüzdeki süreçte var olmak için, bizim açımızdan olmazsa olmazımızdır. Bu yüzden kodlama eğitiminin Milli Eğitim müfredatına da yakında girecek olmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyuyoruz” açıklamasını yaptı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Legal Görünüm Altında İllegal Terör Örgütlerine Müsaade Edilmeyecek”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kimsenin Türkiye üzerinde operasyon yapamayacağını belirterek, “Legal görünüm altında illegal terör örgütlerine bu ülkede müsaade edilmeyecek” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Ek Hizmet Binası’nın açılış törenine katıldı. Törende Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz da hazır bulundu. Program için alana gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da vatandaşları selamlayarak karşılık verdi. Törende konuşan Erdoğan, sağlık alanında atılan adımları ve yatırımları anlattı.

    “BAYANLARA HAKARET ETMEKLE PRİM YAPMIYOR SİYASET, HİZMETLE YAPIYOR”

    2002 yılı öncesinde Türkiye’de sağlığa erişimin adeta hayal olduğunu söyleyen Erdoğan, “Şu anda ana muhalefetin başında olan zatın sosyal sigortaların başında olduğu dönemi lütfen bir araştırın, hastanelerimizin hali neydi. Bayanlara hakaret etmekle prim yapmıyor siyaset, hizmetle yapıyor. Acil servislerde insanların nasıl can çekiştiğini çok iyi biliriz. Vatandaşın doktorun verdiği ilacı alamadığı dönemi iyi biliriz. Bırakın odalarda tuvaleti, katta tuvalet hepsi kan revan içinde. O dönemi iyi biliriz. Kimdi o zaman genel müdür, bu beyefendi. Biz seni çok iyi tanırız. Cemaziyelevvelini çok iyi biliriz. Hastalara senet imzalatılır, senet ödenmezse o kişi hastanede rehin tutulurdu. Öldü değil mi, ölü bile eğer parası ödenmezse morgda rehin tutulurdu. Bu ülke o dönemleri gördü. Bizlerin o yıllara dair hastane maceralarımız muhakkak vardır” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri hayalinin de gerçekleştiğini belirterek, “Gecikmeli de olsa bu şehir hastanelerini yapıyoruz. 18 farklı şehirde 23 katrilyon TL yatırım maliyeti olan şehir hastanelerimizin inşası süratle devam ediyor. Bu hastanelere girdiğinizde yok yok. Girecek, bütün her şey orada yapılıp çıkacaksınız. Bundan sonra adres Amerika değil, her şehrin merkezinde bir şehir hastanesi olacak. İhale süreçleri devam eden 14 adet şehir hastanemizin de en kısa sürede yapımına başlayacağız. Bugün Türkiye kendi vatandaşlarımızla birlikte yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelenlere de sağlık hizmeti veriyor. Eskiden imkanı olanlar teşhis ve tedavi için yurt dışına giderdi, şimdi buraya geliyorlar. Sağlık alanında da hizmet talep eden durumundan hizmet veren konumuna ulaştık. Dünyanın pek çok yerinden heyetler ülkemize gelip sağlık sistemini inceliyorlar. Sağlık Bakanlığımız çok sayıda ülkeye danışmanlık hizmeti veriyor. Bunların hiçbiri kendi kendine olmadı. Hepsinin gerisinde emek var, alın teri var, fedakarlık var, vizyon var. Türkiye birilerinin göstermek istediği veya terörle perdelenmeye çalışıldığı gibi krizlerin pençesinde bir ülke değildir, olmayacaktır. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz, devam edeceğiz. Hem terörle mücadele edeceğiz, hem bölgemizdeki krizler karşısındaki insani duruşumuzu muhafaza edeceğiz. Hem de 2023 hedeflerine ulaşacağız. Türkiye bunların her birini ayrı ayrı yürütecek güce sahiptir. Yeter ki birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlü tutalım” şeklinde konuştu.

    “LEGAL GÖRÜNÜM ALTINDA İLLEGAL TERÖR ÖRGÜTLERİNE BU ÜLKEDE MÜSAADE EDİLMEYECEK”

    Konuşmasında paralel devlet yapılanmasına da değinen Erdoğan, “Kimse vatan üzerinde operasyon düşünmesin, düşünen şu anda ödediği gibi bedelini öder. Neymiş paralel devlet. Sene 1999, kaç Pensilvanya’ya git. Orada bazı tohumlar at. Kendini gizle, ‘acaba Türkiye Cumhuriyeti’ni nasıl ele geçiririz’. Niye kaçtın, ne işin var orada? Gel o zaman. Türkiye’ye gel, niye gelmiyorsun? Suçsuzsan buraya gel, niye gelmiyorsun? Birileri koruma altına mı aldı seni, ne işin var orada gel. Bunlarda imam çokmuş. Hepsi de kaçıp gidiyor. Bir kısmı zaten cezaevinde, bir kısmı değişik ülkelerde dolaşıyor. Ne demiştik inlerine gireceğiz. Girdik giriyoruz, girmeye devam edeceğiz. Bizim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Legal görünüm altında illegal terör örgütlerine bu ülkede müsaade edilmeyecek” ifadelerini kullandı.

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SALDIRI KABUL EDİLEMEZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık personeline yönelik şiddeti de kınayarak şunları söyledi:

    “Bu büyük camia içerisinde de yanlış yapanlar olabilir. Bu yanlış yapanlara amirlerinden, adaletten önce camianın kendisinin hesap sorduğuna inanıyorum. Zaman zaman sizlere yanlış yapıldığını duyuyorum. Acil servislerde, polikliniklerde doktorlarımıza, hemşirelerimize yönelik sözlü ve fiili saldırılar asla kabul edilemez. Bunlar insani değildir, vicdani değildir. Bu tür yanlış yollara sapanları özellikle uyarmak istiyorum. Hiçbir gerekçe insanlara sağlık hizmeti vermek için canına dişine taka bu kardeşlerimize saldırıları mazur gösteremez. Sağlık çalışanlarımız terörle mücadelenin yoğun sürdüğü yerlerde büyük başarı hikayeleri yazıyorlar. Cizre’de 13 kez roketle defalarca silahlı saldırıya uğrayan hastanemizin açılışını kendim yaptı. Orada görev yapan personelimiz hizmetlerine ara vermeden devam etmişlerdir. Sur’daki hastanemiz benzer şartlarda hizmetlerini sürdürdü. Şırnak’ta, Nusaybin’de ve diğer bölgelerimizde kendi hayatlarını tehlikeye atan kahraman sağlıkçılarımıza bir kez daha sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum.”

  • Karatay: “Paralel Yapıya Asla Müsaade Etmeyeceğiz”

    AK Parti İl Başkanı Abdulkadir Karatay, paralel yapıya asla müsaade etmeyeceklerini söyledi.

    Paralel yapıyla ilgili mücadelenin sürdüğünü belirten Karatay, Türkiye’de olduğu gibi buna Aksaray’da da izin vermeyeceklerini vurgulayarak, “Öncelikle, devletimizin, hükümetimizin paralel yapıyla olan mücadelesini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biliyorsunuz, 17-25 Aralık operasyonları ile paralel bir devlet kurma girişiminde bulunan malum yapı son dönemde hükümetimizin, özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın himayelerinde, dirayetleri ile devletin bütün kanallarından temizlenmeye çalışılıyor” dedi.

    Türk milletinin yıllarca bağrında büyüttüğü bu insanların bir süre sonra maalesef bir hak gaspına girerek devleti kendileri yönetmek istediğini ve ciddi manada örgütlendiğini anlatan Karatay, şöyle konuştu:

    “Tabi son günlerde, son aylarda bir yandan terör örgütü ile mücadele ederken, maalesef paralel yapının terör örgütüne verdiği desteği hep birlikte görüyoruz. Biz hep şunu ifade ettik. Asla ve asla paralel yapılanmaya devletimiz tarafından, hükümetimiz tarafından müsaade edilmeyecek. Bu yapıyı öyle ya da böyle ilelebet gömeceğiz.”

    Aziz milletimizin bu kadirşinas milletin elinden geldiğince bütün çabaları ile gayretleri ile varıyla yoğuyla bu insanlara yardım ettiğini anlatan

    Karatay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ama maalesef şunu gördü ki, MİT TIR’larının durdurulması, MİT Müsteşarının sorguya alınmak istenmesi, Sayın Cumhurbaşkanımızdan o dönem için dönemin başbakanı diye bir darbe girişimi ile devleti çok aciz duruma düşürecek operasyonlarda bulundu. Hep ifade ettik ve yine ifade ediyoruz; asla ve asla devletimiz buna müsaade etmeyecek. Bunun en önemli operasyonlarından bir tanesi de finans kaynaklarının kurutulması. Son günlerde hem ulusal medyada gördüğünüz gibi büyük holdinglerin, şirketlerin finans konusunda bu paralel örgüte destek olduğunu birlikte gördük. Hükümetimiz, adaletimiz, yargımız zaten bununla ilgili çalışmalarını yürütüyor. Aksaray’da finans desteği sağlayan bu kuruluşlara asla müsaade etmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Bu konuda yine emniyetimiz, savcılığımız, adaletimiz elinden gelen bütün çabayı gösteriyor. Vatandaşlarımızdan şunu rica ediyoruz; gerçekten finans konusundan desteklemiş oldukları, zamanında iyi niyetleri ile desteklemiş oldukları bu insanlara artık asla ve asla destek vermemelerini, bu mücadelede devletimizin, milletimizin yanında olması gerektiğini, hükümetimizin yanında olmaları gerektiğini söylüyoruz.”

    Türkiye’nin dört bir tarafının ateş çemberi içerisinde olduğunu anlatan

    Karatay, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bizim birlikte mücadele ile bu süreçten çıkacağımızı ve bu süreçte birlikte çalışırken maalesef doğu da güneydoğu da yaşanan terör örgütlerine hem medya olarak vermiş oldukları destek, hem sermaye olarak vermiş oldukları desteği de birlikte görüyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Paralel yapılanma asla ve asla hedefine ulaşamayacak. Zaten bu konuda 2-3 yıldır süren yoğun çalışma yavaş yavaş meyvesini vermeye başladı. Biz de elimizden geldiğince bu mücadelede gerek siyasi bir partinin il başkanı olarak, gerek bireysel bir vatandaş olarak mücadelemizde devletimizin yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. İnşallah teröre destek veren, yine bir terör örgütü haline gelen bu yapıya gerekli müdahaleyi hem devletimiz, hem milletimiz gösterecektir.”

  • İnsan Kaçakçılarından Rüşvet Alıp Kaçakçılığa Müsaade Eden Komutan Tutuklandı

    İzmir’in Seferihisar ilçesinde, yasadışı yollardan Avrupa’ya geçirilen mültecilerin organizatörlerinden, iddiaya göre, grup başına 3 bin dolar alan Karakol Komutanı Kıdemli Başçavuş R.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Yakalanan insan kaçakçıları sorgulamalarında, 5 ay önce Ordu’dan gelen komutanın ilk başlarda çok sıkı denetim yaptığını, verilen paranın ardından denetimleri geçtiklerini ileri sürdü.

    Mültecilerin Ege Denizi’nden Yunanistan’a geçmek için yoğun olarak kullandığı Seferihisar ilçesinde, Doğanbey Karakol Komutanı Başçavuş R.A.’nın mültecilerin kaçışına izin verdiği ve mültecilerin kaçışını organize eden insan tacirleri ile birlikte iş yaptığı bilgisini alan İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı’na bağlı İstihbarat Şubesi ekipleri, hakim kararıyla şüpheli komutanı teknik ve fiziki takibe aldı. Yaklaşık 5 ay önce Ordu’dan gelen Karakol Komutanı Başçavuş R.A., teknik ve fiziki takipte, insan ticareti yapmaktan sabıkası bulunan ve aranan çete lideri Ç.Ö.’yle defalarca görüşüp yemek yediği tespit edildi. Öte yandan, fiziki takip sırasında, Başçavuş R.A.’nın göçmen kaçakçısı Ç.Ö. ile buluşup, para almasının kamera ile görüntülendiği öğrenildi.

    İLK BAŞTA ÇOK SIKI DENETİM YAPMIŞ

    Yeterli bilgi ve belgeye ulaşan İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı’na bağlı İstihbarat Şubesi ekipleri, perşembe günü düzenlediği operasyonla, Başçavuş R.A. ve insan kaçakçısı Ç.Ö. ile birlikte 9 kişiyi yakaladı. Gözaltına alınıp sorgulanan insan kaçakçıları, kısa süre önce gelen Başçavuş R.A.’nın ilk geldiği zamanlar çok sıkı denetim yaptığını, bu sıkı denetimleri geçmek için R.A. ile temas kurduklarını, kurulan temas sonrası R.A.’ya mülteci başı ya 100 Dolar yada grup başına 3 bin Dolar verdiklerini ileri sürdü. İddiaya göre, R.A. verilen rüşvetten sonra, denetimleri sıkı tutmadığı, insan kaçakçılarını görmezden geldiği ayrıca polisin yapacağı denetimleri de insan kaçakçılarına önceden haber ettiği belirtildi.

    KOMUTAN SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

    Öte yandan, Karakol Komutanı Başçavuş R.A. ifadesinde, insan ticaretine izin vermediğini rüşvet almadığını söylediği öğrenildi. Başçavuş R.A.’nın teknik takip sırasında telefon görüşmelerine ise çok yorgun olduğu dönemlerde görüştüğü o kişileri tanımadığını ve alkollü ortamlarda görüştüğü için net olarak hatırlamadığını, tuzağa düşürüldüğünü savunduğu öğrenildi. Sorgulamalarının ardından adliyeye sevkedilen zanlılardan ’Rüşvet almak ve görevi kötüye kullanmakla’ suçlanan R.A. ile birlikte 6 kişi tutuklandı.