Etiket: mülteci

  • Didim’de 15 Mülteci Denizin Ortasında Mahsur Kaldı

    Aydın’ın Didim İlçesi’nden Yunanistan’a geçmek isteyen 15 mülteci, şişme botun delinmesiyle denizin ortasında mahsur kaldı.

    Sahil Güvenlik Ekipleri, saatler süren çalışmalar sonucunda 2 göçmenin cansız bedenine ulaştı. Yaralı olarak kurtarılan 2’si çocuk 5 mülteci ise Hastaneye kaldırıldı.

    Didim’de Suriyeli mültecilerin umuda yolculuğu yine hüsranla bitti. Edinilen bilgilere göre; Yunanistan’ın Samos adasına gitmek isteyen 15 Suriye uyruklu mülteci, dün gece 23:00 sıralarında Manastır Koyu’ndan şişme botla denize açıldı. Kısa süre sonra lastik botun delinmesiyle denizde mahsur kalan Suriyelileri kurtarmak için Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı ekipler çalışma başlattı. Kurtarma çalışmalarında 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, denizde kaybolan 13 göçmeni de başarılı bir kurtarma operasyonuyla ölümden kurtardı. Denizden çıkarılan 13 kişiden 2’si çocuk 5 yaralı Didim Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, geride kalan çoğunluğu kadın ve çocuk olan 8 göçmen ise gerekli işlemler için Sahil Güvenlik Komutanlığı’na götürüldü. Hayatını kaybeden 2 göçmenin cenazeleri Didim Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.Havaların soğumasıyla kaçak geçişlerin arttığı Didim’de, Jandarma ve Emniyet ekipleri mültecileri kaçıran organizatörleri yakalamak için çalışma başlattı.

    Öte yandan, Sahil Güvenlik Komutanlığı’na götürülen çoğunluğu kadın 8 mülteci için, Didim Belediyesi Kültür Sosyal İşleri Birimi elbise, ayakkabı, battaniye ve sıcak yemek yardımında bulundu.

  • Başkan Hiçyılmaz, İzmirde Düzenlenen Mülteci Olmak Ve Haklarım, Kimliğim Temalı 9. Ab Gençlik Forumuna Katıldı

    Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve AB Bilgi Merkezleri Ağı tarafından İzmir’de düzenlenen “Mülteci Olmak ve Haklarım, Kimliğim” temalı 9. AB Gençlik Forumu’na katıldı.

    Gençlik forumunda; AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber, Ege Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Başkanı Mustafa Güçlü ile çok sayıda davetli ve üniversite öğrencileri yer aldı.

    Forumun açılışında konuşan Başkan Hiçyılmaz, AB Türkiye Delegasyonunu; AB Bilgi Merkezleri Ağı vasıtasıyla, ülkemiz ve AB arasında sarsılmaz bağlar kurulması yönündeki çalışmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Hiçyılmaz, “AB Türkiye Delegasyonu ile Kayseri Ticaret Odası olarak uyumlu bir çalışma sürdürdüğümüzü belirterek, AB üyelik sürecinde bu ilişkilerin ülkemiz için önemli olduğunu biliyor ve AB Türkiye Delegasyonu çalışmalarına şimdiye kadar olduğu gibi her zaman katkı sağlayacağımızı da söylemek istiyorum” dedi.

    Mülteci Hakları konusunda görüşlerini paylaşan Hiçyılmaz, İnsan haklarına saygı temeline dayanan hoşgörü anlayışının Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile sürdüğünü ve bugün de devam ettiğini vurguladı.

    Hiçyılmaz, “Özellikle son yıllarda insan hakları ihlallerinin had safhaya ulaşması, dünyada farklı ırk ve dinden olan insanlara karşı kısıtlayıcı uygulamaların yapılması, vicdanlarda çok derin yaralar açmakta ve dünya barışının önünde engel oluşturmaktadır. İsrail’in, Filistinlilere karşı uyguladığı zulüm ve insan hakkı ihlalleri, Arakan’da Müslüman topluma karşı uygulanan mezalim bunun örnekleridir. Komşularımızda yaşanan olumsuz gelişmelerin ortaya çıkardığı ve karşımızda duran en önemli sorun ise mülteci konumuna düşen milyonlarca insanın varlığıdır. Dünya üzerinde yaşanan bu olumsuz gelişmeler, hoşgörü anlayışımız gereği bizleri derinden üzmekte ve yaralamaktadır” diye konuştu.

    Konuşmasında Türkiye’nin, Suriye’de yaşanan iç savaş hali ve siyasi istikrarsızlık sonucu yaşanan zulümden kaçan 2,5 milyon masum ve savunmasız insana sahip çıktığının altını çizen Hiçyılmaz, “Türkiye’nin, Suriye’de güvenli bir tampon bölge oluşturulması ve mültecilerin kendi topraklarında barınabilmelerine yönelik girişimler aciliyet arz etmektedir. Tüm dünya milletleri, Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle oluşan mülteci krizinin çözümü noktasında harekete geçmelidir. Yaşanan bu mülteci krizi noktasında Birleşmiş Milletler, ABD ve AB başta olmak üzere uluslararası topluma önemli görevler düşmektedir” ifadelerini kullandı.

    Kadın çoluk çocuk demeden savaş ve zulümden kaçarak can güvenliği içinde bir lokma ekmek bulabilme çabası içinde olan insanların yardım eli beklediğini ifade eden Hiçyılmaz, “Yaşam savaşı uğruna göç yollarında, denizlerde ölen yüzlerce mültecinin varlığı önümüzde dururken; duyarsız kalamayız, başımızı kuma gömemeyiz. Ülkemizin, Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanması noktasında yaptığı fedakârlıklar ortadadır. Türkiye, zor günlerinde bu insanlara karşı insanlık görevini yerine getirmektedir. Ne yazık ki uluslararası toplum, mülteci krizinin önemini cansız bedeni Bodrum sahiline vuran 3 yaşındaki Aylan bebek ile fark edebilmiştir. Dünya milletleri de, insanlık adına böyle bir görevin olduğunu hatırlaması ve geç kalınmış olsa bile başka Aylan bebeklerin ölmemesi için harekete geçilmesi gerektiğini fark etmelilerdir” şeklinde konuştu.

    AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber ve Ege Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Başkanı Mustafa Güçlü’nün de birer konuşma yaptığı forumda “Mülteci Olmak ve Haklarım, Kimliğim” teması hakkında katılımcılar tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Etkinlik, beden müziği aktivitesinin gerçekleştirilmesi ile sona erdi.

  • Suriye’den kaç mülteci geldi?

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suriye’den gelen mülteci sayısının 130 bini aştığını açıkladı.

    Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Hilton Hotel’de gerçekleşen Japonya-Türkiye ortak sempozyumuna katıldı. Sempozyum sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Kurtulmuş, bir gazetecinin Suriye’den gelen mültecilerle ilgili sorusu üzerine, “Perşembe gecesinden itibaren Kobani bölgesi Kürtçe adıyla, o bölgeden kaçan Kürt kökenli kardeşlerimizin Türkiye’ye doğru yoğun akışları oldu. Perşembe gecesi Cuma sabahına kadar 4 bin 500 civarında kişi geldi ama IŞİD birliklerinin çok yakın bir noktaya gelmiş olması oradan çok hızlı bir kaçışın başlamasına vesile oldu. Bizler de oradan kaçan insanlara ilk planımız sınır dışında onları ağırlamak, orada insani yardımlar sunmaktı ama taşıdıkları insani risk, hayat tehlikesi göz önünde bulundurularak kapımız açıldı” diye konuştu.

    “YAKLAŞIK 70 BİN İNSAN KOBANİ BÖLGESİNDEN URFA’NIN SURUÇ İLÇESİNE VE ÇEVRESİNDEKİ YERLERE GELMİŞ OLDU”
    Açılan kapının bilinen sınır kapısı anlamında olmadığını kaydeden Kurtulmuş, “Yaklaşık 30 kilometrelik bir alanda 8 ayrı noktada tel örgüler kesilerek bu insanların Türkiye’ye girmesine müsaade edildi. Cuma günü yaklaşık saat 13’te kapı açılmıştı. Cumartesi sabahına kadar yaklaşık 70 bin insan Suriyeli Kobani bölgesinden Urfa’nın Suruç ilçesine ve çevresindeki yerlere gelmiş oldu. İlk andan itibaren gelen Suriyelilerin kendi akrabalarının yanına yerleştirilmesi kontrollü olarak sağlandı. Biz Cumartesi günü İçişleri Bakanı Efkan Ala Bey, Tarım Bakanımız Mehdi Eker Bey ile birlikte oradaki göçmenlerin sorunlarını yerinde incelemek için sınır bölgesine, Suruç’a ve sınır bölgesine Mürşitpınar kapısına ve diğer yerlere ziyaretlerde bulunduk. Orada memnuniyetle ifade etmekle isterim ki, akrabaları olmayanlar yatılı bölge okuluna, yatılı bölge okulunun bahçesindeki çadır kente yerleştirildi. Ayrıca sınır bölgesinden gelenlerde kontrollü bir şekilde kayıt altına alınarak içeriye sokulmaya çalışıldı” ifadelerini kullandı.

    “PERŞEMBE GECESİ YAPTIĞIMIZ TOPLANTIDA EN KÖTÜ SENARYOYA DA HAZIRLIKLIYDIK”
    “Perşembe gecesi yaptığımız toplantıda en kötü senaryoya da hazırlıklıydık” diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
    “En kötü senaryoda şu; yüz binleri bulan bir göçmen dalgası olursa ne yapacağız? Bununla ilgili her türlü hazırlığımızı yaptık. Lojistik desteklerimiz, AFAD’ın yardımları, bu gelenlerin güvenliklerinin sağlanması konusunda en ufak bir ayrıntıyı dahi ihmal etmeden hazırlıklar yapıldı. Çok şükür beklediğimiz oranda bir göç dalgası olmadı. Ümit ederiz şimdiye kadar göç etmiş olanlar da en kısa zamanda barış ortamı sağlanarak kendi memleketlerine dönmeyi başarırlar. Dün itibariyle sınırın hemen yanındaki bölge insansız bölge haline getirildi. Yani sadece Suriye’den gelenler oraya girebildiler. Oranın çıkışında da Suriye’den gelenlerimiz tamamıyla kayıt altına alınarak ilgili yerlere aktarılmış oldular. Son derece ciddi bir şekilde en ufak bir detay ihmal edilmeksizin gelenler kontrollü bir şekilde Türkiye’ye kabul edildi. IŞİD’in saldırıları devam ederse Kobani bölgesinde tam karşısında, Mürşitpınar Sınır Kapımızın karşısında şehir var. Hem o şehirde hem o bölgeden şehre gelmiş insanların Türkiye’ye daha yoğun bir şekilde gelişleri söz konusu olabilir. Bunlarla ilgili de hazırlıklarımız devam ediyor. Ümit ederim ki çok kalabalık bir göçmen dalgasıyla karşı karşıya kalmayız. Kalırsak da her türlü tedbirimizi almış bulunmaktayız.”

    “NET SAYIMIZ YAKLAŞIK 130 BİN CİVARINDA”
    Gelen mülteci sayısının ve bundan sonra kaç kişiye karşı hazır olunduğunun sorulması üzerine Kurtulmuş, “Net sayımız yaklaşık 130 bin civarında. Hatta 130 bini aşmış bir sayıdan bahsedebiliriz. Söz konusu bölgenin toplam nüfusu 400 küsur bin. Yoğun yüz binlerle ifade edilebilecek göç dalgası muhtemeldir. Bu muhtemel dalgaya karşı hazırlıklı olduğumuzu ifade etmek isterim” dedi.
    Türkiye’nin fedakârlıklarla 24 saat dolmadan 70 bin kişiden bir kişinin bile burnunun kanamadan içeriye alınıp ilgili yerlere nakledilmesinin kolay olmadığını belirten Kurtulmuş, “Çok zor bir iş başarılıyor. Bu doğal afet değil. Karşı karşıya kaldığımız şey maalesef insan eliyle yaratılan bir felakettir. Dolayısıyla daha kaç köyün basılacağı, daha kaç kişinin göçmen haline getirileceğini bilmiyoruz. Karşı tarafta kontrol edilemez bir güç sivil insanlara karşı bir saldırı içerisinde. Dolayısıyla afetin boyutu, doğal bir afetin boyutundan daha tehlikeli, daha riskli, daha bilinmezleri içeren bir durumdur. Tüm bunların hepsine hazırlıklıyız. Bu da Türkiye’nin gücünü gösteriyor” şeklinde konuştu.

    “HİÇ KİMSE SURİYE’DEN GELEN, KOBANİ’DEN GELEN KÜRT KARDEŞLERİMİZ ÜZERİNDEN SİYASİ BİR ŞOV YAPMAYA KALKMASIN”
    “Hiç kimse Suriye’den gelen, Kobani’den gelen Kürt kardeşlerimiz üzerinden siyasi bir şov yapmaya kalkmasın” diyen Kurtulmuş, “Hiç kimse oradaki yardım faaliyetlerini zorlaştıracak eylemlilik içerisinde olmasın. Özellikle bunu istirham ediyorum. Biz gelenin kimliğinin ne olduğuna bakmıyoruz” ifadelerini kullandı.
    İnsanların geri dönmesinin oradaki siyasal şartların iyileşmesiyle orantılı olduğunu bildiren Kurtulmuş, “Oradan gelen mülteciler, hele cumartesi gününden sonra çok daha düzenli bir şekilde herkes tek tek kaydediliyor. İki ana giriş noktasından itibaren kaydediliyor. Bunların hepsi kontrol altındadır. Kimse endişe duymasın” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Gül’den korkunç uyarı

    Cumhurbaşkanı Gül’den korkunç uyarı

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Financial Times’a yaptığı açıklamada, Şam yönetiminin Türkiye’ye karşı kimyasal silah kullanma ihtimali konusunda uyarıda bulundu.

     

    Gül, bu tehdide NATO‘nun sağlayacağı Patriot füzeleriyle karşılık verilebileceğini belirtti.

     

     

    Gül, ‘Suriye‘nin kimyasal silahlara ve bu silahları taşıyabilecek eski Sovyet sistemine sahip olduğu biliniyor. Bu anlamda bir çılgınlık yapılması ve böyle bir hamleye girişilmesi ihtimaline karşılık hazırlık planları yapılmalı, NATO’nun şu an yaptığı şey de bu ‘ dedi.
    Ankara‘nın NATO’dan Suriye sınırına Patriot füzeleri konuşlandırılmasını istemeyi değerlendirdiğini belirten Financial Times, Gül’ün sözlerinin Ankara’nın Suriye’nin kendisine karşı kimyasal silah kullanması konusundaki kaygılarını sergileyen şimdiye kadarki en net açıklama olduğunu belirtti.
    Cumhurbaşkanı Gül’ün aynı zamanda eski bir dışişleri bakanı olduğunu hatırlatan gazete, Gül’üTürkiye’nin uluslarası alanda en çok bilinen yüzlerinden biri olarak tanımladı.
    ‘MÜLTECİLER GÜVENLİK RİSKİ ‘ 
    Cumhurbaşkanı Gül,Türkiye topraklarına düşen top mermilerinin kasıtlı atıldığına inanmadığını söyledi, ancak ‘Tabi ki bu tür olayları hoş göremeyiz ve gerekli tepkiyi veririz ‘ dedi.
    Gül ayrıca, Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteci sayısındaki artışın, Ankara için bir güvenlik riski olduğunu vurguladı.
    Gazete, Gül’ün Suriyeli mülteci sayısını resmi rakamların ötesinde, 150 bin kişi olarak bildirdiğini yazdı.
    Ancak Gül, en büyük ve yakın tehditle Suriye halkının karşı karşıya bulunduğunu ekliyor ve ‘Bu durumun devam edemeyeceği net. Suriye kendi kendini tüketen bir ülke haline geldi ‘ diyor.