Etiket: Murad’ın

  • Padişah 4. Murad’ın namaz kıldığı yere 12 milyon TL’lik cami yaptılar

    Osmanlı Padişahları’ndan 4. Murad Han’ın Erivan-Bağdat seferi dönüşü 40 bin kişilik ordusu ile Cuma namazını kıldırması nedeniyle ismini Padişah Sultan Murad’dan alan Trabzon’un Çaykara ilçesindeki Sultan Murat Yaylası’na 12 milyon TL’lik cami yapıldı.

    4. Murad Han’ın 22 Haziran 1635 tarihinde Erivan-Bağdat seferine giderken bu bölgede 5 gün kalıp 40 bin kişilik ordusuna Cuma namazı kıldırdığı yer olarak bilinen alana yapılan cami tamamlandı. Trabzon’un Çaykara ilçesi sınırları içerisinde yer alan 2 bin 100 rakımda inşa edilen Sultan Murat Yaylası Şehitlik Camisi geçtiğimiz yıl yapılan törenle hizmete açıldı. Bin 500 cemaat kapasiteli caminin avlusunda ise sütre taşı sergileniyor. Oluşturulan özel bir alanda sergilenen sütre taşının IV. Murad’ın 40 bin kişilik ordusu ile Cuma namazını kıldırırken diktiği taş olarak biliniyor. Önce ‘Sultan Murat Suyu’ sonra ‘Sultan Murat Hanları’ daha sonra da ‘Sultan Murat Yaylası’ olarak adlandırılan yaylaya yapılan cami 12 milyon TL’ye mal olurken, cami yaylaya çıkan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

    Sultan Mtrat Yayla Camii Külliyesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği üyelerinden Mustafa Liman, IV. Murad’ın 1635 yılında İran seferi dönüşü 40 bin kişilik ordusu ile Cuma namazını kıldığı ilk yere yapılan caminin tamamlandığını belirterek caminin avlusundan sergilenen taşın sefer dönüşü kılınan ilk Cuma namazında kıble taşı olarak kullanıldığı söyledi.

    12 milyon TL’ye yapılan camide bin 500 kişinin ibadet edeceğini kaydeden Liman, “Camimizde 500 kişilik konferans salonumuz var. Bin 500 kişilik cemaat aynı anda namaz kılabiliyor. Çocuk emzirme odaları, banyolar ve çay ocağı gibi herşey var. Herkesi Sultan Murat Yaylası’nda yapılan bu külliyeye davet ediyoruz. Burası gerçekten tarih kokan bir yer” dedi.

    Caminin avlusunda sergilenen taşın yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi gördüğünü kaydeden Liman, “Caminin avlusunda sergilenen taş IV. Murat’ın burada ilk Cuma namazı kıldığı zaman kıble taşı olarak kullanılan taş. 1635 yılından bu yana o taş burada saklanıyor. Turistlerinde büyük ilgisini çekiyor. Caminin kolanlarında farklı bir tasarım uygulandı. IV. Murat’ın tarihini anlatan yazılar Arapça olarak bu duvarlara yazıldı. Bu cami 12 milyon TL’ye mal edildi” ifadelerini kullandı.

  • Fatih’in Babası Sultan Murad’ın 5 Asırlık Vasiyeti Yerine Getirildi

    Fatih Sultan Mehmet Han’ın babası II. Murad’ın vasiyeti ölüm yıl dönümünde yerine getirildi. II. Murad’ın Bursa’daki üstü açık kabrinin başında her sene 3 hafız 24 saat boyunca Kur’an-ı kerim tilavet edecek.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Muradiye Külliyesi’nde tarihi vasiyetler de yerine getiriliyor. Sultan II. Murad, Bursa Valiliği’nin organizasyonuyla ölüm yıl dönümünde türbesi başında anıldı. Merhum sultanın üzerine rahmet olan yağmurun yağması için üstü açık bırakılan kabrinde Bursa Müftülüğü tarafından Kur’an-ı kerim okutulmaya başlandı. 3 Şubat 1451’de vefat eden II. Murad’ın vasiyetini 3 hafızla 24 saat boyunca Kur’an-ı kerim tilavet ederek yerine getireceklerini ifade eden Bursa İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, yarın ise hatim duası yapılacağını söyledi. Her sene ölüm yıldönümünde bunu tekrarlayacaklarını bildiren Ay, tarihi vasiyeti yerine getirmekten duydukları memnuniyeti ifade etti. Düzenlenen anma programının ardından gelen davetlilere şerbet ikram edildi.

    Fatih Sultan Mehmed’in babası olan II. Murad vasiyeti şöyle:

    “Tevekkülüm Halık’ımadır. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Salat ve selam Efendimiz Muhammed Mustafa’nın ve onun iyi, güzel ve temiz soyundan gelenlerin üzerine olsun. Her türlü noksandan münezzeh olan Cenab-ı Hak, yüce sultan, büyük hakan, ümmetlerin iradesine malik, Arap ve Acem meliklerinin efendisi, gazi ve mücahitlerin yardımcısı, kafir ve müşriklerin düşmanı, azgın ve inatçıların kahredicisi, zayıf, miskin ve fakir Müslümanların yardımcısı, denizlerin ve karaların sultanı, fetih babası, şehit Sultan Beyazıd oğlu, Sultan Mehmed oğlu Murad Han’ı, herkesin ölümü tadacağını ve ancak celal ve ikram sahibi Allah’ın baki kalacağını bilmeye ve Cenab-ı Allah’ın ’Sizleri dünya hayatı mağrur etmesin, gurur Allah’a mahsustur’ sözünü mülahaza etmeye, Peygamberimizin, ’Vasiyet edecek mülkü bulunan Müslüman’ın vasiyeti yanında yazılı bulunmadıkça iki gece yatmaya hakkı yoktur’ hadis-i şeriflerini sıkı sıkıya tutmaya muvaffak etti. Üç bin beş yüz filori Mekke fukarasına ve diğer üç bin beş yüz filori Peygamber Efendimizin şehri Medine fukarasına harcansın ve ondan beş yüz filori yine Mekke ahalisinden Kabe ve Hatim arasında toplanarak yetmiş bin kere la ilahe illallah kelime-i tevhidini zikredip, sevabını adı geçen vasiyet sahibine ita edenlere harcansın. Geri kalan iki bin filoriden beş yüzü Mescid-i Aksa’da Sahra kubbesinde yetmiş bin kere la ilahe illallah kelimesini ve defalarca Kur’an-ı kerimi okuyanlara harcansın. Yedi bin filorisi, vakfeden için her gün ve her gece, bu filori bitene kadar tecvitle Kur’an-ı kerim okuyanlara ve sevabını vasiyet edene ita edenlere harcansın. Ayrıca bin filori de yetmiş bin kere la ilahe illallah kelimesini zikredenlere ve sevabını vasiyet edene ve ita edene harcansın. Ve dahî vasiyet eyledik ki: Bir yakut yüzüğümüz vardır, bir yanında deliği olup, 95 bin akçeye alınmıştır. Vezni bir miskâlden ziyâdedir. Anı satalar ve kabrimiz yanında Kur’ân-ı kerim tilâvet edenlere sarf edeler, ta ki tükeninceye dek. Ve dahi vasiyet ederim ki: Bir elmas taşlı yüzüğümüzü dahi satıp, günde 70 bin kerre kelime-i tevhit çektireler. Bir nice gün buna devam edeler. Badehu satıp borcumuzu ödeyeler. Vücûdumu doğrudan doğruya toprağa gömün. Cenâb’ı Hakk’ın rahmeti, yağmuru üstüme yağsın. Hükümdarlar gibi üstüme kubbe yapmayın. Mezarımın çevresine Kur’ân-ı kerîm okuyanların oturması için yerler yapsanız yeter. Cuma günü defnolunmak arzumdur.”