Etiket: Mumla

  • Esnaf eski bayramları mumla arıyor

    Giyim mağazası işletme sahipleri, bayram öncesi satışlarda belli bir hareketliliğin yaşandığını, ancak önceki senelere kıyasla yoğunluğun daha az olduğunu dile getirdiler.

    Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala giyim mağazalarında da satışların artmasına yönelik beklentiler arttı. Bayram alışverişi hakkında görüşlerini aktaran Eskişehirli esnaflar, bu dönemde de satışların gerçekleştiğini ancak eski bayramlardaki yoğunluğun olmadığını dile getirdiler. Esnaflar, buna ek olarak arife günü ciddi bir hareketliliğin yaşanabileceğini de sözlerine eklediler.

    “Eski bayramlar gibi desek yalan olur”

    Eskişehir’de giyim mağazası işleten Mehmet Cerenciler, doların yükselişinin bayram alışverişlerini de etkilediğini dile getirerek, “Mal alımında doların yükselişi biraz bizi etkiledi. Ama şu an işler iyi çok şükür yani beklediğimizden daha fazla iş yapıyoruz. Eski bayramlar gibi desek, yalan olur. Eskiden bayrama 15 gün kala iş yapıyorduk. Şu an 1 hafta kala, 8 gün kala iş yapıyoruz. Bu geleneksel bir şey, bayrama bir gün kala, iki gün kala özellikle arefe günü işler daha yoğun oluyor. Biliyorsunuz bizim milletimiz her şeyi son dakikaya bırakıyor. Şimdi eskiden bir kot almak meseleydi. Bir ayakkabı almak meseleydi. Yani çok paraydı. Şu an yani adam her gün alıyor. Çünkü bir tişört 5 lira, 10 lira, 15 lira; bir ayakkabı 20 lira, 25 lira. Adam bayramı beklemeden alıyor. Çünkü insanların alım gücü yükseldi” şeklinde konuştu.

    “İşler biraz yavaş”

    Ayakkabı mağazası işleten Erol Gül, satışların eski bayramlara kıyasla düşük olduğunu aktararak, “Eski bayramlara göre çok ilgi yok ama yine de çok şükür. Biz 33 yıllık esnafız. Şükür ediyoruz. Ama işler biraz yavaş tabii. Eski bayramlara göre biraz daha yavaş. Alışveriş biraz tabii düştü. Her an, her zaman alışveriş yapma imkanı olduğu için. Bir de gezerken bile alma imkanı var artık insanların. Bayramda az da olsa iş oluyor. Biz bayramın ikinci ve üçüncü günleri açıyoruz. Öğlenden sonra açıyoruz. İş oluyor genelde, turistler geldiği için onlara satış yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Eski bayramlar yok”

    Eskişehir’de bir giyim mağazasını işleten Rahim Taşkın da siparişle ürün sattıklarını belirterek, “Bizim işlerimiz iyi, siparişle çalıştığımız için insanlar hazır bulamadığı için bize geliyorlar. Biz işimizden memnunuz. Ama eski bayramlar yok. Eskiden bayramlar daha hareketli oluyordu. Yani eski hareketlilik yok tabii ki” dedi.

    “Şimdi artık bayramlar çoğaldı”

    Eskişehir’de uzun yıllardır ayakkabı mağazası işleten Ekrem Kıyak da bayram alışverişlerinde geçmiş senelerin daha yoğun olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Ticaretimiz orta halli fena değil, bayram arası olduğu için biraz hareketlenme var. Ama eskiden vatandaş, mesela bir kız çocuğu olduğu zaman alışveriş yapıyordu. Artık şimdi ihtiyacı olduğu zaman yapıyor. Artık eski ticaretlerde biraz değişiklik oldu. Sistemlerde değişiklikler var. Eskiden bayramlara karşı ilgi daha fazlaydı. Şimdi artık bayram çoğaldı yani bir Anneler Günü var mesela. Ticaret oluyor da bu zamana yayıldı. Eskiden adam bayramda çoluk çocuğunu toplayıp geliyordu. Hepsini giydiriyordu. Arife günü tabii yoğunluk oluyor. Ama artık halk da biraz bilinçli, dükkanlar ahım şahım, tıka basa olmuyor ama oluyor tabii muhakkak bir farkı oluyor. Bayramların bir özelliği var.”

  • Devlet erkanı kırmızı dipli mumla Kırkpınar’a davet edildi

    Edirne Valisi Günay Özdemir ve Belediye Başkanı Recep Gürkan,10-16 Temmuz tarihleri arasında yapılacak Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerine devlet erkanını davet etmek üzere Ankara’ya gittiler.

    Edirne Valisi Günay Özdemir ve Belediye Başkanı Recep Gürkan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ı makamında ziyaret ederek Kırkpınar’a davet ettiler.

    Vali Özdemir ve Belediye Başkanı Gürkan, ziyaret ettikleri devlet erkânına Kırkpınar’ın davet simgelerinden olan kırmızı dipli mum armağan etti.

  • (Özel Haber) Yarım asırlık ustalar eski bayramları mumla arıyor

    Eskişehir’de bulunan bir berber dükkanında çalışan yaşları 55 ile 75 arasında değişen 4 usta berber, eski bayramların ve iş yoğunluklarını özlemle ararken geçmişin de hüznünü yaşıyor.

    Milyonlarca insan yaklaşan Ramazan Bayramı’nın heyecanını yaşarken, kuaför ve berberlerde de bayram öncesi hareketlilik başladı. Eskişehir’in merkez Odunpazarı ilçesi Deliklitaş Mahallesi Sıcaksular Sokak üzerinde bulunan bir berber dükkanında, 4 usta çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde dükkanını açan yarım asırlık ustalar, gelen müşterilerinin hal ve hatırlarını sorarak hem muhabbet ediyor hem de işlerini yapıyor. Bayram öncesinde ’klasik tıraşlarını’ yapan ustalar, günümüz bayramlarının eski bayramların yerini tutmadığını ve eskilere özlem duyduklarını dile getirdi.

    “Eskiden babalar çocukların ellerinden tutar bize getirirdi”

    Meslekte 42’nci yılını geride bıraktığını belirten 57 yaşındaki Atilla Okat, eskiden babaların bayramlardan önce çocuklarını berbere getirerek ’bayram tıraşı’ yaptırdığını ve günümüzde bu kültürün de yok olmaya başladığını ifade etti. Okat, “Bizim işlerimiz bayrama 4-5 gün kala başlıyor. Bugünlerde de yoğunluk başladı. Geçmişteki şartlarla bugün ki şartlar tabii ki farklı ama geçmişte de insanlar daha hoşgörülü daha bakış açıları farklıydı. Şimdi günümüzde tabii teknoloji değişti, insanların görüş açısı değişti. Eskiden tıraşı usturayla yapıyorduk mesela şimdi jilet çıktı daha hijyenik daha iyi şartlar altında çalışıyoruz. Eskiden babalar çocukların ellerinden tutar bize getirirdi ama şimdiki nesil daha farklı gençler kendi kendileri gidiyor bilinçlendiler. Daha farklı bir jenerasyon ortaya çıktı. Tabii gençler modelli, daha değişik tarzda tıraşlar oluyorlar, istiyorlar. Biz de orta yaş grubuna hitap ettiğimiz için bizim de müşteri potansiyelimiz böyle olduğu için bizde natürel tıraşlar filan yapıyoruz, hayatımızı bu şekilde sürdürüyoruz. 3 tane kalfam var ağabeylerimiz. Ağabey kardeş çalışıyoruz. Yaş aralıkları 65 ile 70 arası bu şekilde çalışıyorlar” dedi.

    “Öyle bayram heyecanı yok”

    Eskiye göre bayram öncesinde yoğunlukların azaldığını ifade eden ve 55 yıldır mesleğini sürdüren 71 yaşındaki Cemal Özel “Eskiye göre işlerimiz fazla olmuyor. Biz eskiden mesleğe ilk başladığımız zamanlar, el makinasıyla çalışırdık, ustura ile çalışıyorduk. Şimdi jiletle çalışıyoruz. Eskiden daha sevgi saygı vardı. Mesela şimdi yok yani. Öyle bayram heyecanı yok. Eskiden herkes sıra beklerdi sabaha kadar çalışıyordu ama şimdi gece 12.00-01.00 dedin mi kimse kalmıyor” diye konuştu.

    “Arefe günü başlayıp bayramın birinci günü eve gittiğimiz günleri arıyoruz”

    Yaklaşık 40 yıldır berberlik yaptığını söyleyen 55 yaşındaki Halil Kılıç ise şunları dile getirdi:

    “1990-1991 senesinde Eskişehir’de o zamanlar 5 bin civarında bir berber dükkanı vardı. Şimdi 3-4 katı olarak 20 bin oldu diyebilirim. O zaman biz, bayramı arefesi sabahı iş başı yaptığımız zaman, bayramın birinci günü öğleden sonra buradan gittiğimiz günleri arıyoruz. O günler maalesef yok. Nereden bakarsanız bakın çoğunluk berberlerdeydi. Meslekte çok eski ağabeylerimiz ile bizim ara çok fark var. Eski berberlerle yeni berberler arasında dağlar kadar fark var. Biz onların yaptığı tıraşı yapamayız onlar da bizim yaptığımız tıraşı yapamaz. Çırakların da ilk işi ’Bana kaç para haftalık vereceksin?’ demek oluyor. Yani öğrenmek için gelmiyor. O yüzden olmuyor yani yoksa ben küçükken 8 yaşında gelmiş ben devamlı çalışacağım dediği zaman biz elinden tutuyoruz. Fakat mevsimlik, sezonluk gelirse, biz ondan faydalanamıyoruz, o da zaten bir şey öğrenemez.”

  • Bakan Atun: “Rumlar Eski Günlerini Mumla Arıyor”

    KKTC Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun, “Kıbrıs adasında ciddi bir ekonomik kriz mevcut. Rumlar eski günlerini mumla arıyor. 2-3 yıl önce Yunanistan’a sattıkları 28 milyar euro değerindeki tahvil, temerrüde düşünce krize girdiler” dedi.

    Hatay’da İMEAK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şubesi’ni ziyaret eden Bakan Atun’a Hatay Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu ve KKTC Fahri Konsolosu Gökhan Gökten eşlik etti.

    Ziyarette, Ortadoğu’nun en ilgi çeken havzasının İskenderun Körfezi olduğunu kaydeden İMEAK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şubesi Başkanı Bülent Kavsak, “Bildiğiniz gibi Türkiye haritasında İskenderun Körfezi önemli yer alıyor. Ülkemiz, körfezimiz son dönemler olumsuzluklar yaşamaktadır. Biz bu olumsuzlukların devam etmeyeceğini umuyoruz. Çünkü Ortadoğu’nun en ilgi çeken havzası İskenderun Körfezidir. İskenderunumuz da 25 tane liman ve iskelemiz vardır. Çok büyük potansiyel. Geçtiğimiz yıl buraya 4 bin 500 gemi geldi. KKTC’ye 50 bin tane geldi. KKTC ile İskenderun Körfezi arasındaki ilişkiye bakınca KKTC ekonomisi ile kıyaslayınca pek de az değil bu rakam. Biz yavru vatanımız Kıbrısımızı seviyoruz. Denizcilik alanındaki alışverişi geliştirmek ve arttırmak istiyoruz” dedi.

    KKTC Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun ise Kıbrıs adasında ciddi bir ekonomik kriz olduğunu belirterek, “KKTC’de şu anda yeni otellerin inşası sürdüğü gibi kapasite genişleten otellerimiz de mevcut. Eğitim alanında ise hızla büyüyoruz. 6-7 yıl öncesinde 30 bin olan öğrenci sayısı bugün 80 bini buldu. Hedefimiz 100 bini aşmak. Bu da ülkeye önemli bir ekonomik katkı sağlıyor. Ancak Kıbrıs adasında ciddi bir ekonomik kriz mevcut. Rumlar eski günlerini mumla arıyor. 2-3 yıl önce Yunanistan’a sattıkları 28 milyar euro değerindeki tahvil, temerrüde düşünce krize girdiler. Rumlar AB üyesi olarak siyaseten rahat ancak ekonomik krizdeler” diye konuştu.

    Rum kesimi ile ikili görüşmelerin sürdüğünü, bazı gelişmelerin sağlandığını ancak ana konularda ilerleme olmadığını kaydeden Atun, şöyle devam etti:

    “Burada toprak konusu önem taşıyor. Türk askerinin durumu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü de Rumlar tarafından masaya getiriliyor. Mülkiyette kimin öncelik hakkına sahip olması gerektiği tartışılıyor. İki hafta önce Türkiye için AB’ye girme konusunda başlıkların yeniden açılmasında Rumlar veto haklarını kullanıyorlar. Biz Kıbrıslı Türkler olarak Ada’da kalıcı, sürdürülebilir ve her iki toplumun haklarını veren çözüm isteriz. Bu hem siyasi hem ekonomik açıdan her iki topluma da büyük yarar sağlar. Anavatanımızın garantörlüğünden asla vazgeçmeyiz. Türk askeri bize emanettir, vazgeçmeyiz. Geri kalan her şeyi konuşuruz, tartışırız. Siyasi eşitlikten de vazgeçmeyiz. Siyasi ortaklık kurarken bir bölümü birinci bir bölümü ikinci sınıf vatandaş olamaz. AB kriterlerine göre dil, din, ırk farkı olmadan eşit olunmalıdır. Türkiye’den denizin altından KKTC’ye döşenen su boruları büyük fayda sağladı. Sadece yatırım miktarı 2 milyar TL’yi bulan bir proje. Yıllık 75 milyon metreküp su akacak. KKTC’nin 50 yıllık ihtiyacı giderilmiş oluyor. Gerekirse bu suyu Rumlara da satabiliriz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından, İMEAK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şubesi Başkanı Bülent Kavsak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun, karşılıklı hediye takdim etti.