Etiket: MÜMKÜN

  • Basit adımlarla elektrik faturalarını düşürmek mümkün

    Basit adımlarla elektrik faturalarını düşürmek mümkün

    Limak Enerji, salgın süreci ve soğuk havaların da etkisiyle beraber evlerde artan enerji kullanımına yönelik tasarruf ve verimlilik tüyoları verdi. Şirket, Enerji Tasarrufu Haftası’nda enerji tüketimi ile ilgili tüketicilere tasarruf sağlatacak adımlarla ilgili püf noktalarını açıkladı.

    Salgın dönemi ve kış ayları sebebiyle evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte elektrikli cihaz kullanım süreleri de arttı. Evden çalışma uygulamaları, karantina süreçleri, soğuk havaların da etkisi ile beraber günlük elektrikli eşya kullanımlarının artması faturalara fark edilir şekilde yansımaya başladı. Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, Enerji Tasarrufu Haftası’nda yaşam konforunu düşürmeden enerji tüketimi konusunda alınabilecek önlemleri tüketicilerle paylaştı.

    Faaliyete geçirdikleri pek çok proje ile enerji verimliliği ve tasarrufu üzerinde durduklarının altını çizen Aytac, “Yakın zamanda tüketicilerimize enerji tasarrufu konusunda ipuçları verdiğimiz Enerji Danışmanım Projesini hayata geçirdik. Projemizle enerjinin tasarruflu ve verimli kullanılması konusunda vatandaşlarımızı bilinçlendiriyoruz. Projemiz kapsamında ziyaret ettiğimiz ev ve iş yerlerinde hem genel tasarruf çalışmaları hem de ziyaret ettiğimiz ev veya iş yerinin özel durumlarına göre verimlilik sağlama önerilerini aktarıyoruz. Özellikle pandemi sürecinde evlerde uzun zaman geçirilen bu dönemde, tasarruf tavsiyelerimizi yinelemek istiyorum. Tüketiciler, eğer A(+++) enerji sınıfı bir buzdolabı tercih ederlerse yüzde 50’ye kadar daha az bir enerji tüketimi gerçekleştirebilirler. Aydınlatmada ise LED lamba akkor lambaya göre yüzde 90’a kadar verimlilik sağladığı için tercihler LED lamba yönünde yapılabilir. Televizyon, bilgisayar gibi elektrikli ev aletlerinin uyku konumunda normal tüketimin yüzde 10 ile yüzde 20’si oranında enerji harcamaya devam etmesi sebebiyle bu cihazları uyku konumunda bırakmayıp güç tuşundan kapatarak, tasarruf edebilirler” dedi.

    Kış aylarında ısınma amacıyla elektrikli cihazların tercih edilmesi elektrik sarfiyatını artırarak faturaların yükselmesinde büyük rol oynuyor. Kombi ve elektrikli ısıtıcıların ortalama bir ısı seviyesinde sabit tutulması, tasarruf sağlıyor. Her yıl kış aylarında yaşanan elektrik faturalarındaki artışın bir sebebi de kombiler. Kombilerin sadece doğal gaz değil, elektrik de kullandığı unutulmadan tasarruflu kombi seçilmesi gerekiyor. Isınma amacıyla kullanılan elektrikli cihazlar, faturaları 270 TL’ye kadar artırıyor. Klima kullanımından kaynaklı elektrik harcamaları kış ayları için hane başına, 1080 watt’lık bir klima için altı saatlik kullanımda aylık ortalama 144 TL’ye kadar ilave yük getirebiliyor. 2000 watt’lık bir elektrikli ısıtıcı ise günlük altı saat çalışma süresi ile faturada 268 TL kadar ek bir maliyet oluşturabiliyor. 150 watt’lık kombiler ise 24 saat çalışma süresiyle faturalarda aylık olarak ortalama 80 TL, 8-10 saat çalıştırıldığında ise ortalama 30 TL artışa sebep oluyorlar. Tüketiciler, ısınma amacıyla kullandığı cihazları satın alırken enerji sınıfı yüksek cihazları tercih ederek ve kombi gibi daha az tüketimli ısınma türlerine yönelerek tasarruf edilebiliyorlar.

  • Sergen Yalçın: “Bu hafta için kazanmak mümkün olmadı”

    Sergen Yalçın: “Bu hafta için kazanmak mümkün olmadı”

    Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Alanyaspor mağlubiyetinin ardından, “Kazanıp hedefe yaklaşmak isterdik ama bu hafta için mümkün olamadı” dedi.

    Süper Lig’in 12. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Alanyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, maçı kaybettiklerini için üzgün olduklarını söyledi. Yalçın, “İki takımın da zaman zaman aldığı oyun üstünlüğüyle dengeli bir maç oldu. Oyunun ilk başlarında etkili değildik ama etkili olmamıza rağmen net pozisyonlarımız vardı. İkinci yarıya hamlelerle başladık. İkinci yarı 20-25 dakikalık bölümde çok iyi oynadık ve pozisyonlara girdik. Golü bulabilseydik oyun çevirme şansımız çok yüksek olurdu ama gol bulamadık. Gol bulamayınca tabii Alanyaspor da güçlü bir takım. İyi oyunculara sahip, ofansif hatta çok önemli oyuncuları var. Skoru 2-0 yaptılar sonrasında biz bir gol atarak 2-1 yaptık. İlerleyen dakikalarda biz baskı yapmaya çalıştık ama çok sonuç vermedi. O yüzden bu haftaki müsabakada üzgünüz. Kazanıp hedefe yaklaşmak isterdik ama bu hafta için mümkün olamadı. Çalışıp tekrar eski pozisyonumuzu yakalamaya çalışacağız” diye konuştu.

    “Hakem arkadaşlar maalesef bu oyunun çok uzağındalar”

    Hakem hatalarına da değinen Yalçın, sürekli VAR’dan takımının aleyhine verilen penaltılar olduğunu aktardı. Yalçın, “Sürekli VAR’dan dönen pozisyonlar var. Rıdvan’ın ağzı burnu dağıldı, hakem sarı kartla geçiştirdi. Yani oyunu oynamakta çok zorlanıyoruz. Çok hakemlerle ilgili konuşmak istemiyorum ama hakem arkadaşlar maalesef bu oyunun çok uzağındalar. Oyunun doğallığı Türkiye’de tamamen kayboldu. VAR sistemi devreye girdikten sonra artık oyun VAR’da oturan arkadaşların kararına göre şekilleniyor oyun maalesef bunu söylemek zorundayım. Çünkü biz başka maçları da takip ediyoruz. Bizim daha lehimize verilen bir VAR karar ben daha görmedim. Herhalde bir Trabzon maçında penaltı verildi. Kasımpaşa maçında 2 yüzde yüz pozisyon var ama arkadaş VAR’a gidip bakmadı bile pozisyonlara. Kasımpaşa maçındaki pozisyonda top eline çarpıyor hakem gidip VAR’da bile değerlendirmiyor. Bu günkü maçta topu görmeye Raşit arkası dönükken top eline çarpıyor hemen VAR’dakiler çağırıyor ve zart diye penaltıyı veriyorlar. Bir takımın kaderiyle oynamak bu kadar kolay mı? Kural bu oyununda bir doğası var. Bu kadar ucuz ve bu kadar kolay penaltılar verirsen Türkiye’de maçlar çok adaletli bir şekilde cereyan etmez. Maalesef bu konuda çok sıkıntılıyız. Buradan MHK’ya sesleniyorum. Futbol hakem arkadaşlara futbolu öğretirsiniz, bu oyunun nasıl oynandığını mı öğretirsiniz, bilmiyorum neyi öğrenirsiniz ama en azından lütfen böyle maç yönetmemelerini sağlayın” açıklamasında bulundu.

    “Bu şekilde olmamalı”

    Bir gazetecinin kendisinin maç sırasında birçok pozisyona itiraz ettiğini sorması üzerine yanıt veren Yalçın şunları söyledi: “4’üncü hakem arkadaş sürekli bana ‘konuşma, bana itiraz etme’ diyor. Ben ne iş yapıyorum kenarda? İtiraz etme hakkım yok mu? Konuşma hakkım yok mu? Hakaret etmiyorum, saygısızlık yapmıyorum, küfür etmiyorum hakeme. Peki, pozisyonlara itiraz da mı etmeyelim? Rakibe 25 tane faul verdi, 2 tane faul vermedi bize. İtiraz etmeyelim mi? Kaç tane sarı kart pozisyonu var. Larin’e gösterilen sarı kart var Fenerbahçe maçında, şimdi diyor ki sarı kart pozisyonuna ‘avantaj yok, kural öyle’ diyor bize Bize uyguladınız o kuralı, bize gösterdiniz. Burada mı o kural işlemiyor. Bize öteki maçta gayet güzel işledi o kural. Bu maçta işlemiyor o kural. Ya da kuralları öğretin bu arkadaşlara. Ya kuralları bilmiyorlar ya da yarısı biliyor yarısı bilmiyor bu kuralları ve maalesef hakemlerden çok dertliyiz, sıkıntılıyız. Kesinlikle bunun maçı kaybetmemizle alakası yok. Ama sen oyunun gidişatında hiçbir şey olmayan maçta durup dururken VAR’a gidip penaltı verirsen oyunun şekli bir anda değişir. Kazanabileceğim maçı kaybettiriyorsun sen. Benim psikolojimi düşürüyorsun, maalesef oyuncularımın motivasyonunu düşürüyorsun. Bu şekilde devam etmez. VAR’ı kaldırın yani çok önemli değil. Hiç olmazsa hakem hata yapsın. Hakem hata yaptı diyelim. Penaltıyı yanlış versin, ofsaytı kaçırsın. Oyunun bütün doğallığı gitti. Tamamen VAR’da oturan arkadaşların zevkine göre maç oynuyor herkes. Ve en dertli taraf biziz. Geçen yıl da başımıza geldi. Bu sene de başımıza gelmeye devam ediyor. Biz nasıl yarışmacı takım olacağız? Yani sen böyle durup dururken, hiçbir şey olmayan pozisyonlarda zart diye çağırıp penaltı noktasını gösterirsen oyunun doğallığı gitti. Doğallık falan yok. O yüzden çok dertliyiz, çok üzgünüz. Maç kaybedebiliriz, doğal. Alanyaspor da iyi bir takım. Tabii ki bizi yenebilir Alanyaspor, çok normal bir sonuç bu ama bu şekilde olmamalı.”

  • Nöral terapi ile ağrılardan kurtulmak mümkün

    Nöral terapi ile ağrılardan kurtulmak mümkün

    Nöral terapi hakkında açıklamada bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Eren Yıldırım, “Nöral terapi hücrelerin elektriksel yükünü düzeltip vücudun kendini iyileştirme kapasitesini artırmayı hedefler” dedi.

    Almanya’da 1940 yılında bulunan nöral terapi, lokal anestezik madde kullanılarak yapılan vücudun düzenleme tedavisi olarak biliniyor. Nöral terapinin iyileşmeyi uyaran bir enjeksiyon tedavisi olduğunu söyleyen VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Eren Yıldırım, “Normalde sağlıklı bir beden, fonksiyon bozukluklarını ve hastalıkları ortadan kaldırmaya çalışır, kendini belli ölçülerde tamir eder. Fakat toksin yükü, ortopedik yaralanmalar, geçirilen ameliyatlar, psikolojik stres, kan ve lenf dolaşım bozuklukları gibi birçok nedenden dolayı hücrelerin normal işlevlerini yerine getirmesi için gerekli olan elektriksel yükü bozulur, kendini tamir etme mekanizmaları düzgün çalışamaz hale gelir. Nöral terapi de hücrelerin elektriksel yükünü düzeltip vücudun kendini iyileştirme kapasitesini artırmayı hedefler” şeklinde konuştu.

    15’den fazla hastalıkta etkili

    Vücudun otomatik işlevlerinden sorumlu sinir sisteminin parçası olan otonom sinir sisteminin fonksiyon bozukluğunun tedavisinde etkili olan nöral terapinin cilde, tendon ve ligamentlere, akupunktur ve kas tetik noktalarına, sinir çevrelerine, yara ve ameliyat izlerine, otonomik ganglionlara düşük dozlarda lokal anestezikler şeklinde uygulandığını ifade eden Uzm. Dr. Eren Yıldırım, nöral terapinin hangi hastalıklarda uygulandığını ise şöyle anlattı: “Nöral terapi (NT) boyun, sırt ve bel ağrıları, diz, kalça, omuz ağrıları, fibromyalji, kronik yorgunluk sendromu, boyun ve kas kaynaklı baş ağrıları, romatizmal hastalıklar, zona ve sekeline bağlı ağrılar, trigeminal nevraji, yüz felci, alt ekstremite dolaşım bozukluğu, huzursuz bacak sendromu, kulak çınlaması ve baş dönmeleri, nevralji gibi hastalıkların tedavi sürecinde etkilidir.”

  • MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aydın: “Akdeniz ve Egedeki tarihsel çıkarlarımıza sırt dönmemiz mümkün değildir”

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aydın: “Akdeniz ve Egedeki tarihsel çıkarlarımıza sırt dönmemiz mümkün değildir”

    Milliyetçi Hareket Partisi Yakutiye ilçe kongresi yapıldı.

    MHP Genel Başkan Yardımcısı, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Erzurum İl Başkanı Naim Karataş, Erzurum Ülkü Ocakları İl Başkanı Abdulkadir Gökçan, Uzundere Belediye Başkanı Hilmi Aktoprak, İl yönetim kurulu üyeleri, İlçe başkanları, İlçe yönetimi ve çok sayıda teşkilat mensuplarının katılımı ile gerçekleştirilen kongrede birlik ve beraberlik mesajları verildi.

    “İstiklal İçin Birlik, İstikbal İçin Dirlik; Kazanan Türkiye Olacak” teması ile yapılan kongrede konuşan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın; “Akdeniz’de son günlerde yaşanan olaylara değinerek Yunanistan gerilim politikalarını körükleyerek Türkiye’nin sabır ve tahammül ölçülerini kırılma noktalarına ve son aşamaya kadar getirmiştir. Yunanistan uluslararası hukuku çiğnemekte ve ateşle oynamaktadır. Yunanistan’ı kışkırtan Fransa kazanana oynamak üzere kurulan şer ittifaklar ile kumar masasına oturanlar, tanıdık ve bildik ülkelerdir. Akdeniz ve Egedeki tarihsel çıkarlarımıza sırt dönmemiz mümkün değildir. Tansiyonu yükseltenler bilsinler ki Türkiye bunlara boyun eğmedi bundan sonrada eğmeyecektir”.dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum İl Başkanı Naim Karataş ise yapmış olduğu konuşmada kongrenin ülkemize, milletimize, ilimize, ilçemize ve camiamıza hayırlı olsun temennilerinde bulunarak, “Yakutiye ilçesinin görev ve sorumluluk alanı Erzurum’un çekirdek noktasını teşkil edip, ticari, idari, yönetim, askeri, kültürel ve sağlık, şehrin ana yükünü ve temel kurumların ağırlığını da Yakutiye ilçesi sınırları içerisinde görmekteyiz. Bu yönüyle Yakutiye ilçesi yönetim, ticaret ve kültür merkezidir.” dedi

    Konuşmaların ardından yapılan genel kurulda İlçe Başkanlığına seçilen Sinan Demir teşekkür konuşması yaptı.

  • Göğüs kafesi açılmadan kalp ameliyatı mümkün

    Göğüs kafesi açılmadan kalp ameliyatı mümkün

    Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren, son yıllardaki önemli gelişmeler sayesinde birçok kalp ameliyatını göğüs kemiğini açmadan yapıldığını belirterek küçük kesilerle yapılan kalp ameliyatlarına artık koroner bypass ameliyatları da eklendiğini bildirdi.

    Koroner bypass ameliyatları erişkinlerde en sık yapılan kalp ameliyatları arasında yer aldığını açıklayan Medicana Internetional Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren, koroner bypass ameliyatları genellikle göğüs kemiğinin önden kesilmesi şeklinde yapıldığını açıkladı ancak son yıllarda teknolojideki önemli gelişmeler sayesinde birçok kalp ameliyatını göğüs kemiğini açmadan yapılabileceğini vurguladı.

    Küçük kesi ameliyatlarına Bypass’ta eklendi

    Kalp kapağı ameliyatları, kalp içindeki delikler gibi birçok patoloji göğüs yan duvarlarında yapılan küçük kesiler ile gerçekleştirilirken, küçük kesilerle yapılan kalp ameliyatlarına artık koroner bypass ameliyatlarının da eklendiğini bildiren Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren, “Bypass ameliyatı ihtiyacı olan hastaların yüzde 70 inde ameliyat meme üzerinden yapılan küçük bir kesi ile gerçekleştirilebilmektedir. Bypass ameliyatlarında önemli bir konu da greft olarak bacak damarları kullanılmak zorunluluğu olduğunda bacağın damar uzunluğunda bir kesi ile açılması zorunluluğu idi. Küçük kesili ameliyatlarda bacaktan damar almak gerektiğinde bunu endoskopik olarak bir iki santimetrelik kesilerle yapmak mümkün olmaktadır. Özellikle kilolu hastalarda bazen bacaktaki kesiler iyileşme süresi çok uzun süren sorunlar halini alabilmekteydi. Halbuki endoskopik olarak bacaktan damar alındığında sadece 2 cm.lik bir kesi olmaktadır ve yine iyileşme süresi birkaç gündür” dedi.

    Küçük kesi ameliyatların avantajları

    Küçük kesi ile yapılan ameliyatlarda göğüs kemiği kesilmediği için iyileşme çok hızlı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Eren, “Normalde göğüs kemiği kesildikten sonra kemiğin iyileşme süresi ortalama 45-60 gündür. Bu süre zarfında hastanın kemiğe yük bindirici hareketlerden kaçınması gerekir. Yatarken sağa sola dönmemeye dikkat etmelidir. Halbuki bir çok insan sırt üstü yatmaya alışkın olmadığından bu süreçte bazı sıkıntılar yaşayabilmektedir. Küçük kesilerle yapılan ameliyatlarda hasta ortalama ameliyattan 4-5 gün içinde taburcu edilir. Yan yatabilir. Genellikle 10 gün içinde normal yaşantısına döner.” açıklamalarına bulundu.