Etiket: Mültecilerin

  • Suriyeli mültecilerin hayatı film oluyor

    Ülkesindeki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyeli mültecilerin dramı kısa film oluyor. Haziran ayında çekimlerine başlanacak filmin başrol oyuncuları Gönül Nagiyeva ’Ruksan’ karakterini, Ergün Kuyucu da ’Hasan’ karakterini canlandıracak.

    Ülkesindeki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyeli mültecilerin dramı kısa film oluyor. ’Yüzme Öğreniyorum’ adıyla seyirci karşısına çıkacak film, Suriyeli mülteci karı koca Ruksan ve Hasan’ın Avrupa’ya kaçış öyküsünü konu alıyor. Başrol oyuncuları Gönül Nagiyeva ‘Ruksan’ karakterini, Ergün Kuyucu da ‘Hasan’ karakterini canlandıracak.

    Filmin sahneleri İzmir ve Ege denizinde geçecek. Suriyeli mültecilerin Avrupa’ya kaçak geçiş için kullandıkları Ege denizi-Yunanistan hattında yaşanan trajedi canlandırılacak. Güzel oyuncu Gönül Nagiyeva’yı filmde zorlu rollerin beklediği belirtildi. Ruksan karakterini canlandıracak olan Nagiyeva’nın deniz altı dalış sahneleriyle heyecanı doruklara yükselteceği ifade edildi. Son üç yılda Ege denizinde 500’den fazla kişi boğularak can verdi.

    Senaristliğini ve yönetmenliğini Serpil Altın’ın, yapımcılığını Korhan Uğur’un yapacağı ’Yüzme Öğreniyorum’ adlı filmin proje çalışmalarının başlatıldığı belirtildi. Filmin çekimlerine ise Haziran ayında İzmir’in Çeşme ilçesinde başlanılacağı duyuruldu.

    “Mülteci olmak savaşın trajedisinden kurtarmıyor”

    Filmin başrol oyuncusu Gönül Nagiyeva, “Mülteci olmak savaşın trajedisinden kurtulmak anlamına gelmiyor. Milyonlarca insan evini, ülkesini bırakıp daha zor şartlarda başka yerlerde yaşamak zorunda kaldılar. Sabah uyandıklarında neyle karşılaşacaklarını dahi bilmeden büyük zorluklarla hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Mülteci olarak sığındıkları ülkede adeta bir çocuk gibi hayatı, bölgeyi, dili, yaşamı yeniden öğrenmek durumunda kalıyorlar” dedi.

    Mülteciler konusunda çok şey bildiğini ifade eden Nagiyeva, “Daha önce başrol oynadığım Terkedilmiş filminde de Suriyeli bir kadın karakterini canlandırmıştım. O film öncesi Suriye hakkında geniş araştırma yapmıştım. Mültecilerle uzunca sohbet etmiş, yaşadıkları hakkında bilgiler edinmiştim” diye konuştu.

    Film destek ödülü aldı

    Haziran ayında çekimlerine başlanılacak olan film, Kısakes Film Festivali Pitching Platformu’ndan proje destek ödülü aldı. Filmin danışmanlığını ise uluslararası alanda büyük ses getiren filmlerin arkasındaki isim Zeynep Atakan yapacak. Atakan, pek çok film festivalinden ödül alan yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın; İklimler, Üç Maymun, Bir Zamanlar Anadolu’da, Kış Uykusu ve henüz gösterime girmemiş olan Ahlat Ağacı filmlerinin yapımcısı.

  • Billboardlarda mültecilerin fotoğrafları sergilenecek

    Gazeteci ve televizyon habercisi Korcan Karar, Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki mülteci kampında çektiği fotoğrafları, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, billboardlarda sergileyecek.

    Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki mülteci kampında çektiği fotoğrafları İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesinde bulunan billboardlarda sergileyecek olan Gazeteci ve televizyon habercisi Korcan Karar, serginin 20 Mayıs Cumartesi günü, saat 19.00’da açılacağını belirterek, açılışın Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’ın yapacağını ve herkesin davetli olduğunu söyledi.

    Açacağı sergi hakkında bilgi veren Karar, “Son dönemde Akdeniz ve Ege Denizinde yaşanan mülteci dramlarına, bir kez daha dikkat çekmek amacıyla ama içinde kan, ölüm olmayan fotoğraflarla açılacak bir sergi olacak. Bizim topraklarımızdan suyun öteki tarafına, yani Yunanistan’ın Sakız Adası’na giden mültecilerin yaşadıkları kampa ilk kez girdim. Mültecilerin yaşadığı Souada Kampı, Sakız Adası’nın merkezinde. Bu kampta, Çeşme’den giden mültecilerin nasıl bir hayat sürdüklerini fotoğrafladım. Varil bombasından kurtulan bir yaşındaki Makbule bebek ve ailesinin dramını görüntüledim. Kampta, sadece Suriye’den gidenlerin olmadığını, Afganistan, İran, Irak ve Afrika ülkelerinden giden mültecilerin olduğunu da gördük” dedi.

    “Vatansız insanların dramını anlatmak istedim”

    Fotoğraf sergisi ile bir kez daha mültecilerin yaşam şartlarını anlatan, dünyanın dikkatini bir kez daha bu soruna çekmeyi amaçladığını vurgulayan Karar, “Bu çektiğim fotoğraflar, fotoğraf gazeteciliği türünde bir çalışma. Adı da benim için çok önemli, geceler boyu ’nasıl bir isim olmalı’ diye düşündüm. ’Suyun öteki tarafındaki vatansızlar’ ismi ortaya çıktı. Çünkü vatan çok önemli. Ne mutlu bize ki, bir vatana sahibiz. Ama bu insanlar artık bir vatana sahip değiller. Geleceklerinin ne olduğunu bilmeden bir ölüm yolculuğuna çıkıyorlar. Kimisi sulara gömülüp çoluğu çocuğu ile beraber hayatını kaybediyor, kimisi ise bin 400 kişinin yaşadığı Sakız Adası’nın merkezindeki Souada Kampı’na ve diğer adalardaki kamplara ulaşıyor. Bu sergi, gazeteci, televizyon habercisi Korcan Karar’ın bir sergisi. Ancak, bu sergide altını çizmek istediğim, vatansız insanların dramı. Şunun altını çizmem gerekiyor; bizler çok önemli, çok büyük ve çok iyi ve kaliteli vatana sahibiz. Onun da değerini bu fotoğraflara baktığımızda bir kez daha idrak edeceğiz” diye konuştu.

    “Bombalardan kaçmışlar”

    Sergiyi; Akdeniz’de, Ege’de ve dünyanın dört bir yanında, sınırlarda bu dramı yaşayan mültecilerin anısına düzenlediğini ifade eden Korcan Karar, şöyle devam etti: “Alaçatı’da yaşayan bir gazeteci olarak, bu benim görevimdi. Bu kampa geçtiğimiz ay girdim. Souada Mülteci Kampı, Birleşmiş Milletler bünyesinde, bin 400 kişinin yaşadığı, içinde en az bir yıldır kampta yaşayan mülteciler var. Zor şartlarda yaşıyorlar. Beni en çok etkileyen, Halep’teki varil bombardımanından kaçan bir ailenin dramı oldu. Ailenin babası bir ressam. Anne, ev hanımı. O bombalardan kurtulmuş, bir yaşındaki güzel Makbule bebeğin ve ailesinin yüzüne baktığınızda yaşadıkları dramı anlıyorsunuz. Kampta, plastik odalarda yaşayan, Afrin’deki bombalardan kaçan Suriyeli vatansızlar da beni çok etkilemişti. Fotoğraflarını çektiğim iki kız çocuğu da Şam’daki varil bombalarından kurtulmuşlar. Suriye’nin Daraya kentindeki bombardımandan kaçan kadınların da, ailelerinin çamaşırlarını tel örgülere asarken fotoğraflarını çektim. Souada Kampı, Sakızlıların yaşadığı evlerin hemen yanında yer alıyor.”

    “Serginin açılışında, bu drama karşı ortak haykıralım”

    Billboard fotoğraf sergisinin Türkiye’de bir ilk olduğunun altını çizen Korcan Karar, “Bugüne kadar Türkiye’de, yan yana olan billboardlarda açılmış bir fotoğraf sergisi yok. Sergi, tamamen Çeşme’deki imkanlarla gerçekleştiriliyor. Çeşme’de renk ayrımı yapıldı, Çeşme’de alt yazısı yazıldı, Çeşme’de baskıya girdi. Renk ayrımlarını yaparak basan Mehmet Fidan’a da emeğinden dolayı teşekkür ediyorum. Çeşme dışından hiçbir destek alınmadan gerçekleştirilen, Türkiye’nin ilk billboard fotoğraf sergisi olacak. Bu özelliği de vurgulamadan geçmek istemedim. Serginin açılışına bütün halkımızı davet ediyorum. Halkımızın da katılımıyla, hep beraber, mültecilerle ilgili, bir kez daha Çeşme’den dünyaya mesaj yollayalım. Kalabalık olalım ki, bu mesaj kuvvetli gitsin. Sadece benim fotoğraflarımla değil, serginin açılışına gelecek her vatandaşımızın bu drama karşı ortak haykırışı olsun” diyerek çağrı yaptı.

  • (Özel Haber) Macaristan’da mültecilerin serbestçe dolaşımı yasaklandı

    Macaristan’da mültecilerin ülke içinde serbestçe dolaşımı çıkarılan yeni kanunla birlikte bugünden itibaren yasaklandı.

    Alınan kararla yasal ya da yasa dışı yollardan Macaristan’a girerek iltica başvurusunda bulunan mülteciler, başvurularının Macar yetkililer tarafından cevaplanana kadar kaldıkları kamptan dışarı çıkamayacaklar. Macar İçişleri Bakanlığı, Macaristan genelinde 320 mültecinin sığınma hakkı talebinde bulunduğunu, bu mültecilerin şimdiye dek kaldıkları kamplardan serbestçe dışarı çıkarak yaşadıklarını, ancak çıkarılan yeni kanunla birlikte mültecilerin sığınma talepleri cevaplanana kadar kamptan çıkamayacaklarını açıkladı.

    Macaristan geçtiğimiz yıllarda Sırbistan ile 175 kilometre olan sınırını jiletli tel örgüyle örmüş, mültecilerin gelmesini engellemişti. Macaristan’ın Sırbistan ile olan Tompa sınır kapısında haftalardır bekleyen mülteciler ise Macar hükümetine kızgın.

    Bazıları haftalardır, bazıları aylardır kampta

    Önce İzmir ardından da Yunanistan üzerinden 2 hafta önce Sırbistan’a geldiğini belirten Libyalı Süfyan, Macaristan ve Avusturya üzerinden Fransa’ya gitmek istediğini, ancak Macarların buna izin vermediğini söyledi. 5 gündür soğuk havalarda dışarıda yattığını bu nedenle de hastalandığını belirten Süfyan, hastalığının her geçen gün ilerlediğini, kendilerine günde bir kez yemek ve bir kez su verildiğini söyledi. 5 aydır Sırbistan’da olduğunu söyleyen Faslı Kerim ise ailesinin İtalya’da olduğunu, Avusturya’ya gitmek istediğini, Macaristan’ın problem çıkardığını ve geçişlerine izin vermediğini belirtti. 2 sene Türkiye’de yaşayan Cezayirli mülteci Ahmed, önce İstanbul ardından İzmir’de yaşadığını, daha sonra ise Yunanistan’a geçerek burada 6 ay cezaevinde yattığını, serbest kaldıktan sonra Makedonya üzerinden Sırbistan’a geldiğini açıkladı. Macaristan’ın ülkeye girmesine izin vermediği için haftalardır dışarıda yattığını, elbiselerini yıkayarak yol kenarındaki tel örgülerde kuruttuğunu söyleyen Ahmed, ailesinin Fransa’da olduğunu, kendisinin de ailesinin yanına gitmek istediğini, bir buçuk yıldır Fransa’ya gitmeyi başaramadığını belirtti. Macaristan-Sırbistan sınırındaki mülteciler daha önce Türkiye’de kaldıklarını, Türk devletinin kendilerine çok iyi baktığını, hiçbir zaman dışarıda yatmadıklarını, Türkiye’nin değerini çok daha iyi anladıklarını belirterek, Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sevdiklerini söylediler.

    Macaristan’ın Kiskunhalas şehrindeki kapalı mülteci kampında açıklamada bulunan Macar vatandaşı Karoly ise şehirlerinde 2 adet mülteci kampının bulunduğunu, şehirlerinde mültecilerle ilgili hiçbir negatif olay yaşanmadığını, buradaki halkın neredeyse tamamının şehirlerindeki mülteci kamplarının kapanmasını istediklerini kaydetti. Bugünden itibaren geçerli olan karar yaklaşık 3 hafta önce alınmıştı.

  • 11 yaşındaki Suriyeli mültecilerin dili oldu

    Ülkesinde yaşanan savaş yüzünden 2 yıl önce ailesiyle birlikte Elazığ’a yerleşen 11 yaşındaki Suriyeli Muhammed Alisa, Türkçe öğrenerek, kentteki mültecilerin dili oldu.

    Suriye’nin Deyrizor şehrinde yaşayan 11 yaşındaki Muhammed Alisa, yaklaşık 2 yıl önce ülkesindeki savaştan kaçarak ailesiyle birlikte Türkiye’ye sığınarak, Elazığ’a yerleşti. Geldiğinde hiç Türkçe bilmeyen Alisa, çevresinden duyarak ve okula giderek Türkçe okumayı ve yazmayı öğrendi. Elazığ 60. Yüzyıl İlkokulunda 3. sınıf öğrencisi olan ve akıcı bir şekilde Türkçe konuşan Alisa, okuldan arta kalan zamanlarında Elazığ İHH İnsani Yardım Derneğinde mültecilere tercümanlık yapıyor. İHH’nın rehber ihtiyacı durumunda çağırdığı Alisa, vatandaşların hem dili hem kulağı oluyor.

    Babası, annesi ve 4 kardeşiyle birlikte savaştan kaçarak Türkiye’ye geldiklerini belirten Muhammed Alisa, Elazığ’a geçici olarak akrabalarının yanına geldiklerini ve daha sonra ev kiralayarak yerleştiklerini söyledi. Geldiğinde hiç Türkçe bilmediğini ifade eden Alisa, “2 yıl içerisinde duyarak Türkçeyi öğrendim. Yazma ve okuma olmak üzere hepsini çözdüm. İHH’ya gelip Berat ağabeyinin yanına oturuyordum. Arapça bildiğim için Berat ağabey bana ‘Muhammed bizim bazı sıkıntılarımız oluyor. Sen Arapça bildiğin için bizim yanımızda gel ve tercümanlık yap’ dedi. Ben de kabul ettim. Onlar bana Türkçe söylüyor ben de Arapça çeviriyorum” dedi.

    Okuldan sonraları derneğe geldiğini anlatan Alisa, “Bana da bir ücret veriyorlar. Ben de aldığım para ile babama ve anneme yardım ediyorum. Berat ve Resul ağabey beni çok seviyorlar ve memnunlar. Sevdikleri için nereye giderlerse beni götürüyorlar. Türkiye’yi ilk önce sevmiyordum. Çünkü hep Türkçe konuşuyorlar ve ben de anlamıyordum. Her akşam ağlıyordum. Akrabam gelince çok sevinmiştim arkadaşlarımla oynuyordum. Türkçe bilmediğim için ilk önce okula gitmeyi istemiyordum. Türkçeyi öğrendim şimdi arkadaşlarım var, burukta olsa mutluyum” diye konuştu.

    Alisa’nın İHH’ya ilk geldiğinde yardım talebinde bulunduğunu dile getiren İHH Elazığ Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Berat Aydın ise şunları kaydetti:

    “Bu yardım talebini karşılıksız bırakmadık ve gereken desteği verdik. Daha sonra kısa bir muhabbet ettik. Muhammed’in Türkçesinin çok iyi olduğunun farkına vardım. Bunun üzerine kendisine teklifte bulundum. Yanımda çalışmasını ve bana yardımcı olmasını rica ettim. Sağolsun ricamızı geri çevirmedi ve yanımızda tercümanlık yapıyor. Günlük harçlığını da veriyoruz. Bize çok yardımcı oluyor ve çok desteği var. Bizde kendisini çok sevdik. İnşallah Allah yolunu açık eder ve bundan sonra da bizimle beraber böyle devam eder.”

  • Suriyeli mültecilerin yeni çadır sevinci

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesindeki Süleyman Şah Konaklama Tesisleri’nde kalan Suriyeli mültecilere yeni çadırlar verilmeye başlandı. Yaklaşık 5 bin 500 aileye verilecek çadırlar bugünden itibaren (A) Mahallesinde kurulmaya başlandı.

    Edinilen bilgiye göre, Suriye’de yaşanan iç savaştan sonra Türkiye’ye kaçarak Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesindeki Süleyman Şah Konaklama Tesisleri’nde kalmaya başlayan Suriyelilerin kaldıkları çadırlar yenileniyor. Kampta kalan yaklaşık 30 bin Suriyeli için 5 bin 500 adet yeni çadır getirtildi. Kalabalık aileler için ise 400 adet ek çadır istendi. Kampa ulaşan 5 bin 500 çadır, görevliler tarafından kurulmaya başlandı. Eski çadırları söken görevliler yerine yenilerini monte ederken, çadırların altındaki kırık ve bozuk kilitli parke taşları da söküldü.

    Çadır kentte kalan Suriyelilere yeni çadır verilmesiyle ilgili açıklamada bulunan Akçakale Kaymakamı Selçuk Yosunkaya, “Malumunuz üzere çadır kentte en son 2013 yılında yenilik yapılmıştı. Biz de çadırlarımızın eskidiğini ve deforme olduğunu gördük. Bu konuyla ilgili görüşmeler yapıldı. Sağ olsun AFAD İl Müdürlüğü bu talebimize olumlu cevap verdi. Şu anda tarafımıza 5 bin 500 adet çadır verildi. Suriyeli misafirlerimizin daha iyi koşullarda yaşaması amacıyla yeni çadırlar gönderildi. Dün itibariyle ilk mahallemizde çadırlar kurulmaya başlandı. İnşallah amacımız en kısa zaman içerisinde 5 bin 500 çadırlarımızın kurularak misafirlerimizin en iyi şartlarda yaşamasını sağlamaktır. Hem kampta kalan kalabalık ailelerimizin birden fazla çadıra yerleştirilmesi, hem de dışarıda bizlerden yer bekleyen Suriyeli kardeşlerimizin çadırlardan yararlanmalarını sağlamak için çalışmalarımız devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Suriyeli mültecilerden Ahmet Esserdi ise yeni çadır verilmesinden dolayı memnuniyetini dile getirerek, Türk devletine, halkına ve Akçakale Kaymakamı’na teşekkür ettiğini ifade etti.